☝­čôľ─░brahimi ´Ě║ Muhammedi ´Ě║ Hanif ─░slam­čôľ☝﷽­É░â­É░á­É░»☝­čôľěž┘ä┘ůěş┘ůě»┘Őěę☝Muhammediyye­čôľ☝­É░â­É░á­É░»༺ěž┘ä┘ä┘ç ěú┘âěĘě▒ ༻

☝ěž┘ä┘ůěş┘ůě»┘Őěę☝ěž┘äěžěž┘ůěž┘ů ě│┘Őě» ┘ůěş┘ůě» ┘çěžě┤┘ů┘Ő ěž┘ä┘ů┘łě│┘ł┘Ő ­čôľ ě╣┘ä┘Ő ěž┘ä┘âě¬ěžěĘ ┘ł ěž┘äě│┘ćěę☝

Online Arap├ža Dersleri Video ─░zle,Arap├ža Sarf,Arap├ža Nahiv Video,Arap├ža Dilbilgisi Video,Online Arap├ža dilbilgisi Dersleri,islami ilimler,Kuran tefsiri video izle,islami dini sohbet izle,─░slami sorular cevaplar,Muhammediyiz-Arap├ža Dersleri Temel ─░slami ─░limler-Arap├ža Dersleri,Online Arap├ža Dersleri Video,─░slami ilimler Video Dersleri,

Kuranda atom mucizesi

☝https://www.muhammediyye.org/
­čôľ-ěž┘ä┘ůěş┘ů┘Őěę ě╣┘ä┘Ő ěž┘ä┘âě¬ěžěĘ ┘ł ěž┘äě│┘ćěę ěž┘äěÁěş┘Őěşěę-­čôľ

G├Âkleri ve yeri (bir ├Ârnek edinmeksizin) yaratand─▒r. O, bir i┼čin olmas─▒na kara verirse, ona yaln─▒zca "OL" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117)
G├Ârkemli boyutlar─▒yla insan akl─▒n─▒n kavrama s─▒n─▒rlar─▒n─▒ zorlayan evren, var oldu─ču ilk andan itibaren hassas dengeler ├╝zerinde ve b├╝y├╝k bir d├╝zen i├žerisinde, hi├ž ┼ča┼čmadan i┼člemektedir. Bu muazzam evrenin nas─▒l var oldu─ču, nereye do─čru gitti─či, i├žindeki d├╝zen ve dengeyi sa─člayan kanunlar─▒n nas─▒l i┼čledi─či ise her devirde insanlar─▒n merak konusu olmu┼čtur ve halen de olmaya devam etmektedir. Bilimadamlar─▒ bu konularla ilgili say─▒s─▒z ara┼čt─▒rmalar yapm─▒┼č, pek ├žok tez ve teori ├╝retmi┼člerdir. Evrendeki d├╝zen ve tasar─▒m─▒ ak─▒l ve vicdanlar─▒yla de─čerlendiren bilimadamlar─▒ i├žinse var olan kusursuzlu─ču a├ž─▒klamak hi├ž de zor olmam─▒┼čt─▒r. ├ç├╝nk├╝ bu kusursuz tasar─▒m─▒n t├╝m evrene hakim olan ├╝st├╝n g├╝├ž sahibi Allah taraf─▒ndan yarat─▒ld─▒─č─▒, d├╝┼č├╝nen ve akleden insanlar i├žin a├ž─▒k├ža g├Âzler ├Ân├╝ne serilmi┼č bir ger├žektir. Allah bu a├ž─▒k ger├že─či Kuran ayetlerinde de bildirmektedir: ┼×├╝phesiz g├Âklerin ve yerin yarat─▒l─▒┼č─▒nda, gece ile g├╝nd├╝z├╝n art arda geli┼činde temiz ak─▒l sahipleri i├žin ger├žekten ayetler vard─▒r. (Ali ─░mran Suresi, 190) Fakat yarat─▒l─▒┼č delillerine g├Âzlerini kapamaya ├žal─▒┼čan bilimadamlar─▒, y─▒llard─▒r ard─▒ arkas─▒ kesilmeyen bu sorulara cevap vermekte ├žok b├╝y├╝k zorluklar ├žekmektedirler. Bilimsel ger├žeklerle taban tabana z─▒t olan teorilerini savunmak i├žin demagojilere, hi├žbir bilimsel dayana─č─▒ olmayan ger├žek d─▒┼č─▒ kuramlara, ├žok zorda kal─▒nca ise sahtekarl─▒klara bile s─▒─č─▒nmaktan bile ├žekinmemektedirler. Fakat 21. y├╝zy─▒l─▒n e┼či─činde oldu─čumuz ┼ču g├╝nlerde bilimsel alanda ya┼čanan her t├╝rl├╝ geli┼čme bizi tek bir ger├že─če g├Ât├╝rmektedir: Evren ├╝st├╝n bir g├╝├ž ve sonsuz ilim sahibi olan Allah taraf─▒ndan yoktan var edilmi┼čtir.
"Evren nas─▒l var oldu?" sorusu insanlar─▒n y├╝zy─▒llard─▒r cevap arad─▒klar─▒ bir sorudur. Tarih boyunca binlerce evren modeli sunulmu┼č, binlerce kuram ├╝retilmi┼čtir. Fakat bu teoriler incelendi─či zaman hepsinin temelde iki farkl─▒ modelden birini savundu─ču g├Âr├╝l├╝r. Bunlardan birincisi art─▒k hi├žbir bilimsel dayana─č─▒ ve ge├žerli─či kalmam─▒┼č olan sonsuz evren, yani evrenin bir ba┼člang─▒c─▒n─▒n olmad─▒─č─▒ fikri, ikincisi ise ┼ču an t├╝m bilim ├ževreleri taraf─▒ndan kabul g├Âren evrenin b├╝y├╝k bir patlama ile yoktan yarat─▒ld─▒─č─▒ ger├že─čidir. Art─▒k ge├žerlili─čini yitirmi┼č olan ilk model, evrenin s─▒n─▒rs─▒z oldu─čunu, sonsuzdan beri var oldu─čunu, sonsuza kadar da varl─▒─č─▒n─▒ ve ┼ču anki durumunu koruyaca─č─▒n─▒ savunmaktayd─▒. Bu sonsuz evren fikri, eski Yunan'da geli┼čmi┼č, daha sonra da R├Ânesans'la birlikte yeniden canlanan materyalist felsefenin bir ├╝r├╝n├╝ olarak Bat─▒ bilim d├╝nyas─▒na girmi┼čti. R├Ânesans─▒n ├Âz├╝nde eski Yunan d├╝┼č├╝n├╝rlerinin eserlerini incelemek yat─▒yordu. B├Âylece materyalist felsefe ve bu felsefenin savundu─ču sonsuz evren anlay─▒┼č─▒, felsefi ve ideolojik kayg─▒larla tozlu raflardan ├ž─▒kar─▒l─▒p, bilimsel bir ger├žekmi┼č gibi insanlara sunuldu. Karl Marx, Friedrich Engels gibi materyalistlerin, maddeci ideolojilerine ├žok ├Ânemli bir zemin haz─▒rlayan bu fikri b├╝y├╝k bir hevesle sahiplenmeleri, bu modelin, i├žinde bulundu─čumuz y├╝zy─▒la ta┼č─▒nmas─▒nda en ├Ânemli etkenlerden birini olu┼čturdu. 20. y├╝zy─▒l─▒n ilk yar─▒s─▒na kadar g├╝ndemde olan bu "sonsuz evren" modeline g├Âre, evren i├žin herhangi bir ba┼člang─▒├ž veya son s├Âz konusu de─čildi. Evren yoktan var edilmedi─či gibi, hi├žbir zaman da yok olmayacakt─▒. Materyalist felsefenin de temelini olu┼čturan bu teoriye g├Âre evrenin dura─čan (statik) bir yap─▒s─▒ vard─▒. Oysa daha sonralar─▒ elde edilen bilimsel bulgular bu teorinin t├╝m├╝yle yanl─▒┼č ve bilim d─▒┼č─▒ oldu─čunu ortaya ├ž─▒kard─▒. Evren sonsuzdan beri s├╝regelmiyordu; bir ba┼člang─▒c─▒ vard─▒ ve yoktan var edilmi┼čti. Evrenin sonsuz oldu─ču, yani bir ba┼člang─▒c─▒ olmad─▒─č─▒ fikri her zaman i├žin dinsizli─čin ve Allah'─▒ inkar etme yan─▒lg─▒s─▒na d├╝┼čen ideolojilerin ├ž─▒k─▒┼č noktas─▒ olmu┼čtur. ├ç├╝nk├╝ onlara g├Âre evrenin bir ba┼člang─▒c─▒n─▒n olmamas─▒, ayn─▒ zamanda bir Yarat─▒c─▒'n─▒n da olmad─▒─č─▒ anlam─▒na geliyordu. Ama bilim ├žok ge├žmeden materyalistlerin bu iddialar─▒n─▒n ge├žersizli─čini ve evrenin B├╝y├╝k Patlama (Big Bang) olarak adland─▒r─▒lan bir patlama ile yoktan var edilerek ba┼člad─▒─č─▒n─▒, delilleriyle ortaya koydu. Yoktan var edilmenin ise tek bir anlam─▒ vard─▒: "Yarat─▒l─▒┼č". Yani t├╝m evren sonsuz kudret sahibi olan Allah taraf─▒ndan yarat─▒lm─▒┼čt─▒. ├ťnl├╝ ─░ngiliz astronom Sir Fred Hoyle da bu teoriden rahats─▒z olanlar aras─▒nda say─▒l─▒yordu. Hoyle, "steady-state" (sabit durum) ad─▒ndaki teorisiyle evrenin geni┼čledi─čini kabul etmekle birlikte, evrenin boyut ve zaman a├ž─▒s─▒ndan sonsuz oldu─čunu iddia ediyordu. Bu modele g├Âre, evren geni┼čledik├že madde, gerekti─či miktarda, birdenbire, kendi kendine var olmaya ba┼čl─▒yordu. "Sonsuz evren" fikrini desteklemek i├žin son derece zorlama a├ž─▒klamalarla ortaya at─▒lan bu teori, bilimsel olarak ispatlanan Big Bang kuram─▒yla taban tabana z─▒tt─▒. Onlar bu ger├že─če kar┼č─▒ direnmeye devam ettiler, ama t├╝m bilimsel geli┼čmeler onlar─▒ yalanl─▒yor ve ger├žekleri birer birer y├╝zlerine vuruyordu.
20. yy. ile birlikte astronomi alan─▒nda ├žok b├╝y├╝k geli┼čmeler ya┼čanmaya ba┼čland─▒. ─░lk olarak 1922 y─▒l─▒nda Rus fizik├ži Alexandre Friedmann evrenin dura─čan bir yap─▒ya sahip olmad─▒─č─▒n─▒ ke┼čfetti. Einstein'in genel g├Ârecelik kuram─▒ndan yola ├ž─▒kan Friedmann, en ufak bir etkile┼čimin evrenin geni┼člemesine veya b├╝z├╝┼čmesine yol a├žaca─č─▒n─▒ hesaplad─▒. Bel├žika'n─▒n en ├╝nl├╝ g├Âk bilimcilerinden Georges Lemaitre ise bu hesab─▒n ├Ânemini fark eden ilk ki┼či oldu. Onun bu hesaplamalardan yapt─▒─č─▒ ├ž─▒kar─▒m, evrenin bir ba┼člang─▒c─▒ oldu─ču ve bu ba┼člang─▒├žtan itibaren s├╝rekli geni┼čledi─čiydi. Lemaitre'in s├Âyledi─či ├žok ├Ânemli bir ┼čey daha vard─▒: Ona g├Âre bu ba┼člang─▒├ž an─▒ndaki patlamadan arta kalan bir radyasyon olmal─▒yd─▒ ve bu saptanabilirdi. Lemaitre ilk ba┼člarda bilimsel ├ževrelerde ├žok b├╝y├╝k destek bulmayan bu a├ž─▒klamalar─▒n─▒n do─črulu─čundan emindi. Zaten evrenin geni┼čledi─čine dair ba┼čka kan─▒tlar da birer birer ortaya ├ž─▒k─▒yordu. Bu s─▒ralarda Edwin Hubble isimli Amerikal─▒ astronom kulland─▒─č─▒ dev teleskopla g├Âky├╝z├╝n├╝ incelerken y─▒ld─▒zlar─▒n, uzakl─▒klar─▒na ba─čl─▒ olarak k─▒z─▒l renge do─čru kayan bir ─▒┼č─▒k yayd─▒klar─▒n─▒ saptad─▒. Hubble, California Mount Wilson g├Âzlem evinde yapt─▒─č─▒ bu bulu┼čuyla sabit durum teorisini ortaya atan ve y─▒llard─▒r savunan t├╝m bilim adamlar─▒na da meydan okuyor, mevcut evren anlay─▒┼č─▒n─▒ temelden sars─▒yordu. Hubble'─▒n bu tespiti, g├Âzlemin yap─▒ld─▒─č─▒ noktaya do─čru hareket eden ─▒┼č─▒klar─▒n tayf─▒n─▒n mor y├Âne do─čru, g├Âzlemin yap─▒ld─▒─č─▒ noktadan uzakla┼čan ─▒┼č─▒klar─▒n tayf─▒n─▒n da k─▒z─▒l y├Âne do─čru kayd─▒─č─▒ fiziksel ger├že─čine dayan─▒yordu. Yani California Mount Wilson g├Âzlem evinden izlenen g├Âk cisimleri d├╝nyam─▒zdan uzakla┼čmaktayd─▒lar. Bu g├Âzlemlerin devam─▒ y─▒ld─▒z ve galaksilerin sadece bizden de─čil, birbirlerinden de uzakla┼čt─▒klar─▒n─▒ ortaya koyuyordu. T├╝m bu g├Âk cisimlerinin birbirlerinden uzakla┼čmalar─▒ evrenin geni┼člemekte oldu─čunu bir kez daha kan─▒tl─▒yordu. Bu geli┼čmelerle ilgili ilgin├ž bir saptamay─▒ David Filkin'in "Stephen Hawking's Universe" isimli kitab─▒ndan aktaral─▒m: "… Lemaitre iki y─▒la kalmadan ummaya cesaret edemedi─či bir haber ald─▒. Hubble galaksilerden gelen ─▒┼č─▒─č─▒n k─▒z─▒la do─čru kayd─▒klar─▒n─▒ g├Âzlemlemi┼čti ve Doppler etkisine g├Âre bu evrenin geni┼čledi─či demekti. Art─▒k yaln─▒zca bir zaman sorunuydu. Einstein zaten Hubble'─▒n ├žal─▒┼čmalar─▒yla ilgileniyordu ve Mount Wilson G├Âzlem evinde kendisini ziyaret etmek niyetindeydi. Lemaitre de ayn─▒ s─▒ralarda California Teknoloji Enstit├╝s├╝'nde bir konferans vermeyi ayarlad─▒ ve Einstein ile Hubble'─▒ birlikte bir k├Â┼čeye s─▒k─▒┼čt─▒rmay─▒ ba┼čard─▒. Kendisinin "ilk atom" kuram─▒n─▒ ad─▒m ad─▒m anlatarak t├╝m evrenin "d├╝n├╝ olmayan bir g├╝nde" yarat─▒ld─▒─č─▒n─▒ s├Âyledi. Gereken b├╝t├╝n matematik hesaplar─▒n─▒ yapm─▒┼čt─▒. Lemaitre s├Âz├╝n├╝ bitirdi─činde kulaklar─▒na inanamad─▒. Einstein aya─ča kalkm─▒┼č ve o anda duyduklar─▒n─▒n "o g├╝ne kadar dinledi─či en g├╝zel ve en tatmin edici yorum" oldu─čunu bildirmi┼č" ve "kozmolojik sabiti yaratman─▒n ya┼čam─▒n─▒n en b├╝y├╝k hatas─▒ oldu─čunu" itiraf etmi┼čti.1 ─░┼čte d├╝nyan─▒n gelmi┼č ge├žmi┼č en ├Ânemli bilim adam─▒ say─▒lan Einstein'─▒ aya─ča f─▒rlatan bu ger├žek evrenin bir ba┼člang─▒c─▒ oldu─ču ger├že─čiydi. Evrenin geni┼člemesiyle ilgili yap─▒lan g├Âzlemler artt─▒k├ža yeni iddialar da birbirini izliyordu. Bu ger├žekten yola ├ž─▒kan bilimadamlar─▒, Lemaitre'in de s├Âyledi─či gibi, zamanda geriye do─čru gittiklerinde s├╝rekli k├╝├ž├╝len, k├╝├ž├╝len ve sonunda bir nokta kadar kalan bir evren modeliyle kar┼č─▒ kar┼č─▒ya kald─▒lar. Matematiksel hesaplamalar, evrenin t├╝m maddesini i├žinde bar─▒nd─▒ran bu "tek nokta"n─▒n, korkun├ž ├žekim g├╝c├╝ nedeniyle "s─▒f─▒r hacme" sahip olaca─č─▒n─▒ g├Âsterdi. Evren, s─▒f─▒r hacme sahip bu noktan─▒n patlamas─▒yla ortaya ├ž─▒km─▒┼čt─▒ ve bu patlamaya "Big Bang" (B├╝y├╝k Patlama) ad─▒ verildi. Big Bang'in g├Âsterdi─či ├Ânemli bir ger├žek vard─▒: S─▒f─▒r hacim "yokluk" anlam─▒na geldi─čine g├Âre, evren "yok" iken "var" hale gelmi┼čti. Bu ise, evrenin bir ba┼člang─▒c─▒ oldu─ču anlam─▒na geliyor ve b├Âylece materyalizmin "evren sonsuzdan beri vard─▒r" varsay─▒m─▒n─▒ ge├žersiz k─▒l─▒yordu.
Evrenin b├╝y├╝k bir patlama sonras─▒nda olu┼čmaya ba┼člad─▒─č─▒ ger├že─činin kesinlik kazanmas─▒ ├╝zerine astrofizik├žiler ara┼čt─▒rmalar─▒n─▒ h─▒zland─▒rd─▒lar. George Gamov'a g├Âre evrenin bu patlama ile olu┼čmas─▒ durumunda, patlamadan arta kalan ve evrenin her yan─▒na e┼čit ┼čekilde da─č─▒lm─▒┼č bulunan bir radyasyonun olmas─▒ gerekiyordu. Bu varsay─▒m─▒ takip eden y─▒llarda t├╝m bilimsel bulu┼člar b├╝t├╝n├╝yle Big Bang'i do─črular ┼čekilde birbirini izledi. 1965 y─▒l─▒nda Arno Penzias ve Robert Wilson adl─▒ iki ara┼čt─▒rmac─▒ bu dalgalar─▒ bir rastlant─▒ sonucunda ke┼čfettiler. "Kozmik Fon Radyasyonu" ad─▒ verilen bu radyasyon, uzaydaki belli bir kaynaktan yay─▒lan herhangi bir radyasyondan farkl─▒yd─▒. Ola─čan├╝st├╝ bir e┼č y├Ânl├╝l├╝k sergiliyordu. Ba┼čka bir ifade ile yerel k├Âkenli de─čildi, yani belirli bir kayna─č─▒ yoktu, evrenin t├╝m├╝ne da─č─▒lm─▒┼č bir radyasyondu. B├Âylece uzun s├╝redir evrenin her yerinden e┼čit ├Âl├ž├╝de ─▒s─▒ dalgas─▒ ┼čeklinde tesbit edilen bu radyasyonun, Big Bang'in ilk d├Ânemlerinden kalma oldu─ču ortaya ├ž─▒kt─▒. ├ťstelik bu rakam bilim adamlar─▒n─▒n ├Ânceden ├Âng├Ârd├╝kleri rakama ├žok yak─▒nd─▒. Penzias ve Wilson, Big Bang'in bu ispat─▒n─▒ deneysel olarak ilk g├Âsteren ki┼čiler olduklar─▒ i├žin Nobel ├ľd├╝l├╝ kazand─▒lar. George Smoot ve NASA'daki ekibinin, Penzias ve Wilson'─▒n ├Âl├ž├╝mlerini do─črulamas─▒ uzaya g├Ânderilen COBE uydusu sayesinde, yaln─▒zca sekiz dakika s├╝rd├╝. Uyduda bulunan hassas taray─▒c─▒lar─▒n elde ettikleri sonu├žlar Big Bang i├žin yeni bir zaferi de beraberinde getiriyordu. Taray─▒c─▒lar Big Bang'in ilk anlar─▒ndaki s─▒cak ve yo─čun ortam─▒n kal─▒nt─▒lar─▒n─▒n ger├žekli─čini do─čruluyorlard─▒. COBE Big Bang'in do─črulu─čunu delilleriyle onaylam─▒┼čt─▒ ve bilim ├ževreleri bu a├ž─▒k ger├že─či kabul etmek durumundayd─▒lar. Bir ba┼čka delil ise uzaydaki hidrojen ve helyum gazlar─▒n─▒n miktar─▒n─▒n hesaplanmas─▒yla ortaya ├ž─▒kt─▒. Buna g├Âre evrendeki hidrojen-helyum gazlar─▒n─▒n oran─▒, Big Bang'den arta kalan hidrojen-helyum oran─▒n─▒n teorik olarak hesaplanan miktar─▒yla b├╝y├╝k bir benzerlik g├Âsteriyordu. Bu delillerin ortaya ├ž─▒kmas─▒, Big Bang'in bilim d├╝nyas─▒nda kesin kabul g├Ârmesiyle sonu├žland─▒. ├ťnl├╝ bilim dergisi Scientific American, 1994 y─▒l─▒n─▒n Ekim ay─▒ say─▒s─▒nda "Big Bang modeli y├╝zy─▒l─▒m─▒z─▒n kabul g├Ârm├╝┼č tek modeli" diyordu. Uzun y─▒llar boyunca "sonsuz evren" fikrini savunan isimlerden de itiraflar birer birer geliyordu. Fred Hoyle ile birlikte uzun y─▒llar sabit durum teorisini savunan Dennis Sciama, Big Bang ger├že─či kar┼č─▒s─▒nda d├╝┼čt├╝kleri i├žler ac─▒s─▒ durumu ┼č├Âyle anlat─▒r: Sabit durum teorisini savunanlarla, onu test eden ve bence onu ├ž├╝r├╝tmeyi uman g├Âzlemciler aras─▒nda, bir d├Ânem ├žok sert ├žeki┼čme vard─▒. Bu d├Ânemde ben de bir rol ├╝stlenmi┼čtim. ├ç├╝nk├╝ ger├žekli─čine inand─▒─č─▒m i├žin de─čil, ger├žek olmas─▒n─▒ istedi─čim i├žin 'sabit durum' teorisini savunuyordum. Teorinin ge├žersizli─čini savunan kan─▒tlar ortaya ├ž─▒kmaya ba┼člad─▒k├ža Fred Hoyle bu kan─▒tlar─▒ kar┼č─▒lamada lider rol ├╝stlenmi┼čti. Ben de yan─▒nda yer alm─▒┼č, bu d├╝┼čmanca kan─▒tlara nas─▒l cevap verilebilece─či konusunda fikir y├╝r├╝t├╝yordum. Ama kan─▒tlar biriktik├že art─▒k oyunun bitti─či ve sabit durum teorisinin bir kenara b─▒rak─▒lmas─▒ ger├že─či ortaya ├ž─▒k─▒yordu.2
Geli┼čen bilimin ortaya ├ž─▒kard─▒─č─▒ t├╝m delillerle birlikte "sonsuz evren" kavram─▒ da tarihe kar─▒┼čm─▒┼č oluyordu. Bunun arkas─▒ndan ise daha ├Ânemli sorular ortaya ├ž─▒k─▒yordu. Bu b├╝y├╝k patlamadan ├Ânce ne vard─▒? "Yok" olan evreni "var" hale getiren g├╝├ž neydi? B├╝y├╝k patlama ├Âncesinde ne oldu─ču sorusuna verilecek tek bir cevap vard─▒r. Bu da elbette ki yerleri ve g├Âkleri b├╝y├╝k bir d├╝zen i├žinde yaratan, ├╝st├╝n g├╝├ž ve kudret sahibi Allah't─▒r. Pek ├žok bilimadam─▒, inan├žl─▒ olsun ya da olmas─▒n, bu ger├že─či kabul etmek zorundad─▒r. Bilimsel platformlarda bu ger├že─či kabul etmeseler bile, c├╝mleleri aras─▒na s─▒k─▒┼čan itiraflar─▒ onlar─▒ ele vermektedir. ├ťnl├╝ ateist felsefeci An.thony Flew itiraflarda bulunman─▒n insan ruhuna iyi geldi─čini s├Âyleyip, konu┼čmas─▒na ┼č├Âyle devam eder: ─░tiraflarda bulunman─▒n insan ruhuna iyi geldi─čini s├Âylerler. Ben de bir itirafta bulunaca─č─▒m: Big Bang modeli, bir ateist a├ž─▒s─▒ndan olduk├ža s─▒k─▒nt─▒ vericidir. ├ç├╝nk├╝ bilim, dini kaynaklar taraf─▒ndan savunulan bir iddiay─▒ ispat etmi┼čtir: Evrenin bir ba┼člang─▒c─▒ oldu─ču iddias─▒n─▒. Ben hala ateizme inan─▒yorum, ama bunu Big Bang kar┼č─▒s─▒nda savunman─▒n pek kolay ve rahat bir durum olmad─▒─č─▒n─▒ itiraf etmeliyim.3 ─░ngiliz materyalist fizik├ži H. P. Lipson gibi baz─▒ bilim adamlar─▒ ise Big Bang teorisini ister istemez kabul etmek zorunda olduklar─▒n─▒ itiraf eder: Bence, bu noktadan daha da ileri gitmek ve tek kabul edilebilir a├ž─▒klaman─▒n yarat─▒l─▒┼č oldu─čunu onaylamak zorunday─▒z. Bunun ben dahil ├žo─ču fizik├ži i├žin son derece itici oldu─čunun fark─▒nday─▒m, ama e─čer deneysel kan─▒tlar bir teoriyi destekliyorsa, bu teoriyi s─▒rf ho┼čumuza gitmedi─či i├žin reddetmemeliyiz.4 Sonu├ž olarak bilim, materyalist bilim adamlar─▒n─▒n ├Ân├╝ne isteseler de istemeseler de tek bir ger├že─či koymaktad─▒r: Madde ve zaman, sonsuz g├╝├ž sahibi olan, g├Âkleri, yeri ve ikisi aras─▒ndakileri kusursuzca var eden bir Yarat─▒c─▒, her ┼čeye kadir olan Allah taraf─▒ndan yarat─▒lm─▒┼čt─▒r. Allah, yedi g├Â─č├╝ ve yerden de onlar─▒n benzerini yaratt─▒. Emir, bunlar─▒n aras─▒nda durmadan iner; sizin ger├žekten Allah'─▒n her ┼čeye g├╝├ž yetirdi─čini ve ger├žekten Allah'─▒n ilmiyle her ┼čeyi ku┼čatt─▒─č─▒n─▒ bilmeniz, ├Â─črenmeniz i├žin. (Talak Suresi, 12)
Kuran'─▒n ─░┼čaretleri Big Bang modeli, insanl─▒─č─▒n evreni tan─▒mas─▒na yard─▒mc─▒ olurken, ├žok ├Ânemli bir i┼člev daha ger├žekle┼čtirmi┼čtir. ├ľnceki sayfalarda s├Âzlerini aktard─▒─č─▒m─▒z ateist felsefeci Anthony Flew'un ifadesiyle, Big Bang ile birlikte "bilim, dini kaynaklar taraf─▒ndan savunulan bir iddiay─▒ ispat etmi┼čtir." Dini kaynaklar taraf─▒ndan savunulan bu ger├žek, "evrenin yoktan yarat─▒ld─▒─č─▒ ger├že─či"dir. Bu, bilimin ke┼čfinden binlerce y─▒l ├Ânce, Allah'─▒n insanlara yol g├Âsterici olarak indirdi─či mukaddes kitaplarda bildirilmi┼čtir. Tevrat, ─░ncil ve Kuran gibi ─░lahi kitaplar─▒n her birinde, evrenin ve t├╝m maddenin Allah taraf─▒ndan yoktan yarat─▒ld─▒─č─▒ haber verilmi┼čtir. Bu ─░lahi kaynaklar─▒n i├žinde tahrifata u─čramam─▒┼č yegane kitap olan Kuran'da ise, hem evrenin yoktan yarat─▒l─▒┼č─▒, hem de bu yarat─▒l─▒┼č─▒n bi├žimi konusunda bilgiler verilmektedir. 14 as─▒r ├Ânce vahyedilmi┼č olan bu bilgiler 20. y├╝zy─▒l biliminin bulgular─▒yla tamaman paraleldir. ├ľncelikle evrenin "yok" iken "var" hale geldi─či, Kuran'da ┼č├Âyle haber verilir: O (Allah) g├Âkleri ve yeri bir ├Ârnek edinmeksizin yaratand─▒r... (Enam Suresi, 101) G├╝n├╝m├╝zden tam 14 as─▒r ├Ânce insanlar─▒n evrenle ilgili bilgilerinin son derece k─▒s─▒tl─▒ oldu─ču zamanlarda yine Kuran'da bildirilen bir ba┼čka ger├žek de, ayn─▒ Big Bang teorisinin ortaya koydu─ču gibi, t├╝m evrenin, ├žok k├╝├ž├╝k bir hacimde bir arada iken ayr─▒l─▒p geni┼člemesiyle ortaya ├ž─▒km─▒┼č oldu─čudur: O inkar edenler g├Ârm├╝yorlar m─▒ ki (ba┼člang─▒├žta) g├Âklerle yer birbiriyle biti┼čikken, biz onlar─▒ ay─▒rd─▒k ve her canl─▒ ┼čeyi sudan yaratt─▒k. Yine de onlar inanmayacaklar m─▒? (Enbiya Suresi, 30) ├ťstteki ayetin Arap├ža orijinalinde ├žok ├Ânemli bir kelime se├žimi vard─▒r. Ayetin "birbiriyle biti┼čik" olarak terc├╝me edilen "ratk" kelimesi, Arap├ža s├Âzl├╝klerde "birbiriyle i├ž i├že, ayr─▒lmaz durumda, kayna┼čm─▒┼č" anlamlar─▒na gelir. Yani tam bir b├╝t├╝n olu┼čturan iki madde i├žin kullan─▒l─▒r. Ayetteki "ay─▒rd─▒k" ifadesi ise Arap├ža "fatk" fiilidir ki, bu fiil ratk halindeki bir nesnenin yar─▒p, par├žalay─▒p d─▒┼čar─▒ ├ž─▒kmas─▒ anlam─▒na gelir. ├ľrne─čin tohumun filizlenerek topraktan d─▒┼čar─▒ ├ž─▒kmas─▒ bu fiille ifade edilir. Bu bilgiyle ayete tekrar bakal─▒m. Ayette g├Âklerle yerin ratk durumunda oldu─čundan bahsedilmektedir. Ard─▒ndan bu ikisi fatk fiili ile ayr─▒lm─▒┼člard─▒r. Yani biri di─čerini yararak d─▒┼čar─▒ ├ž─▒km─▒┼čt─▒r. Ger├žekten de Big Bang'in ilk an─▒n─▒ hat─▒rlad─▒─č─▒m─▒zda, kozmik yumurta denilen noktan─▒n evrenin t├╝m maddesini i├žerdi─čini g├Âr├╝r├╝z. Yani her ┼čey, bir ba┼čka deyi┼čle t├╝m "g├Âkler ve yer" bu noktan─▒n i├žinde, ratk halindedirler. Ard─▒ndan bu kozmik yumurta ┼čiddetle patlam─▒┼č, bu yolla maddeler fatk olmu┼č, yani yumurtay─▒ yar─▒p d─▒┼čar─▒ ├ž─▒karak t├╝m evreni olu┼čturmu┼člard─▒r. Kuran'da bildirilen bir ba┼čka ger├žek ise, bilim taraf─▒ndan ancak 1920'lerin sonunda fark edilen evrenin geni┼člemesi ger├že─čidir. Yukar─▒da bahsetti─čimiz gibi Hubble'─▒n, y─▒ld─▒zlar─▒n ─▒┼č─▒k tayflar─▒n─▒n k─▒z─▒la kaymas─▒n─▒ fark etmesiyle ilk kez ortaya ├ž─▒kan bu ger├žek, Kuran'da ┼č├Âyle bildirilir: Biz g├Â─č├╝ 'b├╝y├╝k bir kudretle' bina ettik ve ┼č├╝phesiz Biz, (onu) geni┼čleticiyiz. (Zariyat Suresi, 47) K─▒sacas─▒ modern bilimin bulgular─▒ bir yandan materyalist dogmay─▒ ge├žersiz k─▒larken, ├Âte yandan da Kuran ayetleri ile haber verilen ger├žekleri bir kez daha tasdik etmektedir. ├ç├╝nk├╝ evren materyalistlerin sand─▒─č─▒ gibi, maddenin i├žindeki birtak─▒m tesad├╝fler ile de─čil, Allah'─▒n yaratmas─▒yla var olmu┼čtur ve Allah'tan gelen bilgi, ku┼čkusuz evrenin k├Âkeni hakk─▒ndaki en do─čru bilgidir.
Maddenin An An Yarat─▒l─▒┼č─▒ Big Bang teorisinin de bir kez daha ortaya koydu─ču gibi, Allah evreni yokluktan var etmi┼čtir. Bu b├╝y├╝k patlama, her y├Ân├╝yle insan─▒ d├╝┼č├╝nd├╝ren, tesad├╝flerle izah edilemeyecek ince hesaplar ve detaylarla doludur. Patlaman─▒n her an─▒ndaki s─▒cakl─▒k, atom par├žac─▒klar─▒n─▒n say─▒s─▒, o anda devreye giren kuvvetler ve bu kuvvetlerin ┼čiddetleri ├žok hassas de─čerlere sahip olmal─▒d─▒r. Bu de─čerlerin birinin bile sa─članamamas─▒ durumunda, bug├╝n i├žinde ya┼čad─▒─č─▒m─▒z evren var olamazd─▒. Kastetti─čimiz de─čerlerin herhangi birinin matematiksel olarak "0"a yak─▒n bir miktarda dahi de─či┼čmesi, bu sonu haz─▒rlamaya yeterlidir. K─▒sacas─▒ evren ve onun yap─▒ ta┼č─▒ olan atomlar B├╝y├╝k Patlama an─▒ndan hemen sonra Allah'─▒n yaratt─▒─č─▒ bu dengeler sayesinde yoktan var olmaya ba┼člam─▒┼čt─▒r. Bilim adamlar─▒ bu olu┼čum s─▒ras─▒nda meydana gelen olaylar─▒n m├╝kemmel zamanlamalar─▒n─▒ ve bu zamanlamalarda devrede olan fizik kurallar─▒n─▒n d├╝zenini anlamak i├žin say─▒s─▒z ├žal─▒┼čmalar yapm─▒┼člard─▒r. Bug├╝n art─▒k bu konuda ├žal─▒┼čma yapan t├╝m bilimadamlar─▒n─▒n kabul etti─či ger├žekler ┼čunlard─▒r: "0" an─▒: Ne maddenin, ne de zaman─▒n var olmad─▒─č─▒ ve patlaman─▒n ger├žekle┼čti─či bu "an", fizikte t (zaman) = 0 an─▒ olarak kabul edilmektedir. Yani t=0 an─▒nda hi├žbir ┼čey yoktur. Yarat─▒lman─▒n ba┼člad─▒─č─▒ bu "an"dan ├Ânceyi tarif edebilmek i├žin, o anda var olan fizik kurallar─▒n─▒ bilmemiz gerekir. ├ç├╝nk├╝ ┼ču an var olan fizik kanunlar─▒ patlaman─▒n ilk anlar─▒nda ge├žerli de─čildir. Fizi─čin tan─▒mlayabildi─či olaylar en k├╝├ž├╝k zaman birimi olan 10-43 saniyeden itibaren ba┼člar. Bu, insan akl─▒n─▒n asla kavrayamayaca─č─▒ bir zaman dilimidir. Peki acaba, hayal bile edemedi─čimiz, bu k├╝├ž├╝k zaman aral─▒─č─▒nda neler olmu┼čtur? Fizik├žiler bu anda meydana gelen olaylar─▒ t├╝m detaylar─▒yla a├ž─▒klayabilecek bir teoriyi ┼ču ana kadar geli┼čtirememi┼člerdir.5 ├ç├╝nk├╝ bilim adamlar─▒n─▒n ellerinde hesap yapabilmeleri i├žin gereken malzeme yoktur. Matematik ve fizik kurallar─▒n─▒n tan─▒mlar─▒ bu s─▒n─▒rda t─▒kan─▒p kalm─▒┼čt─▒r. Yani her bir detay─▒ ├žok hassas dengeler ├╝zerine kurulmu┼č bu patlaman─▒n ├Âncesi de, bu ilk anlar─▒ da fizi─čin ve insan─▒n kavrama g├╝c├╝n├╝n ├Âtesinde bir yarat─▒l─▒┼ča sahiptir... Zaman─▒n olmad─▒─č─▒ bir andan ba┼člayan bu yarat─▒l─▒┼č─▒ an an madde evreninin ve fizik kurallar─▒n─▒n ortaya ├ž─▒kmas─▒n─▒ sa─člam─▒┼čt─▒r. ┼×imdi bu patlamada ├žok k─▒sa s├╝re i├žerisinde b├╝y├╝k bir hassasiyetle meydana gelen olaylara bir g├Âz atal─▒m: Yukar─▒da da belirtti─čimiz gibi fizikte her ┼čey 10-43 saniye sonras─▒ndan itibaren hesaplanabilir ve ancak bu andan sonra enerji ve zaman tarif edilebilir. Yarat─▒l─▒┼č─▒n bu an─▒nda, s─▒cakl─▒k de─čeri 1032 (100.000.000.000.000.000.-000.000.000.000.000) derecedir. Bir k─▒yaslama yapacak olursak, g├╝ne┼čin s─▒cakl─▒k derecesi milyonlarla (108), g├╝ne┼čten ├žok b├╝y├╝k y─▒ld─▒zlar─▒n s─▒cakl─▒─č─▒ ise ancak milyarlarla (1011) ifade edilir. ┼×u an tespit edebildi─čimiz en y├╝ksek s─▒cakl─▒k milyar derecelerle s─▒n─▒rl─▒yken, 10-43 an─▒ndaki s─▒cakl─▒─č─▒n ne derece y├╝ksek oldu─ču konusunda bir k─▒yas yapabilmek m├╝mk├╝nd├╝r. 10-43 saniyelik bu d├Ânemden bir a┼čama ileri gidip saniyenin 10-37 oldu─ču zamana geliriz. Bu iki s├╝re aras─▒ndaki aral─▒k bir-iki saniye gibi bir an de─čildir. Saniyenin katrilyon kere katrilyonda biri kadar bir zaman aral─▒─č─▒ndan bahsedilmektedir. S─▒cakl─▒k yine ola─čan├╝st├╝ y├╝ksek olup 1029 (100.000.000.-000.000.000.000.000.000.000)°C de─čerindedir. Bu a┼čamada hen├╝z atomlar yarat─▒lmam─▒┼čt─▒r.6 Bir ad─▒m daha at─▒p 10-2 saniyelik d├Âneme giriyoruz. Bu aral─▒k, bir saniyenin y├╝zde birini ifade etmektedir. Bu zaman dilimi i├žinde s─▒cakl─▒k 100 milyar derecedir. Bu d├Ânemde "ilk evren" ┼čekillenmeye ba┼člam─▒┼čt─▒r. Daha atom ├žekirde─čini olu┼čturan proton ve n├Âtron gibi par├žac─▒klar g├Âr├╝n├╝rde yoktur. Ortada sadece elektron ve onun z─▒tt─▒ olan pozitron (anti-elektron) vard─▒r. ├ç├╝nk├╝ evrenin o anki s─▒cakl─▒─č─▒ ve h─▒z─▒ sadece bu par├žac─▒klar─▒n olu┼čmas─▒na izin verir. Yoklu─čun ard─▒ndan patlama ger├žekle┼čeli daha 1 saniye bile ge├žmeden, elektron ve pozitronlar olu┼čmu┼čtur. Bu andan sonra olu┼čacak her atom par├žac─▒─č─▒n─▒n hangi anda ortaya ├ž─▒kaca─č─▒ ├žok ├Ânemlidir. ├ç├╝nk├╝ ┼ču andaki fizik kurallar─▒n─▒n ortaya ├ž─▒kmas─▒ i├žin her par├žac─▒k ├Âzel bir anda ortaya ├ž─▒kmak zorundad─▒r. Hangi par├žan─▒n ├Ânce olu┼čaca─č─▒ ├žok b├╝y├╝k bir ├Ânem ta┼č─▒maktad─▒r. Bu s─▒ralama ya da zamanlamadaki en ufak bir oynama sonucunda, evrenin bug├╝nk├╝ haline gelmesi m├╝mk├╝n olmazd─▒. ┼×imdi burada durup biraz d├╝┼č├╝nelim. B├╝y├╝k Patlama teorisi, evreni olu┼čturan t├╝m maddenin yokluktan ortaya ├ž─▒kt─▒─č─▒n─▒ g├Âstermesiyle Allah'─▒n varl─▒─č─▒n─▒n bir delilini ortaya koymu┼č oldu. Ancak bununla kalmad─▒, B├╝y├╝k Patlama'n─▒n ard─▒ndan hen├╝z 1 saniye bile ge├žmeden atomun yap─▒ta┼člar─▒n─▒n da yoktan var oldu─čunu g├Âsterdi. Bu par├žac─▒klar─▒n sahip oldu─ču inan─▒lmaz denge ve d├╝zene dikkat etmek gerekir. ─░lerleyen sayfalarda daha detayl─▒ anlataca─č─▒m─▒z bu dengeler sayesinde evren bug├╝nk├╝ durumundad─▒r ve yine bu dengeler sayesinde bizler ya┼čam─▒m─▒z─▒ rahat├ža s├╝rd├╝rebiliriz. K─▒sacas─▒, b├╝y├╝k bir karma┼ča ve d├╝zensizlik yaratmas─▒ beklenebilecek bir patlaman─▒n ard─▒ndan m├╝kemmel bir d├╝zen, bizlerin "fizik kurallar─▒" olarak adland─▒rd─▒─č─▒ de─či┼čmeyen kanunlar ortaya ├ž─▒km─▒┼čt─▒r. Bu ise, B├╝y├╝k Patlama da dahil evrenin yarat─▒l─▒┼č─▒ndan itibaren her an─▒n kusursuzca tasarland─▒─č─▒n─▒ bizlere kan─▒tlamaktad─▒r. ┼×imdi kald─▒─č─▒m─▒z yerden geli┼čmeleri izlemeye devam edelim. Bir a┼čama sonra, 10-1 saniye kadar bir zaman─▒n ge├žti─či bir ana geliriz. Bu s─▒rada s─▒cakl─▒k 30 milyar derecedir. t=0 an─▒ndan bu d├Âneme gelene kadar hen├╝z 1 saniye bile ge├žmemi┼čtir. Ancak atomun di─čer par├žac─▒klar─▒ olan n├Âtron ve protonlar art─▒k belirmeye ba┼člam─▒┼čt─▒r. Daha sonraki b├Âl├╝mlerde kusursuz yap─▒lar─▒n─▒ inceleyece─činiz n├Âtron ve protonlar, i┼čte bu ┼čekilde yokluktan "an"dan bile k─▒sa bir s├╝re i├žerisinde yarat─▒lm─▒┼člard─▒r. Patlamadan sonraki 1. saniyeye gelelim. Bu d├Ânemdeki k├╝tlesel yo─čunlu─čun derecesine bakt─▒─č─▒m─▒zda, yine ola─čan├╝st├╝ b├╝y├╝k bir rakamla kar┼č─▒ kar┼č─▒ya oldu─čumuzu g├Âr├╝r├╝z. Yap─▒lan hesaplamalara g├Âre bu d├Ânemdeki mevcut k├╝tlenin yo─čunluk de─čeri, litre ba┼č─▒na 3.8 milyar kilogramd─▒r. Milyar kilogram olarak ifade edilen bu rakam─▒, aritmetik olarak tespit edebilmek ve bu rakam─▒ ka─č─▒t ├╝zerinde g├Âstermek kolayd─▒r. Ancak, bu de─čeri tam olarak kavrayabilmek m├╝mk├╝n de─čildir. Bu rakam─▒n b├╝y├╝kl├╝─č├╝n├╝ daha kolay ifade edebilmek i├žin ├žok basit bir ├Ârnek verecek olursak; "Himalayalardaki Everest tepesi bu yo─čunlu─ča sahip olsayd─▒, kazanaca─č─▒ ├žekim kuvveti ile d├╝nyam─▒z─▒ bir anda yutabilirdi" diyebiliriz.7 Bir sonraki zaman diliminin en belirgin ├Âzelli─či ise s─▒cakl─▒─č─▒n olduk├ža d├╝┼č├╝k bir de─čere ula┼čm─▒┼č olmas─▒d─▒r. Evren art─▒k yakla┼č─▒k 14 saniyelik bir ├Âmre sahiptir ve s─▒cakl─▒k da 3 milyar derecedir ve ├žok m├╝thi┼č bir h─▒zla geni┼člemeye devam etmektedir. Hidrojen ve helyum ├žekirdekleri gibi kararl─▒ atom ├žekirdeklerinin olu┼čmaya ba┼člad─▒─č─▒ d├Ânem de i┼čte bu d├Ânemdir. Yani bir proton ile bir n├Âtron ilk defa yan yana durabilecekleri bir ortam bulmu┼člard─▒r. K├╝tleleri var ile yok aras─▒ olan bu iki par├žac─▒k ola─čan├╝st├╝ bir ├žekim olu┼čturarak, o m├╝thi┼č yay─▒lma h─▒z─▒na kar┼č─▒ koymaya ba┼člam─▒┼člard─▒r. Ortada son derece bilin├žli, kontroll├╝ bir gidi┼č oldu─ču bellidir. ─░nan─▒lmaz bir patlaman─▒n ard─▒ndan, b├╝y├╝k bir denge, hassas bir d├╝zen olu┼čmaktad─▒r. Protonlar ve n├Âtronlar bir araya gelmeye, maddenin yap─▒ ta┼č─▒ olan atomu olu┼čturmaya ba┼člam─▒┼člard─▒r. Oysa bu par├žac─▒klar─▒n, maddeyi olu┼čturabilmek i├žin gerekli hassas dengeleri sa─člayabilecek bir g├╝ce ve bilince sahip olmalar─▒ elbette ki m├╝mk├╝n de─čildir. Bu olu┼čumu takip eden d├Ânemde, evrenin s─▒cakl─▒─č─▒ 1 milyar dereceye d├╝┼čm├╝┼čt├╝r. Bu s─▒cakl─▒k g├╝ne┼čimizin merkez s─▒cakl─▒─č─▒n─▒n 60 kat─▒d─▒r. ─░lk d├Ânemden bu d├Âneme kadar ge├žen s├╝re sadece 3 dakika 2 saniyedir. Art─▒k foton, proton, anti-proton, n├Âtrino ve anti-n├Âtrino gibi atom alt─▒ par├žac─▒klar ├žo─čunluktad─▒r. Bu d├Ânemde var olan t├╝m par├žac─▒klar─▒n say─▒lar─▒ ve birbirleri ile olan etkile┼čimleri ├žok kritiktir. ├ľyle ki, herhangi bir par├žac─▒─č─▒n say─▒s─▒ndaki en ufak bir farkl─▒l─▒k, bunlar─▒n belirledi─či enerji d├╝zeyini bozacak ve enerjinin maddeye d├Ân├╝┼čmesini engelleyecektir. ├ľrne─čin elektron ve pozitronlar─▒ ele alal─▒m: Elektron ve pozitron bir araya geldi─činde enerji a├ž─▒─ča ├ž─▒kar. Bu sebeple ikisinin de say─▒lar─▒ ├žok ├Ânemlidir. Diyelim ki 10 birim elektron ve 8 birim pozitron kar┼č─▒ kar┼č─▒ya geliyor. Bu durumda, 10 birim elektronun 8 birimi, yine 8 birim pozitronla etkile┼čime girer ve b├Âylece enerji a├ž─▒─ča ├ž─▒kar. Sonu├žta, 2 birim elektron serbest kal─▒r. Elektron, evrenin yap─▒ ta┼č─▒ olan atomu olu┼čturan par├žac─▒klardan biri oldu─čundan, evrenin var olabilmesi i├žin bu d├Ânemde gerekli miktarda elektron olmas─▒ ┼čartt─▒r. Az ├Ânceki ├Ârnek ├╝zerinde d├╝┼č├╝nmeye devam edersek, kar┼č─▒ kar┼č─▒ya gelen elektron ve pozitronlardan, e─čer pozitronlar─▒n say─▒s─▒ daha fazla olsayd─▒, sonu├žta a├ž─▒─ča ├ž─▒kan enerjiden elektron yerine pozitronlar arta kalacak ve madde evreni asla olu┼čamayacakt─▒. Pozitron ve elektronlar─▒n say─▒s─▒ e┼čit olsayd─▒, bu kez de ortaya sadece enerji ├ž─▒kacak, maddesel evrene dair hi├žbir ┼čey olu┼čmayacakt─▒. Oysa elektron say─▒s─▒ndaki bu fazlal─▒k, sonradan evrendeki protonlar─▒n say─▒s─▒na e┼čit olacak ┼čekilde ├žok hassas bir ├Âl├ž├╝yle ayarlanm─▒┼čt─▒r. ├ç├╝nk├╝ daha sonradan olu┼čacak olan atomda, elektron ve proton say─▒lar─▒ birbirine e┼čit olacakt─▒r. ─░┼čte, B├╝y├╝k Patlama'dan sonra ortaya ├ž─▒kan par├žac─▒klar─▒n say─▒s─▒ bu kadar ince bir hesapla belirlenmi┼č ve sonu├žta madde evreni olu┼čabilmi┼čtir. Prof. Dr. Steven Weinberg bu par├žac─▒klar aras─▒ndaki etkile┼čimin ne derece kritik oldu─čunu ┼ču s├Âzleriyle vurgulamaktad─▒r: Evrende ilk birka├ž dakikada ger├žekten de kesin olarak e┼čit say─▒da par├žac─▒k ve kar┼č─▒t par├žac─▒k olu┼čmu┼č olsayd─▒, s─▒cakl─▒k 1.000.000.000 derecenin alt─▒na d├╝┼čt├╝─č├╝nde, bunlar─▒n t├╝m├╝ yok olur ve ─▒┼č─▒n─▒m d─▒┼č─▒nda hi├žbir ┼čey kalmazd─▒. Bu olas─▒l─▒─ča kar┼č─▒ ├žok iyi bir kan─▒t vard─▒r: Var olmam─▒z. Par├žac─▒k ve kar┼č─▒ par├žac─▒klar─▒n yok olmas─▒n─▒n ard─▒ndan ┼čimdiki evrenin maddesini sa─člamak ├╝zere geriye bir ┼čeylerin kalabilmesi i├žin, pozitronlardan biraz daha ├žok elektron, kar┼č─▒ protonlardan biraz daha ├žok proton ve kar┼č─▒ n├Âtronlardan biraz daha ├žok n├Âtron var olmal─▒yd─▒.8 ─░lk d├Ânemden bu yana toplam 34 dakika 40 saniye ge├žmi┼čtir. Evrenimiz art─▒k yar─▒m saat ya┼č─▒ndad─▒r. S─▒cakl─▒k milyar derecelerden d├╝┼čm├╝┼č, 300 milyon dereceye ula┼čm─▒┼čt─▒r. Elektronlarla pozitronlar birbirleriyle ├žarp─▒┼čarak enerji a├ž─▒─ča ├ž─▒karmay─▒ s├╝rd├╝r├╝rler. Art─▒k atomu olu┼čturacak olan par├žac─▒klar─▒n say─▒lar─▒, madde evreninin olu┼čmas─▒na imkan sa─člayacak ┼čekilde dengelenmi┼čtir. Patlaman─▒n h─▒z─▒n─▒n nispeten yava┼člamas─▒yla birlikte neredeyse k├╝tlesi dahi olmayan bu par├žac─▒klar birbirlerinin etkisine girmeye ba┼člarlar. ─░lk hidrojen atomu, bir elektronun bir protonun y├Âr├╝ngesine girmesiyle olu┼čur. Bu olu┼čumla birlikte evrende g├Ârece─čimiz temel kuvvetlerle tan─▒┼čm─▒┼č oluruz. ─░nsan kavray─▒┼č─▒n─▒n ├žok ├╝st├╝nde bir tasar─▒m ├╝r├╝n├╝ olan ve yap─▒lar─▒ ├žok hassas dengeler ├╝zerine oturan bu par├žac─▒klar─▒n tesad├╝fler sonucu bir araya gelip, ├╝stelik de hepsinin ayn─▒ davran─▒┼čta bulunmalar─▒ ku┼čkusuz imkans─▒zd─▒r. Bu kusursuzluk, ├╝zerinde ara┼čt─▒rma yapan herkesi ├žok ├Ânemli bir ger├že─če g├Ât├╝r├╝r. Ortada ├╝st├╝n bir "yarat─▒l─▒┼č" ve bu yarat─▒l─▒┼č─▒n her an─▒nda e┼čsiz bir kontrol vard─▒r. ├ç├╝nk├╝ patlama sonras─▒nda meydana gelen her par├žac─▒─č─▒n belirli bir zamanda, belirli bir ─▒s─▒da ve belirli bir h─▒zla olu┼čmalar─▒ gerekir. ├ľyleki bu haliyle, adeta kurulmu┼č bir saat gibi ├žal─▒┼čan bu sistem, ├žal─▒┼čmaya ba┼člamadan ├Ânce bu ince ayarlar─▒yla birlikte programlanm─▒┼čt─▒r. Yani b├╝y├╝k patlama ve onun sonucunda ortaya ├ž─▒kan kusursuz evren, patlama ba┼člamadan ├Ânce tasarlanm─▒┼č ve daha sonra harekete ge├žirilmi┼čtir. Evreni d├╝zenleyen, tasarlayan ve kontrol eden bu irade, elbette ki her ┼čeyin yarat─▒c─▒s─▒ olan Allah't─▒r. Bu tasar─▒m yaln─▒zca atomda de─čil, evrenin b├╝y├╝k k├╝├ž├╝k her k├╝tlesinde g├Âzlemlenebilir. Ba┼člang─▒├žta birbirinden ─▒┼č─▒k h─▒z─▒yla kopup uzakla┼čan bu par├žac─▒klardan yaln─▒zca hidrojen atomlar─▒ olu┼čmakla kalmam─▒┼č, bug├╝nk├╝ evrenin i├žerdi─či b├╝t├╝n muazzam sistemler, di─čer atomlar, molek├╝ller, gezegenler, g├╝ne┼čler, g├╝ne┼č sistemleri, galaksiler, kuasarlar, vs. muhte┼čem bir plan, ├Âl├ž├╝ ve denge i├žinde s─▒rayla meydana gelmi┼člerdir. Sadece bir atomun olu┼čmas─▒ i├žin gereken par├žac─▒klar─▒n ┼čans eseri bir araya gelmeleri, hassas dengeleri olu┼čturmalar─▒ dahi imkans─▒zken, gezegenlerin, galaksilerin, k─▒sacas─▒ evrendeki i┼čleyi┼či sa─člayan t├╝m sistemlerin hepsinin teker teker ┼čans eseri olu┼čup dengelere kavu┼čtu─čunu iddia etmek tamamen ak─▒l ve mant─▒k d─▒┼č─▒ olur. Bu e┼čsiz tasar─▒m─▒ yapan irade t├╝m evrenin Yarat─▒c─▒s─▒ olan Allah't─▒r. Olu┼čumu tek ba┼č─▒na bir mucize olan hidrojen atomunu di─čer atomlar─▒n olu┼čmas─▒ takip etmi┼čtir. Ancak, burada hemen akla "di─čer atomlar neye g├Âre olu┼čtu, ni├žin t├╝m proton ve n├Âtronlar sadece hidrojen atomunu olu┼čturmad─▒lar, par├žac─▒klar hangi atomdan ne kadar olu┼čturacaklar─▒na nas─▒l karar verdiler?..." gibi sorular gelmektedir. Bu sorular─▒n cevab─▒ bizi yine ayn─▒ sonuca g├Ât├╝rmektedir: Hidrojenin ve onu takip eden t├╝m atomlar─▒n ortaya ├ž─▒k─▒┼č─▒nda b├╝y├╝k bir kudret, kontrol ve tasar─▒m vard─▒r. Bu kontrol ve tasar─▒m insan akl─▒n─▒n s─▒n─▒rlar─▒n─▒ zorlayan, ortada a├ž─▒k bir "yarat─▒l─▒┼č" oldu─čunu g├Âsteren ├Âzelliktedir. B├╝y├╝k Patlama ile ortaya ├ž─▒kan fizik kurallar─▒, aradan ge├žen yakla┼č─▒k 17 milyar y─▒ll─▒k zamanda herhangi bir de─či┼čikli─če u─čramam─▒┼čt─▒r. ├ťstelik bu kurallar ├Âyle ince hesaplar neticesinde var edilmi┼člerdir ki, bug├╝nk├╝ de─čerlerinden milimetrik sapmalar bile t├╝m evrendeki yap─▒y─▒ ve d├╝zeni alt ├╝st edebilecek sonu├žlar do─čurabilir. Bu noktada ├╝nl├╝ fizik├ži Prof. Stephen Hawking'in konuyla ilgili s├Âzleri ilgi ├žekicidir. Hawking, anlat─▒lan olaylar─▒n asl─▒nda kavrayabildi─čimizden ├žok daha ince hesaplar ├╝zerine kuruldu─čunu ┼č├Âyle a├ž─▒klamaktad─▒r: E─čer Big Bang'ten bir saniye sonra geni┼čleme oran─▒, 100.000 milyon kere milyonda bir de─čeri kadar az olsayd─▒, evren geni┼člemeyi b─▒rak─▒p kendi i├žine ├ž├Âkecekti.9 Bu derece ince hesaplar ├╝zerine kurulmu┼č olan B├╝y├╝k Patlama, zaman─▒n, mekan─▒n ve maddenin kendili─činden var olmad─▒─č─▒n─▒, her┼čeyin Allah taraf─▒ndan yarat─▒ld─▒─č─▒n─▒ a├ž─▒k├ža ortaya koymaktad─▒r. ├ç├╝nk├╝ yukar─▒da anlat─▒lan olaylar─▒n, ba┼č─▒bo┼č tesad├╝fler sonucu meydana gelmesi ve evrenin yap─▒ ta┼č─▒ olan atomu olu┼čturmas─▒ kesinlikle m├╝mk├╝n de─čildir. Nitekim bu konu ile ilgilenen pek ├žok bilim adam─▒ evrenin yarat─▒l─▒┼č─▒nda sonsuz bir kuvvetin varl─▒─č─▒n─▒ ve b├╝y├╝kl├╝─č├╝n├╝ kabul etmi┼č durumdad─▒r. ├ťnl├╝ astrofizik├ži Hugh Ross evrenin Yarat─▒c─▒s─▒'n─▒n t├╝m boyutlar─▒n ├╝zerinde oldu─čunu ┼č├Âyle a├ž─▒klar: Zaman, olaylar─▒n meydana geldi─či boyuttur. E─čer zaman, patlamayla birlikte ortaya ├ž─▒km─▒┼čsa, o zaman evreni meydana getiren nedenin evrendeki zaman ve mekandan tamamen ba─č─▒ms─▒z olmas─▒ gerekir. Bu bize Yarat─▒c─▒'n─▒n evrendeki t├╝m boyutlar─▒n ├╝zerinde oldu─čunu g├Âsteriyor. Ayn─▒ zamanda Yarat─▒c─▒'n─▒n baz─▒lar─▒n─▒n savundu─ču gibi evrenin kendisi olmad─▒─č─▒n─▒ ve evreni kaplad─▒─č─▒n─▒, sadece evrenin i├žindeki bir g├╝├ž olmad─▒─č─▒n─▒ kan─▒tl─▒yor.10 Big Bang'in en ├Ânemli ├Âzelli─či, bu teoriyle insanlar─▒n Allah'─▒n g├╝c├╝n├╝ daha iyi anlama imkan─▒ bulmalar─▒d─▒r. ─░├žinde bar─▒nd─▒rd─▒─č─▒ t├╝m maddelerle birlikte bir evrenin yoktan meydana gelmesi Allah'─▒n g├╝c├╝n├╝n en b├╝y├╝k delillerindendir. Patlama s─▒ras─▒ndaki enerjinin hassas dengesi ise, Allah'─▒n ilminin sonsuzlu─čunu d├╝┼č├╝nd├╝rtmeye y├Ânelik ├žok b├╝y├╝k bir i┼čarettir.
Evrendeki fizik kurallar─▒n─▒n B├╝y├╝k Patlama'n─▒n ard─▒ndan ortaya ├ž─▒kt─▒─č─▒ndan bahsetmi┼čtik. Bu kurallar bug├╝n modern fizi─čin kabul etti─či "d├Ârt temel kuvvet" ├ževresinde toplan─▒r. Bu kuvvetler evrendeki b├╝t├╝n d├╝zeni ve sistemi olu┼čturmak i├žin B├╝y├╝k Patlama'dan hemen sonra, ilk atom alt─▒ par├žac─▒klar─▒n olu┼čumuyla birlikte ve ├Âzel olarak belirlenmi┼č zamanlarda ortaya ├ž─▒km─▒┼člard─▒r. Atomlar, yani madde evreni, ancak bu kuvvetlerin etkisiyle var olabilmi┼č ve evrene ├žok d├╝zenli bir tasar─▒mla da─č─▒lm─▒┼člard─▒r. Bu kuvvetler yer├žekimi kuvveti olarak bildi─čimiz k├╝tle ├žekim kuvveti, elektromanyetik kuvvet, g├╝├žl├╝ n├╝kleer kuvvet ve zay─▒f n├╝kleer kuvvettir. Bunlar─▒n hepsi birbirinden farkl─▒ ┼čiddete ve etki alan─▒na sahiptir. G├╝├žl├╝ ve zay─▒f n├╝kleer kuvvetler sadece atomun yap─▒s─▒n─▒ belirlerler. Di─čer iki kuvvet, yani yer├žekimi ve elektromanyetizma ise, atomlar─▒n aras─▒ndaki ili┼čkiyi ve dolay─▒s─▒yla t├╝m maddesel objeler aras─▒ndaki dengeyi belirlerler. Yery├╝z├╝ndeki bu kusursuz d├╝zen, bu kuvvetlerin ├žok hassas de─čerlerinin bir sonucudur. ─░lgin├ž olan ise bu kuvvetlerin birbirleri ile kar┼č─▒la┼čt─▒r─▒ld─▒klar─▒nda ortaya ├ž─▒kan tablodur. ├ç├╝nk├╝ Big Bang sonras─▒nda ortaya ├ž─▒kan ve evrene da─č─▒lan maddeler, aralar─▒nda u├žurumlar olan bu kuvvetlere g├Âre belirlenmi┼čtir. Bu kuvvetlerin farkl─▒ de─čerlerini birbirlerine oranla ┼č├Âyle g├Âsterebiliriz: Bu temel kuvvetler, m├╝kemmel bir g├╝├ž da─č─▒l─▒m─▒ ile madde evreninin olu┼čmas─▒na imkan verirler. Kuvvetler aras─▒ndaki bu oran o kadar hassas bir denge ├╝zerine kuruludur ki, ancak ve ancak bu oranlarla par├žac─▒klar ├╝zerinde gereken etkiyi yapabilirler.
Kitab─▒n ba┼č─▒ndan bu yana atomun an an nas─▒l yarat─▒ld─▒─č─▒n─▒ ve bu yarat─▒l─▒┼čtaki hassas dengeleri inceledik. ├çevremizde g├Ârd├╝─č├╝m├╝z her ┼čeyin, kendimiz de dahil olmak ├╝zere atomlardan olu┼čtu─čunu ve bu atomlar─▒n da pek ├žok par├žac─▒ktan meydana geldi─čini g├Ârd├╝k. Peki bir atomun ├žekirde─čini olu┼čturan t├╝m bu par├žac─▒klar─▒ bir arada tutan g├╝├ž nedir? ─░┼čte ├žekirde─či bir arada tutan ve fizik kurallar─▒n─▒n tan─▒mlayabildi─či en ┼čiddetli kuvvet olan bu kuvvet, "g├╝├žl├╝ n├╝kleer kuvvet"tir. Bu kuvvet atomun ├žekirde─čindeki protonlar─▒n ve n├Âtronlar─▒n da─č─▒lmadan bir arada durmalar─▒n─▒ sa─člar. Atomun ├žekirde─či bu ┼čekilde olu┼čur. Bu kuvvetin ┼čiddeti o kadar fazlad─▒r ki, ├žekirde─čin i├žindeki protonlar─▒n ve n├Âtronlar─▒n adeta birbirine yap─▒┼čmas─▒n─▒ sa─člar. Bu y├╝zden bu kuvveti ta┼č─▒yan ├žok k├╝├ž├╝k par├žac─▒klara Latince'de "yap─▒┼čt─▒r─▒c─▒" anlam─▒na gelen "gluon" denilmektedir. Bu yap─▒┼čman─▒n ┼čiddeti ├žok hassas ayarlanm─▒┼čt─▒r. Bu yap─▒┼čt─▒r─▒c─▒n─▒n kuvveti protonlar─▒n ve n├Âtronlar─▒n birbirlerine istenilen mesafede bulunmalar─▒n─▒ sa─člamak i├žin ├Âzel olarak tespit edilmi┼čtir. S├Âz konusu kuvvet biraz daha yap─▒┼čt─▒r─▒c─▒ olsa protonlar ve n├Âtronlar birbirlerinin i├žine ge├žecek, biraz daha az olsa da─č─▒l─▒p gideceklerdi. ─░┼čte bu kuvvet B├╝y├╝k Patlama'n─▒n ilk saniyelerinden beri atomun ├žekirde─činin olu┼čmas─▒ i├žin gerekli olan yegane de─čere sahiptir. G├╝├žl├╝ n├╝kleer kuvvetin a├ž─▒─ča ├ž─▒kt─▒─č─▒ zaman ne kadar b├╝y├╝k tahrip g├╝c├╝ oldu─čunu bize Hiro┼čima ve Nagazaki'deki tecr├╝beler g├Âstermi┼čtir. ─░lerleyen b├Âl├╝mlerde daha ayr─▒nt─▒l─▒ olarak inceleyece─čimiz atom bombalar─▒n─▒n bu denli etkili olmas─▒n─▒n tek sebebi atom ├žekirde─činde saklanan bu g├╝c├╝n a├ž─▒─ča ├ž─▒kmas─▒d─▒r.
┼×u an yery├╝z├╝ndeki d├╝zeni sa─člayan en ├Ânemli etkenlerden biri de atomun kendi i├žinde dengeli bir yap─▒ya sahip olmas─▒d─▒r. Bu denge sayesinde maddeler bir anda bozulmaya u─čramaz ve insanlara zarar verebilecek ─▒┼č─▒nlar─▒ yaymaz. Atom bu dengesini ├žekirde─čindeki protonlarla n├Âtronlar aras─▒nda var olan "zay─▒f n├╝kleer kuvvet" sayesinde elde eder. Bu kuvvet ├Âzellikle i├žinde fazla n├Âtron ve proton bulunduran ├žekirdeklerin dengesini sa─člamada ├Ânemli bir rol oynar. Bu dengeyi sa─člarken gerekirse bir n├Âtron protona d├Ân├╝┼čebilir. Bu i┼člem sonucunda ├žekirdekteki proton say─▒s─▒ de─či┼čti─či i├žin, art─▒k atom da de─či┼čmi┼č, farkl─▒ bir atom olmu┼čtur. Burada sonu├ž ├žok ├Ânemlidir. Bir atom par├žalanmadan, ba┼čka bir atoma d├Ân├╝┼čm├╝┼č ve varl─▒─č─▒n─▒ korumaya devam etmi┼čtir. ─░┼čte bu ┼čekilde de canl─▒lar kontrols├╝z bir ┼čekilde ├ževreye da─č─▒l─▒p insanlara zarar verecek par├žac─▒klardan gelebilecek tehlikelere kar┼č─▒ adeta bir emniyet kemeri gibi korunmu┼č olur.
Bu kuvvetin ke┼čfedilmesi fizik d├╝nyas─▒nda bir ├ž─▒─č─▒r a├žt─▒. Her cismin kendi yap─▒sal ├Âzelli─čine g├Âre bir "elektrik y├╝k├╝" ta┼č─▒d─▒─č─▒ ve bu elektrik y├╝kleri aras─▒nda bir kuvvet oldu─ču ├Â─črenilmi┼č oldu. Bu kuvvet z─▒t elektrik y├╝kl├╝ par├žac─▒klar─▒n birbirini ├žekmesini, ayn─▒ y├╝kl├╝ par├žac─▒klar─▒n da birbirlerini itmelerini sa─člar. Bu sayede bu kuvvet atomun ├žekirde─čindeki protonlarla ├ževresindeki y├Âr├╝ngelerde dola┼čan elektronlar─▒n birbirlerini ├žekmelerini sa─člar. ─░┼čte bu ┼čekilde atomu olu┼čturacak iki ana unsur olan "├žekirdek" ve "elektronlar" bir araya gelme f─▒rsat─▒ bulurlar. Bu kuvvetin ┼čiddetindeki en ufak bir farkl─▒l─▒k elektronlar─▒n ├žekirdek etraf─▒ndan da─č─▒lmas─▒na ya da ├žekirde─če yap─▒┼čmas─▒na neden olur. Her iki durumda da atomun, dolay─▒s─▒yla madde evreninin olu┼čmas─▒ imkans─▒z hale gelir. Oysa bu kuvvet ilk ortaya ├ž─▒kt─▒─č─▒ andan itibaren sahip oldu─ču de─čer sayesinde ├žekirdekteki protonlar elektronlar─▒ atomun olu┼čmas─▒ i├žin gereken en uygun ┼čiddette ├žeker.
4. Evreni Y├Âr├╝ngelerde Tutan Kuvvet: Yer├žekimi Kuvveti Bu kuvvet alg─▒layabildi─čimiz tek kuvvet olmas─▒na ra─čmen, ayn─▒ zamanda da hakk─▒nda en az bilgi sahibi oldu─čumuz kuvvettir. Yer├žekimi olarak bildi─čimiz bu kuvvetin ger├žek ad─▒ "k├╝tle ├žekim kuvveti"dir. ┼×iddeti di─čer kuvvetlere g├Âre en d├╝┼č├╝k kuvvet olmas─▒na ra─čmen, ├žok b├╝y├╝k k├╝tlelerin birbirini ├žekmelerini sa─člar. Evrendeki galaksilerin, y─▒ld─▒zlar─▒n birbirlerinin y├Âr├╝ngelerinde kalmalar─▒n─▒n nedeni bu kuvvettir. D├╝nyan─▒n ve di─čer gezegenlerin G├╝ne┼č'in etraf─▒nda belirli bir y├Âr├╝ngede kalabilmelerinin nedeni de yine yer├žekimi kuvvetidir. Bizler bu kuvvet sayesinde yery├╝z├╝nde y├╝r├╝yebiliriz. Bu kuvvetin de─čerlerinde bir azalma olursa y─▒ld─▒zlar yerinden kayar, d├╝nya y├Âr├╝ngesinden kopar, bizler d├╝nya ├╝zerinden uzay bo┼člu─čuna da─č─▒l─▒r─▒z. En ufak bir artma olursa da y─▒ld─▒zlar birbirine ├žarpar, d├╝nya g├╝ne┼če yap─▒┼č─▒r ve bizler de yer kabu─čunun i├žine gireriz. T├╝m bunlar ├žok uzak ihtimaller olarak g├Âr├╝lebilir, ama bu kuvvetin ┼ču an sahip oldu─ču ┼čiddetinin d─▒┼č─▒na ├žok k─▒sa bir s├╝re dahi ├ž─▒kmas─▒, bu sonlarla kar┼č─▒la┼čmak i├žin yeterlidir. Bu konuda ara┼čt─▒rma yapan b├╝t├╝n bilim adamlar─▒ bahsetti─čimiz temel kuvvetlerin b├╝y├╝k bir ├Âzenle tespit edilmi┼č olmas─▒n─▒n, evrenin varl─▒─č─▒ i├žin vazge├žilmez oldu─čunu kabul etmektedir. ├ťnl├╝ molek├╝ler biyolog Michael Denton, Nature's Destiny: How the Laws of Biology Reveal Purpose in the Universe (Do─čan─▒n Kaderi: Biyoloji Kanunlar─▒ Evrendeki Amac─▒ Nas─▒l G├Âsteriyor) adl─▒ kitab─▒nda bu ger├že─či ┼č├Âyle vurgular: E─čer yer├žekimi kuvveti bir trilyon kat daha g├╝├žl├╝ olsayd─▒, o zaman evren ├žok daha k├╝├ž├╝k bir yer olurdu ve ├Âmr├╝ de ├žok daha k─▒sa s├╝rerdi. Ortalama bir y─▒ld─▒z─▒n k├╝tlesi, ┼ču anki G├╝ne┼čimiz'den bir trilyon kat daha k├╝├ž├╝k olurdu ve ya┼čama s├╝resi de bir y─▒l kadar olabilirdi. ├ľte yandan, e─čer yer├žekimi kuvveti birazc─▒k bile daha g├╝├žs├╝z olsayd─▒, hi├žbir y─▒ld─▒z ya da galaksi asla olu┼čamazd─▒. Di─čer kuvvetler aras─▒ndaki dengeler de son derece hassast─▒r. E─čer g├╝├žl├╝ n├╝kleer kuvvet birazc─▒k bile daha zay─▒f olsayd─▒, o zaman evrendeki tek kararl─▒ element hidrojen olurdu. Ba┼čka hi├žbir atom olu┼čamazd─▒. E─čer g├╝├žl├╝ n├╝kleer kuvvet, elektromanyetik kuvvete g├Âre birazc─▒k bile daha g├╝├žl├╝ olsayd─▒, o zaman da evrendeki tek kararl─▒ element, ├žekirde─činde iki proton bulunduran bir atom olurdu. Bu durumda evrende hi├ž hidrojen olmayacak, y─▒ld─▒zlar ve galaksiler olu┼čsalar bile, ┼ču anki yap─▒lar─▒ndan ├žok farkl─▒ olacaklard─▒. A├ž─▒k├žas─▒, e─čer bu temel g├╝├žler ve de─či┼čkenler ┼ču anda sahip olduklar─▒ de─čerlere tam─▒ tam─▒na sahip olmasalar, hi├žbir y─▒ld─▒z, s├╝pernova, gezegen ve atom olmayacakt─▒. Hayat da olmayacakt─▒.11 ├ťnl├╝ fizik├ži Paul Davies ise, evrendeki fizik yasalar─▒n─▒n bu tespit edilmi┼č ├Âl├ž├╝leri kar┼č─▒s─▒ndaki hayranl─▒─č─▒n─▒ ┼č├Âyle ifade eder: Ve insan kozmolojiyi ara┼čt─▒rd─▒k├ža, inan─▒lmazl─▒k giderek daha belirgin hale gelir. Evrenin ba┼člang─▒c─▒ hakk─▒ndaki son bulgular, geni┼člemekte olan evrenin, hayranl─▒k uyand─▒r─▒c─▒ bir hassasiyetle d├╝zenlenmi┼č oldu─čunu ortaya koymaktad─▒r.12 T├╝m evrende bu temel kuvvetlerin ├╝zerine kurulmu┼č ├╝st├╝n bir tasar─▒m ve kusursuz bir d├╝zen h├╝k├╝m s├╝rmektedir. Bu d├╝zenin Sahibi elbette her ┼čeyi kusursuzca yoktan var eden Allah't─▒r. En k├╝├ž├╝k kuvvetle y─▒ld─▒zlar─▒ y├Âr├╝ngelerinde tutan, en ┼čiddetli kuvvetle k├╝├ž├╝c├╝k atomun ├žekirde─čini kayna┼čt─▒ran Alemlerin Rabbi olan Allah't─▒r. B├╝t├╝n kuvvetler O'nun koydu─ču "├Âl├ž├╝"lere g├Âre hareket eder. Allah evrenin yarat─▒l─▒┼č─▒ndaki d├╝zene, "belli bir ├Âl├ž├╝yle" hesaplanm─▒┼č dengelere bir ayetinde s├Âyle dikkat ├žekmi┼čtir: G├Âklerin ve yerin m├╝lk├╝ O'nundur; ├žocuk edinmemi┼čtir. O'na m├╝lk├╝nde ortak yoktur, her ┼čeyi yaratm─▒┼č, ona bir d├╝zen vermi┼č, belli bir ├Âl├ž├╝yle takdir etmi┼čtir. (Furkan Suresi, 2)
Hava, su, da─člar, hayvanlar, bitkiler, v├╝cudunuz, oturdu─čunuz koltuk, k─▒sacas─▒ en a─č─▒r─▒ndan en hafifine kadar g├Ârd├╝─č├╝n├╝z, dokundu─čunuz, hissetti─činiz her ┼čey atomlardan meydana gelmi┼čtir. Elinizde tuttu─čunuz kitab─▒n her bir sayfas─▒ milyarlarca atomdan olu┼čur. Atomlar ├Âyle k├╝├ž├╝k par├žac─▒klard─▒r ki, en g├╝├žl├╝ mikroskoplarla dahi bir tanesini g├Ârmek m├╝mk├╝n de─čildir. Bir atomun ├žap─▒ ancak milimetrenin milyonda biri kadard─▒r. Bu k├╝├ž├╝kl├╝─č├╝ bir insan─▒n g├Âz├╝nde canland─▒rmas─▒ pek m├╝mk├╝n de─čildir. O y├╝zden bunu bir ├Ârnekle a├ž─▒klamaya ├žal─▒┼čal─▒m: Elinizde bir anahtar oldu─čunu d├╝┼č├╝n├╝n. Ku┼čkusuz bu anahtar─▒n i├žindeki atomlar─▒ g├Ârebilmeniz m├╝mk├╝n de─čildir. Atomlar─▒ mutlaka g├Ârmek istiyorum diyorsan─▒z, elinizdeki anahtar─▒ d├╝nyan─▒n boyutlar─▒na getirmeniz gerekecektir. Elinizdeki anahtar d├╝nya boyutunda b├╝y├╝rse, i┼čte o zaman anahtar─▒n i├žindeki her bir atom bir kiraz b├╝y├╝kl├╝─č├╝ne ula┼č─▒r ve siz de onlar─▒ g├Ârebilirsiniz.13 Yine bu k├╝├ž├╝kl├╝─č├╝ kavrayabilmek ve her yerin nas─▒l atomlarla dolu oldu─čunu g├Ârebilmek i├žin bir ├Ârnek daha verelim: Tek bir tuz tanesinin t├╝m atomlar─▒n─▒ saymak istedi─čimizi d├╝┼č├╝nelim. Saniyede bir milyar (1.000.000.000) tane sayacak kadar h─▒zl─▒ oldu─čumuzu da varsayal─▒m. Bu dikkate de─čer beceriye kar┼č─▒n, bu ufac─▒k tuz tanesi i├žindeki atom say─▒s─▒n─▒ tam olarak tesbit edebilmek i├žin be┼čy├╝z y─▒ldan fazla bir zamana ihtiyac─▒m─▒z olacakt─▒r.14 Peki bu kadar k├╝├ž├╝k bir yap─▒n─▒n i├žinde ne vard─▒r? Bu derece k├╝├ž├╝k olmas─▒na ra─čmen atomun i├žinde evrende g├Ârd├╝─č├╝m├╝z sistemle k─▒yaslanabilecek kadar kusursuz, e┼čsiz ve kompleks bir sistem bulunmaktad─▒r. Her atom, bir ├žekirdek ve ├žekirde─čin ├žok uza─č─▒ndaki y├Âr├╝ngelerde d├Ân├╝p-dola┼čan elektronlardan olu┼čmu┼čtur. ├çekirde─čin i├žinde ise proton ve n├Âtron ismi verilen ba┼čka par├žac─▒klar vard─▒r. Bu b├Âl├╝mde, canl─▒-cans─▒z her ┼čeyin temelini olu┼čturan atomun ola─čan├╝st├╝ yap─▒s─▒n─▒ ve atomlar─▒n nas─▒l birle┼čerek molek├╝lleri, dolay─▒s─▒yla maddeyi olu┼čturdu─čunu inceleyece─čiz.
├çekirdek, atomun tam merkezinde bulunmaktad─▒r ve atomun niteli─čine g├Âre belirli say─▒larda proton ve n├Âtrondan olu┼čmu┼čtur. ├çekirde─čin yar─▒├žap─▒, atomun yar─▒├žap─▒n─▒n onbinde biri kadard─▒r. Rakam olarak verirsek; atomun yar─▒├žap─▒ 10-8 (0,00000001) cm, ├žekirde─čin yar─▒├žap─▒ ise 10-12 (0,000000000001) cm kadard─▒r. Dolay─▒s─▒yla ├žekirde─čin hacmi, atomun hacminin 10 milyarda biri eder. Bu b├╝y├╝kl├╝─č├╝ (daha do─črusu k├╝├ž├╝kl├╝─č├╝) yine g├Âz├╝m├╝zde canland─▒ramayaca─č─▒m─▒za g├Âre, kiraz ├Ârne─čimizden devam edebiliriz. Biraz ├Ânce bahsetti─čimiz gibi elinizdeki anahtar─▒ d├╝nya boyutlar─▒na getirdi─činizde ortaya ├ž─▒kan kiraz b├╝y├╝kl├╝─č├╝ndeki atomlar─▒n i├žinde ├žekirde─či arayal─▒m. Ama bu aray─▒┼č bo┼čunad─▒r, ├ž├╝nk├╝ b├Âyle bir ├Âl├žekte bile ├žok daha k├╝├ž├╝k olan ├žekirde─či g├Âzlemleme olana─č─▒m─▒z kesinlikle yoktur. Ger├žekten bir ┼čey g├Ârebilmek istiyorsak yeniden ├Âl├ž├╝ de─či┼čtirmek gerekecektir. Atomumuzu temsil eden kiraz yeniden b├╝y├╝y├╝p iki y├╝z metre y├╝ksekli─činde kocaman bir top olmal─▒d─▒r. Bu ak─▒l almaz boyuta kar┼č─▒n atomumuzun ├žekirde─či yine de ├žok k├╝├ž├╝k bir toz tanesinden daha iri bir duruma gelmeyecektir.15 ├ľyle ki, ├žekirde─čin 10-13 cm olan ├žap─▒ ile, atomun 10-8 cm olan ├žap─▒n─▒ k─▒yaslad─▒─č─▒m─▒zda ┼č├Âyle bir sonu├ž ortaya ├ž─▒kar: Atomu bir k├╝re ┼čeklinde kabul ederek bu k├╝reyi tamamen ├žekirdekle doldurmak istedi─čimiz takdirde bu i┼č i├žin 1015 (1.000.000.000.000.000) atom ├žekirde─či gerekecektir.16 Ancak bundan daha ┼ča┼č─▒rt─▒c─▒ bir durum vard─▒r: Boyutlar─▒ atomun 10 milyarda biri olmas─▒na ra─čmen, ├žekirde─čin k├╝tlesi atomun k├╝tlesinin % 99.95'ini olu┼čturmaktad─▒r. Peki bir ┼čey nas─▒l olur da bir yandan k├╝tlenin yakla┼č─▒k tamam─▒n─▒ olu┼čtururken, di─čer yandan da hemen hemen hi├ž yer kaplamaz? Bunun sebebi ┼čudur: Atomun k├╝tlesini olu┼čturan yo─čunluk t├╝m atoma e┼čit olarak da─č─▒lmam─▒┼čt─▒r, yani atomun b├╝t├╝n k├╝tlesi atomun ├žekirde─činde birikmi┼čtir. Diyelim ki, sizin 10 milyar metrekarelik bir eviniz var ve bu evin t├╝m e┼čyas─▒n─▒ 1 metrekarelik bir odada toplaman─▒z gerekiyor. Bunu yapabilir misiniz? Tabii ki yapamazs─▒n─▒z. Ancak atom ├žekirde─či d├╝nyada e┼či-benzeri olmayan ├žok b├╝y├╝k bir g├╝├žle bunu yapabilmektedir. Bu g├╝c├╝n kayna─č─▒ ├Ânceki b├Âl├╝mde ifade etti─čimiz evrendeki d├Ârt temel kuvvetten biri olan "G├╝├žl├╝ N├╝kleer Kuvvet"dir. Bu kuvvetin do─čadaki kuvvetlerin en g├╝├žl├╝s├╝ olarak, bir atomun ├žekirde─čini bir arada tuttu─čundan, onu da─č─▒lmaktan kurtard─▒─č─▒ndan bahsetmi┼čtik. ├çekirdekteki protonlar─▒n hepsi pozitif y├╝kl├╝d├╝r ve elektromanyetik kuvvet nedeniyle birbirlerini iterler. Fakat g├╝├žl├╝ n├╝kleer kuvvet onlar─▒n itme g├╝c├╝nden 100 kat daha b├╝y├╝k oldu─čundan, elektromanyetik kuvvet etkisiz hale gelir. B├Âylece protonlar bir arada tutunabilirler. K─▒sacas─▒ g├Âzle g├Âremeyece─čimiz kadar k├╝├ž├╝k bir atomun i├žinde, birbiriyle etkile┼čim halinde iki b├╝y├╝k kuvvet bulunur. Bu kuvvetlerin hassas de─čerleri sayesinde ├žekirdek bir b├╝t├╝n olarak kalabilir. Atomun boyutlar─▒n─▒ ve evrendeki atom say─▒s─▒n─▒ dikkate ald─▒─č─▒m─▒zda, ortada muazzam bir denge ve tasar─▒m oldu─čunu g├Ârmemek m├╝mk├╝n de─čildir. ├ľyle ki, evrendeki temel kuvvetlerin ├žok ├Âzel bir bi├žimde, b├╝y├╝k bir ilimle ve kudretle yarat─▒ld─▒─č─▒ ├žok a├ž─▒kt─▒r. ─░nkarc─▒lar─▒n bu yarat─▒l─▒┼č─▒ g├Âzard─▒ edebilmek i├žin s─▒─č─▒nd─▒klar─▒ tek yol, t├╝m bunlar─▒n "tesad├╝fler" sonucu olu┼čtu─čunu iddia etmekten ├Âteye gidememektedir. Oysa olas─▒l─▒k hesaplar─▒ evrendeki dengelerin "tesad├╝fen" olu┼čma ihtimalinin "s─▒f─▒r" oldu─čunu bilimsel olarak kan─▒tlamaktad─▒r. T├╝m bunlar, Allah'─▒n varl─▒─č─▒n─▒n ve kusursuz yarat─▒┼č─▒n─▒n apa├ž─▒k delilleridir. …Rabbim, ilim bak─▒m─▒ndan her ┼čeyi ku┼čatm─▒┼čt─▒r. Yine de ├Â─č├╝t al─▒p-d├╝┼č├╝nmeyecek misiniz? (Enam Suresi, 80)
Daha ├Ânce de ├╝zerinde durdu─čumuz gibi, bir atomun ├žok b├╝y├╝k bir b├Âl├╝m├╝ bo┼čluktan olu┼čmaktad─▒r. Burada her insan─▒n akl─▒na ayn─▒ soru gelir: B├Âyle b├╝y├╝k bir bo┼čluk neden vard─▒r? ┼×imdi ┼č├Âyle d├╝┼č├╝nelim: Atom, en basit anlat─▒mla i├žinde bir ├žekirdek ve onun ├ževresinde d├Ânen elektronlardan olu┼čmaktad─▒r. ├çekirdekle elektronlar aras─▒nda ba┼čka hi├žbir ┼čey yoktur. Bu, "hi├žbir ┼čey olmayan" mikroskobik b├╝y├╝kl├╝k, asl─▒nda atom ├Âl├že─čine g├Âre ├žok geni┼čtir. Bu geni┼čli─či ┼č├Âyle ├Ârneklendirebiliriz: ├çap─▒ 1 cm. olan k├╝├ž├╝k bir bilya, ├žekirde─če en yak─▒n elektronu temsil ederse, ├žekirdek bu bilyadan 1 km. ├Âtede bulunacakt─▒r.17 Bu b├╝y├╝kl├╝─č├╝n kafam─▒zda daha iyi canlanabilmesi i├žin ┼č├Âyle bir ├Ârnek verebiliriz: "Temel par├žac─▒klar aras─▒nda ├žok b├╝y├╝k bir bo┼čluk egemendir. E─čer bir oksijen ├žekirde─činin protonunu ┼ču ├Ân├╝mdeki masan─▒n ├╝st├╝nde duran bir toplu i─čnenin ba┼č─▒ gibi d├╝┼č├╝n├╝rsem, o zaman ├ževresinde d├Ânen elektron Hollanda, Almanya ve ─░spanya'dan ge├žen bir ├žember ├žizer. (Bu sat─▒rlar─▒n yazar─▒ Fransa'da ya┼čamaktad─▒r.) Onun i├žin, bedenimi olu┼čturan t├╝m atomlar birbirlerine de─čecek kadar bir araya gelseydi, art─▒k beni g├Âremezdiniz. Zaten, art─▒k beni ├ž─▒plak g├Âzle hi├žbir zaman g├Âzlemleyemezdiniz: Neredeyse milimetrenin birka├ž binde biri boyutunda ufac─▒k bir toz kadar olurdum."18 ─░┼čte bu noktada evrende bilinen en b├╝y├╝k mekanla, en k├╝├ž├╝k mekan aras─▒nda bir benzerlik ortaya ├ž─▒kt─▒─č─▒n─▒ fark ederiz. ├ľyle ki, g├Âzlerimizi y─▒ld─▒zlara ├ževirirsek, orada da atomdakine benzer bir bo┼člukla kar┼č─▒la┼č─▒r─▒z. Y─▒ld─▒zlar aras─▒nda da, galaksiler aras─▒nda da milyarlarca kilometrelik bo┼čluklar mevcuttur. Ama bu bo┼čluklar─▒n her ikisinde de insan akl─▒n─▒ zorlayan, anlama kapasitesini a┼čan bir d├╝zen egemendir,┼č├╝phesiz bu her ┼čeyin tek ger├žek yarat─▒c─▒ ilah─▒ ,rabbi Allah─▒n cc egemenli─čidir!
1932 y─▒l─▒na dek, ├žekirde─čin proton ve elektronlardan olu┼čtu─ču san─▒l─▒yordu. ├çekirde─čin i├žinde protonla beraber elektronlar─▒n de─čil =oldu─ču ancak o tarihte ke┼čfedilebildi. (├ťnl├╝ bilim adam─▒ Chadwick 1932 y─▒l─▒nda ├žekirde─čin i├žinde n├Âtronun varl─▒─č─▒n─▒ ispatlad─▒ ve bu ke┼čfiyle Nobel ├Âd├╝l├╝ kazand─▒.) ─░┼čte insano─člunun atomun ger├žek yap─▒s─▒yla tan─▒┼čmas─▒ bu kadar yak─▒n tarihte ger├žekle┼čti. Atom ├žekirde─činin ne kadar k├╝├ž├╝k boyutta oldu─čundan daha ├Ânce bahsetmi┼čtik. Atom ├žekirde─činin i├žine s─▒─čabilen bir protonun b├╝y├╝kl├╝─č├╝ ise 10-15 metredir. Bu kadar k├╝├ž├╝k bir par├žac─▒─č─▒n insan hayat─▒nda pek bir ├Ânemi olamayaca─č─▒n─▒ d├╝┼č├╝nebilirsiniz. Ancak, insan akl─▒n─▒n kavramakta ├žok zorluk ├žekti─či bir k├╝├ž├╝kl├╝kte olan bu par├žac─▒klar asl─▒nda ├ževrenizde g├Ârd├╝─č├╝n├╝z her ┼čeyin temelini olu┼čturur.
┼×u ana kadar tespit edilebilmi┼č 109 tane element vard─▒r. T├╝m evren, d├╝nyam─▒z, canl─▒-cans─▒z b├╝t├╝n varl─▒klar, bu 109 elementin ├že┼čitli bi├žimlerde birle┼čmeleriyle olu┼čmu┼čtur. Buraya kadar t├╝m elementlerin birbirinin benzeri atomlardan olu┼čtu─čunu g├Ârd├╝k; atomlar da birbirinin ayn─▒ par├žac─▒klardan olu┼čuyordu. Peki madem elementleri olu┼čturan b├╝t├╝n atomlar ayn─▒ par├žac─▒klardan olu┼čuyor, o halde elementleri farkl─▒ k─▒lan, s─▒n─▒rs─▒z ├že┼čitlilikte maddeyi olu┼čturan nedir? Elementleri temelde birbirlerinden farkl─▒ k─▒lan ┼čey, atomlar─▒n─▒n ├žekirdeklerindeki proton say─▒lar─▒d─▒r. En hafif element olan hidrojen atomunda bir proton, ikinci en hafif element olan helyum atomunda iki proton, alt─▒n atomunda 79 proton, oksijen atomunda 8 proton, demir atomunda 26 proton vard─▒r. ─░┼čte alt─▒n─▒ demirden, demiri oksijenden ay─▒ran ├Âzellik, yaln─▒zca atomlar─▒n─▒n proton say─▒lar─▒ndaki bu farkl─▒l─▒kt─▒r. Soludu─čumuz hava, v├╝cudumuz, herhangi bir bitki veya bir hayvan ya da uzaydaki bir gezegen, canl─▒-cans─▒z, ac─▒-tatl─▒, kat─▒-s─▒v─▒ her ┼čey... Bunlar─▒n hepsi sonu├žta proton-n├Âtron-elektronlardan meydana gelirler.
G├╝n├╝m├╝zden 20 y─▒l ├Âncesine kadar atomlar─▒ olu┼čturan en k├╝├ž├╝k par├žac─▒klar─▒n protonlar ve n├Âtronlar olduklar─▒ san─▒l─▒yordu. Ancak ├žok yak─▒n bir tarihte, atomun i├žinde bu par├žac─▒klar─▒ olu┼čturan ├žok daha k├╝├ž├╝k par├žac─▒klar─▒n var oldu─ču ke┼čfedildi. Bu bulu┼čtan sonra, atomun i├žindeki "alt par├žac─▒klar─▒" ve onlar─▒n kendilerine has hareketlerini incelemek ├╝zere "Par├žac─▒k Fizi─či" isimli bir fizik dal─▒ ortaya ├ž─▒km─▒┼čt─▒r. Par├žac─▒k fizi─činin yapt─▒─č─▒ ara┼čt─▒rmalar ┼ču ger├že─či a├ž─▒─ča ├ž─▒karm─▒┼čt─▒r: Atomu olu┼čturan proton ve n├Âtronlar da asl─▒nda "kuark" ad─▒ verilen daha alt par├žac─▒klardan olu┼čmaktad─▒rlar. ─░nsan akl─▒n─▒n kavrama s─▒n─▒rlar─▒n─▒ a┼čan k├╝├ž├╝kl├╝kteki protonu olu┼čturan kuarklar─▒n boyutu ise daha da hayret vericidir: 10-18 (0,000000000000000001) metre. Protonun i├žinde bulunan kuarklar hi├žbir ┼čekilde birbirlerinden ├žok fazla uzakla┼čt─▒r─▒lamazlar; ├ž├╝nk├╝, ├žekirde─čin i├žindeki par├žac─▒klar─▒ bir arada tutmaya yarayan "g├╝├žl├╝ n├╝kleer kuvvet" burada da etki etmektedir. Bu kuvvet, kuarklar aras─▒nda adeta bir lastik bant gibi g├Ârev yapar. Kuarklar─▒n aras─▒ a├ž─▒ld─▒k├ža bu kuvvet b├╝y├╝r ve iki kuark birbirinden en fazla 1 metrenin katrilyonda biri kadar uzakla┼čabilir. Kuarklar aras─▒ndaki bu lastik ba─člar, g├╝├žl├╝ n├╝kleer kuvveti ta┼č─▒yan gluonlar sayesinde olu┼čur. Kuarklarla gluonlar birbirleriyle son derece g├╝├žl├╝ bir ileti┼čim halindedir. Ancak, bilim adamlar─▒ bu ileti┼čimin nas─▒l ger├žekle┼čti─čini halen ke┼čfedememi┼člerdir. "Par├žac─▒k Fizi─či" alan─▒nda hi├ž durmadan par├žac─▒klar d├╝nyas─▒n─▒ ayd─▒nlatmak i├žin ara┼čt─▒rmalar yap─▒lmaktad─▒r. Fakat insano─člu, sahip oldu─ču ak─▒l, bilin├ž ve bilgiye ra─čmen kendisiyle birlikte her ┼čeyi olu┼čturan ├Âz├╝ ancak yeni yeni ke┼čfedebilmektedir. ├ťstelik bu ├Âz├╝n i├žine girdik├že konu daha da detaylanmakta, insan kuark ismini verdi─či par├žac─▒─č─▒n 10-18 m.lik s─▒n─▒r─▒nda tak─▒lmaktad─▒r. Peki bu s─▒n─▒r─▒n da alt─▒nda ne vard─▒r? Bug├╝n bilim adamlar─▒ bu konu ile ilgili ├že┼čitli tezler ├Âne s├╝rerler, ama yukar─▒da da belirtti─čimiz gibi bu s─▒n─▒r fiziksel evrenin son noktas─▒d─▒r. Bunun alt─▒nda bulunacak olan her ┼čey madde ile de─čil, ancak enerji ile ifade edilebilir. As─▒l ├Ânemli olan nokta ise, insan─▒n t├╝m teknolojik imkanlar─▒na ra─čmen yeni ke┼čfedebildi─či bir mekanda ├žok b├╝y├╝k dengelerin, fizik kanunlar─▒n─▒n zaten bir saat gibi i┼čliyor olmas─▒d─▒r. ├ťstelik bu mekan evrendeki t├╝m maddenin ve insan─▒n da yap─▒ ta┼č─▒n─▒ olu┼čturan atomun i├židir. ─░nsan ise kendi v├╝cudundaki organlarda, sistemlerde her saniye i┼čleyen bu kusursuz mekanizmadan yeni yeni haberdar olmaya ba┼člam─▒┼čt─▒r. Bunlar─▒ olu┼čturan h├╝crelerin mekanizmalar─▒n─▒ ├Â─črenmesi ise ancak son birka├ž on y─▒la dayan─▒r. H├╝crenin temelindeki atomlar─▒n, atomlar─▒n i├žindeki proton ve n├Âtronlar─▒n, ve bunlar─▒n da i├žindeki kuarklar─▒n mekanizmalar─▒ndaki ├╝st├╝n yarat─▒l─▒┼č ise, inan├žl─▒ olsun ya da olmas─▒n herkesi hayrete d├╝┼č├╝recek bir m├╝kemmelliktedir. Burada as─▒l ├╝zerinde d├╝┼č├╝n├╝lmesi gereken konu ise, t├╝m bu kusursuz mekanizmalar─▒n insan ya┼čam─▒ndaki her saniye boyunca, insan─▒n herhangi bir m├╝dahalesi olmadan, tamamen kontrol├╝ d─▒┼č─▒nda muntazam bir ┼čekilde ├žal─▒┼čmas─▒d─▒r. T├╝m bunlar─▒n ├╝st├╝n bir g├╝├ž ve bilgi sahibi olan Allah taraf─▒ndan var edildi─či ve denetiminin de yine Allah'a ait oldu─ču, ak─▒l ve vicdan sahibi her insan i├žin ├žok a├ž─▒k bir ger├žektir. G├Âklerde ve yerde olan ne varsa O'ndan ister. O, her g├╝n bir i┼čtedir. ┼×u halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz? (Rahman Suresi, 29-30)
Elektronlar t─▒pk─▒ d├╝nyan─▒n g├╝ne┼č ├ževresinde d├Ânerken, ayn─▒ zamanda kendi ├ževresinde d├Ânmesi gibi, atom ├žekirde─činin ├ževresinde d├Ânen par├žac─▒klard─▒r. Ayn─▒, gezegenlerde oldu─ču gibi bu d├Ân├╝┼č, bizim y├Âr├╝nge ad─▒n─▒ verdi─čimiz yollarda, ├žok b├╝y├╝k bir d├╝zen i├žinde ve hi├ž durmaks─▒z─▒n ger├žekle┼čir. Fakat d├╝nyayla g├╝ne┼čin b├╝y├╝kl├╝kleri aras─▒ndaki oran ile atomun i├žindeki oran ├žok farkl─▒d─▒r. E─čer elektronlar─▒n b├╝y├╝kl├╝─č├╝ ile d├╝nyan─▒n b├╝y├╝kl├╝─č├╝ aras─▒nda bir k─▒yas yapmak gerekirse, bir atomu d├╝nya kadar b├╝y├╝tsek, elektron sadece bir elma boyutuna gelecektir.19 En g├╝├žl├╝ mikroskoplar─▒n bile g├Âremeyece─či kadar k├╝├ž├╝k bir alanda d├Ân├╝p-duran onlarca elektron, atomun i├žinde ├žok kar─▒┼č─▒k bir trafik yarat─▒r. Burada dikkat ├žeken en ├Ânemli nokta, ├žekirde─či elektrik y├╝k├╝nden olu┼čan bir z─▒rh gibi ku┼čatan bu elektronlar─▒n atomun i├žinde en ufak bir kazaya yol a├žmamalar─▒d─▒r. ├ťstelik atomun i├žinde ya┼čanacak en ufak bir kaza atom i├žin felaket olabilir. Ama b├Âyle bir kaza asla ger├žekle┼čmez; t├╝m i┼čleyi┼č m├╝kemmel bir d├╝zen ve kusursuz bir sistem i├žinde devam eder. ├çekirde─čin ├ževresinde saniyede 1.000 km. gibi ak─▒l almaz bir h─▒zla hi├ž durmadan d├Ânen elektronlar, birbirleriyle bir kez bile ├žarp─▒┼čmazlar. Birbirlerinden herhangi bir farklar─▒ bulunmayan bu elektronlar─▒n farkl─▒ farkl─▒ y├Âr├╝ngelerde bulunmalar─▒, son derece ┼ča┼č─▒rt─▒c─▒d─▒r ve "bilin├žli bir tasar─▒m"─▒n ├╝r├╝n├╝ oldu─ču apa├ž─▒kt─▒r. K├╝tleleri ve h─▒zlar─▒ birbirlerinden farkl─▒ olsayd─▒ ├žekirde─čin etraf─▒nda farkl─▒ y├Âr├╝ngelere dizilmeleri do─čal kar┼č─▒lanabilirdi. Nitekim G├╝ne┼č Sistemimiz'deki gezegenlerin dizili┼či bu mant─▒ktad─▒r. Yani birbirinden k├╝tle ve h─▒z olarak tamamen farkl─▒ olan gezegenler, do─čal olarak G├╝ne┼č'in etraf─▒nda farkl─▒ y├Âr├╝ngelere yerle┼čmi┼člerdir. Ama atomdaki elektronlar─▒n durumu bu gezegenlerden tamamen farkl─▒d─▒r. T─▒pat─▒p birbirlerinin benzeri olan elektronlar─▒n ni├žin ├žekirdek etraf─▒nda farkl─▒ y├Âr├╝ngelere sahip olduklar─▒, bu y├Âr├╝ngeleri nas─▒l ┼ča┼čmadan takip ettikleri, ak─▒l almaz k├╝├ž├╝kl├╝kteki boyutlarda ak─▒l almaz b├╝y├╝kl├╝kteki s├╝ratleriyle nas─▒l ├žarp─▒┼čmad─▒klar─▒ sorular─▒ bizleri tek bir noktaya g├Ât├╝r├╝r. Bu e┼čsiz d├╝zen ve hassas dengede kar┼č─▒m─▒za ├ž─▒kan tek ger├žek Allah'─▒n kusursuz yarat─▒┼č─▒d─▒r: O Allah ki, yaratand─▒r, (en g├╝zel bir bi├žimde) kusursuzca var edendir, '┼čekil ve suret' verendir. En g├╝zel isimler O'nundur. G├Âklerde ve yerde olanlar─▒n t├╝m├╝ O'nu tesbih etmektedir. O, Aziz, Hakimdir. (Ha┼čr Suresi, 24) Elektronlar, n├Âtron ve protonlar─▒n neredeyse ikibinde biri kadar ufak par├žac─▒klard─▒r. Bir atomda, protonlarla e┼čit say─▒da elektron bulunur ve her elektron her bir protonun ta┼č─▒d─▒─č─▒ art─▒ (+) y├╝ke e┼čit de─čerde eksi (-) y├╝k ta┼č─▒r. ├çekirdekteki toplam art─▒ (+) y├╝k ile elektronlar─▒n toplam eksi (-) y├╝k├╝ birbirini dengeler ve atom n├Âtr olur. Elektronlar─▒n, ta┼č─▒d─▒klar─▒ elektrik y├╝k├╝ itibariyle baz─▒ fizik kurallar─▒na uymalar─▒ gerekir. Bu fizik kurallar─▒ "ayn─▒ elektrik y├╝klerinin birbirini itmesi ve z─▒t y├╝klerin birbirlerini ├žekmesi"dir. ─░lk olarak, normal ko┼čullarda hepsi eksi y├╝kl├╝ olan elektronlar─▒n bu kurala uyup birbirlerini itmeleri ve ├žekirde─čin etraf─▒ndan da─č─▒l─▒p-gitmeleri gerekir. Ancak durum b├Âyle olmaz. E─čer, elektronlar ├žekirde─čin etraf─▒ndan da─č─▒lsayd─▒, t├╝m evren bo┼člukta dola┼čan, proton, n├Âtron ve elektronlardan ibaret olurdu. ─░kinci olarak; art─▒ y├╝ke sahip oldu─ču i├žin ├žekirde─čin, eksi y├╝kl├╝ elektronlar─▒ kendine ├žekmesi ve elektronlar─▒n da ├žekirde─če yap─▒┼čmalar─▒ gerekirdi. B├Âyle bir durumda da ├žekirdek b├╝t├╝n elektronlar─▒ ├žeker ve atom kendi i├žine ├ž├Âkerdi. Ancak bu olumsuzluklar─▒n hi├žbiri olmaz. Elektronlar─▒n az ├Ânce belirtti─čimiz (1.000 km/s) ola─čan├╝st├╝ ka├ž─▒┼č h─▒zlar─▒, bunlar─▒n birbirlerine uygulad─▒klar─▒ itici kuvvet ve ├žekirde─čin elektronlara uygulad─▒─č─▒ ├žekim kuvveti o kadar hassas de─čerler ├╝zerine kurulmu┼čtur ki, bu ├╝├ž z─▒t etken birbirini m├╝kemmel bir ┼čekilde dengeler. Sonu├žta atomdaki bu muazzam sistem da─č─▒l─▒p par├žalanmadan s├╝r├╝p gider. Atoma etki eden bu kuvvetlerden tek bir tanesinin, olmas─▒ gerekenden biraz daha fazla veya biraz daha az olmas─▒ atomun hi├žbir zaman var olmamas─▒na neden olurdu. Bu etkenlerin yan─▒ s─▒ra, ├žekirdekteki protonlar─▒ ve n├Âtronlar─▒ birbirine ba─člayan n├╝kleer kuvvetler olmasayd─▒, e┼čit y├╝ke sahip olan protonlar de─čil kenetlenmek, birbirlerine yakla┼čamayacaklard─▒ bile. Ayn─▒ ┼čekilde n├Âtronlar da ├žekirde─če hi├žbir ┼čekilde ba─članamayacaklard─▒. Bunun sonucunda ├žekirdek, dolay─▒s─▒yla atom diye bir ┼čey olmayacakt─▒. B├╝t├╝n bu ince hesaplar, tek bir atomun bile ba┼č─▒bo┼č olmay─▒p, Allah'─▒n kusursuz denetiminde hareket etti─činin bir g├Âstergesidir. Aksi takdirde i├žinde ya┼čad─▒─č─▒m─▒z evrenin daha ba┼člamadan sonunun gelmesi ka├ž─▒n─▒lmaz olurdu. Daha ba┼člang─▒├ž an─▒nda bu s├╝re├ž tersine d├Âner, evren olu┼čamazd─▒. Ancak her ┼čeyin Yarat─▒c─▒s─▒, sonsuz g├╝├ž ve ilim sahibi olan Allah, evrendeki t├╝m dengeler gibi, atomun i├žinde de ├žok hassas dengeler kurmu┼čtur ve bu sayede atom, m├╝kemmel bir d├╝zen ile varl─▒─č─▒n─▒ s├╝rd├╝rmektedir. Allah'─▒n yaratt─▒─č─▒ bu denge, bilim adamlar─▒ taraf─▒ndan y─▒llar boyunca ara┼čt─▒r─▒larak ├ž├Âz├╝lmeye ├žal─▒┼č─▒lm─▒┼č ve sonunda g├Âzlenen olaylara sadece ├že┼čitli isimler tak─▒lm─▒┼čt─▒r: "elektromanyetik kuvvet", "g├╝├žl├╝ n├╝kleer kuvvet", "zay─▒f n├╝kleer kuvvet", "k├╝tlesel ├žekim kuvveti"… Ancak, kitab─▒n giri┼činde de de─čindi─čimiz gibi, kimse "Neden?" sorusu ├╝zerinde d├╝┼č├╝nmemi┼čtir. ├ľrne─čin, neden bu kuvvetler belirli ┼čiddetlere, belirli kurallara g├Âre hareket ederler? Neden bu kuvvetlerin etkili olduklar─▒ alanlar, takip ettikleri kurallar ve bu kuvvetlerin ┼čiddetleri b├╝y├╝k bir uyum i├žindedir? B├╝t├╝n bu sorular kar┼č─▒s─▒nda bilim adamlar─▒ ├žaresiz kalm─▒┼člard─▒r. ├ç├╝nk├╝ yapabildikleri sadece olaylar─▒n hangi s─▒rayla geli┼čti─čini tahmin etmektir. Fakat yapt─▒klar─▒ ara┼čt─▒rmalar─▒n sonucunda tart─▒┼čmas─▒z bir ger├žek ortaya ├ž─▒km─▒┼čt─▒r. Evrenin her yerinde tek bir atomu dahi ba┼č─▒bo┼č b─▒rakmayan bir ak─▒l ve irade sahibinin m├╝dahalesi g├Âr├╝l├╝r. Bu ┼čekilde b├╝t├╝n kuvvetleri bir uyum i├žinde bir arada tutan tek bir g├╝├ž vard─▒r, o da g├╝c├╝n ve kudretin t├╝m├╝n├╝ kendisinde bar─▒nd─▒ran Allah't─▒r. Allah diledi─či anda diledi─či yerde kudretini tecelli ettirmektedir. En k├╝├ž├╝k atomundan u├žsuz bucaks─▒z galaksilere kadar t├╝m evren de ancak Allah'─▒n dilemesi ve her an ayakta tutmas─▒ ile varl─▒─č─▒n─▒ s├╝rd├╝rmektedir. Allah, Kuran'da kendisinden ba┼čka kuvvet olmad─▒─č─▒n─▒ haber verirken, bunun bilincine varamay─▒p Kendi yaratt─▒─č─▒ aciz varl─▒klar─▒ (canl─▒ olsun. cans─▒z olsun), O'ndan ba─č─▒ms─▒z bir g├╝├ž ve kuvvet sahibi sanarak o yarat─▒klara ilahi vas─▒flar y├╝kleyenlerin sonunu ┼č├Âyle bildirmektedir: ... O zulmedenler, azaba u─črayacaklar─▒ zaman, muhakkak b├╝t├╝n kuvvetin t├╝m├╝yle Allah'─▒n oldu─čunu ve Allah'─▒n verece─či azab─▒n ger├žekten ┼čiddetli oldu─čunu bir bilselerdi. (Bakara Suresi, 165) Bug├╝ne kadar hi├žbir bilim adam─▒ atomdaki, dolay─▒s─▒yla evrendeki kuvvetlerin sebebini, kayna─č─▒n─▒ ve ni├žin belli durumlarda belli kuvvetlerin ortaya ├ž─▒kt─▒─č─▒n─▒ izah edememi┼čtir. Bilimin yapt─▒─č─▒ sadece ger├žekleri g├Âzlemlemek ve bunlar─▒ ├Âl├ž├╝p birer "isim" takmakt─▒r. Bu t├╝r "isim takmalar" bilim d├╝nyas─▒nda b├╝y├╝k bulu┼člar olarak de─čerlendirilir. Halbuki, bilim adamlar─▒ evrende yeni bir denge olu┼čturmaya, yeni bir sistem kurmaya de─čil, sadece evrende var olan mevcut dengeyi kavramaya-├ž├Âzmeye ├žal─▒┼čmaktad─▒rlar. Yap─▒lan ┼čey de ├žo─čunlukla, Allah'─▒n evrendeki say─▒s─▒z yarat─▒l─▒┼č harikas─▒ndan birini bir ucundan g├Âzlemleyip buna bir isim vermekten ibarettir. Allah'─▒n yaratt─▒─č─▒ ├╝st├╝n bir sistemi veya yap─▒y─▒ tespit eden bir bilim adam─▒ ├že┼čitli bilimsel ├Âd├╝llere lay─▒k g├Âr├╝l├╝r, y├╝celtilir, insanlar ona hayranl─▒k duyarlar. Bu durumda as─▒l y├╝celtilmesi gereken hi├ž ┼č├╝phesiz o yap─▒y─▒ yoktan var eden, ak─▒l almaz derece hassas dengeler ve karma┼č─▒k hesaplarla donatan ve bunun gibi daha say─▒s─▒z, ola─čan├╝st├╝ harikalar─▒ yaratan, Rahman ve Rahim olan Allah't─▒r. Ger├žekten, gece ile g├╝nd├╝z├╝n ardarda geli┼činde ve Allah'─▒n g├Âklerde ve yerde yaratt─▒─č─▒ ┼čeylerde korkup-sak─▒nan bir topluluk i├žin elbette ayetler vard─▒r. (Yunus Suresi, 6)
En g├╝├žl├╝ mikroskoplar─▒n bile g├Âremeyece─či kadar k├╝├ž├╝k bir alanda d├Ân├╝p duran onlarca elektron, daha ├Ânce de belirtildi─či gibi atomun i├žinde son derece kar─▒┼č─▒k bir trafik yarat─▒rlar. Ancak bu trafik, en sistemli ┼čehir trafi─čiyle bile k─▒yas edilemeyecek kadar d├╝zenlidir ve elektronlar hi├žbir ┼čekilde birbirleriyle ├žarp─▒┼čmazlar. ├ç├╝nk├╝ elektronlar─▒n her birinin ayr─▒ bir y├Âr├╝ngesi vard─▒r ve bu y├Âr├╝ngeler hi├žbir zaman birbiriyle ├žak─▒┼čmaz. Atom ├žekirde─činin ├ževresinde 7 tane y├Âr├╝nge vard─▒r. Asla de─či┼čmeyen bu 7 y├Âr├╝ngedeki elektron say─▒s─▒ da bir matematiksel form├╝lle belirlenmi┼čtir: 2n2. Atomlar─▒n t├╝m y├Âr├╝ngelerinde bulunabilecek en fazla elektron say─▒s─▒ i┼čte bu form├╝lle sabitlenmi┼čtir (form├╝ldeki "n" harfi, y├Âr├╝nge numaras─▒n─▒ belirtir). Evreni olu┼čturan s─▒n─▒rs─▒z say─▒daki atomun elektron y├Âr├╝ngelerinin asla ┼ča┼čmadan 2n2 form├╝l├╝ne uyarak belirli bir say─▒da kalmalar─▒ bir d├╝zenin g├Âstergesidir. Elektronlar inan─▒lmaz h─▒zlarda hareket etmelerine ra─čmen, atomun i├žinde herhangi bir karga┼čan─▒n ├ž─▒kmamas─▒ da yine bu e┼čsiz d├╝zenin bir devam─▒d─▒r. Bu, tesad├╝flerin asla a├ž─▒klayamayaca─č─▒ bir d├╝zendir. Bu d├╝zenin var olabilmesinin tek a├ž─▒klamas─▒ Kuran'da bildirildi─či gibi Allah'─▒n her ┼čeyi kudretinin bir tecellisi olarak d├╝zen ve intizam i├žinde yaratm─▒┼č olmas─▒d─▒r. Allah yaratt─▒─č─▒ bu d├╝zeni Kuran ayetlerinde haber vermi┼čtir: ... Allah, her ┼čey i├žin bir ├Âl├ž├╝ k─▒lm─▒┼čt─▒r. (Talak Suresi, 3) ... her ┼čeyi yaratm─▒┼č, ona bir d├╝zen vermi┼č, belli bir ├Âl├ž├╝yle takdir etmi┼čtir. (Furkan Suresi, 2) ... O'nun kat─▒nda her ┼čey bir miktar (├Âl├ž├╝) iledir. O, gayb─▒ da, m├╝┼čahede edileni de bilendir. Pek b├╝y├╝kt├╝r, y├╝cedir. (Rad Suresi, 8-9) Yere (gelince,) onu d├Â┼čeyip-yayd─▒k, onda sars─▒lmaz-da─člar b─▒rakt─▒k ve onda her ┼čeyden ├Âl├ž├╝s├╝ belirlenmi┼č ├╝r├╝nler bitirdik. (Hicr Suresi, 19) G├Âky├╝z├╝, Onu da y├╝kseltti ve mizan─▒ (├Âl├ž├╝y├╝) koydu. (Rahman Suresi, 7) G├╝ne┼č ve ay (belli) bir hesap iledir. (Rahman Suresi, 5) ... ┼×├╝phesiz, Allah her ┼čeyin hesab─▒n─▒ tam olarak yapand─▒r. (Nisa Suresi, 86) Ayetlerden anla┼č─▒ld─▒─č─▒ gibi Alemlerin Rabbi olan Allah, her ┼čeyi kusursuz bir ├Âl├ž├╝, hesap ve d├╝zen i├žinde yaratand─▒r. Bu ├Âl├ž├╝ ve hesap, atomun en k├╝├ž├╝k par├žac─▒─č─▒ndan uzaydaki devasa g├Âk cisimlerine, g├╝ne┼č sistemlerine, galaksilere kadar, bunlar─▒n aras─▒ndakiler de dahil, b├╝t├╝n varl─▒klar alemini i├žine al─▒r. Bu da Allah'─▒n sonsuz g├╝c├╝n├╝n, ilminin, sanat─▒n─▒n ve hikmetinin bir sonucudur. Allah, yaratt─▒─č─▒ varl─▒klardaki ve sistemlerdeki m├╝kemmel ├Âl├ž├╝, d├╝zen, denge ve hesaplarla bu s─▒fatlar─▒n─▒ insanlara tan─▒t─▒r. Sonsuz kudretini g├Âzler ├Ân├╝ne serer. ─░┼čte b├╝t├╝n bilimsel ara┼čt─▒rmalar─▒n, hesaplamalar─▒n insan─▒ ula┼čt─▒rmas─▒ gereken as─▒l ger├žek budur.
En g├╝├žl├╝ mikroskoplar─▒n bile g├Âremeyece─či kadar k├╝├ž├╝k bir alanda d├Ân├╝p duran onlarca elektron, daha ├Ânce de belirtildi─či gibi atomun i├žinde son derece kar─▒┼č─▒k bir trafik yarat─▒rlar. Ancak bu trafik, en sistemli ┼čehir trafi─čiyle bile k─▒yas edilemeyecek kadar d├╝zenlidir ve elektronlar hi├žbir ┼čekilde birbirleriyle ├žarp─▒┼čmazlar. ├ç├╝nk├╝ elektronlar─▒n her birinin ayr─▒ bir y├Âr├╝ngesi vard─▒r ve bu y├Âr├╝ngeler hi├žbir zaman birbiriyle ├žak─▒┼čmaz. Atom ├žekirde─činin ├ževresinde 7 tane y├Âr├╝nge vard─▒r. Asla de─či┼čmeyen bu 7 y├Âr├╝ngedeki elektron say─▒s─▒ da bir matematiksel form├╝lle belirlenmi┼čtir: 2n2. Atomlar─▒n t├╝m y├Âr├╝ngelerinde bulunabilecek en fazla elektron say─▒s─▒ i┼čte bu form├╝lle sabitlenmi┼čtir (form├╝ldeki "n" harfi, y├Âr├╝nge numaras─▒n─▒ belirtir). Evreni olu┼čturan s─▒n─▒rs─▒z say─▒daki atomun elektron y├Âr├╝ngelerinin asla ┼ča┼čmadan 2n2 form├╝l├╝ne uyarak belirli bir say─▒da kalmalar─▒ bir d├╝zenin g├Âstergesidir. Elektronlar inan─▒lmaz h─▒zlarda hareket etmelerine ra─čmen, atomun i├žinde herhangi bir karga┼čan─▒n ├ž─▒kmamas─▒ da yine bu e┼čsiz d├╝zenin bir devam─▒d─▒r. Bu, tesad├╝flerin asla a├ž─▒klayamayaca─č─▒ bir d├╝zendir. Bu d├╝zenin var olabilmesinin tek a├ž─▒klamas─▒ Kuran'da bildirildi─či gibi Allah'─▒n her ┼čeyi kudretinin bir tecellisi olarak d├╝zen ve intizam i├žinde yaratm─▒┼č olmas─▒d─▒r. Allah yaratt─▒─č─▒ bu d├╝zeni Kuran ayetlerinde haber vermi┼čtir: ... Allah, her ┼čey i├žin bir ├Âl├ž├╝ k─▒lm─▒┼čt─▒r. (Talak Suresi, 3) ... her ┼čeyi yaratm─▒┼č, ona bir d├╝zen vermi┼č, belli bir ├Âl├ž├╝yle takdir etmi┼čtir. (Furkan Suresi, 2) ... O'nun kat─▒nda her ┼čey bir miktar (├Âl├ž├╝) iledir. O, gayb─▒ da, m├╝┼čahede edileni de bilendir. Pek b├╝y├╝kt├╝r, y├╝cedir. (Rad Suresi, 8-9) Yere (gelince,) onu d├Â┼čeyip-yayd─▒k, onda sars─▒lmaz-da─člar b─▒rakt─▒k ve onda her ┼čeyden ├Âl├ž├╝s├╝ belirlenmi┼č ├╝r├╝nler bitirdik. (Hicr Suresi, 19) G├Âky├╝z├╝, Onu da y├╝kseltti ve mizan─▒ (├Âl├ž├╝y├╝) koydu. (Rahman Suresi, 7) G├╝ne┼č ve ay (belli) bir hesap iledir. (Rahman Suresi, 5) ... ┼×├╝phesiz, Allah her ┼čeyin hesab─▒n─▒ tam olarak yapand─▒r. (Nisa Suresi, 86) Ayetlerden anla┼č─▒ld─▒─č─▒ gibi Alemlerin Rabbi olan Allah, her ┼čeyi kusursuz bir ├Âl├ž├╝, hesap ve d├╝zen i├žinde yaratand─▒r. Bu ├Âl├ž├╝ ve hesap, atomun en k├╝├ž├╝k par├žac─▒─č─▒ndan uzaydaki devasa g├Âk cisimlerine, g├╝ne┼č sistemlerine, galaksilere kadar, bunlar─▒n aras─▒ndakiler de dahil, b├╝t├╝n varl─▒klar alemini i├žine al─▒r. Bu da Allah'─▒n sonsuz g├╝c├╝n├╝n, ilminin, sanat─▒n─▒n ve hikmetinin bir sonucudur. Allah, yaratt─▒─č─▒ varl─▒klardaki ve sistemlerdeki m├╝kemmel ├Âl├ž├╝, d├╝zen, denge ve hesaplarla bu s─▒fatlar─▒n─▒ insanlara tan─▒t─▒r. Sonsuz kudretini g├Âzler ├Ân├╝ne serer. ─░┼čte b├╝t├╝n bilimsel ara┼čt─▒rmalar─▒n, hesaplamalar─▒n insan─▒ ula┼čt─▒rmas─▒ gereken as─▒l ger├žek budur.En g├╝├žl├╝ mikroskoplar─▒n bile g├Âremeyece─či kadar k├╝├ž├╝k bir alanda d├Ân├╝p duran onlarca elektron, daha ├Ânce de belirtildi─či gibi atomun i├žinde son derece kar─▒┼č─▒k bir trafik yarat─▒rlar. Ancak bu trafik, en sistemli ┼čehir trafi─čiyle bile k─▒yas edilemeyecek kadar d├╝zenlidir ve elektronlar hi├žbir ┼čekilde birbirleriyle ├žarp─▒┼čmazlar. ├ç├╝nk├╝ elektronlar─▒n her birinin ayr─▒ bir y├Âr├╝ngesi vard─▒r ve bu y├Âr├╝ngeler hi├žbir zaman birbiriyle ├žak─▒┼čmaz. Atom ├žekirde─činin ├ževresinde 7 tane y├Âr├╝nge vard─▒r. Asla de─či┼čmeyen bu 7 y├Âr├╝ngedeki elektron say─▒s─▒ da bir matematiksel form├╝lle belirlenmi┼čtir: 2n2. Atomlar─▒n t├╝m y├Âr├╝ngelerinde bulunabilecek en fazla elektron say─▒s─▒ i┼čte bu form├╝lle sabitlenmi┼čtir (form├╝ldeki "n" harfi, y├Âr├╝nge numaras─▒n─▒ belirtir). Evreni olu┼čturan s─▒n─▒rs─▒z say─▒daki atomun elektron y├Âr├╝ngelerinin asla ┼ča┼čmadan 2n2 form├╝l├╝ne uyarak belirli bir say─▒da kalmalar─▒ bir d├╝zenin g├Âstergesidir. Elektronlar inan─▒lmaz h─▒zlarda hareket etmelerine ra─čmen, atomun i├žinde herhangi bir karga┼čan─▒n ├ž─▒kmamas─▒ da yine bu e┼čsiz d├╝zenin bir devam─▒d─▒r. Bu, tesad├╝flerin asla a├ž─▒klayamayaca─č─▒ bir d├╝zendir. Bu d├╝zenin var olabilmesinin tek a├ž─▒klamas─▒ Kuran'da bildirildi─či gibi Allah'─▒n her ┼čeyi kudretinin bir tecellisi olarak d├╝zen ve intizam i├žinde yaratm─▒┼č olmas─▒d─▒r. Allah yaratt─▒─č─▒ bu d├╝zeni Kuran ayetlerinde haber vermi┼čtir: ... Allah, her ┼čey i├žin bir ├Âl├ž├╝ k─▒lm─▒┼čt─▒r. (Talak Suresi, 3) ... her ┼čeyi yaratm─▒┼č, ona bir d├╝zen vermi┼č, belli bir ├Âl├ž├╝yle takdir etmi┼čtir. (Furkan Suresi, 2) ... O'nun kat─▒nda her ┼čey bir miktar (├Âl├ž├╝) iledir. O, gayb─▒ da, m├╝┼čahede edileni de bilendir. Pek b├╝y├╝kt├╝r, y├╝cedir. (Rad Suresi, 8-9) Yere (gelince,) onu d├Â┼čeyip-yayd─▒k, onda sars─▒lmaz-da─člar b─▒rakt─▒k ve onda her ┼čeyden ├Âl├ž├╝s├╝ belirlenmi┼č ├╝r├╝nler bitirdik. (Hicr Suresi, 19) G├Âky├╝z├╝, Onu da y├╝kseltti ve mizan─▒ (├Âl├ž├╝y├╝) koydu. (Rahman Suresi, 7) G├╝ne┼č ve ay (belli) bir hesap iledir. (Rahman Suresi, 5) ... ┼×├╝phesiz, Allah her ┼čeyin hesab─▒n─▒ tam olarak yapand─▒r. (Nisa Suresi, 86) Ayetlerden anla┼č─▒ld─▒─č─▒ gibi Alemlerin Rabbi olan Allah, her ┼čeyi kusursuz bir ├Âl├ž├╝, hesap ve d├╝zen i├žinde yaratand─▒r. Bu ├Âl├ž├╝ ve hesap, atomun en k├╝├ž├╝k par├žac─▒─č─▒ndan uzaydaki devasa g├Âk cisimlerine, g├╝ne┼č sistemlerine, galaksilere kadar, bunlar─▒n aras─▒ndakiler de dahil, b├╝t├╝n varl─▒klar alemini i├žine al─▒r. Bu da Allah'─▒n sonsuz g├╝c├╝n├╝n, ilminin, sanat─▒n─▒n ve hikmetinin bir sonucudur. Allah, yaratt─▒─č─▒ varl─▒klardaki ve sistemlerdeki m├╝kemmel ├Âl├ž├╝, d├╝zen, denge ve hesaplarla bu s─▒fatlar─▒n─▒ insanlara tan─▒t─▒r. Sonsuz kudretini g├Âzler ├Ân├╝ne serer. ─░┼čte b├╝t├╝n bilimsel ara┼čt─▒rmalar─▒n, hesaplamalar─▒n insan─▒ ula┼čt─▒rmas─▒ gereken as─▒l ger├žek budur.
Dalga m─▒, Par├žac─▒k m─▒? Elektronlar ilk ke┼čfedildiklerinde, bunlar─▒n t─▒pk─▒ ├žekirde─čin i├žinde bulunan proton ve n├Âtron gibi par├žac─▒klar olduklar─▒ san─▒l─▒yordu. Ancak daha sonra yap─▒lan deneylerde ayn─▒ ─▒┼č─▒k par├žac─▒klar─▒ yani fotonlar gibi dalga ├Âzellikleri de g├Âsterdikleri ortaya ├ž─▒kt─▒. I┼č─▒─č─▒n, t─▒pk─▒ havuza at─▒lan bir ta┼č─▒n su y├╝zeyinde yapt─▒─č─▒ dalgalanmalar gibi yay─▒ld─▒─č─▒ bilinmektedir. Ancak ─▒┼č─▒k, bazen de sanki maddi par├žac─▒k ├Âzelli─či ta┼č─▒makta ve pencere cam─▒na vuran ya─čmur damlalar─▒ gibi kesik kesik, aral─▒kl─▒ darbeler halinde g├Âzlenmektedir. ─░┼čte ayn─▒ ikilem bu kez elektronda da ya┼čand─▒. Tabii bu durum bilim d├╝nyas─▒nda b├╝y├╝k bir karga┼ča yaratt─▒. Bu karga┼ča ├╝nl├╝ Kuramsal Fizik Profes├Âr├╝ Richard P. Feynman'─▒n s├Âzleriyle ┼č├Âyle ├ž├Âz├╝ld├╝: Elektronlar─▒n ve ─▒┼č─▒─č─▒n nas─▒l davrand─▒klar─▒n─▒ art─▒k biliyoruz. Nas─▒l m─▒ davran─▒yorlar? Par├žac─▒k gibi davrand─▒klar─▒n─▒ s├Âylersem yanl─▒┼č izlenime yol a├žm─▒┼č olurum. Dalga gibi davran─▒rlar desem, yine ayn─▒ ┼čey. Onlar kendilerine ├Âzg├╝, benzeri olmayan bir ┼čekilde hareket ederler. Teknik olarak buna "kuantum mekaniksel bir davran─▒┼č bi├žimi" diyebiliriz. Bu, daha ├Ânce g├Ârd├╝─č├╝n├╝z hi├žbir ┼čeye benzemeyen bir davran─▒┼č bi├žimidir... Bir atom, bir yay─▒n ucuna as─▒lm─▒┼č sallanan bir a─č─▒rl─▒k gibi davranmaz. K├╝├ž├╝c├╝k gezegenlerin y├Âr├╝ngeler ├╝zerinde hareket ettikleri minyat├╝r bir g├╝ne┼č sistemi gibi de davranmaz. ├çekirde─či saran bir bulut veya sis tabakas─▒na da pek benzemez. Daha ├Ânce g├Ârd├╝─č├╝n├╝z hi├žbir ┼čeye benzemeyen bir ┼čekilde davran─▒r. En az─▒ndan bir basitle┼čtirme yapabiliriz: Elektronlar bir anlamda t─▒pk─▒ fotonlar gibi davran─▒rlar; ikisi de "acayiptir", ama ayn─▒ ┼čekilde. Nas─▒l davrand─▒klar─▒n─▒ alg─▒lamak bir hayli hayal g├╝c├╝ gerektirir; ├ž├╝nk├╝ a├ž─▒klayaca─č─▒m─▒z ┼čey bildi─čimiz her ┼čeyden farkl─▒d─▒r.21 Bilim adamlar─▒, elektronlar─▒n bu ┼čekilde davranmalar─▒n─▒ hi├žbir ┼čekilde a├ž─▒klayamad─▒klar─▒ i├žin ├ž├Âz├╝m olarak bu harekete yeni bir isim takm─▒┼člard─▒r: "Kuantum Mekaniksel Hareket". Bu noktada g├Âr├╝len ola─čan├╝st├╝l├╝─č├╝ ve d├╝┼čt├╝─č├╝ hayreti yine Profes├Âr Feynman, "…kendinize s├╝rekli "Ama bu nas─▒l olabilir?" diye sormay─▒n; ├ž├╝nk├╝ ├žaban─▒z bo┼čunad─▒r; ┼čimdiye kadar hi├ž kimsenin kurtulamad─▒─č─▒ bir ├ž─▒kmaz soka─ča girersiniz. Bunun neden b├Âyle olabildi─čini hi├ž kimse bilmiyor." s├Âzleriyle dile getirmektedir.22 Ancak, burada Feynman'─▒n bahsetti─či "├ž─▒kmaz sokak" asl─▒nda ├ž─▒kmaz de─čildir. Burada baz─▒lar─▒n─▒n bir t├╝rl├╝ i┼čin i├žinden ├ž─▒kamamalar─▒n─▒n sebebi, ortadaki a├ž─▒k delillere ra─čmen bu inan─▒lmaz sistemlerin ve dengelerin ├╝st├╝n bir Yarat─▒c─▒ taraf─▒ndan var edildi─čini kabul edememeleridir. Halbuki durum son derece a├ž─▒kt─▒r: Allah evreni yoktan var etmi┼č, ola─čan├╝st├╝ dengelere dayal─▒ ve ├Ârneksiz olarak yaratm─▒┼čt─▒r. ─░├žinden bir t├╝rl├╝ ├ž─▒k─▒lamayan, anla┼č─▒lamayan ve bilim adamlar─▒n─▒n her f─▒rsatta "Ama bu nas─▒l olabilir?" diye kendi kendilerine sorduklar─▒ sorunun cevab─▒, her ┼čeyin yarat─▒c─▒s─▒n─▒n Allah oldu─ču ve her ┼čeyin onun yaln─▒zca "OL" demesiyle var oldu─ču ger├že─činde yatmaktad─▒r. G├Âkleri ve yeri (bir ├Ârnek edinmeksizin) yaratand─▒r. O, bir i┼čin olmas─▒na karar verirse, ona yaln─▒zca "OL" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117)
Kapkara bir d├╝nyada ya┼čamak nas─▒l olurdu, hi├ž d├╝┼č├╝nd├╝n├╝z m├╝? Bedeniniz, ├ževrenizdeki insanlar, denizler, g├Âky├╝z├╝, a─ča├žlar, ├ži├žekler, k─▒sacas─▒ her ┼čeyin kapkara oldu─čunu g├Âz├╝n├╝zde bir canland─▒r─▒n. B├Âyle bir yery├╝z├╝nde ya┼čamay─▒ hi├ž istemezdiniz ├Âyle de─čil mi? Peki, yery├╝z├╝n├╝ renkli k─▒lan nedir? D├╝nyam─▒z─▒ ola─čan├╝st├╝ g├╝zel k─▒lan renkler nas─▒l olu┼čmaktad─▒rlar? Maddenin yap─▒s─▒nda bulunan baz─▒ ├Âzellikler bizim maddeyi renkli olarak alg─▒lamam─▒za yol a├žarlar. Evet; renkler, elektronlar─▒n atom i├žindeki baz─▒ hareketlerinin do─čal bir sonucu olarak olu┼čur. Bu noktada "Elektronlar─▒n hareketiyle renklerin ne ilgisi olabilir?" diye d├╝┼č├╝nebilirsiniz. Bu ili┼čkiyi hemen k─▒saca a├ž─▒klayal─▒m. Elektronlar sadece belirli y├Âr├╝ngelerde d├Ânerler. Bu y├Âr├╝ngelerin 7 tane oldu─čundan az ├Ânce bahsetmi┼čtik. Her bir y├Âr├╝nge belirli bir enerji seviyesine sahiptir. S├Âz konusu enerji seviyesi y├Âr├╝ngenin ├žekirdekten olan uzakl─▒─č─▒na ba─čl─▒ olarak de─či┼čir. Bir y├Âr├╝nge ├žekirde─če ne kadar yak─▒nsa elektronun enerjisi o kadar az, ├žekirde─če ne kadar uzaksa enerjisi o kadar y├╝ksek olur. Elektronlar─▒n y├Âr├╝ngelerinin her birinin alt─▒nda da "alt y├Âr├╝ngeler" vard─▒r. Elektronlar, bulunduklar─▒ y├Âr├╝ngenin "alt y├Âr├╝ngeleri" aras─▒nda s├╝rekli olarak hareket ederler. Elektronun y├Âr├╝ngeler aras─▒nda seyahat etmesi i├žin d─▒┼čardan enerji almas─▒ gerekir. Bu enerjinin kayna─č─▒ ise "foton"dur. Foton, en basit anlat─▒m─▒yla "─▒┼č─▒k par├žac─▒─č─▒"d─▒r. Evrendeki y─▒ld─▒zlar─▒n hepsi birer foton kayna─č─▒d─▒r, D├╝nyam─▒z i├žinse en ├Ânemli kaynak elbette ki G├╝ne┼č'tir. Fotonlar G├╝ne┼č'ten saniyede 300.000 km. h─▒zla t├╝m uzaya da─č─▒l─▒rlar. G├╝ne┼č'ten d├╝nyaya gelen bu fotonlar yery├╝z├╝ndeki maddelerin atomlar─▒na ├žarpt─▒klar─▒nda, atomlar─▒n elektronlar─▒nda seyahatler ba┼člar. Bu enerji deste─či sayesinde seyahat yapabilen elektronlar, kendi y├Âr├╝ngelerine geri d├Ând├╝klerinde g├Âz├╝m├╝ze gelen rengi olu┼čturacak fotonu d─▒┼čar─▒ yollarlar. Birka├ž c├╝mlede ├Âzetledi─čimiz bu i┼člemlerin her biri hi├žbir aksama g├Âstermeden ilk yarat─▒l─▒┼čtan beri devam eder. Her bir a┼čamas─▒ ├žok b├╝y├╝k plan ve d├╝zen i├žinde i┼čler. ├ľyleki elektronlar ve fotonlar aras─▒ndaki bu sistemin bir b├Âl├╝m├╝n├╝n bile i┼člememesi renksiz, hatta karanl─▒k bir evrenin olmas─▒na neden olurdu. Karanl─▒k evren yerine renkli bir evrenin olu┼čabilmes─▒ i├žin bir plan ve d├╝zen i├žinde i┼člemesi gereken bu a┼čamalar─▒ tekrar s─▒ralayal─▒m: Yery├╝z├╝ne g├╝ne┼čten gelen ─▒┼č─▒k, foton tanecikleri halinde yay─▒l─▒r. Yery├╝z├╝nde yay─▒lan bu foton tanecikleri maddelerin atomlar─▒na ├žarpar. Fotonlar atomlar─▒n i├žlerine pek ilerleyemez. Y├Âr├╝ngelerindeki elektronlara ├žarparlar. Elektronlar kendilerine ├žarpan bu fotonlar─▒ yutarlar. Elektronlar yuttuklar─▒ fotonlar─▒n enerjisini de ald─▒klar─▒ i├žin daha y├╝ksek enerji seviyesine sahip olan bir y├Âr├╝ngeye ge├žerler. Bu elektronlar eski durumlar─▒na geri d├Ânmek isterler. Kendi y├Âr├╝ngelerine geri d├Ânerken de d─▒┼čar─▒ya yine enerji y├╝kl├╝ bir foton g├Ânderirler. ─░┼čte elektronlardan yans─▒yan bu fotonlar o cismin rengini belirler. T├╝m bu i┼člemlerin sonucunda bir cismin rengi ger├žekte o cisimden yans─▒yarak g├Âz├╝m├╝ze ula┼čan bu ─▒┼č─▒k taneciklerinin bir kar─▒┼č─▒m─▒ olur. Genellikle kendi ─▒┼č─▒k yaymayan ve g├╝ne┼čten ald─▒─č─▒ ─▒┼č─▒─č─▒ yans─▒tan bir cismin rengi, hem ald─▒─č─▒ ─▒┼č─▒─ča, hem de bu ─▒┼č─▒k ├╝zerinde yapt─▒─č─▒ de─či┼čikli─če ba─čl─▒d─▒r. Beyaz ─▒┼č─▒kla ayd─▒nlat─▒lan cisim "k─▒rm─▒z─▒" g├Âr├╝n├╝yorsa bunun sebebi g├╝ne┼č ─▒┼č─▒─č─▒ndan kendisine gelen kar─▒┼č─▒m─▒n b├╝y├╝k b├Âl├╝m├╝n├╝ so─čurmas─▒ ve yaln─▒zca k─▒rm─▒z─▒y─▒ yans─▒tmas─▒d─▒r. Burada "so─čurmak"tan kastedilen ┼čudur: Yukar─▒da da belirtti─čimiz gibi atomdaki her bir y├Âr├╝ngenin alt─▒nda bir de alt y├Âr├╝ngeler vard─▒r ve elektronlar bu alt y├Âr├╝ngeler aras─▒nda seyahat ederler. Her y├Âr├╝ngenin belli bir enerji seviyesi vard─▒r ve elektronlar bulunduklar─▒ alt y├Âr├╝ngenin enerji seviyesi kadar enerji ta┼č─▒rlar. Y├Âr├╝ngeler ├žekirdekten uzakla┼čt─▒k├ža sahip olduklar─▒ enerji miktarlar─▒ da artar. Elektron, bulundu─ču alt y├Âr├╝ngeden yukar─▒daki ba┼čka bir alt y├Âr├╝ngede, bir elektronluk bo┼č yer oldu─čunda bir anda yok olur. Ve ├╝st enerji seviyeli alt y├Âr├╝ngede ortaya ├ž─▒kar. Yaln─▒z elektronun bu hareketi yapabilmesi i├žin enerjisini ge├ži┼č yapt─▒─č─▒ alt y├Âr├╝ngenin gerektirdi─či enerjiye ├ž─▒kartmas─▒ gerekir. Elektron, enerjisini G├╝ne┼č'ten gelen foton par├žac─▒klar─▒n─▒ so─čurarak (yutarak) art─▒r─▒r. Durumu birka├ž ├Ârnekle daha anla┼č─▒l─▒r hale getirebiliriz: Bir Morpho Kelebe─čini ele alal─▒m. Kelebekteki pigmentler, b├╝t├╝n g├╝ne┼č ─▒┼č─▒─č─▒n─▒ so─čurup mavi rengi yans─▒t─▒rlar. Yans─▒t─▒lan bu renge ait ─▒┼č─▒k par├žac─▒klar─▒, g├Âzdeki retinaya ula┼čt─▒─č─▒nda, mavi olarak alg─▒lanacak ┼čekilde retinadaki koni h├╝creler taraf─▒ndan elektrik sinyaline ├ževrilir ve beyne g├Ânderilir. Ve mavi renk beyinde olu┼čur. Yani bir cismin rengi, ─▒┼č─▒k kayna─č─▒ndan gelen ─▒┼č─▒─č─▒n ├Âzelli─čine ve s├Âz konusu cismin bu ─▒┼č─▒─č─▒n ne kadar─▒n─▒ d─▒┼čar─▒ yans─▒tt─▒─č─▒na ba─čl─▒d─▒r. ├ľrne─čin bir elbisenin rengi, g├╝ne┼č ─▒┼č─▒─č─▒nda veya bir ma─čazada bak─▒ld─▒─č─▒nda ayn─▒ de─čildir. Bir cisim ┼čayet beynimiz taraf─▒ndan siyah olarak alg─▒lan─▒yorsa, demektir ki bu cisim G├╝ne┼č'ten gelen b├╝t├╝n ─▒┼č─▒─č─▒ so─čuruyor ve d─▒┼čar─▒ hi├ž ─▒┼č─▒k yans─▒tm─▒yor. Ayn─▒ ┼čekilde e─čer cisim G├╝ne┼č'ten gelen ─▒┼č─▒─č─▒n t├╝m├╝n├╝ birden yans─▒t─▒yor ve hi├ž ─▒┼č─▒k so─čurmuyorsa beynimiz taraf─▒ndan beyaz olarak alg─▒lanmaktad─▒r. Bu durumda ├╝zerinde dikkatle d├╝┼č├╝n├╝lmesi gereken noktalar ┼čunlard─▒r: 1. Cismin rengi, ─▒┼č─▒k kayna─č─▒ndan gelen ─▒┼č─▒─č─▒n ├Âzelliklerine ba─čl─▒d─▒r. 2. Cismin rengi, kendi yap─▒s─▒ndaki molek├╝llerin elektronlar─▒n─▒n hareketine, bu elektronlar─▒n hangi ─▒┼č─▒─č─▒ so─čurup hangisini so─čurmayaca─č─▒na ba─čl─▒d─▒r. 3. Cismin rengi, retinaya ├žarpan fotonu beynimizin nas─▒l alg─▒layaca─č─▒na ba─čl─▒d─▒r. Bu noktada bir kere daha durup d├╝┼č├╝nelim. G├Âzle g├Âr├╝lemeyecek kadar k├╝├ž├╝k bir madde olan atomun ├žekirde─činin etraf─▒nda inan─▒lmaz bir s├╝ratle d├Ânen elektronlar, mevcut y├Âr├╝ngelerinden bir anda kaybolup alt-y├Âr├╝nge ad─▒ verilen bir ba┼čka mekana ge├žiyorlar. Bu ge├ži┼č i├žin alt-y├Âr├╝ngede bo┼č bir yerin olmas─▒ da ┼čart. Bu esnada ihtiya├ž duyduklar─▒ enerjiyi foton so─čurarak temin ediyorlar. Sonra as─▒l y├Âr├╝ngelerine geri d├Ân├╝yorlar. Bu hareket esnas─▒nda insan g├Âz├╝n├╝n alg─▒layabilece─či renkler olu┼čuyor. ├ťstelik say─▒lar─▒ trilyonlarla ifade edilebilecek kadar ├žok atom, her saniye hi├ž durmadan bunu yap─▒yor. Bizler de bu sayede hi├ž kesintisiz bir "g├Âr├╝nt├╝" elde ediyoruz. Bu m├╝thi┼č mekanizma, insan yap─▒s─▒ hi├žbir makinenin i┼čleyi┼čine benzetilemez. ├ľrne─čin bir saat tek ba┼č─▒na ├žok karma┼č─▒k bir mekanizmaya sahiptir ve saatin do─čru olarak ├žal─▒┼čabilmesi i├žin t├╝m par├žalar─▒n─▒n (├žarklar, di┼čliler, vidalar, somunlar, vs.) do─čru yerlerde, do─čru bi├žimde bulunmas─▒ ┼čartt─▒r. Bu mekanizmada en k├╝├ž├╝k bir aksama, saatin i┼čleyi┼čine zarar verir. Fakat atomun yap─▒s─▒n─▒ ve elektronlar─▒n yukar─▒da anlatt─▒─č─▒m─▒z mekanizmas─▒n─▒n i┼čleyi┼čini d├╝┼č├╝n├╝nce, bir saatin yap─▒s─▒n─▒n basitli─či a├ž─▒k├ža ortaya ├ž─▒k─▒yor. Dedi─čimiz gibi bu mekanizma insan eliyle yap─▒lan hi├žbir sistemle k─▒yaslanamayacak kadar karma┼č─▒k, m├╝kemmel ve kusursuzdur. Ku┼čkusuz ak─▒llara durgunluk verecek kadar karma┼č─▒k olan ve b├Âylesine kusursuz i┼čleyen bir sistem, materyalist bilim adamlar─▒n─▒n iddia etti─či gibi kendi kendine, tesad├╝fler sonucunda ortaya ├ž─▒km─▒┼č olamaz. ┼×imdi ┼č├Âyle bir soru soral─▒m: Iss─▒z bir ├ž├Âlde ilerlerken yerde i┼čleyen bir saat g├Ârseniz, bunun toz, toprak, kum ve ta┼člardan ┼čans eseri olu┼čtu─čunu d├╝┼č├╝n├╝r m├╝s├╝n├╝z? Bunu hi├ž kimse d├╝┼č├╝nmez, ├ž├╝nk├╝ saatteki tasar─▒m ve ak─▒l her y├Ân├╝yle g├Âzler ├Ân├╝ndedir. Oysa tek bir atomdaki tasar─▒m ve ak─▒l, yukar─▒da da s├Âyledi─čimiz gibi insan yap─▒s─▒ herhangi bir mekanizmayla k─▒yaslanmayacak kadar ├╝st├╝nd├╝r. Bu akl─▒n sahibi de b├╝y├╝k ilim sahibi, her ┼čeyi bilen, g├Âren ve yaratan Allah't─▒r. Allah g├Ârd├╝─č├╝m├╝z ve g├Âremedi─čimiz her yeri sonsuz bir sanatla yaratm─▒┼č ve bizim haberimiz bile olmad─▒─č─▒ halde say─▒s─▒z sebebi bizim emrimize vermi┼čtir. Daha ├Ânceden hi├ž bilmedi─čimiz, belki de ├Â─črenmeyi hi├ž akl─▒m─▒za getirmedi─čimiz renkler konusu, bilim ilerledik├že t├╝m detaylar─▒ ve karma┼č─▒kl─▒─č─▒yla g├Âzlerimizin ├Ân├╝ne serilmi┼čtir. Bilimsel geli┼čme ve ilerlemelerin, ak─▒l ve vicdan sahibi her insan─▒n Allah'─▒n varl─▒─č─▒na inanmas─▒na vesile olaca─č─▒ g├Âzard─▒ edilemez bir ger├žektir. Ancak t├╝m bunlara ra─čmen evrenin her noktas─▒nda ┼čahit olunan ├╝st├╝n sanat─▒ ve akl─▒ g├Ârmezlikten gelenler olabilmektedir. ├ťnl├╝ bilim adam─▒ Louis Pasteur bu konuyla ilgili ilgin├ž bir tespit yapm─▒┼čt─▒r: "Bilimin az─▒ Allah'tan uzakla┼čt─▒r─▒r, ama ├žo─ču, O'na g├Ât├╝r├╝r."23 ─░nsan, ├ževresini saran yarat─▒l─▒┼č ├Ârnekleri hakk─▒nda bilgisi artt─▒k├ža, Allah'─▒n kendisini her y├Ânden ku┼čatt─▒─č─▒n─▒, g├Âkten yere her i┼či onun d├╝zenledi─čini, kontrol├╝n├╝ elinde tuttu─čunu, kendi can─▒n─▒n bir g├╝n mutlaka al─▒naca─č─▒n─▒ ve d├╝nyada yapt─▒klar─▒ndan hesaba ├žekilece─čini ├žok daha iyi kavrayabilir. ─░┼čte bizim de ├ževremizde geli┼čen say─▒s─▒z olayla ilgili bilgimiz artt─▒k├ža her ge├žen g├╝n Allah'─▒n ilmine olan hayranl─▒─č─▒m─▒z da artmaktad─▒r. Bu hayranl─▒k ise Allah'─▒n sonsuz kudretini, g├╝c├╝n├╝ m├╝mk├╝n oldu─čunca idrak etme ve dolay─▒s─▒yla O'ndan gere─či gibi korkup-sak─▒nma yolunda ├žok ├Ânemli bir ad─▒md─▒r. Kuran'da bu durum ┼č├Âyle a├ž─▒klan─▒r: Allah'─▒n g├Âky├╝z├╝nden su indirdi─čini g├Ârmedin mi? B├Âylece biz onunla, renkleri de─či┼čik olan meyveler ├ž─▒kard─▒k. Da─člardan da beyaz, k─▒rm─▒z─▒ renkleri de─či┼čik ve siyah yollar (k─▒ld─▒k). ─░nsanlardan, hayvanlardan ve davarlardan da renkleri b├Âyle de─či┼čik olanlar vard─▒r. Kullar─▒ i├žinde ise Allah'tan ancak alim olanlar 'i├žleri titreyerek-korkar'. ┼×├╝phesiz Allah, ├╝st├╝n ve g├╝├žl├╝ oland─▒r, ba─č─▒┼člayand─▒r. (Fat─▒r Suresi, 27-28)
Buraya kadar, atomu olu┼čturan par├žac─▒klar─▒n ├Âzelliklerini inceledik. ┼×imdi bu par├žac─▒klar─▒n, daha ├Ânce bahsetmedi─čimiz ortak bir ├Âzelli─čini ele alaca─č─▒z: "Spin D├Ân├╝┼č├╝". Atomu olu┼čturan par├žac─▒klar─▒n kendi eksenleri etraf─▒nda ola─čan├╝st├╝ bir h─▒zla d├Ân├╝┼člerine "spin" ad─▒ verilir. Evrendeki pek ├žok sistemde spin hareketi ├Ânemli bir rol oynar. Atomun i├žindeki par├žac─▒klardan uzaydaki y─▒ld─▒zlara kadar b├╝t├╝n sistemler bu hareket ├╝zerine kurulmu┼čtur. Par├žac─▒klar─▒n spin hareketi ise ilk kez 1925 y─▒l─▒nda fark edildi ve bu d├Ân├╝┼č "Pauli D─▒┼člama ─░lkesi" olarak an─▒lmaya ba┼čland─▒. Bu ilkeye g├Âre, iki benzer par├žac─▒k ayn─▒ duruma sahip olamazlar, yani belirsizlik ilkesinin tan─▒mlad─▒─č─▒ s─▒n─▒rlar i├žinde hem ayn─▒ konumda, hem de ayn─▒ h─▒zda bulunamazlar. Bu kural─▒ ┼ču ┼čekilde a├ž─▒klayabiliriz: Bildi─činiz gibi atom son derece k├╝├ž├╝k bir yap─▒d─▒r ve o k├╝├ž├╝k yap─▒n─▒n i├žinde de ├žok karma┼č─▒k bir trafik vard─▒r. E─čer bu yap─▒y─▒ olu┼čturan birbirine benzer par├žac─▒klar ayn─▒ h─▒zda ve ayn─▒ y├Ânde hareket etselerdi ne olurdu, bir d├╝┼č├╝nelim: ├ľnce, protonu olu┼čturan 3 kuark─▒ ele alal─▒m. 3 kuark ayn─▒ anda, ayn─▒ h─▒zda ve ayn─▒ y├Ânde hareket ettikleri takdirde, art─▒k 3 kuark diye bir ┼čey kalmaz, hepsi de tek bir kuark halini al─▒rlar. B├Âyle bir durumda da protonlar─▒n olu┼čmas─▒ m├╝mk├╝n olmaz ve ├žekirdek, dolay─▒s─▒yla atom olu┼čamaz. ├ç├╝nk├╝ kuark bir enerjiden ibarettir ve ayn─▒ y├Ânde ve ayn─▒ h─▒zda hareket eden 3 ayr─▒ enerji olabilmesi m├╝mk├╝n de─čildir. Bunlar─▒n bir ┼čekilde birbirlerinden ayr─▒lmalar─▒ gerekir. Bu ayr─▒m da ancak hareket farkl─▒l─▒klar─▒yla olu┼čabilmektedir. Ancak bu ┼čartla, kuarklar (enerji paket├žikleri), n├Âtronlar─▒ ve protonlar─▒ olu┼čturabilirler. ┼×ayet, kuarklar─▒n hepsi ayn─▒ y├Ânde ve ayn─▒ h─▒zda hareket etselerdi, ne protonlar, ne n├Âtronlar, ne de ├žekirdek olu┼čabilirdi. Sonu├ž olarak, atomlar, molek├╝ller dolay─▒s─▒yla da madde var olamazd─▒. G├Âr├╝ld├╝─č├╝ gibi, "spin" hareketi, ┼ču ana kadar g├Ârd├╝─č├╝m├╝z di─čer t├╝m ├Âzelliklerde oldu─ču gibi, evrenin olu┼čumunda son derece hayati bir ├Âneme sahiptir. Stephen Hawking bu durumu ┼č├Âyle ifade etmi┼čtir: "E─čer d├╝nya, d─▒┼člama ilkesi olmadan yarat─▒lsayd─▒ kuarklar, birbirinden ayr─▒ ve kesin tan─▒ml─▒ proton ve n├Âtronlar─▒ olu┼čturamazd─▒. Proton ve n├Âtronlar da elektronlarla birlikte atomlar─▒ olu┼čturamazlard─▒. Hepsi, olduk├ža d├╝zg├╝n, yo─čun bir '├žorba' olu┼čturmak ├╝zere bir araya ├ž├Âkerdi".24 Bilim bug├╝n atom alt─▒ par├žac─▒klar─▒n bu ola─čan├╝st├╝ hareketlerini ke┼čfetmi┼čtir, ama par├žac─▒klar─▒n neden b├Âyle hareket ettiklerini bir t├╝rl├╝ a├ž─▒klayamamaktad─▒r. Bu ┼čuursuz par├žac─▒klar─▒n spin ┼čeklinde hareket edebilmeleri i├žin, bu hareketlerinin sonucunda atomu olu┼čturacaklar─▒n─▒ idrak edebilmeleri gerekir. Bu idrakin arkas─▒ndan da ne ┼čekilde hareket edeceklerine karar vermeleri, yani bir strateji belirlemeleri ┼čartt─▒r. Hangi par├žac─▒─č─▒n, hangi y├Ânde ve hangi h─▒zda hareket edece─či son derece detayl─▒ bir ┼čekilde belirlenmelidir. Daha sonra s─▒ra bu stratejiyi evreni olu┼čturan sonsuz say─▒daki par├žac─▒─ča duyurmaya ve hepsinin bu stratejiye uymas─▒n─▒ sa─člamaya gelmektedir. Strateji t├╝m par├žac─▒klara duyurulur ve t├╝m par├žac─▒klar ne ┼čekilde hareket etmeleri gerekti─čini ├Â─črenirler. ┼×imdi, cevaplanmas─▒ gereken ├žok ├Ânemli bir soru vard─▒r ki bu soru bizi en ba┼ča d├Ând├╝rmektedir: Neden t├╝m par├žac─▒klar bu stratejiye uymakta, yani itaat etmektedirler? Neden bir par├žac─▒k bile bu kurala itiraz etmemektedir? T├╝m bu par├žac─▒klar─▒n, burada sayd─▒klar─▒m─▒z─▒ uygulayabilecek ┼čuur, ak─▒l, irade ve zekalar─▒ m─▒ vard─▒r? Elbette hay─▒r. K├╝tlesi bile olmayan, sadece enerjiden ibaret olan bu par├žac─▒klar─▒n, hi├ž ┼č├╝phesiz ne kendilerine ait bir ak─▒llar─▒, ne de m├╝stakil bir iradeleri olabilir. Burada kar┼č─▒m─▒za ├ž─▒kan, Allah'─▒n sonsuz akl─▒, sonsuz g├╝c├╝ ve sonsuz ilmidir. Allah, t├╝m bu par├žac─▒klara, boyun e─čdirmi┼č ve b├Âylece evreni yaratm─▒┼čt─▒r. Bir ayette bu ger├žek bize ┼č├Âyle bildirilmektedir: ... Hay─▒r, g├Âklerde ve yerde her ne varsa O'nundur, t├╝m├╝ O'na g├Ân├╝lden boyun e─čmi┼člerdir. (Bakara Suresi, 116)
Sizce ├ževrenizde g├Ârd├╝─č├╝n├╝z cisimleri birbirinden farkl─▒ k─▒lan ┼čey nedir? Renklerini, bi├žimlerini, kokular─▒n─▒, tatlar─▒n─▒ birbirinden farkl─▒la┼čt─▒ran nedir? Neden bir madde yumu┼čakken di─čeri sert, bir di─čeri ak─▒┼čkand─▒r? Buraya kadar okuduklar─▒n─▒zdan hareket ederek bu sorulara "atomlar─▒n farkl─▒l─▒─č─▒d─▒r" diye cevap verebilirsiniz. Ancak bu cevap yeterli de─čildir. ├ç├╝nk├╝ e─čer bu farkl─▒l─▒klar─▒n sebebi atomlar olsayd─▒, o zaman birbirinden farkl─▒ ├Âzellikler ta┼č─▒yan milyarlarca atom olmas─▒ gerekirdi. Ama ger├žekte bu b├Âyle de─čildir. Bir├žok madde ayn─▒ atomlar─▒ i├žermesine ra─čmen farkl─▒ g├Âr├╝n├╝r ve farkl─▒ ├Âzellikler ta┼č─▒r. Bunun da nedeni atomlar─▒n molek├╝lleri olu┼čturmak i├žin aralar─▒nda kurduklar─▒ farkl─▒ kimyasal ba─člard─▒r. Maddeye giden ilk basamak olan atomlardan sonra ikinci basamak molek├╝llerdir. Molek├╝ller, maddenin kimyasal ├Âzelliklerini belirten en k├╝├ž├╝k birimlerdir. Bu k├╝├ž├╝k yap─▒lar iki veya daha ├žok atomdan, baz─▒lar─▒ da binlerce atom grubundan olu┼čur. Atomlar─▒, molek├╝l i├žinde elektromanyetik ├žekim kuvvetine dayal─▒ kimyasal ba─člar bir arada tutarlar. Yani bu ba─člar atomlar─▒n sahip olduklar─▒ elektrik y├╝klerini esas alarak kurulurlar. Atomlar─▒n elektrik y├╝kleri de daha ├Ânce belirtti─čimiz gibi son y├Âr├╝ngelerinde ta┼č─▒d─▒klar─▒ elektronlar taraf─▒ndan belirlenir. Molek├╝llerin ├že┼čitli bi├žimlerde bir araya gelmeleriyle de ├ževremizde g├Ârd├╝─č├╝m├╝z madde ├že┼čitlili─či ortaya ├ž─▒kar. Bu noktada da maddenin ├že┼čitlili─činin ana merkezinde yer alan kimyasal ba─člar─▒n ├Ânemi anla┼č─▒l─▒r.
Yukar─▒da da belirtildi─či gibi kimyasal ba─člar, atomlar─▒n d─▒┼č y├Âr├╝ngelerindeki elektronlar─▒n hareketleriyle olu┼čur. Her atom en d─▒┼čta yer alan y├Âr├╝ngesini, alabilece─či en fazla elektron say─▒s─▒na tamamlama gayreti i├žindedir. Atomlar─▒n son y├Âr├╝ngelerinde bulundurabilecekleri maksimum elektron say─▒s─▒ 8’dir. Bunu sa─člarken atomlar ya en d─▒┼č y├Âr├╝ngelerindeki elektronlar─▒ 8’e tamamlamak i├žin ba┼čka atomlardan elektron al─▒rlar, ya da e─čer en d─▒┼č y├Âr├╝ngelerinde az say─▒da elektron varsa, bunlar─▒ bir ba┼čka atoma vererek ├Ânceden tamamlanm─▒┼č olan bir alt y├Âr├╝ngeyi en d─▒┼č y├Âr├╝ngeleri haline getirirler. Atomlar─▒n kendi aralar─▒nda yapt─▒klar─▒ bu elektron al─▒p verme e─čilimi, birbirleri aras─▒nda yapt─▒klar─▒ kimyasal ba─člar─▒n temel itici g├╝c├╝n├╝ olu┼čturur. Bu itici g├╝├ž, yani atomlar─▒n son y├Âr├╝ngelerindeki elektron say─▒lar─▒n─▒ maksimuma tamamlama ama├žlar─▒, bir atomun di─čer atomlarla 3 ├že┼čit ba─č kurabilmesini sa─člar. Bunlar iyonik ba─č, kovalent ba─č ve metalik ba─čd─▒r. Molek├╝ller aras─▒nda ise genel olarak "zay─▒f ba─člar" ba┼čl─▒─č─▒ alt─▒nda toplanan ├Âzel ba─člar g├Ârev yapar. Bu ba─člar atomlar─▒n molek├╝lleri olu┼čturmak ├╝zere kurduklar─▒ ba─člardan daha zay─▒ft─▒r. ├ç├╝nk├╝ molek├╝llerin maddeyi meydana getirmek i├žin daha esnek yap─▒lara ihtiya├žlar─▒ vard─▒r. Bu ba─člar─▒n ├Âzellikleri nedir ve nas─▒l kurulurlar, k─▒saca ele alal─▒m.
Yukar─▒da da belirtildi─či gibi kimyasal ba─člar, atomlar─▒n d─▒┼č y├Âr├╝ngelerindeki elektronlar─▒n hareketleriyle olu┼čur. Her atom en d─▒┼čta yer alan y├Âr├╝ngesini, alabilece─či en fazla elektron say─▒s─▒na tamamlama gayreti i├žindedir. Atomlar─▒n son y├Âr├╝ngelerinde bulundurabilecekleri maksimum elektron say─▒s─▒ 8’dir. Bunu sa─člarken atomlar ya en d─▒┼č y├Âr├╝ngelerindeki elektronlar─▒ 8’e tamamlamak i├žin ba┼čka atomlardan elektron al─▒rlar, ya da e─čer en d─▒┼č y├Âr├╝ngelerinde az say─▒da elektron varsa, bunlar─▒ bir ba┼čka atoma vererek ├Ânceden tamamlanm─▒┼č olan bir alt y├Âr├╝ngeyi en d─▒┼č y├Âr├╝ngeleri haline getirirler. Atomlar─▒n kendi aralar─▒nda yapt─▒klar─▒ bu elektron al─▒p verme e─čilimi, birbirleri aras─▒nda yapt─▒klar─▒ kimyasal ba─člar─▒n temel itici g├╝c├╝n├╝ olu┼čturur. Bu itici g├╝├ž, yani atomlar─▒n son y├Âr├╝ngelerindeki elektron say─▒lar─▒n─▒ maksimuma tamamlama ama├žlar─▒, bir atomun di─čer atomlarla 3 ├že┼čit ba─č kurabilmesini sa─člar. Bunlar iyonik ba─č, kovalent ba─č ve metalik ba─čd─▒r. Molek├╝ller aras─▒nda ise genel olarak "zay─▒f ba─člar" ba┼čl─▒─č─▒ alt─▒nda toplanan ├Âzel ba─člar g├Ârev yapar. Bu ba─člar atomlar─▒n molek├╝lleri olu┼čturmak ├╝zere kurduklar─▒ ba─člardan daha zay─▒ft─▒r. ├ç├╝nk├╝ molek├╝llerin maddeyi meydana getirmek i├žin daha esnek yap─▒lara ihtiya├žlar─▒ vard─▒r. Bu ba─člar─▒n ├Âzellikleri nedir ve nas─▒l kurulurlar, k─▒saca ele alal─▒m.
Bu ba─č ile birle┼čen atomlar son y├Âr├╝ngelerindeki elektron say─▒s─▒n─▒ 8’e tamamlamak i├žin birbirleriyle elektron al─▒┼čveri┼činde bulunurlar. Son y├Âr├╝ngelerinde 4’e kadar elektronu bulunan atomlar bu elektronlar─▒ birle┼čecekleri yani ba─č kuracaklar─▒ atoma verirler. Son y├Âr├╝ngelerinde 4’den fazla elektron bulunduran atomlar ise birle┼čecekleri yani ba─č kuracaklar─▒ atomlardan elektron al─▒rlar. Bu tip ba─č ile olu┼čan molek├╝ller kristal (k├╝bik) yap─▒ya sahip olurlar. Yak─▒ndan tan─▒d─▒─č─▒m─▒z sofra tuzu (NaCl) molek├╝lleri bu ba─č ile olu┼čmu┼č maddelerden biridir. Peki atomlar─▒n neden b├Âyle bir e─čilimi vard─▒r? Bu e─čilim olmasa ne olurdu? Bug├╝ne kadar atomlar─▒n bir araya gelmek i├žin aralar─▒nda kurduklar─▒ ba─člar ├žok genel bi├žimde tarif edilebilmi┼čtir. Ama atomlar─▒n neden b├Âyle bir prensiple davrand─▒klar─▒ anla┼č─▒lamam─▒┼čt─▒r. Yoksa atomlar son y├Âr├╝ngelerindeki elektronlar─▒n say─▒s─▒n─▒n 8 olmas─▒ gerekti─čini kendileri mi tesbit etmi┼čtir? Tabii ki hay─▒r. Bu ├Âyle b├╝y├╝k bir tespittir ki, bir akl─▒, iradesi ve ┼čuuru olmayan bir atomun kendisini a┼čmaktad─▒r. ├ç├╝nk├╝ bu say─▒ maddenin ve dolay─▒s─▒yla evrenin meydana gelmesi i├žin ilk basamak olan atomlar─▒n birle┼čmelerindeki kilit noktad─▒r. E─čer atomlar─▒n bu prensipten kaynaklanan e─čilimleri olmasayd─▒ molek├╝ller ve buna ba─čl─▒ olarak da madde olu┼čamazd─▒. Oysa atomlar ilk yarat─▒ld─▒klar─▒ andan itibaren sahip olduklar─▒ bu e─čilim sayesinde molek├╝llerin ve maddenin kusursuz bir bi├žimde meydana gelmesi i├žin hizmet ederler.
Atomlar─▒n aras─▒ndaki ba─člar─▒ inceleyen bilim adamlar─▒ ilgin├ž bir durumla kar┼č─▒la┼čt─▒lar. Baz─▒ atomlar ba─č kurmak i├žin elektron al─▒┼čveri┼činde bulunurken, baz─▒lar─▒ da son y├Âr├╝ngelerindeki elektronlar─▒ ortak kullanmaktayd─▒lar. Daha sonra yap─▒lan ├žal─▒┼čmalar da canl─▒l─▒k i├žin vazge├žilmez ├Ânem ta┼č─▒yan bir├žok molek├╝l├╝n bu ba─člar sayesinde var olabildi─čini ortaya koymu┼čtur. Kovalent ba─č─▒n daha iyi anla┼č─▒labilmesi i├žin kolay bir ├Ârnek verelim: Daha ├Ânce elektron y├Âr├╝ngelerinden bahsederken de belirtti─čimiz gibi atomlar─▒n ilk y├Âr├╝ngelerinde en fazla 2 elektron ta┼č─▒nabilir. Hidrojen atomu tek bir elektrona sahiptir ve elektron say─▒s─▒n─▒ 2’ye ├ž─▒kar─▒p kararl─▒ bir atom olma e─čilimindedir. Bu y├╝zden hidrojen atomu 2. bir hidrojen atomuyla kovalent ba─č yapar. Yani, 2 hidrojen atomu da birbirlerinin tek elektronlar─▒n─▒ 2. elektron olarak kullan─▒r. B├Âylece H2 molek├╝l├╝ olu┼čur.26 E─čer ├žok say─▒da atom, birbirlerinin elektronlar─▒n─▒ ortakla┼ča kullanarak birle┼čiyorlarsa, bu kez "metalik ba─č" s├Âz konusudur. G├╝nl├╝k hayatta ├ževremizde g├Ârd├╝─č├╝m├╝z ya da kulland─▒─č─▒m─▒z pek ├žok ara├ž ve gerecin ana maddesini olu┼čturan demir, bak─▒r, ├žinko, al├╝minyum, vs. gibi metaller, kendilerini olu┼čturan atomlar─▒n birbirleri aralar─▒nda metalik ba─člar yapmalar─▒ sonucunda, elle tutulur, g├Âzle g├Âr├╝l├╝r, kullan─▒labilir bir yap─▒ kazanm─▒┼člard─▒r. Atomlar─▒n y├Âr├╝ngelerindeki elektronlar─▒n neden b├Âyle bir e─čilimi oldu─ču sorusunu ise bilim adamlar─▒ cevaplayamamaktad─▒r. Fakat canl─▒ organizmalar ancak nedenini bilmedi─čimiz bu e─čilim sayesinde var olabilirler. Acaba t├╝m bu ba─člarla ka├ž farkl─▒ bile┼čik olu┼čabilmektedir? Laboratuvarlarda her g├╝n yeni bile┼čikler olu┼čturulmaktad─▒r. ┼×u an i├žin yakla┼č─▒k 2 milyon bile┼čikten bahsetmek m├╝mk├╝nd├╝r. En basit kimyasal bile┼čik, hidrojen molek├╝l├╝ kadar ufak olabildi─či gibi, milyonlarca atomdan olu┼čan bile┼čikler de vard─▒r.28 Bir element acaba en fazla ka├ž de─či┼čik bile┼čik olu┼čturabilir? Bu sorunun cevab─▒ olduk├ža ilgin├žtir. ├ç├╝nk├╝ bir tarafta hi├žbir elementle birle┼čmeyen baz─▒ elementler (soy gazlar) vard─▒r. Di─čer tarafta ise 1.700.000 bile┼čik olu┼čturabilen karbon atomu vard─▒r. Toplam bile┼čik say─▒s─▒n─▒n 2 milyon kadar oldu─čunu tekrar hat─▒rlarsak, 109 elementin 108’i toplam 300.000 bile┼čik yapmaktad─▒rlar. Ancak karbon ola─čan├╝st├╝ bir ┼čekilde tek ba┼č─▒na tam 1.700.000 bile┼čik yapabilmektedir.
Karbon, canl─▒lar i├žin en hayati elementtir. ├ç├╝nk├╝ b├╝t├╝n canl─▒ maddeler karbon bile┼čiklerinden olu┼čmu┼člard─▒r. Bizlerin varl─▒─č─▒ i├žin bu kadar ├Ânemli olan karbon atomunun ├Âzelliklerini sayfalarca yazsak bitiremeyiz, nitekim kimya bilimi de hen├╝z bu ├Âzelliklerin t├╝m├╝n├╝ ke┼čfedebilmi┼č de─čildir. Biz burada karbonun sadece ├žok ├Ânemli birka├ž ├Âzelli─činden bahsedece─čiz. H├╝cre zar─▒ndan a─ča├ž kabu─čuna, g├Âz merce─činden bir geyi─čin boynuzlar─▒na, yumurta beyaz─▒ndan y─▒lan zehirine kadar son derece farkl─▒ organik yap─▒lar─▒n hepsi, karbon temelli bile┼čiklerden olu┼čur. Karbon, hidrojen, oksijen ve azot atomlar─▒yla ├žok farkl─▒ geometrik ┼čekil ve s─▒ralamalarda birle┼čerek, son derece farkl─▒ maddeler meydana getirir. Peki ama karbonun yakla┼č─▒k olarak 1.7 milyon kadar bile┼čik yapabilmesinin sebebi nedir? Karbonun en ├Ânemli ├Âzelliklerinden birisi, birbiri ard─▒nca dizilerek ├žok kolay zincir olu┼čturabilmesidir. En k─▒sa karbon zinciri 2 karbon atomundan olu┼čur. En uzun zincirin ka├ž karbon atomundan olu┼čtu─ču konusunda ise kesin bir rakam verilememekle birlikte, yakla┼č─▒k olarak 70 halkal─▒ bir zincirden bahsedilebilir. Karbon atomundan sonra en uzun zincir olu┼čturabilen atomun, 6 halka ile silisyum atomu oldu─čunu d├╝┼č├╝n├╝rsek, karbon atomundaki ola─čan├╝st├╝ durum daha iyi fark edilebilir.29 Karbonun bu kadar ├žok halkal─▒ zincir yapabilmesinin sebebi, zincirlerinin sadece d├╝z ├žizgi ┼čeklinde olmamas─▒d─▒r. Zincirler dallar halinde de olabilirler, ├žokgenler de olu┼čturabilirler. Bu noktada, zincirin ┼čeklinin ├Ânemi ├žok b├╝y├╝kt├╝r. ─░ki karbon bile┼či─činde, karbon atomu say─▒s─▒ ayn─▒ fakat bile┼čiklerin zincir bi├žimleri farkl─▒ysa, ortaya 2 ayr─▒ madde ├ž─▒kmaktad─▒r. Ve b├Âylece karbon atomunun, yukar─▒da sayd─▒─č─▒m─▒z ├Âzellikleri ile, canl─▒ hayat─▒ i├žin ├žok b├╝y├╝k ├Ânemi olan molek├╝ller yarat─▒lmaktad─▒r. Karbon bile┼čiklerinin baz─▒lar─▒ sadece birka├ž atomdan olu┼čur. Baz─▒lar─▒ ise binlerce hatta milyonlarca atomdan meydana gelir. B├╝t├╝n elementler i├žinde sadece karbon elementinin atomlar─▒ bu denli uzun ve kal─▒c─▒ bile┼čikler olu┼čturabilir. ├ťnl├╝ kimyager David Burnie Life adl─▒ kitab─▒nda bu elementin ├Âzelli─čini ┼č├Âyle ifade eder: "Karbon, ├žok ola─čan d─▒┼č─▒ bir elementtir... Karbon ve onun bu ola─čan d─▒┼č─▒ ├Âzellikleri olmasa, D├╝nya'da ya┼čam olmas─▒ m├╝mk├╝n g├Âz├╝kmemektedir." 30 ─░ngiliz kimyager Nevil Sidgwick’de, Chemical Elements and Their Compounds (Kimyasal Elementler ve Bunlar─▒n Bile┼čikleri) adl─▒ eserinde karbonun canl─▒lar i├žin ne denli ├Ânemli oldu─čunu ┼č├Âyle vurgular: Karbon, yapabildi─či bile┼čiklerin say─▒s─▒ ve ├že┼čitlili─či y├Ân├╝nden, di─čer elementlerden tamamen farkl─▒, ├Âzg├╝n bir yap─▒dad─▒r. ┼×imdiye dek karbonun yar─▒m milyonun ├╝zerinde farkl─▒ bile┼či─či ayr─▒lm─▒┼č ve tan─▒mlanm─▒┼čt─▒r. Ama bu bile karbonun g├╝├žleri hakk─▒nda ├žok yetersiz bir bilgi verir, ├ž├╝nk├╝ karbon t├╝m canl─▒ maddelerin temelini olu┼čturur.31 Karbonun sadece hidrojen ile kurdu─ču farkl─▒ ba─člar, "hidrokarbonlar" olarak bilinen b├╝y├╝k bir aileyi meydana getirir. Bu aile i├žinde; do─čal gaz, s─▒v─▒ petrol, gaz ya─č─▒, kerosen ve ├že┼čitli makina ya─člar─▒ vard─▒r. Etilen ve propilen olarak bilinen hidrokarbonlar ise petrokimya end├╝strisinin temelidir. Ba┼čka hidrokarbonlar da benzen, toluen ve turpentin gibi bile┼čikler meydana getirir. Giysilerimizi g├╝velenmekten korumas─▒ i├žin dolaplara konan naftalin ise bir ba┼čka t├╝r hidrokarbondur. Klor veya florla birle┼čen hidrokarbonlar ise anestezi maddeleri, yang─▒n s├Ând├╝r├╝c├╝ler ve buzdolaplar─▒nda kullan─▒lan freonlar gibi farkl─▒ maddeleri olu┼čturur. Yukar─▒daki s├Âz├╝nde kimyager Sidwick’in de belirtti─či gibi i├žinde sadece 6 proton, 6 n├Âtron ve 6 elektron bulunduran bu atomun g├╝c├╝n├╝ tam anlayabilme konusunda insan akl─▒ yetersiz kalmaktad─▒r. Dolay─▒s─▒yla bu atomun canl─▒l─▒k i├žin ├Ânemli olan herhangi bir ├Âzelli─činin dahi tesad├╝fen olu┼čmas─▒ imkans─▒zd─▒r. K─▒sacas─▒ di─čer her ┼čey gibi karbon atomu da onlar─▒ atomlar─▒na kadar ku┼čatan Allah taraf─▒ndan, canl─▒lar─▒n bedenlerine uygun bir bi├žimde yarat─▒lm─▒┼čt─▒r. G├Âklerde ve yerde ne varsa t├╝m├╝ Allah'─▒nd─▒r. Allah, her ┼čeyi ku┼čatand─▒r. (Nisa Suresi, 126)
Atomlar─▒ birbirine ba─člayan ba─člar bu ba─člara nisbeten ├žok daha kuvvetlidirler. Bu ba─člar sayesinde milyonlarca hatta milyarlarca ├že┼čit molek├╝l olu┼čabilir. Peki maddeyi olu┼čturmak ├╝zere molek├╝ller nas─▒l birle┼čirler? Molek├╝ller olu┼čtuktan sonra bir dengeye sahip olduklar─▒ i├žin art─▒k molek├╝ller aras─▒nda elektron al─▒┼čveri┼či olmaz. Peki onlar─▒ bir arada tutan ┼čey nedir? Bu soruyu cevaplamaya ├žal─▒┼čan kimyac─▒lar farkl─▒ teoriler ├╝retmeye ba┼člam─▒┼člard─▒r. Yap─▒lan ara┼čt─▒rmalar molek├╝llerin i├žlerindeki atomlar─▒n ├Âzelliklerine g├Âre farkl─▒ ┼čekillerde birle┼čebildiklerini ortaya ├ž─▒karm─▒┼čt─▒r. Bu ba─člar canl─▒lar─▒n kimyas─▒ olarak bilinen organik kimya i├žin ├žok ├Ânemlidir. ├ç├╝nk├╝ canl─▒l─▒─č─▒ meydana getiren en ├Ânemli molek├╝ller bu ba─č─▒ kurma ├Âzellikleri sayesinde ortaya ├ž─▒kabilir. Protein ├Ârne─čini ele alal─▒m. Canl─▒l─▒─č─▒n temel yap─▒ ta┼č─▒ olan proteinlerin, karma┼č─▒k ├╝├ž boyutlu ┼čekilleri bu ba─člar sayesinde meydana gelir. Yani canl─▒l─▒─č─▒n olu┼čmas─▒ i├žin atomlar aras─▒ndaki g├╝├žl├╝ kimyasal ba─č kadar molek├╝ller aras─▒ zay─▒f kimyasal ba─č da var olmal─▒d─▒r. Elbette ki bu ba─č─▒n kuvveti de belli bir ├Âl├ž├╝ye sahip olmal─▒d─▒r. Protein ├Ârne─činden devam edebiliriz. Proteinler aminoasit adl─▒ molek├╝llerin birle┼čmesinden olu┼čan ├žok daha b├╝y├╝k molek├╝llerdir. Aminoasitleri meydana getiren atomlar kovalent ba─č ile birle┼čirler. Zay─▒f ba─člar da olu┼čan bu aminoasitleri ├╝├ž boyutlu dizilimi elde edecek ┼čekilde birbirine ba─člar. Proteinler ancak bu ├╝├ž boyutlu ┼čekilleriyle var olduklar─▒ takdirde canl─▒ organizmalarda fonksiyon g├Âsterebilirler. Bu y├╝zden e─čer bu ba─člar olmasayd─▒ proteinler ve dolay─▒s─▒yla canl─▒l─▒k var olamazd─▒. Bir ├že┼čit zay─▒f ba─č olan "hidrojen" ba─člar─▒ da hayat─▒m─▒zda ├žok ├Ânem ta┼č─▒yan maddelerin ba┼č akt├Ârleridir. ├ľrne─čin ya┼čam─▒n temeli olan "su"yu olu┼čturan molek├╝ller hidrojen ba─člar─▒yla ba─čl─▒d─▒rlar.
D├╝nyam─▒z─▒n ├╝├žte ikisi ya┼čam i├žin ├Âzel olarak se├žilmi┼č bir s─▒v─▒yla, "su"yla kapl─▒d─▒r. Yery├╝z├╝nde ya┼čayan b├╝t├╝n canl─▒lar─▒n bedenleri %50-%95 oran─▒nda bu ├žok ├Âzel s─▒v─▒dan meydana gelir. Kaynama noktas─▒na yak─▒n s─▒cakl─▒ktaki kaynaklarda ya┼čayan bakterilerden tutun da, erimekte olan buzullar─▒n ├╝zerindeki baz─▒ ├Âzel yosunlara kadar, suyun oldu─ču her yerde ve her s─▒cakl─▒kta hayat vard─▒r. Ya─čmurdan sonra yapraklar ├╝zerinde kalan bir su damlac─▒─č─▒nda bile binlerce mikroskobik canl─▒ do─čar, ├žo─čal─▒r ve ├Âl├╝r. Hi├ž su olmasa yery├╝z├╝ nas─▒l g├Âr├╝n├╝rd├╝? ┼×├╝phesiz her yer ├ž├Âlden ibaret olurdu, denizlerin yerlerinde dipsiz ve ├╝rk├╝t├╝c├╝ ├žukurlar yer al─▒rd─▒. G├Âky├╝z├╝ de bulutsuz ve ├žok garip bir renkte g├Âr├╝l├╝rd├╝. Yery├╝z├╝ndeki hayat─▒n temeli olan suyun olu┼čabilmesi ise asl─▒nda son derece zordur. ├ľncelikle suyun bile┼čenleri olan hidrojen ve oksijen molek├╝llerini bir cam kab─▒n i├žinde d├╝┼č├╝nelim. Bunlar─▒ o kab─▒n i├žinde ├žok uzun bir s├╝re b─▒rakal─▒m. Bu gazlar kab─▒n i├žinde y├╝zlerce y─▒l kalsalar, yine de su olu┼čturamayabilirler. Olu┼čtursalar da ├žok yava┼č olarak, mesela binlerce y─▒l gibi bir s├╝re sonra kab─▒n dibinde ├žok az miktarda su meydana gelebilir. B├Âyle bir durumda suyun bu derece yava┼č olu┼čmas─▒n─▒n sebebi s─▒cakl─▒kt─▒r. Oda s─▒cakl─▒─č─▒nda oksijenle hidrojen ├žok yava┼č tepkimeye girerler. Oksijen ve hidrojen, serbest halde iken H2 ve O2 molek├╝lleri halinde bulunur. Bu molek├╝llerin su molek├╝l├╝n├╝ olu┼čturmak ├╝zere birle┼čmeleri i├žin ├žarp─▒┼čmalar─▒ gerekir. Bu ├žarp─▒┼čma sonucunda, hidrojen ile oksijen molek├╝l├╝n├╝ olu┼čturan ba─člar zay─▒flar ve oksijen ile hidrojen atomlar─▒n─▒n birle┼čmesine engel kalmaz. S─▒cakl─▒k, bu molek├╝llerin enerjisini, dolay─▒s─▒yla h─▒zlar─▒n─▒ y├╝kseltti─či i├žin ├žarp─▒┼čmalar─▒n say─▒s─▒n─▒ da b├╝y├╝k ├Âl├ž├╝de art─▒r─▒r. B├Âylece, tepkimenin h─▒zl─▒ ilerlemesini sa─člar. Ancak, ┼ču anda yery├╝z├╝nde suyun olu┼čmas─▒n─▒ sa─člayacak kadar y├╝ksek ─▒s─▒ yoktur. Suyun olu┼čmas─▒ i├žin gerekli olan ─▒s─▒, d├╝nya olu┼čurken sa─članm─▒┼č ve d├╝nyan─▒n d├Ârtte ├╝├žl├╝k k─▒sm─▒n─▒ olu┼čturan su o zaman meydana gelmi┼čtir. Art─▒k bu su kaynaklar─▒ buharla┼čarak atmosfere y├╝kselmekte, orada da so─čuyarak ya─čmur ┼čeklinde yeniden yery├╝z├╝ne d├Ânmektedir. Yani mevcut miktara yeni bir ilave olmaz, sadece bir devir daim ya┼čan─▒r.D├╝nyam─▒z─▒n ├╝├žte ikisi ya┼čam i├žin ├Âzel olarak se├žilmi┼č bir s─▒v─▒yla, "su"yla kapl─▒d─▒r. Yery├╝z├╝nde ya┼čayan b├╝t├╝n canl─▒lar─▒n bedenleri %50-%95 oran─▒nda bu ├žok ├Âzel s─▒v─▒dan meydana gelir. Kaynama noktas─▒na yak─▒n s─▒cakl─▒ktaki kaynaklarda ya┼čayan bakterilerden tutun da, erimekte olan buzullar─▒n ├╝zerindeki baz─▒ ├Âzel yosunlara kadar, suyun oldu─ču her yerde ve her s─▒cakl─▒kta hayat vard─▒r. Ya─čmurdan sonra yapraklar ├╝zerinde kalan bir su damlac─▒─č─▒nda bile binlerce mikroskobik canl─▒ do─čar, ├žo─čal─▒r ve ├Âl├╝r. Hi├ž su olmasa yery├╝z├╝ nas─▒l g├Âr├╝n├╝rd├╝? ┼×├╝phesiz her yer ├ž├Âlden ibaret olurdu, denizlerin yerlerinde dipsiz ve ├╝rk├╝t├╝c├╝ ├žukurlar yer al─▒rd─▒. G├Âky├╝z├╝ de bulutsuz ve ├žok garip bir renkte g├Âr├╝l├╝rd├╝. Yery├╝z├╝ndeki hayat─▒n temeli olan suyun olu┼čabilmesi ise asl─▒nda son derece zordur. ├ľncelikle suyun bile┼čenleri olan hidrojen ve oksijen molek├╝llerini bir cam kab─▒n i├žinde d├╝┼č├╝nelim. Bunlar─▒ o kab─▒n i├žinde ├žok uzun bir s├╝re b─▒rakal─▒m. Bu gazlar kab─▒n i├žinde y├╝zlerce y─▒l kalsalar, yine de su olu┼čturamayabilirler. Olu┼čtursalar da ├žok yava┼č olarak, mesela binlerce y─▒l gibi bir s├╝re sonra kab─▒n dibinde ├žok az miktarda su meydana gelebilir. B├Âyle bir durumda suyun bu derece yava┼č olu┼čmas─▒n─▒n sebebi s─▒cakl─▒kt─▒r. Oda s─▒cakl─▒─č─▒nda oksijenle hidrojen ├žok yava┼č tepkimeye girerler. Oksijen ve hidrojen, serbest halde iken H2 ve O2 molek├╝lleri halinde bulunur. Bu molek├╝llerin su molek├╝l├╝n├╝ olu┼čturmak ├╝zere birle┼čmeleri i├žin ├žarp─▒┼čmalar─▒ gerekir. Bu ├žarp─▒┼čma sonucunda, hidrojen ile oksijen molek├╝l├╝n├╝ olu┼čturan ba─člar zay─▒flar ve oksijen ile hidrojen atomlar─▒n─▒n birle┼čmesine engel kalmaz. S─▒cakl─▒k, bu molek├╝llerin enerjisini, dolay─▒s─▒yla h─▒zlar─▒n─▒ y├╝kseltti─či i├žin ├žarp─▒┼čmalar─▒n say─▒s─▒n─▒ da b├╝y├╝k ├Âl├ž├╝de art─▒r─▒r. B├Âylece, tepkimenin h─▒zl─▒ ilerlemesini sa─člar. Ancak, ┼ču anda yery├╝z├╝nde suyun olu┼čmas─▒n─▒ sa─člayacak kadar y├╝ksek ─▒s─▒ yoktur. Suyun olu┼čmas─▒ i├žin gerekli olan ─▒s─▒, d├╝nya olu┼čurken sa─članm─▒┼č ve d├╝nyan─▒n d├Ârtte ├╝├žl├╝k k─▒sm─▒n─▒ olu┼čturan su o zaman meydana gelmi┼čtir. Art─▒k bu su kaynaklar─▒ buharla┼čarak atmosfere y├╝kselmekte, orada da so─čuyarak ya─čmur ┼čeklinde yeniden yery├╝z├╝ne d├Ânmektedir. Yani mevcut miktara yeni bir ilave olmaz, sadece bir devir daim ya┼čan─▒r. Suyun Mucizevi ├ľzellikleri Su, kimyasal olarak pek ├žok ola─čan├╝st├╝ ├Âzelli─če sahiptir. Her bir su molek├╝l├╝ hidrojen ve oksijen atomlar─▒n─▒n birle┼čmesiyle olu┼čmu┼čtur. Biri yak─▒c─▒, di─čeri de yan─▒c─▒ olan iki gaz─▒n birle┼čerek bir s─▒v─▒y─▒, hem de suyu olu┼čturuyor olmalar─▒ olduk├ža ilgin├žtir. ┼×imdi k─▒saca kimyasal olarak suyun nas─▒l olu┼čtu─čuna bakal─▒m. Suyun elektrik y├╝k├╝ s─▒f─▒r, yani n├Âtrd├╝r. Ancak oksijen ve hidrojen atomlar─▒n─▒n b├╝y├╝kl├╝klerinden dolay─▒ su molek├╝l├╝n├╝n oksijen taraf─▒ hafif├že eksi, hidrojen taraf─▒ ise hafif├že art─▒ y├╝kl├╝d├╝r. Birden fazla su molek├╝l├╝ bir araya geldi─činde art─▒ ve eksi y├╝kler birbirini ├žekerek "hidrojen ba─č─▒" denilen ├žok ├Âzel bir ba─č olu┼čturur. Hidrojen ba─č─▒ ├žok zay─▒f bir ba─čd─▒r ve ├Âmr├╝ akl─▒m─▒z─▒n kavrayamayaca─č─▒ kadar k─▒sad─▒r. Bir hidrojen ba─č─▒n─▒n ├Âmr├╝, yakla┼č─▒k olarak bir saniyenin y├╝z milyarda biri kadard─▒r. Ama ba─člardan biri k─▒r─▒ld─▒─č─▒nda hemen bir di─čer ba─č olu┼čur. B├Âylece su molek├╝lleri birbirlerine yap─▒┼č─▒rlar ve di─čer taraftan zay─▒f bir ba─čla birbirlerine ba─čland─▒klar─▒ndan ak─▒┼čkan olurlar. Hidrojen ba─člar─▒n─▒n suya katt─▒─č─▒ bir ba┼čka ├Âzellik de, suyun s─▒cakl─▒k de─či┼čimlerine diren├ž g├Âstermesidir. Havan─▒n s─▒cakl─▒─č─▒ aniden artsa bile suyun s─▒cakl─▒─č─▒ yava┼č yava┼č artar, ayn─▒ ┼čekilde havan─▒n s─▒cakl─▒─č─▒ aniden d├╝┼čse bile suyun s─▒cakl─▒─č─▒ yava┼č yava┼č d├╝┼čer. Suyun s─▒cakl─▒─č─▒n─▒n ├Ânemli oranda oynayabilmesi i├žin ├žok b├╝y├╝k miktarlarda ─▒s─▒ de─či┼čikli─čine ihtiya├ž vard─▒r. Suyun ─▒s─▒ enerjisinin bu derece y├╝ksek olmas─▒n─▒n canl─▒ hayat─▒na sa─člad─▒─č─▒ ├žok b├╝y├╝k faydalar vard─▒r. Basit bir ├Ârnek verecek olursak, v├╝cudumuzda ├žok b├╝y├╝k oranda su vard─▒r. Su e─čer havadaki ani s─▒cakl─▒k ini┼č ve ├ž─▒k─▒┼člar─▒na ayn─▒ h─▒zla uysayd─▒, aniden ate┼čimiz ├ž─▒kard─▒ veya aniden donard─▒k. Ayn─▒ ┼čekilde, suyun buharla┼čmak i├žin de ├žok b├╝y├╝k bir ─▒s─▒ enerjisine ihtiyac─▒ vard─▒r. Su buharla┼č─▒rken, ├žok ─▒s─▒ enerjisi kulland─▒─č─▒ i├žin suyun s─▒cakl─▒─č─▒nda eksilme olur. Yine insan v├╝cudundan bir ├Ârnek verecek olursak; v├╝cudumuzun normal s─▒cakl─▒─č─▒ 360 C’dir ve dayanabilece─čimiz en y├╝ksek v├╝cut s─▒cakl─▒─č─▒ 420 C’dir. Aradaki bu 60 C’lik aral─▒k ├žok k├╝├ž├╝k bir aral─▒kt─▒r ve birka├ž saat g├╝ne┼č alt─▒nda ├žal─▒┼čmak v├╝cut s─▒cakl─▒─č─▒n─▒ bu kadar art─▒rabilir. Ancak v├╝cudumuz terleyerek, yani i├žindeki suyu buharla┼čt─▒rarak ├žok b├╝y├╝k miktarda ─▒s─▒ enerjisi harcar ve v├╝cut s─▒cakl─▒─č─▒ d├╝┼čer. V├╝cudumuz otomatik olarak ├žal─▒┼čan b├Âyle bir mekanizmaya sahip olmasayd─▒, birka├ž saat g├╝ne┼č alt─▒nda ├žal─▒┼čmak bile bizler i├žin ├Âld├╝r├╝c├╝ olabilirdi. Hidrojen ba─člar─▒n─▒n suya kazand─▒rd─▒─č─▒ bir ba┼čka ola─čan├╝st├╝ ├Âzellik, suyun s─▒v─▒ iken kat─▒ haline oranla daha yo─čun olmas─▒d─▒r. Halbuki, yery├╝z├╝ndeki maddelerin ├žo─ču kat─▒ iken s─▒v─▒ haline oranla daha yo─čundur. Ancak, su di─čer maddelerin tersine donarken genle┼čir. Bunun sebebi hidrojen ba─člar─▒n─▒n su molek├╝llerinin birbirlerine s─▒k─▒ ┼čekilde ba─članmas─▒n─▒ engellemesi ve arada bir├žok bo┼člu─čun kalmas─▒d─▒r. Su s─▒v─▒ iken hidrojen ba─člar─▒ k─▒r─▒ld─▒─č─▒ndan oksijen atomlar─▒ birbirine yakla┼č─▒r ve daha yo─čun bir yap─▒ elde edilir. Bu durum ayn─▒ ┼čekilde buzun sudan daha hafif olmas─▒n─▒ da beraberinde getirir. Normalde herhangi bir metali eritip i├žine ayn─▒ metalden birka├ž kat─▒ par├ža atsan─▒z, bu par├žalar hemen dibe ├ž├Âker. Ancak suda durum farkl─▒d─▒r. Onbinlerce ton a─č─▒rl─▒─č─▒ndaki buz da─člar─▒ suyun ├╝zerinde mantar gibi y├╝zmektedirler. Peki suyun bu ├Âzelli─činin ne gibi bir faydas─▒ olabilir? Bu soruyu bir ─▒rmak ├Ârne─či ile cevaplayal─▒m: Havalar ├žok so─čudu─čunda ─▒rmaktaki suyun tamam─▒ de─čil, sadece ├╝st k─▒sm─▒ donar. Su, +40 C’de en a─č─▒r halindedir ve bu dereceye ula┼čan su hemen dibe ├ž├Âker. Suyun ├╝zerinde ise "katman halinde buz" olu┼čur. Bu katman─▒n alt─▒nda su akmaya devam eder ve +40 C canl─▒lar─▒n ya┼čayabilece─či bir s─▒cakl─▒k oldu─ču i├žin sudaki canl─▒lar bu sayede hayatlar─▒n─▒ s├╝rd├╝r├╝r. Allah’─▒n suya vermi┼č oldu─ču t├╝m bu e┼čsiz ├Âzellikler, yery├╝z├╝nde canl─▒ hayat─▒n─▒n var olabilmesini m├╝mk├╝n k─▒lan ├Âzelliklerdir. Kuran’da Allah’─▒n insanlara sundu─ču bu b├╝y├╝k nimetin ├Ânemi ┼č├Âyle bildirilmi┼čtir: Sizin i├žin g├Âkten su indiren O’dur; i├žecek ondan, a─ča├ž ondand─▒r (ki) hayvanlar─▒n─▒z─▒ onda otlatmaktas─▒n─▒z. Onunla sizin i├žin ekin, zeytin, hurmal─▒klar, ├╝z├╝mler ve meyvelerin her t├╝rl├╝s├╝nden bitirir. ┼×├╝phesiz bunda, d├╝┼č├╝nebilen bir topluluk i├žin ayetler vard─▒r. (Nahl Suresi, 10-11) Suyun ─░lgin├ž Bir ├ľzelli─či Hepimizin de bildi─či gibi su 1000 C s─▒cakl─▒kta kaynar ve 00 C s─▒cakl─▒kta donar. Ancak, normal ┼čartlarda suyun 1000 C de─čil, +1800 C kaynamas─▒ gerekirdi. Neden mi? Periyodik tabloda ayn─▒ gruptaki elementlerin ├Âzellikleri, hafif elementten a─č─▒r elemente do─čru d├╝zenli olarak de─či┼čiklik g├Âsterir. Bu d├╝zenlilik, ├Âzellikle hidrojen bile┼čiklerinde hakimdir. Periyodik tabloda oksijenin bulundu─ču grupta bulunan elementlerin bile┼čikleri "hidrid" diye adland─▒r─▒l─▒r. Su, asl─▒nda "oksijen hidrid"dir. Bu gruptaki di─čer elementlerin hidridleri su molek├╝l├╝ ile ayn─▒ molek├╝l yap─▒s─▒na sahiptir. Bu bile┼čiklerin kaynama noktalar─▒ k├╝k├╝rtten ba┼člay─▒p daha a─č─▒r olanlara do─čru d├╝zenli bir ┼čekilde de─či┼čir; ancak umulmad─▒k bir ┼čekilde suyun kaynama noktas─▒ bu dizinin d─▒┼č─▒na ├ž─▒kar. Su (oksijen hidrid) olmas─▒ gerekenden 800 C daha a┼ča─č─▒da kaynar. Bir di─čer ┼ča┼č─▒rt─▒c─▒ durum da suyun donma noktas─▒ ile ilgilidir: Yine periyodik sistemdeki d├╝zene g├Âre, suyun -1000 C s─▒cakl─▒kta kat─▒la┼čmas─▒ gerekir. Ancak su bu kural─▒ bozar ve olmas─▒ gerekenden 1000 C yukar─▒da, yani 00 C de buz haline gelir. Bu noktada; ni├žin hidridlerden ba┼čka biri de─čil de, sadece suyun (oksijen hidrid) periyodik sistem kurallar─▒na uymad─▒─č─▒ sorusu akla gelmektedir. Gerek fizik kurallar─▒, gerek kimya kurallar─▒ ya da kural olarak nitelendirdi─čimiz ne varsa; insanlar─▒n, evrendeki ola─čan├╝st├╝ dengenin ve yarat─▒l─▒┼č─▒n detaylar─▒n─▒ a├ž─▒klama gayretinden ba┼čka ┼čeyler de─čildirler. ├ľzellikle de 20. Y├╝zy─▒lda yap─▒lan t├╝m ara┼čt─▒rmalar, evrendeki t├╝m fiziksel dengelerin insan ya┼čam─▒ i├žin ├žok hassas bir bi├žimde ayarland─▒─č─▒n─▒ g├Âstermektedir. Ara┼čt─▒rmalar evrende var olan t├╝m fizik, kimya ve biyoloji kanunlar─▒n─▒n, atmosferin, g├╝ne┼čin, atomlar─▒n, molek├╝llerin insan─▒n ya┼čam─▒ i├žin tam olmalar─▒ gereken ┼čekilde d├╝zenlendiklerini ortaya koymaktad─▒r. Su da yukar─▒da sayd─▒─č─▒m─▒z maddelerde oldu─ču gibi, ba┼čka hi├žbir s─▒v─▒yla k─▒yaslanamayacak kadar ya┼čama uygundur ve d├╝nyan─▒n b├╝y├╝k bir b├Âl├╝m├╝, ya┼čam i├žin tam gerekli miktarda su ile doldurulmu┼čtur. T├╝m bunlar─▒n bir tesad├╝f olmayaca─č─▒ ve ortada kusursuz bir d├╝zenin, tasar─▒m─▒n oldu─ču apa├ž─▒kt─▒r. Suyun insan─▒ hayrete d├╝┼č├╝ren fiziksel ve kimyasal ├Âzellikleri, bu s─▒v─▒n─▒n insan ya┼čam─▒ i├žin ├Âzel olarak yarat─▒ld─▒─č─▒n─▒ g├Âstermektedir. Allah suyla insanlara hayat vermi┼č ve ya┼čamlar─▒n─▒ devam ettirmeleri i├žin gereksinim duyduklar─▒ her ┼čeyi de suyla topraktan bitirmi┼čtir. Allah Kuran'da insanlar─▒ bu konu ├╝zerinde d├╝┼č├╝nmeye ├ža─č─▒r─▒r: O, g├Âkten su indirendir. Bununla her ┼čeyin bitkisini bitirdik, ondan bir ye┼čillik ├ž─▒kard─▒k, ondan birbiri ├╝st├╝ne bindirilmi┼č taneler t├╝retiyoruz. Ve hurma a─čac─▒n─▒n tomurcu─čundan da yere sarkm─▒┼č salk─▒mlar, -birbirine benzeyen ve benzemeyen- ├╝z├╝mlerden, zeytinden ve nardan bah├želer (k─▒l─▒yoruz.) Meyvesine, ├╝r├╝n verdi─činde ve olgunlu─ča eri┼čti─činde bir bak─▒verin. ┼×├╝phesiz inanacak bir topluluk i├žin bunda ger├žekten ayetler vard─▒r. (Enam Suresi, 99)
Soludu─čumuz hava, yani a┼ča─č─▒ atmosfer b├╝y├╝k ├Âl├ž├╝de oksijen gaz─▒ndan olu┼čur. Burada oksijenden kastetti─čimiz O2 gaz─▒d─▒r. Yani a┼ča─č─▒ atmosferdeki oksijen molek├╝lleri 2’┼čer atomdan olu┼čmu┼čtur. Ancak, oksijen molek├╝l├╝ bazen 3’er atomdan da (O3) olu┼čabilmektedir. Bu durumda bu molek├╝l art─▒k oksijen de─čil "Ozon" olarak isimlendirilir, zira bu iki gaz birbirlerinden ├žok farkl─▒d─▒rlar. Hemen burada ├╝zerinde durulmas─▒ gereken bir nokta vard─▒r: ─░ki oksijen atomu birle┼čince oksijen gaz─▒ olu┼čmaktad─▒r da, ni├žin ├╝├ž oksijen atomu birle┼čince ozon gaz─▒ diye farkl─▒ bir gaz olu┼čmaktad─▒r? Sonu├žta iki de olsa, ├╝├ž de olsa birle┼čen oksijen atomu de─čil midir? O zaman, neden ortaya iki farkl─▒ gaz ├ž─▒kmaktad─▒r? Bu soruyu cevaplamadan ├Ânce, bu iki gaz─▒n ne y├Ânden farkl─▒ olduklar─▒n─▒ ele al─▒p, bundan sonra cevap vermek daha yerinde olacakt─▒r: Oksijen gaz─▒ (O2) a┼ča─č─▒ atmosferde bulunur ve solunum yoluyla yery├╝z├╝ndeki t├╝m canl─▒lara hayat verir. Ozon gaz─▒ (O3) ise, zehirli ve ├žok k├Ât├╝ kokulu bir gazd─▒r. Atmosferin en ├╝st tabakalar─▒nda bulunur. E─čer, oksijen yerine ozon solumak zorunda olsak hi├žbirimiz ya┼čayamazd─▒k. Ozon, yukar─▒ atmosferdedir; ├ž├╝nk├╝ orada canl─▒ ya┼čam─▒ i├žin ├žok hayati bir fonksiyonu vard─▒r. Atmosferin yakla┼č─▒k 20 km. yukar─▒s─▒nda t├╝m d├╝nyay─▒ bir ku┼čak gibi saran bir tabaka olu┼čturur. B├Âylece g├╝ne┼čten gelen k─▒z─▒l ├Âtesi ─▒┼č─▒nlar─▒ emerek, yery├╝z├╝ne t├╝m g├╝├žleriyle ula┼čmalar─▒n─▒ engeller. K─▒z─▒l ├Âtesi ─▒┼č─▒nlar ├žok y├╝ksek enerjiye sahip olduklar─▒ i├žin, e─čer yery├╝z├╝ne do─črudan ula┼č─▒rlarsa, yery├╝z├╝ndeki her ┼čey yanar ve d├╝nyada hayat var olamaz. ─░┼čte bu y├╝zden ozon tabakas─▒ atmosferde koruyucu bir z─▒rh g├Ârevi g├Ârmektedir. Yery├╝z├╝ndeki canl─▒ hayat─▒n─▒n var olabilmesi i├žin t├╝m bu canl─▒lar─▒n solunum yapabilmeleri ve zararl─▒ g├╝ne┼č ─▒┼č─▒nlardan korunabilmeleri gerekmektedir. Ve bu sistemi olu┼čturan ancak ve ancak her atoma, her molek├╝le hakim olan Allah’t─▒r. Allah’─▒n izni olmaks─▒z─▒n, hi├žbir g├╝├ž bu atomlar─▒ oksijen ve ozon gaz─▒ molek├╝lleri olarak farkl─▒ oranlarda bir araya getiremezdi.
Tat ve koku duyular─▒, insan─▒n d├╝nyas─▒n─▒ g├╝zelle┼čtiren alg─▒lard─▒r. Bu duyulardan al─▒nan zevk ├žok eski ├ža─člardan beri merak konusu olmu┼č ve bunlar─▒n asl─▒nda molek├╝ler etkile┼čimler olduklar─▒ ├žok yak─▒n zamanlarda ke┼čfedilmi┼čtir. "Tat" ve "koku" dedi─čimiz kavramlar, asl─▒nda birbirinden farkl─▒ molek├╝llerin duyu organlar─▒m─▒zda yaratt─▒─č─▒ alg─▒lar─▒ndan ba┼čka bir ┼čey de─čildir. ├ľrne─čin yiyeceklerin, i├žeceklerin, ya da ├ževremizde g├Ârd├╝─č├╝m├╝z ├že┼čitli meyve ve ├ži├žek kokular─▒n─▒n hepsi u├žucu molek├╝llerden ibarettir. Atomlar bir yandan canl─▒ ve cans─▒z maddeyi olu┼čtururken, di─čer taraftan da maddeye lezzet ve g├╝zellik katmaktad─▒rlar. Peki ama bu nas─▒l ger├žekle┼čmektedir? Vanilya kokusu, g├╝l kokusu gibi u├žucu molek├╝ller, burnun epitelyum ad─▒ verilen b├Âlgesindeki titrek t├╝ylerinde bulunan al─▒c─▒lara gelirler ve bu al─▒c─▒larla etkile┼čime girerler. Bu etkile┼čim beynimizde koku olarak alg─▒lan─▒r. 2-3 cm2’lik bir koku alma zar─▒yla kapl─▒ burun bo┼člu─čumuzda ┼ču ana kadar yedi tip farkl─▒ al─▒c─▒ tespit edilebilmi┼čtir. Bu al─▒c─▒lardan her birine temel bir koku denk d├╝┼čer. Ayn─▒ ┼čekilde insan dilinin ├Ân taraf─▒nda da d├Ârt farkl─▒ tip kimyasal al─▒c─▒ vard─▒r. Bunlar da tuzlu, ┼čekerli, ek┼či ve ac─▒ tatlar─▒na kar┼č─▒l─▒k gelir. ─░┼čte t├╝m duyu organlar─▒m─▒z─▒n al─▒c─▒lar─▒na gelen bu molek├╝ller beynimiz taraf─▒ndan kimyasal sinyaller olarak alg─▒lan─▒r. G├╝n├╝m├╝zde tat ve kokunun nas─▒l alg─▒land─▒─č─▒, nas─▒l olu┼čtu─ču konusu anla┼č─▒labilmi┼čtir, ama bilim adamlar─▒ neden baz─▒ maddelerin ├žok, baz─▒ maddelerin az koktu─ču, neden baz─▒lar─▒n─▒n tatlar─▒n─▒n ho┼č ve baz─▒lar─▒n─▒n da k├Ât├╝ oldu─ču konusunda bir g├Âr├╝┼č birli─čine varamam─▒┼člard─▒r. Bir d├╝┼č├╝nelim. Hi├žbir kokunun, hi├žbir lezzetin var olmad─▒─č─▒ bir d├╝nyada da ya┼č─▒yor olabilirdik. Oysa ki kahverengi ve sadece kendine has bir kokusu olan topraktan y├╝zlerce ├že┼čit, ho┼č kokulu ve lezzetli meyve, sebze ve binlerce renk, bi├žim ve kokuda ├ži├žek ├ž─▒kmaktad─▒r. Lezzet ve koku kavram─▒n─▒ bilmedi─čimiz i├žin de, bu alg─▒lara sahip olmay─▒ istemek akl─▒m─▒za bile gelmezdi. O zaman bu atomlar bir yandan maddeyi olu┼čturmak i├žin ola─čan├╝st├╝ bir ┼čekilde bir araya gelirlerken, neden ayr─▒ca tat ve koku olu┼čturmak ├╝zere de bir araya gelirler? Tat ve kokunun var olmas─▒ insanlar i├žin temel bir ihtiya├ž de─čildir. Ama muhte┼čem bir sanat─▒n ├╝r├╝n├╝ olarak d├╝nyam─▒za apayr─▒ bir lezzet katmaktad─▒rlar. Di─čer canl─▒larla bir kar┼č─▒la┼čt─▒rma yaparsak, kimi canl─▒lar sadece ot, kimileri de daha farkl─▒ maddeler yer. ┼×├╝phesiz ki bunlar─▒n ne ho┼č kokular─▒, ne de ho┼č lezzetleri vard─▒r, zaten olsa bile ┼čuura sahip olmayan bu canl─▒lar i├žin lezzetin bir ├Ânemi yoktur. Bizler de gayet tabii, onlar gibi tek ├že┼čit g─▒da ile beslenebilirdik. ├ľmr├╝n├╝z├╝n sonuna kadar sadece tek bir ├že┼čit yemek yeseydiniz ve yaln─▒zca su i├žseydiniz hayat─▒n─▒z ne kadar s─▒radan ve lezzetsiz olurdu de─čil mi? Bu a├ž─▒dan renk ve koku da di─čer t├╝m nimetler gibi, sonsuz l├╝tuf ve ikram sahibi Allah'─▒n insana kar┼č─▒l─▒ks─▒z sundu─ču g├╝zelliklerdendir. Yaln─▒zca bu iki alg─▒n─▒n var olmamas─▒ dahi insan─▒n hayat─▒n─▒ b├╝y├╝k ├Âl├ž├╝de tats─▒zla┼čt─▒rmaya yeterdi. Kendisine verilen t├╝m bu nimetlere kar┼č─▒l─▒k, insana d├╝┼čen ku┼čkusuz kendisini her y├Ânden ku┼čatm─▒┼č b├Âyle sonsuz bir ikram kar┼č─▒s─▒nda Rabbi’nin diledi─či gibi bir kul olmaya ├žal─▒┼čmakt─▒r. B├Âyle bir tutum kar┼č─▒s─▒nda Rabbi kendisine, bu d├╝nyada yaln─▒zca birer ├Ârne─čini sundu─ču nimetlerin ├žok daha ├╝st├╝nlerini s─▒n─▒rs─▒z bir bi├žimde bar─▒nd─▒ran ebedi bir hayat─▒ vaat etmektedir. Aksine, yani nank├Âr, umursuz, Rabbi’nden gaflet i├žinde ge├žirilen bir ya┼čam─▒n kar┼č─▒l─▒─č─▒ ise ┼č├╝phesiz yine bu tutuma lay─▒k adaletli bir kar┼č─▒l─▒k olacakt─▒r: Rabbiniz ┼č├Âyle buyurmu┼čtur:’Andolsun, e─čer ┼č├╝krederseniz ger├žekten size artt─▒r─▒r─▒m ve andolsun, e─čer nank├Ârl├╝k ederseniz, ┼č├╝phesiz, benim azab─▒m pek ┼čiddetlidir. (─░brahim Suresi, 7)
Buraya kadar okuduklar─▒m─▒z, madde ad─▒n─▒ verdi─čimiz ┼čeyin hi├ž de zannetti─čimiz gibi belirli bir renge, kokuya, ┼čekle sahip bir b├╝t├╝n olmad─▒─č─▒n─▒ ortaya koydu. Madde sand─▒─č─▒m─▒z ┼čey, yani kendi bedenimiz, odam─▒z, evimiz, hatta d├╝nya ve t├╝m evren ger├žekte bir enerji yuma─č─▒ndan ba┼čka bir┼čey de─čildir. O zaman, ├ževremizdeki bunca ┼čeyi g├Âzle g├Âr├╝n├╝r ve elle tutulur k─▒lan nedir? ├çevremizdekileri madde olarak alg─▒lamam─▒z─▒n sebebi, atomlar─▒n y├Âr├╝ngelerindeki elektronlar─▒n fotonlarla ├žarp─▒┼čmalar─▒, atomlar─▒n birbirlerini itmeleri veya ├žekmeleridir. ┼×u anda elinizde tuttu─čunuzu sand─▒─č─▒n─▒z kitaba asl─▒nda dokunmuyorsunuz bile... Ger├žekte, elinizin atomlar─▒ kitab─▒n atomlar─▒n─▒ itmekte ve bu itmenin ┼čiddetine g├Âre de dokunma hissiniz ger├žekle┼čmektedir. ├ç├╝nk├╝ atomlar─▒n yap─▒s─▒ndan bahsedilirken de belirtildi─či gibi atomlar birbirlerine en fazla bir atomun ├žap─▒ kadar yakla┼čabilirler. ├ťstelik birbirlerine bu kadar yakla┼čabilen atomlar da ancak birbirleriyle reaksiyona giren atomlard─▒r. ┼×u halde, ayn─▒ maddenin atomlar─▒ bile birbirlerine kesinlikle dokunamazlarken bizler elimizle tuttu─čumuz, s─▒kt─▒─č─▒m─▒z veya tutup havaya kald─▒rd─▒─č─▒m─▒z maddeye asla dokunamay─▒z. Kald─▒ ki, elimizdeki maddeye maksimum yakla┼čmam─▒z m├╝mk├╝n olsayd─▒ bile, o zaman da bu maddeyle kimyasal reaksiyona girerdik. B├Âyle bir durumda ise insan veya ba┼čka bir canl─▒n─▒n bir saniye bile varl─▒─č─▒n─▒ s├╝rd├╝rmesi s├Âz konusu olamazd─▒. Canl─▒ ayak bast─▒─č─▒, oturdu─ču veya dayand─▒─č─▒ madde ile hemen kimyasal reaksiyona girer ve garip bir varl─▒k haline d├Ân├╝┼č├╝rd├╝. Bu durumda ortaya ├ž─▒kan manzara son derece d├╝┼č├╝nd├╝r├╝c├╝d├╝r: Ger├žekte, % 99.95’i bo┼č olan ve neredeyse sadece enerjiden ibaret atomlardan olu┼čan bir d├╝nyada ya┼č─▒yoruz.38 "Dokunuyoruz ve tutuyoruz" dedi─čimiz ┼čeylere de asl─▒nda hi├žbir zaman dokunam─▒yoruz. Peki ya g├Ârd├╝─č├╝m├╝z, duydu─čumuz veya koklad─▒─č─▒m─▒z maddeyi ne derece alg─▒l─▒yoruz? Bu maddeler, ger├žekte g├Ârd├╝─č├╝m├╝z, duydu─čumuz gibi midir? Kesinlikle hay─▒r... Elektronlardan ve molek├╝llerden bahsederken bu konuyu ele alm─▒┼čt─▒k. Burada tekrar hat─▒rlayacak olursak; var dedi─čimiz ve g├Ârd├╝─č├╝m├╝z maddeyi asl─▒nda do─črudan g├Ârmemiz asla m├╝mk├╝n de─čildir. ├ç├╝nk├╝ g├Âr├╝yoruz dedi─čimiz olay asl─▒nda G├╝ne┼č'ten veya ba┼čka bir ─▒┼č─▒k kayna─č─▒ndan gelen ─▒┼č─▒k taneciklerinin (fotonlar─▒n─▒n) maddeye ├žarpmas─▒, bu maddenin gelen ─▒┼č─▒─č─▒n bir k─▒sm─▒n─▒ so─čurmas─▒ ve kalan─▒n─▒ d─▒┼čar─▒ vermesi sonucunda maddeden yans─▒yarak g├Âz├╝m├╝ze ├žarpan fotonlar─▒n, beynimizde olu┼čturdu─ču birtak─▒m g├Âr├╝nt├╝lerdir. Yani g├Ârd├╝─č├╝m├╝z madde ancak bizim g├Âz├╝m├╝ze yans─▒yan fotonlar─▒n ta┼č─▒d─▒─č─▒ bilgiden ibarettir. Peki bu bilgiler maddeyle ilgili bilginin ne kadar─▒n─▒ bize yans─▒t─▒r? D─▒┼čar─▒da var olan maddelerin ger├žek halinin bize tam olarak yans─▒t─▒ld─▒─č─▒na, dair elimizde hi├žbir kan─▒t─▒m─▒z yoktur.
Buraya kadar maddenin nas─▒l yokluktan var oldu─čundan ve atomlardan bahsettik. Ve dedik ki, atomlar canl─▒-cans─▒z her ┼čeyin yap─▒ ta┼č─▒d─▒r. Ancak ┼čunu ├Ânemle belirtmek gerekir ki, atomlar cans─▒z varl─▒klar─▒n yan─▒s─▒ra canl─▒ varl─▒klar─▒n da yap─▒ ta┼člar─▒d─▒r. Atomlar cans─▒z par├žac─▒klar olduklar─▒ i├žin canl─▒ maddenin yap─▒ta┼č─▒ olmalar─▒ ku┼čkusuz son derece hayret vericidir. Bu durum ayn─▒ zamanda evrimci bilim adamlar─▒n─▒n da hi├žbir ┼čekilde a├ž─▒klayamad─▒klar─▒ bir konudur. Nas─▒l ki bir araya gelen ta┼č par├žalar─▒n─▒n canl─▒ varl─▒klar─▒ olu┼čturmas─▒ d├╝┼č├╝n├╝lemezse, ayn─▒ ┼čekilde cans─▒z atomlar─▒n da bir araya gelerek, kendi kendilerine canl─▒ varl─▒klar─▒ olu┼čturmalar─▒ d├╝┼č├╝n├╝lemez. Bir ta┼č par├žas─▒yla bir kelebe─či g├Âz├╝n├╝zde canland─▒r─▒n. Biri cans─▒z di─čeri canl─▒d─▒r. Ancak temeline indi─činizde asl─▒nda her ikisi de ayn─▒ atom alt─▒ par├žac─▒klardan olu┼čmaktad─▒rlar. Cans─▒z maddenin canl─▒ maddeye kendi kendisine d├Ân├╝┼čemeyece─či ile ilgili ┼č├Âyle bir ├Ârnek daha a├ž─▒klay─▒c─▒ olabilir: Al├╝minyum u├žabilir mi? Hay─▒r, peki e─čer al├╝minyumu, plastik madde ve benzinle kar─▒┼čt─▒r─▒rsak u├žabilir mi? Tabii ki yine u├žamaz. E─čer bu maddeleri bir u├ža─č─▒ olu┼čturacak ┼čekilde bir araya getirirseniz o zaman u├žabilirler. O halde u├ža─č─▒n u├žmas─▒n─▒ sa─člayan nedir? Kanatlar m─▒? Motor mu? Pilot mu? Hay─▒r, bunlar─▒n hi├žbiri tek ba┼č─▒na u├žamazlar. Asl─▒nda, u├žak hi├žbir u├žma ├Âzelli─či olmayan par├žalar─▒n, ├Âzel bir tasar─▒mla bir araya getirilmeleriyle olu┼čmu┼čtur. U├žma ├Âzelli─či ne al├╝minyumdan, ne plastikten, ne de benzinden gelir. Bu maddelerin ├Âzellikleri ├Ânemlidir, ancak u├žma ├Âzelli─či bu maddelerin ├žok ├Âzel bir tasar─▒mla bir araya getirilmeleriyle kazan─▒labilir. Canl─▒ sistemler de ayn─▒ bu ┼čekildedir. Bir canl─▒ h├╝cresi de cans─▒z atomlar─▒n ├žok ├Âzel bir tasar─▒mla bir araya getirilmesiyle olu┼čmu┼čtur. Canl─▒ h├╝crelerinin b├╝y├╝me, ├žo─čalma ve benzeri ├Âzellikleri, molek├╝llerinin niteli─činin de─čil m├╝kemmel bir tasar─▒m─▒n sonucudur. Bu noktada g├Ârd├╝─č├╝m├╝z tasar─▒m Allah’─▒n ├Âl├╝den diriyi yaratmas─▒ndan ba┼čka bir ┼čey de─čildir: "Taneyi ve ├žekirde─či yaran ┼č├╝phesiz Allah't─▒r. O, diriyi ├Âl├╝den ├ž─▒kar─▒r, ├Âl├╝y├╝ de diriden ├ž─▒kar─▒r. ─░┼čte Allah budur. ├ľyleyse nas─▒l oluyor da ├ževriliyorsunuz?" (Enam Suresi, 95) Cans─▒z bir madde canl─▒ bir varl─▒─ča ancak ├╝st├╝n g├╝├ž ve ak─▒l sahibi Allah taraf─▒ndan d├Ân├╝┼čt├╝r├╝lebilir, yani bir canl─▒ ancak yarat─▒labilir. Canl─▒ sistemler ├Âylesine kompleks yap─▒lara sahiptirler ki, bug├╝n ula┼č─▒lan teknolojik imkanlara ra─čmen daha nas─▒l i┼čledikleri bile tam olarak anla┼č─▒lamam─▒┼čt─▒r. Fakat 20. y├╝zy─▒lda ba┼č d├Ând├╝r├╝c├╝ bir h─▒zla geli┼čen teknolojiyle birlikte ola─čan├╝st├╝ ilerlemeler kaydeden bilimin sayesinde anla┼č─▒lan bir ger├žek vard─▒r. Canl─▒lar son derece kompleks yap─▒lara sahiptir. 19. y├╝zy─▒l─▒n ortalar─▒nda Evrim Teorisi ortaya at─▒ld─▒─č─▒nda, ilkel mikroskoplarla y├╝r├╝t├╝len bilimsel ara┼čt─▒rmalar h├╝crenin sadece basit bir lekeden ibaret oldu─ču izlenimini olu┼čturmu┼čtu. 20. y├╝zy─▒lda ise geli┼čmi┼č teknolojik aletler, elektron mikroskoplar─▒ alt─▒nda yap─▒lan g├Âzlem ve ara┼čt─▒rmalar canl─▒lar─▒n yap─▒ ta┼č─▒ olan h├╝crenin ancak m├╝kemmel bir tasar─▒m sonucunda olu┼čabilecek, son derece kompleks bir yap─▒ya sahip oldu─čunu ortaya ├ž─▒karm─▒┼čt─▒r. En ├Ânemlisi de bu ara┼čt─▒rmalar, canl─▒l─▒─č─▒n cans─▒z maddeden kendi kendine olu┼čabilmesinin kesinlikle imkans─▒z oldu─čunu g├Âstermi┼čtir. Canl─▒l─▒─č─▒n kayna─č─▒ sadece canl─▒l─▒kt─▒r. Bu ger├žek deneysel olarak da ispatlanm─▒┼čt─▒r. 39 ─░┼čte bu, evrimcilerin kesinlikle i├žinden ├ž─▒kamad─▒klar─▒ bir sorundur. Bu y├╝zden b├╝y├╝k ├ž─▒kmaz i├žindeki ├╝nl├╝ evrimci bilim adamlar─▒ bilimsel deliller sunmak yerine g├Âz boyamaya y├Ânelik masallar anlat─▒rlar. Maddenin kendi ┼čuuru, yetene─či, iradesi oldu─čunu ├Âne s├╝ren son derece ak─▒l ve bilim d─▒┼č─▒ iddialar ├Âne s├╝rerler. Ama bu sa├žma masallara kendileri de inanmazlar ve cevaplanmas─▒ gereken ana sorular─▒n bilimsel olarak cevaplanamad─▒─č─▒n─▒ itiraf etmek zorunda kal─▒rlar: "Ya┼čam─▒n ba┼člamas─▒ndan ├Ânce yerk├╝remizin ├žorak ve ─▒ss─▒z oldu─ču bir d├Ânem vard─▒. ┼×imdi yery├╝z├╝nde hayat kayna┼č─▒yor. Bu nas─▒l oldu acaba? Hayat─▒n bulunmad─▒─č─▒ durumda karbon temeline dayal─▒ organik molek├╝ller nas─▒l olu┼čtu? ─░lk canl─▒ varl─▒klar nas─▒l g├╝n y├╝z├╝ g├Ârd├╝ler? Ya┼čam nas─▒l bir evrim g├Âsterdi de, g├╝n├╝m├╝z├╝n insanlar─▒ gibi yap─▒lan ayr─▒nt─▒larla bezenmi┼č ve karma┼č─▒k varl─▒klar ortaya ├ž─▒kt─▒? Kendi k├Âkenlerini ara┼čt─▒racak yetenekte yarat─▒klara nas─▒l ula┼č─▒ld─▒?"40 "┼×u anda evrim teorisinin ├ž├Âz├╝lememi┼č esrar─▒, maddenin kayna─č─▒n─▒n ne oldu─ču, nas─▒l evrimle┼čti─či, evrende ve d├╝nyadaki ┼ču anki formunu ni├žin kazand─▒─č─▒ ve ni├žin kendi kendisini kompleks canl─▒ molek├╝l gruplar─▒na ├ževirebildi─čidir."41 Yukar─▒daki evrimci bilim adam─▒n─▒n da itiraf etti─či gibi Evrim Teorisi’nin temel amac─▒, temel ilkesi canl─▒lar─▒n Allah taraf─▒ndan yarat─▒ld─▒─č─▒n─▒ reddetmektir. Ancak, evrenin her noktas─▒nda Yarat─▒l─▒┼č Ger├že─či son derece a├ž─▒k bir ┼čekilde g├Âr├╝lmesine ve her bir detay─▒n asla tesad├╝flerle olu┼čamayacak m├╝kemmellikte bir tasar─▒m─▒n ├╝r├╝n├╝ oldu─ču ortaya ├ž─▒kmas─▒na ra─čmen, evrimciler bu ger├že─če g├Âzlerini kapad─▒klar─▒ i├žin adeta bir k─▒s─▒r d├Âng├╝ i├žinde d├Ân├╝p durmaktad─▒rlar. G├╝n├╝m├╝z├╝n en ate┼čli evrim teorisi savunucular─▒ndan ├╝nl├╝ bilim adam─▒ Richard Dawkins ise a┼ča─č─▒daki s├Âzleriyle istatiksel olarak ama├žs─▒z tesad├╝flerin her ┼čeyi olu┼čturdu─ču inanc─▒n─▒n yanl─▒┼č oldu─čunu ve bu imkans─▒zl─▒─č─▒n tek alternatifinin do─ča├╝st├╝ bir g├╝├ž oldu─čunu itiraf etmektedir: "Bir ┼čeyin ger├žekle┼čmesindeki olas─▒l─▒k istatistiki olarak azald─▒k├ža, onun tesad├╝f eseri olamayaca─č─▒na dair inanc─▒m─▒z o kadar artar: Bu durumda e─čer ┼čans yoksa, buna tek alternatif Ak─▒ll─▒ bir Tasar─▒mc─▒’n─▒n varl─▒─č─▒d─▒r."42 Fakat bu ger├že─če inanmaktansa evrimci bilim adamlar─▒ ├Âl├╝ maddenin yeteneklerinden, cans─▒z maddenin kendisini canl─▒ varl─▒klara d├Ân├╝┼čt├╝rd├╝─č├╝nden bahsetmeyi tercih ederler. Ancak bu bilim adamlar─▒ ger├že─či g├Ârmezden gelirken fark─▒nda olmadan kendilerini g├╝l├╝n├ž duruma d├╝┼č├╝rmektedirler. Kald─▒ ki cans─▒z maddenin, yani atomlar─▒n yetenekli olduklar─▒n─▒, bu yeteneklerini kullanarak kendilerini canl─▒ sistemlere d├Ân├╝┼čt├╝rd├╝klerini iddia etmenin ak─▒lc─▒l─▒k ile en ufak bir ilgisi yoktur. Bu ak─▒l d─▒┼č─▒ masallar─▒n ne derece ger├žek├ži oldu─čuna ┼čimdi anlataca─č─▒m─▒z ├Ârne─či okuduktan sonra siz kendiniz karar vereceksiniz. Bak─▒n evrimcilerin cans─▒z ve ┼čuursuz atomlar─▒ canl─▒ maddelere ve en ├Ânemlisi de y├╝ksek bir ┼čuur ve zeka sahibi insanlara d├Ân├╝┼čt├╝rme senaryosu nas─▒ld─▒r: B├╝y├╝k Patlama'n─▒n ard─▒ndan her nas─▒lsa i├žlerinde ├žok hassas dengede kuvvetler bulunan atomlar kendi kendilerini var etmi┼člerdir. T├╝m evreni olu┼čturacak say─▒daki atomun bir k─▒sm─▒ uzaydaki y─▒ld─▒zlar─▒, gezegenleri olu┼čtururken bir k─▒sm─▒ da d├╝nyay─▒ olu┼čturmu┼čtur. D├╝nyay─▒ olu┼čturan atomlardan bir k─▒sm─▒ ilk ba┼čta ta┼č─▒ topra─č─▒ olu┼čtururken daha sonra birdenbire canl─▒lar─▒ olu┼čturmaya karar vermi┼člerdir! Bu atomlar ├Âncelikle ├žok kompleks bir yap─▒s─▒ olan h├╝crelere d├Ân├╝┼čm├╝┼čler sonra da olu┼čturduklar─▒ h├╝creleri ikiye b├Âlerek ├žo─čaltm─▒┼člar, sonra da konu┼čmaya, duymaya ba┼člam─▒┼člard─▒r. Ard─▒ndan bu atomlar ├╝niversite profes├Ârlerine d├Ân├╝┼čerek elektron mikroskoplar─▒ alt─▒nda kendilerini inceleyip tesad├╝fen meydana geldiklerini iddia etmi┼člerdir. Bir k─▒s─▒m atomlar bir araya gelerek k├Âpr├╝ler, g├Âkdelenler in┼ča eden m├╝hendisleri, bir k─▒sm─▒ bir araya gelerek uydular─▒, uzay ara├žlar─▒n─▒, u├žaklar─▒ imal etmi┼čler, bir k─▒sm─▒ da fizik, kimya, biyoloji alanlar─▒nda uzmanla┼čm─▒┼člard─▒r. Karbon, magnezyum, fosfor, potasyum, demir gibi atomlar bir araya gelerek kapkara bir k├╝tle olu┼čturacaklar─▒na ola─čan├╝st├╝ komplekslikte ve s─▒rlar─▒ hala tam olarak ke┼čfedilememi┼č olan m├╝kemmel beyinleri olu┼čturmu┼člard─▒r. Bu beyinler hi├žbir teknoloji ile ula┼č─▒lamam─▒┼č m├╝kemmel netlikte 3 boyutlu g├Âr├╝nt├╝ler g├Ârmeye ba┼člam─▒┼člard─▒r. Atomlar─▒n bir k─▒sm─▒ komedyenleri olu┼čturmu┼č ve de komedyenlerin yapt─▒klar─▒ esprilere g├╝lm├╝┼člerdir. Yine atomlar─▒n bir k─▒sm─▒ m├╝zik bestelemi┼č ve m├╝zi─či dinleyerek zevk alm─▒┼člard─▒r... Bu hikayeyi daha uzatmak elbette m├╝mk├╝nd├╝r ama b├Âyle bir ┼čeyin asla ger├žekle┼čemeyece─čini g├Âstermek i├žin ┼č├Âyle bir deney d├╝zenleyelim: Bir f─▒├ž─▒n─▒n i├žerisine canl─▒l─▒─č─▒ olu┼čturan t├╝m elementlerin atomlar─▒ndan gerekli miktarlarda koysunlar. Bu atomlar─▒n birle┼čerek canl─▒ maddeleri olu┼čturmalar─▒ i├žin evrimci bilimadamlar─▒ neyi gerekli g├Âr├╝yorlarsa onlar─▒ da bu f─▒├ž─▒n─▒n i├žine doldursunlar. Ve de beklemeye ba┼člas─▒nlar. 100 sene beklesinler, 1000 sene beklesinler, gerekirse babadan o─čula miras b─▒rakarak 100 milyon sene beklesinler... Bu f─▒├ž─▒dan g├╝n├╝n birinde bir profes├Âr ├ž─▒kabilir mi? Elbette hay─▒r! Ne kadar zaman beklerlerse beklesinler bu f─▒├ž─▒dan bir profes├Âr ├ž─▒kamaz. ├ťstelik yaln─▒zca profes├Âr m├╝? Hay─▒r, bu f─▒├ž─▒dan tek bir canl─▒ dahi ├ž─▒kamaz; ku┼člar, bal─▒klar, kelebekler, elmalar, filler, g├╝ller, ├žilekler, portakallar, menek┼čeler, a─ča├žlar, kar─▒ncalar, balar─▒lar─▒ hatta tek bir sivrisinek dahi ├ž─▒kamaz. ├ç├╝nk├╝ cans─▒z maddelerin milyon tanesi de bir araya gelse canl─▒l─▒k ├Âzelli─čini kendili─činden kazanamaz. ┼×imdi bir de ┼čuursuz atomlar─▒n kendi kendilerine hayat─▒n temel ta┼č─▒ olan DNA molek├╝l├╝n├╝ ve proteinleri olu┼čturup-olu┼čturamayacaklar─▒na bir bakal─▒m. DNA (deoksiribon├╝kleik asit) h├╝cre ├žekirde─činde bulunan, v├╝cudun t├╝m par├žalar─▒n─▒n, v├╝cudun her t├╝rl├╝ ├Âzelli─činin bilgisini ta┼č─▒yan ┼čifreleri i├žerir. ┼×ifre o kadar karma┼č─▒kt─▒r ki, bilim adamlar─▒ bu ┼čifreyi ancak 1940’l─▒ y─▒llardan sonra biraz olsun ├ž├Âzebilmeyi ba┼čarm─▒┼člard─▒r. DNA bir yandan ait oldu─ču canl─▒ya dair t├╝m bilgileri i├žerirken di─čer yandan da kendi kendisini aynen kopya ederek ├žo─čalabilmektedir. Sadece atomlar─▒n bir araya gelmeleri yani molek├╝lleri olu┼čturmalar─▒ ile olu┼čan bir molek├╝l├╝n nas─▒l bilgi ta┼č─▒d─▒─č─▒ ve nas─▒l kendi kendisini kopyalayarak ├žo─čald─▒─č─▒ da cevaplanamayan sorulardan biridir. Proteinler ise hem canl─▒lar─▒n yap─▒ ta┼č─▒d─▒r hem de organizman─▒n pek ├žok hayati fonksiyonunda kilit rol oynar. ├ľrne─čin bir hemoglobin proteini v├╝cudumuzun her yerine oksijen ta┼č─▒r, antikor proteinleri v├╝cuda giren mikroplar─▒ etkisiz hale getirir, enzim proteinleri yedi─čimiz yemekleri enerji verecek maddeler haline gelecek bi├žimde sindirmemizi sa─člar... DNA’m─▒zda yakla┼č─▒k 50 bin farkl─▒ tipte protein yap─▒labilmesini sa─člayan tarifler bulunur. G├Âr├╝ld├╝─č├╝ gibi proteinler bir canl─▒n─▒n varl─▒─č─▒n─▒ s├╝rd├╝rebilmesi i├žin son derece hayati ├Âneme sahiptir ve bu proteinlerden tek bir tanesinin bile eksikli─činde canl─▒n─▒n varl─▒─č─▒n─▒ s├╝rd├╝rmesi m├╝mk├╝n olmaz. Her biri dev molek├╝ller olan DNA ve proteinlerin kendi kendilerine, tesad├╝fler sonucu olu┼čmalar─▒ bilimsel olarak imkans─▒zd─▒r. DNA ├Âzel bir dizilimden olu┼čan bir n├╝kleotidler serisidir; bir protein ise yine ├Âzel dizilimlere sahip olan aminoasitler serisidir. Her ┼čeyden ├Ânce ne DNA molek├╝llerinin ne de binlerce ├že┼čitteki protein molek├╝l├╝n├╝n tesad├╝fler sonucu canl─▒l─▒k i├žin hayati olan uygun dizilimleri elde edebilmesi matematiksel olarak m├╝mk├╝n de─čildir. Olas─▒l─▒k hesaplar─▒ en basit bir protein molek├╝llerinin dahi tesad├╝fler sonucu do─čru dizilimi yakalamas─▒n─▒n "0" ihtimal oldu─čunu ortaya koymaktad─▒r (geni┼č bilgi i├žin bkz. Harun Yahya'n─▒n Evrim Aldatmacas─▒ adl─▒ kitab─▒). Bu matematiksel imkans─▒zl─▒─č─▒n yan─▒ s─▒ra bu molek├╝llerin tesad├╝fen olu┼čmas─▒nda ├Ânemli bir de kimyasal engel vard─▒r: E─čer DNA ve proteinler aras─▒ndaki ili┼čki zaman, tesad├╝f ve do─čal s├╝re├žler sonucunda geli┼čmi┼č olsayd─▒, DNA ve proteinler birbirleriyle kontrols├╝z olarak reaksiyona girme e─čiliminde olurlard─▒. ├ç├╝nk├╝ asit ve bazlar─▒n birbirleriyle reaksiyona girme e─čilimleri ├žok y├╝ksektir. B├Âyle bir durumda da, tesad├╝fler rol oynayacak olsayd─▒ DNA ve proteinler bug├╝nk├╝ canl─▒ varl─▒klar─▒ olu┼čturmak yerine, do─čal reaksiyonlara girerek ┼čeker-asit, amino fosforik asit gibi farkl─▒ molek├╝ller olu┼čtururlard─▒. Kimyasal yap─▒lar─▒ kolayca tepkimeye girmeye m├╝sait olan DNA ve proteinlerin, zamanla, tesad├╝fen canl─▒ hayat─▒n─▒ olu┼čturabilmeleri m├╝mk├╝n m├╝d├╝r? Hay─▒r, kesinlikle m├╝mk├╝n de─čildir. Problem ┼čudur: DNA ve proteinlerin muhtemel olarak girebilece─či t├╝m kimyasal reaksiyonlar, canl─▒ ya┼čam─▒n─▒n olu┼čmas─▒na izin vermeyen YANLI┼× reaksiyonlard─▒r. E─čer zamana ve ┼čansa kalsayd─▒, DNA ve proteinler canl─▒ ya┼čam─▒ olu┼čturmak ┼č├Âyle dursun, canl─▒ ya┼čam─▒n─▒ yok edecek ┼čekilde reaksiyona girerlerdi.43 G├Âr├╝ld├╝─č├╝ gibi hi├žbir ┼čekilde tesad├╝fen olu┼čmas─▒ m├╝mk├╝n olmayan DNA ve proteinlerin var olduktan sonra da canl─▒l─▒─č─▒ olu┼čturmak ├╝zere ba┼č─▒bo┼č olmalar─▒ kesinlikle m├╝mk├╝n de─čildir. G├╝n├╝m├╝z├╝n ├╝nl├╝ d├╝┼č├╝n├╝rlerinden Jean Guitton da "Tanr─▒ ve Bilim" isimli kitab─▒nda bu imkans─▒zl─▒─č─▒ vurgulam─▒┼č, canl─▒l─▒─č─▒n olu┼čmas─▒n─▒n kesinlikle tesad├╝fler sonucu olu┼čamayaca─č─▒n─▒ belirtmi┼čtir: "Hangi ‘rastlant─▒’ sonucu baz─▒ atomlar birbirlerine yakla┼č─▒p amino asitlerin ilk molek├╝llerini olu┼čturdular? Gene hangi rastlant─▒yla bu molek├╝ller bir araya toplan─▒p DNA denilen bu son derecede karma┼č─▒k yap─▒y─▒ kurdular? Biyoloji bilgini Fran├žois Jacob gibi ben de ┼ču basit soruyu soruyorum: ilk canl─▒ h├╝crenin do─čmas─▒n─▒ sa─člayacak ilk mesaj─▒ veren ilk DNA molek├╝l├╝n├╝n planlar─▒n─▒ kim haz─▒rlad─▒? E─čer i┼če rastlant─▒y─▒ sokan varsay─▒mlarla yetinilirse bu sorular -ve daha bir├žo─ču-, yan─▒ts─▒z kal─▒yor; bunun i├žin, birka├ž y─▒ldan bu yana biyoloji bilginlerinin d├╝┼č├╝nceleri de─či┼čmeye ba┼člad─▒. Tepedeki ara┼čt─▒rmac─▒lar Darwin yasalar─▒n─▒ art─▒k d├╝┼č├╝nmeden, ezbere anlatmakla yetinmiyor, ├žo─čunlukla ┼ča┼č─▒rt─▒c─▒ yeni kuramlar ortaya at─▒yorlar. Bunlar, a├ž─▒k├ža maddeden ├╝st├╝n, d├╝zenleyici bir ilkenin i┼čin i├žine kar─▒┼čt─▒─č─▒na dayanan kuramlar." 44 Jean Guitton’un da belirtti─či gibi 20. y├╝zy─▒lda yap─▒lan ara┼čt─▒rmalar ve bilimsel ke┼čifler ─▒┼č─▒─č─▒nda bilim ├Âyle bir noktaya varm─▒┼čt─▒r ki; Darwin’in evrim teorisinin hi├žbir ge├žerlili─činin olmad─▒─č─▒ art─▒k kesin bir bilimsel ger├žektir. Bu bilimsel ger├žekten Amerikal─▒ biyolog Michael Behe ├╝nl├╝ "Darwin’in Kara Kutusu" kitab─▒nda ┼č├Âyle bahsetmektedir: "Bilim, ya┼čam─▒n kimyas─▒n─▒n nas─▒l ┼čekillendi─čini anlayabilmek i├žin olduk├ža b├╝y├╝k at─▒l─▒mlar yapm─▒┼čt─▒r. Fakat biyolojik sistemlerin molek├╝ler seviyedeki hassas d├╝zeni ve karma┼č─▒kl─▒─č─▒, bunlar─▒n k├Âkenlerinin a├ž─▒klanmas─▒ konusunda bilimi felce u─čratm─▒┼čt─▒r. Bu nedenle kompleks biyomolek├╝ler sistemlerden herhangi birinin ba┼člang─▒c─▒ hakk─▒nda bir ara┼čt─▒rma giri┼čimi olmam─▒┼čt─▒r. Pek ├žok bilim adam─▒ kendilerine fazlaca g├╝venerek, a├ž─▒klamalar─▒n ├žoktan ellerinde oldu─čunu ├Âne s├╝rm├╝┼čt├╝r. Veya ├žok yak─▒nda bu a├ž─▒klamalara ula┼čacaklar─▒n─▒ s├Âylemi┼čler fakat profesyonel bilim literat├╝r├╝nde iddialar─▒na bir destek bulamam─▒┼člard─▒r. Daha ├Ânemlisi, sistemlerin kendi yap─▒lar─▒ incelendi─činde, ya┼čam mekanizmalar─▒n─▒n Darwin’ci bir yakla┼č─▒mla asla a├ž─▒klanamayaca─č─▒ ortadad─▒r." 45 Nas─▒l ki t├╝m evren yokluktan yarat─▒ld─▒ysa, canl─▒ varl─▒klar da yoktan yarat─▒lm─▒┼čt─▒r. Nas─▒l ki hi├žbir ┼čey yokken, tesad├╝fen var olamazsa, ayn─▒ ┼čekilde ├Âl├╝ maddeler de tesad├╝fen birle┼čerek canl─▒ varl─▒klar─▒ olu┼čturamazlar. Ancak ve ancak sonsuz kudret, sonsuz ak─▒l ve sonsuz ilim sahibi Allah’─▒n g├╝c├╝ bunlar─▒ ger├žekle┼čtirmeye kadirdir: "Ger├žekten sizin Rabbiniz, alt─▒ g├╝nde g├Âkleri ve yeri yaratan, sonra ar┼ča istiva eden Allah't─▒r. G├╝nd├╝z├╝, durmaks─▒z─▒n kendisini kovalayan geceyle ├Ârten, g├╝ne┼če, aya ve y─▒ld─▒zlara kendi buyru─čuyla ba┼č e─čdirendir. Haberiniz olsun, yaratmak da, emir de (yaln─▒zca) O'nundur. Alemlerin Rabbi olan Allah ne y├╝cedir." (Araf Suresi, 54)
B├╝t├╝n evrenin, canl─▒-cans─▒z her ┼čeyin yap─▒ ta┼č─▒ olan atomlar─▒n, nas─▒l ola─čan├╝st├╝ bir ┼čekilde maddeyi olu┼čturdu─čunu art─▒k biliyoruz. Son derece k├╝├ž├╝k olan bu par├žac─▒klar, buraya kadar da g├Âr├╝ld├╝─č├╝ gibi, kendi i├žlerinde m├╝kemmel bir organizasyona sahiptirler. Ancak atomdaki mucizevi y├Ân bu kadarla kalmaz; atom ayn─▒ zamanda i├žinde ├žok muazzam bir enerjiyi de bar─▒nd─▒r─▒r. Atomun i├žinde sakl─▒ olan bu g├╝├ž ├Âylesine b├╝y├╝kt├╝r ki, insanl─▒k bu enerjinin ke┼čfiyle art─▒k okyanuslar─▒ birle┼čtiren dev kanallar a├žabilmekte, da─člar─▒ oyabilmekte, suni iklimler ├╝retebilmekte ve bunlar gibi daha bir├žok faydal─▒ i┼či yapabilmektedir. Ama ┼čunu de belirtmek gerekir ki, atomun i├žinde sakl─▒ olan g├╝├ž, bu ┼čekilde bir yandan insanl─▒─ča hizmet ederken, di─čer yandan da insanl─▒k i├žin ├žok b├╝y├╝k bir tehlike olu┼čturmaktad─▒r. ├ľyle ki bu g├╝c├╝n k├Ât├╝ye kullan─▒m─▒yla, 2. D├╝nya Sava┼č─▒ s─▒ras─▒nda Hiro┼čima ve Nagasaki’de onbinlerce insan birka├ž saniye gibi ├žok k─▒sa bir s├╝re i├žinde hayatlar─▒n─▒ kaybettiler. Yak─▒n ge├žmi┼čte de, Rusya'daki ├çernobil N├╝kleer Santrali'nde meydana gelen bir kaza ├žok say─▒da insan─▒n ├Âlmesine ya da sakat kalmas─▒na yol a├žm─▒┼čt─▒. Atomun g├╝c├╝n├╝n Hiro┼čima, Nagasaki ve ├çernobil’de yol a├žt─▒─č─▒ felaketlerle ilgili detayl─▒ bilgi vermeden ├Ânce, atomdaki bu g├╝c├╝n ne oldu─čundan ve nas─▒l ortaya ├ž─▒kt─▒─č─▒ndan k─▒saca bahsedelim.
Evrendeki temel kuvvetler b├Âl├╝m├╝nde atom ├žekirde─činin i├žindeki protonlar─▒ ve n├Âtronlar─▒ birbirine ba─člayan kuvvetin, "G├╝├žl├╝ N├╝kleer Kuvvet" oldu─čunu ifade etmi┼čtik. ─░┼čte n├╝kleer enerji denilen muazzam g├╝├ž, ├žekirdekteki bu kuvvetin serbest b─▒rak─▒lmas─▒yla ortaya ├ž─▒kar. Bu enerjinin b├╝y├╝kl├╝─č├╝ elementin cinsine g├Âre de─či┼čir. ├ç├╝nk├╝, her elementin ├žekirde─čindeki proton ve n├Âtron say─▒lar─▒ farkl─▒d─▒r. ├çekirdek b├╝y├╝d├╝k├že n├Âtron-proton say─▒lar─▒ ile bunlar─▒ birbirine ba─člayan kuvvetin b├╝y├╝kl├╝─č├╝ de artar. B├╝y├╝k bir ├žekirdekte, protonlar─▒n ve n├Âtronlar─▒n birlikteli─čini sa─člayan bu kuvveti serbest b─▒rakmak son derece zordur. Par├žac─▒klar, birbirlerinden ayr─▒ld─▒k├ža, t─▒pk─▒ bir yay gibi, daha b├╝y├╝k bir kuvvetle bir araya gelmeye ├žal─▒┼č─▒rlar. Bu kuvveti ayr─▒nt─▒lar─▒ ile incelemeden ├Ânce, ├Âzellikle ├╝zerinde durulmas─▒ gereken bir konu vard─▒r: Bu kadar k├╝├ž├╝k bir yere nas─▒l olup da bu kadar b├╝y├╝k bir kuvvet s─▒─čmaktad─▒r. Bu ├Âyle bir kuvvettir ki binlerce insan─▒n y─▒llarca yapt─▒─č─▒ ara┼čt─▒rmalar sonucunda bulunmu┼čtur. ├ťzerinde bir oynama yap─▒lmad─▒─č─▒ zaman kimseye bir zarar─▒ yoktur, ama insan m├╝dahalesiyle milyonlar─▒ ├Âld├╝ren bir g├╝├ž haline gelebilmektedir. Atomun ├žekirde─činde bulunan ve milyonlarca ki┼činin hayat─▒n─▒ tehlikeye sokabilecek olan bu ola─čan├╝st├╝ kuvveti, "fisyon" (n├╝kleer par├žalanma) ve "f├╝zyon" (n├╝kleer kayna┼čma) tepkimeleri diye adland─▒r─▒lan iki teknik i┼člem a├ž─▒─ča ├ž─▒karmaktad─▒r. Bu tepkimeler, ilk bak─▒┼čta atomun ├žekirde─činde ger├žekle┼čiyor gibi g├Âz├╝kse de, asl─▒nda atomun b├╝t├╝n yap─▒ta┼člar─▒n─▒n birlikte kat─▒ld─▒─č─▒ tepkimelerdir. Fisyon ad─▒yla bilinen reaksiyon atom ├žekirde─činin b├Âl├╝nmesi, f├╝zyon isimli reaksiyon ise iki ├žekirde─čin b├╝y├╝k bir g├╝├žle bir araya getirilip birle┼čtirilmesi olay─▒d─▒r. Her iki reaksiyonda da ├žok fazla miktarda enerji a├ž─▒─ča ├ž─▒kmaktad─▒r.
Fisyon ad─▒ verilen tepkime, evrendeki en kuvvetli g├╝├ž olan "G├╝├žl├╝ N├╝kleer Kuvvet" ile bir arada tutulan atom ├žekirde─činin par├žalanmas─▒d─▒r. Fisyon tepkimesi deneylerinde kullan─▒lan ana madde "uranyum"dur. ├ç├╝nk├╝ uranyum atomu en a─č─▒r atomlardan biridir, bir di─čer deyi┼čle ├žekirde─činde ├žok y├╝ksek say─▒da proton ve n├Âtron bulunur. Fisyon deneylerinde bilim adamlar─▒ uranyum ├žekirde─čine, b├╝y├╝k bir h─▒zla n├Âtron g├Ândermi┼čler ve bunun sonunda ├žok ilgin├ž bir durumla kar┼č─▒ kar┼č─▒ya kalm─▒┼člard─▒r. N├Âtron uranyum ├žekirde─či taraf─▒ndan so─čurulduktan (yutulduktan) sonra, uranyum ├žekirde─či ├žok karars─▒z duruma gelmi┼čtir. Burada ├žekirde─čin "karars─▒z" olmas─▒ demek, ├žekirdek i├žindeki proton ve n├Âtron say─▒lar─▒ aras─▒nda fark olu┼čmas─▒ ve bu nedenle ├žekirdekte bir dengesizli─čin meydana gelmesi demektir. Bu durumda ├žekirdek, meydana gelen dengesizli─či gidermek i├žin belli miktarda enerji yayarak par├žalara b├Âl├╝nmeye ba┼člar. Ortaya ├ž─▒kan enerjinin etkisiyle de ├žekirdek, b├╝y├╝k bir h─▒zla i├žinde bar─▒nd─▒rd─▒─č─▒ par├žalar─▒ f─▒rlatmaya ba┼člar. Deneylerden elde edilen bu sonu├žlardan sonra "reakt├Âr" ad─▒ verilen ├Âzel ortamlarda, n├Âtronlar h─▒zland─▒r─▒larak uranyum ├╝zerine g├Ânderilir. Yaln─▒z, n├Âtronlar uranyum ├╝zerine geli┼čig├╝zel de─čil, ├žok ince hesaplar yap─▒larak g├Ânderilmektedir. ├ç├╝nk├╝, uranyum atomunun ├╝zerine g├Ânderilen herhangi bir n├Âtronun uranyuma hemen ve istenilen noktadan isabet etmesi gerekmektedir. Bu y├╝zden bu deneyler belli bir olas─▒l─▒k g├Âz ├Ân├╝nde bulundurularak ger├žekle┼čtirilmektedir. Ne kadar b├╝y├╝k bir uranyum k├╝tlesi kullan─▒laca─č─▒, uranyum ├╝zerine ne kadarl─▒k bir n├Âtron demeti g├Ânderilece─či, n├Âtronlar─▒n uranyum k├╝tlesini hangi h─▒zla ve ne kadar s├╝re bombard─▒man edece─či ├žok detayl─▒ olarak hesaplanmaktad─▒r. T├╝m bu hesaplar yap─▒ld─▒ktan ve uygun ortam haz─▒rland─▒ktan sonra, hareket eden n├Âtron, uranyum k├╝tlesindeki atomlar─▒n ├žekirdeklerine isabet edecek ┼čekilde bombard─▒man edilir ve bu k├╝tledeki atomlardan en az─▒ndan birinin ├žekirde─činin iki par├žaya b├Âl├╝nmesi yeterlidir. Bu b├Âl├╝nmede ├žekirde─čin k├╝tlesinden ortalama iki ya da ├╝├ž n├Âtron a├ž─▒─ča ├ž─▒kar. A├ž─▒─ča ├ž─▒kan bu n├Âtronlar k├╝tlenin i├žindeki di─čer uranyum ├žekirdeklerine ├žarparak zincirleme reaksiyon ba┼člat─▒rlar. Her yeni b├Âl├╝nen ├žekirdek de ilk ba┼čtaki uranyum ├žekirde─či gibi davran─▒r. B├Âylece zincirleme ├žekirdek b├Âl├╝nmeleri ger├žekle┼čir. Bu zincirleme hareketler sonucu ├žok say─▒da uranyum ├žekirde─či par├žaland─▒─č─▒ i├žin ortaya ola─čan├╝st├╝ b├╝y├╝kl├╝kte bir enerji ├ž─▒kar. ─░┼čte, onbinlerce insan─▒n ├Âl├╝m├╝ne yol a├žan Hiro┼čima ve Nagasaki felaketlerine, bu ├žekirdek b├Âl├╝nmeleri sebep olmu┼čtur. 2. D├╝nya Sava┼č─▒ s─▒ras─▒nda, 1945 y─▒l─▒nda Amerika’n─▒n Hiro┼čima’ya att─▒─č─▒ atom bombas─▒nda patlama an─▒nda ve hemen sonras─▒nda yakla┼č─▒k 100.000 ki┼či ├Âlm├╝┼čt├╝r. Hiro┼čima felaketinden 3 g├╝n sonra yine Amerika’n─▒n Nagasaki’ye att─▒─č─▒ bir di─čer atom bombas─▒ y├╝z├╝nden patlama an─▒nda yakla┼č─▒k 40.000 ki┼či hayat─▒n─▒ kaybetmi┼čtir. ├çekirdekten ├ž─▒kan g├╝├ž bir yandan insanlar─▒n ├Âl├╝m├╝ne sebep olurken, di─čer yandan ├žok b├╝y├╝k bir yerle┼čim alan─▒ harap olmu┼č, kalan b├Âlge halk─▒nda radyasyon nedeniyle nesiller boyu d├╝zeltilemeyecek genetik ve fizyolojik bozulmalar meydan gelmi┼čtir. Peki d├╝nyam─▒z, t├╝m atmosfer, bizler de dahil olmak ├╝zere canl─▒-cans─▒z her ┼čey atomlardan olu┼čmu┼čken, atomlar─▒n bu tip n├╝kleer tepkimelere girmelerini, her an ve her yerde ya┼čanabilecek Hiro┼čima ve Nagasaki gibi olaylar─▒ ne engellemektedir? N├Âtronlar ├Âyle yarat─▒lm─▒┼člard─▒r ki, do─čada serbest halde -bir ├žekirde─če ba─čl─▒ olmadan- dola┼čt─▒klar─▒nda "beta bozunumu" diye adland─▒r─▒lan bir bozulmaya u─črarlar. Bu bozulma y├╝z├╝nden do─čada serbest n├Âtrona rastlanmaz. Bu sebeple n├╝kleer tepkimeye girecek n├Âtronlar yapay yollarla elde edilir. ─░┼čte bu noktada ortaya ├ž─▒kan, t├╝m evrenin Yarat─▒c─▒s─▒ olan Allah'─▒n her ┼čeyi ince bir hesapla var etmi┼č oldu─čudur. ├ç├╝nk├╝, n├Âtronlar serbest halde bozulmaya u─čramasalard─▒, d├╝nya, ya┼čaman─▒n m├╝mk├╝n olmad─▒─č─▒, n├╝kleer reaksiyonlar─▒n son bulmad─▒─č─▒ bir k├╝reden ibaret olurdu. Allah, atomu i├žindeki bu muazzam g├╝├ž ile beraber yaratm─▒┼čt─▒r ve bu g├╝c├╝ de ola─čan├╝st├╝ bir ┼čekilde kontrol alt─▒nda tutmaktad─▒r.
N├╝kleer kayna┼čma (f├╝zyon), par├žalanman─▒n tersine ├žok hafif iki ├žekirde─či birle┼čtirerek daha a─č─▒r bir ├žekirdek olu┼čturmak ve bu ┼čekilde a├ž─▒─ča ├ž─▒kan ba─č enerjisini kullanmakt─▒r. Ama bunu denetim alt─▒nda olu┼čturmak olduk├ža zor bir i┼čtir. ├ç├╝nk├╝ ├žekirdekler pozitif elektrik y├╝k├╝ ta┼č─▒r ve birbirlerine yakla┼čt─▒rmak istenildi─činde ├žok ┼čiddetli bir ┼čekilde birbirlerini iterler. Bunlar─▒n kayna┼čmas─▒n─▒ sa─člamak i├žin aralar─▒ndaki itme kuvvetini yenebilecek b├╝y├╝kl├╝kte bir kuvvetin kullan─▒lmas─▒ gerekmektedir. Gereken bu kinetik enerji (hareket enerjisi), 20-30 milyon derecelik bir s─▒cakl─▒─ča e┼čde─čerdir.46 Bu ola─čan├╝st├╝ bir s─▒cakl─▒kt─▒r ve kayna┼čma tepkimesine girecek maddeyi ta┼č─▒yacak hi├žbir kat─▒ malzeme bu s─▒cakl─▒─ča dayanamaz. Yani bu birle┼čmeyi ger├žekle┼čtirecek bir d├╝zenek yery├╝z├╝nde yoktur. F├╝zyon tepkimeleri G├╝ne┼č'te her an do─čal olarak ger├žekle┼čmektedir. G├╝ne┼č'ten gelen ─▒s─▒ ve ─▒┼č─▒k, hidrojen ├žekirdeklerinin birle┼čerek helyuma d├Ân├╝┼čmesi ve bu d├Ân├╝┼č├╝m s─▒ras─▒nda kaybolan maddenin yerine enerji ortaya ├ž─▒kmas─▒ sayesinde meydana gelmektedir. G├╝ne┼č saniyede 564 milyon ton hidrojeni 560 milyon ton helyuma ├ževirir. Kalan 4 milyon ton gaz maddesi de enerjiye d├Ân├╝┼č├╝r. D├╝nyam─▒zdaki canl─▒l─▒k i├žin son derece hayati ├Âneme sahip g├╝ne┼č enerjisini meydana getiren bu m├╝thi┼č olay milyonlarca y─▒ld─▒r, hi├ž durmadan devam etmektedir. Bu noktada, ┼č├Âyle bir soru akl─▒m─▒za gelebilir. E─čer G├╝ne┼č'te, saniyede 4 milyon ton kadar b├╝y├╝k bir miktar madde kaybediliyorsa, G├╝ne┼č'in sonu ne zaman gelecektir? G├╝ne┼č saniyede 4 milyon ton, dakikada ise 240 milyon ton madde kaybetmektedir. G├╝ne┼č'in, 3 milyar y─▒ldan beri bu h─▒zla enerji ├╝retti─čini varsayarsak, bu s├╝re i├žinde kaybetmi┼č oldu─ču k├╝tle 400.000 milyon kere milyon ton olacakt─▒r ki, bu de─čer, yine de G├╝ne┼č'in ┼čimdiki toplam k├╝tlesinin 5000’de biri kadard─▒r. Bu miktar, 3 milyar y─▒lda 5 kg’l─▒k bir ta┼č y─▒─č─▒n─▒ndan 1 gram kum eksilmesi gibidir. Bundan da anla┼č─▒laca─č─▒ gibi G├╝ne┼č'in k├╝tlesi ├Âyle b├╝y├╝kt├╝r ki, bu k├╝tlenin t├╝kenmesi ├žok uzun bir zaman gerektirir. ─░nsano─člu, G├╝ne┼č'in yap─▒s─▒n─▒ ve i├žinde meydana gelen olaylar─▒ ancak bu y├╝zy─▒lda ke┼čfetmi┼čtir. Bundan ├Ânce kimsenin n├╝kleer patlama, fisyon, f├╝zyon t├╝r├╝ olaylardan haberi dahi yoktu. G├╝ne┼č'in nas─▒l enerji ├╝retti─čini kimse bilmiyordu. Ancak insano─člu daha bunlardan habersizken G├╝ne┼č, milyonlarca y─▒ld─▒r bu ak─▒l almaz mekanizmas─▒yla yery├╝z├╝n├╝n ve hayat─▒n enerji kayna─č─▒ olmaya devam ediyordu. ─░┼čte bu noktada ┼ču ger├že─če dikkat ├žekmek gerekir: D├╝nyam─▒z muazzam b├╝y├╝kl├╝kte bir k├╝tleye sahip ve enerji kayna─č─▒ olan G├╝ne┼č'ten o kadar hesapl─▒ bir uzakl─▒─ča yerle┼čtirilmi┼čtir ki ne onun yak─▒c─▒, yok edici etkisine maruz kal─▒r, ne de onun sa─člayaca─č─▒ faydal─▒ enerjiden yoksun kal─▒r. Ayn─▒ ┼čekilde bu derece korkun├ž bir g├╝ce ve enerjiye sahip olan G├╝ne┼č de ba┼čta insan olmak ├╝zere yery├╝z├╝ndeki t├╝m canl─▒l─▒─ča en faydal─▒ olaca─č─▒ mesafe, g├╝├ž ve b├╝y├╝kl├╝kte yarat─▒lm─▒┼čt─▒r. Bu devasa k├╝tle ve i├žinde ger├žekle┼čen ak─▒l almaz n├╝kleer reaksiyonlar milyonlarca y─▒ld─▒r yery├╝z├╝yle m├╝kemmel bir uyum i├žinde ve en kontroll├╝ bi├žimde faaliyetini s├╝rd├╝rmektedir. Bunun ne kadar ola─čan├╝st├╝, kontroll├╝ ve dengeli bir sistem oldu─čunu anlamak i├žin, insan─▒n kendi ├╝retti─či basit bir n├╝kleer santrali bile kontrol alt─▒nda tutmaktan aciz kald─▒─č─▒n─▒ hat─▒rlamak yeterlidir. ├ľrne─čin, 1986 y─▒l─▒nda Rusya’daki ├çernobil reakt├Âr├╝nde meydana gelen n├╝kleer kazay─▒ hi├žbir bilim adam─▒, hi├žbir teknolojik alet engelleyememi┼čtir. ├ľyle ki bu n├╝kleer kazan─▒n etkisinin 30-40 y─▒l s├╝rece─či s├Âylenmektedir. Bilim adamlar─▒ bu etkiyi engellemek i├žin b├Âlgeyi dev kal─▒nl─▒kta betonlarla kapatt─▒klar─▒ halde, ilerleyen g├╝nlerde betonlardan s─▒z─▒nt─▒ oldu─ču haberleri al─▒nm─▒┼čt─▒r. De─čil n├╝kleer patlama, n├╝kleer bir s─▒z─▒nt─▒ bile insan ya┼čam─▒ i├žin son derece tehlikelidir ve bilim bu tehlike kar┼č─▒s─▒nda ├žaresiz kalmaktad─▒r. ─░┼čte bu noktada Allah’─▒n sonsuz g├╝c├╝ ve evrendeki her bir zerre (atom) ve bu zerrenin i├žindeki tanecikler (proton, n├Âtron...) ├╝zerindeki hakimiyeti ile kar┼č─▒ kar┼č─▒ya kalmaktay─▒z. Allah'─▒n, yaratt─▒klar─▒ ├╝zerindeki bu g├╝c├╝ ve hakimiyeti bir ayette ┼č├Âyle haber verilir: Senin i├žinde oldu─čun herhangi bir durum, onun hakk─▒nda Kur'an'dan okudu─čun herhangi bir ┼čey ve sizin i┼čledi─činiz herhangi bir i┼č yoktur ki, ona (iyice) dald─▒─č─▒n─▒zda, biz sizin ├╝zerinizde ┼čahidler durmu┼č olmayal─▒m. Yerde ve g├Âkte zerre a─č─▒rl─▒─č─▒nca hi├žbir ┼čey Rabbinden uzakta (sakl─▒) kalmaz. Bunun daha k├╝├ž├╝─č├╝ de, daha b├╝y├╝─č├╝ de yoktur ki, apa├ž─▒k bir kitapta (kay─▒tl─▒) olmas─▒n. (Yunus Suresi, 61)
II. D├╝nya Sava┼č─▒’n─▒n son y─▒l─▒nda at─▒lan atom bombalar─▒, atomun i├žinde ne kadar b├╝y├╝k bir g├╝├ž sakl─▒ oldu─čunu t├╝m d├╝nyan─▒n g├Âzleri ├Ân├╝ne sermi┼čtir. At─▒lan her iki bomba da, y├╝zbinlerce insan─▒n hayatlar─▒n─▒ kaybetmesine, kalanlar─▒n bir├žo─čunda da hayatlar─▒ boyunca d├╝zelmeyecek fiziksel arazlar meydana gelmesine sebep olmu┼čtur. Birka├ž saniye i├žerisinde y├╝zbinlerce insan─▒n ├Âlmesine yol a├žan atomun i├žindeki muazzam g├╝c├╝n, saniyesi saniyesine nas─▒l ortaya ├ž─▒kt─▒─č─▒n─▒ ele al─▒p inceleyelim: - Patlama an─▒... Bir atom bombas─▒n─▒n t─▒pk─▒ Hiro┼čima ve Nagasaki’de oldu─ču gibi 2.000 m. y├╝kseklikte patlad─▒─č─▒n─▒ varsayal─▒m. Patlay─▒c─▒ k├╝tleye f─▒rlat─▒lan ve ilk ├žekirde─či par├žalayan n├Âtron, daha ├Ânce de bahsedildi─či gibi k├╝tle i├žerisinde zincirleme tepkimeler olu┼čturur. Yani ilk par├žalanan ├žekirdekten d─▒┼čar─▒ f─▒rlayan n├Âtronlar, ba┼čka ├žekirdeklere ├žarpar ve bu yeni ├žekirdekleri de par├žalar. B├Âylece h─▒zla b├╝t├╝n ├žekirdekler zincirleme olarak par├žalan─▒r ve ├žok k─▒sa bir zaman aral─▒─č─▒nda patlama ger├žekle┼čir. N├Âtronlar ├Âyle h─▒zl─▒ hareket etmektedirler ki, saniyenin milyonda biri kadar bir zamanda bomba, k├╝tlesi yakla┼č─▒k 1.000 milyar kilokalorilik bir enerji a├ž─▒─ča ├ž─▒kar─▒r. Bomban─▒n ├ževrildi─či gaz k├╝tlesinin s─▒cakl─▒─č─▒, bir anda birka├ž milyon dereceye ve gaz bas─▒nc─▒ da bir milyon atmosfere ├ž─▒kar. - Patlamadan saniyenin binde biri kadar sonra... Patlam─▒┼č olan gaz k├╝tlesinin ├žap─▒ b├╝y├╝r ve etrafa ├že┼čitli ─▒┼č─▒nlar yay─▒l─▒r. Bu ─▒┼č─▒nlar patlaman─▒n "ba┼člang─▒├ž parlamas─▒"n─▒ olu┼čturur. Bu parlama onlarca kilometre ├žap─▒nda bir alanda bulunabilecek herhangi bir ki┼čide tam k├Ârl├╝─če neden olabilir. ├ľyle ki bu parlak ─▒┼č─▒k (y├╝zey birimi ba┼č─▒na), G├╝ne┼č y├╝zeyinden yay─▒landan y├╝zlerce kat daha b├╝y├╝kt├╝r. Patlama an─▒ndan ba┼člayarak ge├žen zaman ├Âylesine k─▒sad─▒r ki, patlaman─▒n yak─▒n─▒nda bulunan bir ki┼či g├Âzlerini kapayabilecek zaman bile bulamam─▒┼čt─▒r. ┼×okun bas─▒n├ž cephesi kapal─▒ kap─▒larda a─č─▒r hasarlara yol a├žar. Buna kar┼č─▒l─▒k elektrik ta┼č─▒ma kuleleri, iki par├žadan olu┼čan k├Âpr├╝ler ve cam-├želik yap─▒l─▒ g├Âkdelenler de hasar g├Âr├╝rler. Patlaman─▒n yak─▒nlar─▒nda da b├╝y├╝k oranda, pudraya benzer ince toz kalkar. - Patlamadan 2 saniye sonra... Parlayan k├╝tle ve onu ├ževreleyen hava, bir ate┼č topu olu┼čturur. Y├╝zeyi hen├╝z son derece s─▒cak ve G├╝ne┼č'inki kadar, hatta daha parlak olan bu ate┼č topundan yay─▒lan ─▒s─▒, 4-5 km ├žap─▒ndaki bir alandaki t├╝m yanabilir maddeleri tutu┼čturmaya yeterlidir. Ate┼č topunun parlakl─▒─č─▒ da, g├Ârme duyusuna, d├╝zelmeyecek derecede zarar verebilir. Burada ate┼č topunun ├ževresinde, ├žok b├╝y├╝k bir h─▒zla yer de─či┼čtiren ┼čok dalgas─▒ geli┼čmi┼čtir. -Patlamadan 6 saniye sonra... Bu anda ┼čok dalgas─▒ yery├╝z├╝ne ├žarpar ve ilk mekanik zararlara neden olur. Dalga, ┼čiddetli bir hava bas─▒nc─▒ yarat─▒r ve bu bas─▒nc─▒n ┼čiddeti patlama merkezinden uzakla┼čt─▒k├ža azal─▒r. Bu noktadan yakla┼č─▒k 1.5 km. uzakta bile, ek bas─▒n├ž, normal atmosfer bas─▒nc─▒n─▒n yakla┼č─▒k iki kat─▒ olur. Bu bas─▒n├žta insanlar─▒n sa─č kalabilme ┼čans─▒ %1’dir. - Patlamadan 13 saniye sonra... ┼×ok dalgas─▒ yerin y├╝zeyinde yay─▒l─▒r ve bunu, ate┼č topunun kovdu─ču havan─▒n yer de─či┼čtirmesi nedeniyle olu┼čan patlama izler. Bu patlama yer boyunca 300-400 km/saatlik bir h─▒zla yay─▒l─▒r. Bu arada ate┼č topu so─čumu┼č ve hacmi k├╝├ž├╝lm├╝┼čt├╝r. Havadan hafif oldu─čundan y├╝kselmeye ba┼člar. Yukar─▒ya do─čru y├Ânelen bu hareket, yery├╝z├╝nde r├╝zgar─▒n y├Ân├╝n├╝n tersine d├Ânmesine yol a├žar ve ┼čiddetli bir r├╝zgar, ba┼člang─▒├žta patlama merkezinden d─▒┼čar─▒ do─čru eserken, ┼čimdi merkeze do─čru esmeye koyulur. - Patlamadan 30 saniye sonra... Ate┼č topu y├╝kseldik├že, k├╝re bi├žimindeki ┼čekli bozulur ve tipik bir mantar g├Âr├╝n├╝m├╝n├╝ al─▒r. - Patlamadan 2 dakika sonra... Mantar bi├žimli bulut ┼čimdi 12.000 metrelik bir y├╝ksekli─če, yani atmosferin stratosfer tabakas─▒n─▒n alt s─▒n─▒r─▒na ula┼čm─▒┼čt─▒r. Bu kadar y├╝ksek d├╝zeyde esen r├╝zgarlar, mantar bi├žimindeki bulutu azar azar da─č─▒t─▒r ve bulutu olu┼čturan maddeleri (genel olarak radyoaktif d├Âk├╝nt├╝leri) atmosfere sa├žar. S├Âz konusu bu radyoaktif d├Âk├╝nt├╝ler, ├žok k├╝├ž├╝k tanecikler olduklar─▒ndan atmosferde daha y├╝ksek katmanlara da ├ž─▒kabilirler. Bu d├Âk├╝nt├╝ler yery├╝z├╝ne d├╝┼čmeden evvel, atmosferin ├╝st tabakalar─▒nda esen r├╝zgarlar taraf─▒ndan d├╝nyan─▒n ├ževresinde birka├ž kez d├Ând├╝r├╝lebilir. B├Âylece radyasyon d├Âk├╝nt├╝leri d├╝nyan─▒n d├Ârt bir yan─▒na da─č─▒labilir.
Radyasyon, uzayda saniyede 200.000 km. gibi ├žok y├╝ksek bir h─▒zda hareket eden, gama ─▒┼č─▒nlar─▒, n├Âtronlar, elektronlar ve benzeri birka├ž tip atom-alt─▒ par├žac─▒ktan olu┼čur. Bu par├žac─▒klar, insan v├╝cuduna kolayl─▒kla n├╝fuz edebilir ve v├╝cudu olu┼čturan h├╝crelere hasar verebilirler. Bu hasar ├Âl├╝mc├╝l bir kanserin ortaya ├ž─▒kmas─▒na neden olabilir ya da ├╝reme h├╝creleri i├žinde yer al─▒rsa, gelecek ku┼čaklar─▒ etkileyecek genetik bozukluklara yol a├žabilir. Bu y├╝zden, bir radyasyon par├žac─▒─č─▒n─▒n insana ├žarpmas─▒n─▒n sonu├žlar─▒ son derece ciddidir. Atom patlamalar─▒nda ortaya ├ž─▒kan ─▒┼č─▒nlar canl─▒lar ├╝zerinde ya do─črudan do─čruya ya da patlama s─▒ras─▒nda ortaya ├ž─▒kan par├žalanma ├╝r├╝nleri yoluyla etki yapar. Bu par├žac─▒k ya da ─▒┼č─▒nlardan biri madde i├žinde h─▒zla yol al─▒rken, kar┼č─▒s─▒na ├ž─▒kan atom ya da molek├╝llerle ├žok ┼čiddetli bir ┼čekilde ├žarp─▒┼č─▒r. Bu ├žarp─▒┼čma, h├╝crenin hassas yap─▒s─▒ i├žin felaket olabilir. H├╝cre ├Âlebilir ya da iyile┼čse bile, i├žinde belki haftalar, aylar, y─▒llar sonra kanser dedi─čimiz kontrol edilemeyen bir b├╝y├╝me ba┼člar. Merkezi patlama noktas─▒ndan a┼ča─č─▒ yukar─▒ 1.000 metre ├žap─▒ndaki alan i├žerisinde radyasyon ├žok yo─čundur. ├ľl├╝me yol a├žan ├Âteki etkilerden kurtulanlar kanlar─▒ndaki akyuvarlar─▒n hemen hepsini kaybeder, derilerde yaralar belirir, bunlar─▒n hepsi birka├ž g├╝nden iki ├╝├ž haftaya kadar varan k─▒sa bir s├╝re i├žinde kanama nedeniyle ├Âl├╝r. Patlama noktas─▒ndan daha uzakta olanlar ├╝zerinde ise radyasyonun etkisi de─či┼čiktir. Ate┼č topundan yay─▒lan bu zararl─▒ ─▒┼č─▒nlarla kar┼č─▒ kar┼č─▒ya kalan insan bedeninde 13, 16 ve 22 km. uzakl─▒klarda s─▒ras─▒yla ├╝├ž├╝nc├╝, ikinci ve birinci dereceden yan─▒klar olu┼čur. Sindirim bozukluklar─▒ ve kanamalar daha hafiftir fakat as─▒l bozukluklar daha sonra ortaya ├ž─▒kar. Sa├žlar─▒n d├Âk├╝lmesi, deri yan─▒klar─▒, kans─▒zl─▒k, k─▒s─▒rl─▒k, ├žocuk d├╝┼č├╝rme, sakat ├žocuk do─čurma... Bu vakalarda da on g├╝nden ├╝├ž aya kadar varan bir s├╝re i├žinde ├Âl├╝m g├Âr├╝lebilir. Y─▒llar ge├žtikten sonra bile g├Âz bozukluklar─▒ (g├Âze perde inmesi), kan kanseri (l├Âsemi) ve ─▒┼č─▒n─▒m kanseri meydana gelebilir. Hidrojen bombas─▒ patlamalar─▒n─▒n en b├╝y├╝k tehlikelerinden biri radyoaktif tozlar─▒n solunum, sindirim ve deri yoluyla v├╝cuda girmesidir. Bu tozlar bula┼čman─▒n azl─▒─č─▒na veya ├žoklu─čuna g├Âre yukar─▒da sayd─▒─č─▒m─▒z bozukluklara sebep olurlar. T├╝m bu say─▒lanlara, g├Âz├╝m├╝zle bile g├Âremedi─čimiz atomlar sebep olmaktad─▒r. Atomlar gerekti─činde hayat─▒ olu┼čtururlarken, gerekti─činde de hayat─▒ yok ederler. Atomun bu ├Âzelli─či bizlere ne kadar aciz oldu─čumuzu ve Allah’─▒n kudretinin ne kadar ├╝st├╝n oldu─čunu ├žok a├ž─▒k bir ┼čekilde g├Âstermektedir.
SONU├ç Atomlardan meydana gelen bir v├╝cutla, havadaki atomlar─▒ soluyor, besinlerdeki atomlar─▒ yiyor, suyun atomlar─▒n─▒ i├žiyorsunuz. G├Ârd├╝kleriniz ise g├Âz├╝n├╝zdeki atomlara ait elektronlar─▒n fotonlarla ├žarp─▒┼čmas─▒ndan ba┼čka bir ┼čey de─čil. Peki dokunarak hissettikleriniz? Onlar da cildinizdeki atomlar─▒n e┼čyalardaki atomlar─▒ itmesinden ibaret... Elbette bug├╝n bir├žok insan, bedeninin, evrenin, d├╝nyan─▒n k─▒sacas─▒ her ┼čeyin atomlardan olu┼čtu─čunu bilmektedir. Ama belki de bug├╝ne kadar "atom" ismini verdi─čimiz varl─▒─č─▒n nas─▒l bir sisteme sahip oldu─čunu d├╝┼č├╝nmemi┼čtir. Veya d├╝┼č├╝nd├╝yse bile nas─▒l olu┼čtu─čunu ara┼čt─▒rmaya ihtiya├ž duymam─▒┼čt─▒r; ├ž├╝nk├╝ bunun yaln─▒zca fizik├žilerin i┼či oldu─čunu d├╝┼č├╝nm├╝┼čt├╝r. Oysa insan bu kusursuz sistemle hayat─▒ boyunca i├ž i├že ya┼čamaktad─▒r. ├ťstelik bu ├Âyle bir sistemdir ki, yaln─▒zca oturdu─čumuz koltu─ču olu┼čturan trilyonlarca atomdan her biri, ├╝zerine kitap yaz─▒labilecek bir d├╝zene sahiptir. Tek bir atomun olu┼čumunu, sistemini, g├╝c├╝n├╝ anlatmak sayfalar alabilmektedir. Hatta teknoloji geli┼čtik├že ve evren hakk─▒ndaki bilgilerimiz artt─▒k├ža bu sayfalar daha da ├žo─čalmaktad─▒r. Peki t├╝m bu d├╝zen nas─▒l olu┼čmu┼čtur? B├╝y├╝k Patlama’n─▒n ard─▒ndan etrafa da─č─▒lan par├žac─▒klar ani bir kararla atomu olu┼čturmu┼č, sonra da tesad├╝fen uygun bir ortam meydana gelmi┼č ve bu atomlar maddeye d├Ân├╝┼čm├╝┼č olamaz. ┼×├╝phesiz b├Âyle bir sistemin "tesad├╝f"le a├ž─▒klanmas─▒ hi├žbir ┼čekilde m├╝mk├╝n de─čildir. Zira ├ževrenizde g├Ârd├╝─č├╝n├╝z her ┼čey, hatta g├Âremedi─činiz hava bile atomlardan olu┼čmaktad─▒r. Ve bu atomlar aras─▒nda son derece karma┼č─▒k bir trafik vard─▒r. O halde bu atomlar aras─▒ trafi─či kim idare ediyor olabilir, siz mi? Varl─▒─č─▒n─▒z─▒n sadece atomlardan olu┼čtu─čunu kabul ederseniz atomlar─▒n─▒zdan hangisi hangisini, hangi atomlar─▒n─▒z neyi idare ediyor? Di─čer atomlardan farks─▒z olan beyninizin atomlar─▒ m─▒ di─čerlerini kontrol├╝ alt─▒nda tutuyor? Beyninizin atomlar─▒n─▒n idareci oldu─čunu varsayarsak, ┼ču sorulara cevap vermemiz gerekir: Beyni olu┼čturan atomlar─▒n t├╝m├╝ idareci ise, aralar─▒nda nas─▒l ve neye g├Âre karar veriyorlar? Beyni olu┼čturan trilyonlarca atom, aralar─▒nda nas─▒l i┼čbirli─či yap─▒yorlar? Neden trilyonlarca atomdan biri bile al─▒nan karara itiraz etmiyor? Atomlar aralar─▒nda nas─▒l ileti┼čim kuruyorlar? Bu sorular kar┼č─▒s─▒nda beyni olu┼čturan trilyonlarca atomun tamam─▒n─▒n birden idareci oldu─čunu s├Âylemenin ne kadar mant─▒ks─▒z bir ├ž─▒kar─▒m olaca─č─▒ a├ž─▒k├ža g├Âr├╝lmektedir. Peki bu trilyonlarca atomdan sadece biri idareci, di─čerleri de onu takip ediyor diye d├╝┼č├╝nmek do─čru olabilir mi? Tek bir atomu idareci kabul edersek o zaman da akla hemen ├Âncelikle hangi atomun idareci oldu─ču ve bu atomu kimin se├žti─či sorular─▒ geliyor: Bu atom beynin neresinde duruyor? Bu atomun di─čerlerinden fark─▒ ne? Neden di─čer atomlar kay─▒ts─▒z-┼čarts─▒z bu atoma uyuyor? Bu sorular─▒n cevab─▒n─▒ vermeden hemen ┼čunu belirtmemiz gerekir: Bahsedilen idareci atom da ba┼čka par├žac─▒klardan olu┼čmu┼čtur. Bu par├žac─▒klar ni├žin ve neye g├Âre bu idareci atomu olu┼čturmak ├╝zere bir araya geliyorlar? Bu par├žac─▒klar─▒ kim idare ediyor? Bu par├žac─▒klar─▒ idare eden bir ba┼čka irade var oldu─čuna g├Âre bu atomun idareci oldu─čunu savunmak ne derece do─čru olur? ─░┼čte bu a┼čamada beynimizi olu┼čturan atomlardan birisinin idareci atom olabilece─či iddias─▒ kendili─činden ├ž├╝r├╝mektedir. ─░nsanlar, hayvanlar, bitkiler, ta┼č-toprak, hava, su, e┼čya, gezegenler, uzay bo┼člu─ču her ┼čey atomlardan olu┼čmu┼čken, evrendeki bu s─▒n─▒rs─▒z say─▒daki atom birbirleriyle nas─▒l tam bir uyum i├žerisinde varl─▒klar─▒n─▒ s├╝rd├╝rmektedir? Bu s─▒n─▒rs─▒z say─▒daki atomlardan hangisi, ├╝stelik kendisi de bir├žok par├žac─▒ktan olu┼čmu┼čken idareci olabilir? B├Âyle bir ┼čeyi iddia etmek ya da i┼či tesad├╝fe ba─člamak ve alemleri yaratan Allah'─▒n varl─▒─č─▒n─▒ reddetmek, "vicdanlar─▒ kabul etti─či halde zul├╝m ve b├╝y├╝klenme dolay─▒s─▒yla inkar etmek"ten (Neml Suresi, 14) ba┼čka bir ┼čey de─čildir. D├╝┼č├╝n├╝n ki, atomlar─▒n ├že┼čitli bi├žimlerde bir araya gelmesiyle olu┼čan bir insan d├╝nyaya geliyor, atomlarla besleniyor, b├╝y├╝yor. Sonra atomlardan olu┼čan bir binada atomlardan olu┼čan kitaplar─▒ okuyor. Sonra eline atomlardan olu┼čan ve ├╝zerinde atom m├╝hendisi yaz─▒l─▒ bir diploma veriyorlar. Ama sonra o ├ž─▒k─▒p, "bu atomlar ┼čuursuzdur ve i├žlerindeki ola─čan├╝st├╝ sistem de tesad├╝fen olu┼čmu┼čtur" gibi konu┼čmalar yapabiliyor. E─čer b├Âyleyse, kendisi bu konu┼čmay─▒ yapacak ┼čuuru, iradeyi ve zekay─▒ nereden al─▒yor? ─░┼čte elinizdeki bu ├žal─▒┼čman─▒n neredeyse her sayfas─▒nda, canl─▒-cans─▒z evrendeki her ┼čeyi olu┼čturan atomun kendi kendine veya tesad├╝fen meydana gelmesinin imkans─▒zl─▒─č─▒n─▒ tekrar tekrar g├Ârd├╝k. T├╝m bu anlat─▒lanlara ra─čmen bu olu┼čumun hala "tesad├╝fen" ger├žekle┼čti─čini veya "deneme-yan─▒lma yoluyla" bug├╝nk├╝ halini ald─▒─č─▒n─▒ d├╝┼č├╝nenlere s├Âyleyece─čimiz, Hz. ─░brahim’in inkarc─▒lara s├Âyledi─činden farkl─▒ olmayacakt─▒r: Allah, kendisine m├╝lk verdi diye Rabbi konusunda ─░brahim’le tart─▒┼čmaya gireni g├Ârmedin mi? Hani ─░brahim: 'Benim Rabbim diriltir ve ├Âld├╝r├╝r’ demi┼čti; o da: ‘Ben de ├Âld├╝r├╝r ve diriltirim’ demi┼čti. (O zaman) ─░brahim: ‘┼×├╝phe yok, Allah g├╝ne┼či do─čudan getirir, (hadi) sen de onu bat─▒dan getir’ deyince, o inkarc─▒ b├Âylece afallay─▒p kalm─▒┼čt─▒. Allah zalimler toplulu─čunu hidayete erdirmez. (Bakara Suresi, 258) NOTLAR 1. Stephen Hawking’in Evreni, David Filkin, BBC Books, Aksoy Yay─▒nc─▒l─▒k, Aral─▒k1998, s. 90 2. Stephen Hawking, Evreni Kucaklayan Kar─▒nca, Alk─▒m Kitap├ž─▒l─▒k ve Yay─▒nc─▒l─▒k, 1993, s. 62-63 3. Henry Margenau, Roy Abraham Vargesse. Cosmos, Bios, Theos. La Salla IL: OpeN Court Publishing, 1992, s. 241 4. H. P. Lipson, "A Physicist Looks at Evolution", Physics Bulletin, vol. 138, 1980, s. 138 5. Ta┼čk─▒n Tuna, Uzay─▒n S─▒rlar─▒, Bo─čazi├ži Yay─▒nlar─▒, s.185 6. Colin A. Ronan, The Universe Explained, The Earth-Dwellers's Guide to the mysteries of Space, Henry Holtand Company, s. 178, 179 7. Ta┼čk─▒n Tuna, Uzay─▒n S─▒rlar─▒, Bo─čazi├ži Yay─▒nlar─▒, s.186 8. Steven Weinberg, ─░lk ├ť├ž Dakika, (The First Three Minutes), T├ťB─░TAK Pop├╝ler Bilim Kitaplar─▒ serisi, 1995, s. 84 9. Stephen Hawking, Zaman─▒n K─▒sa Tarihi, Milliyet, s.9 10. Hugh Ross, The Creator and the Cosmos, How Greatest Scientific Discoveries of the Century Reveal God, Colorado: NavPress, revised edition, 1995, s. 76 11. Michael Denton, Nature’s Destiny:How The Laws of Biology Reveal Purpose in the Universe, The New York: The Free Press,1998, s.12-13 12. Paul Davies, The Accidental Universe, Cambridge: Cambridge University Press, 1982, ├ľns├Âz. 13. Jean Guitton, Tanr─▒ ve Bilim, Simavi Yay─▒nlar─▒, 1993, s. 62 14. Jean Guitton, Tanr─▒ ve Bilim, Simavi Yay─▒nlar─▒, 1993, s. 62 15. Jean Guitton, Tanr─▒ ve Bilim, Simavi Yay─▒nlar─▒, 1993, s. 62 16. ├ťmit ┼×im┼ček, Atom, Yeni Asya Yay─▒nlar─▒, s.7 17. Ta┼čk─▒n Tuna, Uzay─▒n ├ľtesi, Bo─čazi├ži Yay─▒nlar─▒, 1995, s. 53 18. Jean Guitton, Tanr─▒ ve Bilim, Simavi Yay─▒nlar─▒, 1993, s. 62 19. Ta┼čk─▒n Tuna, Uzay─▒n ├ľtesi, Bo─čazi├ži Yay─▒nlar─▒, 1995, s. 52 20. Stephen Hawking'in Evreni, David Filkin, BBC Books, Aksoy Yay─▒nc─▒l─▒k, s 142, 143 21. Richard Feynman, Fizik Yasalar─▒ ├ťzerine, T├ťB─░TAK Yay─▒nlar─▒, s. 150 22. Richard Feynman, Fizik Yasalar─▒ ├ťzerine, T├ťB─░TAK Yay─▒nlar─▒, s. 151 23. Jean Guitton, Tanr─▒ ve Bilim, Simavi Yay─▒nlar─▒, s. 5 24. Stephen Hawking, Zaman─▒n K─▒sa Tarihi, Milliyet Yay─▒nlar─▒, s. 117 25. Martin Sherwood & Christine Sulton, The Physical World, Oxford University Press, 1988, s. 81 26. Martin Sherwood & Christine Sulton, The Physical World, Oxford University Press, 1988, s. 82 27. Martin Sherwood & Christine Sulton, The Physical World, Oxford University Press, 1988, s. 79 28. Vlasov Trifonov, 107 Kimya ├ľyk├╝s├╝, T├ťB─░TAK Yay─▒nlar─▒, s. 117 29. Vlasov Trifonov, 107 Kimya ├ľyk├╝s├╝, T├ťB─░TAK Yay─▒nlar─▒, s. 118 30. David Burnie, Life, Eyewitness Science, London: Dorling Kindersley, 1996, s.8 31. Nevil V.Sidgwick, The Chemical Elements and Their Compounds, vol.1, Oxford: Oxford University Press, 1950, s.490 32. Martin Sherwood & Christine Sulton, The Physical World, Oxford University Press, 1988, s. 30 33. Structure of Matter, The Time Inc. Book Company, s. 70, 1992 34. Molecules, Scientific American Library, P.W. Atkins, s. 115 35. Molecules, Scientific American Library, P.W. Atkins, s. 128 36. Molecules, Scientific American Library, P.W. Atkins, s. 130 37. Molecules, Scientific American Library, P.W. Atkins, s. 93 38. Ta┼čk─▒n Tuna, Uzay─▒n ├ľtesi, Bo─čazi├ži Yay─▒nlar─▒, 1995, s. 166 39. Henry M. Morris, Impact No. 111, Eyl├╝l 1982 40. Prof.Dr. Carl Sagan, Cosmos, s.37 41. Darlington C.D.,Evolution for Naturalists, (NY, John Wiley, 1980) s.15 42. The Necessity of Darwinism, New Scientist, Vol 94, April 15, 1982, s. 130 43. Dr. Gary Parker, Impact No: 62, A─čustos 1978 44. Jean Guitton, Tanr─▒ ve Bilim, s.38 45. Michael Behe, Darwin’s Black Box, s.8 46. Th├ęma Larousse, Tematik Ansiklopedi Bilim ve Teknoloji, Evren ve D├╝nya, Matematik, Fizik, Kimya, Teknoloji, s. 300 47. Hugh Ross, The Fingerprint of God, s. 50 48. Sidney Fox, Klaus Dose. Molecular Evolution and The Origin of Life, New York: Marcel Dekker, 1977. s. 2 49. Alexander I. Oparin, Origin of Life, (1936) NewYork, Dover Publications, 1953 (Reprint), s.196 50. "New Evidence on Evolution of Early Atmosphere and Life", Bulletin of the American Meteorological Society, cilt 63, Kas─▒m 1982, s. 1328-1330. 51. Stanley Miller, Molecular Evolution of Life: Current Status of the Prebiotic Synthesis of Small Molecules, 1986, s. 7 52. Jeffrey Bada, Earth, ┼×ubat 1998, s. 40 53. Leslie E. Orgel, "The Origin of Life on Earth", Scientific American, Cilt 271, Ekim 1994, s. 78 54. Charles Darwin, The Origin of Species: A Facsimile of the First Edition, Harvard University Press, 1964, s. 189 55. Charles Darwin, The Origin of Species: A Facsimile of the First Edition, Harvard University Press, 1964, s. 184. 56. B. G. Ranganathan, Origins?, Pennsylvania: The Banner Of Truth Trust, 1988. 57. Charles Darwin, The Origin of Species: A Facsimile of the First Edition, Harvard University Press, 1964, s. 179 58. Derek A. Ager, "The Nature of the Fossil Record", Proceedings of the British Geological Association, cilt 87, 1976, s. 133 59. Douglas J. Futuyma, Science on Trial, New York: Pantheon Books, 1983. s. 197 60. Solly Zuckerman, Beyond The Ivory Tower, New York: Toplinger Publications, 1970, ss. 75-94; Charles E. Oxnard, "The Place of Australopithecines in Human Evolution: Grounds for Doubt", Nature, Cilt 258, s. 389 61. J. Rennie, "Darwin's Current Bulldog: Ernst Mayr", Scientific American, Aral─▒k 1992 62. Alan Walker, Science, vol. 207, 1980, s. 1103; A. J. Kelso, Physical Antropology, 1st ed., New York: J. B. Lipincott Co., 1970, s. 221; M. D. Leakey, Olduvai Gorge, vol. 3, Cambridge: Cambridge University Press, 1971, s. 272 63. Time, Kas─▒m 1996 64. S. J. Gould, Natural History, vol. 85, 1976, s. 30 65. Solly Zuckerman, Beyond The Ivory Tower, New York: Toplinger Publications, 1970, s. 19 66. Richard Lewontin, "The Demon-Haunted World", The New York Review of Books, 9 Ocak, 1997, s. 28

Destek olmak isteyen karde┼člerimiz ileti┼čim formundan bize yaz─▒n─▒z Allah raz─▒ olsun.

  • Kur'anda
  • Mucizeler
  • Kavramlar
  • ☝­čôľ ěž┘ä┘ůěş┘ů┘Őěę ­čôľ☝

S.Muhammed Kayaalp el-Ha┼čimi (Musevi) Ks 

ěž┘äěžěž┘ůěž┘ů ě│┘Őě» ┘ůěş┘ůě» ┘çěžě┤┘ů┘Ő ěž┘ä┘ů┘łě│┘ł┘Ő

Arap├ža Dersleri-─░slami Sohbetler-Tevhid-Tefsir-Hadis-F─▒k─▒h-Fetvalar-─░r┼čadlar

Kuranda atom mucizesi Rating: 4.5 Diposkan Oleh: ☝ěž┘äěžěž┘ůěž┘ů ě│┘Őě» ┘ůěş┘ůě» ┘çěžě┤┘ů┘Ő ěž┘ä┘ů┘łě│┘ł┘Ő☝ěž┘ä┘ůěş┘ů┘Őěę

Hi├ž yorum yok:

Yorum G├Ânder

Not: Yaln─▒zca bu blogun ├╝yesi yorum g├Ânderebilir.