- Ders
- Konular
- Testler
- Arapça Dersler
- Arapça Ders Kitapları
- ☝📖المحمدية📖☝
Kuranla-Arapca-85. Burûc Sûresi
Kur'an-ı Kerim'in 85. suresi olan Burûc Sûresi, Mekke döneminde inmiştir ve 22 ayettir. Adını ilk ayette geçen ve "burçlar" anlamına gelen "el-Burûc" kelimesinden almıştır. Sûrede temel olarak Yüce Allah'ın kudreti, evrendeki deliller, geçmişteki inkârcı kavimlerin (Ashâb-ı Uhdûd olayı) müminlere yaptığı zulümler ve bu zulme karşı müminlerin gösterdiği direniş, sabır ve iman anlatılır. Son bölümde ise Kur'an'ın yüceliği ve Allah'ın her şeyi kuşattığı vurgulanarak teselli ve uyarıda bulunulur.
Burûc Sûresi 1-10. Ayetler (Okuma Parçası)
1. وَالسَّمَاءِ ذَاتِ الْبُرُوجِ
2. وَالْيَوْمِ الْمَوْعُودِ
3. وَشَاهِدٍ وَمَشْهُودٍ
4. قُتِلَ أَصْحَابُ الْأُخْدُودِ
5. النَّارِ ذَاتِ الْوَقُودِ
6. إِذْ هُمْ عَلَيْهَا قُعُودٌ
7. وَهُمْ عَلَى مَا يَفْعَلُونَ بِالْمُؤْمِنِينَ شُهُودٌ
8. وَمَا نَقَمُوا مِنْهُمْ إِلَّا أَنْ يُؤْمِنُوا بِاللَّهِ الْعَزِيزِ الْحَمِيدِ
9. الَّذِي لَهُ مُلْكُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَاللَّهُ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ شَهِيدٌ
10. إِنَّ الَّذِينَ فَتَنُوا الْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ ثُمَّ لَمْ يَتُوبُوا فَلَهُمْ عَذَابُ جَهَنَّمَ وَهُمْ عَذَابُ الْحَرِيقِ
1. Burç sahibi gökyüzüne andolsun,
2. O vaad olunan güne,
3. Şahitlik edene ve şahitlik edilene,
4. Hendek sahipleri (o inananları ateşe atanlar) kahroldu.
5. O tutuşturulmuş ateşin (sahipleri).
6. O sırada onlar onun başında oturmuşlar,
7. Müminlere yaptıklarını seyrediyorlardı (şahitlik ediyorlardı).
8. Onlardan öç almalarının tek sebebinin, mutlak güç sahibi ve övgüye layık Allah'a iman etmeleri olmasıydı.
9. Göklerin ve yerin mülkü O'nundur. Allah her şeye şahittir.
10. Şüphesiz inanan erkeklerle inanan kadınlara işkence (fitne) eden, sonra da tövbe etmeyenler var ya; işte onlar için cehennem azabı vardır, onlar için yangın azabı vardır.
Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri
1. Arapça İsim Örnekleri (10 Adet)
- السَّمَاء (Es-Semâ / Gökyüzü):
Cümle: وَالسَّمَاءِ ذَاتِ الْبُرُوجِ (Burç sahibi gökyüzüne andolsun.) - بُرُوج (Burûc / Burçlar):
Cümle: فِي السَّمَاءِ بُرُوجٌ عَظِيمَةٌ (Gökyüzünde büyük burçlar vardır.) - يَوْم (Yevm / Gün):
Cümle: وَالْيَوْمِ الْمَوْعُودِ (O vaad olunan güne andolsun.) - أُخْدُود (Uhdûd / Hendek):
Cümle: حَفَرُوا أُخْدُودًا كَبِيرًا (Büyük bir hendek kazdılar.) - نَار (Nâr / Ateş):
Cümle: النَّارِ ذَاتِ الْوَقُودِ (Tutuşturulmuş ateş...) - مُؤْمِن (Mümin / İnanan):
Cümle: يُؤْذُونَ الْمُؤْمِنِينَ (Müminlere eziyet ediyorlar.) - عَزِيز (Azîz / Üstün, Güçlü):
Cümle: إِنَّ اللَّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌ (Şüphesiz Allah azizdir, hakimdir.) - حَمِيد (Hamîd / Övgüye layık):
Cümle: ذِكْرُ اللَّهِ الْحَمِيدِ (Hamid olan Allah'ın zikri...) - مُلْك (Mülk / Egemenlik):
Cümle: لَهُ مُلْكُ السَّمَاوَاتِ (Göklerin mülkü O'nundur.) - أَرْض (Ard / Yer, Yeryüzü):
Cümle: خَلَقَ الْأَرْضَ وَالسَّمَاوَاتِ (Yeri ve gökleri yarattı.)
2. Arapça Fiil Örnekleri (10 Adet)
- قُتِلَ (Kutile / Öldürüldü, kahroldu):
Cümle: قُتِلَ أَصْحَابُ الْأُخْدُودِ (Hendek sahipleri kahroldu.) - يَفْعَلُونَ (Yef'alûne / Yapıyorlar):
Cümle: مَا يَفْعَلُونَ بِالْمُؤْمِنِينَ (Müminlere yaptıkıkları...) - يُؤْمِنُوا (Yu'minû / İman etsinler):
Cümle: إِلَّا أَنْ يُؤْمِنُوا بِاللَّهِ (Allah'a iman etmeleri hariç...) - فَتَنُوا (Fetenû / İşkence/fitne yaptılar):
Cümle: إِنَّ الَّذِينَ فَتَنُوا الْمُؤْمِنِينَ (Şüphesiz müminlere fitne/eziyet edenler...) - يَتُوبُوا (Yetûbû / Tövbe ederler):
Cümle: ثُمَّ لَمْ يَتُوبُوا (Sonra da tövbe etmediler.) - خَلَقَ (Haleka / Yarattı):
Cümle: خَلَقَ اللَّهُ السَّمَاوَاتِ (Allah gökleri yarattı.) - يَعْلَمُونَ (Ya'lemûne / Bilirler):
Cümle: هُمْ لَا يَعْلَمُونَ (Onlar bilmezler.) - جَاءَ (Câe / Geldi):
Cümle: جَاءَ الْحَقُّ (Hak geldi.) - يَشْهَدُ (Yeşhedu / Şahitlik eder):
Cümle: اللَّهُ يَشْهَدُ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ (Allah her şeye şahitlik eder.) - يَصْبِرُ (Yasbiru / Sabreder):
Cümle: الْمُؤْمِنُ يَصْبِرُ عَلَى الْبَلَاءِ (Mümin belaya sabreder.)
3. Arapça Edat Örnekleri (10 Adet)
- وَ (Vav - Yemin edatı):
Cümle: وَالسَّمَاءِ (Gökyüzüne andolsun.) - إِذْ (İz - Zaman zarfı / edatı):
Cümle: إِذْ هُمْ عَلَيْهَا قُعُودٌ (Hani onlar onun üzerindeydiler.) - عَلَى (Alâ - Harf-i cer):
Cümle: عَلَى كُلِّ شَيْءٍ شَهِيدٌ (Her şeye şahittir.) - مِنْ (Min - Harf-i cer):
Cümle: وَمَا نَقَمُوا مِنْهُمْ (Onlardan intikam/öç almadılar.) - إِلَّا (İllâ - İstisna edatı):
Cümle: إِلَّا أَنْ يُؤْمِنُوا (...inanmaları hariç / ancak inandıkları için.) - بِـ (Bi - Harf-i cer):
Cümle: بِاللَّهِ الْعَزِيزِ (Aziz olan Allah'a iman...) - لِـ (Li - Harf-i cer):
Cümle: لَهُ مُلْكُ السَّمَاوَاتِ (Göklerin mülkü O'nundur.) - ثُمَّ (Summe - Bağlaç / Edat):
Cümle: ثُمَّ لَمْ يَتُوبُوا (Sonra da tövbe etmediler.) - فِي (Fî - Harf-i cer):
Cümle: فِي الْجَنَّةِ (Cennettedir.) - مَا (Mâ - Olumsuzluk / İsmi mevsul):
Cümle: وَمَا نَقَمُوا (Ve öç almadılar.)
Burûc Sûresi 1-10. Ayetler 33 Soruluk Kapsamlı Test



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.