- Ders1
- Ders2
- Konu Testi
- Sureler
- Arapça Dersler
- ☝📖المحمدية📖☝
Kuranla-Arapca-1.Fatiha Sûresi-1-4.ayetler
Ayetler ve Türkçe Çevirileri
Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri
1. Arapça İsim Örnekleri (25 Adet)
- رَحْمَٰن (Rahmân): Çok merhametli.
Cümle: الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ (Rahmân ve Rahîm olan.) - رَحِيم (Rahîm): Merhamet eden.
Cümle: وَهُوَ الرَّحِيمُ (Ve O Rahîm'dir.) - حَمْد (Hamd): Övgü, şükür.
Cümle: الْحَمْدُ لِلَّهِ (Hamd Allah'a mahsustur.) - رَبّ (Rabb): Rab, terbiye eden.
Cümle: رَبِّ الْعَالَمِينَ (Âlemlerin Rabbi.) - عَالَم (Âlem): Âlem, evren.
Cümle: رَبِّ الْعَالَمِينَ (Âlemlerin Rabbi.) - مَالِك (Mâlik): Malik, sahip.
Cümle: مَالِكِ يَوْمِ الدِّينِ (Din gününün maliki.) - يَوْم (Yevm): Gün.
Cümle: يَوْمِ الدِّينِ (Din günü.) - دِين (Dîn): Din, hesap, ceza.
Cümle: يَوْمِ الدِّينِ (Hesap günü.) - اسْم (İsm): İsim, ad.
Cümle: بِسْمِ اللَّهِ (Allah'ın adıyla.) - اللَّه (Allâh): Yüce Allah.
Cümle: لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ (Âlemlerin Rabbi olan Allah'a.) - كِتَاب (Kitâb): Kitap.
Cümle: ذَلِكَ الْكِتَابُ (İşte o kitap.) - عِلْم (İlm): İlim, bilgi.
Cümle: فَوْقَ كُلِّ ذِي عِلْمٍ عَلِيمٌ (Her ilim sahibinin üstünde bir bilen vardır.) - نُور (Nûr): Nur, ışık.
Cümle: نُورٌ عَلَى نُورٍ (Nur üstüne nur.) - هُدًى (Hüdâ): Hidayet, kılavuz.
Cümle: هُدًى لِلْمُتَّقِينَ (Muttakiler için hidayettir.) - صِرَاط (Sırât): Yol.
Cümle: اهْدِنَا الصِّرَاطَ (Bize yolu göster.) - حَقّ (Hakk): Hak, gerçek.
Cümle: جَاءَ الْحَقُّ (Hak geldi.) - خَيْر (Hayr): İyilik, hayır.
Cümle: وَفَعَلُوا الْخَيْرَ (Hayır işlediler.) - قَلْب (Kalb): Kalp, yürek.
Cümle: فِي قُلُوبِهِمْ (Kalplerinde.) - عَقْل (Akl): Akıl.
Cümle: أَفَلَا تَعْقِلُونَ (Akıl etmez misiniz?) - أَرْض (Erd): Yer, yeryüzü.
Cümle: وَمَا فِي الْأَرْضِ (Yeryüzünde ne varsa.) - سَمَاء (Semâ): Gök.
Cümle: رَبِّ السَّمَاوَاتِ (Göklerin Rabbi.) - نَاس (Nâs): İnsanlar.
Cümle: رَبِّ النَّاسِ (İnsanların Rabbi.) - مَلِك (Melik): Kral, hükümdar.
Cümle: مَلِكِ النَّاسِ (İnsanların meliki.) - إِلَٰه (İlâh): İlah.
Cümle: إِلَٰهِ النَّاسِ (İnsanların ilahı.) - شَرّ (Şerr): Kötülük, şer.
Cümle: مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ (Yarattığı şeylerin şerrinden.)
2. Arapça Fiil Örnekleri (25 Adet)
- حَمِدَ (Hamide): Övdü.
Kökü: ح م د / Cümle: الْحَمْدُ لِلَّهِ (Hamd Allah'a mahsustur.) - رَحِمَ (Rahime): Merhamet etti.
Kökü: ر ح م / Cümle: رَحِمَكُمُ اللَّهُ (Allah size merhamet etsin.) - مَلَكَ (Meleke): Malik oldu.
Kökü: م ل ك / Cümle: مَالِكِ يَوْمِ الدِّينِ (Din gününün malikidir.) - عَبَدَ (Abede): Kulluk etti.
Kökü: ع ب د / Cümle: إِيَّاكَ نَعْبُدُ (Yalnız sana kulluk ederiz.) - سَأَلَ (Seele): Sordu, istedi.
Kökü: س ا ل / Cümle: وَاسْأَلُوا اللَّهَ (Allah'tan isteyin.) - هَدَى (Hedâ): Hidayet etti.
Kökü: ه د ي / Cümle: اهْدِنَا الصِّرَاطَ (Bize yolu göster.) - أَنْعَمَ (En'ame): Nimet verdi.
Kökü: ن ع م / Cümle: أَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ (Nimet verdin.) - غَضِبَ (Ğadıbe): Gazap etti.
Kökü: غ ض ب / Cümle: غَضِبَ اللَّهُ عَلَيْهِ (Allah ona gazap etti.) - ضَلَّ (Dalle): Saptı.
Kökü: ض ل ل / Cümle: وَلَا الضَّالِّينَ (Ve sapkınlar değil.) - خَلَقَ (Haleqa): Yarattı.
Kökü: خ ل ق / Cümle: خَلَقَ السَّمَاوَاتِ (Gökleri yarattı.) - كَتَبَ (Ketebe): Yazdı.
Kökü: ك ت ب / Cümle: كَتَبَ رَبُّكُمْ (Rabbiniz yazdı.) - قَالَ (Kâle): Dedi.
Kökü: ق و ل / Cümle: وَقَالَ اللَّهُ (Ve Allah dedi.) - عَلِمَ ('Alime): Bildi.
Kökü: ع ل م / Cümle: وَاللَّهُ عَلِيمٌ (Allah bilendir.) - سَمِعَ (Semi'a): İşitti.
Kökü: س م ع / Cümle: سَمِعَ اللَّهُ (Allah işitti.) - أَبْصَرَ (Absara): Gördü.
Kökü: ب ص ر / Cümle: أَبْصِرْ بِهِ (O ne iyi görendir.) - آمَنَ (Âmene): İman etti.
Kökü: أ م ن / Cümle: آمَنَ الرَّسُولُ (Resul iman etti.) - كَفَرَ (Kefere): İnkâr etti.
Kökü: ك ف ر / Cümle: كَفَرُوا بِآيَاتِ اللَّهِ (Ayetleri inkâr ettiler.) - عَمِلَ ('Amile): Amel etti.
Kökü: ع م ل / Cümle: عَمِلُوا الصَّالِحَاتِ (Salih amel işlediler.) - جَاءَ (Câe): Geldi.
Kökü: ج ي ء / Cümle: جَاءَ الْحَقُّ (Hak geldi.) - ذَهَبَ (Zehebe): Gitti.
Kökü: ذ ه ب / Cümle: ذَهَبَ اللَّهُ (Allah giderdi.) - خَرَجَ (Harace): Çıktı.
Kökü: خ ر ج / Cümle: خَرَجُوا (Çıktılar.) - دَخَلَ (Dahale): Girdi.
Kökü: د خ ل / Cümle: دَخَلُوا (Girdiler.) - نَصَرَ (Nasara): Yardım etti.
Kökü: ن ص ر / Cümle: وَلَيَنْصُرَنَّ اللَّهُ (Allah yardım edecektir.) - صَبَرَ (Sabere): Sabretti.
Kökü: ص ب ر / Cümle: وَاصْبِرُوا (Sabredin.) - شَكَرَ (Şakere): Şükretti.
Kökü: ش ك ر / Cümle: وَاشْكُرُوا (Şükredin.)
3. Arapça Edat Örnekleri - Harfi Cerler Hariç (15 Adet)
- وَ (Ve): Atıf edatı (ve).
Cümle: وَالْحَمْدُ لِلَّهِ (Ve hamd Allah'a mahsustur.) - فَـ (Fe): Tertip ve sebep edatı (hemen, o halde).
Cümle: فَاسْتَعِذْ (O halde sığın.) - ثُمَّ (Summe): Terhipli atıf edatı (sonra).
Cümle: ثُمَّ كَانَ (Sonra oldu.) - أَوْ (Ev): Seçenek/şüphe edatı (veya).
Cümle: أَوْ اطْعَامٌ (Veya yemek yedirmek.) - أَمْ (Em): Denkleştirme edatı (yoksa).
Cümle: أَمْ عِندَهُمُ (Yoksa onlar yanında mı?) - لَا (Lâ): Olumsuzluk edatı (değil, yok).
Cümle: وَلَا الضَّالِّينَ (Sapkınlar değil.) - مَا (Mâ): Olumsuzluk / istifham edatı (değil, ne).
Cümle: مَا ذَلِكَ بَشَرًا (Bu beşer değildir.) - إِنْ (İn): Şart edatı (eğer).
Cümle: إِنْ كُنْتُمْ (Eğer iseniz.) - لَمْ (Lem): Cezmeden olumsuzluk edatı (-madı).
Cümle: لَمْ يَلِدْ (Doğurmamıştır.) - لَمَّا (Lemmâ): Zaman zarfı / edatı (-diği zaman).
Cümle: فَلَمَّا تَتَرَاءَى (Birbirini gördükleri vakit.) - قَدْ (Kad): Tahkik edatı (kesinlikle, -miş).
Cümle: قَدْ أَفْلَحَ (Gerçekten kurtuluşa erdi.) - سَوْفَ (Sevfe): İstikbal edatı (yakında).
Cümle: سَوْفَ تَعْلَمُونَ (Yakında bileceksiniz.) - لَوْ (Lev): Şart / imtina edatı (keşke, -seydi).
Cümle: لَوْ أَنَّ لَنَا (Keşke bizim olsaydı.) - هَلْ (Hel): Soru edatı (mi / mû).
Cümle: هَلْ جَزَاءُ (Karşılığı var mı / midir?) - أَنَّ (Enne): Tekit edatı (ki şüphesiz).
Cümle: أَنَّ اللَّهَ (Şüphesiz Allah...)
Kuranla-Arapca-1.Fatiha Sûresi-5-7.ayetler
Ayetler ve Türkçe Çevirileri
5. إِيَّاكَ نَعْبُدُ وَإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ
Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri
1. Arapça İsim Örnekleri (25 Adet)
- صِرَاط (Sırât): Yol.
Cümle: اهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ (Bizi doğru yola ilet.) - مُسْتَقِيم (Mustakîm): Dosdoğru.
Cümle: الصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ (Dosdoğru yol.) - نِعْمَة (Nime): Nimet.
Cümle: أَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ (Onlara nimet verdin.) - مَغْضُوب (Magdûb): Gazaba uğramış.
Cümle: غَيْرِ الْمَغْضُوبِ (Gazaba uğrayanların değil.) - ضَالّ (Dâll): Sapkın, dalâlette olan.
Cümle: وَلَا الضَّالِّينَ (Ve sapkınların değil.) - يَوْم (Yevm): Gün.
Cümle: يَوْمَ الدِّينِ (Din günü.) - دِين (Dîn): Din, hesap.
Cümle: مَالِكِ يَوْمِ الدِّينِ (Din gününün mâlikidir.) - رَبّ (Rabb): Rab, terbiye eden.
Cümle: رَبِّ الْعَالَمِينَ (Alemlerin Rabbi.) - عَالَم (Alem): Alem, evren.
Cümle: رَبِّ الْعَالَمِينَ (Alemlerin Rabbi.) - رَحْمَٰن (Rahmân): Rahman.
Cümle: الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ (Rahman ve Rahim.) - رَحِيم (Rahîm): Rahim, merhamet eden.
Cümle: الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ (Rahman ve Rahim.) - حَمْد (Hamd): Övgü, şükür.
Cümle: الْحَمْدُ لِلَّهِ (Hamd Allah'adır.) - اِسْم (İsm): İsim.
Cümle: بِسْمِ اللَّهِ (Allah'ın ismiyle.) - هُدًى (Hüden): Hidayet, kılavuz.
Cümle: هُدًى لِلْمُتَّقِينَ (Muttakiler için hidayettir.) - كِتَاب (Kitâb): Kitap.
Cümle: ذَلِكَ الْكِتَابُ (İşte bu kitaptır.) - نُور (Nûr): Nur, ışık.
Cümle: اللَّهُ نُورُ السَّمَاوَاتِ (Allah göklerin ve yerin nurudur.) - عِلْم (İlm): İlim, bilgi.
Cümle: رَبِّ زِدْنِي عِلْمًا (Rabbim ilmimi artır.) - خَيْر (Hayr): Hayır, iyilik.
Cümle: وَفَعَلُوا الْخَيْرَ (Ve hayır işlediler.) - حَقّ (Hakk): Hak, gerçek.
Cümle: جَاءَ الْحَقُّ (Hak geldi.) - بَاطِل (Bâtil): Batıl, geçersiz.
Cümle: وَزَهَقَ الْبَاطِلُ (Batıl yok olup gitti.) - عَذَاب (Azâb): Azap, ceza.
Cümle: لَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ (Onlar için elem verici bir azap vardır.) - أَجْر (Ajr): Mükâfat.
Cümle: وَلَهُمْ أَجْرٌ كَرِيمٌ (Ve onlar için cömert bir mükâfat vardır.) - نَار (Nâr): Ateş.
Cümle: وَاتَّقُوا النَّارَ (Ateşten sakının.) - جَنَّة (Cenne): Cennet.
Cümle: جَنَّاتِ عَدْنٍ (Adn cennetleri.) - قَلْب (Kalb): Kalp, yürek.
Cümle: فِي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ (Kalplerinde hastalık vardır.)
2. Arapça Fiil Örnekleri (25 Adet)
- عَبَدَ (Abede): İbadet etti.
Cümle: إِيَّاكَ نَعْبُدُ (Yalnız sana ibadet ederiz.) - اِسْتَعَانَ (İsteâne): Yardım istedi.
Cümle: وَإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ (Yalnız senden yardım dileriz.) - هَدَى (Hedâ): Hidayet etti.
Cümle: اهْدِنَا الصِّرَاطَ (Bizi yola ilet.) - أَنْعَمَ (En'ame): Nimet verdi.
Cümle: أَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ (Onlara nimet verdin.) - غَضِبَ (Gadibe): Gazap etti.
Cümle: الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ (Gazaba uğrayanlar.) - ضَلَّ (Dalle): Saptı.
Cümle: وَلَا الضَّالِّينَ (Ve sapkınlar.) - قَالَ (Kâle): Dediki, söyledi.
Cümle: وَقَالَ رَبُّكُمُ (Rabbiniz dedi ki...) - آمَنَ (Âmene): İman etti.
Cümle: وَالَّذِينَ آمَنُوا (Ve iman edenler...) - كَفَرَ (Kafere): İnkâr etti.
Cümle: وَالَّذِينَ كَفَرُوا (Ve inkâr edenler...) - عَمِلَ (Amile): Amel etti, yaptı.
Cümle: وَعَمِلُوا الصََّالِحَاتِ (Salih ameller işlediler.) - عَلِمَ (Alime): Bildi.
Cümle: وَاللَّهُ يَعْلَمُ (Allah bilir.) - سَمِعَ (Sami'a): İşitti.
Cümle: إِنَّ اللَّهَ سَمِيعٌ (Şüphesiz Allah işitendir.) - أَبْصَرَ (Ebsare): Gördü.
Cümle: أَبْصِرْ بِهِمْ (Onlar ne iyi görürler.) - خَلَقَ (Haleka): Yarattı.
Cümle: الَّذِي خَلَقَكُمْ (Sizi yaratan...) - رَزَقَ (Rezeka): Rızıklandırdı.
Cümle: وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ (Onlara rızık olarak verdiklerimizden...) - جَاءَ (Câe): Geldi.
Cümle: جَاءَكُمُ الْحَقُّ (Size hak geldi.) - ذَهَبَ (Zehebe): Gitti.
Cümle: ذَهَبَ اللَّهُ بِنُورِهِمْ (Allah onların nurlarını giderdi.) - رَأَى (Raâ): Gördü.
Cümle: رَأَوْا نَارًا (Bir ateş gördüler.) - أَتَى (Etâ): Geldi.
Cümle: أَتَى أَمْرُ اللَّهِ (Allah'ın emri geldi.) - نَصَرَ (Nasara): Yardım etti.
Cümle: إِنْ تَنْصُرُوا اللَّهَ (Eğer Allah'a yardım ederseniz...) - شَكَرَ (Şakere): Şükretti.
Cümle: وَاشْكُرُوا لِي (Bana şükredin.) - صَبَرَ (Sabare): Sabretti.
Cümle: وَاصْبِرُوا (Sabredin.) - تَوَكَّلَ (Tevekkelle): Tevekkül etti.
Cümle: وَعَلَى اللَّهِ فَلْيَتَوَكَّلِ (Allah'a tevekkül etsinler.) - خَافَ (Hâfe): Korktu.
Cümle: فَلَا تَخَافوهُمْ (Onlardan korkmayın.) - تَابَ (Tâbe): Tövbe etti.
Cümle: وَتَابَ عَلَيْهِمْ (Ve onların tövbelerini kabul etti.)
3. Arapça Edat Örnekleri - Harfi Cerler Hariç (15 Adet)
- وَ (Ve): Atıf edatı (ve).
Cümle: وَإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ (Ve yalnız senden yardım dileriz.) - لَا (Lâ): Olumsuzluk edatı (değil, -me/-ma).
Cümle: وَلَا الضَّالِّينَ (Ve sapkınların değil.) - غَيْرِ (Gayr): İstisna / sıfat edatı (başkası).
Cümle: غَيْرِ الْمَغْضُوبِ (Gazaba uğrayanların değil.) - مَا (Mâ): Olumsuzluk / mevsul edatı.
Cümle: وَمَا ظَلَمْنَاهُمْ (Ve biz onlara zulmetmedik.) - إِنْ (İn): Şart edatı (eğer).
Cümle: إِنْ تَنْصُرُوا اللَّهَ (Eğer Allah'a yardım ederseniz...) - لَمْ (Lem): Cizim edatı (-medi).
Cümle: لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ (Doğurmamıştır ve doğrulmamıştır.) - لَنْ (Len): Nasb edatı (asla).
Cümle: لَنْ نَصْبِرَ (Asla sabretmeyiz.) - قَدْ (Kad): Tahkik / takrib edatı (kesinlikle, -miş).
Cümle: قَدْ أَفْلَحَ الْمُؤْمِنُونَ (Müminler gerçekten kurtuluşa ermiştir.) - سَـ (Sa): İstikbal edatı (yakın gelecek).
Cümle: سَيَعْلَمُونَ (Yakında bilecekler.) - سَوْفَ (Sevfe): İstikbal edatı (gelecek zaman).
Cümle: سَوْفَ تَعْلَمُونَ (Yakında bileceksiniz.) - هَلْ (Hel): Soru edatı (mi/mı?).
Cümle: هَلْ عْتَدْتُمْ (Buldunuz mu?) - يَا (Yâ): Nida edatı (ey!).
Cümle: يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا (Ey iman edenler!) - أَمْ (Em): Tercih edatı (yoksa?).
Cümle: أَمْ عِندَهُمُ الْغَيْبُ (Yoksa gayb onların yanında mı?) - لَوْ (Lev): Şart / temenni edatı (-seydi).
Cümle: لَوْ أَنَّ لَنَا كَرَّةً (Keşke bizim için bir dönüş olsaydı.) - بَلْ (Bel): İdrab edatı (bilakis).
Cümle: بَلْ أَحْيَاءٌ (Bilakis onlar diridirler.)
"Kuranla-Arapca-1. Fâtiha Sûresi-1-7.ayetler"
Okuma Parçası (Fâtiha Sûresi 1-7)
1. بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
2. الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
3. الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
4. مَالِكِ يَوْمِ الدِّينِ
5. إِيَّاكَ نَعْبُدُ وَإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ
6. اهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ
7. صِرَاطَ الَّذِينَ أَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلَا الضَّالِّينَ
Önemli Kelime Örnekleri
- اسْم (İsim) / بِسْمِ (Adıyla)
- الْحَمْدُ (Övgü, hamd)
- رَبّ (Rab, terbiye eden, sahip)
- الْعَالَمِينَ (Âlemler)
- الرَّحْمٰن (Sonsuz merhamet sahibi)
- الرَّحِيم (Çok merhametli)
- مَالِك (Malik, hükümdar, sahip)
- يَوْم (Gün) / الدِّين (Hesap, ceza, din)
- إِيَّاكَ (Yalnızca sana)
- نَعْبُدُ (Kulluk ederiz) / نَسْتَعِينُ (Yardım dileriz)
- اهْدِنَا (Bizi ulaştır / ilet)
- الصِّرَاط (Yol) / الْمُسْتَقِيم (Dosdoğru)
- أَنْعَمْتَ (Nimet verdin)
- المَغْضُوب (Gazaba uğramış) / الضَّالِّين (Sapmışlar)
Fâtiha Sûresi 1-7. Ayetler Dilbilgisi ve Kelime Testi



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.