- Ders
- Konular
- Testler
- Arapça Dersler
- Arapça Ders Kitapları
- ☝📖المحمدية📖☝
Arapçada Geçmiş Zaman (Fiil-i Mâzi) ve Binâsı
Konu Özeti, 20 Örnek Kelime/Cümle ve 33 Soruluk Test
1. Konu Özeti: Fiil-i Mâzi ve Binâsı (فعل الماضي وبناؤه)
Fiil-i Mâzi Nedir? Geçmiş zamanda gerçekleşmiş ve tamamlanmış olan işleri, oluşları veya durumları bildiren fiil türüdür. Örneğin; كَتَبَ (yazdı) kelimesi geçmişteki yazma eylemini ifade eder.
Binâsı (Yapısı ve Mebnilik Durumu): Mâzi fiiller aslı itibarıyla mebnidir (son harekesi irap alarak değişmez, sabit kalır). Temel olarak üç durumda mebni olur:
- Fetha Üzere Mebni: Sonuna bitişik bir zamir olmadığında veya müenneslik te'si (تْ), tesniye elifi (ا) ve gaip nunu birleştiğinde (Örn: ذَهَبَ, ذَهَبَتْ).
- Sükûn Üzere Mebni: Merkü'l-mütekellim veya muhatap zamirleri (تُ، تَ، تِ، تُمَا، تُمْ، تُنَّ، نَا) bitiştiğinde (Örn: كَتَبْتُ).
- Damme Üzere Mebni: Cem-i müzekker gaip vavı (و) bitiştiğinde (Örn: خَرَجُوا).
2. 20 Farklı Mâzi Fiil ve Örnek Cümle
1. كَتَبَ (Yazdı) - Örnek: كَتَبَ الطَّلَبَةُ الدُّرُوسَ. (Öğrenciler dersleri yazdı.)
2. قَرَأَ (Okudu) - Örnek: قَرَأَ الأَخُ الكِتَابَ. (Erkek kardeş kitabı okudu.)
3. ذَهَبَ (Gitti) - Örnek: ذَهَبَ الحَاجُّ إِلَى المَسْجِدِ. (Hacı mescide gitti.)
4. فَهِمَ (Anladı) - Örnek: فَهِمَ التِّلْمِيذُ القَاعِدَةَ الصَّعْبَةَ. (Öğrenci zor kuralı anladı.)
5. سَمِعَ (İşitti) - Örnek: سَمِعَ الرَّجُلُ صَوْتَ الرَّعْدِ. (Adam gök gürültüsü sesini işitti.)
6. عَرِفَ (Bildi) - Örnek: عَرِفَ العَالِمُ الحَقِيقَةَ. (Âlim gerçeği bildi.)
7. حَفِظَ (Ezberledi) - Örnek: حَفِظَ الطِّفْلُ سُورَةً. (Çocuk bir sure ezberledi.)
8. خَرَجَ (Çıktı) - Örnek: خَرَجَ المُدِيرُ مِنَ المَكْتَبِ. (Müdür ofisten çıktı.)
9. دَخَلَ (Girdi) - Örnek: دَخَلَ الضَّيْفُ البَيْتَ. (Misafir eve girdi.)
10. جَلَسَ (Oturdu) - Örnek: جَلَسَ الشَّيْخُ عَلَى المِنْبَرِ. (Şeyh minbere oturdu.)
11. نَصَرَ (Yardım etti) - Örnek: نَصَرَ اللهُ المُؤْمِنِينَ. (Allah müminlere yardım etti.)
12. فَتَحَ (Açtı) - Örnek: فَتَحَ الوَلَدُ النَّافِذَةَ. (Çocuk pencereyi açtı.)
13. ضَرَبَ (Vurdu) - Örnek: ضَرَبَ اللَّاعِبُ الكُرَةَ. (Oyuncu topa vurdu.)
14. عَمِلَ (Çalıştı) - Örnek: عَمِلَ المُهَنْدِسُ فِي المَشْرُوعِ. (Mühendis projede çalıştı.)
15. رَجَعَ (Döndü) - Örnek: رَجَعَ المُسَافِرُ بَعْدَ الغُرُوبِ. (Yolcu gün batımından sonra döndü.)
16. وَجَدَ (Buldu) - Örnek: وَجَدَ الصَّيَّادُ لُؤْلُؤَةً. (Avcı bir inci buldu.)
17. وَعَدَ (Söz verdi) - Örnek: وَعَدَ الصَّدِيقُ صَدِيقَهُ خَيْرًا. (Arkadaş, arkadaşına iyilik vadetti.)
18. قَالَ (Söyledi) - Örnek: قَالَ الحَكِيمُ كَلِمَةً نَافِعَةً. (Hakim faydalı bir söz söyledi.)
19. بَاعَ (Sattı) - Örnek: بَاعَ التَّاجِرُ البِضَاعَةَ. (Tüccar malı sattı.)
20. دَعَا (Dua etti) - Örnek: دَعَا العَابِدُ رَبَّهُ خَاشِعًا. (Âbid, huşu ile Rabbine dua etti.)



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.