☝📖İbrahimi ﷺ Muhammedi ﷺ Hanif İslam📖☝﷽𐰃𐰠𐰯☝📖المحمدية☝Muhammediyye📖☝𐰃𐰠𐰯༺الله أكبر ༻

Güncel Duyuru Eylül -Ekim 2026

Nehvul Vazıh 2.Merhale Derslerimiz Çok Yakında Eylül itibariyle Başlayacak Ekim itibariyle devam edecek inşallah!Nehcül Belağa Dersleri sitemize ekleniyor,Kur'anla Arapça Dilbilgisi derslerimiz ve 116 tane Arapça dilbilgisi konu testi sitemize eklendi..

☝المحمدية☝الاامام سيد محمد هاشمي الموسوي 📖 ☝

☝https://www.muhammediyye.org/☝
📖-المحمدية-📖

Teoriye göre;İlluminati(hizbüşşeytan) yani uzaylı ve insan melezi ırklar,yarı vampir,yılan,ejderha vs melez soylardan oluşan topluluk,masonik, illuminatik firavun ve nemrud soylarının hipnoz,büyü,zihin kontrolü,algı yönetimi ile bireyler ve toplumları yönetmesi,hizbüşşeytan illumiatinin küresel illuminatik sistemi; siyaset,medya,sivil toplum,terör örgütleri,mafya,enerji,silah,ilaç,gıda tekeli alanlarda illuminati vardır!

Destek olmak isteyen kardeşlerimiz iletişim formundan bize yazınız Allah razı olsun.

Arapça Metinler-نهج البلاغة-Nehcül Belağa-Hutbe-117-123.Hutbeler

☝https://www.muhammediyye.org/☝
📖-المحمدية علي الكتاب و السنة الصحيحة-📖
Üye olmak isteyen kardeşlerimiz iletişim formundan bize yazınız Allah razı olsun.Kardeşlerimize Önemli :
اعوذ بالله من الشيطان الرجيم
 بسم الله الرحمان الرحيم
 الحمد لله رب العالمين و الصلاة و السلام علي امامنا محمد
 و آله و اهل بيته و صحبه و امته اجمعين
Euzü billahi mineşeydanirracimi ve min hizbihi..
Bismillahirrahmanirrahiym
Allahım cc Şeytandan ve onun hizbi tağutlardan
marid ve hannaslardan,cibt ve belamlardan sana sığınırız.Rahman ve rahiym olan Allahın cc adıyla.. 
Ahmedilik,kadıyanilik,bahailik,Vahhabilik,Şiilik,
illuminati,masonluk,yahudilik,nasırilik,nusayrilik,yezidilik,
sağcılık,solculuk,islamcılık,ateizm,deizm, budizm,hinduizm gibi  İbrahimi  ﷺ Muhammedi  ﷺ hanif İslama aykırı dini,felsefi ve ideolojik akımlardan imanımızı ve dinimizi koruyalım!     
İbrahimi  ﷺ Muhammedi  ﷺ hanif din islamdır!
İslam ise; peygamberler peygamberi cenabı Muhammed ﷺ  dinidir!..
Nemrut,Firavun,İsis,ra ve el gibi tağutlar(illuminati) ve onların günümüzdeki soylarının ve taraftarlarının dini(inanış,felsefe,ideolojilerinin) değil!
𐰃𐰠𐰯Kur'an ve sahih sünnetin izinde Muhammediyiz𐰃𐰠𐰯
📖☝ المحمدية علي الكتاب و السنة☝📖 Arapça Dersleri☝İslami Sohbetler☝İslami İlimler☝Manevi Rehberlik☝  instagram: https://www.instagram.com/muhammediyye
  • Nehc1
  • Nehc2
  • Nehc3
  • Nehc4
  • Nehc5
  • Nehc6
  • Nehc
  • ☝📖المحمدية📖☝

نهج البلاغة لامامنا علي عليه السلام
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

Nehcül Belağa | الخطبة ١١٨ - أَنْتُمُ الْأَنْصَارُ عَلَى الْحَقِّ

Okuma Parçası - Metin

أَنْتُمُ الْأَنْصَارُ عَلَى الْحَقِّ وَالْإِخْوَانُ فِي الدِّينِ وَالْجُنَنُ يَوْمَ الْبَأْسِ وَالْبِطَانَةُ دُونَ النَّاسِ، بِكُمْ أَضْرِبُ الْمُدْبِرَ وَأَرْجُو طَاعَةَ الْمُقْبِلِ، فَأَعِينُونِي بِمُنَاصَحَةٍ خَلِيَّةٍ مِنَ الْغِشِّ سَلِيمَةٍ مِنَ الرَّيْبِ، فَوَاللَّهِ إِنِّي لَأَوْلَى النَّاسِ بِالنَّاسِ!
Türkçe Çevirisi:
Siz hak üzerine ensar ve dinde kardeşler ve be's günü kalkanlar ve insanlar dışında sırdaşlarsınız, sizinle döneni vururum ve yönelenin itaatini umarım, bana hileden arınmış, şüpheden selim nasihatle yardım edin, vallahi ben insanların en çok insanlara layık olanıyım!

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri - Metinden Tamamı

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • الْأَنْصَارُ - ensar, yardımcılar
    Kelime Anlamı: yardım edenler
    Cümle: أَنْتُمُ الْأَنْصَارُ عَلَى الْحَقِّ
    Türkçe: Siz hak üzerine ensarsınız.
  • الْحَقِّ - hak
    Kelime Anlamı: doğru
    Cümle: الْأَنْصَارُ عَلَى الْحَقِّ
    Türkçe: Hak üzerine yardımcılar.
  • الْإِخْوَانُ فِي الدِّينِ - dinde kardeşler
    Kelime Anlamı: kardeşlik
    Cümle: وَالْإِخْوَانُ فِي الدِّينِ
    Türkçe: Dinde kardeşler.
  • الْجُنَنُ - kalkanlar
    Kelime Anlamı: siperler
    Cümle: وَالْجُنَنُ يَوْمَ الْبَأْسِ
    Türkçe: Be's günü kalkanlar.
  • الْبِطَانَةُ - sırdaş, iç dost
    Kelime Anlamı: iç astar
    Cümle: وَالْبِطَانَةُ دُونَ النَّاسِ
    Türkçe: İnsanlar dışında sırdaşlar.
  • الْمُدْبِرَ - dönen, kaçan
    Kelime Anlamı: arkasını dönen
    Cümle: بِكُمْ أَضْرِبُ الْمُدْبِرَ
    Türkçe: Sizinle döneni vururum.
  • مُنَاصَحَةٍ - nasihat
    Kelime Anlamı: samimi öğüt
    Cümle: فَأَعِينُونِي بِمُنَاصَحَةٍ خَلِيَّةٍ مِنَ الْغِشِّ
    Türkçe: Hileden arınmış nasihatle yardım edin.
  • النَّاسِ - insanlar
    Kelime Anlamı: halk
    Cümle: إِنِّي لَأَوْلَى النَّاسِ بِالنَّاسِ
    Türkçe: İnsanların en çok insanlara layık olanıyım.

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • أَنْتُمُ - sizsiniz (isim cümlesi)
    Kökü: ضمير
    Cümle: أَنْتُمُ الْأَنْصَارُ عَلَى الْحَقِّ
    Türkçe: Siz ensarsınız.
  • أَضْرِبُ - vururum
    Kökü: ض ر ب
    Cümle: بِكُمْ أَضْرِبُ الْمُدْبِرَ
    Türkçe: Sizinle döneni vururum.
  • أَرْجُو - umarım
    Kökü: ر ج و
    Cümle: وَأَرْجُو طَاعَةَ الْمُقْبِلِ
    Türkçe: Yönelenin itaatini umarım.
  • أَعِينُونِي - bana yardım edin
    Kökü: ع و ن
    Cümle: فَأَعِينُونِي بِمُنَاصَحَةٍ خَلِيَّةٍ
    Türkçe: Nasihatle bana yardım edin.
  • خَلِيَّةٍ - arınmış (ism-i fail manasında)
    Kökü: خ ل و
    Cümle: مُنَاصَحَةٍ خَلِيَّةٍ مِنَ الْغِشِّ
    Türkçe: Hileden arınmış nasihat.
  • سَلِيمَةٍ - selim, sağlam
    Kökü: س ل م
    Cümle: سَلِيمَةٍ مِنَ الرَّيْبِ
    Türkçe: Şüpheden selim.
  • إِنِّي - şüphesiz ben
    Kökü: أن
    Cümle: فَوَاللَّهِ إِنِّي لَأَوْلَى النَّاسِ
    Türkçe: Vallahi ben en layık olanım.
  • أَوْلَى - daha layık
    Kökü: و ل ي
    Cümle: إِنِّي لَأَوْلَى النَّاسِ بِالنَّاسِ
    Türkçe: İnsanlara en layık olanım.
  • الْمُقْبِلِ - yönelen
    Kökü: ق ب ل
    Cümle: طَاعَةَ الْمُقْبِلِ
    Türkçe: Yönelenin itaati.

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • عَلَى - İstila edatı (farklı manada)
    Cümle: الْأَنْصَارُ عَلَى الْحَقِّ
    Türkçe: Hak üzerine.
  • وَ - Atıf edatı
    Cümle: وَالْإِخْوَانُ فِي الدِّينِ
    Türkçe: Ve dinde kardeşler.
  • يَوْمَ - Zarf-ı zaman
    Cümle: وَالْجُنَنُ يَوْمَ الْبَأْسِ
    Türkçe: Be's günü.
  • دُونَ - İstisna / zarf
    Cümle: وَالْبِطَانَةُ دُونَ النَّاسِ
    Türkçe: İnsanlar dışında.
  • فَـ - Fa-i sebep
    Cümle: فَأَعِينُونِي بِمُنَاصَحَةٍ
    Türkçe: Öyleyse yardım edin.
  • إِنِّي لَـ - Tekid + lam
    Cümle: إِنِّي لَأَوْلَى النَّاسِ بِالنَّاسِ
    Türkçe: Ben elbette en layık olanım.

Nehcül Belaga Hutbe 118 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Hutbe 118 - Arapça Kelime ve Gramer Testi

نهج البلاغة لامامنا علي عليه السلام
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

Nehcül Belağa | الخطبة ١١٩ - مَا بَالُكُمْ لَا سُدِّدْتُمْ لِرُشْدٍ

Okuma Parçası - Metin

مَا بَالُكُمْ! لَا سُدِّدْتُمْ لِرُشْدٍ وَلَا هُدِيتُمْ لِقَصْدٍ، أَ فِي مِثْلِ هَذَا يَنْبَغِي لِي أَنْ أَخْرُجَ وَإِنَّمَا يَخْرُجُ فِي مِثْلِ هَذَا رَجُلٌ مِمَّنْ أَرْضَاهُ مِنْ شُجْعَانِكُمْ وَذَوِي بَأْسِكُمْ. وَلَا يَنْبَغِي لِي أَنْ أَدَعَ الْجُنْدَ وَالْمِصْرَ وَبَيْتَ الْمَالِ وَجِبَايَةَ الْأَرْضِ وَالْقَضَاءَ بَيْنَ الْمُسْلِمِينَ وَالنَّظَرَ فِي حُقُوقِ الْمُطَالِبِينَ، ثُمَّ أَخْرُجَ فِي كَتِيبَةٍ أَتْبَعُ أُخْرَى. أَتَقَلْقَلُ تَقَلْقُلَ الْقِدْحِ فِي الْجَفِيرِ الْفَارِغِ وَإِنَّمَا أَنَا قُطْبُ الرَّحَى تَدُورُ عَلَيَّ وَأَنَا بِمَكَانِي فَإِذَا فَارَقْتُهُ اسْتَحَارَ مَدَارُهَا وَاضْطَرَبَ ثِفَالُهَا. هَذَا لَعَمْرُ اللَّهِ الرَّأْيُ السُّوءُ. وَاللَّهِ لَوْ لَا رَجَائِي الشَّهَادَةَ عِنْدَ لِقَائِي الْعَدُوَّ وَلَوْ قَدْ حُمَّ لِي لِقَاؤُهُ لَقَرَّبْتُ رِكَابِي ثُمَّ شَخَصْتُ عَنْكُمْ فَلَا أَطْلُبُكُمْ مَا اخْتَلَفَ جَنُوبٌ وَشَمَالٌ؛ طَعَّانِينَ عَيَّابِينَ حَيَّادِينَ رَوَّاغِينَ، إِنَّهُ لَا غَنَاءَ فِي كَثْرَةِ عَدَدِكُمْ مَعَ قِلَّةِ اجْتِمَاعِ قُلُوبِكُمْ. لَقَدْ حَمَلْتُكُمْ عَلَى الطَّرِيقِ الْوَاضِحِ الَّتِي لَا يَهْلِكُ عَلَيْهَا إِلَّا هَالِكٌ، مَنِ اسْتَقَامَ فَإِلَى الْجَنَّةِ وَمَنْ زَلَّ فَإِلَى النَّارِ!
Türkçe Çevirisi:
Ne oldu size! Rüşde sevk edilmediniz ve kasda hidayet edilmediniz, böylesi bir durumda benim çıkmam mı gerekir, böylesinde ancak sizin şücaanlılarınızdan ve be's sahiplerinizden razı olduğum bir adam çıkar. Bana, orduyu, şehri, beytülmali, arazi tahsilatını, müslümanlar arasında kazayı ve talep edenlerin haklarına bakmayı bırakıp sonra bir ketibede diğerini takip ederek çıkmam gerekmez. Boş sadakta ok gibi sallanayım mı? Ben ancak değirmenin kutbuyum, benim etrafımda döner ve ben yerimdeyim, eğer oradan ayrılırsam onun dönüşü şaşar ve alt taşı ıztırap çeker. Bu Allah'a andolsun ki kötü görüştür. Vallahi düşmanla karşılaşmamda şehadet recası olmasaydı ve karşılaşması bana takdir edilse bile binitimi yaklaştırır sonra sizden ayrılırdım, güney ve kuzey ihtilaf ettiği müddetçe sizi talep etmem; ta'n edenler, ayıplayanlar, sapanlar, kaçanlar, kalplerinizin az toplanmasıyla sayınızın çokluğunda fayda yoktur. Andolsun sizi üzerinde ancak helak olanın helak olduğu açık yola yükledim, kim istikamet ederse cennete ve kim kayarsa ateşe.

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri - Metinden Tamamı

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • الْجُنْدَ - ordu
    Kelime Anlamı: asker
    Cümle: أَنْ أَدَعَ الْجُنْدَ وَالْمِصْرَ
    Türkçe: Orduyu ve şehri bırakmam.
  • بَيْتَ الْمَالِ - beytülmal
    Kelime Anlamı: mal evi
    Cümle: وَالْمِصْرَ وَبَيْتَ الْمَالِ
    Türkçe: Şehir ve beytülmal.
  • الْقِدْحِ - ok
    Kelime Anlamı: ok çubuğu
    Cümle: تَقَلْقُلَ الْقِدْحِ فِي الْجَفِيرِ
    Türkçe: Sadakta okun sallanması.
  • قُطْبُ الرَّحَى - değirmen kutbu, mili
    Kelime Anlamı: eksen
    Cümle: أَنَا قُطْبُ الرَّحَى تَدُورُ عَلَيَّ
    Türkçe: Ben değirmenin kutbuyum, etrafımda döner.
  • الشَّهَادَةَ - şehadet
    Kelime Anlamı: şehitlik
    Cümle: لَوْ لَا رَجَائِي الشَّهَادَةَ
    Türkçe: Şehadet recası olmasaydı.
  • جَنُوبٌ وَشَمَالٌ - güney ve kuzey
    Kelime Anlamı: yönler
    Cümle: مَا اخْتَلَفَ جَنُوبٌ وَشَمَالٌ
    Türkçe: Güney ve kuzey ihtilaf ettiği müddetçe.
  • الطَّرِيقِ الْوَاضِحِ - açık yol
    Kelime Anlamı: vazıh yol
    Cümle: حَمَلْتُكُمْ عَلَى الطَّرِيقِ الْوَاضِحِ
    Türkçe: Sizi açık yola yükledim.
  • الْجَنَّةِ - cennet
    Kelime Anlamı: bahçe
    Cümle: مَنِ اسْتَقَامَ فَإِلَى الْجَنَّةِ
    Türkçe: İstikamet eden cennete.

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • سُدِّدْتُمْ - sevk edildiniz
    Kökü: س د د
    Cümle: لَا سُدِّدْتُمْ لِرُشْدٍ
    Türkçe: Rüşde sevk edilmediniz.
  • هُدِيتُمْ - hidayet edildiniz
    Kökü: ه د ي
    Cümle: وَلَا هُدِيتُمْ لِقَصْدٍ
    Türkçe: Kasda hidayet edilmediniz.
  • أَخْرُجَ - çıkmam
    Kökü: خ ر ج
    Cümle: يَنْبَغِي لِي أَنْ أَخْرُجَ
    Türkçe: Benim çıkmam gerekir mi?
  • أَدَعَ - bırakmam
    Kökü: و د ع
    Cümle: أَنْ أَدَعَ الْجُنْدَ وَالْمِصْرَ
    Türkçe: Orduyu ve şehri bırakmam.
  • تَدُورُ - döner
    Kökü: د و ر
    Cümle: قُطْبُ الرَّحَى تَدُورُ عَلَيَّ
    Türkçe: Değirmen benim etrafımda döner.
  • فَارَقْتُهُ - ayrılırsam
    Kökü: ف ر ق
    Cümle: فَإِذَا فَارَقْتُهُ اسْتَحَارَ مَدَارُهَا
    Türkçe: Ayrılırsam dönüşü şaşar.
  • شَخَصْتُ - ayrılırım, giderim
    Kökü: ش خ ص
    Cümle: ثُمَّ شَخَصْتُ عَنْكُمْ
    Türkçe: Sonra sizden ayrılırım.
  • حَمَلْتُكُمْ - sizi yükledim
    Kökü: ح م ل
    Cümle: لَقَدْ حَمَلْتُكُمْ عَلَى الطَّرِيقِ الْوَاضِحِ
    Türkçe: Sizi açık yola yükledim.
  • زَلَّ - kaydı
    Kökü: ز ل ل
    Cümle: وَمَنْ زَلَّ فَإِلَى النَّارِ
    Türkçe: Kayan ateşe gider.

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • مَا - Soru edatı
    Cümle: مَا بَالُكُمْ
    Türkçe: Ne oldu size?
  • لَا - Nefy edatı
    Cümle: لَا سُدِّدْتُمْ لِرُشْدٍ
    Türkçe: Rüşde sevk edilmediniz.
  • أَ فِي - İstifham + harf
    Cümle: أَ فِي مِثْلِ هَذَا يَنْبَغِي لِي
    Türkçe: Böylesinde mi gerekir?
  • إِنَّمَا - Hasr edatı
    Cümle: إِنَّمَا أَنَا قُطْبُ الرَّحَى
    Türkçe: Ben ancak değirmenin kutbuyum.
  • لَوْ لَا - Olmasaydı edatı
    Cümle: لَوْ لَا رَجَائِي الشَّهَادَةَ
    Türkçe: Şehadet recası olmasaydı.
  • إِنَّهُ - Tekid edatı
    Cümle: إِنَّهُ لَا غَنَاءَ فِي كَثْرَةِ عَدَدِكُمْ
    Türkçe: Çokluğunuzda fayda yoktur.

Nehcül Belaga Hutbe 119 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Hutbe 119 - Arapça Kelime ve Gramer Testi

نهج البلاغة لامامنا علي عليه السلام
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

Nehcül Belağa | الخطبة ١٢٠ - تَاللَّهِ لَقَدْ عُلِّمْتُ تَبْلِيغَ الرِّسَالَاتِ

Okuma Parçası - Metin

تَاللَّهِ لَقَدْ عُلِّمْتُ تَبْلِيغَ الرِّسَالاتِ وَإِتْمَامَ الْعِدَاتِ وَتَمَامَ الْكَلِمَاتِ. وَعِنْدَنَا أَهْلَ الْبَيْتِ أَبْوَابُ الْحُكْمِ وَضِيَاءُ الْأَمْرِ. أَلَا وَإِنَّ شَرَائِعَ الدِّينِ وَاحِدَةٌ وَسُبُلَهُ قَاصِدَةٌ مَنْ أَخَذَ بِهَا لَحِقَ وَغَنِمَ وَمَنْ وَقَفَ عَنْهَا ضَلَّ وَنَدِمَ. اعْمَلُوا لِيَوْمٍ تُذْخَرُ لَهُ الذَّخَائِرُ وَتُبْلَى فِيهِ السَّرَائِرُ وَمَنْ لَا يَنْفَعُهُ حَاضِرُ لُبِّهِ فَعَازِبُهُ عَنْهُ أَعْجَزُ وَغَائِبُهُ أَعْوَزُ وَاتَّقُوا نَاراً حَرُّهَا شَدِيدٌ وَقَعْرُهَا بَعِيدٌ وَحِلْيَتُهَا حَدِيدٌ وَشَرَابُهَا صَدِيدٌ. أَلَا وَإِنَّ اللِّسَانَ الصَّالِحَ يَجْعَلُهُ اللَّهُ تَعَالَى لِلْمَرْءِ فِي النَّاسِ خَيْرٌ لَهُ مِنَ الْمَالِ يُورِثُهُ مَنْ لَا يَحْمَدُهُ.
Türkçe Çevirisi:
Vallahi bana risaletleri tebliğ, vaatleri tamamlama ve kelimeleri tamamlama öğretildi. Ve biz Ehl-i Beyt'in yanında hikmet kapıları ve işin ziyası vardır. Dikkat edin, dinin şeriatları birdir ve yolları doğruya götürendir, kim onunla tutunursa yetişir ve ganimet alır ve kim ondan durursa sapar ve pişman olur. Kendisi için hazinelerin biriktirildiği ve gizliliklerin sınandığı gün için amel edin ve hazır aklı kendisine fayda vermeyene, ondan uzak olanı daha aciz ve gaibi daha muhtaçtır ve harareti şiddetli, dibi uzak, süsü demir ve içeceği irin olan ateşten sakının. Dikkat edin, salih lisanı Allah Teala kişi için insanlar arasında kendisine övmediği kimseye miras bıraktığı maldan daha hayırlı kılar.

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri - Metinden Tamamı

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • الرِّسَالَاتِ - risaletler
    Kelime Anlamı: mesajlar
    Cümle: عُلِّمْتُ تَبْلِيغَ الرِّسَالَاتِ
    Türkçe: Risaletleri tebliğ öğretildi.
  • الْعِدَاتِ - vaatler
    Kelime Anlamı: sözler
    Cümle: وَإِتْمَامَ الْعِدَاتِ
    Türkçe: Vaatleri tamamlama.
  • أَهْلَ الْبَيْتِ - Ehl-i Beyt
    Kelime Anlamı: ev halkı
    Cümle: وَعِنْدَنَا أَهْلَ الْبَيْتِ أَبْوَابُ الْحُكْمِ
    Türkçe: Ehl-i Beyt'in yanında hikmet kapıları.
  • شَرَائِعَ الدِّينِ - dinin şeriatları
    Kelime Anlamı: yollar
    Cümle: شَرَائِعَ الدِّينِ وَاحِدَةٌ
    Türkçe: Dinin şeriatları birdir.
  • السَّرَائِرُ - gizlilikler
    Kelime Anlamı: sırlar
    Cümle: وَتُبْلَى فِيهِ السَّرَائِرُ
    Türkçe: Gizlilikler sınanır.
  • نَاراً - ateş
    Kelime Anlamı: cehennem
    Cümle: وَاتَّقُوا نَاراً حَرُّهَا شَدِيدٌ
    Türkçe: Harareti şiddetli ateşten sakının.
  • اللِّسَانَ الصَّالِحَ - salih lisan, güzel anılma
    Kelime Anlamı: iyi dil
    Cümle: اللِّسَانَ الصَّالِحَ يَجْعَلُهُ اللَّهُ
    Türkçe: Salih lisanı Allah kılar.
  • الذَّخَائِرُ - hazineler
    Kelime Anlamı: birikimler
    Cümle: لِيَوْمٍ تُذْخَرُ لَهُ الذَّخَائِرُ
    Türkçe: Hazinelerin biriktirildiği gün.

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • عُلِّمْتُ - öğretildim
    Kökü: ع ل م
    Cümle: تَاللَّهِ لَقَدْ عُلِّمْتُ تَبْلِيغَ الرِّسَالَاتِ
    Türkçe: Risaletleri tebliğ öğretildim.
  • أَخَذَ - tutundu, aldı
    Kökü: أ خ ذ
    Cümle: مَنْ أَخَذَ بِهَا لَحِقَ
    Türkçe: Kim onunla tutunursa yetişir.
  • لَحِقَ - yetişti
    Kökü: ل ح ق
    Cümle: مَنْ أَخَذَ بِهَا لَحِقَ وَغَنِمَ
    Türkçe: Tutunan yetişir ve ganimet alır.
  • ضَلَّ - saptı
    Kökü: ض ل ل
    Cümle: وَمَنْ وَقَفَ عَنْهَا ضَلَّ وَنَدِمَ
    Türkçe: Duran sapar ve pişman olur.
  • تُذْخَرُ - biriktirilir
    Kökü: ذ خ ر
    Cümle: لِيَوْمٍ تُذْخَرُ لَهُ الذَّخَائِرُ
    Türkçe: Hazinelerin biriktirildiği gün.
  • تُبْلَى - sınanır
    Kökü: ب ل و
    Cümle: وَتُبْلَى فِيهِ السَّرَائِرُ
    Türkçe: Gizlilikler sınanır.
  • يَنْفَعُهُ - fayda verir
    Kökü: ن ف ع
    Cümle: مَنْ لَا يَنْفَعُهُ حَاضِرُ لُبِّهِ
    Türkçe: Hazır aklı fayda vermeyen.
  • اتَّقُوا - sakının
    Kökü: و ق ي
    Cümle: وَاتَّقُوا نَاراً حَرُّهَا شَدِيدٌ
    Türkçe: Harareti şiddetli ateşten sakının.
  • يَجْعَلُهُ - kılar
    Kökü: ج ع ل
    Cümle: اللِّسَانَ الصَّالِحَ يَجْعَلُهُ اللَّهُ
    Türkçe: Salih lisanı Allah kılar.

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • تَاللَّهِ - Yemin edatı
    Cümle: تَاللَّهِ لَقَدْ عُلِّمْتُ
    Türkçe: Vallahi öğretildim.
  • لَقَدْ - Tahkik edatı
    Cümle: لَقَدْ عُلِّمْتُ تَبْلِيغَ الرِّسَالَاتِ
    Türkçe: Andolsun öğretildim.
  • أَلَا - Temih edatı
    Cümle: أَلَا وَإِنَّ شَرَائِعَ الدِّينِ وَاحِدَةٌ
    Türkçe: Dikkat edin dinin şeriatları birdir.
  • إِنَّ - Tekid edatı
    Cümle: وَإِنَّ شَرَائِعَ الدِّينِ وَاحِدَةٌ
    Türkçe: Şüphesiz dinin şeriatları birdir.
  • مَنْ - Şart / mevsul edatı
    Cümle: مَنْ أَخَذَ بِهَا لَحِقَ
    Türkçe: Kim tutunursa yetişir.
  • لَا - Nefy edatı
    Cümle: مَنْ لَا يَنْفَعُهُ حَاضِرُ لُبِّهِ
    Türkçe: Hazır aklı fayda vermeyen.

Nehcül Belaga Hutbe 120 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Hutbe 120 - Arapça Kelime ve Gramer Testi

نهج البلاغة لامامنا علي عليه السلام
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

Nehcül Belağa | الخطبة ١٢١ - هَذَا جَزَاءُ مَنْ تَرَكَ الْعُقْدَةَ

Okuma Parçası - Metin

هَذَا جَزَاءُ مَنْ تَرَكَ الْعُقْدَةَ! أَمَا وَاللَّهِ لَوْ أَنِّي حِينَ أَمَرْتُكُمْ بِهِ حَمَلْتُكُمْ عَلَى الْمَكْرُوهِ الَّذِي يَجْعَلُ اللَّهُ فِيهِ خَيْراً، فَإِنِ اسْتَقَمْتُمْ هَدَيْتُكُمْ وَإِنِ اعْوَجَجْتُمْ قَوَّمْتُكُمْ وَإِنْ أَبَيْتُمْ تَدَارَكْتُكُمْ لَكَانَتِ الْوُثْقَى، وَلَكِنْ بِمَنْ وَإِلَى مَنْ؟ أُرِيدُ أَنْ أُدَاوِيَ بِكُمْ وَأَنْتُمْ دَائِي، كَنَاقِشِ الشَّوْكَةِ بِالشَّوْكَةِ وَهُوَ يَعْلَمُ أَنَّ ضَلْعَهَا مَعَهَا. اللَّهُمَّ قَدْ مَلَّتْ أَطِبَّاءُ هَذَا الدَّاءِ الدَّوِيِّ وَكَلَّتِ النَّزْعَةُ بِأَشْطَانِ الرَّكِيِّ! أَيْنَ الْقَوْمُ الَّذِينَ دُعُوا إِلَى الْإِسْلَامِ فَقَبِلُوهُ وَقَرَءُوا الْقُرْآنَ فَأَحْكَمُوهُ وَهِيجُوا إِلَى الْجِهَادِ فَوَلِهُوا، وَلَهَ اللِّقَاحِ إِلَى أَوْلَادِهَا وَسَلَبُوا السُّيُوفَ أَغْمَادَهَا وَأَخَذُوا بِأَطْرَافِ الْأَرْضِ زَحْفاً زَحْفاً وَصَفّاً صَفّاً، بَعْضٌ هَلَكَ وَبَعْضٌ نَجَا لَا يُبَشَّرُونَ بِالْأَحْيَاءِ وَلَا يُعَزَّوْنَ عَنِ الْمَوْتَى. مُرْهُ الْعُيُونِ مِنَ الْبُكَاءِ خُمْصُ الْبُطُونِ مِنَ الصِّيَامِ ذُبُلُ الشِّفَاهِ مِنَ الدُّعَاءِ صُفْرُ الْأَلْوَانِ مِنَ السَّهَرِ عَلَى وُجُوهِهِمْ غَبَرَةُ الْخَاشِعِينَ، أُولَئِكَ إِخْوَانِي الذَّاهِبُونَ فَحَقَّ لَنَا أَنْ نَظْمَأَ إِلَيْهِمْ وَنَعَضَّ الْأَيْدِي عَلَى فِرَاقِهِمْ. إِنَّ الشَّيْطَانَ يُسَنِّي لَكُمْ طُرُقَهُ وَيُرِيدُ أَنْ يَحُلَّ دِينَكُمْ عُقْدَةً عُقْدَةً وَيُعْطِيَكُمْ بِالْجَمَاعَةِ الْفُرْقَةَ وَبِالْفُرْقَةِ الْفِتْنَةَ، فَاصْدِفُوا عَنْ نَزَغَاتِهِ وَنَفَثَاتِهِ وَاقْبَلُوا النَّصِيحَةَ مِمَّنْ أَهْدَاهَا إِلَيْكُمْ وَاعْقِلُوهَا عَلَى أَنْفُسِكُمْ.
Türkçe Çevirisi:
Bu, düğümü terk edenin cezasıdır! Allah'a andolsun ki eğer ben size onunla emrettiğimde sizi Allah'ın içinde hayır kıldığı mekruh olana yükleseydim, eğer istikamet etseydiniz sizi hidayet ederdim ve eğer eğrilseydiniz sizi doğrulturdum ve eğer diretseniz sizi telafi ederdim, en sağlamı olurdu, fakat kiminle ve kime? Sizinle tedavi olmak istiyorum ve siz benim derdimsiniz, dikeni dikenle çıkarmaya çalışan gibi, oysa biliyor ki onun kırıntısı onunla beraberdir. Allah'ım, bu müzmin hastalığın doktorları usandı ve derin kuyunun kovalarını çekme yoruldu! Hani o topluluk ki İslam'a davet edildiler, kabul ettiler ve Kur'an'ı okudular ve muhkem kıldılar ve cihada heyecanlandırıldılar, yavrularına doğru devenin şevki gibi şevklendiler ve kılıçları kınlarından sıyırdılar ve yeryüzünün uçlarını sürüne sürüne saf tuttular, bir kısmı helak oldu bir kısmı kurtuldu, dirilerle müjdelenmiyorlar ve ölülerden dolayı taziye edilmiyorlar. Gözleri ağlamaktan kızarmış, karınları oruçtan boş, dudakları duadan solmuş, renkleri uykusuzluktan sararmış, yüzlerinde huşu edenlerin tozu vardır, işte onlar giden kardeşlerimdir, onlara susamız ve ayrılıklarına ellerimizi ısırmamız hakkımızdır. Şüphesiz şeytan size yollarını süslüyor ve dininizi düğüm düğüm çözmek istiyor ve size cemaat yerine fırkayı ve fırka yerine fitneyi vermek istiyor, onun vesveselerinden ve üflemelerinden yüz çevirin ve size hediye edenden nasihati kabul edin ve onu nefislerinize akledin.

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri - Metinden Tamamı

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • الْعُقْدَةَ - düğüm
    Kelime Anlamı: bağ
    Cümle: هَذَا جَزَاءُ مَنْ تَرَكَ الْعُقْدَةَ
    Türkçe: Düğümü terk edenin cezasıdır.
  • الْمَكْرُوهِ - mekruh, istenmeyen
    Kelime Anlamı: kerih görülen
    Cümle: حَمَلْتُكُمْ عَلَى الْمَكْرُوهِ
    Türkçe: Sizi mekruh olana yükleseydim.
  • الشَّوْكَةِ - diken
    Kelime Anlamı: diken
    Cümle: كَنَاقِشِ الشَّوْكَةِ بِالشَّوْكَةِ
    Türkçe: Dikeni dikenle çıkaran gibi.
  • الدَّاءِ الدَّوِيِّ - müzmin hastalık
    Kelime Anlamı: deva edilmeyen dert
    Cümle: أَطِبَّاءُ هَذَا الدَّاءِ الدَّوِيِّ
    Türkçe: Bu müzmin hastalığın doktorları.
  • الْقَوْمُ - topluluk
    Kelime Anlamı: kavim
    Cümle: أَيْنَ الْقَوْمُ الَّذِينَ دُعُوا
    Türkçe: Hani o topluluk ki davet edildiler.
  • الْجِهَادِ - cihad
    Kelime Anlamı: mücadele
    Cümle: وَهِيجُوا إِلَى الْجِهَادِ فَوَلِهُوا
    Türkçe: Cihada heyecanlandırıldılar ve şevklendiler.
  • الْخَاشِعِينَ - huşu edenler
    Kelime Anlamı: saygılılar
    Cümle: عَلَى وُجُوهِهِمْ غَبَرَةُ الْخَاشِعِينَ
    Türkçe: Yüzlerinde huşu edenlerin tozu.
  • الشَّيْطَانَ - şeytan
    Kelime Anlamı: iblis
    Cümle: إِنَّ الشَّيْطَانَ يُسَنِّي لَكُمْ طُرُقَهُ
    Türkçe: Şeytan size yollarını süslüyor.

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • تَرَكَ - terk etti
    Kökü: ت ر ك
    Cümle: جَزَاءُ مَنْ تَرَكَ الْعُقْدَةَ
    Türkçe: Düğümü terk edenin cezası.
  • أَمَرْتُكُمْ - size emrettim
    Kökü: أ م ر
    Cümle: لَوْ أَنِّي حِينَ أَمَرْتُكُمْ بِهِ
    Türkçe: Size onunla emrettiğimde.
  • يَجْعَلُ - kılar
    Kökü: ج ع ل
    Cümle: الَّذِي يَجْعَلُ اللَّهُ فِيهِ خَيْراً
    Türkçe: Allah'ın içinde hayır kıldığı.
  • اسْتَقَمْتُمْ - istikamet ettiniz
    Kökü: ق و م
    Cümle: فَإِنِ اسْتَقَمْتُمْ هَدَيْتُكُمْ
    Türkçe: İstikamet ederseniz sizi hidayet ederim.
  • أُدَاوِيَ - tedavi etmek istiyorum
    Kökü: د و ي
    Cümle: أُرِيدُ أَنْ أُدَاوِيَ بِكُمْ
    Türkçe: Sizinle tedavi olmak istiyorum.
  • مَلَّتْ - usandı
    Kökü: م ل ل
    Cümle: قَدْ مَلَّتْ أَطِبَّاءُ هَذَا الدَّاءِ
    Türkçe: Bu hastalığın doktorları usandı.
  • دُعُوا - davet edildiler
    Kökü: د ع و
    Cümle: أَيْنَ الْقَوْمُ الَّذِينَ دُعُوا إِلَى الْإِسْلَامِ
    Türkçe: İslam'a davet edilen topluluk nerede?
  • وَلِهُوا - şevklendiler
    Kökü: و ل ه
    Cümle: وَهِيجُوا إِلَى الْجِهَادِ فَوَلِهُوا
    Türkçe: Cihada heyecanlandırılıp şevklendiler.
  • يُسَنِّي - süslüyor
    Kökü: س ن ن
    Cümle: إِنَّ الشَّيْطَانَ يُسَنِّي لَكُمْ طُرُقَهُ
    Türkçe: Şeytan size yollarını süslüyor.

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • أَمَا - Dikkat edatı
    Cümle: أَمَا وَاللَّهِ لَوْ أَنِّي
    Türkçe: Dikkat edin, vallahi eğer ben.
  • لَوْ - Şart edatı
    Cümle: لَوْ أَنِّي حِينَ أَمَرْتُكُمْ
    Türkçe: Eğer ben size emrettiğimde.
  • فَإِنِ - Şart / bağlaç
    Cümle: فَإِنِ اسْتَقَمْتُمْ هَدَيْتُكُمْ
    Türkçe: Eğer istikamet ederseniz.
  • أَيْنَ - İstifham zarfı
    Cümle: أَيْنَ الْقَوْمُ الَّذِينَ دُعُوا
    Türkçe: Davet edilen kavim nerede?
  • إِنَّ - Tekid edatı
    Cümle: إِنَّ الشَّيْطَانَ يُسَنِّي لَكُمْ طُرُقَهُ
    Türkçe: Şüphesiz şeytan yollarını süslüyor.
  • قَدْ - Tahkik edatı
    Cümle: قَدْ مَلَّتْ أَطِبَّاءُ هَذَا الدَّاءِ
    Türkçe: Doktorları usandı.

Nehcül Belaga Hutbe 121 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Hutbe 121 - Arapça Kelime ve Gramer Testi

نهج البلاغة لامامنا علي عليه السلام
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

Nehcül Belağa | الخطبة ١٢٢ - أَ كُلُّكُمْ شَهِدَ مَعَنَا صِفِّينَ

Okuma Parçası - Metin

أَ كُلُّكُمْ شَهِدَ مَعَنَا صِفِّينَ؟
فَقَالُوا مِنَّا مَنْ شَهِدَ وَمِنَّا مَنْ لَمْ يَشْهَدْ.
قَالَ فَامْتَازُوا فِرْقَتَيْنِ فَلْيَكُنْ مَنْ شَهِدَ صِفِّينَ فِرْقَةً وَمَنْ لَمْ يَشْهَدْهَا فِرْقَةً حَتَّى أُكَلِّمَ كُلًّا مِنْكُمْ بِكَلَامِهِ. وَنَادَى النَّاسَ فَقَالَ أَمْسِكُوا عَنِ الْكَلَامِ وَأَنْصِتُوا لِقَوْلِي وَأَقْبِلُوا بِأَفْئِدَتِكُمْ إِلَيَّ فَمَنْ نَشَدْنَاهُ شَهَادَةً فَلْيَقُلْ بِعِلْمِهِ فِيهَا. ثُمَّ كَلَّمَهُمْ بِكَلَامٍ طَوِيلٍ مِنْ جُمْلَتِهِ أَنْ قَالَ:

أَ لَمْ تَقُولُوا عِنْدَ رَفْعِهِمُ الْمَصَاحِفَ حِيلَةً وَغِيلَةً وَمَكْراً وَخَدِيعَةً إِخْوَانُنَا وَأَهْلُ دَعْوَتِنَا اسْتَقَالُونَا وَاسْتَرَاحُوا إِلَى كِتَابِ اللَّهِ سُبْحَانَهُ فَالرَّأْيُ الْقَبُولُ مِنْهُمْ وَالتَّنْفِيسُ عَنْهُمْ؟ فَقُلْتُ لَكُمْ هَذَا أَمْرٌ ظَاهِرُهُ إِيمَانٌ وَبَاطِنُهُ عُدْوَانٌ وَأَوَّلُهُ رَحْمَةٌ وَآخِرُهُ نَدَامَةٌ، فَأَقِيمُوا عَلَى شَأْنِكُمْ وَالْزَمُوا طَرِيقَتَكُمْ وَعَضُّوا عَلَى الْجِهَادِ بِنَوَاجِذِكُمْ وَلَا تَلْتَفِتُوا إِلَى نَاعِقٍ نَعَقَ إِنْ أُجِيبَ أَضَلَّ وَإِنْ تُرِكَ ذَلَّ، وَقَدْ كَانَتْ هَذِهِ الْفَعْلَةُ وَقَدْ رَأَيْتُكُمْ أَعْطَيْتُمُوهَا. وَاللَّهِ لَئِنْ أَبَيْتُهَا مَا وَجَبَتْ عَلَيَّ فَرِيضَتُهَا وَلَا حَمَّلَنِي اللَّهُ ذَنْبَهَا وَوَاللَّهِ إِنْ جِئْتُهَا إِنِّي لَلْمُحِقُّ الَّذِي يُتَّبَعُ وَإِنَّ الْكِتَابَ لَمَعِي مَا فَارَقْتُهُ مُذْ صَحِبْتُهُ. فَلَقَدْ كُنَّا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ وَإِنَّ الْقَتْلَ لَيَدُورُ عَلَى الْآباءِ وَالْأَبْنَاءِ وَالْإِخْوَانِ وَالْقَرَابَاتِ، فَمَا نَزْدَادُ عَلَى كُلِّ مُصِيبَةٍ وَشِدَّةٍ إِلَّا إِيمَاناً وَمُضِيّاً عَلَى الْحَقِّ وَتَسْلِيماً لِلْأَمْرِ وَصَبْراً عَلَى مَضَضِ الْجِرَاحِ. وَلَكِنَّا إِنَّمَا أَصْبَحْنَا نُقَاتِلُ إِخْوَانَنَا فِي الْإِسْلَامِ عَلَى مَا دَخَلَ فِيهِ مِنَ الزَّيْغِ وَالِاعْوِجَاجِ وَالشُّبْهَةِ وَالتَّأْوِيلِ، فَإِذَا طَمِعْنَا فِي خَصْلَةٍ يَلُمُّ اللَّهُ بِهَا شَعَثَنَا وَنَتَدَانَى بِهَا إِلَى الْبَقِيَّةِ فِيمَا بَيْنَنَا رَغِبْنَا فِيهَا وَأَمْسَكْنَا عَمَّا سِوَاهَا.
Türkçe Çevirisi:
Hepiniz bizimle Sıffin'de bulundunuz mu?
Dediler ki bizden kimi bulundu, kimi bulunmadı.
Buyurdu ki iki fırkaya ayrılın, Sıffin'de bulunanlar bir fırka ve bulunmayanlar bir fırka olsun ki her birinizle kendi kelamıyla konuşayım. Ve insanlara seslendi: Konuşmaktan tutun ve sözüme kulak verin ve kalplerinizle bana yönelin, şehadet için çağırdığımız kimse bilgisiyle söylesin. Sonra onlarla uzun bir kelam konuştu, cümlesinden buyurdu ki:
Onlar Mushaf'ları kaldırması esnasında hile, gizli kötülük, mekr ve hud'a olarak siz demediniz mi: Kardeşlerimiz ve davet ehlimiz bizden affımızı istediler ve Allah'ın kitabına sığındılar, görüş onlardan kabul etmek ve onlardan sıkıntıyı gidermektir? Ben size dedim ki: Bu işin zahiri iman ve batını düşmanlıktır ve evveli rahmet ve ahiri pişmanlıktır, işiniz üzere durun ve yolunuza sarılın ve cihada azı dişlerinizle sarılın ve bağıran bir bağırgana iltifat etmeyin, cevap verilirse saptırır ve terk edilirse zelil olur. Bu iş olmuştu ve sizi onu vermiş gördüm. Vallahi eğer ben onu reddetseydim onun farizası bana vacip olmazdı ve Allah bana onun günahını yüklemezdi ve vallahi eğer ona gelirsem şüphesiz ben tabi olunan muhıkkım ve kitap benimledir, ona arkadaş olduğumdan beri ondan ayrılmadım. Andolsun ki biz Resulullah ile idik ve öldürme babalar, oğullar, kardeşler ve akrabalar arasında dönüp duruyordu, her musibet ve şiddet üzerine ancak iman ve hak üzere ilerleme ve emre teslimiyet ve yara acısına sabır artıyorduk. Fakat biz şimdi İslam'da kardeşlerimizle, içine giren eğrilik, çarpıklık, şüphe ve te'vil üzerine savaşır olduk. Bir haslette tama' edersek ki Allah onunla dağınıklığımızı toplar ve aramızda kalan bakiyeye yaklaşırız, ona rağbet ederiz ve onun dışından tutarız.

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri - Metinden Tamamı

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • صِفِّينَ - Sıffin
    Kelime Anlamı: savaş yeri
    Cümle: أَ كُلُّكُمْ شَهِدَ مَعَنَا صِفِّينَ
    Türkçe: Hepiniz Sıffin'de bulundunuz mu?
  • الْمَصَاحِفَ - Mushaf'lar
    Kelime Anlamı: sahifeler
    Cümle: عِنْدَ رَفْعِهِمُ الْمَصَاحِفَ
    Türkçe: Mushaf'ları kaldırmaları esnasında.
  • حِيلَةً - hile
    Kelime Anlamı: aldatma
    Cümle: رَفْعِهِمُ الْمَصَاحِفَ حِيلَةً
    Türkçe: Mushaf'ları hile olarak kaldırmaları.
  • إِيمَانٌ - iman
    Kelime Anlamı: inanç
    Cümle: ظَاهِرُهُ إِيمَانٌ
    Türkçe: Zahiri imandır.
  • عُدْوَانٌ - düşmanlık
    Kelime Anlamı: haddi aşma
    Cümle: وَبَاطِنُهُ عُدْوَانٌ
    Türkçe: Batını düşmanlıktır.
  • الْجِهَادِ - cihad
    Kelime Anlamı: mücadele
    Cümle: وَعَضُّوا عَلَى الْجِهَادِ بِنَوَاجِذِكُمْ
    Türkçe: Cihada azı dişlerinizle sarılın.
  • نَاعِقٍ - bağıran
    Kelime Anlamı: karga gibi bağıran
    Cümle: وَلَا تَلْتَفِتُوا إِلَى نَاعِقٍ نَعَقَ
    Türkçe: Bağıran bir bağırgana iltifat etmeyin.
  • الزَّيْغِ - eğrilik, sapma
    Kelime Anlamı: meyletme
    Cümle: عَلَى مَا دَخَلَ فِيهِ مِنَ الزَّيْغِ
    Türkçe: İçine giren sapma üzerine.

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • شَهِدَ - şahit oldu, bulundu
    Kökü: ش ه د
    Cümle: أَ كُلُّكُمْ شَهِدَ مَعَنَا صِفِّينَ
    Türkçe: Hepiniz Sıffin'de bulundunuz mu?
  • امْتَازُوا - ayrılın
    Kökü: م ي ز
    Cümle: فَامْتَازُوا فِرْقَتَيْنِ
    Türkçe: İki fırkaya ayrılın.
  • أَمْسِكُوا - tutun, bırakın
    Kökü: م س ك
    Cümle: أَمْسِكُوا عَنِ الْكَلَامِ
    Türkçe: Konuşmaktan tutun.
  • أَنْصِتُوا - kulak verin
    Kökü: ن ص ت
    Cümle: وَأَنْصِتُوا لِقَوْلِي
    Türkçe: Sözüme kulak verin.
  • تَقُولُوا - söylüyordunuz
    Kökü: ق و ل
    Cümle: أَ لَمْ تَقُولُوا عِنْدَ رَفْعِهِمُ الْمَصَاحِفَ
    Türkçe: Mushaf'ları kaldırınca demediniz mi?
  • عَضُّوا - ısırın, sarılın
    Kökü: ع ض ض
    Cümle: وَعَضُّوا عَلَى الْجِهَادِ بِنَوَاجِذِكُمْ
    Türkçe: Cihada azılarınızla sarılın.
  • نَعَقَ - bağırdı
    Kökü: ن ع ق
    Cümle: إِلَى نَاعِقٍ نَعَقَ
    Türkçe: Bağıran bir bağırgan.
  • أَضَلَّ - saptırır
    Kökü: ض ل ل
    Cümle: إِنْ أُجِيبَ أَضَلَّ
    Türkçe: Cevap verilirse saptırır.
  • نُقَاتِلُ - savaşıyoruz
    Kökü: ق ت ل
    Cümle: أَصْبَحْنَا نُقَاتِلُ إِخْوَانَنَا
    Türkçe: Kardeşlerimizle savaşır olduk.

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • أَ - İstifham edatı
    Cümle: أَ كُلُّكُمْ شَهِدَ
    Türkçe: Hepiniz şahit oldunuz mu?
  • مِنْ - Teb'iz edatı (farklı kullanım)
    Cümle: مِنَّا مَنْ شَهِدَ
    Türkçe: Bizden kimi şahit oldu.
  • حَتَّى - Gaye edatı
    Cümle: حَتَّى أُكَلِّمَ كُلًّا مِنْكُمْ
    Türkçe: Her birinizle konuşuncaya kadar.
  • لَمْ - Cezm ve nefy
    Cümle: أَ لَمْ تَقُولُوا
    Türkçe: Demediniz mi?
  • إِنْ - Şart edatı
    Cümle: إِنْ أُجِيبَ أَضَلَّ
    Türkçe: Cevap verilirse saptırır.
  • لَئِنْ - Te'kidli şart
    Cümle: وَاللَّهِ لَئِنْ أَبَيْتُهَا
    Türkçe: Vallahi eğer reddetseydim.

Nehcül Belaga Hutbe 122 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Hutbe 122 - Arapça Kelime ve Gramer Testi

نهج البلاغة لامامنا علي عليه السلام
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

Nehcül Belağa | الخطبة ١٢٣ - وَأَيُّ امْرِئٍ مِنْكُمْ أَحَسَّ مِنْ

Okuma Parçası - Metin

وَأَيُّ امْرِئٍ مِنْكُمْ أَحَسَّ مِنْ نَفْسِهِ رَبَاطَةَ جَأْشٍ عِنْدَ اللِّقَاءِ وَرَأَى مِنْ أَحَدٍ مِنْ إِخْوَانِهِ فَشَلًا فَلْيَذُبَّ عَنْ أَخِيهِ بِفَضْلِ نَجْدَتِهِ الَّتِي فُضِّلَ بِهَا عَلَيْهِ كَمَا يَذُبُّ عَنْ نَفْسِهِ، فَلَوْ شَاءَ اللَّهُ لَجَعَلَهُ مِثْلَهُ. إِنَّ الْمَوْتَ طَالِبٌ حَثِيثٌ لَا يَفُوتُهُ الْمُقِيمُ وَلَا يُعْجِزُهُ الْهَارِبُ. إِنَّ أَكْرَمَ الْمَوْتِ الْقَتْلُ، وَالَّذِي نَفْسُ ابْنِ أَبِي طَالِبٍ بِيَدِهِ لَأَلْفُ ضَرْبَةٍ بِالسَّيْفِ أَهْوَنُ عَلَيَّ مِنْ مِيتَةٍ عَلَى الْفِرَاشِ فِي غَيْرِ طَاعَةِ اللَّهِ.

وَكَأَنِّي أَنْظُرُ إِلَيْكُمْ تَكِشُّونَ كَشِيشَ الضِّبَابِ، لَا تَأْخُذُونَ حَقّاً وَلَا تَمْنَعُونَ ضَيْماً؛ قَدْ خُلِّيتُمْ وَالطَّرِيقَ، فَالنَّجَاةُ لِلْمُقْتَحِمِ وَالْهَلَكَةُ لِلْمُتَلَوِّمِ.
Türkçe Çevirisi:
Sizden her kim, karşılaşma anında kendisinde cesaret bağlılığı hisseder ve kardeşlerinden birinde zaaf görürse, kendisine fazla kılındığı yiğitliğin fazlasıyla kardeşini savunsun, kendisini savundu gibi. Eğer Allah dileseydi onu da onun gibi kılardı. Şüphesiz ölüm, peşine düşen hızlı bir talep edicidir; ne kalan ondan kurtulur ne de kaçan onu aciz bırakır. Şüphesiz ölümün en kerimi öldürülmektir. Ebu Talib oğlunun canı elinde olana yemin olsun ki kılıçla bin darbe, Allah'a itaat dışında yatakta ölmekten bana daha ehvendir.

Sanki size bakıyorum, kelerlerin hışırtısı gibi hışırdıyorsunuz, hak almıyorsunuz ve zulmü engellemiyorsunuz; siz ve yol baş başa bırakılmışsınız, kurtuluş dalan içindir ve helak oyalanan içindir.

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri - Metinden Tamamı

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • امْرِئٍ - kişi
    Kelime Anlamı: adam
    Cümle: وَأَيُّ امْرِئٍ مِنْكُمْ
    Türkçe: Sizden herhangi bir kişi.
  • رَبَاطَةَ جَأْشٍ - cesaret bağlılığı
    Kelime Anlamı: metanet
    Cümle: أَحَسَّ مِنْ نَفْسِهِ رَبَاطَةَ جَأْشٍ
    Türkçe: Kendinde cesaret bağlılığı hissetti.
  • اللِّقَاءِ - karşılaşma
    Kelime Anlamı: buluşma, savaş
    Cümle: رَبَاطَةَ جَأْشٍ عِنْدَ اللِّقَاءِ
    Türkçe: Karşılaşma anında cesaret.
  • إِخْوَانِهِ - kardeşleri
    Kelime Anlamı: ihvan
    Cümle: مِنْ أَحَدٍ مِنْ إِخْوَانِهِ
    Türkçe: Kardeşlerinden birinden.
  • الْمَوْتَ - ölüm
    Kelime Anlamı: vefat
    Cümle: إِنَّ الْمَوْتَ طَالِبٌ حَثِيثٌ
    Türkçe: Ölüm hızlı bir talep edicidir.
  • الْقَتْلُ - öldürülme, şehadet
    Kelime Anlamı: katl
    Cümle: إِنَّ أَكْرَمَ الْمَوْتِ الْقَتْلُ
    Türkçe: Ölümün en kerimi öldürülmektir.
  • الْفِرَاشِ - yatak
    Kelime Anlamı: döşek
    Cümle: مِنْ مِيتَةٍ عَلَى الْفِرَاشِ
    Türkçe: Yatakta ölmekten.
  • الضِّبَابِ - kelerler (çöl kertenkelesi)
    Kelime Anlamı: keler türü
    Cümle: تَكِشُّونَ كَشِيشَ الضِّبَابِ
    Türkçe: Kelerlerin hışırtısı gibi hışırdıyorsunuz.

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • أَحَسَّ - hissetti
    Kökü: ح س س
    Cümle: أَحَسَّ مِنْ نَفْسِهِ رَبَاطَةَ جَأْشٍ
    Türkçe: Kendinde cesaret hissetti.
  • رَأَى - gördü
    Kökü: ر أ ي
    Cümle: وَرَأَى مِنْ أَحَدٍ مِنْ إِخْوَانِهِ فَشَلًا
    Türkçe: Kardeşlerinden birinde zaaf gördü.
  • فَلْيَذُبَّ - savunsun
    Kökü: ذ ب ب
    Cümle: فَلْيَذُبَّ عَنْ أَخِيهِ
    Türkçe: Kardeşini savunsun.
  • شَاءَ - diledi
    Kökü: ش ي أ
    Cümle: فَلَوْ شَاءَ اللَّهُ لَجَعَلَهُ مِثْلَهُ
    Türkçe: Allah dileseydi onu onun gibi kılardı.
  • يَفُوتُهُ - ondan kurtulur
    Kökü: ف و ت
    Cümle: لَا يَفُوتُهُ الْمُقِيمُ
    Türkçe: Kalan ondan kurtulamaz.
  • يُعْجِزُهُ - onu aciz bırakır
    Kökü: ع ج ز
    Cümle: وَلَا يُعْجِزُهُ الْهَارِبُ
    Türkçe: Kaçan onu aciz bırakamaz.
  • تَكِشُّونَ - hışırdıyorsunuz
    Kökü: ك ش ش
    Cümle: تَكِشُّونَ كَشِيشَ الضِّبَابِ
    Türkçe: Kelerler gibi hışırdıyorsunuz.
  • تَأْخُذُونَ - alıyorsunuz
    Kökü: أ خ ذ
    Cümle: لَا تَأْخُذُونَ حَقّاً
    Türkçe: Hak almıyorsunuz.
  • تَمْنَعُونَ - engelliyorsunuz
    Kökü: م ن ع
    Cümle: وَلَا تَمْنَعُونَ ضَيْماً
    Türkçe: Zulmü engellemiyorsunuz.

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • أَيُّ - Soru edatı / izafet
    Cümle: وَأَيُّ امْرِئٍ مِنْكُمْ
    Türkçe: Sizden hangi kişi.
  • لَوْ - Şart edatı
    Cümle: فَلَوْ شَاءَ اللَّهُ
    Türkçe: Eğer Allah dileseydi.
  • إِنَّ - Tekid edatı
    Cümle: إِنَّ الْمَوْتَ طَالِبٌ حَثِيثٌ
    Türkçe: Şüphesiz ölüm hızlı bir talep edicidir.
  • لَا - Nefy edatı
    Cümle: لَا يَفُوتُهُ الْمُقِيمُ
    Türkçe: Kalan ondan kurtulamaz.
  • كَمَا - Teşbih edatı
    Cümle: كَمَا يَذُبُّ عَنْ نَفْسِهِ
    Türkçe: Kendisini savundu gibi.
  • فَـ - Fa-i netice
    Cümle: فَالنَّجَاةُ لِلْمُقْتَحِمِ
    Türkçe: Kurtuluş dalan içindir.

Nehcül Belaga Hutbe 123 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Hutbe 123 - Arapça Kelime ve Gramer Testi

S.Muhammed Kayaalp (el-Haşimi) Ks

الاامام سيد محمد هاشمي الموسوي

Arapça Dersleri-İslami Sohbetler-Tevhid-Tefsir-Hadis-Fıkıh-Fetvalar-İrşadlar

Arapça Metinler-نهج البلاغة-Nehcül Belağa-Hutbe-117-123.Hutbeler Rating: 4.5 Diposkan Oleh: ☝الاامام سيد محمد هاشمي الموسوي☝المحمدية☝

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.