- Ders
- Konular
- Testler
- Arapça Dersler
- Arapça Ders Kitapları
- ☝📖المحمدية📖☝
Kur'anla Arapça - 96. Alak Sûresi
Alak Sûresi Arapça Metni ve Meali
1. اقْرَأْ بِاسْمِ رَبِّكَ الَّذِي خَلَقَ
2. خَلَقَ الْإِنْسَانَ مِنْ عَلَقٍ
3. اقْرَأْ وَرَبُّكَ الْأَكْرَمُ
4. الَّذِي عَلَّمَ بِالْقَلَمِ
5. عَلَّمَ الْإِنْسَانَ مَا لَمْ يَعْلَمْ
6. كَلَّا إِنَّ الْإِنْسَانَ لَيَطْغَى
7. أَنْ رَآهُ اسْتَغْنَى
8. إِنَّ إِلَى رَبِّكَ الرُّجْعَى
9. أَرَأَيْتَ الَّذِي يَنْهَى
10. عَبْدًا إِذَا صَلَّى
11. أَرَأَيْتَ إِنْ كَانَ عَلَى هُدًى
12. أَوْ أَمَرَ بِالتَّقْوَى
13. أَرَأَيْتَ إِنْ كَذَّبَ وَتَوَلَّى
14. أَلَمْ يَعْلَمْ بِأَنَّ اللَّهَ يَرَى
15. كَلَّا لَئِنْ لَمْ يَنتَهِ لَنَسْفَعًا بِالنَّاصِيَةِ
16. نَاصِيَةٍ كَاذِبَةٍ خَاطِئَةٍ
17. فَلْيَدْعُ نَادِيَهُ
18. سَنَدْعُ الزَّبَانِيَةَ
19. كَلَّا لَا تُطِعْهُ وَاسْجُدْ وَاقْتَرِبْ
1. Yaratan Rabbinin adıyla oku!
2. O, insanı bir alaktan (aşılanmış yumurtadan/pıhtılaşmış kandan) yarattı.
3. Oku! Rabbin, en büyük kerem sahibidir.
4. O, kalemle (yazmayı) öğretendir.
5. İnsana bilmediğini öğretmiştir.
6-8. Hayır! Şüphesiz insan azgınlık eder; çünkü kendini ihtiyaçsız görür. Şüphesiz dönüş ancak Rabbinedir.
9-10. Namaz kıldığı zaman bir kulu (Hz. Muhammed'i) men edeni gördün mü?
11-12. Gördün mü ya o (kul) hidayet üzerindeyse yahut takvayı emrediyorsa?
13-14. Gördün mü, ya o (engelleyen) yalanlıyor ve yüz çeviriyorsa? O, Allah'ın gördüğünü bilmedi mi?
15-16. Hayır! Andolsun ki eğer vazgeçmezse, o alnı (perçemi), o yalancı ve günahkâr perçemi kesinlikle sürükleriz (cezalandırırız).
17-18. O gidip meclisini (yardımcılarını) çağırsın; biz de zebanileri çağıracağız.
19. Hayır! Asla ona itaat etme; secde et ve ( Rabbine) yaklaş!
Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri
1. Arapça İsim Örnekleri (10 Adet)
- رَبّ (Rabb): Terbiye eden, sahip, Rab.
Cümle: اقْرَأْ بِاسْمِ رَبِّكَ (Rabbinin adıyla oku.) - إِنْسَان (İnsân): İnsan.
Cümle: خَلَقَ الْإِنْسَانَ مِنْ عَلَقٍ (O, insanı bir alaktan yarattı.) - عَلَق (Alak): Pıhtı, aşılanmış yumurta.
Cümle: خُلِقَ الْإِنْسَانُ مِنْ عَلَقٍ (İnsan alaktan yaratılmıştır.) - قَلَم (Kalem): Kalem, yazı aracı.
Cümle: عَلَّمَ بِالْقَلَمِ (Kalemle öğretmiştir.) - نَاصِيَة (Nâsıye): Alın perçemi.
Cümle: لَنَسْفَعًا بِالنَّاصِيَةِ (Onu perçeminden yakalarız.) - هُدًى (Hüden): Hidayet, doğru yol.
Cümle: عَلَى هُدًى مِنْ رَبِّهِمْ (Rablerinden bir hidayet üzerindedirler.) - تَقْوَى (Takvâ): Sakınma, takva, duyarlılık.
Cümle: أَوْ أَمَرَ بِالتَّقْوَى (Yahut takvayı emrediyorsa.) - عَبْد (Abd): Kul, köle.
Cümle: عَبْدًا إِذَا صَلَّى (Namaz kıldığı zaman bir kulu.) - نَادِي (Nâdî): Meclis, kulüp, topluluk.
Cümle: فَلْيَدْعُ نَادِيَهُ (Hadi meclisini çağırsın.) - زَبَانِيَة (Zebâniye): Azap melekleri.
Cümle: سَنَدْعُ الزَّبَانِيَةَ (Biz de zebanileri çağıracağız.)
2. Arapça Fiil Örnekleri (10 Adet)
- اقْرَأْ (İkra' - Emir): Oku!
Cümle: اقْرَأْ بِاسْمِ رَبِّكَ (Rabbinin adıyla oku.) - خَلَقَ (Haleka - Mazi): Yarattı.
Cümle: خَلَقَ الْإِنْسَانَ (İnsanı yarattı.) - عَلَّمَ (Alleme - Mazi): Öğretti.
Cümle: عَلَّمَ الْإِنْسَانَ مَا لَمْ يَعْلَمْ (İnsana bilmediğini öğretti.) - يَعْلَمْ (Ya'lem - Muzari): Bilir / bilmektedir.
Cümle: أَلَمْ يَعْلَمْ بِأَنَّ اللَّهَ يَرَى (O, Allah'ın gördüğünü bilmedi mi?) - يَطْغَى (Yatğâ - Muzari): Azgınlık yapıyor, azıyor.
Cümle: إِنَّ الْإِنْسَانَ لَيَطْغَى (Şüphesiz insan azgınlık eder.) - رَأَى (Reâ - Mazi): Gördü.
Cümle: أَنْ رَآهُ اسْتَغْنَى (Kendini müstağni gördüğü için.) - صَلَّى (Sallâ - Mazi): Namaz kıldı.
Cümle: عَبْدًا إِذَا صَلَّى (Namaz kıldığı zaman bir kulu.) - كَذَّبَ (Kezzibe - Mazi): Yalanladı.
Cümle: أَرَأَيْتَ إِنْ كَذَّبَ (Yalanlayanı gördün mü?) - تَوَلَّى (Tevellâ - Mazi): Yüz çevirdi.
Cümle: وَتَوَلَّى (Ve yüz çevirdi.) - اسْجُدْ (Üscüd - Emir): Secde et!
Cümle: وَاسْجُدْ وَاقْتَرِبْ (Secde et ve yaklaş!)
3. Arapça Edat Örnekleri (10 Adet)
- بِـ (Bi - Harf-i cer): İle, -e / -de.
Cümle: بِاسْمِ رَبِّكَ (Rabbinin adıyla.) - مِنْ (Min - Harf-i cer): -den, -dan.
Cümle: مِنْ عَلَقٍ (Bir alaktan.) - إِلَى (İlâ - Harf-i cer): -e, -a doğru, kadar.
Cümle: إِنَّ إِلَى رَبِّكَ الرُّجْعَى (Şüphesiz dönüş ancak Rabbinedir.) - عَلَى (Alâ - Harf-i cer): Üzerinde, üzere.
Cümle: عَلَى هُدًى (Hidayet üzere.) - فِي (Fî - Harf-i cer): İçinde, -de.
Cümle: فِي كِتَابٍ (Bir kitapta.) - لَـ (La - Tekit edatı): Andolsun, kesinlikle (Lam-ı tekit).
Cümle: لَنَسْفَعًا (Kesinlikle sürükleyip cezalandırırız.) - لَمْ (Lem - Olumsuzluk edatı): Mazi fiili olumsuz yapar (-madı, -medi).
Cümle: أَلَمْ يَعْلَمْ (Bilmedi mi?) - إِذَا (İzâ - Şart / zaman edatı): -dığı zaman.
Cümle: إِذَا صَلَّى (Namaz kıldığı zaman.) - لَا (Lâ - Olumsuzluk edatı): Asla,me, -me.
Cümle: لَا تُطِعْهُ (Ona itaat etme.) - وَ (Vâv - Atıf harfi): Ve.
Cümle: وَاسْجُدْ وَاقْتَرِبْ (Secde et ve yaklaş!)
Alak Sûresi 33 Soruluk Kapsamlı Test



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.