- Ders
- Konular
- Testler
- Arapça Dersler
- Arapça Ders Kitapları
- ☝📖المحمدية📖☝
Leyl Suresi (Okuma Parçası)
1. وَاللَّيْلِ إِذَا يَغْشَى
2. وَالنَّهَارِ إِذَا تَجَلَّى
3. وَمَا خَلَقَ الذَّكَرَ وَالْأُنْثَى
4. إِنَّ سَعْيَكُمْ لَشَتَّى
5. فَأَمَّا مَنْ أَعْطَى وَاتَّقَى
6. وَصَدَّقَ بِالْحُسْنَى
7. فَسَنُيَسِّرُهُ لِلْيُسْرَى
8. وَأَمَّا مَنْ بَخِلَ وَاسْتَغْنَى
9. وَكَذَّبَ بِالْحُسْنَى
10. فَسَنُيَسِّرُهُ لِلْعُسْرَى
11. وَمَا يُغْنِي عَنْهُ مَالُهُ إِذَا تَرَدَّى
12. إِنَّ عَلَيْنَا لَلْهُدَى
13. وَإِنَّ لَنَا لَلْآخِرَةَ وَالْأُولَى
14. فَأَنْذَرْتُكُمْ نَارًا تَلَظَّى
15. لَا يَصْلَاهَا إِلَّا الْأَشْقَى
16. الَّذِي كَذَّبَ وَتَوَلَّى
17. وَسَيُجَنَّبُهَا الْأَتْقَى
18. الَّذِي يُؤْتِي مَالَهُ يَتَزَكَّى
19. وَمَا لِأَحَدٍ عِنْدَهُ مِنْ نِعْمَةٍ تُجْزَى
20. إِلَّا ابْتِغَاءَ وَجْهِ رَبِّهِ الْأَعْلَى
21. وَلَسَوْفَ يَرْضَى
1-3. Karanlığı ile etrafı bürüdüğü zaman geceye, açılıp aydınlandığı zaman gündüze, erkeği ve dişiyi yaratana andolsun ki,
4. Şüphesiz sizin çabalarınız elbette çeşit çeşittir.
5-7. Kim (malını hayra) verirse, Allah'a karşı gelmekten sakınırsa ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) tasdik ederse, biz onu en kolay olana (cennete ve iyiliğe) kolayca iletiriz.
8-10. Kim de cimrilik eder, kendini Allah'a muhtaç görmez ve en güzel sözü yalanlarsa, biz de onu en zor olana (ateşe) kolayca iletiriz.
11. (Cehennem çukuruna) yuvarlandığı zaman malı ona hiçbir fayda sağlamaz.
12. Şüphesiz doğru yolu göstermek bize aittir.
13. Kuşkusuz ahiret de dünya da bizimdir.
14. İşte ben sizi alev alev yanan bir ateşe karşı uyardım.
17-18. Temizlenmek için malını hayra veren en takvâ sahibi kimse o ateşten uzak tutulacaktır.
19-20. O, hiç kimseye karşılık bekleyerek iyilik yapmaz; (yaptığı iyiliği) ancak yüce Rabbinin rızasını istediği için yapar.
21. Elbette kendisi de hoşnut olacaktır.
Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri
1. Arapça İsim Örnekleri (10 Adet)
- اللَّيْل (El-Leyl): Gece.
Cümle: وَاللَّيْلِ إِذَا يَغْشَى (Geceye andolsun.) - النَّهَار (En-Nehâr): Gündüz.
Cümle: وَالنَّهَارِ إِذَا تَجَلَّى (Gündüze andolsun.) - ذَكَر (Zeker): Erkek.
Cümle: وَمَا خَلَقَ الذَّكَرَ (Erkeği yaratana andolsun.) - أُنْثَى (Ünsâ): Dişi.
Cümle: وَالْأُنْثَى (Ve dişiye...) - سَعْي (Sa'y): Çaba, çalışma, emek.
Cümle: إِنَّ سَعْيَكُمْ لَشَتَّى (Şüphesiz çabanız çeşit çeşittir.) - مَال (Mâl): Mal, servet.
Cümle: وَمَا يُغْنِي عَنْهُ مَالُهُ (Malı ona fayda vermez.) - نَار (Nâr): Ateş, cehennem.
Cümle: فَأَنْذَرْتُكُمْ نَارًا (Sizi bir ateşle uyardım.) - أَشْقَى (Eşkâ): En bedbaht kimse.
Cümle: لَا يَصْلَاهَا إِلَّا الْأَشْقَى (Ona ancak en bedbaht girer.) - أَتْقَى (Etkâ): Takvâ sahibi, sakınan.
Cümle: وَسَيُجَنَّبُهَا الْأَتْقَى (En takvâ sahibi ondan uzak tutulur.) - نِعْمَة (Ni'met): Nimet, iyilik.
Cümle: مِنْ نِعْمَةٍ تُجْزَى (Karşılığı verilecek bir nimet...)
2. Arapça Fiil Örnekleri (10 Adet)
- يَغْشَى (Yagşâ): Bürür, örter (Kök: غ ش ي).
Cümle: إِذَا يَغْشَى (Bürüdüğü zaman...) - تَجَلَّى (Tecallâ): Açılıp aydınlandı (Kök: ج ل و).
Cümle: إِذَا تَجَلَّى (Açılıp aydınlandığında...) - خَلَقَ (Halaka): Yarattı (Kök: خ ل ق).
Cümle: وَمَا خَلَقَ الذَّكَرَ (Erkeği yaratana...) - أَعْطَى (A'tâ): Verdi, cömertlik yaptı (Kök: ع ط و).
Cümle: مَنْ أَعْطَى وَاتَّقَى (Kim verip sakındıysa...) - اتَّقَى (İttakâ): Sakındı, korundu (Kök: و ق ي).
Cümle: وَاتَّقَى (Ve sakındı.) - صَدَّقَ (Saddaka): Tasdik etti, doğruladı (Kök: ص د ق).
Cümle: وَصَدَّقَ بِالْحُسْنَى (En güzeli tasdik etti.) - بَخِلَ (Bahile): Cimrilik etti (Kök: ب خ ل).
Cümle: وَمَنْ بَخِلَ (Ve kim cimrilik ederse...) - كَذَّبَ (Kezzebe): Yalanladı (Kök: ك ذ ب).
Cümle: وَكَذَّبَ بِالْحُسْنَى (Yalanladı...) - تَرَدَّى (Tereddâ): Yuvarlandı, düştü (Kök: ر د ي).
Cümle: إِذَا تَرَدَّى (Yuvarlandığı zaman...) - تَلَظَّى (Telezzâ): Alev saçıyor, parlıyor (Kök: ل ظ ي).
Cümle: نَارًا تَلَظَّى (Alev saçan bir ateş...)
3. Arapça Edat Örnekleri (10 Adet)
- وَ (Vâv - Kasem edatı): Andolsun.
Cümle: وَاللَّيْلِ (Geceye andolsun.) - إِذَا (İzâ - Zaman zarfı): ...dığı zaman.
Cümle: إِذَا يَغْشَى (Bürüdüğü zaman.) - مَا (Mâ - Mevsul / Olumsuzluk edatı): Şey / değil.
Cümle: وَمَا خَلَقَ (Ve yarattığı şey...) - إِنَّ (İnne - Tekit edatı): Şüphesiz, muhakkak.
Cümle: إِنَّ سَعْيَكُمْ لَشَتَّى (Şüphesiz çabanız çeşit çeşittir.) - لَـ (Lâm - Tekit harfi): Elbette, kesinlikle.
Cümle: لَشَتَّى (Elbette çeşit çeşittir.) - أَمَّا (Emmâ - Şart ve tafsil edatı): ...e gelince.
Cümle: فَأَمَّا مَنْ أَعْطَى (Fakat kim verirse...) - بِـ (Bi - Harf-i cer): İle, -e / -de.
Cümle: بِالْحُسْنَى (En güzeli tasdik etti.) - عِنْدَ (İnde - Mekân zarfı): Nezdinde, yanında.
Cümle: عِنْدَهُ (Onun yanında / katında.) - إِلَّا (İllâ - İstisna edatı): Ancak, den başka.
Cümle: لَا يَصْلَاهَا إِلَّا الْأَشْقَى (Ona ancak en bedbaht girer.) - لِـ (Li - Harf-i cer): İçin, -e ait.
Cümle: لِلْيُسْرَى (Kolay olana...)
Leyl Sûresi 33 Soruluk Dilbilgisi ve Anlama Testi



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.