- Ders
- Konular
- Testler
- Arapça Dersler
- Arapça Ders Kitapları
- ☝📖المحمدية📖☝
İhlas Suresi (Okuma Parçası ve Konu Özeti)
1. قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ
2. اللَّهُ الصَّمَدُ
3. لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ
4. وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُوًا أَحَدٌ
1. De ki: O, Allah birdir.
2. Allah Samed'dir (Her şey O'na muhtaçtır, O hiçbir şeye muhtaç değildir).
3. O, doğurmamıştır ve doğrulmamıştır.
4. Hiçbir şey O'nun dengi ve benzeri değildir.
İhlas Suresi, Kur'an-ı Kerim'in 112. suresi olup Mekke döneminde nazil olmuştur. Dört ayetten oluşan bu mübarek sure, İslam inancının temeli olan Tevhid inancını (Allah'ın birliğini, eşi ve benzerinin olmamasını, ebediliğini ve hiçbir şeye muhtaç olmadığını) en veciz ve kesin şekilde özetler. Hz. Muhammed (s.a.v.) bu surenin Kur'an'ın üçte birine denk olduğunu belirtmiştir.
Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri
1. Arapça İsim Örnekleri (10 Adet)
-
اللَّهُ (Allah / Yüce Yaratıcı):
Anlamı: Kendisinden başka ilah olmayan hak mabud.
Cümle: قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ (De ki: O, Allah birdir.) -
أَحَد (Ehad / Bir, tek):
Anlamı: Ortağı ve benzeri olmayan tek varlık.
Cümle: رَبُّنَا وَاحِدٌ أَحَدٌ (Rabbimiz birdir, tektir.) -
صَمَد (Samed / Ebedi Merci):
Anlamı: Her şeyin kendisine muhtaç olduğu, kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan.
Cümle: اللَّهُ الصَّمَدُ لَا يَحْتَاجُ إِلَى أَحَدٍ (Allah Samed'dir, hiçbir şeye muhtaç değildir.) -
كُفُو (Kufu / Denk, eş):
Anlamı: Benzer, dengi, misli.
Cümle: لَيْسَ لَهُ كُفُوًا أَحَدٌ (O'nun hiçbir dengi yoktur.) -
رَبّ (Rabb / Efendi, Terbiye Eden):
Anlamı: Sahip, idare eden, koruyan.
Cümle: الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ (Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur.) -
دِين (Din / Yol, İnanç):
Anlamı: İbadet, şeriat, itaat yolu.
Cümle: إِنَّ الدِّينَ عِنْدَ اللَّهِ الْإِسْلَامُ (Allah katında din İslam'dır.) -
خَلْق (Halk / Yaratılış):
Anlamı: Mîrâs, mahlûkat, yaratma.
Cümle: خَلْقُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ أَكْبَرُ (Göklerin ve yerin yaratılması daha büyüktür.) -
نُور (Nûr / Işık, Aydınlık):
Anlamı: Karanlığı gideren aydınlık, hidayet vesilesi.
Cümle: اللَّهُ نُورُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ (Allah, göklerin ve yerin nurudur.) -
عِلْم (İlim / Bilgi):
Anlamı: Malumat, bilme, idrak etme.
Cümle: رَبِّ زِدْنِي عِلْمًا (Rabbim, ilmimi artır.) -
حَقّ (Hak / Gerçek):
Anlamı: Doğru, batıl olmayan, sabit olan.
Cümle: جَاءَ الْحَقُّ وَزَهَقَ الْبَاطِلُ (Hak geldi, batıl zail oldu.)
2. Arapça Fiil Örnekleri (10 Adet)
-
قُلْ (Kul / De!):
Kökü: ق و ل (Mazi: قَالَ) / Emir fiil
Cümle: قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ (De ki: O, Allah birdir.) -
يَلِدْ (Yelid / Doğurur / Doğurmadı):
Kökü: و ل د (Mazi: وَلَدَ) / Muzari fiil
Cümle: لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ (O, doğurmamıştır ve doğrulmamıştır.) -
يُولَدْ (Yûled / Doğurulur):
Kökü: و ل د (Mazi meçhul: وُلِدَ) / Edilgen muzari
Cümle: وَلَمْ يُولَدْ مِنْ أَحَدٍ (O, hiç kimseden doğurulmamıştır.) -
يَكُنْ (Yekün / Olur / Olsun):
Kökü: ك و ن (Mazi: كَانَ) / Nakıs fiil muzarisi
Cümle: وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُوًا أَحَدٌ (O'nun hiçbir dengi yoktur.) -
خَلَقَ (Halaqa / Yarattı):
Kökü: خ ل ق / Mazi fiil
Cümle: اللَّهُ خَلَقَ كُلَّ شَيْءٍ (Allah her şeyi yaratmıştır.) -
عَبَدَ (Abede / İbadet etti):
Kökü: ع ب د / Mazi fiil
Cümle: اعْبُدُوا رَبَّكُمُ (Rabbinize ibadet edin.) -
عَلِمَ (Alime / Bildi):
Kökü: ع ل م / Mazi fiil
Cümle: وَاللَّهُ يَعْلَمُ مَا تَفْعَلُونَ (Allah yaptıklarınızı bilir.) -
آمَنَ (Âmene / İman etti):
Kökü: ء م ن / Mazi fiil
Cümle: آمَنَ الرَّسُولُ بِمَا أُنْزِلَ (Peygamber, kendisine indirilene iman etti.) -
سَمِعَ (Sami'a / İşitti):
Kökü: س م ع / Mazi fiil
Cümle: سَمِعَ اللَّهُ لِمَنْ حَمِدَهُ (Allah, kendisini övenin hamdini işitti.) -
شَهِدَ (Şehide / Şahit oldu):
Kökü: ش ه د / Mazi fiil
Cümle: شَهِدَ اللَّهُ أَنَّهُ لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ (Allah, kendisinden başka ilah olmadığına şahitlik etmiştir.)
3. Arapça Edat Örnekleri (10 Adet)
-
لَمْ (Lem - Cezm Edatı):
Anlamı: Muzari fiili mazi olumsuza çevirir (-mez / -madı).
Cümle: لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ (Doğurmamıştır ve doğrulmamıştır.) -
لِـ (Li - Harf-i cer):
Anlamı: İçin, ait, -e mahsus.
Cümle: لَهُ الْمُلْكُ (Mülk O'nundur.) -
وَ (Vâv - Atıf Harfi):
Anlamı: Ve, ile.
Cümle: لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ (Doğurmadı ve doğrulmadı.) -
مِنْ (Min - Harf-i cer):
Anlamı: -den, -dan (İbtidâ).
Cümle: خَلَقَ الْإِنْسَانَ مِنْ عَلَقٍ (İnsanı bir alaktan yarattı.) -
فِي (Fî - Harf-i cer):
Anlamı: İçinde, de / da.
Cümle: هُوَ فِي قَلْبِي (O kalbimdedir.) -
عَلَى (Alâ - Harf-i cer):
Anlamı: Üzerinde, üzere.
Cümle: عَلَى هُدًى مِنْ رَبِّهِمْ (Rablerinden bir hidayet üzerindedirler.) -
بِـ (Bi - Harf-i cer):
Anlamı: İle, -de, -a.
Cümle: بِسْمِ اللَّهِ (Allah'ın adıyla.) -
إِلَى (İlâ - Harf-i cer):
Anlamı: -e, -a doğru, kadar.
Cümle: نَذْهَبُ إِلَى الْمَسْجِدِ (Mescide gidiyoruz.) -
مَا (Mâ - Olumsuzluk / Mevsul):
Anlamı: Değil, şey, ne.
Cümle: مَا فَعَلُوهُ (Onu yapmadılar.) -
لَا (Lâ - Olumsuzluk edatı):
Anlamı: Asla, -mez, -ma.
Cümle: لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ (Allah'tan başka ilah yoktur.)
İhlas Suresi 40 Soruluk Dilbilgisi ve Kelime Testi



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.