☝­čôľ─░brahimi ´Ě║ Muhammedi ´Ě║ Hanif ─░slam­čôľ☝﷽­É░â­É░á­É░»☝­čôľěž┘ä┘ůěş┘ůě»┘Őěę☝Muhammediyye­čôľ☝­É░â­É░á­É░»༺ěž┘ä┘ä┘ç ěú┘âěĘě▒ ༻

☝ěž┘ä┘ůěş┘ůě»┘Őěę☝ěž┘äěžěž┘ůěž┘ů ě│┘Őě» ┘ůěş┘ůě» ┘çěžě┤┘ů┘Ő ěž┘ä┘ů┘łě│┘ł┘Ő ­čôľ ě╣┘ä┘Ő ěž┘ä┘âě¬ěžěĘ ┘ł ěž┘äě│┘ćěę☝

Online Arap├ža Dersleri Video ─░zle,Arap├ža Sarf,Arap├ža Nahiv Video,Arap├ža Dilbilgisi Video,Online Arap├ža dilbilgisi Dersleri,islami ilimler,Kuran tefsiri video izle,islami dini sohbet izle,─░slami sorular cevaplar,Muhammediyiz-Arap├ža Dersleri Temel ─░slami ─░limler-Arap├ža Dersleri,Online Arap├ža Dersleri Video,─░slami ilimler Video Dersleri,

Kuranda bitkiler

☝https://www.muhammediyye.org/
­čôľ-ěž┘ä┘ůěş┘ů┘Őěę ě╣┘ä┘Ő ěž┘ä┘âě¬ěžěĘ ┘ł ěž┘äě│┘ćěę ěž┘äěÁěş┘Őěşěę-­čôľ
Bitkilerin varl─▒─č─▒ yery├╝z├╝ndeki canl─▒l─▒─č─▒n devam─▒ i├žin vazge├žilmezdir. Bu c├╝mlenin ta┼č─▒d─▒─č─▒ ├Ânemin tam olarak kavranabilmesi i├žin ┼č├Âyle bir soru sormak gerekir: "─░nsan ya┼čam─▒ i├žin en ├Ânemli unsurlar nelerdir?" Bu sorunun cevab─▒ olarak akla elbetteki oksijen, su, besin gibi temel ihtiya├ž maddeleri gelir.

G─░R─░┼× Hepimizin ne oldu─čunu ├žok iyi bildi─či "tohum" i├žin ┼č├Âyle bir soru soral─▒m: A─ča├ž kabu─ču kadar sert bir kabuk i├žinde bulunan tohumla, bir a─ča├ž kabu─čunun fark─▒ nedir? Bu tarz sorular genelde "al─▒┼č─▒lmad─▒k" sorulard─▒r; ├ž├╝nk├╝ tohum da, a─ča├ž kabu─ču da g├╝nl├╝k hayatta bir├žok u─čra┼č─▒s─▒ olan insan i├žin ├Ânemsiz detaylard─▒r. Bir├žok insana g├Âre, etrafta d├╝┼č├╝n├╝lmesi gereken ├žok daha ├Ânemli, ├žok daha gerekli ┼čeyler vard─▒r. ├çevresine sadece y├╝zeysel g├Âzle bakarak hareket eden ki┼čilerde bu mant─▒k olduk├ža yayg─▒nd─▒r. Bu insanlar i├žin, herhangi bir konu hakk─▒nda yaln─▒zca ihtiya├žlar─▒ kar┼č─▒layacak kadar detay bilmek yeterlidir. Bu s─▒─č mant─▒─ča g├Âre etrafta olan biten her ┼čey al─▒┼č─▒lagelmi┼č ve s─▒radand─▒r, her┼čeyin mutlaka "bilinen", "al─▒┼č─▒lm─▒┼č" bir a├ž─▒klamas─▒ vard─▒r. Sinek u├žar ├ž├╝nk├╝ kanatlar─▒ vard─▒r, ay zaten hep g├Âky├╝z├╝ndedir. D├╝nya uzaydan gelebilecek tehlikelerden korunmaktad─▒r ├ž├╝nk├╝ atmosfer vard─▒r. Oksijen dengesi de hi├ž bozulmaz . ─░nsan duyar, g├Âr├╝r, koku al─▒r… Oysa bu dar mant─▒─č─▒ b─▒rak─▒p da etraf─▒ndaki olaylara, her ┼čeyle ilk defa kar┼č─▒la┼čan bir kimse gibi, g├Âr├╝┼č├╝n├╝ s─▒n─▒rlayan al─▒┼čkanl─▒k perdesini kald─▒rarak bakan insan, ├Ân├╝nde ├žok geni┼č bir ufkun a├ž─▒ld─▒─č─▒n─▒ g├Âr├╝r. Neden, nas─▒l, ni├žin sorular─▒n─▒ daha s─▒k sorarak d├╝┼č├╝nmeye, etraf─▒nda olan bitenleri bu g├Âzle incelemeye ba┼člar. Daha ├Ânceleri kendisine doyurucu gelen a├ž─▒klamalar yetersizle┼čmeye ba┼člar. ├çevrede meydana gelen olaylarda, canl─▒lar─▒n sahip olduklar─▒ ├Âzelliklerde, k─▒sacas─▒ her ┼čeyde bir ola─čan├╝st├╝l├╝k oldu─čunu kavramaya ba┼člar. D├╝┼č├╝nmeye ba┼člad─▒k├ža al─▒┼čkanl─▒k, yerini hayrete b─▒rak─▒r. Sonunda her ┼čeyin sonsuz g├╝├ž, bilgi ve ak─▒l sahip bir Yarat─▒c─▒ taraf─▒ndan, ├╝st├╝n ve m├╝kemmel bir ┼čekilde tasarlan─▒p, yarat─▒lm─▒┼č oldu─čunu g├Âr├╝r. ─░┼čte o andan itibaren bu insan, Alemlerin Rabbi olan Allah'─▒n, yaratt─▒─č─▒ t├╝m canl─▒lar ├╝zerindeki kudret ve hakimiyetini g├Ârebilir. ┼×├╝phesiz, g├Âklerin ve yerin yarat─▒lmas─▒nda, gece ile g├╝nd├╝z├╝n art arda geli┼činde, insanlara yararl─▒ ┼čeyler ile denizde y├╝zen gemilerde, Allah'─▒n ya─čd─▒rd─▒─č─▒ ve kendisiyle yery├╝z├╝n├╝ ├Âl├╝m├╝nden sonra diriltti─či suda, her canl─▒y─▒
Bitkilerin varl─▒─č─▒ yery├╝z├╝ndeki canl─▒l─▒─č─▒n devam─▒ i├žin vazge├žilmezdir. Bu c├╝mlenin ta┼č─▒d─▒─č─▒ ├Ânemin tam olarak kavranabilmesi i├žin ┼č├Âyle bir soru sormak gerekir: "─░nsan ya┼čam─▒ i├žin en ├Ânemli unsurlar nelerdir?" Bu sorunun cevab─▒ olarak akla elbetteki oksijen, su, besin gibi temel ihtiya├ž maddeleri gelir. ─░┼čte t├╝m bu temel maddelerin yery├╝z├╝ndeki dengesini sa─člayan en ├Ânemli fakt├Âr ye┼čil bitkilerdir. Bundan ba┼čka yine yery├╝z├╝ndeki ─▒s─▒ kontrol├╝n├╝n sa─članmas─▒, atmosferdeki gazlar─▒n dengesinin korunmas─▒ gibi, sadece insanlar i├žin de─čil b├╝t├╝n canl─▒lar i├žin son derece b├╝y├╝k ├Ânem ta┼č─▒yan ba┼čka dengeler de vard─▒r, ki b├╝t├╝n bu dengeleri sa─člayanlar da yine ye┼čil bitkilerdir. Ye┼čil bitkilerin faaliyetleri sadece bunlarla s─▒n─▒rl─▒ de─čildir. Bilindi─či gibi yery├╝z├╝ndeki ya┼čam─▒n ana enerji kayna─č─▒ G├╝ne┼č'tir. Ancak insanlar ve hayvanlar, g├╝ne┼č enerjisini do─črudan kullanamazlar, ├ž├╝nk├╝ b├╝nyelerinde bu enerjiyi oldu─ču gibi kullanabilecekleri sistemler yoktur. Bu y├╝zden g├╝ne┼č enerjisi de ancak bitkilerin ├╝retti─či besinler arac─▒l─▒─č─▒yla, kullan─▒labilir enerji olarak insanlara ve hayvanlara ula┼č─▒r. H├╝crelerimiz taraf─▒ndan kullan─▒lan enerji hammaddelerinin t├╝m├╝, ger├žekte bitkiler arac─▒l─▒─č─▒yla bize ta┼č─▒nan g├╝ne┼č enerjisidir. ├ľrne─čin ├žay─▒m─▒z─▒ yudumlarken asl─▒nda g├╝ne┼č enerjisi yudumlar─▒z, ekmek yerken di┼člerimizin aras─▒nda bir miktar g├╝ne┼č enerjisi vard─▒r. Kaslar─▒m─▒zdaki kuvvetse ger├žekte g├╝ne┼č enerjisinin farkl─▒ formundan ba┼čka bir ┼čey de─čildir. Bitkiler g├╝ne┼č enerjisini bizim i├žin karma┼č─▒k i┼člemler yaparak b├╝nyelerindeki molek├╝llere depolam─▒┼člard─▒r. Hayvanlar i├žin de durum insanlardan farkl─▒ de─čildir. Onlar da bitkilerle beslenir ve bu sayede onlar─▒n enerji paketleri haline getirerek depolad─▒klar─▒ g├╝ne┼č enerjisini kullan─▒rlar. Bitkilerin kendi besinlerini kendilerinin ├╝retebilmelerini ve di─čer canl─▒lardan ayr─▒cal─▒kl─▒ olmalar─▒n─▒ sa─člayan ise, h├╝crelerinde insan ve hayvan h├╝crelerinden farkl─▒ olarak g├╝ne┼č enerjisini do─črudan kullanabilen yap─▒lar─▒n bulunmas─▒d─▒r. Bitki h├╝creleri bu yap─▒lar─▒n yard─▒m─▒yla, g├╝ne┼čten gelen enerjiyi, insanlar ve hayvanlar taraf─▒ndan besin yoluyla al─▒nacak enerjiye ├ževirirler ve form├╝l├╝ yap─▒lar─▒nda sakl─▒ olan ├žok ├Âzel i┼člemlerle, besinlere bu enerjiyi depolarlar. Bu ├Âzel i┼člemlerin t├╝m├╝ne birden fotosentez denir. Bitkilerin fotosentez yapabilmeleri i├žin gerekli olan mekanizma, daha do─čru bir anlat─▒mla minyat├╝r fabrika, bitkilerin yapraklar─▒nda bulunur. Gerekli olan mineralleri ve su gibi maddeleri ta┼č─▒yacak son derece ├Âzel bir yap─▒ya sahip olan ta┼č─▒ma sistemi de bitkinin g├Âvdesinde ve k├Âklerinde mevcuttur. ├ťreme sistemi ise her bitki t├╝r├╝ i├žin yine ├Âzel olarak tasarlanm─▒┼čt─▒r. B├╝t├╝n bu mekanizmalar─▒n her birinin kendi i├žlerinde kompleks yap─▒lar─▒ vard─▒r. Ve bu mekanizmalar birbirlerine ba─čl─▒ olarak ├žal─▒┼č─▒rlar. Biri olmadan di─čerleri fonksiyonlar─▒n─▒ yerine getiremezler. ├ľrnek olarak sadece ta┼č─▒ma sistemi olmayan bir bitkiyi ele alal─▒m. B├Âyle bir bitkinin fotosentez yapmas─▒ imkans─▒zd─▒r. ├ç├╝nk├╝ fotosentez yapmas─▒ i├žin gerekli olan suyu ta┼č─▒yacak kanallar─▒ yoktur. Bitki besin ├╝retmeyi ba┼čarm─▒┼č olsa bile bunu g├Âvdenin di─čer b├Âl├╝mlerine ta┼č─▒yamayaca─č─▒ndan bir i┼če yaramayacak, bir s├╝re sonra ├Âlecektir. Bu ├Ârnekte oldu─ču gibi bir bitkide bulunan b├╝t├╝n sistemlerin kusursuz bir bi├žimde i┼člemesi zorunludur. Olu┼čacak aksakl─▒klar ya da mevcut yap─▒daki bir eksiklik bitkinin i┼člevlerini yerine getirememesine neden olacak, bu da bitkinin ├Âl├╝m├╝yle ve t├╝r├╝n├╝n yok olmas─▒yla sonu├žlanacakt─▒r. ─░leriki b├Âl├╝mlerde geni┼č bir ┼čekilde ele al─▒nacak olan bu yap─▒lar detaya inilerek incelendi─činde, son derece kompleks ve kusursuz bir tasar─▒m─▒n ortaya ├ž─▒kt─▒─č─▒ g├Âr├╝lecektir. Yery├╝z├╝ndeki bitki ├že┼čitlili─či de g├Âz ├Ân├╝ne al─▒narak de─čerlendirildi─činde, bitkilerdeki bu ola─čan├╝st├╝ yap─▒lar daha da dikkat ├žekici hale gelecektir.Yery├╝z├╝nde 500.000'den fazla bitki ├že┼čidi bulunmaktad─▒r.1 ─░┼čte b├╝t├╝n bu bitki t├╝rlerinin her biri kendi i├žinde ├Âzel tasar─▒mlara ve t├╝rlerine ├Âzg├╝ sistemlere sahiptirler. Temel olarak hepsinde ayn─▒ m├╝kemmel sistemler bulunmakla beraber, ├╝reme sistemleri, savunma mekanizmalar─▒, renk ve desen a├ž─▒s─▒ndan benzersiz bir ├že┼čitlilik s├Âz konusudur. Bu ├že┼čitlilikte de─či┼čmeyen tek ┼čey; bitkilerde kurulu olan genel d├╝zenin i┼člemesi i├žin bitkideki b├╝t├╝n par├žalar─▒n (yaprak ve yapraktaki yap─▒lar, k├Âkler, ta┼č─▒ma sistemleri, kabuk, saplar) ve daha pek ├žok mekanizman─▒n bir anda ve eksiksiz bir bi├žimde var olmas─▒ gerekti─či ger├že─čidir. G├╝n├╝m├╝zde bilimadamlar─▒ b├Âyle sistemler i├žin "indirgenemez komplekslik" tan─▒m─▒n─▒ kullanmaktad─▒rlar. Nas─▒l ki bir motor herhangi bir di┼člisinin eksik olmas─▒ durumunda ├žal─▒┼čamaz hale gelirse, ayn─▒ ┼čekilde bitkilerde de tek bir sistemin dahi eksik olmas─▒ veya sistemin par├žalar─▒n─▒n g├Ârevlerinden birini yerine getirmemesi de bu bitkinin ├Âl├╝m├╝ne neden olur. ─░ndirgenemez komplekslik ├Âzelli─či, bitkinin b├╝t├╝n sistemlerinde mevcuttur. Ayn─▒ anda bulunmas─▒ gereken kompleks yap─▒lar ve bu inan─▒lmaz ├že┼čitlilik "bitkilerdeki m├╝kemmel sistemlerin nas─▒l ortaya ├ž─▒kt─▒─č─▒" sorusunu akla getirmektedir. Bu sorunun cevab─▒n─▒ bulabilmek i├žin yine sorular sorarak d├╝┼č├╝nelim. Bitkilerdeki mekanizmalardan en ├Ânemlisi ve en bilineni olan fotosentez i┼čleminin ve ona ba─čl─▒ olarak da ta┼č─▒ma sistemlerinin nas─▒l ortaya ├ž─▒kt─▒─č─▒n─▒ d├╝┼č├╝nelim. Her an her yerde g├Ârd├╝─č├╝m├╝z a─ča├žlar, ├ži├žekler besin ├╝retebilmek i├žin, fotosentez gibi hala baz─▒ noktalar─▒ ├ž├Âz├╝lememi┼č bir olay─▒ ger├žekle┼čtirebilecek kadar m├╝kemmel sistemleri b├╝nyelerinde kendileri olu┼čturmu┼č olabilirler mi? Havadaki gazlar─▒n i├žinden karbondioksiti (CO2), besin yaparken kullanmak ├╝zere bitkiler mi se├žmi┼čtir? Kullanacaklar─▒ CO2 miktar─▒n─▒ kendileri mi belirlemi┼čtir? Fotosentez i├žin ihtiya├ž duyduklar─▒ maddeleri topraktan alabilmeleri i├žin gerekli k├Âk sistemini olu┼čturan mekanizmay─▒ bitkiler tasarlam─▒┼č olabilirler mi? Besin ta┼č─▒mada ayr─▒, su ta┼č─▒mada ayr─▒ ├Âzellikte borular olacak ┼čekilde bir ta┼č─▒ma sistemini bitkiler mi meydana getirmi┼člerdir? Bu sorular─▒ ├žo─čaltabiliriz. Ancak her sorunun cevab─▒ ayn─▒ noktaya varacakt─▒r. Bitkilerdeki her ayr─▒nt─▒da ayr─▒ bir tasar─▒m vard─▒r. Yukar─▒da bitkilere dair sayd─▒─č─▒m─▒z t├╝m ├Âzellikler ak─▒l, bilgi, ├Âl├žme ve de─čerlendirme gibi kavramlar gerektirdi─činden bitkiler bu say─▒lanlar─▒n hi├žbirini kendileri yapamazlar. Dahas─▒, bitkiler b├Âyle bir bilince de sahip de─čildirler. Bitkilerin nas─▒l ortaya ├ž─▒kt─▒─č─▒ sorusuna cevap arayan evrim teorisi savunucular─▒ her zamanki gibi tek ├žareleri olan "tesad├╝fler"e ba┼čvurmu┼člard─▒r. Tesad├╝flerle meydana geldi─čini ├Âne s├╝rd├╝kleri bir bitki t├╝r├╝nden, yine tesad├╝flerle zaman i├žinde say─▒s─▒z ├že┼čitlilikte bitkinin ortaya ├ž─▒kt─▒─č─▒n─▒, her t├╝r├╝n kendine ├Âzg├╝ olan koku, tat, renk gibi ├Âzelliklerinin de yine bu tesad├╝fler sonucu ortaya ├ž─▒kt─▒klar─▒n─▒ iddia etmi┼člerdir. Bu iddialar─▒na da hi├žbir bilimsel kan─▒t getirememi┼člerdir. Bir yosunun nas─▒l olup da bir ├žile─če ya da bir kavak a─čac─▒na veya bir g├╝l a─čac─▒na d├Ân├╝┼čt├╝─č├╝n├╝ evrimciler, tesad├╝flerin olu┼čturdu─ču ┼čartlar─▒n bunlar─▒ farkl─▒la┼čt─▒rmas─▒ ┼čeklinde a├ž─▒klarlar. Oysa bir bitkinin tek bir h├╝cresi dahi incelendi─činde, zaman i├žinde k├╝├ž├╝k de─či┼čikliklerle meydana gelemeyecek kadar kompleks bir sistemin oldu─ču g├Âr├╝lecektir. ─░┼čte bitkilerdeki bu kompleks sistem ve mekanizmalar evrimci mant─▒kla ortaya at─▒lan tesad├╝f senaryolar─▒n─▒ daha en ba┼č─▒ndan kesin bir bi├žimde ├ž├Âkertmektedir. Bu durumda ortaya tek bir sonu├ž ├ž─▒kar. Bitkilerdeki her yap─▒ ├Âzel olarak planlanm─▒┼čt─▒r, tasarlanm─▒┼čt─▒r. Bu da bize bu kusursuz plan─▒ yapan ├╝st├╝n bir Akl─▒n oldu─čunu g├Âsterir. ─░┼čte bu ├╝st├╝n akl─▒n sahibi Alemlerin Rabbi olan Allah, kusursuz yarat─▒┼č─▒n─▒n delillerini insanlara g├Âstermektedir. Allah canl─▒lar ├╝zerindeki hakimiyetini ve benzersiz yarat─▒┼č─▒n─▒ bir ayette ┼č├Âyle bildirmektedir: G├Âkleri ve yeri bir ├Ârnek edinmeksizin Yaratand─▒r... ─░┼čte Rabbiniz olan Allah budur. O'ndan ba┼čka ilah yoktur. Her ┼čeyin Yarat─▒c─▒s─▒d─▒r, ├Âyleyse O'na kulluk edin. O, her ┼čeyin ├╝st├╝nde bir vekildir. (Enam Suresi, 101-102)
Yery├╝z├╝ndeki ekolojik dengenin ve canl─▒l─▒─č─▒n devam─▒nda son derece ├Ânemli bir role sahip olan bitkiler, bu ├Ânemle do─čru orant─▒l─▒ olarak di─čer canl─▒lara k─▒yasla ├žok daha etkin ├╝reme sistemlerine sahiptirler. Bu sayede hi├ž zorluk ├žekmeden ├žo─čalmalar─▒n─▒ ger├žekle┼čtirirler. Bitkilerin ├╝remesi i├žin kimi zaman bir bitkinin sap─▒n─▒n kesilerek topra─ča g├Âm├╝lmesi, kimi zaman da bir b├Âce─čin bir ├ži├že─če konmas─▒ yeterli olmaktad─▒r. Bitkilerin ├╝remelerinin, i┼člem olarak son derece basit gibi g├Âr├╝nmesine ra─čmen, i├žerik olarak olduk├ža kompleks olmas─▒ bilimadamlar─▒n─▒ hayrete d├╝┼č├╝rmektedir.
Baz─▒ bitkiler cinsiyet ayr─▒m─▒ olmadan, tek bir cinsin belirli yollarla ├žo─čalmas─▒yla soylar─▒n─▒ devam ettirebilirler. Bu ger├žekle┼čtirilen ├žo─čalmaya e┼čeysiz ├╝reme ad─▒ verilir. Bu ┼čekildeki bir ├╝remeden sonra ortaya ├ž─▒kan yeni nesil kendisini meydana getiren neslin t─▒pat─▒p ayn─▒s─▒ olur. Bitkilerdeki en bilinen e┼čeysiz ├╝reme ┼čekilleri tomurcuklanma ve par├žalara ayr─▒lmad─▒r. Baz─▒ ├Âzel enzimlerin yard─▒m─▒yla ger├žekle┼čen bu ├╝reme bi├žimi (tomurcuklanma veya par├žalanma) pek ├žok bitkide g├Âr├╝lebilir. ├ľrne─čin ├žimenler ve ├žilekler "s├╝rg├╝n" denilen yatay uzant─▒lar─▒n─▒ kullanarak ├žo─čal─▒rlar. Patates ise topra─č─▒n alt─▒nda yeti┼čen bir bitki olarak, bu k─▒s─▒mlarda a├ž─▒lan yeni ├Âzel yerlerden (g├Âzelerden) tomurcuklar vererek ├žo─čal─▒r.2 Baz─▒ t├╝r bitkilerde ise yapraklar─▒ndan bir b├Âl├╝m├╝n├╝n topra─ča d├╝┼čmesi, yeni bir bitkinin yeti┼čmesi i├žin yeterli olmaktad─▒r. ├ľrne─čin phyllum daigremontianum adl─▒ bitkinin ├╝remesi yapraklar─▒n─▒n ucunda geli┼čen tomurcuklar sayesinde ger├žekle┼čir. Bu tomurcuklar yere d├╝┼čer d├╝┼čmez, ba─č─▒ms─▒z birer yeni bitki haline gelerek, b├╝y├╝meye ba┼člarlar.3 Begonya gibi baz─▒ bitkilerde de kopan yapraklar ─▒slak bir kuma yerle┼čtirildi─či zaman, bir s├╝re sonra k├╝├ž├╝k yaprak├ž─▒klar─▒n olu┼čtu─ču g├Âr├╝lecektir. ─░┼čte bu yaprak├ž─▒klar da yine ├žok k─▒sa bir s├╝re sonra ana bitkinin benzeri olan yeni bitkiyi olu┼čturmaya ba┼člarlar.4 Bu ├Ârnekleri de g├Âz ├Ân├╝ne alarak; bir bitkinin par├ža atarak ya da tomurcuklanarak b├╝y├╝mesi i├žin temelde ne gereklidir? D├╝┼č├╝nelim! Bitkilerin genetik yap─▒s─▒na bak─▒ld─▒─č─▒nda bu sorunun cevab─▒ kolayl─▒kla verilecektir. Bitkilerin de, di─čer canl─▒larda oldu─ču gibi, t├╝m yap─▒sal ├Âzellikleri h├╝crelerindeki DNA'larda ┼čifrelenmi┼čtir. Yani her bir bitkinin nas─▒l ├žo─čalaca─č─▒, nas─▒l nefes alaca─č─▒, besinini nas─▒l sa─člayaca─č─▒, rengi, kokusu, tad─▒, i├žindeki ┼čekerin miktar─▒, ├╝reme ┼čekli ve daha bunun gibi bir├žok bilgi o bitkinin istisnas─▒z b├╝t├╝n h├╝crelerinde bulunmaktad─▒r. Bitkinin k├Âklerindeki h├╝creler yapraklar─▒n nas─▒l fotosentez yapaca─č─▒n─▒n bilgisine sahiptir ya da yapraklar─▒ndaki h├╝creler k├Âklerin topraktan suyu nas─▒l ├žekece─čini bilirler. K─▒sacas─▒ bitkiden ayr─▒lan her par├žada, bitkinin tamam─▒n─▒ olu┼čturabilecek ┼čekilde bir ┼čifrelenme ve d├╝zenlenme mevcuttur. Ana bitkinin t├╝m ├Âzellikleri yani genetik olarak bitkiyle ilgili t├╝m bilgiler, bitkiden kopan bu k├╝├ž├╝k par├žan─▒n her h├╝cresinde de eksiksiz olarak bulunmaktad─▒r.5 Bu sistemle ├╝reyen bitkilerin her par├žas─▒nda ayn─▒ genetik bilginin olmas─▒ son derece ├Ânemlidir, hatta bu zorunludur. ├ç├╝nk├╝ bitkinin ├╝remesi sadece bu sistemin i┼člemesine ba─čl─▒d─▒r. D├╝┼čen par├žada bitkideki genetik bilgilerin tamam─▒ olmasa, ayn─▒ ├Âzelliklerde bir bitki geli┼čemez. Bunu bir ├Ârnekle a├ž─▒klayal─▒m. Genetik bilgilerde eksiklik olsa; ├Ârne─čin bir ├žile─čin rengi ya da i├žindeki ┼čeker miktar─▒, kokusu ile ilgili genetik bilgi yeni d├╝┼čen par├žada olmasa ├žilek, ├žilek olamazd─▒. Peki ├Âyleyse bitkinin her par├žas─▒na, bitkinin tamam─▒n─▒ olu┼čturabilecek bilgiler eksiksiz olarak nas─▒l ve kim taraf─▒ndan yerle┼čtirmi┼čtir? Bir bitkideki t├╝m bilgilerin eksiksiz bir ┼čekilde b├╝t├╝n h├╝crelerde ayn─▒ olmas─▒ ihtimal hesaplar─▒yla, tesad├╝flerin yard─▒m─▒yla elde edilemez. Bu i┼člemi ger├žekle┼čtiren, bitkinin kendisi ya da topraktaki mineraller ya da ba┼čka d─▒┼č etmenler de olamaz. ├ç├╝nk├╝ bunlar─▒n hepsi bitkiyi olu┼čturan sistemin bir par├žas─▒d─▒r. Nas─▒l ki bir fabrikadaki t├╝m robotlara ayn─▒ ├╝retim bilgisini veren bir m├╝hendis vard─▒r ve bilgisayarlar─▒n bu bilgileri tek ba┼č─▒na elde etmeleri m├╝mk├╝n de─čildir, ayn─▒ ┼čekilde bitkilerdeki sistemin her bir par├žas─▒n─▒n b├Âyle bir bilgiyi kendi kendine elde etmesi de m├╝mk├╝n de─čildir. Yery├╝z├╝ndeki t├╝m canl─▒larda oldu─ču gibi, bitkilerin h├╝crelerine de gerekli bilgileri yerle┼čtiren, hi├ž ku┼čkusuz ki her ┼čeyi eksiksiz yaratan, her t├╝rl├╝ yaratmadan haberdar olan Allah't─▒r. Allah bu ger├že─če pek ├žok ayetinde dikkat ├žekmi┼čtir: O, biri di─čeriyle 'tam bir uyum (mutabakat) i├žinde yedi g├Âk yaratm─▒┼č oland─▒r. Rahman (olan Allah)─▒n yaratmas─▒nda hi├žbir '├želi┼čki ve uygunsuzluk (tefav├╝t) g├Âremezsin. ─░┼čte g├Âz├╝(n├╝) ├ževirip-gezdir; herhangi bir ├žatlakl─▒k (bozukluk ve ├žarp─▒kl─▒k) g├Âr├╝yor musun? Sonra g├Âz├╝n├╝ iki kere daha ├ževirip-gezdir; o g├Âz (uyumsuzluk bulmaktan) umudunu kesmi┼č bir halde bitkin olarak sana d├Ânecektir. (M├╝lk Suresi, 3-4) G├Ârmedin mi, Allah, g├Âkten su indirdi, b├Âylece yery├╝z├╝ yemye┼čil donat─▒ld─▒. ┼×├╝phesiz Allah, l├╝tfedicidir, her ┼čeyden haberdard─▒r. (Hac Suresi, 63)
Bitkinin ├ži├že─činde bulunan erkek ve di┼či ├╝reme organlar─▒ vas─▒tas─▒yla ger├žekle┼čen ├╝reme ┼čekli, e┼čeyli ├╝reme olarak adland─▒r─▒l─▒r. Her ├ži├že─čin ┼čekli, rengi, i├žerdi─či ├╝reme h├╝crelerinin k─▒l─▒flar─▒, ta├ž yapraklar─▒ gibi ├Âzellikleri bitki t├╝rleri aras─▒nda de─či┼čiklikler g├Âsterir. Yap─▒lardaki bu ├že┼čitlili─če ra─čmen b├╝t├╝n ├ži├žeklerin g├Ârevleri temelde ayn─▒d─▒r. Bu g├Ârevler; ├╝reme h├╝crelerini ├╝retmek, da─č─▒t─▒ma haz─▒r hale getirmek ve kendisine ula┼čan di─čer ├╝reme h├╝cresinin d├Âllenmesini ger├žekle┼čtirmektir. ├çi├žeklerin a├žmaya ba┼člad─▒klar─▒ d├Ânemde ortaya ├ž─▒kan polenler, bitkilerin erkek ├╝reme h├╝creleridirler. G├Ârevleri, kendi t├╝rlerinin ├ži├žeklerindeki di┼či organlara ula┼čabilmek ve ait olduklar─▒ bitkinin neslinin devam─▒n─▒ sa─člamakt─▒r. Her bitkinin polenlerini g├Ândermek i├žin ise kendine ├Âzg├╝ bir y├Ântemi ya da kulland─▒─č─▒ bir mekanizmas─▒ vard─▒r. Bitkilerden kimileri b├Âcekleri kullan─▒rlar, kimileriyse r├╝zgar─▒n ├Âzelliklerinden faydalan─▒rlar. Bitkilerin d├Âllenmesinde ku┼čkusuz ki en ├Ânemli nokta her bitkinin yaln─▒z kendi t├╝r├╝nden olan bir bitkiyi d├Âlleyebilmesidir. Bu y├╝zden do─čru polenlerin do─čru bitkiye gitmesi son derece ├Ânemlidir. Peki, ├Âzellikle bahar aylar─▒nda havada bu kadar ├žok ├že┼čitte polen dola┼č─▒rken, nas─▒l olup da d├Âllenmede hi├ž kar─▒┼č─▒kl─▒k ├ž─▒kmaz? Polenler uzun yolculuklara ve de─či┼čen ┼čartlara nas─▒l dayan─▒kl─▒l─▒k g├Âsterirler? T├╝m bu sorular─▒n cevab─▒ polenin yap─▒s─▒ ve da─č─▒lma y├Ântemleri incelendi─činde verilmi┼č olacakt─▒r.
Bitkinin ├ži├že─činde bulunan erkek ve di┼či ├╝reme organlar─▒ vas─▒tas─▒yla ger├žekle┼čen ├╝reme ┼čekli, e┼čeyli ├╝reme olarak adland─▒r─▒l─▒r. Her ├ži├že─čin ┼čekli, rengi, i├žerdi─či ├╝reme h├╝crelerinin k─▒l─▒flar─▒, ta├ž yapraklar─▒ gibi ├Âzellikleri bitki t├╝rleri aras─▒nda de─či┼čiklikler g├Âsterir. Yap─▒lardaki bu ├že┼čitlili─če ra─čmen b├╝t├╝n ├ži├žeklerin g├Ârevleri temelde ayn─▒d─▒r. Bu g├Ârevler; ├╝reme h├╝crelerini ├╝retmek, da─č─▒t─▒ma haz─▒r hale getirmek ve kendisine ula┼čan di─čer ├╝reme h├╝cresinin d├Âllenmesini ger├žekle┼čtirmektir. ├çi├žeklerin a├žmaya ba┼člad─▒klar─▒ d├Ânemde ortaya ├ž─▒kan polenler, bitkilerin erkek ├╝reme h├╝creleridirler. G├Ârevleri, kendi t├╝rlerinin ├ži├žeklerindeki di┼či organlara ula┼čabilmek ve ait olduklar─▒ bitkinin neslinin devam─▒n─▒ sa─člamakt─▒r. Her bitkinin polenlerini g├Ândermek i├žin ise kendine ├Âzg├╝ bir y├Ântemi ya da kulland─▒─č─▒ bir mekanizmas─▒ vard─▒r. Bitkilerden kimileri b├Âcekleri kullan─▒rlar, kimileriyse r├╝zgar─▒n ├Âzelliklerinden faydalan─▒rlar. Bitkilerin d├Âllenmesinde ku┼čkusuz ki en ├Ânemli nokta her bitkinin yaln─▒z kendi t├╝r├╝nden olan bir bitkiyi d├Âlleyebilmesidir. Bu y├╝zden do─čru polenlerin do─čru bitkiye gitmesi son derece ├Ânemlidir. Peki, ├Âzellikle bahar aylar─▒nda havada bu kadar ├žok ├že┼čitte polen dola┼č─▒rken, nas─▒l olup da d├Âllenmede hi├ž kar─▒┼č─▒kl─▒k ├ž─▒kmaz? Polenler uzun yolculuklara ve de─či┼čen ┼čartlara nas─▒l dayan─▒kl─▒l─▒k g├Âsterirler? T├╝m bu sorular─▒n cevab─▒ polenin yap─▒s─▒ ve da─č─▒lma y├Ântemleri incelendi─činde verilmi┼č olacakt─▒r.
Yery├╝z├╝ndeki pek ├žok bitki, t├╝r├╝n├╝n devam─▒n─▒ polenlerini r├╝zgar vas─▒tas─▒yla da─č─▒tarak sa─člar. Bir├žok a├ž─▒k tohumlu bitki, ├žam a─ča├žlar─▒, palmiye ve benzeri a─ča├žlar ve ayr─▒ca ├ži├žek veren t├╝m tohumlu bitkiler ile ├žimensi otlar─▒n tamam─▒ r├╝zgarlarla d├Âllenir. R├╝zgar, ├ži├žek tozlar─▒n─▒ bitkilerden al─▒p, ayn─▒ t├╝rden di─čer bitkilere ta┼č─▒yarak d├Âllenmeyi ger├žekle┼čtirir. R├╝zgarla d├Âllenme i┼čleminde, halen bilimadamlar─▒n─▒n a├ž─▒klama getirmekte zorland─▒klar─▒ pek ├žok nokta ve cevap bekleyen pek ├žok soru vard─▒r. ├ľrne─čin r├╝zgarla ta┼č─▒nan binlerce polen ├že┼čidinden her biri, kendi t├╝r├╝ne ait olan bitkinin ├ži├že─čini nas─▒l tan─▒maktad─▒r? Bitkiden f─▒rlat─▒lan polenler hi├žbir yere tak─▒lmadan nas─▒l olup da bu bitkinin di┼čilik organlar─▒na ula┼č─▒rlar? D├Âllenme ihtimali olduk├ža d├╝┼č├╝k olmas─▒na ra─čmen nas─▒l olup da binlerce bitki, ├╝stelik de milyonlarca y─▒ld─▒r bu yolla d├Âllenmektedir? ─░┼čte bu sorular─▒n cevab─▒n─▒ verebilmek i├žin yola ├ž─▒kan Cornell ├ťniversitesi'nden Karl J. Niklas ve ekibi r├╝zgarla d├Âllenen bitkileri incelemeye alm─▒┼člard─▒r. Bulduklar─▒ sonu├žlar son derece ┼ča┼č─▒rt─▒c─▒ olmu┼čtur. Niklas ve ekibi r├╝zgarla d├Âllenen bitkilerin havadan bol miktarda polen yakalayabilmelerini sa─člayan, aerodinamik ├ži├žek yap─▒lar─▒n─▒n oldu─čunu ke┼čfetmi┼člerdir. Bitkilerdeki bu aerodinamik yap─▒ nedir? Nas─▒l bir etkisi vard─▒r? Bu sorular─▒n cevaplar─▒n─▒ verebilmek i├žin ├Âncelikle "aerodinamik yap─▒" tan─▒m─▒n─▒n a├ž─▒klanmas─▒ gerekir. Havada hareket eden cisimlere hava ak─▒mlar─▒ndan kaynaklanan baz─▒ kuvvetler etki eder. Aerodinamik kuvvetler olarak adland─▒r─▒lan bu kuvvetler sayesinde, hareket etmeyi ba┼čarabilen cisimler de "aerodinamik yap─▒ya sahip cisimler" olarak adland─▒r─▒l─▒rlar. R├╝zgarla polenle┼čme sistemini kullanan baz─▒ bitkiler i┼čte bu aerodinamik yap─▒y─▒ ├žok etkili bir bi├žimde kullan─▒rlar. Bu konudaki en g├╝zel ├Ârnek ├žam kozalaklar─▒n─▒n yap─▒s─▒nda g├Âr├╝l├╝r.
Karl Niklas ve ekibinin r├╝zgarla polenle┼čmeyi incelemelerine sebep olan sorulardan belki de en ├Ânemlisi, "nas─▒l olup da havada bu kadar ├žok ├že┼čitte polen dola┼č─▒rken, bir bitki ├že┼čidinin polenleri ba┼čka bir bitki t├╝r├╝ taraf─▒ndan tutulmamakta ve sadece kendi t├╝r├╝nden di─čer bitkilere ula┼čt─▒r─▒lmaktad─▒r" sorusu olmu┼čtur. ─░┼čte bu soru, bilimadamlar─▒n─▒ r├╝zgarla d├Âllenen bitkileri, ├Âzellikle de kozalaklar─▒ incelemeye y├Âneltmi┼čtir. Olduk├ža uzun olan ya┼čam s├╝releri ve y├╝ksek boylar─▒yla tan─▒nan kozalakl─▒ a─ča├žlarda, kozalaklar erkek ve di┼či yap─▒lar─▒ olu┼čtururlar. Erkek ve di┼či kozalaklar ayn─▒ a─ča├žta oldu─ču gibi farkl─▒ a─ča├žlarda da olabilirler. Kozalaklarda, polenleri ta┼č─▒yan hava ak─▒m─▒n─▒ kendilerine ├žekecek ├Âzel tasarlanm─▒┼č kanallar vard─▒r. Polenler, olu┼čan bu kanallar sayesinde ├╝reme alanlar─▒na kolayl─▒kla gelirler. Di┼či kozalaklar, erkek kozalaklara g├Âre daha b├╝y├╝kt├╝rler ve tek olarak b├╝y├╝rler. Di┼či kozalaklar─▒n merkez eksenleri etraf─▒nda ├žok fazla miktarda yaprak benzeri yap─▒lar olan "sporofil"ler vard─▒r. Bunlar, bal─▒k puluna benzeyen kabuk ┼čeklinde yap─▒lard─▒r. Sporofillerin i├ž y├╝zeylerinde iki adet ov├╝l (yumurtan─▒n olu┼čturuldu─ču k─▒s─▒m) bulunur. Kozalaklar polenle┼čmeye haz─▒r oldu─čunda bu kabuklar iki yana a├ž─▒l─▒r. B├Âylece erkek kozalaktan gelen polenlerin i├žeri girmesine olanak sa─članm─▒┼č olur. Bundan ba┼čka polenlerin kolayl─▒kla kozala─č─▒n i├žine girmesini sa─člayan ├Âzel yard─▒mc─▒ yap─▒lar da vard─▒r. ├ľrne─čin di┼či kozalaklar─▒n pullar─▒ yap─▒┼čkan k─▒llarla d├Â┼čenmi┼čtir. Bu k─▒llar sayesinde polenler d├Âllenme i├žin kolayl─▒kla i├žeri al─▒nabilmektedirler. D├Âllenmeden sonra di┼či kozalaklar, ├žekirdek ihtiva eden odunsu ve derimsi yap─▒lara d├Ân├╝┼č├╝rler. Daha sonra ├žekirdekler de uygun ko┼čullarda geli┼čerek yeni bitkileri meydana getirirler. Ayr─▒ca di┼či kozalaklar─▒n ├žok ┼ča┼č─▒rt─▒c─▒ bir ├Âzellikleri daha vard─▒r: Yumurtan─▒n olu┼čtu─ču k─▒s─▒m (ov├╝l) kozala─č─▒n merkezine ├žok yak─▒nd─▒r. Bu da polenin bu b├Âl├╝me ula┼čmas─▒ i├žin bir zorluk gibi g├Âr├╝nmektedir. ├ç├╝nk├╝ kozala─č─▒n i├ž k─▒s─▒mlar─▒na ula┼čabilmek i├žin, i├ž eksene a├ž─▒lan ├Âzel bir yoldan da ge├žilmesi gerekmektedir. Bu ilk bak─▒┼čta kozalaklar─▒n d├Âllenmesinde bir dezavantaj gibi g├Âr├╝lmesine ra─čmen, yap─▒lan incelemeler sonucunda b├Âyle olmad─▒─č─▒ anla┼č─▒lm─▒┼čt─▒r..7 Kozalaklardaki bu ├Âzel d├Âllenme sisteminin nas─▒l i┼čledi─činin bulunabilmesi i├žin bir model kozalak haz─▒rlanarak deney yap─▒lm─▒┼čt─▒r. Helyum doldurularak yap─▒lm─▒┼č baloncuklar hava ak─▒m─▒na b─▒rak─▒larak hareketleri g├Âzlenmi┼čtir. Bu baloncuklar─▒n hava ak─▒m─▒n─▒ rahatl─▒kla izleyerek, kozala─č─▒n i├žindeki s─▒k─▒┼č─▒k koridorlardan hi├ž zorlanmadan ge├žme ├Âzelli─čine sahip olduklar─▒ anla┼č─▒lm─▒┼čt─▒r. Daha sonra bu maket deneyinde g├Âzlemlenen baloncuklar─▒n hareketleri ├Âzel bir foto─čraflama tekni─čiyle g├Âr├╝nt├╝lenmi┼čtir. Bir bilgisayar yard─▒m─▒yla g├Âr├╝nt├╝ler analiz edilerek r├╝zgar─▒n y├Ân├╝ ve h─▒z─▒ da tespit edilmi┼čtir. Bilgisayardan elde edilen sonu├žlara g├Âre, kozalaklar─▒n r├╝zgar─▒n do─črusal hareketini ├╝├ž ┼čekilde de─či┼čtirdi─či anla┼č─▒lm─▒┼čt─▒r. ─░lk olarak r├╝zgar─▒n y├Ân├╝ dallar ve yapraklar vas─▒tas─▒yla merkeze do─čru d├Ând├╝r├╝lm├╝┼čt├╝r. Daha sonra bu b├Âlgedeki r├╝zgar k─▒vr─▒larak yumurtan─▒n olu┼čturuldu─ču b├Âlgeye do─čru s├╝r├╝klenmi┼čtir. ─░kinci harekette, kabuk├žuklar─▒n t├╝m├╝n├╝ yalayan r├╝zgar sanki bir girdaptaym─▒┼č gibi d├Ânerek kozala─č─▒n i├ž eksenine do─čru a├ž─▒lan b├Âlgeye y├Ânelmi┼čtir. ├ť├ž├╝nc├╝s├╝nde ise kozalak, ├ž─▒k─▒nt─▒lar─▒ sayesinde ├žalkant─▒ya neden olarak, r├╝zgar─▒ a┼ča─č─▒ya do─čru d├Ând├╝rerek kabuklara y├Ânlendirmi┼čtir. ─░┼čte bu hareketler sayesinde havada u├žu┼čan polenler ├žo─čunlukla hedeflerine ula┼čmaktad─▒rlar. Burada dikkat edilmesi gereken nokta hi├ž ku┼čkusuz ki, birbirini tamamlayan ├╝├ž a┼čaman─▒n olmas─▒ ve bunlar─▒n mutlaka bir arada olmas─▒ gerekti─čidir. Kozalaklardaki tasar─▒m─▒n m├╝kemmeli─či i┼čte bu noktada ortaya ├ž─▒kmaktad─▒r. Evrim teorisi t├╝m canl─▒larda oldu─ču gibi bitkilerde de a┼čamal─▒ olarak, zaman i├žinde bir geli┼čim oldu─čunu iddia eder. Bitkilerdeki kusursuz yap─▒lar─▒n sebebi evrimcilere g├Âre tesad├╝flerdir. Bu iddian─▒n ge├žersizli─čini g├Ârmek i├žin sadece kozalaklardaki ├╝reme sisteminin sahip oldu─ču kusursuz yap─▒y─▒ incelemek yeterli olacakt─▒r. ├ťreme sistemi olmadan bir canl─▒n─▒n neslini devam ettirmesi m├╝mk├╝n de─čildir. Bu ka├ž─▒n─▒lmaz ger├žek elbette ki ├žam a─čac─▒ ve kozalaklar─▒ i├žin de ge├žerlidir. Yani, kozalaklardaki ├╝reme sisteminin ├žam a─ča├žlar─▒n─▒n ilk ortaya ├ž─▒k─▒┼č─▒ ile birlikte var olmas─▒ zorunludur. Kozalaklardaki bu m├╝kemmel yap─▒n─▒n var olu┼čunda ise kendili─činden kademeli olu┼čma gibi bir s├╝re├ž imkans─▒zd─▒r. ├ç├╝nk├╝ r├╝zgar─▒ kozala─ča y├Ânlendiren yap─▒n─▒n, daha sonra bu r├╝zgar─▒ kanala y├Ânelten ayr─▒ bir yap─▒n─▒n ve en sonunda da yumurtan─▒n oldu─ču b├Âl├╝me ula┼čt─▒ran kanal─▒n her birinin eksiksizce ayn─▒ anda ortaya ├ž─▒km─▒┼č olmalar─▒ gerekmektedir. Bu ├╝├ž yap─▒dan birinin eksikli─či durumunda, bu ├╝reme sisteminin ├žal─▒┼čmas─▒ m├╝mk├╝n de─čildir. Kald─▒ ki kozalaktaki yumurta h├╝cresinin ve onu d├Âlleyecek olan sperm h├╝crelerinin kendiliklerinden tesad├╝fen olu┼čabilmelerinin imkans─▒zl─▒─č─▒ da evrim teorisi a├ž─▒s─▒ndan apayr─▒ bir ├ž─▒kmazd─▒r. Tek bir par├žas─▒n─▒n dahi tesad├╝flerle var olmas─▒ imkans─▒z olan b├Âyle bir sistemin t├╝m par├žalar─▒n─▒n ayn─▒ anda tesad├╝flerle ortaya ├ž─▒kmas─▒, imkans─▒z kavram─▒n─▒n dahi ├Âtesinde bir durumdur. Bu durum da evrim teorisinin tesad├╝fen olu┼čum iddialar─▒n─▒ her y├Ân├╝yle ge├žersiz k─▒lmaktad─▒r. Dolay─▒s─▒yla, ┼ču ├žok a├ž─▒k bir ger├žektir ki, kozalaklar ilk ortaya ├ž─▒kt─▒klar─▒ andan itibaren, eksiksiz bir ┼čekilde bu kusursuz sistemle birlikte Allah taraf─▒ndan yarat─▒lm─▒┼člard─▒r. ├çam a─ča├žlar─▒n─▒n, polenlerin yakalanmas─▒n─▒ h─▒zland─▒ran daha ba┼čka ├Âzellikleri de vard─▒r. ├ľrne─čin yumurta h├╝creleri genellikle dallar─▒n ucunda olu┼čur. Bu da polenlerin kayb─▒n─▒ en aza indirir. Bundan ba┼čka ├žam kozala─č─▒n─▒n etraf─▒ndaki yapraklar, hava ak─▒m─▒n─▒n h─▒z─▒n─▒ azaltarak kozalak ├╝zerine daha fazla polen d├╝┼čmesine yard─▒m ederler. Kozalak etraf─▒ndaki yapraklar─▒n simetrik dizili┼či de, herhangi bir y├Ânden gelen polenlerin kolayl─▒kla tutulmas─▒na yard─▒mc─▒ olur. T├╝m polenlerde oldu─ču gibi ├žam polenlerinin de t├╝rlere g├Âre farkl─▒ bi├žimleri, b├╝y├╝kl├╝kleri ve yo─čunluklar─▒ vard─▒r. Bu sayede her polen hava ak─▒m─▒ndan de─či┼čik y├Ânde etkilenmi┼č olur. ├ľrne─čin, bir t├╝r├╝n polenleri, ba┼čka bir t├╝r├╝n kozala─č─▒n─▒n olu┼čturdu─ču hava ak─▒mlar─▒n─▒ izleyemeyecek bir yo─čunlu─ča sahiptir. Bu sebeple kozala─č─▒n olu┼čturdu─ču ak─▒m─▒n d─▒┼č─▒na ├ž─▒karak topra─ča d├╝┼čerler. B├╝t├╝n kozalak ├že┼čitleri kendi t├╝rlerinin polenlerine en uygun hava ak─▒m─▒n─▒ olu┼čtururlar. Kozalaklar─▒n bu ├Âzelli─či sadece polenleri tutmaya yaramaz. Hava ak─▒m─▒n─▒n meydana getirdi─či bu filtre ├Âzelli─čini bitkiler ├žok de─či┼čik i┼čler i├žin de kullan─▒rlar. ├ľrne─čin bu y├Ântem sayesinde di┼či kozalaklar, yumurta h├╝crelerine zarar verebilecek mantar polenlerinin y├Ân├╝n├╝ de de─či┼čtirebilirler. Bitkiler taraf─▒ndan havaya rastgele at─▒lan polenlerin kendi t├╝rde┼člerine ula┼čabilmesi i├žin al─▒nan ├Ânlemler sadece bunlarla s─▒n─▒rl─▒ de─čildir. Bitkinin polenlerinin ihtiya├žtan ├žok daha fazla miktarda ├╝retilmesi de, polenle┼čme i┼člemini bir yere kadar g├╝vence alt─▒na alm─▒┼č olur. ├çe┼čitli sebeplerle olu┼čabilecek polen kay─▒plar─▒ bu sayede bitkiyi etkilemeyecektir. ├ľrne─čin ├žam a─ča├žlar─▒ndaki her bir erkek kozalak y─▒lda 5 milyondan fazla polen ├╝retirken, tek ba┼č─▒na bir ├žam a─čac─▒ ise y─▒lda 12.5 milyar civar─▒nda polen ├╝retmektedir ki bu, di─čer canl─▒lar─▒n ├╝reme h├╝creleriyle kar┼č─▒la┼čt─▒r─▒ld─▒─č─▒nda son derece ola─čan├╝st├╝ bir say─▒d─▒r.8 Bununla birlikte r├╝zgarla ta┼č─▒nan polenlerin ├Ân├╝nde daha pek ├žok engel vard─▒r. Bunlardan biri de yapraklard─▒r. Polenler havada u├žu┼čmaya ba┼člad─▒klar─▒ s─▒rada, yapraklara tak─▒l─▒p kalmalar─▒n─▒ engellemek i├žin baz─▒ bitkilerde (f─▒nd─▒k, g├╝rgen, ceviz vs) ├ži├žekler yapraklardan ├Ânce a├žarlar. Bu sebeple polenle┼čme yapraklar─▒n hen├╝z geli┼čmedikleri bir zamanda ger├žekle┼čmi┼č olur. Bu─čdaygillerde ve ├žamgillerde ise polenle┼čmenin kolayl─▒kla ger├žekle┼čebilmesi i├žin ├ži├žekler bitkinin u├ž k─▒s─▒mlar─▒nda bulunmaktad─▒r. B├Âylelikle yapraklar polenin hareketine bir engel te┼čkil etmemi┼č olurlar. Al─▒nan bu ├Ânlemlerle polenler olduk├ža uzak mesafelere kadar gidebilirler. Bu uzakl─▒k bitkinin t├╝r├╝ne g├Âre de─či┼čir. ├ľrne─čin ├╝zerlerinde hava kesecikleri bulunan polenlerin katedebildikleri mesafe, di─čer t├╝rlere g├Âre ├žok daha fazla olabilir. 2 tane hava keseci─či ta┼č─▒yan ├žam polenlerinin y├╝ksek hava ak─▒mlar─▒ ile 300 km kadar uza─ča ta┼č─▒nabildi─či belirlenmi┼čtir.9 Bununla birlikte as─▒l ├Ânemli olan nokta, havada u├žan binlerce ├že┼čit polenin bazen kilometrelerle ifade edilen bir uzakl─▒─ča, ayn─▒ r├╝zgarlarla ta┼č─▒nmas─▒ ve bir kar─▒┼č─▒kl─▒k ├ž─▒kmamas─▒d─▒r.
R├╝zgar yoluyla d├Âllenen bitkilerin bu hayret uyand─▒r─▒c─▒ ├Âzelliklerini daha iyi anlayabilmek i├žin, ┼č├Âyle bir ├Ârnekle k─▒yas yapabiliriz: Roketlerin hedeflerine varabilmeleri i├žin belirli bir rotay─▒ izlemeleri gerekir. Bu y├╝zden de roketin her t├╝rl├╝ tasar─▒m─▒, hedefe ula┼čmas─▒n─▒ sa─člayacak ┼čekilde titiz hesaplamalarla yap─▒lmal─▒d─▒r. Roketin ├Âzellikleri, motor kapasitesi, u├žu┼č h─▒z─▒ gibi roket ile ilgili ve ya─č─▒┼č, r├╝zgar, yo─čunluk gibi hava ┼čartlar─▒yla ilgili konular detayl─▒ olarak programlanmal─▒d─▒r. Ayr─▒ca hedef b├Âlgenin yap─▒s─▒ ve ortam ┼čartlar─▒ da en ince ayr─▒nt─▒s─▒na kadar bilinmelidir. ├ťstelik bu saptamalar─▒n hassas ├Âl├ž├╝mlerle yap─▒lmas─▒ gereklidir. Aksi takdirde roket, rotas─▒n─▒n d─▒┼č─▒na ├ž─▒kar ve hedefe ula┼čamaz. Hedefe kilitlenen bir roketin g├Ârevini ba┼čar─▒yla tamamlayabilmesi i├žin bir├žok m├╝hendis ├žok detayl─▒ d├╝┼č├╝nerek hareket etmelidir. Belli ki hedefe kilitlenmedeki ba┼čar─▒, ekibin yo─čun ├žal─▒┼čmalar─▒n─▒n, ince hesaplamalar─▒n ve kullan─▒lan ├╝st├╝n teknolojinin bir ├╝r├╝n├╝ olacakt─▒r. Kozalaklardaki kusursuz ├╝reme sistemlerinde de, roketlerin hedefe kilitlenmelerine benzer bi├žimde, her ┼čey ├žok ince planlam─▒┼č, son derece hassas ayarlamalar yap─▒lm─▒┼čt─▒r. Hava ak─▒m─▒n─▒n y├Ân├╝, kozalaklar─▒n yo─čunluk farklar─▒, yapraklar─▒n bi├žimi gibi pek ├žok detay, ├Âzel olarak tasarlanm─▒┼č ve bitkilerin ├╝reme plan─▒ bu bilgilere g├Âre kurulmu┼čtur. Bitkilerdeki bu detayl─▒ yap─▒lar─▒n varl─▒─č─▒, akla yine bu mekanizmalar─▒n nas─▒l olu┼čtu─ču sorusunu getirecektir. Bu soruya yine bir soruyla cevap verelim. Kozalaklardaki bu yap─▒ tesad├╝flerin eseri olabilir mi? Roketlerdeki sistem uzun y─▒llar s├╝ren ├žal─▒┼čmalar sonucunda, ak─▒l ve bilgi sahibi, bu konuda uzmanla┼čm─▒┼č m├╝hendislerin yo─čun ├žal─▒┼čmalar─▒yla ortaya ├ž─▒km─▒┼čt─▒r. Bu konuda kimsenin bir ┼č├╝phesi yoktur. Roketlerle hemen hemen ayn─▒ ├žal─▒┼čma sistemine sahip olan kozalaklardaki kompleks yap─▒lar da ayn─▒ ┼čekilde ├Âzel olarak tasarlanm─▒┼čt─▒r. Bir roketin tesad├╝fen olu┼čtu─čunu iddia etmek, rasgele bir rota tutturdu─čunu s├Âylemek ne derece mant─▒ks─▒z bir iddia olacaksa, benzer ┼čekilde hedefe kilitlenmi┼č olarak hareket eden polenlerin ola─čan├╝st├╝ hareketlerinin ve kozalaklardaki detayl─▒ yap─▒n─▒n da tesad├╝flerle ortaya ├ž─▒km─▒┼č oldu─čunu s├Âylemek ayn─▒ derecede mant─▒ks─▒z bir iddia olacakt─▒r. Ayn─▒ ┼čekilde polenlerin bu yolculukta ayr─▒ yollar─▒n─▒ bulabilecek yetene─če ve bilgiye sahip olma ihtimalleri de elbetteki imkans─▒zd─▒r. Sonu├ž olarak polen bir h├╝creler toplulu─čudur. Daha da derinine inersek ┼čuursuz atomlardan olu┼čan bir varl─▒kt─▒r. Polende b├Âyle bir yetene─či ortaya ├ž─▒karacak bir ┼čuur aramak m├╝mk├╝n de─čildir. Ku┼čkusuz bir kozala─č─▒n b├Âylesine detayl─▒ bilgilerle dolu bir sistemi kullanarak d├Âllenebilmesi ancak sonsuz bilgi ve kudret sahibi olan Allah'─▒n m├╝kemmel yaratmas─▒ ile ger├žekle┼čmektedir. ├çam a─ča├žlar─▒n─▒n d├Âllenmesindeki ba┼čka bir ├Ânemli nokta da, r├╝zgarlar─▒n kontrol alt─▒nda tutuluyor olmas─▒d─▒r. R├╝zgarlar─▒n kendilerine verilen ta┼č─▒ma g├Ârevini kusursuz bir ┼čekilde yerine getirmeleri de hi├ž ku┼čkusuz ki yine Alemlerin Rabbi olan Allah'─▒n, g├Âkten yere her i┼či evirip ├ževirmesi sayesindedir. Allah bu durumu bir ayetinde ┼ču ┼čekilde bildirir: Ve a┼č─▒lay─▒c─▒lar olarak r├╝zgarlar─▒ g├Ânderdik... (Hicr Suresi, 22) Yery├╝z├╝ndeki t├╝m bitki t├╝rleri istisnas─▒z olarak bu i┼člemleri ger├žekle┼čtirmektedirler. Her bir t├╝r kendi yapmas─▒ gerekenleri, ilk ortaya ├ž─▒kt─▒─č─▒ andan itibaren bilmektedir. R├╝zgar ak─▒m─▒n─▒n yard─▒m─▒ ile ger├žekle┼čen bu olay, ba┼čar─▒ya ula┼čmas─▒ olduk├ža zor ihtimallere dayanmas─▒na ra─čmen milyonlarca y─▒ld─▒r hi├žbir aksama olmadan devam etmektedir. G├Âr├╝ld├╝─č├╝ gibi her ┼čey ├žok yerli yerinde ve m├╝kemmel bir zamanlama ile ger├žekle┼čmektedir. ├ç├╝nk├╝ bu mekanizmalar─▒n her biri, bir b├╝t├╝n olarak ve ayn─▒ zaman dilimi i├žinde bir arada i┼člemek zorundad─▒r. Bir tanesinin eksikli─či veya i┼člememesi durumunda bitkinin soyunun t├╝kenmesi ka├ž─▒n─▒lmazd─▒r. Ne bir par├žas─▒nda ne de b├╝t├╝n├╝nde kendilerinden kaynaklanan bir ak─▒l, irade ya da bilin├ž bulunmayan bu sistemler, ├žok a├ž─▒kt─▒r ki hepsini her an kontrol├╝ alt─▒nda tutan, her ┼čeyi en ince ayr─▒nt─▒s─▒yla planlayan, sonsuz bir g├╝├ž ve bilgi sahibi olan Allah'─▒n emri ve yaratmas─▒ ile bu inan─▒lmaz olaylarda rol oynamaktad─▒rlar. Canl─▒ cans─▒z her ┼čeyin ve her olay─▒n meydana gelmesi Allah'─▒n her an yaratmas─▒ ile ger├žekle┼čmektedir. Allah bu s─▒rr─▒ bir ayetinde insanlara ┼č├Âyle bildirmektedir: Allah, yedi g├Â─č├╝ ve yerden de onlar─▒n benzerini yaratt─▒. Emir, bunlar─▒n aras─▒nda durmadan iner; sizin ger├žekten Allah'─▒n her ┼čeye g├╝├ž yetirdi─čini ve ger├žekten Allah'─▒n ilmiyle her ┼čeyi ku┼čatt─▒─č─▒n─▒ bilmeniz, ├Â─črenmeniz i├žin. (Talak Suresi, 12) Konuyla ilgili ┼č├Âyle bir ├Ârnek daha verebiliriz: Her ayr─▒nt─▒n─▒n d├╝┼č├╝n├╝lerek haz─▒rland─▒─č─▒, hatas─▒z ├žal─▒┼čan bir teknolojik alet, bir fabrika veya bir bina g├Ârd├╝─č├╝m├╝zde bunlar─▒n planlay─▒c─▒lar─▒n─▒n oldu─čundan hi├ž ku┼čku duymay─▒z. T├╝m bunlar─▒n bilin├žli ki┼čiler taraf─▒ndan yap─▒ld─▒─č─▒n─▒ ve her a┼čamas─▒nda mutlaka bir denetim oldu─čunu da biliriz. Hi├ž kimse ├ž─▒k─▒p da bunlar─▒n kendi kendilerine zamanla olu┼čtuklar─▒ gibi bir iddiada bulunmaz. Planlayan ki┼činin akl─▒n─▒ ve sanat─▒n─▒ yapt─▒─č─▒ i┼čler oran─▒nda takdir ederiz, sayg─▒ duyar─▒z, ondan ├Âvg├╝yle bahsederiz. ─░┼čte yery├╝z├╝ndeki t├╝m canl─▒lar da ├žok hassas dengelere ba─čl─▒ olarak, her detay─▒ ince ince planlanm─▒┼č sistemlerle birlikte yarat─▒lm─▒┼člard─▒r. Bunu istisnas─▒z ba┼č─▒m─▒z─▒ ├ževirdi─čimiz her yerde g├Âr├╝r├╝z. B├╝t├╝n canl─▒lar bize kendilerini yaratan Allah'─▒ tan─▒t─▒rlar. Hi├ž ku┼čkusuz ki burada ├Âv├╝lmeye lay─▒k olan, t├╝m canl─▒lar─▒ sahip olduklar─▒ yeteneklerle yaratan Allah't─▒r. Yery├╝z├╝ndeki her ┼čey gibi t├╝m bitkiler de Allah'─▒n ├Âzel olarak yaratt─▒─č─▒ sistemler sayesinde varl─▒klar─▒n─▒ s├╝rd├╝rmektedirler, yani O'nun kontrol├╝ndedirler: G├Âklerde ve yerde her ne varsa O'nundur. ┼×├╝phesiz Allah, hi├žbir ┼čeye ihtiyac─▒ olmayan (Gani)d─▒r, ├Âv├╝lmeye lay─▒k oland─▒r. (Hac Suresi, 64) Gayb─▒n anahtarlar─▒ O'nun kat─▒ndad─▒r, O'ndan ba┼čka hi├ž kimse gayb─▒ bilmez. Karada ve denizde olanlar─▒n t├╝m├╝n├╝ O bilir, O, bilmeksizin bir yaprak dahi d├╝┼čmez; yerin karanl─▒klar─▒ndaki bir tane, ya┼č ve kuru d─▒┼čta olmamak ├╝zere hepsi (ve her ┼čey) apa├ž─▒k bir kitaptad─▒r. (Enam Suresi, 59)
Baz─▒ bitki t├╝rlerinin, polenlerini b├Âcekler, ku┼člar, ar─▒lar ve kelebekler gibi hayvanlara ta┼č─▒tarak ├╝rediklerinden bahsetmi┼čtik. Polenlerini hayvanlara da─č─▒tt─▒ran bitkilerle bu da─č─▒t─▒mda g├Ârev alan hayvanlar─▒n aralar─▒ndaki ili┼čkiler g├Âzlemcileri hayrete d├╝┼č├╝rmektedir. ├ç├╝nk├╝ bu canl─▒lar kar┼č─▒l─▒kl─▒ bir al─▒┼č-veri┼či ger├žekle┼čtirmek i├žin, birbirlerini etkileyecek ve cezbedecek y├Ântemleri ustaca kullan─▒rlar. ├ľnceleri, genel bir kanaat olarak bitkilerin hayvanlarla olan ili┼čkilerde fazla rollerinin olmad─▒─č─▒ zannedilirdi. Oysa ara┼čt─▒rmalar bu kanaatin tam tersi bir sonucu ortaya koydu: Bitkiler hayvanlardaki tav─▒r ve davran─▒┼člar─▒ do─črudan etkilemektedirler. ├ľrne─čin bitkilerdeki renk sinyalleri ku┼člara ve di─čer hayvanlara hangi meyvelerin olgunla┼č─▒p yay─▒lmaya haz─▒r oldu─čunu haber verir. ├çi├žeklerin rengi ile ba─člant─▒l─▒ olan nektar miktarlar─▒ da, d├Âlleyicinin ├ži├žek ├╝zerinde daha uzun kalmas─▒n─▒ sa─člayarak d├Âllenme ┼čans─▒n─▒ art─▒r─▒r. ├ľzel ├ži├žek kokular─▒ da do─čru d├Âlleyicileri tam gerekli zamanda ├žeker. Bitkiler hayvanlar─▒ etkilemede ├žok aktif bir rol oynarlar. Kulland─▒klar─▒ ├Âzel stratejilerle polenlerini ta┼č─▒yacak hayvanlar─▒ m├╝kemmel bir ┼čekilde y├Ânlendirirler.10 Bunlardan ba┼čka bitkiler ama├žlar─▒na ula┼čabilmek i├žin kimi zaman da yan─▒lt─▒c─▒ y├Ântemler kullan─▒rlar. Tozla┼čmay─▒ sa─člayacak olan hayvan genellikle bitkinin kurmu┼č oldu─ču tuza─ča d├╝┼čer ve b├Âylelikle bitki hedefine ula┼č─▒r.
Bitkilerin Kulland─▒klar─▒ Y├Ântemler Renk, ┼×ekil Ve Koku Ileti┼čimi Polen ta┼č─▒y─▒c─▒s─▒ hayvanlar i├žin renkler, ├ži├žeklerin ne kadar uzakta oldu─čunu belli etmekle beraber, ├ži├žekte nektar olup olmad─▒─č─▒n─▒ da haber verirler. D├Âlleyici b├Âcekler yak─▒nlara geldi─činde ├ži├žekte koku ve ┼čekil gibi uyar─▒c─▒ sinyaller belirir ve b├Âce─če nektar b├Âlgesine kadar yol g├Âsterir. ├çi├žeklerdeki renk ├že┼čitlili─či d├Âlleyiciyi, nektar─▒n oldu─ču merkeze y├Âneltir ve d├Âllenmeyi sa─člar.11 Bitkiler de sahip olduklar─▒ bu renklerin rehberli─činden haberdard─▒rlar. Hatta bu ├Âzelli─či son derece ┼čuurlu bir ┼čekilde kullanarak hayvanlar─▒ aldat─▒rlar. Baz─▒ bitkiler, b├Âcekleri kendilerine ├žekebilecek nektarlar─▒ olmad─▒─č─▒ halde nektar ta┼č─▒yan ├ži├žeklerin renk ├Âzelliklerine sahiptirler. Akdeniz ikliminde bulunan ormanl─▒k b├Âlgelerde bir arada ya┼čayan Mor ├çan ├ži├žekleri ile bir orkide t├╝r├╝ olan K─▒rm─▒z─▒ Sefalanda bitkisi bu konuya g├╝zel bir ├Ârnek olu┼čturur. Mor ├çan ├ži├žekleri ar─▒lar i├žin cezbedici bir nektar salg─▒larken, K─▒rm─▒z─▒ Sefalanda bu i┼člemi yapacak ├Âzelliklere sahip de─čildir. Her bak─▒mdan birbirinden farkl─▒ olan bu iki bitkinin d├Âllenmesini sa─člayanlar ise y├Âresel ad─▒ "yaprak kesen" olan yaban ar─▒lar─▒d─▒r. Yaprak kesen ar─▒lar, ├çan ├ži├že─činin d├Âllenmesini sa─člarken K─▒rm─▒z─▒ Sefalanday─▒ da d├Âlleme ihtiyac─▒ duyarlar. Nektar─▒ olmad─▒─č─▒ halde bir bitkiyi d├Âlleyen ar─▒lar bilimadamlar─▒n─▒n ilgisini ├žekmi┼č ve bunun nedenini ara┼čt─▒rm─▒┼člard─▒r.12 Bu sorunun yan─▒t─▒ "spektrofotometre" olarak adland─▒r─▒lan bir alet ile yap─▒lan ara┼čt─▒rmalar sonucunda ortaya ├ž─▒km─▒┼čt─▒r. Buna g├Âre ├ži├žeklerin sa├žt─▒─č─▒ ─▒┼č─▒nlar─▒n dalga boylar─▒n─▒, yaprak kesen ar─▒lar─▒n se├žemedi─či anla┼č─▒lm─▒┼čt─▒r. Yani insanlar Mor ├çan ├ži├že─či ile K─▒rm─▒z─▒ Sefalanda'n─▒n sa├žt─▒─č─▒ ─▒┼č─▒nlar─▒n dalga boylar─▒n─▒ ay─▒rt edip, ├ži├žekleri ayr─▒ renklerde g├Ârebildikleri halde, yaban ar─▒lar─▒ bunu fark edemezler. Renk, polen yay─▒c─▒lar i├žin ├Ânemli bir fakt├Âr oldu─čundan nektar salg─▒layan ├çan ├ži├že─čine giden ar─▒, onun yan─▒nda bulunan ve ayn─▒ renkte g├Ârd├╝─č├╝ ancak nektar─▒ olmayan K─▒rm─▒z─▒ Sefalanda orkidesini de ziyaret ederek d├Âllenmeyi sa─člar. G├Âr├╝ld├╝─č├╝ gibi bu orkide, ├çan ├ži├že─či ile olan "gizli benzerli─či" sayesinde neslini devam ettirebilmektedir. Baz─▒ bitki t├╝rleriyse ├ži├žeklerinin rengini de─či┼čtirerek polen durumlar─▒ hakk─▒nda b├Âcekleri adeta haberdar ederler. Bu konuyla ilgili ┼č├Âyle bir ├Ârnek verebiliriz: Do─ča bilimci Fritz M├╝ller bir mektubunda Brezilya ormanlar─▒nda yeti┼čen Lantana adl─▒ bir bitkiden bahsediyordu: ├ť├ž g├╝nd├╝r renk de─či┼čtiren bir Lantana ├ži├že─či var burada. ─░lk g├╝n sar─▒yd─▒, ikinci g├╝n turuncu ve ├╝├ž├╝nc├╝ g├╝n mor. ├çe┼čitli kelebekler bu ├ži├že─či ziyaret etti. G├Ârebildi─čim kadar─▒yla mor ├ži├žeklere hi├ž dokunulmad─▒. Baz─▒ b├Âcekler hortumlar─▒n─▒ hem sar─▒ hem de turuncu ├ži├žeklere soktular, di─čerleri birinci g├╝n sar─▒ya. Ben bunun ilgin├ž bir durum oldu─čunu d├╝┼č├╝n├╝yorum. E─čer ├ži├žekteki nektar ilk g├╝n├╝n sonunda azal─▒rsa ├ži├žek ├žok daha az fark edilir duruma gelir; e─čer rengi de─či┼čmezse kelebekler hortumlar─▒n─▒ daha ├Ânce d├Âllenmi┼č olan ├ži├žeklere sokarak vakit kaybedeceklerdi.13 M├╝llerin de g├Âzlemledi─či gibi ├ži├že─čin renginin de─či┼čmesi hem bitkinin hem de d├Âlleyicinin yarar─▒nad─▒r. ├çi├žeklerinin rengi de─či┼čen bitkiler, ├ži├žekleri gen├ž oldu─čunda d├Âlleyicilere bol miktarda nektar ikram ederler. ├çi├žekler ya┼čland─▒k├ža yaln─▒zca renklerini de─či┼čtirmekle kalmaz, ayr─▒ca daha az nektar bar─▒nd─▒r─▒rlar. B├Âylece d├Âlleyiciler nektar─▒ olmayan veya az miktarda nektar─▒ olan, bu y├╝zden de rengi de─či┼čen meyvesiz bitkilere gitmeyerek enerji tasarrufu sa─člam─▒┼č olurlar. Bitki taraf─▒ndan bir b├Âce─či veya ku┼ču cezbetmek amac─▒ ile kullan─▒lan y├Ântemlerden bir di─čeri de ├ži├žeklerin yayd─▒klar─▒ kokulard─▒r. Bizim sadece ho┼čumuza giden ├ži├žek kokular─▒, asl─▒nda b├Âcekleri cezbetmek i├žin salg─▒lan─▒r. ├çi├že─čin yayd─▒─č─▒ koku da etraftaki b├Âcekler i├žin yol g├Âsterici rehber ├Âzelli─čine sahiptir. Kokuyu alan b├Âcek, bu kokunun kayna─č─▒nda kendisi i├žin lezzetli bir nektar─▒n birikmi┼č oldu─čunu fark eder. Kar┼č─▒l─▒kl─▒ ger├žekle┼čen bu haberle┼čme ile b├Âcek, duydu─ču kokunun kayna─č─▒na do─čru yol al─▒r. B├Âcek ├ži├že─če ula┼čt─▒─č─▒nda nektar─▒ almak i├žin u─čra┼čacak ve polenler ├╝zerine yap─▒┼čacakt─▒r. Ayn─▒ b├Âcek, u─črad─▒─č─▒ ba┼čka bir ├ži├že─če daha ├Ânce yap─▒┼čan polenleri b─▒rakacak ve bu sayede bitkinin d├Âllenmesi ger├žekle┼čmi┼č olacakt─▒r. B├Âce─čin, yapt─▒─č─▒ bu ├Ânemli i┼čten haberi bile yoktur. O yaln─▒zca kokusunu ald─▒─č─▒ nektara ula┼čmak amac─▒ndad─▒r.
Baz─▒ bitkilerin yan─▒lt─▒c─▒ y├Ântemler kulland─▒klar─▒ndan bahsetmi┼čtik. Bu bitki t├╝rleri b├Âcekleri cezbedecek nektara sahip de─čildirler. Bu t├╝r bitkiler b├Âceklere olan benzerliklerden faydalanarak d├Âllenirler. Bir orkide t├╝r├╝ (mirror orchid) ar─▒lar─▒ etkileyebilmek i├žin di┼či bir ar─▒n─▒n ┼čekline ve rengine sahiptir. Hatta bu orkide t├╝r├╝ erkek ar─▒lar─▒ daha kolay cezbedebilmek i├žin uygun bir kimyasal uyar─▒ yay─▒p, etkileyici bir feromon (├Âzel bir salg─▒) bile ├╝retebilmektedir. K─▒br─▒s Ar─▒ Orkidesi (Cyprus bee orchid) de d├Âllenme i┼čleminin ger├žekle┼čmesi i├žin ar─▒ taklidi yapan ├ži├žeklerden ba┼čka bir tanesidir. Bu y├Ântemi kullanan orkidelerin say─▒s─▒ olduk├ža fazlad─▒r ve izledikleri y├Ântemler de birbirlerinden farkl─▒d─▒r. Kimisi ba┼č─▒ yukar─▒ kalk─▒k di┼či bir ar─▒n─▒n taklidini yaparken, kimisinin de ba┼č─▒ a┼ča─č─▒ do─čru e─čiktir. ├ľrne─čin Sar─▒ Ar─▒ Orkidesi ikinci y├Ântemi kullan─▒r. Bunun nedeni d├Âllenme ┼čekillerindeki farkl─▒l─▒klard─▒r.14 Di┼či ar─▒ taklidi yapan bir di─čer orkide t├╝r├╝ de Korsan Ar─▒ Orkidesi'dir. Bu orkideler di┼či ar─▒lar─▒n d─▒┼č g├Âr├╝n├╝┼člerini o kadar m├╝kemmel taklit ederler ki sadece erkek ar─▒lar bu orkidelerle ilgilenir. Di┼či ar─▒lar bu orkidelerle hi├ž ilgilenmezler. Orkide familyas─▒n─▒n baz─▒ ├╝yeleri ise ar─▒lara verecek nektarlar─▒ olmasa da ar─▒lar─▒ kendilerine ├žekmeyi ba┼čar─▒rlar. Yine di┼či ar─▒ taklidi yap─▒p ├žekici bir koku salg─▒layarak erkek yaban ar─▒s─▒n─▒n ├ži├že─čin alt b├Âl├╝m├╝nde yer alan k─▒sm─▒na konmas─▒n─▒ sa─člarlar. ├çi├že─če konan yaban ar─▒s─▒ ├žiftle┼čmeye ├žal─▒┼č─▒r ve sonu├žta da ├ži├že─čin ├╝zerindeki polenleri v├╝cuduna bula┼čt─▒r─▒r. Bu kand─▒rmaca sonucunda da v├╝cuduna yap─▒┼čan polenleri ayn─▒ ama├žla kondu─ču bir ba┼čka orkide ├ži├že─čine ta┼č─▒r.15 Hayvanlar─▒n di┼čilik ├Âzelli─čini taklit eden bir ba┼čka bitki de ├çeki├ž Orkidesidir. G├╝ney Afrikan─▒n kuru otlaklar─▒nda yeti┼čen bu orkidenin ├╝reme mekanizmas─▒ hayret uyand─▒racak kadar ilgin├žtir. Kalp ┼čeklinde tek bir yapra─ča sahip olan ├çeki├ž Orkideleri t─▒pat─▒p yaban ar─▒s─▒ di┼čisine benzerlik g├Âsterirler. Bu yaban ar─▒lar─▒n─▒n sadece erkekleri u├žarken, di┼čileri kanats─▒z olup zamanlar─▒n─▒n b├╝y├╝k bir k─▒sm─▒n─▒ topra─č─▒n alt─▒nda ge├žirirler. Di┼či yaban ar─▒lar─▒ ├žiftle┼čme zaman─▒ geldi─či zaman, erkek ar─▒lar─▒n onlara kolay ula┼čmas─▒ i├žin topra─č─▒n alt─▒ndan ├ž─▒karak ├çeki├ž Orkidesine t─▒rman─▒rlar. Orkideye ├ž─▒kt─▒klar─▒nda ├žiftle┼čmek i├žin bir koku salg─▒larlar ve erkek ar─▒n─▒n gelmesini beklerler. Erkek yaban ar─▒lar─▒n─▒n ├Âzelli─čiyse orkidelere di┼či ar─▒lardan iki hafta ├Ânce zaten gelmi┼č olmalar─▒d─▒r. Bu son derece ilgin├ž bir durumdur. ├ç├╝nk├╝ ortada di┼či yaban ar─▒lar─▒ yoktur ama di┼či yaban ar─▒lar─▒na t─▒pat─▒p benzeyen ve d├Âllenmeyi bekleyen orkideler vard─▒r. Ve erkek yaban ar─▒lar─▒ orkideye geldiklerinde, di┼či ar─▒lar─▒n yayd─▒─č─▒ kokunun benzeri ile kar┼č─▒la┼č─▒rlar. ├ç├╝nk├╝ orkide, di┼či ar─▒lar─▒n kokusuna benzer bir koku yaymaktad─▒r. Bu kokunun da etkisi ile birlikte erkek ar─▒lar orkidenin yapra─č─▒na konarlar. Orkide, yapra─č─▒n─▒n bir b├Âl├╝m├╝n├╝ hareket ettirerek ar─▒n─▒n kendi ├╝reme organ─▒na d├╝┼čmesini sa─člar. Ar─▒ ├ži├žekten kurtulmaya ├žal─▒┼č─▒rken bu s─▒rada polen y├╝kl├╝ iki kesecik kafas─▒n─▒n arkas─▒na ve s─▒rt─▒na yap─▒┼č─▒r. B├Âylece ar─▒ ba┼čka orkidelere gitti─činde, s─▒rt─▒na yap─▒┼čan polenler di─čer orkidelerin d├Âllenmesini sa─člar.16 G├Âr├╝ld├╝─č├╝ gibi ├çeki├ž Orkidesi ve ar─▒ aras─▒nda son derece uyumlu bir ili┼čki s├Âz konusudur. Bu uyum bitkilerin ├╝reyebilmesi i├žin son derece ├Ânemlidir. ├ç├╝nk├╝ ba┼čar─▒l─▒ bir polenle┼čmenin sa─članamamas─▒, yani b├Âcekten gelen polenlerin ayn─▒ t├╝rde bitkiye iletilmemesi durumunda d├Âllenme ger├žekle┼čmeyecektir. ├çeki├ž Orkidesi ve yaban ar─▒lar─▒ aras─▒ndaki bu uyumun do─čada pek ├žok ├Ârne─či vard─▒r. ├çi├žeklerin yap─▒lar─▒ndaki farkl─▒l─▒klar bazen bu uyumlu ili┼čkinin sebebi olabilmektedir. ├ľrne─čin baz─▒ ├ži├žeklerin i├žine girebilmek baz─▒ b├Âcekler i├žin son derece kolayd─▒r, ├ž├╝nk├╝ ├ži├že─čin polenlerinin bulundu─ču k─▒s─▒m a├ž─▒kt─▒r, bu b├Âl├╝mden b├Âcekler ve ar─▒lar kolayl─▒kla girip polenlere ula┼čabilirler. Baz─▒ bitkilerde ise sadece belirli hayvanlar─▒n girebilece─či b├╝y├╝kl├╝kte bir nektar giri┼či vard─▒r. Mesela ar─▒lar baz─▒ durumlarda ├ži├žekteki nektara ula┼čmak i├žin bu aral─▒klardan kendilerini i├žeri do─čru iterler. Oysa ar─▒lar─▒n kolayl─▒kla yapt─▒klar─▒ bu i┼člemi yapmak ba┼čka canl─▒lar i├žin ├žok zor, hatta imkans─▒zd─▒r. Normal ├ži├žeklerden daha uzun ├ži├žek tac─▒ t├╝plerine sahip olan bitkilerdeyse a─č─▒z yap─▒lar─▒ sebebiyle ar─▒lar ve baz─▒ b├Âcekler bu bitkileri d├Âlleyemezler. Sadece gece kelebekleri ve g├╝veler gibi uzun dilleri olan b├Âcekler, uzun ├ži├žek tac─▒ t├╝plerine sahip olan bu ├ži├žekleri d├Âlleyebilirler.17 B├╝t├╝n ├Ârneklerde de g├Âr├╝ld├╝─č├╝ gibi baz─▒ ├ži├žeklerin yap─▒lar─▒na t─▒pat─▒p uygun bir v├╝cut yap─▒s─▒na sahip olan b├Âceklerle bu ├ži├žekler aras─▒nda son derece kusursuz bir uyum vard─▒r. Bir kilit ve anahtar ili┼čkisi ┼čeklinde olan bu uyumun evrimcilerin iddia ettikleri gibi tesad├╝flerle elde edilmesi imkans─▒zd─▒r. Kald─▒ ki bu uyumun tesad├╝flerle meydana gelmesini beklemek yine evrimcilerin savundu─ču do─čal seleksiyon mant─▒─č─▒yla ├želi┼čir. ├ç├╝nk├╝ evrimcilerin do─čal seleksiyon iddialar─▒na g├Âre, ├ževreye adapte olamayan bir canl─▒ ya kendisinde yeni mekanizmalar olu┼čturmal─▒ ya da yava┼č yava┼č yok olmal─▒d─▒r. Bu durumda do─čal seleksiyon mekanizmas─▒na g├Âre bu bitkiler ├Âzel ├ži├žek yap─▒lar─▒ nedeniyle ta┼č─▒y─▒c─▒ b├Âcekler taraf─▒ndan d├Âllenemeyecekleri i├žin yok olacaklard─▒r veya ├ži├žeklerinin ┼čeklini de─či┼čtirmek zorunda kalacaklard─▒r. Yine ayn─▒ ┼čekilde a─č─▒z yap─▒lar─▒ sebebiyle sadece bu ├ži├žekleri d├Âlleyebilen b├Âcekler de, ya besin bulamad─▒klar─▒ i├žin yok olacaklard─▒ ya da besin toplamakta kulland─▒klar─▒ organlar─▒n─▒n yap─▒s─▒n─▒ de─či┼čtireceklerdi. Oysa uzun ├ži├žek tac─▒ olan bitkilere ya da di─čer bitkilere bakt─▒─č─▒m─▒zda herhangi bir adaptasyonun, yani de─či┼čikli─čin ya da ba┼čka bir ek mekanizman─▒n olu┼čmad─▒─č─▒n─▒ g├Âr├╝r├╝z. Ayn─▒ ┼čekilde kelebekler ve g├╝veler gibi canl─▒larda herhangi bir adaptasyon g├Âr├╝lmemektedir. Bu ├ži├žekler de, onlar─▒ d├Âlleyen ta┼č─▒y─▒c─▒lar da ├žok uzun y─▒llardan bu yana ya┼čamlar─▒n─▒ ayn─▒ uyum i├žerisinde s├╝rd├╝rmektedirler. Buraya kadar anlat─▒lanlar, birka├ž ayr─▒ t├╝rdeki bitkinin nesillerini s├╝rd├╝rebilmeleri i├žin ba┼čvurduklar─▒ y├Ântemlerin k─▒sa birer ├Âzeti idi. Herhangi bir biyoloji kitab─▒nda t├╝m detaylar─▒n─▒ bulaca─č─▒n─▒z bitkilerin tozla┼čmas─▒ i┼čleminin sebepleri hakk─▒nda ayn─▒ kaynaklar doyurucu bir a├ž─▒klama getiremezler. ├ç├╝nk├╝ yap─▒lan her i┼člemde, bitkiye mal edemeyece─čimiz d├╝┼č├╝nme, akletme, karar verme, hesap etme gibi ├Âzellikler ├Ân plandad─▒r. Oysa bir bitkinin bu fiilleri ger├žekle┼čtirecek bir ┼čuurunun olmad─▒─č─▒n─▒ hepimiz biliriz. E─čer bitkinin t├╝m bu i┼člemleri kendi iradesiyle yapt─▒─č─▒n─▒ s├Âylersek bak─▒n nas─▒l bir senaryo ├ž─▒kar kar┼č─▒m─▒za: Bitki, aerodinamik yap─▒s─▒n─▒n r├╝zgar ile tozla┼čmaya uygun oldu─čunu "hesap eder" ve ondan sonra gelen her nesil ayn─▒ y├Ântemi kullan─▒r. Di─čerleri ise r├╝zgardan yeterince faydalanamayacaklar─▒n─▒ "anlar" ve bu nedenle tozla┼čma i├žin b├Âcekleri kullan─▒rlar. ├ço─čalabilmek i├žin b├Âcekleri kendilerine ├žekmeleri gerekti─čini "bilir", bunu sa─člamak i├žin ├že┼čitli y├Ântemler denerler. ├ľncelikle b├Âceklerin nelerden ho┼čland─▒─č─▒n─▒ tespit ederler. Bu tespiti yapabilmeleri i├žin b├Âcekleri g├Âzlemlemeleri, ├že┼čitli ara┼čt─▒rmalar yapmalar─▒ gerekmektedir. Hangi nektar─▒n ve kokunun hangi b├Âcek ├╝zerinde etkili oldu─čunu bulduktan sonra ├že┼čitli kimyasal i┼člemler yaparak kokular ├╝retirler ve bunu tam gerekti─či zaman─▒ belirleyerek salg─▒larlar. Nektar─▒ b├Âcekler i├žin cazip k─▒lan tad─▒n, i├žindeki maddelerin miktar─▒n─▒ tesbit eder ve bunu da kendileri ├╝retirler. Nektar ve koku b├Âcekleri kendilerine ├žekmede yeterli olmuyorsa d├╝┼č├╝n├╝p ba┼čka bir y├Ântem denemeye karar verir ve b├Âyle durumlarda "aldat─▒c─▒ taklitler" yaparlar. Dahas─▒ kendi t├╝rlerinden ba┼čka bir bitkiye ula┼čacak olan polenlerin boyutlar─▒n─▒ ve gidece─či mesafeyi "hesap eder" ve buna g├Âre en uygun ┼čekilde ve en uygun zamanda polenlerini ├╝retirler. Polenlerin yerine ula┼čmas─▒n─▒ engelleyebilecek ihtimalleri "d├╝┼č├╝n├╝r" ve bunlara kar┼č─▒ "├Ânlemler al─▒rlar." Elbette b├Âyle bir senaryonun ger├žekle┼čmesi m├╝mk├╝n de─čildir, hatta bu senaryo tamamen mant─▒k kurallar─▒na ayk─▒r─▒d─▒r. B├╝t├╝n bunlar s─▒radan bir bitki taraf─▒ndan ger├žekle┼čtirilemez. ├ç├╝nk├╝ bir bitki akledemez, zaman ayar─▒ yapamaz, ebat ve ┼čekil tesbit edemez, r├╝zgar─▒n h─▒z─▒n─▒ ve y├Ân├╝n├╝ hesaplayamaz, d├Âllenebilmek i├žin ne tip y├Ântemlere ihtiyac─▒ oldu─čunu kendisi belirleyemez, hi├ž tan─▒mad─▒─č─▒ bir hayvan─▒ cezbetmesi gerekti─čini d├╝┼č├╝nemez, ├╝stelik bunu sa─člamak i├žin nas─▒l y├Ântemler kullanaca─č─▒na karar veremez. Bu detaylar ne kadar ├žo─čalt─▒l─▒rsa ├žo─čalt─▒ls─▒n, hangi y├Ânden yakla┼č─▒l─▒rsa yakla┼č─▒ls─▒n, ne gibi mant─▒klar kurulursa kurulsun bitkilerle hayvanlar aras─▒ndaki bu ili┼čkide bir ola─čan├╝st├╝l├╝k oldu─ču sonucu de─či┼čmeyecektir. ├ç├╝nk├╝ bu canl─▒lar birbirleri ile uyumlu yarat─▒lm─▒┼člard─▒r. Bu kusursuz uyum bize hem ├ži├žekleri hem de b├Âcekleri yaratan g├╝c├╝n her iki canl─▒y─▒ da ├žok iyi tan─▒d─▒─č─▒n─▒, onlar─▒n her t├╝rl├╝ ihtiyac─▒ndan haberdar oldu─čunu ve onlar─▒ birbirlerine uygun yaratt─▒─č─▒n─▒ g├Âsterir. Her iki canl─▒ da kendilerini ├žok iyi tan─▒yan, bilen Alemlerin Rabbi olan, her ┼čeyden haberdar olan Allah'─▒n eseridirler. Onlar Allah'─▒n b├╝y├╝kl├╝─č├╝n├╝, y├╝ce kudretini, kusursuz sanat─▒n─▒ insanlara g├Âsterip tan─▒tmakla g├Ârevlidirler. Bitkinin ne kendi varl─▒─č─▒ndan, ne de ger├žekle┼čtirdi─či bu mucizevi i┼člemlerden haberi bile yoktur. ├ç├╝nk├╝ o, sahip oldu─ču her ├Âzelli─či planlayan, kainattaki her ┼čey gibi kendisini de yaratm─▒┼č olan ve her an yaratmaya devam eden Allah'─▒n kontrol├╝ndedir, ki bu ger├žek de Kur'an'da Allah taraf─▒ndan bizlere bildirilmektedir: Bitki ve a─ča├ž (O'na) secde etmektedirler. (Rahman Suresi, 6)
Polenle ├╝reme y├Ântemi, bilinenin aksine, sadece kara bitkilerine ├Âzg├╝ bir y├Ântem de─čildir. Deniz bitkilerinde de bu y├Ântemle ├╝reyen t├╝rler vard─▒r. ─░lk olarak 1787 y─▒l─▒nda ─░talyan botanik├ži Filippo Cavollini, a├ž─▒k denizde ya┼čayan ve polenle┼čme y├Ântemi ile ├╝reyen "Zostera" isimli bitkiyi ke┼čfetmi┼čtir.20 Polenle┼čme y├Ânteminin sadece kara bitkilerine ├Âzg├╝ oldu─čunun zannedilmesinin nedeni; su ile temas eden kara bitkilerinin polenlerinin, yar─▒larak i┼če yaramaz hale gelmeleriydi. Suda polenle┼čme y├Ântemiyle ├╝reyen bitkiler ├╝zerinde yap─▒lan incelemeler, bu konunun evrim teorisinin i├žinden ├ž─▒kamad─▒─č─▒ problemlerden bir yenisi oldu─čunu g├Âstermi┼čtir. Polenleri suyla ta┼č─▒nan bitkilere 11 farkl─▒ familyada 31 cins olarak Kuzey ─░sve├ž'ten, G├╝ney Arjantin'e, deniz seviyesinin 40 m alt─▒ndan, 4800 m y├╝ksekte And Da─člar─▒ndaki Titicaca G├Âl├╝'ne kadar pek ├žok farkl─▒ yerde rastlan─▒l─▒r. Ekolojik y├Ânden bak─▒lacak olursa tropik ya─čmur ormanlar─▒ndan, ├ž├Âllerdeki mevsimlik g├Âllere kadar ├žok farkl─▒ ┼čartlarda ya┼čayanlar─▒ vard─▒r.21 Evrimcilerin bu konudaki problemleri, Evrim Teorisi'nin kendi tezlerinden kaynaklan─▒r. ├ç├╝nk├╝ teoriye g├Âre polenle┼čme, bitkilerin karada ya┼čamaya ba┼člamas─▒ndan sonra kulland─▒klar─▒ "geli┼čmi┼č" bir ├╝reme bi├žimidir. Oysa, bu y├Ântemi kullanan su bitkilerinin varl─▒─č─▒ ortadad─▒r. Bu nedenle evrimciler bu bitkileri, "yeniden suya d├Ânen ├ži├žekli bitkiler" olarak adland─▒rm─▒┼člard─▒r. Ne var ki evrimciler bu bitkilerin ne suya d├Ân├╝┼č zamanlar─▒, ne suya d├Ân├╝┼člerini gerektiren nedenler, ne de suya d├Ân├╝┼člerinin ┼čekli ve ara formlar─▒ hakk─▒nda mant─▒kl─▒ ve bilimsel bir a├ž─▒klama yapamam─▒┼člard─▒r. Evrimcilerin di─čer bir problemi ise suyun baz─▒ ├Âzelliklerinden kaynaklan─▒r. Daha ├Ânce de belirtti─čimiz gibi su, polenin yay─▒lmas─▒ i├žin hi├ž de etkin bir ortam de─čildir ve genellikle polen tanelerinin yar─▒lmas─▒na yol a├žar. Ayr─▒ca, suyun hareketini tahmin etmek de zordur. Suda olduk├ža d├╝zensiz ak─▒nt─▒lar olabilir, gel-git olmas─▒ bitkileri aniden bat─▒rabilir ya da suyun ├╝st├╝nde olduk├ža uzaklara g├Ât├╝rebilir. T├╝m bunlara kar┼č─▒n suda yeti┼čen bitkiler, polenle┼čme ta┼č─▒y─▒c─▒s─▒ olarak suyu b├╝y├╝k bir ba┼čar─▒ ile kullan─▒rlar. ├ç├╝nk├╝ bu bitkiler suda bu i┼člemleri rahatl─▒kla ba┼čaracaklar─▒ ┼čekilde yarat─▒lm─▒┼člard─▒r. ─░┼čte bu bitkilerden birka├ž ├Ârnek: Vallisneria Erkek Vallisneria'n─▒n ├ži├žekleri, bitkinin su i├žinde kalan b├Âl├╝m├╝nde olu┼čur. Bunlar daha sonra di┼či ├Âzellikli bitkinin ├ži├žeklerine ula┼čabilmesi i├žin, g├Âvdeden ayr─▒larak serbest kal─▒rlar. ├çi├žek, serbest kald─▒─č─▒nda kolayl─▒kla su y├╝zeyine ├ž─▒kabilecek bir bi├žimde yarat─▒lm─▒┼čt─▒r. Bu esnada ├ži├žek k├╝resel bir tomurcuk g├Âr├╝n├╝m├╝ndedir. Ta├ž yapraklar─▒ birbirleri ├╝zerine kapanm─▒┼čt─▒r ve portakal kabu─ču gibi ├ži├že─čin etraf─▒n─▒ sarm─▒┼člard─▒r. Bu ├Âzel yap─▒l─▒ form, polenlerin ta┼č─▒nd─▒─č─▒ b├Âl├╝m├╝n, suyun olumsuz etkisinden korunmas─▒n─▒ sa─člar. ├çi├žekler y├╝zeye ├ž─▒kt─▒─č─▒nda, daha ├Ânce kapal─▒ olan ta├ž yapraklar birbirlerinden ayr─▒l─▒r ve geriye do─čru k─▒vr─▒larak su ├╝zerine yay─▒l─▒rlar. Polenleri ta┼č─▒yan organlar, ta├ž yapraklar─▒n ├╝zerinde y├╝kselmi┼č bir bi├žimde ortaya ├ž─▒karlar. Bunlar en hafif bir esintiyle bile hareket edebilecek yelken g├Ârevini ├╝stlenirler. Bu organlar, bir yandan yelken gibi i┼č g├Âr├╝rken, ├Âte yandan Vallisneria'n─▒n polenlerini de su y├╝zeyinden yukar─▒da tutarlar. Di┼či bitkinin ├ži├žekleri ise, su dibinden gelen uzun bir sap─▒n ucunda ve su y├╝zeyinde yer al─▒rlar. Di┼či ├ži├že─čin yapraklar─▒ da su y├╝zeyinde hafif bir ├ž├Âk├╝nt├╝ olu┼čturacak ┼čekilde a├ž─▒lm─▒┼člard─▒r. Bu ├ž├Âk├╝nt├╝ erkek ├ži├žek kendine yakla┼čt─▒─č─▒nda, di┼či ├ži├že─čin bir ├žekim alan─▒ olu┼čturmas─▒na yarar. Nitekim erkek ├ži├žek, di┼či ├ži├že─čin yan─▒ndan ge├žerken bu ├žekim alan─▒na girer ve iki ├ži├žek bulu┼čur. B├Âylece polenler di┼či ├ži├že─čin ├╝reme organ─▒na ula┼č─▒r ve polenle┼čme ger├žekle┼čtirilmi┼č olur. Erkek ├ži├že─čin, suda iken kapal─▒ olup polenleri korumas─▒, y├╝kselerek su y├╝z├╝nde a├žmas─▒ ve suda rahatl─▒kla ilerleyebilecek bir form olu┼čturmas─▒, ├╝zerinde ├Âzel olarak d├╝┼č├╝n├╝lmesi gereken detaylard─▒r. ├çi├že─čin bu ├Âzelli─či deniz ta┼č─▒tlar─▒nda kullan─▒lan ve denize at─▒ld─▒─č─▒nda otomatik olarak a├ž─▒lan tahliye botlar─▒na benzer. Bu botlar bir├žok end├╝stri ├╝r├╝nleri tasar─▒mc─▒s─▒n─▒n uzun s├╝ren ortak ├žal─▒┼čmalar─▒ sonucu ortaya ├ž─▒km─▒┼čt─▒r. Botun ilk ├╝retiminde kar┼č─▒la┼č─▒lan planlama hatalar─▒ ve dolay─▒s─▒yla botun ├žal─▒┼čmas─▒ s─▒ras─▒nda ortaya ├ž─▒kan aksakl─▒klar tekrar tekrar ele al─▒nm─▒┼č, hatalar d├╝zeltilmi┼č ve tekrarl─▒ ├žal─▒┼čmalar sonunda i┼čleyen do─čru bir sisteme ula┼č─▒lm─▒┼čt─▒r. T├╝m bu ├žal─▒┼čmalar─▒ Vallisneria'n─▒n durumunu d├╝┼č├╝nerek g├Âz ├Ân├╝ne alal─▒m: Vallisneria'n─▒n, tahliye botunu tasarlayanlar gibi birden fazla ┼čans─▒ yoktur. Yery├╝z├╝ndeki ilk Vallisneria'n─▒n tek ┼čans─▒ vard─▒r. Ancak ilk denemede tam anlam─▒yla ba┼čar─▒l─▒ olan bir sistemin kullan─▒lmas─▒ sonraki nesillere ya┼čama imkan─▒ yaratacakt─▒r. Aksakl─▒klar─▒ olan bir sistem ise di┼či ├ži├že─či polenleyemeyecek ve bu bitki hi├žbir zaman ├žo─čalamayaca─č─▒ i├žin yery├╝z├╝nden yok olup gidecekti. G├Âr├╝ld├╝─č├╝ gibi Vallisneria'n─▒n polenleme stratejisinin a┼čamal─▒ olarak ortaya ├ž─▒kmas─▒ imkans─▒zd─▒r. Bu bitki suda polenlerini g├Ânderebilece─či yap─▒s─▒yla birlikte yarat─▒lm─▒┼čt─▒r.22
Gerek r├╝zgarlarla, gerekse di─čer ta┼č─▒y─▒c─▒larla ├ži├žeklerin di┼či organlar─▒na ula┼čan erkek polenler i├žin art─▒k yolculuklar─▒n─▒n sonu gelmi┼čtir. Tohumun olu┼čturulmas─▒ i├žin her ┼čey haz─▒rd─▒r. E┼čeyli ├╝reme olarak adland─▒rd─▒─č─▒m─▒z ├╝reme bi├žiminin ger├žekle┼čmesi i├žin en ├Ânemli a┼čama tohumun olu┼čmas─▒d─▒r. S├Âz konusu olu┼čumu, en ba┼č─▒ndan ├ži├že─čin genel yap─▒s─▒ndan ba┼člayarak incelemekte fayda vard─▒r. ├çi├žeklerin tam ortas─▒nda, meyve yapraklar─▒ndan (karpellerden) olu┼čmu┼č tek ya da birka├ž tane di┼či organ bulunur. Her di┼či organ─▒n en ├╝st b├Âl├╝m├╝nde bir tepecik, bunun alt─▒nda tepeci─či ta┼č─▒yan bir boyuncuk ve en dipte de tohum taslaklar─▒n─▒ bar─▒nd─▒ran ┼či┼čkince bir yumurtal─▒k vard─▒r. Erkek organlardan gelen ├ži├žek tozlar─▒, y├╝zeyi yap─▒┼čkan bir s─▒v─▒yla kapl─▒ olan tepeci─če konarlar, sonra boyuncuk kanal─▒yla dipteki yumurtal─▒─ča ula┼č─▒rlar. Bu yap─▒┼čkan s─▒v─▒n─▒n ├žok ├Ânemli bir g├Ârevi vard─▒r: ├çi├žek tozlar─▒ boyuncu─čun alt─▒ndaki yumurtal─▒─ča ula┼čamad─▒k├ža buradaki tohum taslaklar─▒n─▒ d├Âlleyemezler, bu s─▒v─▒ ise ├ži├žek tozlar─▒n─▒n bo┼č yere harcanmas─▒n─▒ ├Ânler ve birle┼čmeyi sa─člar. Tohum tasla─č─▒, ancak bu di┼či ve erkek ├╝reme h├╝creleri birle┼čti─činde tohuma d├Ân├╝┼č├╝r. ├çi├žek tozlar─▒, tepeci─čin ├╝st├╝ne konduktan sonra b├╝y├╝meye ba┼člar ve her ├ži├žek tozu taneci─či yani her erkek ├╝reme h├╝cresi, k├Âk kadar ince bir borucuk geli┼čtirerek, di┼či organ─▒n boyuncu─čundan yumurtal─▒─ča do─čru uzat─▒r. Bu borucuklardan her birinin i├žinde iki tane ├žekirdek vard─▒r. Borucuk uzayarak yumurtal─▒─ča ula┼čt─▒─č─▒nda kopar ve i├žindeki h├╝cre ├žekirdekleri serbest kal─▒r. B├Âylece ├žekirdeklerden biri yumurtal─▒ktaki yumurta h├╝cresiyle birle┼čir. Bu olu┼čum ileride tohumu meydana getirecektir. Di─čer ├žekirdek de ayn─▒ tohum tasla─č─▒ndaki ba┼čka bir h├╝creyle birle┼čerek tohumun ├žimlenmesi i├žin gerekli besin deposunu olu┼čturur. ─░┼čte bu olaya d├Âllenme denir. D├Âllenmeden sonra dayan─▒kl─▒ bir tabaka yumurtay─▒ sarar ve embriyo bir t├╝r dinlenme evresine girer, ├ževresinde depolanan besin maddeleriyle tohumu olu┼čturur. Erkek ve di┼či e┼čey h├╝crelerinin birle┼čmesiyle olu┼čan her tohumda, bir bitki embriyosu ve bir de besin deposu vard─▒r. Bu, tohumun geli┼čimi i├žin ├žok ├Ânemli bir detayd─▒r ├ž├╝nk├╝ toprak alt─▒nda bulundu─ču ilk zamanlarda, tohumun k├Âkleri ve besin ├╝retebilecek yapraklar─▒ yoktur ve bu s├╝re zarf─▒nda b├╝y├╝yebilmek i├žin bir besin kayna─č─▒na ihtiyac─▒ olacakt─▒r.25 Bu tohumlar─▒ ├ževreleyen embriyo ve besin deposu ger├žekte bizim meyve olarak adland─▒rd─▒─č─▒m─▒z besinlerdir. Bu yap─▒lar, tohumu beslemek ama├žl─▒ oldu─ču i├žin besin de─čeri y├╝ksek olan proteinleri ve karbonhidratlar─▒ i├žerirler. Bu haliyle hem insanlar, hem de di─čer canl─▒lar i├žin vazge├žilmez bir besin kayna─č─▒ olu┼čtururlar. Her meyve i├žerdi─či tohumu en iyi ┼čekilde koruyup besleyecek niteliklere sahiptir. Etli k─▒sm─▒, su miktar─▒, d─▒┼č zar─▒n─▒n yap─▒s─▒ tohumu en etkili koruyacak ┼čekildedir. Burada ├Ânemli bir detay daha vard─▒r: Her bitki yaln─▒z kendi t├╝r├╝nden bir bitkiyi d├Âlleyebilir. E─čer bir bitkinin ├ži├žek tozlar─▒ ba┼čka t├╝rden bir bitkinin tepeci─čine konarsa, bitki bunu anlar ve yumurtal─▒─ča ula┼čmak ├╝zere bir borucuk uzatmaz; sonu├žta d├Âllenme olmad─▒─č─▒ndan tohum geli┼čmez.26 Mesela bu─čday─▒n ├ži├žek tozlar─▒ bir elma a─čac─▒n─▒n ├ži├žeklerine ta┼č─▒n─▒rsa a─ča├ž elma vermez. Bu noktada biraz durup d├╝┼č├╝nmek, olay─▒n ola─čan├╝st├╝l├╝─č├╝n├╝ kavramam─▒z a├ž─▒s─▒ndan faydal─▒ olacakt─▒r. Bir bitkinin ├ži├že─či kendi t├╝r├╝ndeki bir bitkinin ├ži├že─činden gelen poleni tan─▒maktad─▒r. ┼×ayet kendi t├╝r├╝nden ise d├Âllenmeyi ba┼člatacak i┼člemleri yapar. E─čer gelen polen kendi t├╝r├╝nden bir bitkiye ait de─čilse, bitki d├Âllenmeyi ba┼člatmaz. Peki belirli kriterlere g├Âre kendi t├╝r├╝ne ait poleni ay─▒rt eden "├ži├žek tepeci─či" bu te┼čhisi yapmay─▒ nas─▒l ├Â─črenmi┼čtir? Yabanc─▒ polenlere kar┼č─▒ mekanizmay─▒ kilitlemesi gerekti─čini nereden bilmektedir? Hi├ž ku┼čkusuz bitkinin her ayr─▒nt─▒s─▒na hakim olan ak─▒l, ├ži├že─čindeki bu mekanizmay─▒ da en g├╝zel bi├žimde d├╝zenlemi┼č ve nesillerin devam─▒n─▒ garanti alt─▒na alm─▒┼čt─▒r. Tohum embriyosunun ne gibi bir ortamda geli┼čece─či, geli┼čme evrelerinde nelere ihtiyac─▒n─▒n olaca─č─▒, topraktan ├ž─▒kt─▒─č─▒ zaman nelerle kar┼č─▒la┼čaca─č─▒ ve nas─▒l bir korunmaya gereksinim duyaca─č─▒ gibi, ihtiyac─▒ olacak her detay ├Ânceden d├╝┼č├╝n├╝lm├╝┼č ve tohum bu ihtiya├žlara g├Âre tasarlanm─▒┼čt─▒r. Tohumlar─▒n koruyucu d─▒┼č katmanlar─▒ (tohum k─▒l─▒flar─▒) genellikle ├žok serttir. Bu yap─▒, tohumu kar┼č─▒la┼čaca─č─▒ d─▒┼č etkenlere kar┼č─▒ korur ve bulunulan ortama g├Âre de─či┼čiklikler g├Âsterir. ├ľrne─čin baz─▒ tohumlar─▒n geli┼čiminin son a┼čamas─▒nda d─▒┼č y├╝zeylerinde dayan─▒kl─▒ mumlu bir yap─▒ birikir, bu sayede su ve gaz tesirine kar┼č─▒ diren├žli olurlar. Bitkilerin ya┼čam─▒ndaki kusursuz yap─▒lar sadece bu kadarla s─▒n─▒rl─▒ de─čildir. Tohum k─▒l─▒flar─▒ da bitkinin t├╝r├╝ne g├Âre de─či┼čik malzemelerle kaplanabilir; mesela fasulye tanesinde oldu─ču gibi ince bir zarla ya da kiraz ├žekirde─činde oldu─ču gibi odunsu ve sert bir kabukla ├Ârt├╝l├╝ olabilir. Suya dayan─▒kl─▒ olmas─▒ gereken tohumlar─▒n kabuklar─▒ di─čerlerine g├Âre daha sert ve kal─▒nd─▒r. Ayr─▒ca her t├╝re g├Âre tohumlara ├žok farkl─▒ ┼čekiller ve farkl─▒ b├╝y├╝kl├╝kler verilmi┼čtir. Uzun s├╝re ├žimlenmeden dayanmas─▒ gerekenlerin (├Ârne─čin hindistan cevizi tohumlar─▒) i├žindeki besin miktar─▒ ile suyla kar┼č─▒la┼čt─▒ktan k─▒sa bir s├╝re sonra filizlenmeye ba┼člayanlar─▒n (kavun, karpuz vs.) besin miktar─▒ farkl─▒d─▒r. G├Âr├╝ld├╝─č├╝ gibi tohumlar─▒n bozulmadan kalmalar─▒ ve kolay ├╝remeleri i├žin ├žok ayr─▒nt─▒l─▒ sistemler vard─▒r. Bitkilerin ├╝remeleri i├žin gereken ├Âzel olarak tasarlanm─▒┼č bu sistemlerin her kademesinde g├Âr├╝len ak─▒l, bu sistemlerin ├╝st├╝n g├╝├ž sahibi olan Allah taraf─▒ndan yarat─▒lm─▒┼č oldu─čunun ├žok a├ž─▒k bir delilidir.
Bu m├╝kemmel sentezin hayati ├Ânem ta┼č─▒yan bir di─čer ├╝r├╝n├╝ de canl─▒lar─▒n besin kaynaklar─▒d─▒r. Fotosentez sonucunda ortaya ├ž─▒kan bu besin kaynaklar─▒ "karbonhidratlar" olarak adland─▒r─▒l─▒r. Glukoz, ni┼časta, sel├╝loz ve sakkaroz karbonhidratlar─▒n en bilinenleri ve en hayati olanlar─▒d─▒r. Fotosentez sonucunda ├╝retilen bu maddeler hem bitkilerin kendileri, hem de di─čer canl─▒lar i├žin ├žok ├Ânemlidir. Gerek hayvanlar gerekse insanlar, bitkilerin ├╝retmi┼č oldu─ču bu besinleri t├╝keterek hayatlar─▒n─▒ s├╝rd├╝rebilecek enerjiyi elde ederler. Hayvansal besinler de ancak bitkilerden elde edilen ├╝r├╝nler sayesinde var olabilmektedir. Buraya kadar bahsedilen olaylar─▒n yaprakta de─čil de herhangi bir yerde ger├žekle┼čti─čini varsayarak d├╝┼č├╝nsek acaba akl─▒n─▒zda nas─▒l bir yer ┼čekillenirdi? Havadan al─▒nan karbondioksit ve su ile besin ├╝retmeye yarayan aletlerin bulundu─ču, ├╝stelik de o s─▒rada d─▒┼čar─▒ya verilmek ├╝zere oksijen ├╝retebilecek teknik ├Âzelliklere sahip makinalar─▒n var oldu─ču, bu arada ─▒s─▒ dengesini de ayarlayacak sistemlerin yer ald─▒─č─▒ ├žok fonksiyonlu bir fabrika m─▒ akl─▒n─▒za gelirdi? Avu├ž i├ži kadar bir b├╝y├╝kl├╝─če sahip bir yerin akl─▒n─▒za gelmeyece─či kesindir. G├Âr├╝ld├╝─č├╝ gibi ─▒s─▒y─▒ tutan, buharla┼čmay─▒ sa─člayan, ayn─▒ zamanda da besin ├╝reten ve su kayb─▒n─▒ da engelleyen m├╝kemmel mekanizmalara sahip olan yapraklar, tam bir tasar─▒m harikas─▒d─▒rlar. Bu sayd─▒─č─▒m─▒z i┼člemlerin hepsi ayr─▒ ├Âzellikte yap─▒larda de─čil, tek bir yaprakta (boyutu ne olursa olsun) hatta tek bir yapra─č─▒n tek bir h├╝cresinde, ├╝stelik de hepsi birarada olacak ┼čekilde y├╝r├╝t├╝lebilmektedir. Buraya kadar anlat─▒lanlarda da g├Âr├╝ld├╝─č├╝ gibi bitkilerin b├╝t├╝n fonksiyonlar─▒, as─▒l olarak canl─▒lara fayda vermesi i├žin nimet olarak yarat─▒lm─▒┼člard─▒r. Bu nimetlerin ├žo─ču da insan i├žin ├Âzel olarak tasarlanm─▒┼čt─▒r. ├çevremize, yediklerimize bakarak d├╝┼č├╝nelim. ├ťz├╝m asmas─▒n─▒n kupkuru sap─▒na bakal─▒m, incecik k├Âklerine… En ufak bir ├žekme ile kolayca kopan bu kupkuru yap─▒dan elli altm─▒┼č kilo ├╝z├╝m ├ž─▒kar. ─░nsana lezzet vermek i├žin rengi, kokusu, tad─▒ her ┼čeyi ├Âzel olarak tasarlanm─▒┼č sulu ├╝z├╝mler ├ž─▒kar. Karpuzlar─▒ d├╝┼č├╝nelim. Yine kuru topraktan ├ž─▒kan bu sulu meyve insan─▒n tam ihtiya├ž duyaca─č─▒ bir mevsimde, yani yaz─▒n geli┼čir. ─░lk ortaya ├ž─▒kt─▒─č─▒ andan itibaren bir koku eksperi gibi hi├ž bozulma olmadan tutturulan o muhte┼čem kavun kokusunu ve o ├╝nl├╝ kavun lezzetini d├╝┼č├╝nelim. Di─čer yandan ise, parf├╝m ├╝retimi yap─▒lan fabrikalarda bir kokunun ortaya ├ž─▒kar─▒lmas─▒ndan o kokunun muhafazas─▒na kadar ger├žekle┼čen i┼člemleri d├╝┼č├╝nelim. Bu fabrikalarda elde edilen kaliteyi ve kavunun kokusundaki kaliteyi kar┼č─▒la┼čt─▒ral─▒m. ─░nsanlar koku ├╝retimi yaparken s├╝rekli kontrol yaparlar, meyvelerdeki kokunun tutturulmas─▒ i├žinse herhangi bir kontrole ihtiya├ž yoktur. ─░stisnas─▒z d├╝nyan─▒n her yerinde kavunlar, karpuzlar, portakallar, limonlar, ananaslar, hindistan cevizleri hep ayn─▒ kokarlar, ayn─▒ e┼čsiz lezzete sahiptirler. Hi├žbir zaman bir kavun karpuz gibi ya da bir mandalina ├žilek gibi kokmaz; hepsi ayn─▒ topraktan ├ž─▒kmalar─▒na ra─čmen kokular─▒ birbiriyle kar─▒┼čmaz. Hepsi her zaman kendi orijinal kokusunu korur. Bir de bu meyvelerdeki yap─▒y─▒ detayl─▒ olarak inceleyelim. Karpuzlar─▒n s├╝ngersi h├╝creleri ├žok y├╝ksek miktarda su tutma kapasitesine sahiplerdir. Bu y├╝zden karpuzlar─▒n ├žok b├╝y├╝k bir b├Âl├╝m├╝ sudan olu┼čur. Ne var ki bu su, karpuzun herhangi bir yerinde toplanmaz, her tarafa e┼čit olacak ┼čekilde da─č─▒lm─▒┼čt─▒r. Yer ├žekimi g├Âz ├Ân├╝ne al─▒nd─▒─č─▒nda, olmas─▒ gereken, bu suyun karpuzun alt k─▒sm─▒nda bir yerlerde toplanmas─▒, ├╝stte ise etsi ve kuru bir yap─▒n─▒n kalmas─▒d─▒r. Oysa karpuzlar─▒n hi├žbirinde b├Âyle bir ┼čey olmaz. Su her zaman karpuzun i├žine e┼čit da─č─▒l─▒r, ├╝stelik ┼čekeri, tad─▒ ve kokusu da e┼čit olacak ┼čekilde bu da─č─▒l─▒m ger├žekle┼čir. Karpuzlar─▒n ├žekirdeklerinin dizili┼člerinde de bir hata g├Âr├╝lmez. Her bir ├žekirde─čin i├žine o karpuzun binlerce y─▒l sonraki nesillerine ula┼čacak bilgi kodlanm─▒┼čt─▒r. Her ├žekirdek ├Âzel, koruyucu bir kabukla kapl─▒d─▒r. Bu, i├žindeki bilginin bozulmas─▒n─▒ engellemeye y├Ânelik haz─▒rlanm─▒┼č m├╝kemmel bir tasar─▒md─▒r. Kabuk ├žok sert de─čil, ├žok yumu┼čak da de─čil, ideal bir sertlikte ve esnekliktedir. Kabuktan sonra ├žekirde─čin i├žinde ikinci bir kat vard─▒r. Kabu─čun alt ve ├╝st par├žalar─▒n─▒n yap─▒┼čma yerleri bellidir. Bu yap─▒┼čma yerleri ├žekirdeklerin tutunabilmesi i├žin ├Âzel olarak yap─▒lm─▒┼čt─▒r. ├çekirdek, bu yap─▒ sayesinde sadece uygun nem ve s─▒cakl─▒─ča kavu┼čunca hemen a├ž─▒l─▒r. ├çekirde─čin i├žindeki o d├╝md├╝z bembeyaz b├Âl├╝m k─▒sa bir s├╝re sonra ├žimlenerek, yemye┼čil bir yapra─ča d├Ân├╝┼č├╝verir. Karpuzun bir de kabu─čunun yap─▒s─▒n─▒ d├╝┼č├╝nelim. Bu p├╝r├╝zs├╝z kabu─ču ve kabu─čun ├╝st├╝ndeki cilal─▒ yap─▒y─▒ olu┼čturanlar hep h├╝crelerdir. Bu p├╝r├╝zs├╝z cilal─▒ yap─▒n─▒n ortaya ├ž─▒kmas─▒ i├žin, h├╝crelerin her birinin kabu─čun yap─▒s─▒ndaki mumsu maddeyi ayn─▒ seviyede salg─▒lamalar─▒ gerekmektedir. Ayr─▒ca kabu─ču p├╝r├╝zs├╝z ve yuvarlak yapan da karpuz h├╝crelerinin dizili┼čindeki m├╝kemmelliktir. Bunu sa─člayabilmek i├žin h├╝crelerin her birinin yer almas─▒ gereken noktay─▒ bilmesi gerekir. Aksi takdirde bu p├╝r├╝zs├╝zl├╝k, karpuzun d─▒┼č yap─▒s─▒ndaki bu kusursuz yuvarlakl─▒k olu┼čmayacakt─▒r. G├Âr├╝ld├╝─č├╝ gibi karpuzu olu┼čturan h├╝creler aras─▒nda kusursuz bir uyum vard─▒r. Bu ┼čekilde d├╝┼č├╝nerek yery├╝z├╝ndeki bitkilerin t├╝m├╝n├╝ inceleyebiliriz. Bu incelemenin sonunda elde etti─čimiz sonu├ž bitkilerin insanlar ve t├╝m canl─▒lar i├žin ├Âzel olarak tasarlanm─▒┼č yani yarat─▒lm─▒┼č olduklar─▒ sonucu olacakt─▒r. Alemlerin Rabbi olan Allah t├╝m besinleri canl─▒lar i├žin var etmi┼čtir ve bunlar─▒, her birinin tad─▒, kokusu, faydas─▒ farkl─▒ olacak ┼čekilde yaratm─▒┼čt─▒r: Yerde sizin i├žin ├╝retip-t├╝retti─či ├že┼čitli renklerdekileri de (faydan─▒za verdi). ┼×├╝phesiz bunda, ├Â─č├╝t al─▒p d├╝┼č├╝nen bir topluluk i├žin ayetler vard─▒r. (Nahl Suresi, 13) Ve birbiri ├╝st├╝ne dizilmi┼č tomurcuk y├╝kl├╝ y├╝ksek hurma a─ča├žlar─▒ da. Kullara r─▒z─▒k olmak ├╝zere. Ve onunla (o suyla) ├Âl├╝ bir ┼čehri dirilttik. ─░┼čte (├Âl├╝mden sonra) dirili┼č de b├Âyledir. (Kaf Suresi, 10-11)
Ayn─▒ yerde bulunan bitki ve bir ta┼č par├žas─▒, e┼čit miktarda g├╝ne┼č enerjisi almalar─▒na ra─čmen ayn─▒ derecede ─▒s─▒nmazlar. G├╝ne┼č alt─▒nda kalan her canl─▒da mutlaka olumsuz bir etki olu┼čur. ├ľyleyse bitkilerin s─▒caktan minimum derecede etkilenmelerini sa─člayan nedir? Bitkiler bunu nas─▒l ba┼čar─▒rlar? Muazzam bir s─▒cakl─▒kta, b├╝t├╝n yaz boyunca yapraklar─▒ g├╝ne┼čin alt─▒nda kavrulmas─▒na ra─čmen bitkilere neden hi├žbir ┼čey olmamaktad─▒r? Ayr─▒ca bitkiler kendi b├╝nyelerindeki ─▒s─▒nman─▒n haricinde, d─▒┼čar─▒dan da ─▒s─▒ alarak d├╝nyadaki ─▒s─▒ dengesini de sa─člarlar. Bu ─▒s─▒ tutma i┼člemini yaparken kendileri de bu s─▒ca─ča maruz kal─▒rlar. Peki gittik├že artan bu s─▒caktan etkilenmek yerine, bitkiler nas─▒l olup da d─▒┼čar─▒n─▒n da ─▒s─▒s─▒n─▒ almaya devam edebilmektedirler? Yap─▒lar─▒ itibariyle s├╝rekli g├╝ne┼č alt─▒nda olan bitkiler, do─čal olarak di─čer canl─▒lara oranla daha fazla miktarda suya ihtiya├ž duyarlar. Bitkiler ayn─▒ zamanda yapraklar─▒nda olu┼čan terleme vas─▒tas─▒yla da s├╝rekli su kaybederler. Daha ├Ânceki b├Âl├╝mlerde de de─činildi─či gibi bu su kayb─▒n─▒ ├Ânlemek i├žin, yapraklar─▒n g├╝ne┼če d├Ân├╝k olan ├╝st y├╝zleri ├žo─čunlukla "k├╝tik├╝la" ad─▒ verilen bir t├╝r su ge├žirmez, koruyucu cilayla ├Ârt├╝l├╝d├╝r. Bu sayede yapraklar─▒n ├╝st y├╝zeylerindeki su kayb─▒ ├Ânlenmi┼č olur. Peki ya alt y├╝zleri? Bitki bu b├Âl├╝mden de su kaybetti─či i├žin gaz al─▒┼č-veri┼čini sa─člamakla g├Ârevli ├Âzel deri h├╝creleri olan g├Âzenekler genellikle yapra─č─▒n alt y├╝z├╝nde bulunurlar. G├Âzeneklerin a├ž─▒l─▒p kapanmas─▒ bitki taraf─▒ndan karbondioksit al─▒p oksijen vermeye yetecek, ancak su kayb─▒na yol a├žmayacak bi├žimde denetlenir. Bunlar─▒n yan─▒ s─▒ra bitkiler ─▒s─▒y─▒ farkl─▒ ┼čekillerde da─č─▒t─▒rlar. Bitkilerde iki ├Ânemli ─▒s─▒ da─č─▒t─▒m sistemi bulunmaktad─▒r. Bunlardan birincisi, yapra─č─▒n ─▒s─▒s─▒ e─čer ├ževrenin ─▒s─▒s─▒ndan daha fazlaysa, hava dola┼č─▒m─▒n─▒n yapraktan d─▒┼č ortama do─čru olmas─▒d─▒r. Is─▒ naklinden kaynaklanan hava de─či┼čimi, s─▒cak havan─▒n so─čuk havadan daha az yo─čun olmas─▒ nedeniyle, havan─▒n y├╝kselmesine dayan─▒r. Bu y├╝zden yapraklar─▒n y├╝zeyinde ─▒s─▒nan hava y├╝kselir ve y├╝zeyden ayr─▒l─▒r. So─čuk hava daha yo─čun oldu─ču i├žin yapra─č─▒n y├╝zeyine do─čru iner. B├Âylece s─▒cakl─▒k azalt─▒lm─▒┼č ve yaprak serinlemi┼č olur. Bu i┼člem yapra─č─▒n y├╝zey ─▒s─▒s─▒ ├ževredeki ─▒s─▒dan y├╝ksek oldu─ču m├╝ddet├že devam eder. ├çok kuru ko┼čullarda yani ├ž├Âllerde dahi bu durum de─či┼čmez. Bitkilerdeki ─▒s─▒ da─č─▒t─▒m sistemlerinden di─čeri de yapraklardan su buhar─▒ verilerek terlemenin sa─članmas─▒d─▒r. Bu terleme sayesinde su buharla┼č─▒rken bitkinin serinlemesi de sa─članm─▒┼č olur. Bu da─č─▒t─▒m sistemleri bitkilerin ya┼čad─▒klar─▒ ortam─▒n ┼čartlar─▒na uygun olacak ┼čekilde ayarlanm─▒┼čt─▒r. Her bitki neye ihtiyac─▒ varsa o sisteme sahiptir. Son derece karma┼č─▒k bir yap─▒s─▒ olan bu sistemin da─č─▒l─▒m─▒ tesad├╝fen ger├žekle┼čmi┼č olabilir mi? Bu sorunun cevab─▒n─▒ verebilmek i├žin ├ž├Âl bitkilerini ele alal─▒m. ├ç├Âllerdeki bitkilerin yapraklar─▒ genelde ├žok kal─▒nd─▒r. Suyu buharla┼čt─▒rmaktan daha ├žok, muhafaza etme y├Ân├╝nde dizayn edilmi┼člerdir.57 Bu bitkiler i├žin ─▒s─▒ da─č─▒tma i┼člemini buharla┼čma ile ger├žekle┼čtirmek ├Âl├╝mc├╝l bir sonu├ž getirecektir. ├ç├╝nk├╝ ├ž├Âl ortam─▒nda kaybedilen suyun telafisi m├╝mk├╝n de─čildir. G├Âr├╝ld├╝─č├╝ gibi bu bitkiler ─▒s─▒lar─▒n─▒ her iki yolla da da─č─▒tabilecekken sadece bu yollardan birini, ├╝stelik de ya┼čamalar─▒ i├žin tek ge├žerli olan yolu kullanmaktad─▒rlar. ├ç├╝nk├╝ tasar─▒mlar─▒ ├ž├Âl ortam─▒na g├Âre yap─▒lm─▒┼čt─▒r. Bunun tesad├╝flerle a├ž─▒klanmas─▒ ise m├╝mk├╝n de─čildir. Bitkilerin sahip olduklar─▒ bu serinleme mekanizmalar─▒ olmasayd─▒, g├╝ne┼č alt─▒ndaki birka├ž saat bile bitkiler i├žin ├Âl├╝mc├╝l olurdu. ├ľ─čle saatlerinde bir dakika kadar direkt olarak al─▒nan g├╝ne┼č ─▒┼č─▒─č─▒, bir santimetrekarelik yaprak y├╝zeyinin ─▒s─▒s─▒n─▒ 37oC'ye kadar y├╝kseltebilir. Bitki h├╝creleriyse, b├╝nyelerindeki s─▒cakl─▒k 50-60oC'ye ├ž─▒kt─▒─č─▒nda ├Âlmeye ba┼člarlar, yani bitkinin ├Âlmesi i├žin ├Â─čle vakti 3 dakika kadar g├╝ne┼č ─▒┼č─▒─č─▒ almas─▒ yeterlidir. ─░┼čte bitkiler ├Âld├╝r├╝c├╝ s─▒cakl─▒klardan bu iki mekanizma sayesinde korunabilirler.58 Bitkilerin ─▒s─▒ da─č─▒t─▒m─▒nda kulland─▒klar─▒ buharla┼čma olay─▒ ayn─▒ zamanda atmosferdeki su buhar─▒ dengesi a├ž─▒s─▒ndan da b├╝y├╝k bir ├Ânem ta┼č─▒r. ├ç├╝nk├╝ bitkilerdeki bu buharla┼čma, y├╝ksek miktarlardaki suyun d├╝zenli olarak atmosfere ula┼čt─▒r─▒lmas─▒n─▒ sa─člar. Bitkilerin bu faaliyetleri bir nevi su m├╝hendisli─či olarak da nitelendirilebilir. Bin metrekarelik ormanl─▒k bir alandaki a─ča├žlar 7.5 ton suyu rahatl─▒kla havaya verebilirler. Bu muazzam bir rakamd─▒r. Bu ├Âzellikleriyle bitkiler topraktaki suyu v├╝cutlar─▒ndan ge├žirerek atmosfere ula┼čt─▒ran dev su pompalar─▒ gibidirler.59 Bu son derece ├Ânemli bir g├Ârevdir. ┼×ayet, bu ├Âzellikleri olmasayd─▒, suyun yer ile g├Âk aras─▒ndaki ├ževrimi bug├╝nk├╝ gibi ger├žekle┼čemeyecekti, ki bu da yery├╝z├╝ndeki dengelerin bozulmas─▒na neden olacakt─▒. D─▒┼č y├╝zeyleri odunsu ve kuru bir maddeyle kapl─▒ olmas─▒na ra─čmen, bitkiler b├╝nyelerinden tonlarca su ge├žirirler. Bu suyu topraktan al─▒rlar ve ileri teknolojiyle ├žal─▒┼čt─▒rd─▒klar─▒ kendi fabrikalar─▒nda birtak─▒m yerlerde kulland─▒ktan sonra, ald─▒klar─▒ suyun b├╝y├╝k bir b├Âl├╝m├╝n├╝ ar─▒t─▒lm─▒┼č su olarak do─čaya verirler, ba┼čka bir deyi┼čle trilyonlarca tonluk suyu otomasyon d├╝zenleriyle kontroll├╝ olarak topraktan al─▒p, ar─▒tt─▒ktan sonra kendilerine ├Âzg├╝ sistemleriyle do─čaya adeta pompalarlar. Bunu yaparken ayn─▒ zamanda ald─▒klar─▒ suyun bir k─▒sm─▒n─▒ da, besin ├╝retiminde hidrojeni kullanmak amac─▒yla par├žalarlar.60 Bizim yapraklardaki terleme ya da a─ča├žlar─▒n bulundu─ču ortamdaki nemlilik olarak nitelendirdi─čimiz olaylar, asl─▒nda yery├╝z├╝nde ya┼čam─▒n devaml─▒l─▒─č─▒ a├ž─▒s─▒ndan hayati ├Ânem ta┼č─▒yan bu faaliyetlerin bir sonucu olarak ger├žekle┼čir. Bitkilerin bu i┼člemlerinde de kar┼č─▒m─▒za ├ž─▒kan, tek bir par├žas─▒ ├žekilip al─▒nsa an─▒nda fel├ž olacak ve ├žal─▒┼čamayacak m├╝kemmellikte bir sistemdir. Hi├ž ku┼čkusuz ki bu d├╝zeni tasarlayan ve eksiksiz bi├žimde bitkilere yerle┼čtiren de Rahman ve Rahim olan, her t├╝rl├╝ yaratmay─▒ bilen Allah't─▒r: O Allah ki, Yaratan'd─▒r, (en g├╝zel bir bi├žimde) kusursuzca var edendir, '┼čekil ve suret' verendir. En g├╝zel isimler O'nundur. G├Âklerde ve yerde olanlar─▒n t├╝m├╝ O'nu tesbih etmektedir. O, Aziz, Hakim'dir. (Ha┼čr Suresi, 24)
Bitkilerin di─čer canl─▒lara verdi─či hizmetler, sadece havaya oksijen ve su vermekle k─▒s─▒tl─▒ de─čildir. Yapraklar ayn─▒ zamanda son derece geli┼čmi┼č bir ar─▒tma ve temizleme cihaz─▒ gibi faaliyet g├Âsterirler. G├╝nl├╝k ya┼čam─▒m─▒zda s─▒k├ža kulland─▒─č─▒m─▒z temizlik cihazlar─▒, konunun uzmanlar─▒ taraf─▒ndan uzun s├╝ren ├žal─▒┼čmalar sonucunda, yo─čun emek ve para harcanarak ├╝retilirler ve faaliyete ge├žirilirler. Bunlar─▒n kullan─▒mlar─▒ s├╝resince ve kullan─▒m sonras─▒nda pek ├žok teknik deste─če ve bak─▒ma ihtiya├ž vard─▒r. ├ťretimlerinin sonunda ortaya ├ž─▒kard─▒klar─▒ at─▒k maddeler ise ayr─▒ bir sorundur. Bunlar temizlik aletleri hakk─▒nda olduk├ža ├Âzet bilgilerdir. Bunlardan ba┼čka g├╝nl├╝k olarak ortaya ├ž─▒kan aksamalar ya da bozukluklar, bunlar i├žin gerekli olan eleman ve alet takviyeleri, ihtiya├žlara g├Âre yap─▒lan yenilemeler gibi pek ├žok i┼člem de gerekecektir. G├Âr├╝ld├╝─č├╝ gibi k├╝├ž├╝k bir ar─▒tma cihaz─▒nda bile y├╝zlerce detaya dikkat etmek gerekir. Oysa bu cihazlarla ayn─▒ i┼či yapan bitkiler sadece su ve g├╝ne┼č ─▒┼č─▒─č─▒ kar┼č─▒l─▒─č─▒nda, ayn─▒ temizleme hizmetini daha kaliteli ve garantili bir bi├žimde verirler. ├ťstelik at─▒k madde diye bir sorunlar─▒ da yoktur, ├ž├╝nk├╝ onlar─▒n havay─▒ temizledikten sonra ├╝rettikleri at─▒k maddeler, t├╝m canl─▒lar─▒n temel ihtiyac─▒ olan oksijendir! A─ča├žlar─▒n yapraklar─▒, havadaki kirletici maddeleri yakalayan mini filtrelere sahiptir. Yaprak ├╝zerinde g├Âzle g├Âr├╝lmeyen binlerce t├╝y ve g├Âzenekler vard─▒r. G├Âzenekler tanecikler halindeki havay─▒ kirleten maddeleri tutarlar ve sindirilmek ├╝zere bitkinin di─čer b├Âl├╝mlerine g├Ânderirler. Ya─čmur ya─č─▒nca da bu maddeler su ile topra─ča ula┼č─▒rlar. Bu ├žok kal─▒n bir madde de─čildir. Yaprak ├╝zerindeki bu maddeler sadece bir film kal─▒nl─▒─č─▒ndad─▒rlar; fakat yery├╝z├╝nde milyonlarca yaprak oldu─ču d├╝┼č├╝n├╝l├╝rse, yapraklar taraf─▒ndan tutulan kirli madde miktar─▒n─▒n k├╝├ž├╝msenemeyecek kadar ├žok oldu─ču g├Âr├╝l├╝r. ├ľrne─čin 100 ya┼č─▒ndaki bir kay─▒n a─čac─▒n─▒n yakla┼č─▒k 500 bin tane yapra─č─▒ vard─▒r. Bu yapraklar─▒n tuttu─ču kir miktar tahminlerin ├žok ├Âtesindedir. Bir d├Ân├╝m i├žindeki ├ž─▒nar a─ča├žlar─▒ yakla┼č─▒k 3.5 ton, ├žam a─ča├žlar─▒ ise yakla┼č─▒k 2.5 ton kirletici maddeyi tutabilirler. Tutulan bu maddeler ilk ya─čmurla birlikte topra─ča geri d├Ânerler. Bir yerle┼čim alan─▒ndan 2 km uzakl─▒kta bulunan bir orman havas─▒n─▒n, yerle┼čim alan─▒n─▒n havas─▒na oranla %70 oran─▒nda daha az toz par├žac─▒klar─▒ i├žerdi─či g├Âr├╝lm├╝┼čt├╝r. Hatta a─ča├žlar yapraks─▒z olduklar─▒ k─▒┼č d├Ânemlerinde bile havadaki tozlar─▒ %60 oran─▒nda filtre ederler. A─ča├žlar mevcut yaprak a─č─▒rl─▒klar─▒n─▒n 5-10 kat─▒na kadar toz tutabilirler, a─ča├žl─▒ bir alandaki bakteri oran─▒ ile a─ča├žs─▒z bir alandaki bakteri miktarlar─▒ olduk├ža b├╝y├╝k bir farkl─▒l─▒k g├Âsterir.61 Bunlar son derece ├Ânemli rakamlard─▒r. Yapraklarda ger├žekle┼čen olaylar─▒n hepsi ba┼čl─▒ ba┼č─▒na birer mucize niteli─čindedir. Mikro seviyede tasarlanm─▒┼č bir fabrika gibi m├╝kemmel bir tasar─▒m ile olu┼čturulan ye┼čil bitkilerdeki bu sistemler Alemlerin Rabbi olan Allah'─▒n yaratmas─▒ndaki kusursuzlu─čun delilleridir ve y├╝z binlerce y─▒ld─▒r hi├žbir de─či┼čiklik ya da hi├žbir bozukluk olmadan g├╝n├╝m├╝ze kadar ayn─▒ m├╝kemmellikte gelmi┼člerdir.
Bitkiler i├žin—├Âzellikle de besin ├╝retiminin yap─▒ld─▒─č─▒ yapraklar i├žin—g├╝ne┼č ─▒┼č─▒─č─▒ ├žok ├Ânemlidir. Sonbahar─▒n gelmesiyle birlikte havalar so─čumaya, g├╝nd├╝zler k─▒salmaya ba┼člar ve d├╝nyaya gelen g├╝ne┼č ─▒┼č─▒─č─▒nda azalma olur. Bu azalma bitkide de─či┼čikliklere sebep olur ve yapraklarda ya┼članma program─▒ yani yaprak d├Âk├╝m├╝ ba┼člar. A─ča├žlar yapraklar─▒n─▒ d├Âkmeden ├Ânce, yapraktaki b├╝t├╝n besleyici maddeleri emmeye ba┼člarlar. Ama├žlar─▒ potasyum, fosfat, nitrat gibi maddelerin d├╝┼čen yapraklarla birlikte yok olmas─▒n─▒ engellemektir. Bu maddeler, a─ča├ž kabu─čunun katmanlar─▒n─▒n ve g├Âvdenin ortas─▒ndan ge├žen ili─če y├Ânelir ve burada depolan─▒rlar. ─░likte toplanmalar─▒ bu maddelerin a─ča├ž taraf─▒ndan kolay emilmesini sa─člar.62 Yaprak d├Âk├╝m├╝ a─ča├žlar i├žin bir zorunluluktur ├ž├╝nk├╝ so─čuk havalarda topraktaki su gitgide kat─▒la┼č─▒r ve emilmesi zorla┼č─▒r. Buna kar┼č─▒n yapraklardaki terleme havan─▒n so─čumas─▒na ra─čmen devam etmektedir. Suyun azald─▒─č─▒ bir d├Ânemde s├╝rekli terleme yapan yaprak, bitki i├žin fazlal─▒k olmaya ba┼člam─▒┼čt─▒r. Zaten yapra─č─▒n h├╝creleri so─čuk k─▒┼č g├╝nlerinde don ile kar┼č─▒la┼č─▒p par├žalanacakt─▒r. Bu y├╝zden a─ča├ž erken davran─▒p k─▒┼č gelmeden yapraktan kurtulur, b├Âylece zaten k─▒t olan su rezervlerini bo┼č yere kullanmam─▒┼č olur.63 Sadece fiziksel bir i┼člem gibi g├Âr├╝nen yaprak d├Âk├╝m├╝ asl─▒nda pek ├žok kimyasal olay─▒n arka arkaya gelmesiyle ger├žekle┼čir. Yaprak ayas─▒nda yer alan h├╝crelerde, ─▒┼č─▒─ča duyarl─▒ ve bitkilere renk veren molek├╝ller yani "fitokromlar" vard─▒r. Bitkinin, gecelerin s├╝resinin uzad─▒─č─▒n─▒ ve b├Âylece yapraklara daha az g├╝ne┼č ─▒┼č─▒─č─▒ gitti─čini fark etmesini sa─člayan i┼čte bu molek├╝llerdir. Fitokromlar bu de─či┼čimi alg─▒lad─▒klar─▒nda yapra─č─▒n i├žinde ├že┼čitli de─či┼čimlere sebep olurlar ve yapra─č─▒n ya┼članma program─▒n─▒ ba┼člat─▒rlar..64 Yapraklardaki ya┼članman─▒n ilk i┼čaretlerinden biri, yaprak ayas─▒ h├╝crelerindeki etilen ├╝retiminin ba┼člamas─▒d─▒r. Etilen gaz─▒ yapra─ča ye┼čil rengini veren klorofilin y─▒k─▒m─▒n─▒ ba┼člat─▒r yani a─ča├ž yapraklar─▒ndaki klorofili geri ├žeker. Yaprak d├Âk├╝lmesini geciktiren bir b├╝y├╝me hormonu olan oksin maddesinin ├╝retimini engelleyen de etilen gaz─▒d─▒r. Klorofilin y─▒k─▒m─▒n─▒n ba┼člamas─▒yla birlikte yaprak g├╝ne┼čten daha az enerji al─▒r ve daha az ┼čeker ├╝retir. Ayr─▒ca o g├╝ne kadar bask─▒ alt─▒na al─▒nm─▒┼č, yapraklardaki s─▒cak renklerin olu┼čmas─▒na sebep olan karotenoidler kendilerini g├Âsterirler ve bu ┼čekilde yapraklarda renk de─či┼čimi ba┼člar.65 Bir s├╝re sonra etilen gaz─▒ yapra─č─▒n her taraf─▒na yay─▒l─▒r ve yaprak sap─▒na geldi─činde burada bulunan k├╝├ž├╝k h├╝creler ┼či┼čmeye ba┼člay─▒p, sapta bir gerginle┼čmeye neden olurlar. Yaprak sap─▒n─▒n g├Âvdeye ba─čland─▒─č─▒ b├Âl├╝mde bulunan h├╝crelerin miktar─▒ artar ve ├Âzel enzimler ├╝retmeye ba┼člarlar. ─░lk olarak sel├╝laz enzimleri sel├╝lozdan olu┼čan ├žeperleri par├žalarlar, daha sonra pektinaz enzimleri h├╝creleri birbirine ba─člayan pektin tabakas─▒n─▒ par├žalarlar. Giderek artan bu gerginli─če yaprak dayanamaz ve sap─▒n d─▒┼č taraf─▒ndan i├žeriye do─čru yar─▒lmaya ba┼člar.66 Buraya kadar anlatt─▒─č─▒m─▒z bu i┼člemler yapraktaki besin ├╝retiminin durmas─▒ ve yapra─č─▒n sap─▒ndan kopmaya ba┼člamas─▒ olarak ├Âzetlenebilir. Geni┼člemeye devam eden yar─▒─č─▒n etraf─▒nda ├žok h─▒zl─▒ de─či┼čimler ya┼čan─▒r ve h├╝creler hemen mantar├Âz├╝ ├╝retmeye ba┼člarlar. Bu madde, sel├╝loz ├žepere yava┼č yava┼č yerle┼čerek onun g├╝├žlenmesini sa─člar. B├╝t├╝n bu h├╝creler, arkalar─▒nda mantar tabakas─▒n─▒n yerini alan b├╝y├╝k bir bo┼čluk b─▒rakarak ├Âl├╝rler..67 Buraya kadar anlat─▒lanlar tek bir yapra─č─▒n d├╝┼čmesi i├žin birbirine ba─člant─▒l─▒ bir├žok olay─▒n ger├žekle┼čmesi gerekti─čini g├Âstermektedir. Fitokromlar─▒n g├╝ne┼č ─▒┼č─▒nlar─▒n─▒n azald─▒─č─▒n─▒ tespit edebilmelerinin, yapra─č─▒n d├╝┼čmesi i├žin gerekli olan t├╝m enzimlerin uygun zamanlarda devreye girmelerinin, tam sap─▒n kopaca─č─▒ yerde h├╝crelerin mantar├Âz├╝ ├╝retmeye ba┼člamas─▒n─▒n ne derece ola─čan├╝st├╝ bir i┼člemler zinciri oldu─ču ortadad─▒r. Art arda i┼čleyen ve her a┼čamas─▒ planl─▒ ve birbiriyle ba─člant─▒l─▒ olan bu kusursuz i┼člemler serisinin "rastlant─▒" ile a├ž─▒klanmas─▒ m├╝mk├╝n de─čildir. B├╝t├╝n bu i┼člemlerdeki zamanlama son derece yerindedir. Yaprak d├Âk├╝m├╝ plan─▒ kusursuz bir ┼čekilde i┼člemektedir. Yaprak g├Âvdeden tamamen ayr─▒ld─▒─č─▒ i├žin, iletim borular─▒ndan ├Âz su alamaz, bu y├╝zden yapra─č─▒n tutundu─ču yer ile ba─č─▒ gittik├že zay─▒flar. Biraz h─▒zl─▒ esen bir r├╝zgar bile yaprak sap─▒n─▒ koparmaya yeterli olur. Topra─ča d├╝┼čen ├Âl├╝ yapraklarda, b├Âceklerin, mantarlar─▒n ve bakterilerin yararlanabilece─či besin maddeleri bulunur. Bu besin maddeleri, mikroorganizmalar taraf─▒ndan de─či┼čime u─črat─▒l─▒rlar ve topra─ča kar─▒┼č─▒rlar. A─ča├žlar da bu maddeleri k├Âkleri arac─▒l─▒─č─▒yla topraktan tekrar besin olarak geri alabilirler.
En k├╝├ž├╝k otsu bir bitkiden d├╝nyadaki en y├╝ksek a─ča├žlara kadar her bitki topraktan k├Âkleri vas─▒tas─▒ ile ald─▒─č─▒ mineralleri ve suyu en u├žtaki yapraklar─▒ da dahil olmak ├╝zere her yere da─č─▒tmak zorundad─▒r. Bu, bitkiler i├žin son derece ├Ânemli bir ihtiya├žt─▒r ├ž├╝nk├╝ su ve mineraller bitkinin en fazla ihtiya├ž duydu─ču maddelerdir. Fotosentez i┼člemi de dahil olmak ├╝zere bitkiler t├╝m faaliyetlerinde suya s├╝rekli ihtiya├ž duyarlar. ├ç├╝nk├╝ bitkiler, - h├╝crelerinin canl─▒l─▒─č─▒n─▒ ve gerginli─čini, - fotosentez i┼člemini, - topraktaki erimi┼č besinlerin al─▒nmas─▒n─▒, - bitki i├žinde bu besinlerin de─či┼čik yerlere ta┼č─▒nmas─▒n─▒, - ve s─▒cak iklimlerde, yapraklar─▒n─▒n ├╝zerinde serinletici etki yaparak s─▒caktan zarar g├Ârmemeleri gibi son derece hayati i┼člemlerini sadece suyu kullanarak yerine getirirler. Peki topra─č─▒n derinliklerinde sakl─▒ duran su ve madensel tuzlar bitki taraf─▒ndan nas─▒l al─▒n─▒r? Ayr─▒ca bitkiler k├Âkleri vas─▒tas─▒yla topraktan emdikleri bu maddeleri, g├Âvdelerinin farkl─▒ b├Âlgelerine nas─▒l iletirler? Bu zor i┼člemleri yaparken ne gibi y├Ântemler kullan─▒rlar? Bu sorular─▒n cevaplar─▒ verilirken unutulmamas─▒ gereken en ├Ânemli nokta hi├ž ku┼čkusuz ki, suyu metrelerce yukar─▒ya ├ž─▒karman─▒n olduk├ža zor bir i┼č oldu─čudur. G├╝n├╝m├╝zde bu i┼člem ├že┼čitli hidrofor sistemleri kullan─▒larak ger├žekle┼čtirilir. Bitkilerdeki ta┼č─▒ma ve da─č─▒tma i┼člemleri de bir nevi hidrofor sistemi ile sa─član─▒r. Bitkilerdeki, bu hidrofor sisteminin varl─▒─č─▒ yakla┼č─▒k 200 y─▒l ├Ânce ke┼čfedilmi┼čtir. Fakat bitkilerde suyun yer├žekimine ayk─▒r─▒ olarak ├žal─▒┼čan bu hareketi sa─člayan sistemi kesin bir ┼čekilde a├ž─▒klayabilen bilimsel bir kanun hala belirlenememi┼čtir. Bu konuda bilim adamlar─▒ sadece ├že┼čitli teoriler ├Âne s├╝rmekte ve bu teorilerin i├žinde en akla yatk─▒n ve tatmin edici g├Âr├╝nenini ge├žerli saymaktad─▒rlar. B├╝t├╝n bitkiler gerekli olan maddeleri topraktan alabilecekleri bir da─č─▒t─▒m ┼čebekesi ile donat─▒lm─▒┼člard─▒r. Bu ┼čebeke topraktan temin edilen mineralleri ve suyu, gerekli miktarlarda olacak ┼čekilde ihtiya├ž duyulan merkezlere en k─▒sa zamanda iletir. Bilimadamlar─▒n─▒n bulgular─▒na g├Âre, bitkiler bu zor i┼či ba┼čarmak i├žin birden fazla metod kullan─▒rlar. Bitkilerde suyun ve besinlerin ta┼č─▒nmas─▒ birbirinden farkl─▒ ├Âzelliklere sahip yap─▒lar sayesinde ger├žekle┼čir. Bu yap─▒lar ├Âzel olarak tasarlanm─▒┼č ta┼č─▒ma ve da─č─▒tma kanallar─▒d─▒r.
Ta┼č─▒ma i┼čleminin yap─▒laca─č─▒ bitkinin b├╝y├╝kl├╝─č├╝ ne olursa olsun, ta┼č─▒ma sistemini olu┼čturan borular yakla┼č─▒k olarak 0.25 mm (me┼čede)-0.006 mm. (─▒hlamurda) geni┼čli─če sahip, kimileri ├Âl├╝, kimileri de canl─▒ bitki h├╝crelerinden olu┼čan68, bu sayd─▒klar─▒m─▒zdan ba┼čka herhangi bir ├Âzelli─če sahip olmayan odunumsu dokulard─▒r. ─░┼čte bu yap─▒lar bitkiler i├žin gerekli olan suyu metrelerce yukar─▒ya ta┼č─▒mak i├žin gerekli olan en uygun tasar─▒ma sahiptirler. Bu ta┼č─▒ma sisteminin faaliyete ge├žmesi yapraklar─▒n su kaybetmesi ile ba┼člar. Yapraklar─▒n alt k─▒sm─▒nda ve baz─▒ bitkilerde ├╝st y├╝zde bulunan ince g├Âzeneklerde (stomalar) meydana gelen i┼člemler nedeniyle bitkilerde ta┼č─▒ma sistemleri harekete ge├žer. E─čer d─▒┼čar─▒daki havan─▒n nemlili─či %100'den az olursa su, yaprakta meydana gelecek buharla┼čma nedeni ile bu g├Âzeneklerden d─▒┼čar─▒ verilir. Hatta d─▒┼čar─▒daki nemlilik %99 bile olsa, bu durum yapraktaki suyun d─▒┼čar─▒ ├ž─▒kmas─▒ i├žin de─čerlendirilecek bir potansiyel haline gelir ve yaprak s├╝ratle su kaybetmeye ba┼člar. ─░┼čte bu ┼čekilde bitkilerin, topraktan ald─▒klar─▒ suyun yapraklardan buharla┼čmas─▒yla olu┼čan su eksilmesini hemen gidermeleri gerekmektedir. G├Âr├╝ld├╝─č├╝ gibi yapraklardaki mekanizmalar nemdeki %1 gibi olduk├ža k├╝├ž├╝k bir oynamay─▒ tespit edebilecek hassasiyete sahiptirler. Bu ├žok ├Ânemli bir ├Âzelliktir. Yapraklarda ger├žekle┼čen di─čer olaylar da incelendi─činde ├žo─ču g├╝n├╝m├╝z teknolojisiyle bile tam olarak ├ž├Âz├╝lememi┼č i┼člemlerle kar┼č─▒la┼č─▒lacakt─▒r. ├çok k├╝├ž├╝k bir alanda ger├žekle┼čen bu mucizevi i┼člemler akla yine pek ├žok soru getirecektir. %1'lik nem de─či┼čikli─čini dahi hissederek gereken i┼člemleri ba┼člatacak mekanizmaya bitkiler nas─▒l sahip olmu┼člard─▒r? Bu mekanizman─▒n tasar─▒m─▒ kime aittir? Milyonlarca y─▒l ├Âncesinden g├╝n├╝m├╝ze kadar kusursuz bir ┼čekilde i┼čleyen b├Âyle bir teknoloji nas─▒l ortaya ├ž─▒km─▒┼čt─▒r? Bu mekanizmay─▒ tasarlayan, meydana getiren bitkilerin kendileri de─čildir. B├Âyle bir yap─▒n─▒n yapra─ča yerle┼čtirilmesinde herhangi ba┼čka bir canl─▒n─▒n m├╝dahalesinin olmas─▒ da s├Âz konusu de─čildir. Ku┼čkusuz ki bitkilere sahip olduklar─▒ t├╝m ├Âzellikleri veren, bu sistemleri milimetrenin y├╝zde biri hatta binde biri gibi ├Âl├ž├╝lerle ifade edilen alanlara yerle┼čtiren ├╝st├╝n bir ak─▒l vard─▒r. Bu akl─▒n sahibi t├╝m alemlerin Hakimi olan her ┼čeyi kontrol alt─▒nda tutan Allah't─▒r.
Topraktan yapraklara s─▒v─▒lar─▒n nas─▒l iletildi─či sorusu ├╝zerine ├╝retilen teorilerin en fazla kabul g├Ârenlerinden biri "kohezyon teorisi"dir. Kohezyon kuvveti, a─čac─▒n "ksilem" (iletim demetleri) ad─▒ verilen odun borular─▒ ile sa─članan bir kuvvettir. Bu kuvvet, odun borular─▒ndaki suyu olu┼čturan molek├╝ller aras─▒nda bulunan ├žekim kuvveti sayesinde ortaya ├ž─▒kar. Odun borular─▒, suyun ta┼č─▒nmas─▒n─▒ sa─člayacak olan iki tipte h├╝creden olu┼čurlar. Bu h├╝crelerin bir t├╝r├╝ (tracheids h├╝creleri) belli bir ebata ve ┼čekle ula┼čt─▒klar─▒nda sitoplazmalar─▒n─▒ yitirerek ├Âl├╝rler. Bunun ├žok ├Ânemli bir nedeni vard─▒r. Suyun borularda ta┼č─▒nmas─▒ s─▒ras─▒nda, herhangi bir engelle kar┼č─▒la┼čmadan rahat├ža hareket etmesi gerekir. Bunu sa─člamak i├žin sitoplazman─▒n tam anlam─▒yla bo┼č bir boru olu┼čturmas─▒ ┼čartt─▒r. Sitoplazman─▒n kal─▒n sel├╝loz h├╝cre ├žeperini b─▒rakarak yok olmas─▒n─▒n nedeni budur. Ya┼čayan t├╝m bitkilerin ksilem boru hatlar─▒ tamam─▒yla ├Âl├╝ h├╝crelerden olu┼čmaktad─▒r.69 Bu sistemdeki baz─▒ h├╝crelerse oyuklu bir yap─▒ya (oyuklu tracheids) sahiptirler. Bunlar uzun h├╝crelerdir ve kal─▒n, g├╝├žl├╝ ├žeperleri vard─▒r. Ayr─▒ca yanlar─▒ndaki h├╝creler ile birle┼čecekleri yerlerde k├╝├ž├╝k deliklere (oyuklara) sahiptirler. H├╝crenin oyuk b├Âlgesi, birbirlerine kolay ba─članabilmeleri i├žin, bir sonraki h├╝crenin oyu─ču ile uyumludur. Bu uyum sayesinde h├╝cre uzant─▒lar─▒ g├Âvde boyunca bir seri boru hatt─▒ meydana getirirler. H├╝cre ├žeperlerindeki delikler iki h├╝crenin birbiri ile birle┼čti─či yerlerdir. Bu yap─▒, suyun ak─▒┼č─▒ i├žin boru hatt─▒n─▒n dayan─▒kl─▒l─▒─č─▒n─▒ art─▒r─▒r. Buraya kadar sayd─▒─č─▒m─▒z t├╝m ├Âzellikler bitkilerde ta┼č─▒man─▒n g├╝venli bir ┼čekilde ger├žekle┼čmesi i├žin gerekli olan alt yap─▒n─▒n ilk basamaklar─▒d─▒r. Bu h├╝crelerin olu┼čturdu─ču borular ├Âncelikle suyun emilmesi s─▒ras─▒nda olu┼čacak bas─▒nca dayan─▒kl─▒ olmal─▒d─▒r. Yukar─▒da da g├Âr├╝ld├╝─č├╝ gibi bu sa─člaml─▒k h├╝creler aras─▒ndaki oyuklar yoluyla sa─članm─▒┼čt─▒r. Daha sonra maddelerin ta┼č─▒nma s─▒ras─▒nda bir engelle kar┼č─▒la┼čmas─▒n─▒n ├Ânlenmesi gerekir, ├ž├╝nk├╝ katedecekleri yolda kar┼č─▒lacaklar─▒ herhangi bir engel birbirine ├žok ba─čl─▒ olan bu sistemde aksakl─▒klar olu┼čmas─▒na neden olacakt─▒r. Bu ihtimal de sitoplazman─▒n ├Âl├╝m├╝ ve bo┼č borular olu┼čturmas─▒ ile ├Ânlenmi┼čtir. Ksilem (odun) borular─▒n─▒n h├╝cre ├žeperleri olduk├ža kal─▒nd─▒r ├ž├╝nk├╝ su, emilme yoluyla ve belli bir bas─▒n├ž alt─▒nda, a─čac─▒n i├žinde bulunan bu boru-yolda ilerleyecektir. Borular olduk├ža g├╝├žl├╝ olan bu negatif bas─▒nca kar┼č─▒ koymak zorundad─▒rlar. Ksilem borular─▒nda bir nevi su kolonu olu┼čur. Bu kolonun gerilme kuvveti, bilinen en y├╝ksek a─čac─▒n en ├╝st noktas─▒na kadar suyu ta┼č─▒yabilecek g├╝├žte olmal─▒d─▒r ki bitki hayat─▒n─▒ s├╝rd├╝rebilsin. Su, bu g├╝├ž sayesinde Mamut a─čac─▒nda oldu─ču gibi 120 m. y├╝kse─če kadar ├ž─▒kabilir..70 Ksilem borular─▒na suyun topraktan geli┼či ise k├Âkler vas─▒tas─▒yla ger├žekle┼čir. Bu noktada k├Âk├╝n i├ž tabakas─▒n─▒n ├Ânemi ortaya ├ž─▒kmaktad─▒r. K├Âkteki h├╝crelerin protoplazmalar─▒ vard─▒r. H├╝crenin ├ževresini olu┼čturan bu protoplazmalar; b├╝y├╝k b├Âl├╝m├╝ sudan, kalan b├Âl├╝m├╝yse karbon, hidrojen, oksijen, azot, k├╝k├╝rt, bazen de fosfor i├žeren proteinler, ni┼časta ve ┼čeker gibi karbonhidratlar, ya─člar ve ├že┼čitli tuzlardan olu┼čan yap─▒lard─▒r.71 Ve ├Âzel bir yar─▒ ge├žirgen zar ile kaplanm─▒┼člard─▒r. Bu da belirli iyonlar─▒n ve bile┼čimlerin kolayl─▒kla d─▒┼čar─▒ ├ž─▒kmalar─▒n─▒ sa─člar. K├Âk├╝n bu ├Âzel yap─▒s─▒ suyun al─▒m─▒n─▒ kolayla┼čt─▒rmaktad─▒r.
Besinlerin ta┼č─▒nd─▒─č─▒ soymuk borular─▒ (Phloem) sistemi de iki farkl─▒ t├╝r h├╝creden olu┼čur. Bu h├╝creler besinlerin ta┼č─▒nd─▒─č─▒ temel (eleyici) h├╝creler ve ba─člant─▒ h├╝creleridir. Her iki h├╝cre de uzundur ve yap─▒ olarak ksilem sistemindeki h├╝crelerden tamamiyle farkl─▒d─▒rlar. Bu farkl─▒l─▒k h├╝crelerin yap─▒s─▒ incelendi─činde net bir ┼čekilde g├Âr├╝lmektedir. Phloem sistemindeki h├╝crelerin her ikisi de olduk├ža ince bir h├╝cre ├žeperine sahiptir. Ayr─▒ca bunlar canl─▒ h├╝crelerdir. Ksilem sistemindekiler ise ├Âl├╝d├╝rler. Soymuk (phloem) borular─▒n─▒ olu┼čturan temel (eleyici) h├╝creler ├╝zerindeki ara┼čt─▒rmalar bunlarda ├žekirdek bulunmad─▒─č─▒n─▒ ortaya koymu┼čtur. Buna kar┼č─▒n, ba─člant─▒ h├╝crelerininse olduk├ža yo─čun sitoplazmalar─▒ ve d─▒┼čar─▒ do─čru ├ž─▒k─▒k bir ├žekirdekleri vard─▒r. G├Âr├╝ld├╝─č├╝ gibi bitkilerin ta┼č─▒ma sistemlerindeki borular, yap─▒, ┼čekil ve olu┼čum olarak birbirlerinden tamamen farkl─▒d─▒r. Bu farkl─▒l─▒─č─▒n nedeni, h├╝crelerin yerine getirdikleri g├Ârevler ile ba─člant─▒l─▒d─▒r. H├╝cre ├žekirde─či, h├╝creyle ilgili t├╝m bilgilerin sakland─▒─č─▒ bir merkezdir. B├Âyle bir merkezin h├╝cre i├žinde bulunmamas─▒ ise olduk├ža ola─čan d─▒┼č─▒ bir durumdur. Temel (eleyici) h├╝crelerin ├žekirdekleri yoktur, ├ž├╝nk├╝ bu h├╝crelerdeki bu tip organeller besin maddelerinin ak─▒┼č─▒n─▒ engelleyebilirler. Bitkilerdeki ta┼č─▒ma sistemlerinde ├žok detayl─▒ bir tasar─▒m s├Âz konusudur. Her h├╝crenin g├Ârevi ve buna ba─čl─▒ olarak da yap─▒s─▒ ├žok farkl─▒d─▒r. Bu detaylar kar┼č─▒s─▒nda akla ├žok k├╝├ž├╝k alanlara yerle┼čtirilmi┼č olan bu d├╝zenlerin nas─▒l ortaya ├ž─▒kt─▒─č─▒ sorusu gelecektir. B├Âyle bir sistemin tesad├╝fen olu┼čmas─▒ m├╝mk├╝n de─čildir. Bu sistem ├Âzel olarak haz─▒rlanm─▒┼č bir tasar─▒m─▒n sonucudur. B├Âyle kompleks ve benzersiz bir sistemin neden tesad├╝fen olu┼čamayaca─č─▒n─▒ sorular sorarak inceleyelim: Bahsetti─čimiz olu┼čum yani h├╝cre ├žekirde─činin sadece bu h├╝cre t├╝r├╝nde yok olmas─▒ nas─▒l bir zamanlama ile, ya da nas─▒l bir y├Ântemle ayarlanm─▒┼č olabilir? Tesad├╝fler sadece belli h├╝crelerin ├žekirdeklerini kaybetmeleri gerekti─čine nas─▒l karar vermi┼č olabilirler? Karar verdiklerini farzedelim, bu durumda s├Âz konusu yap─▒n─▒n, binlerce, milyonlarca y─▒l tesad├╝fleri bekleyerek olu┼čmas─▒ m├╝mk├╝n m├╝d├╝r? Bu sorunun mutlaka cevapland─▒r─▒lmas─▒ gerekecektir. Bu kesinlikle m├╝mk├╝n de─čildir. D├╝┼č├╝nelim ve bunu g├Ârelim. Bir bitkideki soymuk borular─▒n─▒n e─čer ├žekirdekleri olsayd─▒ ne olurdu? Bu durumda olu┼čan ilk t─▒kanmada bitki yava┼č yava┼č ├Âl├╝rd├╝. Bu da bitkinin yok olmas─▒, dolay─▒s─▒yla bir s├╝re sonra da bu t├╝r├╝n yok olmas─▒ anlam─▒na gelirdi. Bu sistemin yery├╝z├╝nde bulunan di─čer t├╝m bitki t├╝rlerinde de olu┼čmas─▒ gerekti─čini g├Âz ├Ân├╝ne alacak olursak, bitkilerdeki ta┼č─▒ma mekanizmalar─▒n─▒n tesad├╝fen olu┼čamayaca─č─▒ ger├že─či daha net g├Âr├╝lecektir. G├Âr├╝ld├╝─č├╝ gibi soymuk borular─▒n─▒n bitkiler ilk ortaya ├ž─▒kt─▒klar─▒ andan itibaren bug├╝nk├╝ ├Âzellikleriyle eksiksiz var olmas─▒ zorunludur. Bitkilerde zamanla geli┼čme diye bir ┼čey s├Âz konusu de─čildir. Bununla birlikte b├Âyle karma┼č─▒k ve kusursuz bir sistemdeki dengenin bir kere sa─članm─▒┼č olmas─▒ da yetmeyecektir. ├ç├╝nk├╝, a─ča├žlarda ve b├╝y├╝k bitkilerde odun borular─▒ (ksilem sistemi) ve ayn─▒ zamanda da soymuk borular─▒ (phloem) sistemi her sene yeni ba┼čtan olu┼čmaktad─▒r. Sistem; t├╝m yap─▒lar─▒, kendine has ├Âzellikleri, ├Âzel h├╝cre yap─▒lar─▒, sistemin i┼čleme h─▒z─▒ gibi detaylar─▒yla birlikte hi├žbir aksama olmadan her sene yenilenmektedir. Dahas─▒, g─▒dalar─▒n ta┼č─▒nmas─▒nda suyun ta┼č─▒nmas─▒n─▒n aksine canl─▒ h├╝creler kullan─▒lmaktad─▒r. Peki, bu ayr─▒m─▒n sebebi nedir? Ayn─▒ bitkinin g├Âvdesi i├žinde yer alan iki sistemdeki bu fark ├žok ├Ânemlidir, ├ž├╝nk├╝ besin ta┼č─▒nmas─▒nda (phloem sisteminde) minerallerin bitki i├žinde iletilebilmeleri i├žin direkt olarak h├╝creler g├Ârev yaparlar, bu y├╝zden h├╝crelerin canl─▒ olmalar─▒ gerekir. Ksilem sistemindeki h├╝crelerse suyun ta┼č─▒nmas─▒nda sadece bir boru g├Ârevi g├Âr├╝rler, suyun yapraklara iletimini sa─člayansa i├žerideki bas─▒n├žt─▒r. Besin ta┼č─▒nmas─▒nda canl─▒ h├╝crelerden olu┼čan bir sistemin kurulmas─▒n─▒n nedeni i┼čte budur. Bitkilerin su ta┼č─▒malar─▒nda oldu─ču gibi, besinleri ta┼č─▒malar─▒nda da sadece teoriler ge├žerlidir. Botanik├žiler bu sistemin nas─▒l ├žal─▒┼čt─▒─č─▒yla ilgili olduk├ža yo─čun ara┼čt─▒rmalar yapm─▒┼člard─▒r. Yap─▒lan ara┼čt─▒rmalarla ortaya ├ž─▒kan sonu├žlardan en kabul g├Âreni "toplu ak─▒┼č hipotezidir".72 Bu hipoteze g├Âre yapraklar─▒n i├ž dokular─▒nda besin olarak ├╝retilen ┼čeker, aktif ta┼č─▒ma yoluyla ta┼č─▒y─▒c─▒ kanalda canl─▒ olan ├Âzel h├╝crelere iletilir. Bu ta┼č─▒y─▒c─▒ kanal─▒ olu┼čturan h├╝crelere yani ├žekirde─čini kaybeden h├╝crelere gelen ┼čekerli ├ž├Âzelti, kanal boyunca bitkinin ┼čeker yo─čunlu─ču az olan di─čer b├Âlgelerine ta┼č─▒n─▒r.73 Bu paragraf─▒ bir de c├╝mleler ├╝zerinde detayl─▒ d├╝┼č├╝nerek inceleyelim. Bitkiyi olu┼čturan h├╝creler ┼čekerin az oldu─ču b├Âlgeleri tespit edip, gerekli g├Ârd├╝kleri yere ┼čeker ta┼č─▒maktad─▒rlar. ├ťzerinde d├╝┼č├╝n├╝lecek olursa h├╝crelerin b├Âyle bir i┼či yapmalar─▒nda ola─čan├╝st├╝ bir durum oldu─ču rahatl─▒kla g├Âr├╝lecektir. Bu olay nas─▒l ger├žekle┼čmektedir? B├Âyle bir karar─▒ h├╝crelerin kendi kendilerine almalar─▒ ve ┼čeker yo─čunlu─čunun miktar─▒n─▒ yine kendi kendilerine tespit etmeleri m├╝mk├╝n m├╝d├╝r? Elbette ki bu m├╝mk├╝n de─čildir. ┼×uursuz h├╝creler b├Âyle bir tespit yapamazlar. Di─čer h├╝crelerin nelere ihtiya├žlar─▒ oldu─čunu bilemezler. Bitkilerdeki bu h├╝creler de evrendeki t├╝m canl─▒lar gibi yarat─▒c─▒lar─▒ olan Allah'a boyun e─čmi┼člerdir ve O'nun ilham─▒ ile hareket etmektedirler. Allah bu ger├že─či bir ayetinde ┼č├Âyle bildirmektedir: ...O'nun, aln─▒ndan yakalay─▒p-denetlemedi─či hi├žbir canl─▒ yoktur... (Hud Suresi, 56)
Evrimciler bitkilerdeki t├╝m bu sistemlerin milyonlarca y─▒ll─▒k bir zaman s├╝reci i├žinde, kontrols├╝z tesad├╝fler sonucunda, bu m├╝kemmel hallerine ula┼čt─▒klar─▒n─▒ iddia ederler. Ve evrimcilere g├Âre bu i┼člemlerin tamamlanmas─▒n─▒ bekleyen bitkilere nedense hi├žbir ┼čey olmam─▒┼čt─▒r. Her tesad├╝f yerinde ger├žekle┼čirken, ge├ži┼č a┼čamalar─▒nda bitki besin ├╝retemedi─či i├žin ├Âlmemi┼č, susuz kal─▒p kurumam─▒┼č ve b├╝t├╝n bunlara milyonlarca y─▒l dayanm─▒┼čt─▒r. Bu b├Âl├╝mde bitkilerin sahip oldu─ču kompleks sistemlerden sadece ta┼č─▒ma sisteminin yap─▒s─▒ genel hatlar─▒yla incelenmi┼čtir. Bu konu bile kendi ba┼č─▒na evrim teorisinin anlams─▒zl─▒─č─▒n─▒ kan─▒tlamak i├žin yeterlidir. Evrimcilerin bu konulardaki iddialar─▒ evrimin mikrobiyolojik ├ž├Âk├╝┼č├╝ b├Âl├╝m├╝nde detayl─▒ olarak ele al─▒nacakt─▒r. Buraya kadar sayd─▒─č─▒m─▒z t├╝m ├Âzellikler bitkilerde su ve besin ta┼č─▒man─▒n g├╝venli bir ┼čekilde ger├žekle┼čmesi i├žin gerekli olan alt yap─▒n─▒n genel hatlar─▒d─▒r. ─░nce ayr─▒nt─▒lar─▒na girmeden genel hatlar─▒yla inceledi─čimiz bu kompleks mekanizmalar hi├ž ku┼čkusuz ki e┼čsiz ve ├╝st├╝n bir akl─▒n eseridir. Suyun ta┼č─▒nmas─▒nda bu i┼č i├žin ├Âzel se├žilmi┼č h├╝crelerin olu┼čturdu─ču borular vard─▒r ve bunlar suyun emilmesi s─▒ras─▒nda olu┼čacak bas─▒nca dayan─▒kl─▒ olmal─▒d─▒r. Ayr─▒ca bu yap─▒n─▒n suyu kolay iletebilmesi i├žin sitoplazmas─▒ olmamal─▒d─▒r. Besin ta┼č─▒yan h├╝creler ise tam aksine canl─▒ olmak zorundad─▒rlar ve besini iletebilmek i├žin de bir sitoplazmaya sahip olmal─▒d─▒rlar. Peki ├Âyleyse bitkilerdeki su ve besin ta┼č─▒ma i┼člemini en ince ayr─▒nt─▒s─▒na kadar sa─člayan bu mekanizmalar─▒ kim olu┼čturmu┼čtur? Bitkiler mi? Suyu ta┼č─▒yan kanallardan, fotosentez yapan yapraklardan, dallardan, kabuklardan olu┼čan bitkiler suyun fiziksel ├Âzelliklerini, bas─▒n├ž sistemlerini ve bunlara benzer di─čer ayr─▒nt─▒lar─▒ bilmeden kendi kendilerine ta┼č─▒ma i┼člemine uygun alt yap─▒y─▒ nas─▒l kurabilirler? Yine besin ta┼č─▒yan kanallar ┼čekerin yap─▒s─▒n─▒ bilmeden bu maddeyi en iyi ┼čekilde ta┼č─▒yacak sistemi nas─▒l bulabilirler? Bu gibi sorular ├žo─čalt─▒labilir, ne var ki hepsinin tek bir cevab─▒ vard─▒r. Bitkilerin b├Âyle kusursuz sistemleri "kurmalar─▒", "tasarlamalar─▒" veya "bulmalar─▒" gibi bir ┼čey s├Âz konusu bile de─čildir. Bitkilerin bir iradeleri yoktur. Bilim adamlar─▒n─▒n dahi "anlayabilmekte" g├╝├žl├╝k ├žektikleri bu kusursuz sistemleri olu┼čturanlar bitkilerin kendileri de─čildir. Tesad├╝fler de de─čildir. T├╝m bu sistemleri tam gereken ┼čekilde bitkinin h├╝crelerine yerle┼čtiren, bitkiyi de, suyu da, besini de yaratan Allah't─▒r. Her ┼čeyi eksiksiz yaratan ve yaratt─▒klar─▒n─▒ da en g├╝zel, en kusursuz yapan Rabbimiz bize Kendisi'ni tan─▒tmaktad─▒r.
K├Âklerin topraktan ald─▒─č─▒ mineralleri da─č─▒tmas─▒ i┼člemi de g├Âvdeye d├╝┼čmektedir. G├Âvde, mineralleri ihtiya├ž duyulan b├Âlgelere en uygun ┼čekilde da─č─▒tmak durumundad─▒r. ├ľrne─čin kalsiyumun yaprak sap─▒nda daha fazla bulunmas─▒ gerekir ├ž├╝nk├╝ sap, yapraklar─▒ ve ├ži├žekleri ta┼č─▒d─▒─č─▒ i├žin dayan─▒kl─▒ ve sert bir yap─▒ya sahip olmal─▒d─▒r. Tohumda ise, sapa oranla daha az miktarda kalsiyum bulunur. ─░nsan v├╝cudundan bir ├Ârnek vermek gerekirse magnezyumun insan v├╝cudundaki g├Ârevi kaslar─▒n g├╝├žlenmesini, protein sentezini, h├╝crelerin b├╝y├╝mesini ve yenilenmesini sa─člamakt─▒r. Yani magnezyum, b├╝y├╝menin ve h├╝crenin motorudur. Bitkilerde de magnezyum, bitkinin b├╝y├╝me noktalar─▒nda depolanm─▒┼čt─▒r ve olu┼čacak klorofilin yap─▒s─▒nda yer almak i├žin bekler. Bitkilerde yer alan ba┼čka bir element olan fosfor da ayn─▒ magnezyum gibi b├╝y├╝me noktalar─▒nda ve bitkinin ├ži├žek, meyve gibi k─▒s─▒mlar─▒nda daha fazla bulunur.74 Bitkilerde bulunan bu kusursuz ta┼č─▒ma sistemi, t├╝m├╝yle bilin├žli bir tasar─▒m─▒n, ├╝stelik de g├╝n├╝m├╝zde dahi tam olarak nas─▒l bir plan ├╝zerine ger├žekle┼čti─či ke┼čfedilememi┼č bir tasar─▒m─▒n ├╝r├╝n├╝d├╝r, yani ├žok ├╝st├╝n bir akla ve bilgiye sahip olan bir tasarlay─▒c─▒n─▒n eseridir. Bu tasarlay─▒c─▒ da hi├ž ku┼čkusuz yery├╝z├╝ndeki t├╝m canl─▒lar─▒n Rabbi olan ve onlar─▒n her t├╝rl├╝ ihtiyac─▒ndan haberdar olan Allah't─▒r. O, yaratt─▒─č─▒n─▒ bilmez mi? O, Latif'tir; Habir'dir. (M├╝lk Suresi, 14)
Zaman─▒ ├Âl├žebilme yetene─či genelde insan─▒n d─▒┼č─▒nda di─čer canl─▒larda bulunmas─▒n─▒n beklenmedi─či bir ├Âzelliktir. Bunun sadece insanlara ├Âzg├╝ oldu─ču d├╝┼č├╝n├╝lebilir ama hem bitkiler hem de hayvanlar, zaman─▒ ├Âl├žme mekanizmas─▒na yani "biyolojik bir saate" sahiptirler: Bitkilerdeki Biyolojik Saat Bitkilerin zamana ba─čl─▒ hareketlerinin ilk defa anla┼č─▒lmas─▒ 1920'lere dayanmaktad─▒r. Bu y─▒llarda Almanya'da iki bilimadam─▒ Erwin Buenning ve Kurt Stern fasulye bitkisindeki yaprak hareketlerini inceliyorlard─▒. ─░ncelemeleri sonunda g├Ârd├╝ler ki, bitkiler g├╝n boyunca yapraklar─▒n─▒ g├╝ne┼če do─čru uzat─▒yorlar, geceleri de tam dikey olarak yapraklar─▒n─▒ b├╝z├╝p uyku pozisyonuna ge├žiyorlard─▒. Bu bilimadamlar─▒ndan yakla┼č─▒k iki y├╝zy─▒l ├Ânce de Frans─▒z Astronom Jacques d'Ortour de Marian da bitkilerin b├Âyle d├╝zenli bir uyku ritmine sahip olduklar─▒n─▒ g├Âzlemlemi┼čti. Karanl─▒k bir ortamda ─▒s─▒ ve nem ayarlamas─▒ yap─▒larak tekrarlanan deneylerde bu durumun de─či┼čmemesi, bitkilerin i├žlerinde zaman ├Âl├žen bir sistemlerinin oldu─čunu g├Âstermi┼čti. Bitkiler belirli faaliyetleri i├žin belirli zamanlar─▒ se├žerler. Bunu da g├╝ne┼č ─▒┼č─▒─č─▒ndaki de─či┼čimlere ba─čl─▒ olarak yaparlar. ─░├žlerindeki saat g├╝ne┼č ─▒┼č─▒─č─▒yla kuruldu─ču i├žin ritmik hareketlerini 24 saat i├žinde tamamlarlar. Bitkilerin ritmik davran─▒┼člar─▒n─▒n haftalarca s├╝rd├╝─č├╝ de olabilir.75 Yap─▒lan ritmik hareketler ne kadar s├╝rerse s├╝rs├╝n de─či┼čmeyen bir nokta vard─▒r. Bu hareketler her seferinde bitkinin ya┼čamas─▒ ve neslinin devam─▒ i├žin, hep en uygun zamanlamada ger├žekle┼čir. Ve bu hareketlerin ba┼čar─▒yla tamamlanabilmesi i├žin bir├žok karma┼č─▒k i┼člemin kusursuz bir ┼čekilde meydana gelmesi gerekir. ├ľrne─čin bir├žok bitkide ├ži├žeklenme y─▒l─▒n belli bir zaman─▒nda olur. ├ç├╝nk├╝ bu zamanlar bitkinin ├ži├žeklenmesi i├žin en uygun zamanlard─▒r. Bitkilerin bu zaman ayarlamalar─▒n─▒ yapan saatleri, g├╝ne┼č ─▒┼č─▒─č─▒n─▒n yapraklara d├╝┼čme s├╝resini de hesaplar. Her bitkinin biyolojik saati bu s├╝reyi bitkinin kendi yap─▒sal ├Âzelli─čine g├Âre hesaplar. Yap─▒lan hesap ne olursa olsun ├ži├žeklenme en uygun zamanda ger├žekle┼čir. Bu ┼čekilde bir zaman ayarlamas─▒ yapan soya fasulyesi ├╝zerinde yap─▒lan ara┼čt─▒rmalar sonucunda, bu bitkilerin ne zaman ekilirlerse ekilsinler her zaman y─▒l─▒n ayn─▒ zamanlar─▒nda ├ži├žek a├žt─▒klar─▒ g├Âr├╝lm├╝┼čt├╝r. Bitkiler ├ži├žeklenmenin d─▒┼č─▒nda daha bir├žok faaliyetlerinde m├╝kemmel zamanlamalar kullan─▒rlar. ├ľrne─čin gelincik ├ži├žekleri polenlerini yayma zamanlar─▒n─▒, polen ta┼č─▒y─▒c─▒lar─▒n en yo─čun ┼čekilde dola┼čt─▒klar─▒ g├╝nlere ve saatlere denk getirirler. Yine her bitki i├žin bu g├╝nler ve saatler de─či┼čir. Ama sonu├žta her bitki yapt─▒─č─▒ zaman ayarlamas─▒yla en garantili bi├žimde polenlerini yayd─▒r─▒r. Gelincik ├ži├žekleri Temmuz ile A─čustos aylar─▒nda sabah 05.30 ile 10.00 saatleri aras─▒nda polenlerini yayarlar. Bu saat, ar─▒lar─▒n ve di─čer b├Âceklerin de beslenmek i├žin d─▒┼čar─▒ya ├ž─▒kt─▒klar─▒ saatlerdir. Burada bitki, kendi ├Âzellikleri d─▒┼č─▒nda bir de di─čer canl─▒lar─▒n ├Âzelliklerini en ince ayr─▒nt─▒s─▒na kadar hesaba katmal─▒d─▒r. Bu bitki kendisini d├Âlleyecek olan canl─▒lar─▒n yuvalar─▒ndan ├ž─▒kacaklar─▒ zaman─▒, katedecekleri yolun s├╝resini ve beslenme saatlerini tam olarak bilmelidir. Bu durumda akla ┼ču soru gelecektir: B├╝t├╝n bu "bilgilere" sahip olan ve gerekli "hesaplamalar─▒" yapan "di─čer bir canl─▒n─▒n ├Âzelliklerini analiz eden" ve bir bilgisayar merkezini and─▒ran bu saat, bitkinin neresindedir? Bilim adamlar─▒ bitkiler d─▒┼č─▒ndaki canl─▒lardaki biyolojik saatin, genel olarak hipofiz bezinin etkisiyle olu┼čtu─čunu d├╝┼č├╝nmektedirler. Fakat bitkilerdeki bu m├╝kemmel zaman ├Âl├žme sisteminin nerede bulundu─ču onlar i├žin hala tam bir s─▒rd─▒r.76 Bu sonu├ž bize, bitkilerin her t├╝rl├╝ faaliyetlerinin zamanlamas─▒n─▒ belirleyen, dolay─▒s─▒yla hepsini bilgisi ve denetimi alt─▒nda bulunduran ├╝st├╝n bir akl─▒n ve g├╝c├╝n delillerini ortaya koymaktad─▒r. Allah ├╝st├╝n g├╝c├╝ ve sonsuz akl─▒yla her yerde yarat─▒l─▒┼č delillerini bizlere g├Âstermekte ve bunlar─▒ g├Ârerek ├Â─č├╝t al─▒p d├╝┼č├╝nmemizi istemektedir. Bitkilerdeki Savunma Stratejileri Bitkiler de kendilerini d├╝┼čmanlar─▒ndan bir ┼čekilde korumak zorundad─▒rlar. Bu korunma her bitki t├╝r├╝ne g├Âre ├že┼čitlilik g├Âsterir. ├ľrne─čin baz─▒ bitkiler, parazitlere ve b├Âceklere kar┼č─▒ ├že┼čitli salg─▒lar ├╝reterek d├╝┼čmanlar─▒yla m├╝cadele ederler ve kendilerini ancak bu ┼čekilde korurlar. Bir numaral─▒ savunma silahlar─▒ olan zehirli kimyasal salg─▒lar─▒n─▒ gere─či gibi kullanabilmek i├žin bitkiler ├žok ├že┼čitli stratejiler kullan─▒rlar. ├ľrne─čin, mantar ve salatal─▒klar─▒n zehirli u├žlar─▒ vard─▒r ve bunlar─▒ sald─▒r─▒ an─▒nda harekete ge├žirirler. Bu tam te├žhizatl─▒ sava┼č─▒n ba┼čka bir ├Ârne─či de ├ž─▒nar a─ča├žlar─▒nda mevcuttur. ├ç─▒nar a─čac─▒, yapraklar─▒ndan salg─▒lad─▒─č─▒ bir ├Âz su yard─▒m─▒yla, g├Âvdesinin alt─▒ndaki topra─č─▒ sistemli bir ┼čekilde zehirler, ├Âyle ki bu zehirden sonra, topra─č─▒n ├╝st├╝nde k├╝├ž├╝c├╝k bir ot bile yeti┼čemez. Bu zehirli maddeyi b├╝nyesinde bar─▒nd─▒rmas─▒na ra─čmen ├ž─▒nar a─čac─▒ kendisi bundan herhangi bir zarar g├Ârmez. Sald─▒r─▒ya u─črad─▒klar─▒nda bulunduklar─▒ ortamdan uzakla┼čmalar─▒n─▒ sa─člayacak ayaklar─▒ veya sava┼čacak herhangi bir organ─▒ olmayan bitkiler d├╝┼čmanlar─▒na kar┼č─▒ sadece salg─▒larla kar┼č─▒l─▒k vermezler, bunun yan─▒ s─▒ra pek ├žok savunma mekanizmas─▒ ile birlikte yarat─▒lm─▒┼člard─▒r. Bu mekanizmalar─▒n i├žinde haberle┼čme yetene─či de vard─▒r.77 Baz─▒ bitkiler, ─▒s─▒r─▒lan b├Âlgeden kendilerini ─▒s─▒ran b├Âce─čin sindirim sistemini bozucu ve ona sahte tokluk hissettiren bir s─▒v─▒ salg─▒lar. Ayn─▒ zamanda yaprak hasar g├Ârd├╝─č├╝ yerden "jasmonik asit" denen bir t├╝r asit de salg─▒layarak di─čer yapraklar─▒n sald─▒r─▒dan haberdar olmalar─▒n─▒ ve savunmaya ge├žmelerini sa─člar. M─▒s─▒r ve fasulye bitkileri ise d├╝┼čmanlar─▒ndan korunmak i├žin parazit ya┼čayan e┼ček ar─▒lar─▒n─▒ adeta paral─▒ asker gibi kullan─▒rlar. Yapraklar─▒na t─▒rt─▒l dadand─▒─č─▒nda ├Âzel bir kimyasal salg─▒ salg─▒layan bu bitkiler e┼ček ar─▒lar─▒n─▒ bulunduklar─▒ yere toplarlar. E┼ček ar─▒lar─▒ da larvalar─▒n─▒ bitkiye sald─▒rm─▒┼č olan t─▒rt─▒llar─▒n ├╝stlerine b─▒rak─▒rlar. B├╝y├╝yen e┼ček ar─▒s─▒ larvalar─▒ t─▒rt─▒llar─▒n ├Âl├╝m├╝ne neden olur bu da bitkinin kurtulmas─▒n─▒ sa─člar. Bitkilerin baz─▒lar─▒ ise aleolu kimyasal bile┼čikleri yap─▒lar─▒nda bulundururlar. Bunlar b├Âcek ve hayvanlar i├žin bazen ├žekici, bazen korkutucu, bazen alerji yap─▒c─▒, bazen de ├Âld├╝r├╝c├╝ olarak etkilerini g├Âsterirler. ├ľrne─čin kelebekler ├žal─▒ ├ži├žekli bitkilere yana┼čmazlar. ├ç├╝nk├╝ bu t├╝r ├ži├žekler savunma sistemlerinin i├žinde "sinigrin" adl─▒ bir zehir maddesi bulundururlar. Buna kar┼č─▒n kelebekler zehir maddesi ta┼č─▒mad─▒klar─▒n─▒ bildikleri salk─▒m ├ži├žekli bitkileri tercih ederler. Buradaki ayr─▒m─▒ kelebeklerin nas─▒l ├Â─črenmi┼č olabilecekleri ayr─▒ca cevap bekleyen bir sorudur. Kelebe─čin bunu tecr├╝be ederek ├Â─črenmesi imkans─▒zd─▒r. Bitkinin tad─▒na bakmas─▒ kelebe─čin sonu olacakt─▒r. O halde bu bilgiyi kelebekler farkl─▒ bir ┼čekilde elde etmektedirler. Ak├žaa─ča├žlar─▒n, ├Âzellikle ┼čeker ak├žaa─čac─▒n─▒n gen├ž s├╝rg├╝nlerini ve yapraklar─▒n─▒ zararl─▒ canl─▒lardan koruma d├╝zeni ├žo─ču zaman insanlar─▒n ├╝rettikleri b├Âcek ├Âld├╝r├╝c├╝lerden ├žok daha etkilidir. ┼×eker ak├žaa─čac─▒, g├Âvdesinde bol ┼čekerli ├Âz su olmas─▒na ra─čmen, yapraklar─▒na "tanen" denen bir maddeyi g├Ânderir. Bu, b├Âcekleri rahats─▒z eden bir maddedir. "Tanen"li yapraklar─▒ yiyen b├Âcekler kurtulmak i├žin hemen daha az tanenli ├╝st yapraklara ├ž─▒karlar. Oysa ├╝st yapraklar ku┼člar─▒n en ├žok u─črad─▒klar─▒ yerlerdir. Buraya ka├žan b├Âcekler ku┼člar taraf─▒ndan avlan─▒rlar. ┼×eker ak├žaa─čac─▒ bu stratejisi sayesinde b├Âcek sald─▒r─▒lar─▒ndan az zarar g├Ârerek kurtulur.78 Orta ve G├╝ney Amerika'da yeti┼čen bir asma bitkisi siyah ve ye┼čil t─▒rt─▒llar ve k─▒rm─▒z─▒ kelebekler i├žin ├žok ideal ve ├žekici bir yiyecek t├╝r├╝d├╝r. ├ľyle ki bu b├Âcekler, yavrular─▒n─▒n yumurtadan ├ž─▒kar ├ž─▒kmaz bu lezzetli yiyecekle beslenebilmeleri i├žin, yumurtalar─▒n─▒ asma bitkisinin yapraklar─▒ ├╝zerine b─▒rak─▒rlar. Yaln─▒z burada ├žok ├Ânemli bir nokta vard─▒r. Bu kelebekler yumurtalar─▒n─▒ b─▒rakmadan ├Ânce asman─▒n yapraklar─▒n─▒ iyice kontrol ederler. E─čer bir ba┼čka hayvan yumurtalar─▒n─▒ yerle┼čtirmi┼čse, ayn─▒ bitkinin yapraklar─▒ndan birden fazla ailenin bireylerinin beslenmesi zor olaca─č─▒ndan, oray─▒ tercih etmez ve bo┼č olan ba┼čka yapraklar─▒ ararlar.79 B├Âceklerin tercihinin bu y├Ânde olmas─▒ bitki i├žin olduk├ža b├╝y├╝k bir avantajd─▒r ├ž├╝nk├╝ asma bitkisi sald─▒r─▒dan korunmak i├žin b├Âceklerin bu se├žicili─činden faydalan─▒r. Asma bitkisinin baz─▒ cinsleri, yapraklar─▒n─▒n ├╝st k─▒s─▒mlar─▒nda, ye┼čil yumrucuklar olu┼čtururlar. Baz─▒ t├╝rleri ise, yapra─č─▒n alt─▒nda bulunan, dal ile birle┼čme yeri ├╝zerinde, kelebeklerin yumurtalar─▒na benzer renkte lekecikler meydana getirirler. Bunu g├Âren t─▒rt─▒l ve kelebekler, ba┼čka b├Âceklerin kendilerinden evvel bu yapraklar─▒n ├╝zerine yumurtlad─▒klar─▒n─▒ zannederler ve bitkiye yumurtlamaktan vazge├žerek, kendilerine yeni yapraklar aramaya ba┼člarlar. Yapraklar─▒n─▒ b├Âylesine inan─▒lmaz bir y├Ântemle koruma alt─▒na alm─▒┼č olan asma bitkisi, herkesin bildi─či gibi topraktan ├ž─▒kan ve kuru bir dal ile yapraklardan olu┼čan bir bitkidir. Bu bitki herhangi bir ak─▒l, haf─▒za ve te┼čhis kabiliyetine sahip de─čildir. Kendisinden tamamen farkl─▒ bir canl─▒n─▒n, bir b├Âce─čin ├Âzelliklerini, tercihlerini, yumurtlar─▒n─▒n ┼čeklini bilmesine kesinlikle imkan yoktur. Ama g├Âr├╝ld├╝─č├╝ gibi asma bitkisi b├Âce─čin, hangi ┼čartlarda yumurtalar─▒n─▒ b─▒rakmaktan vazge├žip de ba┼čka bir bitkiye y├Ânelece─čini bilmekte, ayr─▒ca kendi yapraklar─▒nda bu yumurtalara benzer desenler olu┼čturmakta ve ├že┼čitli de─či┼čiklikler yapmaktad─▒r. Asma bitkisinin, herhangi bir b├Âce─čin yumurtalar─▒n─▒ taklit edebilmesi i├žin neler yapmas─▒ gerekti─čini birlikte d├╝┼č├╝nelim. Taklit, zeka gerektiren bir yetenektir. Bu nedenle bitki bir zekaya sahip olmal─▒, bu yumurtalar─▒ g├Âr├╝p idrak etmeli ve haf─▒zas─▒na bunu yerle┼čtirmelidir. Daha sonra bu ├Âzelliklerini, baz─▒ sanatsal kabiliyetleri ile birle┼čtirip, kendi b├╝nyesinde ├že┼čitli de─či┼čiklikler olu┼čturup b├Âyle bir savunma takti─či geli┼čtirmelidir. Elbette ki bu sayd─▒klar─▒m─▒z─▒n hi├žbiri, bir bitki taraf─▒ndan ger├žekle┼čtirilmi┼č olmas─▒, ya da ├že┼čitli tesad├╝fler sonucunda ortaya ├ž─▒kmas─▒ m├╝mk├╝n olan ┼čeyler de─čildir. Ger├žek ┼ču ki, asma bitkisi bu ├Âzelli─če sahip olarak "yarat─▒lm─▒┼č"t─▒r. Bu, ona Allah taraf─▒ndan ├Âzel olarak verilmi┼č bir savunma sistemidir. Her ┼čeyi en ince ayr─▒nt─▒s─▒na kadar planlayan Allah yery├╝z├╝ndeki t├╝m bitkilerin bulunduklar─▒ ortamda gereken her t├╝rl├╝ ihtiya├žlar─▒n─▒ yaratm─▒┼čt─▒r. Allah her ┼čeyin hakimidir. T├╝m evrende olan biten her ┼čeyden haberdard─▒r. Allah bir ayetinde bu ger├že─či ┼č├Âyle bildirmektedir: G├Âkten yere her i┼či O evirip d├╝zene koyar... (Secde Suresi, 5)

Destek olmak isteyen karde┼člerimiz ileti┼čim formundan bize yaz─▒n─▒z Allah raz─▒ olsun.

  • Kur'anda
  • Mucizeler
  • Kavramlar
  • ☝­čôľ ěž┘ä┘ůěş┘ů┘Őěę ­čôľ☝

S.Muhammed Kayaalp el-Ha┼čimi (Musevi) Ks 

ěž┘äěžěž┘ůěž┘ů ě│┘Őě» ┘ůěş┘ůě» ┘çěžě┤┘ů┘Ő ěž┘ä┘ů┘łě│┘ł┘Ő

Arap├ža Dersleri-─░slami Sohbetler-Tevhid-Tefsir-Hadis-F─▒k─▒h-Fetvalar-─░r┼čadlar

Kuranda bitkiler Rating: 4.5 Diposkan Oleh: ☝ěž┘äěžěž┘ůěž┘ů ě│┘Őě» ┘ůěş┘ůě» ┘çěžě┤┘ů┘Ő ěž┘ä┘ů┘łě│┘ł┘Ő☝ěž┘ä┘ůěş┘ů┘Őěę

Hi├ž yorum yok:

Yorum G├Ânder

Not: Yaln─▒zca bu blogun ├╝yesi yorum g├Ânderebilir.