- Ders
- Konular
- Testler
- Arapça Dersler
- Arapça Ders Kitapları
- ☝📖المحمدية📖☝
Tebbet Suresi (Okuma Parçası ve Konu Özeti)
1. تَبَّتْ يَدَا أَبِي لَهَبٍ وَتَبَّ
2. مَا أَغْنَى عَنْهُ مَالُهُ وَمَا كَسَبَ
3. سَيَصْلَى نَارًا ذَاتَ لَهَبٍ
4. وَامْرَأَتُهُ حَمَّالَةَ الْحَطَبِ
5. فِي جِيدِهَا حَبْلٌ مِنْ مَسَدٍ
Özet: Tebbet Suresi (Lahab Suresi), Hz. Muhammed'in amcası olan ve İslamiyet'e şiddetle karşı çıkan Ebû Leheb ile eşinin akıbetini konu alır. Sûre, insanın sahip olduğu mal, mülk ve soy gibi maddi güçlerin ilahi azaba karşı bir koruma sağlamayacağını, hakikat karşısında düşmanlıkta direnenlerin hem bu dünyada hem de ahirette hüsrana uğrayacağını vurgulamaktadır.
1. Ebu Leheb’in iki eli kurusun (kurudu)! Zaten helak oldu.
2. Malı ve kazandıkları ona hiçbir fayda sağlamadı.
3. O, alevli bir ateşe (cehenneme) girecektir.
4. Karısı da, boynunda urganla odun hamalı olarak (o ateşe girecektir);
5. Boynunda bükülmüş hurma lifinden bir ip olduğu halde.
Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri
1. Arapça İsim Örnekleri (10 Adet)
-
يَد (Yed / El):
Anlamı: El, uzuv.
Cümle: تَبَّتْ يَدَا أَبِي لَهَبٍ (Ebu Leheb'in elleri kurudu.) -
أَبُو (Ebû / Baba):
Anlamı: Baba, sahibi.
Cümle: جَاءَ أَبُو لَهَبٍ مُعَارِضًا (Ebu Leheb karşı çıkarak geldi.) -
لَهَب (Leheb / Alev):
Anlamı: Alev, parıltılı ateş.
Cümle: نَارًا ذَاتَ لَهَبٍ (Alevli bir ateş.) -
مَال (Mâl / Mal):
Anlamı: Servet, mal, mülk.
Cümle: مَا أَغْنَى عَنْهُ مَالُهُ (Malı ona fayda vermedi.) -
نَار (Nâr / Ateş):
Anlamı: Ateş, cehennem.
Cümle: سَيَصْلَى نَارًا (O bir ateşe girecektir.) -
امْرَأَة (İmraetün / Kadın):
Anlamı: Kadın, eş.
Cümle: وَامْرَأَتُهُ حَمَّالَةَ الْحَطَبِ (Ve karısı odun hamalı olarak...) -
حَطَب (Hatab / Odun):
Anlamı: Odun, yakacak.
Cümle: يَجْمَعُونَ الْحَطَبَ (Odun topluyorlar.) -
جِيد (Cîd / Boyun):
Anlamı: Boyun, gerdan.
Cümle: فِي جِيدِهَا حَبْلٌ (Boynunda bir ip vardır.) -
حَبْل (Habl / İp):
Anlamı: İp, urgan, bağ.
Cümle: قَطَعَ الْحَبْلَ (İpi kesti.) -
مَسَد (Mesed / Lif):
Anlamı: Bükülmüş hurma lifi, urgan.
Cümle: حَبْلٌ مِنْ مَسَدٍ (Liften bükülmüş ip.)
2. Arapça Fiil Örnekleri (10 Adet)
-
تَبَّ (Tebbe / Kurudu, helak oldu):
Anlamı: Kurumak, yok olmak, hüsrana uğramak.
Cümle: تَبَّتْ يَدَا أَبِي لَهَبٍ (Ebu Leheb'in elleri kurudu.) -
أَغْنَى (Agnâ / Fayda verdi, zengin kıldı):
Anlamı: Yetecek kadar vermek, fayda sağlamak.
Cümle: مَا أَغْنَى عَنْهُ مَالُهُ (Malı ona fayda vermedi.) -
كَسَبَ (Keseb / Kazandı):
Anlamı: Kazanmak, elde etmek.
Cümle: وَمَا كَسَبَ (Ve kazandıkları.) -
يَصْلَى (Yaslâ / Yanacak, yaslanacak):
Anlamı: Ateşe girmek, yanmak.
Cümle: سَيَصْلَى نَارًا (O ateşe girecektir.) -
حَمَلَ (Hamele / Taşıdı):
Anlamı: Taşımak, yüklenmek.
Cümle: حَمَلَتِ الْحَطَبَ (O, odunu taşıdı.) -
آمَنَ (Âmene / İman etti):
Anlamı: İnanmak, tasdik etmek.
Cümle: آمَنَ بِاللَّهِ (Allah'a iman etti.) -
كَفَرَ (Kefere / İnkâr etti):
Anlamı: Nankörlük etmek, inkâr etmek.
Cümle: كَفَرَ بِالْحَقِّ (Hakkı inkâr etti.) -
خَسِرَ (Hasire / Hüsrana uğradı):
Anlamı: Zarar etmek, kaybetmek.
Cümle: خَسِرَ الْمُبْطِلُونَ (Batıla uyanlar hüsrana uğradı.) -
عَذَّبَ (Azzabe / Azap etti):
Anlamı: İşkence etmek, cezalandırmak.
Cümle: عَذَّبَ اللَّهُ الظَّالِمِينَ (Allah zalimleri cezalandırdı.) -
نَصَرَ (Nasara / Yardım etti):
Anlamı: Yardım etmek, desteklemek.
Cümle: نَصَرَ اللَّهُ الْمُؤْمِنِينَ (Allah müminlere yardım etti.)
3. Arapça Edat Örnekleri (10 Adet)
-
مَا (Mâ - Olumsuzluk / İsmi Mevsul):
Anlamı: Değil, şey, ne.
Cümle: مَا أَغْنَى عَنْهُ (Ona fayda vermedi.) -
عَنْ (An - Harf-i cer):
Anlamı: -den, -dan ötürü, hakkında.
Cümle: عَنْهُ مَالُهُ (Onun malından...) -
ذَاتَ (Zâte - Sıfat Edatı):
Anlamı: Sahip, -li, -lü.
Cümle: ذَاتَ لَهَبٍ (Alevli / alev sahibi.) -
وَ (Vâv - Atıf Harfi):
Anlamı: Ve.
Cümle: وَتَبَّ (Ve helak oldu.) -
فِي (Fî - Harf-i cer):
Anlamı: İçinde, de/da.
Cümle: فِي جِيدِهَا (Boynunda.) -
مِنْ (Min - Harf-i cer):
Anlamı: -den, -dan.
Cümle: مِنْ مَسَدٍ (Liften.) -
لِـ (Li - Harf-i cer):
Anlamı: İçin, -e ait.
Cümle: لِكُلِّ شَيْءٍ (Her şey için.) -
لَا (Lâ - Olumsuzluk Edatı):
Anlamı: Asla, yok, -me/-ma.
Cümle: لَا رَيْبَ (Şüphe yoktur.) -
عَلَى (Alâ - Harf-i cer):
Anlamı: Üzerinde, üzere.
Cümle: عَلَى هُدًى (Hidayet üzere.) -
إِلَى (İlâ - Harf-i cer):
Anlamı: -e, -a doğru, kadar.
Cümle: إِلَى اللَّهِ (Allah'a doğru.)
Tebbet Suresi 40 Sorluk Paragraf Anlama, Dilbilgisi ve Kelime Testi



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.