قَامَ رَجُلٌ مِنْ قُرَيْشٍ اسْمُهُ حِبَّانُ ابْنُ العَرِقَةِ بِرَمْيِ سَعْدِ بْنِ مُعَاذٍ يَوْمَ الخَنَدَقِ فَأَصَابَهُ فِي كَاحِلِهِ، فَأَمَرَ رَسُولُ اللَّهِ -صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ- بِإِقَامَةِ خَيْمَةِ تَمْرِيضٍ فِي المَسْجِدِ لِيَكُونَ قَرِيبًا مِنْهُ، فَلَمَّا عَادَهُ رَسُولُ اللَّهِ -صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ- رَوَتْ عَائِشَةُ فَقَالَتْ: (حَضَرَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَأَبُو بَكْرٍ وَعُمَرُ سَعْدَ بْنَ مُعَاذٍ، وَهُوَ يَمُوتُ فِي القُبَّةِ الَّتِي ضَرَبَهَا عَلَيْهِ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فِي المَسْجِدِ، قَالَتْ: وَالَّذِي نَفْسُ مُحَمَّدٍ بِيَدِهِ، إِنِّي لَأَعْرِفُ بُكَاءَ أَبِي بَكْرٍ مِنْ بُكَاءِ عُمَرَ، وَإِنِّي لَفِي حُجْرَتِي، فَكَانَا كَمَا قَالَ اللَّهُ: {رُحَمَاءُ بَيْنَهُمْ})، وَكَانَ جُرْحُهُ يَزْدَادُ سُوءًا يَوْمًا بَعْدَ يَوْمٍ، حَتَّى أَتَاهُ رَسُولُ اللَّهِ -صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ- فَضَمَّهُ إِلَى صَدْرِهِ وَدَعَا لَهُ، فَكَانَتْ هَذِهِ الكَلِمَاتُ بَرْدًا وَسَلَامًا عَلَيْهِ، فَرَفَعَ رَأْسَهُ وَوَجَّهَ بَصَرَهُ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ عَلَّ وَجْهَ الرَّسُولِ يَكُونُ آخِرَ مَا يَرَاهُ، وَقَالَ: "السَّلَامُ عَلَيْكَ يَا رَسُولَ اللَّهِ، أَمَا إِنِّي لَأَشْهَدُ أَنَّكَ رَسُولُ اللَّهِ"، فَبَشَّرَهُ رَسُولُ اللَّهِ بِالخَيْرِ.
وَانْفَجَرَ جُرْحُهُ فَضَمَّهُ حَتَّى سَالَتْ دِمَاؤُهُ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ -صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ-، فَقَالَ أَبُو بَكْرٍ الصِّدِّيقُ -رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ-: "وَانْكِسَارَ ظَهْرَاهُ"! ثُمَّ جَاءَ عُمَرُ بْنُ الخَطَّابِ -رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ- فَقَالَ: "إِنَّا لِلَّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعُونَ"، وَذَهَبَ رَسُولُ اللَّهِ مِنْ جَنَازَتِهِ وَدُمُوعُهُ تَنَحَدِرُ عَلَى خَدَّيْهِ، وَرَوَى جَابِرٌ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ فَقَالَ: (اهْتَزَّ عَرْشُ الرَّحْمَنِ لِمَوْتِ سَعْدِ بْنِ مُعَاذٍ)، وَقَالَ: (هَذَا الَّذِي تَحَرَّكَ لَهُ العَرْشُ، وَفُتِحَتْ لَهُ أَبْوَابُ السَّمَاءِ، وَشَهِدَهُ سَبْعُونَ أَلْفًا مِنَ المَلَائِكَةِ، لَقَدْ ضُمَّ ضَمَّةً، ثُمَّ فُرِّجَ عَنْهُ)، وَرَوَتْ عَائِشَةُ -رَضِيَ اللَّهُ عَنْهَا- فِي فَضْلِهِ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ -صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ-: (ثَلَاثَةٌ مِنَ الأَنْصَارِ لَمْ يَكُنْ أَحَدٌ يَعْتَدُّ عَلَيْهِمْ فَضْلًا كُلُّهُمْ مِنْ بَنِي عَبْدِ الأَشْهَلِ: أُسَيْدُ بْنُ حُضَيْرٍ وَسَعْدُ بْنُ مُعَاذٍ وَعَبَّادُ بْنُ بِشْرٍ)، وَكَانَ مَوْتُهُ فِي السَّنَةِ الخَامِسَةِ مِنَ الهِجْرَةِ بَعْدَ غَزْوَةِ الخَنَدَقِ بِشَهْرٍ وَبَعْدَ بَنِي قُرَيْظَةَ بِبِضْعَةِ لَيَالٍ.
1. İsimler (الأَسْمَاء)
1. كَاحِل (Ayak Bileği)
Örnek Cümle: أُصِيبَ اللَّاعِبُ فِي كَاحِلِهِ أَثْنَاءَ المَبَارَاةِ.
(Oyuncu maç sırasında ayak bileğinden yaralandı.)
2. خَيْمَة (Çadır)
Örnek Cümle: أَمَرَ النَّبِيُّ بِإِقَامَةِ خَيْمَةٍ لِعِلَاجِ الجَرْحَى.
(Peygamber yaralıların tedavisi için bir çadır kurulmasını emretti.)
3. دُمُوع (Gözyaşları)
Örnek Cümle: سَالَتِ الدُّمُوعُ عَلَى خَدَّيْهِ مِنَ الحُزْنِ.
(Üzüntüden yanaklarına gözyaşları aktı.)
4. عَرْش (Arş / Taht)
Örnek Cümle: اهْتَزَّ عَرْشُ الرَّحْمَنِ لِمَوْتِ الصَّالِحِ.
(Salih kişinin ölümüyle Rahman'ın arşı sarsıldı.)
5. جَنَازَة (Cenaze)
Örnek Cümle: شَيَّعَ المُسْلِمُونَ جَنَازَةَ الشَّهِيدِ.
(Müslümanlar şehidin cenazesine katıldı.)
2. Fiiller (الأَفْعَال)
1. رَمَى (Attı / Vurdu)
Örnek Cümle: رَمَى الرَّجُلُ السَّهْمَ بِنَحْوِ الهَدَفِ.
(Adam oku hedefe doğru attı.)
2. عَادَ (Hasta Ziyaret Etti / Döndü)
Örnek Cümle: عَادَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ المَرِيضَ فِي المَسْجِدِ.
(Peygamber s.a.v. mescitteki hastayı ziyaret etti.)
3. اهْتَزَّ (Sarsıldı / Titredi)
Örnek Cümle: اهْتَزَّتِ الأَرْضُ مِنْ مَوْتِ العَالِمِ.
(Alimin ölümüyle yer sarsıldı.)
4. سَالَ (Aktı)
Örnek Cümle: سَالَتِ الدِّمَاءُ مِنَ الجُرْحِ الشَّدِيدِ.
(Ağır yaradan kanlar aktı.)
5. فُرِّجَ (Giderildi / Ferahlatıldı)
Örnek Cümle: فُرِّجَ عَنِ المُؤْمِنِ كَرْبُهُ بَعْدَ الصَّبْرِ.
(Sabırdan sonra müminin sıkıntısı giderildi.)
3. Edatlar (الحُرُوف / الأَدَوَات)
1. فِي (İçinde / -de, -da)
Örnek Cümle: أُقِيمَتِ الخَيْمَةُ فِي المَسْجِدِ.
(Çadır mescitte kuruldu.)
2. عَنْ (-den, -dan / Hakkında)
Örnek Cümle: رَوَى جَابِرٌ عَنِ النَّبِيِّ حَدِيثًا شَرِيفًا.
(Cabir, Peygamber'den şerif bir hadis rivayet etti.)
3. كَـ (Gibi)
Örnek Cümle: كَانَا كَمَا قَالَ اللَّهُ فِي الكِتَابِ.
(İkisi, Allah'ın Kitap'ta buyurduğu gibiydiler.)
4. حَتَّى (-e Kadar / Hatta)
Örnek Cümle: صَبَرَ الشَّهِيدُ حَتَّى أَتَاهُ الأَجَلُ.
(Şehit, eceli gelene kadar sabretti.)
5. بِـ (İle / Sebeple)
Örnek Cümle: أَمَرَ النَّبِيُّ بِإِقَامَةِ المَشْفَى.
(Peygamber hastanenin kurulmasını emretti.)
4. Kelime ve Anlam Testi (20 Soru)
Soru 1: Metinde geçen كَاَحِل kelimesinin Türkçe karşılığı nedir?
- A) Ayak bileği
- B) Omuz
- C) El bileği
- D) Diz kapağı
Soru 2: Metinde Sa'd b. Muaz'ın bakımı için kurulan خَيْمَة ne anlama gelmektedir?
- A) Saray
- B) Çadır
- C) Odaya benzeyen ev
- D) Kaleli sığınak
Soru 3: Sa'd b. Muaz hangi savaş günü atılan bir okla yaralanmıştır?
- A) Gazve-i Bedir
- B) Gazve-i Uhud
- C) Yevm-i Hendek
- D) Gazve-i Huneyn
Soru 4: Metindeki عَادَهُ fiilinin bu bağlamdaki anlamı nedir?
- A) Onu hasta ziyaretine gitti
- B) Ona düşmanlık besledi
- C) Onu geri çağırdı
- D) Onunla tekrar görüştü
Soru 5: Hz. Aişe'nin hadisinde geçen قُبَّة kelimesi neyi ifade eder?
- A) Kubbe şeklinde çadır / barınak
- B) Mescidin minaresi
- C) Derin kuyu
- D) Taş duvar
Soru 6: Hz. Aişe (r.a.) hücresindeyken kimlerin ağlayışını birbirinden ayırt edebildiğini söylemiştir?
- A) Hz. Ömer ve Hz. Ali
- B) Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer
- C) Hz. Osman ve Hz. Ali
- D) Sa'd b. Muaz ve Cabir b. Abdullah
Soru 7: اهْتَزَّ عَرْشُ الرَّحْمَنِ cümlesinin Türkçe anlamı nedir?
- A) Melekler gözyaşı döktü
- B) Rahman'ın arşı sarsıldı / titredi
- C) Gökyüzünün kapıları kapandı
- D) Yeryüzü baştan başa yarıldı
Soru 8: Metindeki انْفَجَرَ fiilinin anlamı aşağıdakilerden hangisidir?
- A) İyileşti / kapandı
- B) Patladı / yarıldı / fışkırdı
- C) Dikiş atıldı
- D) Kurudu
Soru 9: Hadiste Sa'd b. Muaz'ın cenazesine kaç bin meleğin şahitlik ettiği belirtilmiştir? (سَبْعُونَ أَلْفًا)
- A) 10 bin
- B) 50 bin
- C) 70 bin
- D) 100 bin
Soru 10: تَنَحَدِرُ fiilinin anlamı nedir?
- A) Aşağı akıyor / süzülüyor
- B) Yükseliyor
- C) Kuruyor
- D) Duraksıyor
Soru 11: Metinde geçen جَنَازَة kelimesinin anlamı nedir?
- A) Cenaze
- B) Ordu
- C) Düğün
- D) Toplantı
Soru 12: İlgili ayette geçen رُحَمَاءُ بَيْنَهُمْ ifadesinin Türkçe anlamı nedir?
- A) Kendi aralarında çok merhametlidirler
- B) Kafirler karşısında çetindirler
- C) Adaletle karar verirler
- D) Gece gündüz ibadet ederler
Soru 13: Sa'd b. Muaz'ın vefatı Hicret'in kaçıncı yılında gerçekleşmiştir?
- A) 3. yıl
- B) 4. yıl
- C) 5. yıl
- D) 6. yıl
Soru 14: Metindeki سَالَتْ fiilinin anlamı nedir?
- A) Aktı
- B) Durdu
- C) Dondu
- D) Kayboldu
Soru 15: Hadis-i şerifte Banu Abdil-Eşhel kabilesinden üstünlüğü övülen üç sahabi arasında hangisi YOKTUR?
- A) Üseid b. Hudayr
- B) Sa'd b. Muaz
- C) Abbad b. Bişr
- D) Muaz b. Cebel
Soru 16: Hadiste geçen فُرِّجَ عَنْهُ ifadesinin anlamı nedir?
- A) Üzüntüsü arttı
- B) Sıkıntısı giderildi / ferahlatıldı
- C) Esir edildi
- D) Yanından uzaklaşıldı
Soru 17: Metinde geçen بَشَّرَ fiili ne anlama gelmektedir?
- A) Müjdeledi
- B) Uyardı
- C) Korkuttu
- D) Soru sordu
Soru 18: بُكَاء kelimesinin Türkçe karşılığı nedir?
- A) Gülme
- B) Ağlama
- C) Bağırma
- D) Konuşma
Soru 19: خَدَّيْهِ kelimesi neyi ifade etmektedir?
- A) İki gözü
- B) İki elinin içi
- C) İki yanağı
- D) İki ayağı
Soru 20: Metinde geçen بِبِضْعَةِ لَيَالٍ tamlamasındaki بِضْعَة kelimesinin anlamı nedir?
- A) Birkaç (3 ila 9 arası)
- B) Yüzlerce
- C) Tam olarak iki
- D) Onlarca
Test Cevap Anahtarı
1 - A
2 - B
3 - C
4 - A
5 - A
6 - B
7 - B
8 - B
9 - C
10 - A
11 - A
12 - A
13 - C
14 - A
15 - D
16 - B
17 - A
18 - B
19 - C
20 - A
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.