- Ders
- Konular
- Testler
- Arapça Dersler
- Arapça Ders Kitapları
- ☝📖المحمدية📖☝
113. Felak Suresi (Okuma Parçası)
1. قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِ
2. مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ
3. وَمِنْ شَرِّ غَاسِقٍ إِذَا وَقَبَ
4. وَمِنْ شَرِّ النَّفَّاثَاتِ فِي الْعُقَدِ
5. وَمِنْ شَرِّ حَاسِدٍ إِذَا حَسَدَ
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.
1. De ki: "Yarattığı şeylerin şerrinden, bastırdığı zaman karanlığın şerrinden, düğümlere üfleyen büyücü kadınların şerrinden ve haset ettiği zaman hasetçinin şerrinden sabahın Rabbine sığınırım."
Felak Suresi'nin Konu Özeti
Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri
1. Arapça İsim Örnekleri (10 Adet)
-
الْفَلَق (El-Felak):
Anlamı: Sabah, şafak, yarılan şey.
Cümle: قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِ (De ki: Sabahın Rabbine sığınırım.) -
شَرّ (Şerr):
Anlamı: Kötülük, zarar, fenalık.
Cümle: مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ (Yarattığı şeylerin şerrinden...) -
غَاسِق (Ğâsik):
Anlamı: Karanlığı çöken gece, karanlık.
Cümle: وَمِنْ شَرِّ غَاسِقٍ إِذَا وَقَبَ (Karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden...) -
عُقَد (Ukad):
Anlamı: Düğümler (tekili: عقدة).
Cümle: فِي الْعُقَدِ (Düğümlere üfleyenlerin...) -
حَاسِد (Hâsid):
Anlamı: Haset eden, kıskanan kişi.
Cümle: وَمِنْ شَرِّ حَاسِدٍ إِذَا حَسَدَ (Hasetçinin şerrinden...) -
رَبّ (Rabb):
Anlamı: Terbiye eden, sahip, efendi, Allah.
Cümle: بِرَبِّ الْفَلَقِ (Felak'ın Rabbine...) -
لَيْل (Leyl):
Anlamı: Gece, karanlık zaman.
Cümle: سَبَحَ لِلَّهِ مَا فِي اللَّيْلِ (Gece olanlar Allah'ı tesbih etti.) -
نَفَّاثَات (Neffâsât):
Anlamı: Üfleyenler (büyücü kadınlar).
Cümle: النَّفَّاثَاتِ فِي الْعُقَدِ (Düğümlere üfleyenler.) -
خَلْق (Halk):
Anlamı: Yaratılış, yaratılan mahlûkat.
Cümle: خَلْقُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ (Göklerin ve yerin yaratılışı.) -
نُور (Nûr):
Anlamı: Işık, aydınlık, nur.
Cümle: اللَّهُ نُورُ السَّمَاوَاتِ (Allah göklerin nurudur.)
2. Arapça Fiil Örnekleri (10 Adet)
-
أَعُوذُ (Aûzu / Sığınıyorum):
Kökü: ع و ذ / Mazi: عَادَ
Cümle: أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ (Allah'a sığınırım.) -
خَلَقَ (Halaka / Yarattı):
Kökü: خ ل ق / Mazi fiil
Cümle: مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ (Yarattığı şeylerin şerrinden.) -
وَقَبَ (Vakabe / Çöktü, bastı):
Kökü: و ق ب / Mazi fiil
Cümle: إِذَا وَقَبَ اللَّيْلُ (Gece bastırdığı zaman.) -
حَسَدَ (Hasede / Haset etti):
Kökü: ح س د / Mazi fiil
Cümle: إِذَا حَسَدَ الْحَاسِدُ (Hasetçi haset ettiği zaman.) -
نَفَثَ (Nafatha / Üfledi):
Kökü: ن ف ث / Mazi fiil
Cümle: نَفَثَتِ السَّاحِرَةُ (Büyücü kadın üfledi.) -
آمَنَ (Âmene / İman etti):
Kökü: ء م ن / Mazi fiil
Cümle: آمَنَ الرَّسُولُ بِمَا أُنْزِلَ (Peygamber iman etti.) -
عَلِمَ (Alime / Bildi):
Kökü: ع ل م / Mazi fiil
Cümle: عَلِمَ اللَّهُ مَا تُفْسِدُونَ (Allah ne fesat çıkardığınızı bilir.) -
كَتَبَ (Ketabe / Yazdı):
Kökü: ك ت ب / Mazi fiil
Cümle: كَتَبَ عَلَى نَفْسِهِ الرَّحْمَةَ (Rahmeti kendi üzerine yazdı.) -
شَكَرَ (Şakere / Şükretti):
Kökü: ش ك ر / Mazi fiil
Cümle: مَنْ شَكَرَ فَإِنَّمَا يَشْكُرُ لِنَفْسِهِ (Kim şükrederse kendi nefsi için şükreder.) -
صَبَرَ (Sabere / Sabretti):
Kökü: ص ب ر / Mazi fiil
Cümle: وَصَبَرَ عَلَى مَا أَصَابَهُ (Başına gelene sabretti.)
3. Arapça Edat Örnekleri (10 Adet)
-
بِـ (Bi / Harf-i cer - İle, -de):
Anlamı: Vasıta ve sığınma bildiren harf-i cer.
Cümle: بِرَبِّ الْفَلَقِ (Felak'ın Rabbine sığınırım.) -
مِنْ (Min / Harf-i cer - -den, -dan):
Anlamı: Başlangıç ve ayrılma bildiren harf-i cer.
Cümle: مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ (Yarattıklarının şerrinden.) -
فِي (Fî / Harf-i cer - İçinde, -de):
Anlamı: Bulunma ve zarfiyet bildirir.
Cümle: فِي الْعُقَدِ (Düğümlerde / düğümlere üfleyenler.) -
إِذَا (İzâ / Şart ve zaman zarfı - Ne zaman ki):
Anlamı: Zaman ve şart anlamı katar.
Cümle: إِذَا وَقَبَ (Bastığı zaman.) -
مَا (Mâ / İlgi zamiri veya olumsuzluk):
Anlamı: ...şey, ne, -dığı şey.
Cümle: مَا خَلَقَ (Yarattığı şey.) -
وَ (Vâv / Atıf harfi - Ve):
Anlamı: Kelimeleri ve cümleleri birbirine bağlar.
Cümle: وَمِنْ شَرِّ غَاسِقٍ (Ve gecenin şerrinden.) -
لَا (Lâ / Olumsuzluk edatı):
Anlamı: Değil, -mez, -ma / olumsuzluk.
Cümle: لَا يُحِبُّ اللَّهُ (Allah sevmez.) -
إِلَى (İlâ / Harf-i cer - -e, kadar):
Anlamı: Yönelme ve varış yeri bildirir.
Cümle: إِلَى رَبِّكَ الرُّجْعَى (Dönüş rabbinedir.) -
عَلَى (Alâ / Harf-i cer - Üzerinde, üzere):
Anlamı: İstila ve üzerindelik bildirir.
Cümle: عَلَى هُدًى مِنْ رَبِّهِمْ (Hidayet üzerindedirler.) -
لِـ (Li / Harf-i cer - İçin, ait):
Anlamı: Aidiyet ve amaç bildirir.
Cümle: لِلَّهِ مَا فِي السَّمَاوَاتِ (Göklerdekiler Allah'a aittir.)
Felak Suresi Dilbilgisi ve Kelime Testi (40 Soru)



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.