- Ders
- Konular
- Testler
- Arapça Dersler
- Arapça Ders Kitapları
- ☝📖المحمدية📖☝
Arapçada İsmin Mecrur Olduğu Durumlar
Konu Anlatımı, 20 Örnek Kelime/Cümle ve 33 Soruluk Kapsamlı Test
Arapçada İsmin Mecrur Olduğu Durumlar Nelerdir?
Arap dilbilgisinde Mecrur (المجرور), kelimenin son harekesinin kesre (esre ــِــ) veya kesre yerine geçen bir alamet (ya, fetha vb.) olduğu durumu ifade eder. İsimler merfu, mansub ve mecrur olmak üzere üç ana irap halinden birinde bulunurlar. İsimlerin mecrur olduğu temel 3 durum şunlardır:
- 1. Harf-i Cerlerden Sonra (حروف الجر): Başlarına مِن، إِلَى، عَنْ، عَلَى، فِي، رُبَّ، الْبَاءُ، الْكَافُ، اللَّامُ gibi harf-i cerlerden biri gelen isimler mecrur olur (kesre alırlar). Örnek: ذَهَبْتُ إِلَى الْمَدْرَسَةِ (Okula gittim).
- 2. İzafet (İsim Tamlaması) Terkiplerinde Muzafun İleyh Olma Durumu (المضاف إليه): Bir isim tamlamasında ikinci öge olan (tamlanan / muzafun ileyh) isim her zaman mecrur olur. Örnek: كِتَابُ الطَّالِبِ (Öğrencinin kitabı).
- 3. Harf-i Cer ile Yapılan Yeminlerden Sonra (حروف القسم): Yemin (and içme) harfleri olan وَ، بِ، تَ harflerinden sonra gelen muksemun bih (üzerine yemin edilen isim) mecrur olur. Örnek: وَاللَّهِ (Allah'a yemin olsun ki).
20 Farklı Örnek Kelime ve Cümle
1. حَفْلَة (Tören) - Örnek: حَضَرْتُ الحَفْلَةَ الكَبِيرَةَ. (Büyük törene katıldım.)
2. طَبِيب (Doktor) - Örnek: ذَهَبْتُ عِنْدَ الطَّبِيبِ. (Doktora gittim.)
3. حَدِيقَة (Bahçe) - Örnek: جَلَسْتُ فِي الحَدِيقَةِ الجَمِيلَةِ. (Güzel bahçede oturdum.)
4. سَفِينَة (Gemi) - Örnek: سَافَرْتُ بِالسَّفِينَةِ. (Gemiyle yolculuk yaptım.)
5. قَهْوَة (Kahve) - Örnek: شَرِبْتُ فِنْجَانَ القَهْوَةِ. (Bir fincan kahve içtim.)
6. مَسْجِد (Cami) - Örnek: صَلَّيْتُ فِي المَسْجِدِ الكَبِيرِ. (Büyük camide namaz kıldım.)
7. سَاعَة (Saat) - Örnek: اشْتَرَيْتُ سَاعَةَ يَدٍ. (Bir kol saati satın aldım.)
8. مَكْتَبَة (Kütüphane) - Örnek: قَرَأْتُ الكِتَابَ فِي المَكْتَبَةِ. (Kitabı kütüphanede okudum.)
9. قِطَار (Tren) - Örnek: رَكِبْتُ القِطَارَ السَّرِيعَ. (Hızlı trene bindim.)
10. زَهْرَة (Çiçek) - Örnek: رَأَيْتُ جَمَالَ الزَّهْرَةِ. (Çiçeğin güzelliğini gördüm.)
11. طَائِفَة (Grup / Cemaat) - Örnek: سَمِعْتُ كَلَامَ الطَّائِفَةِ. (Cemaatin sözünü işittim.)
12. مِنْصَرَف (Çıkış yeri) - Örnek: وَصَلْتُ إِلَى المِنْصَرَفِ. (Çıkış noktasına ulaştım.)
13. شَارِع (Cadde) - Örnek: مَشَيْتُ فِي الشَّارِعِ الوَاسِعِ. (Geniş caddede yürüdüm.)
14. فَلاح (Çiftçi) - Örnek: شَكَرْتُ عَمَلَ الفَلَّاحِ. (Çiftçinin çalışmasına teşekkür ettim.)
15. حَاسوب (Bilgisayar) - Örnek: كَتَبْتُ الرِّسَالَةَ بِالحَاسُوبِ. (Mesajı bilgisayarla yazdım.)
16. مُحَامِي (Avukat) - Örnek: سَأَلْتُ رَأْيَ المُحَامِي. (Avukatın görüşünü sordum.)
17. طَرِيق (Yol) - Örnek: وَجَدْتُ المِفْتَاحَ فِي الطَّرِيقِ. (Anahtarı yolda buldum.)
18. مِفْتَاح (Anahtar) - Örnek: هَذَا مِفْتَاحُ البَابِ. (Bu, kapının anahtarıdır.)
19. صَدِيق (Arkadaş) - Örnek: ذَهَبْتُ مَعَ الصَّدِيقِ. (Arkadaşla gittim.)
20. قَمَر (Ay) - Örnek: نُورُ القَمَرِ سَاطِعٌ. (Ayın nuru parlaktır.)



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.