- Ders
- Konular
- Testler
- Arapça Dersler
- Arapça Ders Kitapları
- ☝📖المحمدية📖☝
Arapça Dilbilgisi ve Kelime Eğitimi
Zanne ve Kardeşleri (أَفْعَالُ القُلُوبِ) / Konu Anlatımı, Örnekler ve Test
Arapçada Zanne ve Kardeşleri (أَفْعَالُ القُلُوبِ) Konu Özeti
Arapça dilbilgisinde "Zanne ve Kardeşleri" (أفعال القلوب - Kalp Fiilleri), isim cümlelerinin (الجُمْلَةُ الاسْمِيَّةُ) başına gelerek hem mübtedayı hem de haberi kendine mef'ul (nesne) yapan ve her ikisini de mansub kılan fiiller grubudur. Bu fiiller genellikle zihin, zan, kesin bilgi, kanaat ve kalp ile ilgili anlamlar içerirler.
Normal şartlarda isim cümlesi merfû iki ögeden oluşur (المُبْتَدَأُ وَالخَبَرُ). Ancak bu fiiller cümlenin başına geldiğinde, mübteda ilk mef'ul (المَفْعُولُ الأَوَّلُ), haber ise ikinci mef'ul (المَفْعُولُ الثَّانِي) olur ve her ikisi de fetha (veya karşılığı olan i'rab alametleriyle) nasbedilir.
Zanne ve Kardeşleri Başlıca Gruplara Ayrılır:
- Zan ve İhtimal Bildirenler: ظَنَّ (sandı), حَسِبَ (zannetti), خَالَ (varsaydı), زَعَمَ (iddia etti/sandı)
- Kesin Bilgi Bildirenler (İykan): عَلِمَ (bildi), رَأَى (gördü/inandı), وَجَدَ (buldu)
- Dönüşüm Bildirenler: صَيَّرَ (dönüştürüştürdü), اتَّخَذَ (edindi)
Zanne ve Kardeşleri ile İlgili 20 Örnek Kelime ve Cümle
1. ظَنَّ (Sandı) - Örnek: ظَنَنْتُ الأَخَ مُسَافِرًا. (Kardeşi yolcu sandım.)
2. حَسِبَ (Zannetti) - Örnek: حَسِبْتُ العَمَلَ سَهْلًا. (İşi kolay zannettim.)
3. خَالَ (Varsaydı) - Örnek: خِلْتُ الحَرَّةَ بَارِدَةً. (Sıcağı soğuk varsaydım.)
4. زَعَمَ (İddia etti / Sandı) - Örnek: زَعَمَ اللِّصُ نَفْسَهُ بَرِيئًا. (Hırsız kendini masum sandı.)
5. عَلِمَ (Bildi / İcâd etti) - Örnek: عَلِمْتُ الحَقَّ وَاضِحًا. (Hakkı açık bildim.)
6. رَأَى (Kanaat getirdi / Gördü) - Örnek: رَأَيْتُ الصِّدْقَ مُنجِيًا. (Doğruluğu kurtarıcı bildim.)
7. وَجَدَ (Buldu) - Örnek: وَجَدْتُ العِلْمَ نَافِعًا. (İlmi faydalı buldum.)
8. صَيَّرَ (Dönüştürdü) - Örnek: صَيَّرَ النَّجَّارُ الخَشَبَ بَابًا. (Marangoz tahtayı kapıya dönüştürdü.)
9. اتَّخَذَ (Edindi) - Örnek: اتَّخَذَ المُؤْمِنُ اللَّهَ وَكِيلًا. (Mümin Allah'ı vekil edindi.)
10. عَجُول (Aceleci) - Örnek: وَجَدْتُ الوَلَدَ عَجُولًا. (Çocuğu aceleci buldum.)
11. مَرِيض (Hasta) - Örnek: ظَنَنْتُ الرَّجُلَ مَرِيضًا. (Adamı hasta sandım.)
12. غَافِل (Gafil / Habersiz) - Örnek: حَسِبْتُ الطَّالِبَ غَافِلًا. (Öğrenciyi gafil zannettim.)
13. صَدِيق (Arkadaş) - Örnek: رَأَيْتُ حَامِدًا صَدِيقًا. (Hâmid'i dost gördüm.)
14. عَازِم (Kararlı) - Örnek: عَلِمْتُ الأُمَّةَ عَازِمَةً. (Ümmeti kararlı bildim.)
15. مُسْتَعِد (Hazırlıklı) - Örnek: خِلْتُ الجَيْشَ مُسْتَعِدًّا. (Orduyu hazırlıklı varsaydım.)
16. ثَمِين (Kıymetli) - Örnek: وَجَدْتُ السَّاعَةَ ثَمِينَةً. (Saati kıymetli buldum.)
17. قَوِيّ (Güçlü) - Örnek: ظَنَنْتُ الإِيمَانَ قَوِيًّا. (İman güçlü sandım.)
18. مُجْتَهِد (Çalışkan) - Örnek: حَسِبْتُ البِنْتَ مُجْتَهِدَةً. (Kız öğrenciyi çalışkan zannettim.)
19. حَاضِر (Hazır) - Örnek: رَأَيْتُ الضَّيْفَ حَاضِرًا. (Misafiri hazır gördüm.)
20. نَاجِح (Başarılı) - Örnek: عَلِمْتُ التِّلْمِيذَ نَاجِحًا. (Öğrenciyi başarılı bildim.)



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.