- Ders
- Konular
- Testler
- Arapça Dersler
- Arapça Ders Kitapları
- ☝📖المحمدية📖☝
Arapça Dilbilgisi Eğitimi
İsim Tamlaması: Muzaaf ve Muzafu İleyh
İsim Tamlaması Konu Özeti (الإضافة)
Arapçada isim tamlaması iki ismin birbirine aidiyet veya sahiplik ilişkisi kuracak şekilde bağlanmasıdır. Tamlama iki ana unsurdan oluşur:
- Muzaaf (Tamlanan): Tamlamanın ilk ögesidir. Cümledeki konumuna göre hareke alır. Ancak asla Elif-Lam (ال) takısı ve tenvin almaz.
- Muzafu İleyh (Tamlayan): Tamlamanın ikinci ögesidir. Daima mecrur (esreli / cer halinde) olur.
Muzaaf ve Muzafu İleyh Örnekleri (20 Farklı Örnek)
1. كِتَابُ الطَّالِبِ (Öğrencinin kitabı) - Örnek: قَرَأْتُ كِتَابَ الطَّالِبِ. (Öğrencinin kitabını okudum.)
2. بَيْتُ الرَّجُلِ (Adamın evi) - Örnek: دَخَلْتُ بَيْتَ الرَّجُلِ. (Adamın evine girdim.)
3. قَلَمُ المُعَلِّمِ (Öğretmenin kalemi) - Örnek: هَذَا قَلَمُ المُعَلِّمِ. (Bu, öğretmenin kalemidir.)
4. مِفْتَاحُ البَابِ (Kapının anahtarı) - Örnek: أَضَاعَ مِفْتَاحَ البَابِ. (Kapının anahtarını kaybetti.)
5. حَدِيقَةُ المَدْرَسَةِ (Okulun bahçesi) - Örnek: لَعِبَ الأَطْفَالُ فِي حَدِيقَةِ المَدْرَسَةِ. (Çocuklar okulun bahçesinde oynadı.)
6. بَابُ الغُرْفَةِ (Odanın kapısı) - Örnek: افْتَحْ بَابَ الغُرْفَةِ. (Odanın kapısını aç.)
7. سَيَّارَةُ الأُسْتَاذِ (Hocanın arabası) - Örnek: وَقَفَتْ سَيَّارَةُ الأُسْتَاذِ. (Hocanın arabası durdu.)
8. نَافِذَةُ الفَصْلِ (Sınıfın penceresi) - Örnek: نَظَرَ مِنْ نَافِذَةِ الفَصْلِ. (Sınıfın penceresinden baktı.)
9. قَمِيصُ الوَلَدِ (Çocuğun gömleği) - Örnek: لَبِسَ قَمِيصَ الوَلَدِ. (Çocuğun gömleğini giydi.)
10. حَقِيبَةُ البِنْتِ (Kızın çantası) - Örnek: حَمَلَتْ حَقِيبَةَ البِنْتِ. (Kızın çantasını taşıdı.)
11. خَاتَمُ الفِضَّةِ (Gümüş yüzük) - Örnek: اشْتَرَى خَاتَمَ الفِضَّةِ. (Gümüş yüzük satın aldı.)
12. مَاءُ البَحْرِ (Deniz suyu) - Örnek: شَرِبَ مَاءَ البَحْرِ. (Deniz suyu içti.)
13. لَوْنُ الوَرْدَةِ (Gülün rengi) - Örnek: أَعْجَبَنِي لَوْنُ الوَرْدَةِ. (Gülün rengi hoşuma gitti.)
14. صَوْتُ العُصْفُورِ (Serçenin sesi) - Örnek: سَمِعَ صَوْتَ العُصْفُورِ. (Serçenin sesini işitti.)
15. طَرِيقُ القَرْيَةِ (Köyün yolu) - Örnek: مَشَى فِي طَرِيقِ القَرْيَةِ. (Köyün yolunda yürüdü.)
16. مَكْتَبُ البَرِيدِ (Postane) - Örnek: ذَهَبَ إِلَى مَكْتَبِ البَرِيدِ. (Postaneye gitti.)
17. قِصَّةُ الطِّفْلِ (Çocuğun hikayesi) - Örnek: قَرَأَ قِصَّةَ الطِّفْلِ. (Çocuğun hikayesini okudu.)
18. نُورُ الشَّمْسِ (Güneşin nuru/ışığı) - Örnek: رَأَى نُورَ الشَّمْسِ. (Güneşin ışığını gördü.)
19. رَسُولُ اللَّهِ (Allah'ın Resulü) - Örnek: آمَنَ بِرَسُولِ اللَّهِ. (Allah'ın Resulüne iman etti.)
20. فَمُ الإِنْسَانِ (İnsanın ağzı) - Örnek: فَتَحَ فَمَ الإِنْسَانِ. (İnsanın ağzını açtı.)



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.