- Ders
- Konular
- Testler
- Arapça Dersler
- Arapça Ders Kitapları
- ☝📖المحمدية📖☝
Kuranla-Arapca-110. Nasr Sûresi (Okuma Parçası)
1. إِذَا جَاءَ نَصْرُ اللَّهِ وَالْفَتْحُ
2. وَرَأَيْتَ النَّاسَ يَدْخُلُونَ فِي دِينِ اللَّهِ أَفْوَاجًا
3. فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَاسْتَغْفِرْهُ إِنَّهُ كَانَ تَوَّابًا
1. Allah'ın yardımı ve fetih (Mekke'nin fethi) geldiği zaman,
2. İnsanların bölük bölük Allah'ın dinine girdiğini gördüğün zaman,
3. Rabbine hamd ile tespih et ve O'ndan mağfiret dile. Çünkü O, tövbeleri çok kabul edendir.
Nasr Suresi, İslamiyet'in zaferini, Mekke'nin fethini ve kitleler halinde insanların İslam'a girişini müjdelemektedir. Sure, Hz. Muhammed'e (sav) ve ümmetine bu büyük başarı karşısında şımarmak yerine Cenâb-ı Hakk'a hamdetmeyi, O'nu tespih etmeyi ve bağışlanma (istiğfar) dilemeyi emreder. Aynı zamanda Peygamber Efendimiz'in dünya hayatının sonuna yaklaştığına da işaret ettiği için "Veda Suresi" olarak da anılır.
Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri
1. Arapça İsim Örnekleri (10 Adet)
-
نَصْر (Nasr): Yardım, zafer.
Cümle: إِذَا جَاءَ نَصْرُ اللَّهِ (Allah'ın yardımı geldiği zaman.) -
فَتْح (Feth): Fetih, açılış, üstünlük.
Cümle: وَالْفَتْحُ قَرِيبٌ (Ve fetih yakındır.) -
اللَّه (Allah): Yüce Yaratıcı, hak ilah.
Cümle: نَصْرُ اللَّهِ قَادِمٌ (Allah'ın yardımı gelmektedir.) -
نَاس (Nâs): İnsanlar, halk.
Cümle: وَرَأَيْتَ النَّاسَ يَدْخُلُونَ (İnsanların girdiğini gördün.) -
دِين (Dîn): Din, yol, şeriat, itaat.
Cümle: فِي دِينِ اللَّهِ (Allah'ın dininde.) -
أَفْوَاج (Efvâc - Tekili: Fevc): Bölükler, gruplar, kitleler.
Cümle: يَدْخُلُونَ أَفْوَاجًا (Bölük bölük giriyorlar.) -
حَمْد (Hamd): Övgü, şükür, yüceltme.
Cümle: بِحَمْدِ رَبِّكَ (Rabbine hamd ile.) -
رَبّ (Rabb): Terbiye eden, sahip, efendi.
Cümle: رَبِّكَ غَفُورٌ (Rabbin bağışlayıcıdır.) -
تَوَّاب (Tavvâb): Tövbeleri çok kabul eden.
Cümle: إِنَّهُ كَانَ تَوَّابًا (Şüphesiz O, tevbeleri çok kabul edendir.) -
غَفور (Gafûr): Çok bağışlayan (Kur'an terimlerinden).
Cümle: اللَّهُ غَفُورٌ رَحِيمٌ (Allah bağışlayıcı ve merhametlidir.)
2. Arapça Fiil Örnekleri (10 Adet)
-
جَاءَ (Câe - Geldi):
Kökü: ج ي ء / Mazi fiil
Cümle: جَاءَ نَصْرُ اللَّهِ (Allah'ın yardımı geldi.) -
رَأَيْتَ (Raeyte - Gördün):
Kökü: ر أ ي / Mazi fiil + Fail zamiri
Cümle: وَرَأَيْتَ النَّاسَ (Ve insanları gördün.) -
يَدْخُلُونَ (Yedhulûne - Giriyorlar):
Kökü: د خ ل / Muzari fiil
Cümle: يَدْخُلُونَ فِي دِينِ اللَّهِ (Allah'ın dinine giriyorlar.) -
سَبِّحْ (Sebbih - Tespih et, yücelt):
Kökü: س ب ح / Emir fiili
Cümle: فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ (Rabbine hamd ile tespih et.) -
اسْتَغْفِرْ (İstegfir - Mağfiret dile, bağışlanma iste):
Kökü: غ ف ر / Emir fiili (İstifal babı)
Cümle: وَاسْتَغْفِرْهُ (Ve O'ndan mağfiret dile.) -
كَانَ (Kâne - Oldu, idi):
Kökü: ك و ن / Nakis mazi fiil
Cümle: إِنَّهُ كَانَ تَوَّابًا (Şüphesiz O, çok tövbe kabul eden idi.) -
نَصَرَ (Nasara - Yardım etti):
Kökü: ن ص ر / Mazi fiil
Cümle: نَصَرَ اللَّهُ الْمُؤْمِنِينَ (Allah müminlere yardım etti.) -
فَتَحَ (Feteha - Fethetti, açtı):
Kökü: ف ت ح / Mazi fiil
Cümle: فَتَحَ الْمُسْلِمُونَ الْمَدِينَةَ (Müslümanlar şehri fethetti.) -
دَخَلَ (Dahale - Girdi):
Kökü: د خ ل / Mazi fiil
Cümle: دَخَلَ الرَّجُلُ الْمَسْجِدَ (Adam mescide girdi.) -
تَابَ (Tâbe - Tövbe etti):
Kökü: ت و ب / Mazi fiil
Cümle: تَابَ العَبْدُ إِلَى رَبِّهِ (Kul Rabbine tövbe etti.)
3. Arapça Edat Örnekleri (10 Adet)
-
إِذَا (İzâ): -dığı zaman, şayet (Zaman / Şart zarfı).
Cümle: إِذَا جَاءَ نَصْرُ اللَّهِ (Allah'ın yardımı geldiği zaman.) -
فِي (Fî): İçinde, -de / -da (Harf-i cer).
Cümle: فِي دِينِ اللَّهِ (Allah'ın dininde.) -
بِـ (Bi): İle, vesilesiyle (Harf-i cer).
Cümle: بِحَمْدِ رَبِّكَ (Rabbine hamd ile.) -
وَ (Vâv): Ve (Atıf harfi / bağlaç).
Cümle: نَصْرُ اللَّهِ وَالْفَتْحُ (Allah'ın yardımı ve fetih.) -
إِنَّ (İnne): Şüphesiz, muhakkak (Tekid edatı).
Cümle: إِنَّهُ كَانَ تَوَّابًا (Şüphesiz O tövbeleri kabul edendir.) -
مِنْ (Min): -den, -dan (Harf-i cer).
Cümle: خَلَقَ الإِنْسَانَ مِنْ طِينٍ (İnsanı çamurdan yarattı.) -
إِلَى (İlâ): -e, -e doğru, kadar (Harf-i cer).
Cümle: سَفَرْتُ إِلَى مَكَّةَ (Mekke'ye yolculuk yaptım.) -
عَلَى (Alâ): Üzerinde, üzere (Harf-i cer).
Cümle: الْكِتَابُ عَلَى الطَّاوِلَةِ (Kitap masanın üzerindedir.) -
لِـ (Li): İçin, ait (Harf-i cer).
Cümle: العِلْمُ لِلطَّلَبَةِ (İlim öğrenciler içindir.) -
لا (Lâ): Hayır, değil, olumsuzluk edatı.
Cümle: لَا رَيْبَ فِيهِ (Onda şüphe yoktur.)
Nasr Suresi Kapsamlı Dilbilgisi ve Kelime Testi (40 Soru)



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.