- Ders
- Konular
- Testler
- Arapça Dersler
- Arapça Ders Kitapları
- ☝📖المحمدية📖☝
Kuranla Arapça - 106. Kureyş Sûresi
Konu Anlatımı, Örnekler ve Kelime / Dilbilgisi Testi
1. Kureyş Sûresi Konu Özeti
Özet: Kureyş Sûresi, Kur'an-ı Kerim'in 106. sûresidir ve Mekke döneminde nazil olmuştur (bazı âlimlere göre Medenî de denilmiştir). Sûre, Kureyş kabilesine Allah'ın büyük nimetlerini hatırlatmaktadır. Özellikle kış ve yaz ticaret yolculuklarında kendilerine sağlanan güvenlik, itibar ve huzur ortamına dikkat çekilerek, bu nimetlerin sahibi olan Kâbe'nin Rabbine kulluk etmeleri emredilmektedir. Allah Teâlâ onları açlıktan doyurmuş ve korkudan emin kılmıştır.
2. Kureyş Sûresi Arapça Metni ve Çevirisi
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
Rahman ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.
لِإِيلَافِ قُرَيْشٍ (1)
1. Kureyş'in güven ve alışkanlığı sağlanacağı için,
إِيلَافِهِمْ رِحْلَةَ الشِّتَاءِ وَالصَّيْفِ (2)
2. Kış ve yaz yolculuğunda güvenlikleri sağlandığı için,
فَلْيَعْبُدُوا رَبَّ هَذَا الْبَيْتِ (3)
3. Hiç olmazsa bu Ev'in (Kâbe'nin) Rabbine kulluk etsinler!
الَّذِي أَطْعَمَهُمْ مِنْ جُوعٍ وَآَمَنَهُمْ مِنْ خَوْفٍ (4)
4. O ki, kendilerini açlıktan doyurmuş ve onları korkudan emin kılmıştır.
3. Sûreden ve Konudan 20 Farklı Örnek Kelime ve Cümle
1. إِيلَاف (Güven / Alışkanlık) - Örnek: إِيلَافُ النَّاسِ يَمْنَحُهُمُ الرَّاحَةَ. (İnsanların güven içinde olması onlara huzur verir.)
2. قُرَيْش (Kureyş kabilesi) - Örnek: كَانَتْ قُرَيْشٌ تَقُومُ بِرِحْلَتَيْنِ. (Kureyş iki yolculuk gerçekleştirirdi.)
3. رِحْلَة (Yolculuk / Sefer) - Örnek: رِحْلَةُ الشِّتَاءِ كَانَتْ مُهِمَّةً. (Kış yolculuğu önemliydi.)
4. شِتَاء (Kış) - Örnek: يَأْتِي البَرْدُ فِي فَصْلِ الشِّتَاءِ. (Kış mevsiminde soğuk gelir.)
5. صَيْف (Yaz) - Örnek: الشَّمْسُ سَاطِعَةٌ فِي الصَّيْفِ. (Yazın güneş parlıyordur.)
6. عَبَدَ (İbadet etti / Kulluk etti) - Örnek: عَبَدَ المُؤْمِنُ رَبَّهُ بِإِخْلَاصٍ. (Mümin Rabbine ihlasla kulluk etti.)
7. رَبّ (Rab / Efendi) - Örnek: رَبُّ العَالَمِينَ خَالَقُ كُلِّ شَيْءٍ. (Alemlerin Rabbi her şeyin yaratıcısıdır.)
8. بَيْت (Ev / Kâbe) - Örnek: هَذَا البَيْتُ الحَرَامُ مُبَارَكٌ. (Bu mukaddes ev mübarektir.)
9. أَطْعَمَ (Doyurdu / Yedirdi) - Örnek: أَطْعَمَ الغَنِيُّ الفَقِيرَ طَعَامًا. (Zengin, fakire yemek yedirdi.)
10. جُوع (Açlık) - Örnek: صَبَرَ المُؤْمِنُ عَلَى الجُوعِ. (Mümin açlığa sabretti.)
11. آمَنَ (Emniyete aldı / Güven verdi) - Örnek: آمَنَ اللَّهُ العِبَادَ الخَائِفِينَ. (Allah korkan kulları güvende kıldı.)
12. خَوْف (Korku) - Örnek: زَالَ الخَوْفُ مِنْ قُلُوبِهِمْ. (Korku kalplerinden gitti.)
13. نِعْمَة (Nimet) - Örnek: نِعَمُ اللَّهِ لَا تُحْصَى. (Allah'ın nimetleri saymakla bitmez.)
14. تِجَارَة (Ticaret) - Örnek: التِّجَارَةُ الصَّادِقَةُ رَابِحَةٌ. (Dürüst ticaret kârlıdır.)
15. طَرِيق (Yol) - Örnek: السَّفَرُ يَحْتَاجُ إِلَى طَرِيقٍ آمِنٍ. (Yolculuk güvenli bir yol gerektirir.)
16. أَمْن (Güvenlik / Emniyet) - Örnek: نَعِيشُ فِي أَمْنٍ وَسَلَامٍ. (Güven ve barış içinde yaşıyoruz.)
17. شَكَرَ (Şükretti) - Örnek: شَكَرَ العَبْدُ نِعْمَةَ رَبِّهِ. (Kul, Rabbi'nin nimetine şükretti.)
18. خَيْر (Hayır / İyilik) - Örnek: فِعْلُ الخَيْرِ يُقَرِّبُ إِلَى اللَّهِ. (İyilik yapmak Allah'a yaklaştırır.)
19. بَلَد (Şehir / Ülke) - Örnek: هَذَا البَلَدُ طَيِّبٌ وَآمِنٌ. (Bu şehir güzel ve güvenlidir.)
20. شُكْر (Şükür) - Örnek: الشُّكْرُ يَزِيدُ النِّعَمَ. (Şükür nimetleri artırır.)



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.