- Ders
- Konular
- Testler
- Arapça Dersler
- Arapça Ders Kitapları
- ☝📖المحمدية📖☝
Arapçada İlletli İsimlerin Özellikleri
Maksûr, Mankûs ve Memdûd İsimler / Kapsamlı Örnekler ve Test
Konu Özeti: İlletli İsimler (الأَسْمَاءُ الْمُعْتَلَّةُ)
Arapça dilbilgisinde sonunda asli illet harfi (Elif, Vâv, Yâ) bulunan isimlere illetli isim (mütteal veya gayr-i sahih) denir. İlletli isimler yapılarına göre üç ana gruba ayrılır:
- 1. Maksûr İsim (الاسم المقصور): Sonunda, kendinden önceki harfin harekesi fetha olan lazım (sabit) bir elif bulunur (Örn: عَصَا, هُدًى). İ'rab hareke-i takdîriyledir (gizli okunur, açıkça görülmez).
- 2. Mankûs İsim (الاسم المنقوص): Sonunda kendinden önceki harfin harekesi kesre olan lazım bir yâ bulunur (Örn: القَاضِي). Nekrâ hâlindeyken merfû ve mecrûr konumlarda yâ düşer yerine tenvinli esre gelir (قَاضٍ), mansûb hâlde ise yâ açıkça görünür (قَاضِيًا).
- 3. Memdûd İsim (الاسم الممدود): Sonunda hemzeden önce ziyade (ek) bir elif bulunan isimlerdir (Örn: سَمَاء, صَحْرَاء). İ'rabı genellikle zâhiri (açık) harflerle yapılır.
20 Farklı İlletli İsim Örneği ve Cümleler
1. عَصَا (Asa - Maksûr) - Örnek: هَذِهِ عَصَا مُوسَى. (Bu Musa'nın asasıdır.)
2. هُدًى (Hidayet - Maksûr) - Örnek: القُرْآنُ هُدًى لِلْمُتَّقِينَ. (Kuran takva sahipleri için hidayettir.)
3. مُصْطَفَى (Mustafa - Maksûr) - Örnek: جَاءَ المُصْطَفَى إِلَى الحَفْلَةِ. (Mustafa törene geldi.)
4. فَتًى (Genç - Maksûr) - Örnek: رَأَيْتُ فَتًى مَاهِرًا. (Yetenekli bir genç gördüm.)
5. دُنْيَا (Dünya - Maksûr) - Örnek: الدُّنْيَا دَارُ فَنَاءٍ. (Dünya fani bir yurttur.)
6. لَيْلَى (Leyla - Maksûr) - Örnek: سَافَرَتْ لَيْلَى إِلَى مَكَّةَ. (Leyla Mekke'ye seyahat etti.)
7. مُسْتَشْفَى (Hastane - Maksûr) - Örnek: ذَهَبَ المَرِيضُ إِلَى المُسْتَشْفَى. (Hasta hastaneye gitti.)
8. كُبْرَى (En büyük - Maksûr) - Örnek: هَذِهِ المَسْأَلَةُ الكُبْرَى. (Bu en büyük meseledir.)
9. قَاضٍ (Hâkim - Mankûs) - Örnek: حَكَمَ قَاضٍ بِالعَدْلِ. (Bir hâkim adaletle hükmetti.)
10. القَاضِي (Hâkim / Belirli - Mankûs) - Örnek: جَاءَ القَاضِي إِلَى المَحْكَمَةِ. (Hâkim mahkemeye geldi.)
11. سَاعٍ (Postacı / Koşucu - Mankûs) - Örnek: جَاءَ سَاعٍ بِالرِّسَالَةِ. (Bir postacı mektupla geldi.)
12. المَاضِي (Geçmiş - Mankûs) - Örnek: انْتَهَى العَامُ المَاضِي. (Geçmiş yıl sona erdi.)
13. رَامٍ (Okçu - Mankûs) - Örnek: رَأَيْتُ رَامِيًا فِي الحَدِيقَةِ. (Bahçede bir okçu gördüm.)
14. البَانِي (Yapan / Mimar - Mankûs) - Örnek: البَانِي يُبْدِعُ فِي البِنَاءِ. (Mimar yapıda harikalar yaratıyor.)
15. سَمَاء (Gökyüzü - Memdûd) - Örnek: السَّمَاءُ صَافِيَةٌ اليَوْمَ. (Bugün gökyüzü berraktır.)
16. صَحْرَاء (Çöl - Memdûd) - Örnek: تَعِيشُ الإِبِلُ فِي الصَّحْرَاءِ. (Develer çöl üzerinde yaşar.)
17. بِنَاء (Bina - Memdûd) - Örnek: البِنَاءُ قَدِيمٌ وَقَوِيٌّ. (Bina eski ve sağlamdır.)
18. حَمْرَاء (Kırmızı - Memdûd) - Örnek: اشْتَرَيْتُ زَهْرَةً حَمْرَاءَ. (Kırmızı bir çiçek satın aldım.)
19. عُلَمَاء (Âlimler - Memdûd) - Örnek: العُلَمَاءُ وَرَثَةُ الأَنْبِيَاءِ. (Âlimler peygamberlerin varisleridir.)
20. دُعَاء (Dua - Memdûd) - Örnek: الدُّعَاءُ سِلاحُ المُؤْمِنِ. (Dua müminin silahıdır.)



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.