- Ders
- Konular
- Testler
- Arapça Dersler
- Arapça Ders Kitapları
- ☝📖المحمدية📖☝
Arapçada İsimlerin Merfu Olduğu Yerler
Konu Özeti, 20 Farklı Örnek ve 33 Soruluk Test
Konu Özeti: Arapçada İsimlerin Merfu Olduğu Yerler (المرفوعات من الأسماء)
Arapçada merfuat (المرفوعات), kelime sonu irabı bakımından ref durumunda (ötre/damme veya vekilleriyle merfu) olan isimlerdir. İsimlerin merfu olduğu temel başlıca yerler şunlardır:
1. Mübteda ve Haber (المبتدأ والخبر): İsim cümlelerinin temel ögeleridir. Örnek: العِلْمُ نُورٌ (İlim nurdur.)
2. Fail (الفاعل): Fiil cümlelerinde işi yapan özgedir. Örnek: جَاءَ الرَّجُلُ (Adam geldi.)
3. Naib-i Fail (نائب الفاعل): Meçhul (edilgen) fiillerden sonra gelen ve failin yerini tutan ögedir. Örnek: كُتِبَ الدَّرْسُ (Ders yazıldı.)
4. Kânede ve Kardeşlerinin Haberi (خبر كان وأخواتها): Kâne ve benzeri fiillerin haberidir. Örnek: كَانَ الأَجْوَاءُ لَطِيفَةً (Hava latifti - not: müennes uyumuyla كَانَتِ السَّمَاءُ صَافِيَةً)
5. İnne ve Kardeşlerinin İsmi (اسم إن وأخواتها): İnne ve benzeri edatların ismidir. Örnek: إِنَّ الحَقَّ مُبِينٌ (Şüphesiz hak apaçiktir.)
6. Tâbi Olanlar (التوابع للمرفوع): Merfû bir kelimeye uyan sıfat (naat), tekit, bedel ve atıf harfiyle bağlanan kelimelerdir.
20 Farklı Örnek Kelime ve Cümle
1. عَالِم (Alim) - Örnek: جَاءَ عَالِمٌ كَبِيرٌ. (Büyük bir alim geldi.)
2. حَدِيقَة (Bahçe) - Örnek: الحَدِيقَةُ مُزْهِرَةٌ. (Bahçe çiçek açmıştır.)
3. طَائِر (Kuş) - Örnek: طَارَ الطَّائِرُ فِي السَّمَاءِ. (Kuş gökte uçtu.)
4. سَيَّارَة (Araba) - Örnek: السَّيَّارَةُ جَدِيدَةٌ. (Araba yenidir.)
5. طَبِيب (Doktor) - Örnek: حَضَرَ الطَّبِيبُ إِلَى المُسْتَشْفَى. (Doktor hastaneye hazır bulundu.)
6. مَنْزِل (Konut/Ev) - Örnek: المَنْزِلُ واسِعٌ وَمُرْتَتِبٌ. (Konut geniş ve düzenlidir.)
7. قِرْد (Maymun) - Örnek: تَسَلَّقَ القِرْدُ الشَّجَرَةَ. (Maymun ağaca tırmandı.)
8. زَهْرَة (Çiçek) - Örnek: تَفَتَّحَتِ الزَّهْرَةُ فِي الرَّبِيعِ. (Çiçek ilkbaharda açtı.)
9. نَهْر (Nehir) - Örnek: يَجْرِي النَّهْرُ بِسُرْعَةٍ. (Nehir hızlıca akıyor.)
10. جَبَل (Dağ) - Örnek: الجَبَلُ مُرْتَفِعٌ وَشَامِخٌ. (Dağ yüksek ve görkemlidir.)
11. بَحْر (Deniz) - Örnek: البَحْرُ هَادِئٌ اليَوْمَ. (Deniz bugün sakindir.)
12. حِسَاب (Hesap) - Örnek: سَهْلٌ حِسَابُ المُهَنْدِسِ. (Mühendisin hesabı kolaydır.)
13. مِفْتَاح (Anahtar) - Örnek: المِفْتَاحُ ضَائِعٌ. (Anahtar kayıptır.)
14. قِطَّة (Kedi) - Örnek: نَامَتِ القِطَّةُ عَلَى الأَرِيكَةِ. (Kedi kanepede uyudu.)
15. كَلْب (Köpek) - Örnek: نَبَحَ الكَلْبُ لَيْلاً. (Köpek gece havladı.)
16. صَدِيق (Arkadaş) - Örnek: صَدِيقِي مُخْلِصٌ وَوَفِيٌّ. (Arkadaşım ihlaslı ve vefalıdır.)
17. مُعَلِّم (Öğretmen) - Örnek: دَخَلَ المُعَلِّمُ القِسْمَ. (Öğretmen sınıfa girdi.)
18. فَلَّاح (Çiftçi) - Örnek: يَحْرُثُ الفَلَّاحُ الأَرْضَ. (Çiftçi tarlayı sürüyor.)
19. طَائِفَة (Cemaat/Grup) - Örnek: جَاءَتْ طَائِفَةٌ مِنَ الضُّيُوفِ. (Misafirlerden bir grup geldi.)
20. فَرِيق (Takım) - Örnek: فَازَ الفَرِيقُ بِالمُبَارَاةِ. (Takım maçda kazandı.)



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.