☝📖İbrahimi ﷺ Muhammedi ﷺ Hanif İslam📖☝﷽𐰃𐰠𐰯☝📖المحمدية☝Muhammediyye📖☝𐰃𐰠𐰯༺الله أكبر ༻

Güncel Duyuru Eylül -Ekim 2026

Nehvul Vazıh 2.Merhale Derslerimiz Çok Yakında Eylül itibariyle Başlayacak Ekim itibariyle devam edecek inşallah!Nehcül Belağa Dersleri sitemize ekleniyor,Kur'anla Arapça Dilbilgisi derslerimiz ve 116 tane Arapça dilbilgisi konu testi sitemize eklendi..

☝المحمدية☝الاامام سيد محمد هاشمي الموسوي 📖 ☝

☝https://www.muhammediyye.org/☝
📖-المحمدية-📖

Teoriye göre;İlluminati(hizbüşşeytan) yani uzaylı ve insan melezi ırklar,yarı vampir,yılan,ejderha vs melez soylardan oluşan topluluk,masonik, illuminatik firavun ve nemrud soylarının hipnoz,büyü,zihin kontrolü,algı yönetimi ile bireyler ve toplumları yönetmesi,hizbüşşeytan illumiatinin küresel illuminatik sistemi; siyaset,medya,sivil toplum,terör örgütleri,mafya,enerji,silah,ilaç,gıda tekeli alanlarda illuminati vardır!

Destek olmak isteyen kardeşlerimiz iletişim formundan bize yazınız Allah razı olsun.

Arapça Metinler-نهج البلاغة-Nehcül Belağa-Hutbe-111-116.Hutbeler

☝https://www.muhammediyye.org/☝
📖-المحمدية علي الكتاب و السنة الصحيحة-📖
Üye olmak isteyen kardeşlerimiz iletişim formundan bize yazınız Allah razı olsun.Kardeşlerimize Önemli :
اعوذ بالله من الشيطان الرجيم
 بسم الله الرحمان الرحيم
 الحمد لله رب العالمين و الصلاة و السلام علي امامنا محمد
 و آله و اهل بيته و صحبه و امته اجمعين
Euzü billahi mineşeydanirracimi ve min hizbihi..
Bismillahirrahmanirrahiym
Allahım cc Şeytandan ve onun hizbi tağutlardan
marid ve hannaslardan,cibt ve belamlardan sana sığınırız.Rahman ve rahiym olan Allahın cc adıyla.. 
Ahmedilik,kadıyanilik,bahailik,Vahhabilik,Şiilik,
illuminati,masonluk,yahudilik,nasırilik,nusayrilik,yezidilik,
sağcılık,solculuk,islamcılık,ateizm,deizm, budizm,hinduizm gibi  İbrahimi  ﷺ Muhammedi  ﷺ hanif İslama aykırı dini,felsefi ve ideolojik akımlardan imanımızı ve dinimizi koruyalım!     
İbrahimi  ﷺ Muhammedi  ﷺ hanif din islamdır!
İslam ise; peygamberler peygamberi cenabı Muhammed ﷺ  dinidir!..
Nemrut,Firavun,İsis,ra ve el gibi tağutlar(illuminati) ve onların günümüzdeki soylarının ve taraftarlarının dini(inanış,felsefe,ideolojilerinin) değil!
𐰃𐰠𐰯Kur'an ve sahih sünnetin izinde Muhammediyiz𐰃𐰠𐰯
📖☝ المحمدية علي الكتاب و السنة☝📖 Arapça Dersleri☝İslami Sohbetler☝İslami İlimler☝Manevi Rehberlik☝  instagram: https://www.instagram.com/muhammediyye
  • Nehc1
  • Nehc2
  • Nehc3
  • Nehc4
  • Nehc5
  • Nehc6
  • Nehc
  • ☝📖المحمدية📖☝

نهج البلاغة لامامنا علي عليه السلام
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

Nehcül Belağa | الخطبة ١١١ - أَمَّا بَعْدُ فَإِنِّي أُحَذِّرُكُمُ

Okuma Parçası - Metin

أَمَّا بَعْدُ، فَإِنِّي أُحَذِّرُكُمُ الدُّنْيَا فَإِنَّهَا حُلْوَةٌ خَضِرَةٌ حُفَّتْ بِالشَّهَوَاتِ وَتَحَبَّبَتْ بِالْعَاجِلَةِ وَرَاقَتْ بِالْقَلِيلِ وَتَحَلَّتْ بِالْآمَالِ وَتَزَيَّنَتْ بِالْغُرُورِ لَا تَدُومُ حَبْرَتُهَا وَلَا تُؤْمَنُ فَجْعَتُهَا. غَرَّارَةٌ ضَرَّارَةٌ حَائِلَةٌ زَائِلَةٌ نَافِدَةٌ بَائِدَةٌ أَكَّالَةٌ غَوَّالَةٌ
Türkçe Çevirisi:
Amma bad, şüphesiz ben sizi dünyadan sakındırırım çünkü o tatlı ve yeşildir, şehvetlerle kuşatılmıştır ve acile ile sevdirilmiştir ve az ile göz alıcı olmuştur ve emellerle süslenmiştir ve gururla ziynetlenmiştir, ne sevinci devam eder ne de faciasından emin olunur. Aldatıcı, zarar verici, hali değişen, zail olan, tükenen, yok olan, yiyen, helak eden.

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri - Metinden Tamamı

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • الدُّنْيَا - dünya
    Kelime Anlamı: aşağı hayat
    Cümle: فَإِنِّي أُحَذِّرُكُمُ الدُّنْيَا
    Türkçe: Sizi dünyadan sakındırırım.
  • حُلْوَةٌ خَضِرَةٌ - tatlı yeşil
    Kelime Anlamı: hoş taze
    Cümle: فَإِنَّهَا حُلْوَةٌ خَضِرَةٌ
    Türkçe: O tatlı ve yeşildir.
  • الشَّهَوَاتِ - şehvetler
    Kelime Anlamı: arzular
    Cümle: حُفَّتْ بِالشَّهَوَاتِ
    Türkçe: Şehvetlerle kuşatılmıştır.
  • الْآمَالِ - emeller
    Kelime Anlamı: umutlar
    Cümle: وَتَحَلَّتْ بِالْآمَالِ
    Türkçe: Emellerle süslendi.
  • الْغُرُورِ - gurur
    Kelime Anlamı: aldanış
    Cümle: وَتَزَيَّنَتْ بِالْغُرُورِ
    Türkçe: Gururla ziynetlenmiştir.
  • حَبْرَتُهَا - sevinci
    Kelime Anlamı: neşesi
    Cümle: لَا تَدُومُ حَبْرَتُهَا
    Türkçe: Sevinci devam etmez.
  • فَجْعَتُهَا - faciası
    Kelime Anlamı: musibeti
    Cümle: وَلَا تُؤْمَنُ فَجْعَتُهَا
    Türkçe: Faciasından emin olunmaz.
  • غَرَّارَةٌ - aldatıcı
    Kelime Anlamı: çok aldatan
    Cümle: غَرَّارَةٌ ضَرَّارَةٌ حَائِلَةٌ زَائِلَةٌ
    Türkçe: Aldatıcı, zarar verici, değişen, zail olan.

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • أُحَذِّرُكُمُ - sizi sakındırırım
    Kökü: ح ذ ر
    Cümle: فَإِنِّي أُحَذِّرُكُمُ الدُّنْيَا
    Türkçe: Sizi dünyadan sakındırırım.
  • حُفَّتْ - kuşatıldı
    Kökü: ح ف ف
    Cümle: حُفَّتْ بِالشَّهَوَاتِ
    Türkçe: Şehvetlerle kuşatıldı.
  • تَحَبَّبَتْ - sevdirildi
    Kökü: ح ب ب
    Cümle: وَتَحَبَّبَتْ بِالْعَاجِلَةِ
    Türkçe: Acele ile sevdirildi.
  • رَاقَتْ - göz aldı, beğendirdi
    Kökü: ر و ق
    Cümle: وَرَاقَتْ بِالْقَلِيلِ
    Türkçe: Az ile göz alıcı oldu.
  • تَحَلَّتْ - süslendi
    Kökü: ح ل ي
    Cümle: وَتَحَلَّتْ بِالْآمَالِ
    Türkçe: Emellerle süslendi.
  • تَزَيَّنَتْ - ziynetlendi
    Kökü: ز ي ن
    Cümle: وَتَزَيَّنَتْ بِالْغُرُورِ
    Türkçe: Gururla ziynetlenmiştir.
  • تَدُومُ - devam eder
    Kökü: د و م
    Cümle: لَا تَدُومُ حَبْرَتُهَا
    Türkçe: Sevinci devam etmez.
  • تُؤْمَنُ - emin olunur
    Kökü: أ م ن
    Cümle: وَلَا تُؤْمَنُ فَجْعَتُهَا
    Türkçe: Faciasından emin olunmaz.
  • نَافِدَةٌ بَائِدَةٌ - tükenen yok olan
    Kökü: ن ف د / ب ي د
    Cümle: نَافِدَةٌ بَائِدَةٌ أَكَّالَةٌ غَوَّالَةٌ
    Türkçe: Tükenen yok olan yiyen helak eden.

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • أَمَّا بَعْدُ - amma badu
    Cümle: أَمَّا بَعْدُ فَإِنِّي أُحَذِّرُكُمُ الدُّنْيَا
    Türkçe: Amma sonra şüphesiz sizi sakındırırım.
  • فَإِنِّي - şüphesiz ben
    Cümle: فَإِنِّي أُحَذِّرُكُمُ الدُّنْيَا
    Türkçe: Şüphesiz ben sizi dünyadan sakındırırım.
  • قَدْ - gizli te'kid
    Cümle: حُفَّتْ بِالشَّهَوَاتِ
    Türkçe: Muhakkak kuşatıldı (manada).
  • وَ - atıf
    Cümle: وَتَحَبَّبَتْ بِالْعَاجِلَةِ وَرَاقَتْ بِالْقَلِيلِ
    Türkçe: Ve acelecilikle sevdirildi ve az ile göz aldı.
  • لَا - nefy
    Cümle: لَا تَدُومُ حَبْرَتُهَا
    Türkçe: Sevinci devam etmez.
  • أَنْ - en-i mastariyye değil nefy sonrası
    Cümle: وَلَا تُؤْمَنُ فَجْعَتُهَا
    Türkçe: Faciasından emin olunmaz.

Nehcül Belaga Hutbe 111 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Hutbe 111 - Arapça Kelime ve Gramer Testi

نهج البلاغة لامامنا علي عليه السلام
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

Nehcül Belağa | الخطبة ١١٢ - هَلْ تُحِسُّ بِهِ إِذَا

Okuma Parçası - Metin

هَلْ تُحِسُّ بِهِ إِذَا دَخَلَ مَنْزِلًا؟ أَمْ هَلْ تَرَاهُ إِذَا تَوَفَّى أَحَداً؟ بَلْ كَيْفَ يَتَوَفَّى الْجَنِينَ فِي بَطْنِ أُمِّهِ؟ أَ يَلِجُ عَلَيْهِ مِنْ بَعْضِ جَوَارِحِهَا، أَمْ الرُّوحُ أَجَابَتْهُ بِإِذْنِ رَبِّهَا؟ أَمْ هُوَ سَاكِنٌ مَعَهُ فِي أَحْشَائِهَا؟ كَيْفَ يَصِفُ إِلَهَهُ مَنْ يَعْجَزُ عَنْ صِفَةِ مَخْلُوقٍ مِثْلِهِ!
Türkçe Çevirisi:
Bir menzile girdiğinde onu hissediyor musun? Yoksa birini vefat ettirdiğinde onu görüyor musun? Bilakis cenini annesinin karnında nasıl vefat ettirir? Annesinin bazı azalarından ona girer mi, yoksa ruh Rabbinin izniyle ona icabet mi etti? Yoksa o, ahşasında onunla birlikte sakin midir? Kendisi gibi bir mahlukun sıfatından aciz olan, ilahını nasıl vasfeder!

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri - Metinden Tamamı

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • مَنْزِلًا - menzil, ev
    Kelime Anlamı: mesken
    Cümle: هَلْ تُحِسُّ بِهِ إِذَا دَخَلَ مَنْزِلًا
    Türkçe: Bir menzile girdiğinde onu hissediyor musun?
  • أَحَداً - birini
    Kelime Anlamı: kimse
    Cümle: أَمْ هَلْ تَرَاهُ إِذَا تَوَفَّى أَحَداً
    Türkçe: Birini vefat ettirdiğinde onu görüyor musun?
  • الْجَنِينَ - cenin
    Kelime Anlamı: fetus
    Cümle: بَلْ كَيْفَ يَتَوَفَّى الْجَنِينَ فِي بَطْنِ أُمِّهِ
    Türkçe: Cenini annesinin karnında nasıl vefat ettirir?
  • بَطْنِ أُمِّهِ - annesinin karnı
    Kelime Anlamı: karın
    Cümle: فِي بَطْنِ أُمِّهِ
    Türkçe: Annesinin karnında.
  • جَوَارِحِهَا - azaları
    Kelime Anlamı: organlar
    Cümle: أَ يَلِجُ عَلَيْهِ مِنْ بَعْضِ جَوَارِحِهَا
    Türkçe: Bazı azalarından ona girer mi?
  • الرُّوحُ - ruh
    Kelime Anlamı: can
    Cümle: أَمْ الرُّوحُ أَجَابَتْهُ بِإِذْنِ رَبِّهَا
    Türkçe: Ruh Rabbinin izniyle ona icabet mi etti?
  • أَحْشَائِهَا - ahşası, iç organları
    Kelime Anlamı: bağırsaklar
    Cümle: أَمْ هُوَ سَاكِنٌ مَعَهُ فِي أَحْشَائِهَا
    Türkçe: Ahşasında onunla birlikte sakin midir?
  • مَخْلُوقٍ - mahluk
    Kelime Anlamı: yaratılmış
    Cümle: مَنْ يَعْجَزُ عَنْ صِفَةِ مَخْلُوقٍ مِثْلِهِ
    Türkçe: Kendisi gibi bir mahlukun sıfatından aciz olan.

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • تُحِسُّ - hissediyorsun
    Kökü: ح س س
    Cümle: هَلْ تُحِسُّ بِهِ إِذَا دَخَلَ مَنْزِلًا
    Türkçe: Bir menzile girdiğinde onu hissediyor musun?
  • دَخَلَ - girdi
    Kökü: د خ ل
    Cümle: إِذَا دَخَلَ مَنْزِلًا
    Türkçe: Menzile girdiğinde.
  • تَرَاهُ - onu görüyorsun
    Kökü: ر أ ي
    Cümle: أَمْ هَلْ تَرَاهُ إِذَا تَوَفَّى أَحَداً
    Türkçe: Birini vefat ettirdiğinde onu görüyor musun?
  • تَوَفَّى - vefat ettirdi
    Kökü: و ف ي
    Cümle: إِذَا تَوَفَّى أَحَداً
    Türkçe: Birini vefat ettirdiğinde.
  • يَتَوَفَّى - vefat ettirir
    Kökü: و ف ي
    Cümle: بَلْ كَيْفَ يَتَوَفَّى الْجَنِينَ فِي بَطْنِ أُمِّهِ
    Türkçe: Cenini nasıl vefat ettirir?
  • يَلِجُ - girer, dahil olur
    Kökü: و ل ج
    Cümle: أَ يَلِجُ عَلَيْهِ مِنْ بَعْضِ جَوَارِحِهَا
    Türkçe: Bazı azalarından ona girer mi?
  • أَجَابَتْهُ - ona icabet etti
    Kökü: ج و ب
    Cümle: أَمْ الرُّوحُ أَجَابَتْهُ بِإِذْنِ رَبِّهَا
    Türkçe: Ruh Rabbinin izniyle ona icabet mi etti?
  • يَصِفُ - vasfeder
    Kökü: و ص ف
    Cümle: كَيْفَ يَصِفُ إِلَهَهُ
    Türkçe: İlahını nasıl vasfeder?
  • يَعْجَزُ - aciz olur
    Kökü: ع ج ز
    Cümle: مَنْ يَعْجَزُ عَنْ صِفَةِ مَخْلُوقٍ مِثْلِهِ
    Türkçe: Mahlukun sıfatından aciz olan kimse.

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • هَلْ - soru edatı
    Cümle: هَلْ تُحِسُّ بِهِ إِذَا دَخَلَ مَنْزِلًا
    Türkçe: Bir menzile girdiğinde onu hissediyor musun?
  • إِذَا - zaman zarfı
    Cümle: إِذَا دَخَلَ مَنْزِلًا
    Türkçe: Menzile girdiğinde.
  • أَمْ - atıf + soru
    Cümle: أَمْ هَلْ تَرَاهُ إِذَا تَوَفَّى أَحَداً
    Türkçe: Yoksa onu görüyor musun?
  • بَلْ - idrab edatı
    Cümle: بَلْ كَيْفَ يَتَوَفَّى الْجَنِينَ
    Türkçe: Bilakis cenini nasıl vefat ettirir?
  • كَيْفَ - soru ismi
    Cümle: كَيْفَ يَصِفُ إِلَهَهُ
    Türkçe: İlahını nasıl vasfeder?
  • مَنْ - ismi mevsul
    Cümle: مَنْ يَعْجَزُ عَنْ صِفَةِ مَخْلُوقٍ
    Türkçe: Mahlukun sıfatından aciz olan kimse.

Nehcül Belaga Hutbe 112 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Hutbe 112 - Arapça Kelime ve Gramer Testi

نهج البلاغة لامامنا علي عليه السلام
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

Nehcül Belağa | الخطبة ١١٣ - وَأُحَذِّرُكُمُ الدُّنْيَا فَإِنَّهَا مَنْزِلُ

Okuma Parçası - Metin

وَأُحَذِّرُكُمُ الدُّنْيَا فَإِنَّهَا مَنْزِلُ قُلْعَةٍ وَلَيْسَتْ بِدَارِ نُجْعَةٍ، قَدْ تَزَيَّنَتْ بِغُرُورِهَا وَغَرَّتْ بِزِينَتِهَا. دَارُهَا هَانَتْ عَلَى رَبِّهَا فَخَلَطَ حَلَالَهَا بِحَرَامِهَا وَخَيْرَهَا بِشَرِّهَا وَحَيَاتَهَا بِمَوْتِهَا وَحُلْوَهَا بِمُرِّهَا لَمْ يُصْفِهَا اللَّهُ تَعَالَى لِأَوْلِيَائِهِ وَلَمْ يَضِنَّ بِهَا عَلَى أَعْدَائِهِ. خَيْرُهَا زَهِيدٌ وَشَرُّهَا عَتِيدٌ وَجَمْعُهَا يَنْفَدُ وَمُلْكُهَا يُسْلَبُ وَعَامِرُهَا يَخْرَبُ، فَمَا خَيْرُ دَارٍ تُنْقَضُ نَقْضَ الْبِنَاءِ وَعُمُرٍ يَفْنَى فِيهَا فَنَاءَ الزَّادِ وَمُدَّةٍ تَنْقَطِعُ انْقِطَاعَ السَّيْرِ!
Türkçe Çevirisi:
Sizi dünyadan sakındırırım çünkü o göçme menzili olup otlak yurdu değildir, gururuyla süslenmiş ve ziynetiyle aldatmıştır. Onun evi Rabbine karşı değersiz oldu da helalini haramına, hayrını şerrine, hayatını ölümüne, tatlısını acısına karıştırmıştır, Allah Teala onu evliyasına saf kılmadı ve düşmanlarına karşı da cimri davranmadı. Hayrı azdır, şerri hazırdır, toplamı tükenir, mülkü soyulur, mamuru harap olur, bina yıkılışı gibi yıkılan bir evin, azık tükenişi gibi içinde ömrün tükendiği ve yolculuk kesilişi gibi müddeti kesilen bir evin ne hayrı var!

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri - Metinden Tamamı

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • الدُّنْيَا - dünya
    Kelime Anlamı: yakın hayat
    Cümle: وَأُحَذِّرُكُمُ الدُّنْيَا فَإِنَّهَا مَنْزِلُ قُلْعَةٍ
    Türkçe: Sizi dünyadan sakındırırım çünkü o göçme menzilidir.
  • مَنْزِلُ قُلْعَةٍ - göçme menzili
    Kelime Anlamı: kopma yeri
    Cümle: فَإِنَّهَا مَنْزِلُ قُلْعَةٍ
    Türkçe: Göçme menzilidir.
  • دَارِ نُجْعَةٍ - otlak yurdu
    Kelime Anlamı: yaylak
    Cümle: وَلَيْسَتْ بِدَارِ نُجْعَةٍ
    Türkçe: Otlak yurdu değildir.
  • غُرُورِهَا - gururu
    Kelime Anlamı: aldatma
    Cümle: قَدْ تَزَيَّنَتْ بِغُرُورِهَا
    Türkçe: Gururuyla süslendi.
  • حَلَالَهَا - helali
    Kelime Anlamı: helal kısım
    Cümle: فَخَلَطَ حَلَالَهَا بِحَرَامِهَا
    Türkçe: Helalini haramına karıştırdı.
  • خَيْرُهَا - hayrı
    Kelime Anlamı: iyilik
    Cümle: خَيْرُهَا زَهِيدٌ وَشَرُّهَا عَتِيدٌ
    Türkçe: Hayrı az, şerri hazır.
  • جَمْعُهَا - cem'i
    Kelime Anlamı: birikim
    Cümle: وَجَمْعُهَا يَنْفَدُ
    Türkçe: Birikimi tükenir.
  • عَامِرُهَا - mamuru
    Kelime Anlamı: bayındır yeri
    Cümle: وَعَامِرُهَا يَخْرَبُ
    Türkçe: Mamuru harap olur.

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • أُحَذِّرُكُمُ - sizi sakındırırım
    Kökü: ح ذ ر
    Cümle: وَأُحَذِّرُكُمُ الدُّنْيَا
    Türkçe: Sizi dünyadan sakındırırım.
  • تَزَيَّنَتْ - süslendi
    Kökü: ز ي ن
    Cümle: قَدْ تَزَيَّنَتْ بِغُرُورِهَا
    Türkçe: Gururuyla süslendi.
  • غَرَّتْ - aldattı
    Kökü: غ ر ر
    Cümle: وَغَرَّتْ بِزِينَتِهَا
    Türkçe: Ziynetiyle aldattı.
  • هَانَتْ - değersiz oldu
    Kökü: ه و ن
    Cümle: دَارُهَا هَانَتْ عَلَى رَبِّهَا
    Türkçe: Evi Rabbine değersiz oldu.
  • خَلَطَ - karıştırdı
    Kökü: خ ل ط
    Cümle: فَخَلَطَ حَلَالَهَا بِحَرَامِهَا
    Türkçe: Helalini haramına karıştırdı.
  • يُصْفِهَا - saf kılmadı
    Kökü: ص ف و
    Cümle: لَمْ يُصْفِهَا اللَّهُ لِأَوْلِيَائِهِ
    Türkçe: Allah onu evliyasına saf kılmadı.
  • يَنْفَدُ - tükenir
    Kökü: ن ف د
    Cümle: وَجَمْعُهَا يَنْفَدُ
    Türkçe: Toplamı tükenir.
  • يُسْلَبُ - soyulur, alınır
    Kökü: س ل ب
    Cümle: وَمُلْكُهَا يُسْلَبُ
    Türkçe: Mülkü soyulur.
  • يَخْرَبُ - harap olur
    Kökü: خ ر ب
    Cümle: وَعَامِرُهَا يَخْرَبُ
    Türkçe: Mamuru harap olur.

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • فَإِنَّهَا - çünkü muhakkak o
    Cümle: فَإِنَّهَا مَنْزِلُ قُلْعَةٍ
    Türkçe: Çünkü o göçme menzilidir.
  • قَدْ - tahkik
    Cümle: قَدْ تَزَيَّنَتْ بِغُرُورِهَا
    Türkçe: Muhakkak süslendi.
  • وَ - atıf
    Cümle: وَغَرَّتْ بِزِينَتِهَا
    Türkçe: Ve ziynetiyle aldattı.
  • لَمْ - cezmeden nefy
    Cümle: لَمْ يُصْفِهَا اللَّهُ لِأَوْلِيَائِهِ
    Türkçe: Allah onu evliyasına saf kılmadı.
  • فَـ - fa-i sebep
    Cümle: فَخَلَطَ حَلَالَهَا بِحَرَامِهَا
    Türkçe: Böylece helalini haramına karıştırdı.
  • مَا - ismi mevsul soru değil
    Cümle: فَمَا خَيْرُ دَارٍ تُنْقَضُ نَقْضَ الْبِنَاءِ
    Türkçe: Yıkılan bir evin ne hayrı var.

Nehcül Belaga Hutbe 113 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Hutbe 113 - Arapça Kelime ve Gramer Testi

نهج البلاغة لامامنا علي عليه السلام
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

Nehcül Belağa | الخطبة ١١٤ - الْحَمْدُ لِلَّهِ الْوَاصِلِ الْحَمْدَ

Okuma Parçası - Metin

الْحَمْدُ لِلَّهِ الْوَاصِلِ الْحَمْدَ بِالنِّعَمِ وَالنِّعَمَ بِالشُّكْرِ، نَحْمَدُهُ عَلَى آلَائِهِ كَمَا نَحْمَدُهُ عَلَى بَلَائِهِ، وَنَسْتَعِينُهُ عَلَى هَذِهِ النُّفُوسِ الْبِطَاءِ عَمَّا أُمِرَتْ بِهِ السِّرَاعِ إِلَى مَا نُهِيَتْ عَنْهُ وَنَسْتَغْفِرُهُ مِمَّا أَحَاطَ بِهِ عِلْمُهُ وَأَحْصَاهُ كِتَابُهُ، عِلْمٌ غَيْرُ قَاصِرٍ وَكِتَابٌ غَيْرُ مُغَادِرٍ. وَنُؤْمِنُ بِهِ إِيمَانَ مَنْ عَايَنَ الْغُيُوبَ وَوَقَفَ عَلَى الْمَوْعُودِ إِيمَاناً نَفَى إِخْلَاصُهُ الشِّرْكَ وَيَقِينُهُ الشَّكَّ. وَنَشْهَدُ أَنْ لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ وَأَنَّ مُحَمَّداً صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ آلِهِ وَسَلَّمَ عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ، شَهَادَتَيْنِ تُصْعِدَانِ الْقَوْلَ وَتَرْفَعَانِ الْعَمَلَ لَا يَخِفُّ مِيزَانٌ تُوضَعَانِ فِيهِ وَلَا يَثْقُلُ مِيزَانٌ تُرْفَعَانِ عَنْهُ.
Türkçe Çevirisi:
Hamd, hamdi nimetlere ve nimetleri şükre vasıl eden Allah'a mahsustur, onu alaları üzerine hamd ettiğimiz gibi belası üzerine de hamd ederiz ve bu nefislere karşı ondan yardım dileriz ki emrolundukları şeyde yavaş, nehyedildikleri şeye hızlıdırlar ve ilmihinin ihata ettiği ve kitabının ihsa ettiği şeyden mağfiret dileriz, ilim ki kasır değil ve kitap ki mugadir değil. Ve ona gaybları muayene eden ve mev'ud üzerine vakıf olan kimsenin imanı gibi iman ederiz, öyle bir iman ki ihlası şirki ve yakini şekki nefyetti. Ve şehadet ederiz ki Allah'tan başka ilah yoktur tektir ortağı yoktur ve Muhammed s.a.a. onun kulu ve resulüdür, iki şehadet ki sözü yükseltir ve ameli kaldırır, içine konuldukları mizan hafiflemez ve kendisinden kaldırıldıkları mizan ağırlaşmaz.

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri - Metinden Tamamı

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • الْحَمْدُ - hamd
    Kelime Anlamı: övgü
    Cümle: الْحَمْدُ لِلَّهِ الْوَاصِلِ الْحَمْدَ بِالنِّعَمِ
    Türkçe: Hamdi nimetlere vasıl eden Allah'a hamd.
  • النِّعَمِ - nimetler
    Kelime Anlamı: iyilikler
    Cümle: الْوَاصِلِ الْحَمْدَ بِالنِّعَمِ وَالنِّعَمَ بِالشُّكْرِ
    Türkçe: Hamdi nimetlere, nimetleri şükre vasıl eden.
  • آلَائِهِ - alaları, nimetleri
    Kelime Anlamı: ihsanlar
    Cümle: نَحْمَدُهُ عَلَى آلَائِهِ كَمَا نَحْمَدُهُ عَلَى بَلَائِهِ
    Türkçe: Alaları üzerine hamd ederiz, belası üzerine hamd ettiğimiz gibi.
  • النُّفُوسِ - nefisler
    Kelime Anlamı: canlar
    Cümle: وَنَسْتَعِينُهُ عَلَى هَذِهِ النُّفُوسِ الْبِطَاءِ
    Türkçe: Bu yavaş nefislere karşı yardım dileriz.
  • الْغُيُوبَ - gaybler
    Kelime Anlamı: görünmeyenler
    Cümle: إِيمَانَ مَنْ عَايَنَ الْغُيُوبَ
    Türkçe: Gaybları muayene edenin imanı gibi.
  • الشِّرْكَ - şirk
    Kelime Anlamı: ortak koşma
    Cümle: نَفَى إِخْلَاصُهُ الشِّرْكَ وَيَقِينُهُ الشَّكَّ
    Türkçe: İhlası şirki nefyetti, yakini şekki.
  • شَهَادَتَيْنِ - iki şehadet
    Kelime Anlamı: şahitlikler
    Cümle: شَهَادَتَيْنِ تُصْعِدَانِ الْقَوْلَ وَتَرْفَعَانِ الْعَمَلَ
    Türkçe: Sözü yükselten, ameli kaldıran iki şehadet.
  • مِيزَانٌ - mizan, terazi
    Kelime Anlamı: ölçek
    Cümle: لَا يَخِفُّ مِيزَانٌ تُوضَعَانِ فِيهِ
    Türkçe: İçine konuldukları mizan hafiflemez.

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • الْوَاصِلِ - vasıl eden
    Kökü: و ص ل
    Cümle: الْحَمْدُ لِلَّهِ الْوَاصِلِ الْحَمْدَ بِالنِّعَمِ
    Türkçe: Hamdi nimetlere vasıl eden Allah'a hamd.
  • نَحْمَدُهُ - ona hamd ederiz
    Kökü: ح م د
    Cümle: نَحْمَدُهُ عَلَى آلَائِهِ
    Türkçe: Alaları üzerine hamd ederiz.
  • نَسْتَعِينُهُ - ondan yardım dileriz
    Kökü: ع و ن
    Cümle: وَنَسْتَعِينُهُ عَلَى هَذِهِ النُّفُوسِ
    Türkçe: Bu nefislere karşı yardım dileriz.
  • أُمِرَتْ - emrolundu
    Kökü: أ م ر
    Cümle: الْبِطَاءِ عَمَّا أُمِرَتْ بِهِ
    Türkçe: Emrolunduğu şeyde yavaş.
  • نُهِيَتْ - nehyedildi
    Kökü: ن ه ي
    Cümle: السِّرَاعِ إِلَى مَا نُهِيَتْ عَنْهُ
    Türkçe: Nehyedildiğine hızlı.
  • أَحَاطَ - ihata etti
    Kökü: ح و ط
    Cümle: مِمَّا أَحَاطَ بِهِ عِلْمُهُ
    Türkçe: İlminin ihata ettiği şey.
  • عَايَنَ - muayene etti, gözle gördü
    Kökü: ع ي ن
    Cümle: إِيمَانَ مَنْ عَايَنَ الْغُيُوبَ
    Türkçe: Gaybları gözle görenin imanı.
  • تُصْعِدَانِ - yükseltirler
    Kökü: ص ع د
    Cümle: شَهَادَتَيْنِ تُصْعِدَانِ الْقَوْلَ
    Türkçe: Sözü yükselten iki şehadet.
  • تُوضَعَانِ - konulurlar
    Kökü: و ض ع
    Cümle: لَا يَخِفُّ مِيزَانٌ تُوضَعَانِ فِيهِ
    Türkçe: İçine konuldukları mizan hafiflemez.

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • كَمَا - gibi
    Cümle: كَمَا نَحْمَدُهُ عَلَى بَلَائِهِ
    Türkçe: Belası üzerine hamd ettiğimiz gibi.
  • عَمَّا - an + ma
    Cümle: الْبِطَاءِ عَمَّا أُمِرَتْ بِهِ
    Türkçe: Emrolunduğu şeyden yavaş.
  • مِمَّا - min + ma
    Cümle: مِمَّا أَحَاطَ بِهِ عِلْمُهُ
    Türkçe: İlminin ihata ettiğinden.
  • غَيْرُ - değil
    Cümle: عِلْمٌ غَيْرُ قَاصِرٍ وَكِتَابٌ غَيْرُ مُغَادِرٍ
    Türkçe: Kasır olmayan ilim, mugadir olmayan kitap.
  • مَنْ - ismi mevsul
    Cümle: إِيمَانَ مَنْ عَايَنَ الْغُيُوبَ
    Türkçe: Gaybları gören kimsenin imanı.
  • لَا - nefy
    Cümle: لَا يَخِفُّ مِيزَانٌ تُوضَعَانِ فِيهِ
    Türkçe: Mizan hafiflemez.

Nehcül Belaga Hutbe 114 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Hutbe 114 - Arapça Kelime ve Gramer Testi

نهج البلاغة لامامنا علي عليه السلام
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

Nehcül Belağa | الخطبة ١١٥ - اللَّهُمَّ قَدِ انْصَاحَتْ جِبَالُنَا

Okuma Parçası - Metin

اللَّهُمَّ قَدِ انْصَاحَتْ جِبَالُنَا، وَاغْبَرَّتْ أَرْضُنَا وَهَامَتْ دَوَابُّنَا وَتَحَيَّرَتْ فِي مَرَابِضِهَا وَعَجَّتْ عَجِيجَ الثَّكَالَى عَلَى أَوْلَادِهَا وَمَلَّتِ التَّرَدُّدَ فِي مَرَاتِعِهَا وَالْحَنِينَ إِلَى مَوَارِدِهَا، اللَّهُمَّ فَارْحَمْ أَنِينَ الْآنَّةِ وَحَنِينَ الْحَانَّةِ، اللَّهُمَّ فَارْحَمْ حَيْرَتَهَا فِي مَذَاهِبِهَا وَأَنِينَهَا فِي مَوَالِجِهَا. اللَّهُمَّ خَرَجْنَا إِلَيْكَ حِينَ اعْتَكَرَتْ عَلَيْنَا حَدَابِيرُ السِّنِينَ وَأَخْلَفَتْنَا مَخَايِلُ الْجُودِ فَكُنْتَ الرَّجَاءَ لِلْمُبْتَئِسِ وَالْبَلَاغَ لِلْمُلْتَمِسِ، نَدْعُوكَ حِينَ قَنَطَ الْأَنَامُ وَمُنِعَ الْغَمَامُ وَهَلَكَ السَّوَامُ أَلَّا تُؤَاخِذَنَا بِأَعْمَالِنَا وَلَا تَأْخُذَنَا بِذُنُوبِنَا، وَانْشُرْ عَلَيْنَا رَحْمَتَكَ بِالسَّحَابِ الْمُنْبَعِقِ وَالرَّبِيعِ الْمُغْدِقِ وَالنَّبَاتِ الْمُونِقِ سَحّاً وَابِلًا تُحْيِي بِهِ مَا قَدْ مَاتَ وَتَرُدُّ بِهِ مَا قَدْ فَاتَ.
Türkçe Çevirisi:
Allah'ım dağlarımız yarıldı, yerimiz tozlandı ve davarlarımız susadı ve merabidlarında şaşırdı ve evlatları üzerine sevakiller gibi bağırdı ve mera'larında dolaşmaktan ve su kaynaklarına hasretten usandı, Allah'ım inleyenin iniltisine ve hasret çekenin hasretine merhamet et, Allah'ım mezheplerindeki şaşkınlığına ve mevalicindeki iniltisine merhamet et. Allah'ım senelerimizin zayıf develeri üzerimize karardığında ve cömertlik alametleri bizi boş çıkardığında sana çıktık, sen müpteis için reca ve mültemis için belag oldun, insanlar ümitsiz kaldığında ve bulut men edildiğinde ve davarlar helak olduğunda sana dua ediyoruz, bizi amellerimizle muahaze etme ve günahlarımızla alma, ve üzerimize rahmetini fışkıran bulut ve bol bahar ve güzel bitki ile yay, bol sağanak olarak onunla ölmüş olanı dirilt ve kaçmış olanı geri getir.

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri - Metinden Tamamı

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • جِبَالُنَا - dağlarımız
    Kelime Anlamı: dağlar
    Cümle: قَدِ انْصَاحَتْ جِبَالُنَا
    Türkçe: Dağlarımız yarıldı.
  • أَرْضُنَا - yerimiz
    Kelime Anlamı: toprak
    Cümle: وَاغْبَرَّتْ أَرْضُنَا
    Türkçe: Yerimiz tozlandı.
  • دَوَابُّنَا - davarlarımız
    Kelime Anlamı: hayvanlar
    Cümle: وَهَامَتْ دَوَابُّنَا
    Türkçe: Davarlarımız susadı.
  • الثَّكَالَى - evlat acısı çekenler
    Kelime Anlamı: sevakiller
    Cümle: عَجِيجَ الثَّكَالَى عَلَى أَوْلَادِهَا
    Türkçe: Evlatları üzerine sevakiller gibi bağırma.
  • حَدَابِيرُ السِّنِينَ - senelerin zayıf develeri
    Kelime Anlamı: kurak seneler
    Cümle: حِينَ اعْتَكَرَتْ عَلَيْنَا حَدَابِيرُ السِّنِينَ
    Türkçe: Senelerin zayıfları üzerimize karardığında.
  • الْأَنَامُ - insanlar
    Kelime Anlamı: mahlukat
    Cümle: حِينَ قَنَطَ الْأَنَامُ
    Türkçe: İnsanlar ümitsiz kaldığında.
  • السَّحَابِ الْمُنْبَعِقِ - fışkıran bulut
    Kelime Anlamı: patlayan bulut
    Cümle: بِالسَّحَابِ الْمُنْبَعِقِ وَالرَّبِيعِ الْمُغْدِقِ
    Türkçe: Fışkıran bulut ve bol bahar ile.
  • السَّوَامُ - salma davarlar
    Kelime Anlamı: otlayan hayvan
    Cümle: وَهَلَكَ السَّوَامُ
    Türkçe: Davarlar helak oldu.

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • انْصَاحَتْ - yarıldı
    Kökü: ص و ح
    Cümle: قَدِ انْصَاحَتْ جِبَالُنَا
    Türkçe: Dağlarımız yarıldı.
  • اغْبَرَّتْ - tozlandı
    Kökü: غ ب ر
    Cümle: وَاغْبَرَّتْ أَرْضُنَا
    Türkçe: Yerimiz tozlandı.
  • هَامَتْ - susadı
    Kökü: ه ي م
    Cümle: وَهَامَتْ دَوَابُّنَا
    Türkçe: Davarlarımız susadı.
  • تَحَيَّرَتْ - şaşırdı
    Kökü: ح ي ر
    Cümle: وَتَحَيَّرَتْ فِي مَرَابِضِهَا
    Türkçe: Merabidlarında şaşırdı.
  • عَجَّتْ - bağırdı
    Kökü: ع ج ج
    Cümle: وَعَجَّتْ عَجِيجَ الثَّكَالَى
    Türkçe: Sevakiller gibi bağırdı.
  • فَارْحَمْ - merhamet et
    Kökü: ر ح م
    Cümle: فَارْحَمْ أَنِينَ الْآنَّةِ
    Türkçe: İnleyenin iniltisine merhamet et.
  • اعْتَكَرَتْ - karardı, bulanıklaştı
    Kökü: ع ك ر
    Cümle: حِينَ اعْتَكَرَتْ عَلَيْنَا حَدَابِيرُ السِّنِينَ
    Türkçe: Seneler üzerimize karardığında.
  • قَنَطَ - ümitsiz kaldı
    Kökü: ق ن ط
    Cümle: حِينَ قَنَطَ الْأَنَامُ
    Türkçe: İnsanlar ümitsiz kaldığında.
  • تُحْيِي - diriltirsin
    Kökü: ح ي ي
    Cümle: تُحْيِي بِهِ مَا قَدْ مَاتَ
    Türkçe: Onunla ölmüş olanı dirilt.

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • قَدْ - Tahkik edatı
    Cümle: قَدِ انْصَاحَتْ جِبَالُنَا
    Türkçe: Dağlarımız yarıldı (muhakkak).
  • عَلَى - İle anlamında edat (farklı kullanım)
    Cümle: عَجَّتْ عَجِيجَ الثَّكَالَى عَلَى أَوْلَادِهَا
    Türkçe: Evlatları üzerine bağırdı.
  • حِينَ - Zarf-ı zaman
    Cümle: حِينَ اعْتَكَرَتْ عَلَيْنَا حَدَابِيرُ السِّنِينَ
    Türkçe: Seneler karardığında.
  • لِـ - Lam-ı ta'lil
    Cümle: فَكُنْتَ الرَّجَاءَ لِلْمُبْتَئِسِ
    Türkçe: Müpteis için reca oldun.
  • أَلَّا - En + la
    Cümle: أَلَّا تُؤَاخِذَنَا بِأَعْمَالِنَا
    Türkçe: Amellerimizle muahaze etmemen için.
  • مَا - İsmi mevsul
    Cümle: تُحْيِي بِهِ مَا قَدْ مَاتَ
    Türkçe: Ölmüş olan şeyi diriltirsin.

Nehcül Belaga Hutbe 115 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Hutbe 115 - Arapça Kelime ve Gramer Testi

نهج البلاغة لامامنا علي عليه السلام
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

Nehcül Belağa | الخطبة ١١٦ - أَرْسَلَهُ دَاعِياً إِلَى الْحَقِّ

Okuma Parçası - Metin

أَرْسَلَهُ دَاعِياً إِلَى الْحَقِّ وَشَاهِداً عَلَى الْخَلْقِ فَبَلَّغَ رِسَالاتِ رَبِّهِ غَيْرَ وَانٍ وَلَا مُقَصِّرٍ وَجَاهَدَ فِي اللَّهِ أَعْدَاءَهُ غَيْرَ وَاهِنٍ وَلَا مُعَذِّرٍ، إِمَامُ مَنِ اتَّقَى وَبَصَرُ مَنِ اهْتَدَى.

وَلَوْ تَعْلَمُونَ مَا أَعْلَمُ مِمَّا طُوِيَ عَنْكُمْ غَيْبُهُ إذاً لَخَرَجْتُمْ إِلَى الصُّعُدَاتِ تَبْكُونَ عَلَى أَعْمَالِكُمْ وَتَلْتَدِمُونَ عَلَى أَنْفُسِكُمْ وَلَتَرَكْتُمْ أَمْوَالَكُمْ لَا حَارِسَ لَهَا وَلَا خَالِفَ عَلَيْهَا وَلَهَمَّتْ كُلَّ امْرِئٍ مِنْكُمْ نَفْسُهُ لَا يَلْتَفِتُ إِلَى غَيْرِهَا، وَلَكِنَّكُمْ نَسِيتُمْ مَا ذُكِّرْتُمْ وَأَمِنْتُمْ مَا حُذِّرْتُمْ فَتَاهَ عَنْكُمْ رَأْيُكُمْ وَتَشَتَّتَ عَلَيْكُمْ أَمْرُكُمْ.

وَلَوَدِدْتُ أَنَّ اللَّهَ فَرَّقَ بَيْنِي وَبَيْنَكُمْ وَأَلْحَقَنِي بِمَنْ هُوَ أَحَقُّ بِي مِنْكُمْ قَوْمٌ وَاللَّهِ مَيَامِينُ الرَّأْيِ مَرَاجِيحُ الْحِلْمِ مَقَاوِيلُ بِالْحَقِّ مَتَارِيكُ لِلْبَغْيِ، مَضَوْا قُدُماً عَلَى الطَّرِيقَةِ وَأَوْجَفُوا عَلَى الْمَحَجَّةِ فَظَفِرُوا بِالْعُقْبَى الدَّائِمَةِ وَالْكَرَامَةِ الْبَارِدَةِ. أَمَا وَاللَّهِ لَيُسَلَّطَنَّ عَلَيْكُمْ غُلَامُ ثَقِيفٍ الذَّيَّالُ الْمَيَّالُ يَأْكُلُ خَضِرَتَكُمْ وَيُذِيبُ شَحْمَتَكُمْ، إِيهٍ أَبَا وَذَحَةَ!
Türkçe Çevirisi:
Onu hakka davetçi ve halk üzerine şahit olarak gönderdi, Rabbinin risaletlerini gevşeklik göstermeden ve kusur etmeden tebliğ etti ve Allah yolunda düşmanlarıyla zaaf göstermeden ve mazeret göstermeden cihad etti, takva edenin imamı ve hidayet bulan kimsenin basireti.

Eğer sizden gaybı dürülmüş olan şeyden benim bildiğimi bilseydiniz o zaman meydanlara çıkardınız, amellerinize ağlayarak ve nefislerinize vurarak ve mallarınızı bekçisi ve ardılı olmadan terk ederdiniz ve her kişinin nefsi kendisiyle ilgilenirdi başkasına iltifat etmezdi, fakat siz size hatırlatılanı unuttunuz ve sakındırıldığınız şeyden emin oldunuz, görüşünüz sizden şaştı ve işiniz üzerinize dağıldı.

Ve diledim ki Allah benimle sizin aranızı ayırsın ve beni benden size göre daha hak sahibi olana ilhak etsin, vallahi görüşleri bereketli, hilmleri ağır, hak ile konuşan, bagyı terk eden bir kavim, yol üzere ileri gittiler ve mahacce üzerinde koştular, daimi akıbet ve serin keramet ile zafer buldular. Dikkat edin vallahi Sakif'in eteğini sürüyen, meyleden genci size musallat edilecek, yeşilliğinizi yiyecek ve yağınızı eritecek, hey Ebu Vezaha!

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri - Metinden Tamamı

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • دَاعِياً إِلَى الْحَقِّ - hakka davetçi
    Kelime Anlamı: çağıran
    Cümle: أَرْسَلَهُ دَاعِياً إِلَى الْحَقِّ
    Türkçe: Hakka davetçi olarak gönderdi.
  • رِسَالاتِ رَبِّهِ - Rabbinin risaletleri
    Kelime Anlamı: mesajlar
    Cümle: فَبَلَّغَ رِسَالاتِ رَبِّهِ
    Türkçe: Rabbinin risaletlerini tebliğ etti.
  • الصُّعُدَاتِ - meydanlar, yollar
    Kelime Anlamı: açık alanlar
    Cümle: لَخَرَجْتُمْ إِلَى الصُّعُدَاتِ تَبْكُونَ
    Türkçe: Meydanlara ağlayarak çıkardınız.
  • أَمْوَالَكُمْ - mallarınız
    Kelime Anlamı: mülkler
    Cümle: وَلَتَرَكْتُمْ أَمْوَالَكُمْ لَا حَارِسَ لَهَا
    Türkçe: Mallarınızı bekçisiz terk ederdiniz.
  • مَيَامِينُ الرَّأْيِ - görüşleri bereketli
    Kelime Anlamı: mübarek görüşlü
    Cümle: قَوْمٌ مَيَامِينُ الرَّأْيِ مَرَاجِيحُ الْحِلْمِ
    Türkçe: Görüşleri bereketli, hilmleri ağır kavim.
  • الْمَحَجَّةِ - açık yol, cadde
    Kelime Anlamı: menhec
    Cümle: وَأَوْجَفُوا عَلَى الْمَحَجَّةِ
    Türkçe: Açık yol üzerinde koştular.
  • غُلَامُ ثَقِيفٍ - Sakif genci (Haccac)
    Kelime Anlamı: genç
    Cümle: لَيُسَلَّطَنَّ عَلَيْكُمْ غُلَامُ ثَقِيفٍ
    Türkçe: Sakif genci size musallat edilecek.
  • أَبَا وَذَحَةَ - bok böceği babası, kinaye
    Kelime Anlamı: hunfusa
    Cümle: إِيهٍ أَبَا وَذَحَةَ
    Türkçe: Hey Ebu Vezaha (Haccac'a kinaye).

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • أَرْسَلَهُ - onu gönderdi
    Kökü: ر س ل
    Cümle: أَرْسَلَهُ دَاعِياً إِلَى الْحَقِّ
    Türkçe: Hakka davetçi olarak gönderdi.
  • بَلَّغَ - tebliğ etti
    Kökü: ب ل غ
    Cümle: فَبَلَّغَ رِسَالاتِ رَبِّهِ غَيْرَ وَانٍ
    Türkçe: Gevşek olmadan tebliğ etti.
  • جَاهَدَ - cihad etti
    Kökü: ج ه د
    Cümle: وَجَاهَدَ فِي اللَّهِ أَعْدَاءَهُ
    Türkçe: Allah yolunda düşmanlarıyla cihad etti.
  • تَعْلَمُونَ - biliyorsunuz
    Kökü: ع ل م
    Cümle: وَلَوْ تَعْلَمُونَ مَا أَعْلَمُ
    Türkçe: Benim bildiğimi bilseydiniz.
  • طُوِيَ - dürüldü
    Kökü: ط و ي
    Cümle: مِمَّا طُوِيَ عَنْكُمْ غَيْبُهُ
    Türkçe: Gaybı sizden dürülmüş olan.
  • تَبْكُونَ - ağlıyorsunuz
    Kökü: ب ك ي
    Cümle: لَخَرَجْتُمْ إِلَى الصُّعُدَاتِ تَبْكُونَ
    Türkçe: Meydanlara ağlayarak çıkardınız.
  • نَسِيتُمْ - unuttunuz
    Kökü: ن س ي
    Cümle: نَسِيتُمْ مَا ذُكِّرْتُمْ
    Türkçe: Hatırlatılanı unuttunuz.
  • فَرَّقَ - ayırsın
    Kökü: ف ر ق
    Cümle: وَلَوَدِدْتُ أَنَّ اللَّهَ فَرَّقَ بَيْنِي وَبَيْنَكُمْ
    Türkçe: Allah aramızı ayırsın diledim.
  • لَيُسَلَّطَنَّ - musallat edilecek
    Kökü: س ل ط
    Cümle: لَيُسَلَّطَنَّ عَلَيْكُمْ غُلَامُ ثَقِيفٍ
    Türkçe: Sakif genci size musallat edilecek.

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • غَيْرَ - değil, dışında
    Cümle: غَيْرَ وَانٍ وَلَا مُقَصِّرٍ
    Türkçe: Gevşek olmadan ve kusur etmeden.
  • وَلَوْ - eğer
    Cümle: وَلَوْ تَعْلَمُونَ مَا أَعْلَمُ
    Türkçe: Eğer bildiğimi bilseydiniz.
  • مَا - ismi mevsul
    Cümle: مَا أَعْلَمُ مِمَّا طُوِيَ عَنْكُمْ
    Türkçe: Benim bildiğim şey.
  • إِذاً - o zaman
    Cümle: إِذاً لَخَرَجْتُمْ إِلَى الصُّعُدَاتِ
    Türkçe: O zaman meydanlara çıkardınız.
  • لَا - nefy
    Cümle: لَا حَارِسَ لَهَا وَلَا خَالِفَ
    Türkçe: Ne bekçisi ne ardılı.
  • أَمَا - dikkat edatı
    Cümle: أَمَا وَاللَّهِ لَيُسَلَّطَنَّ عَلَيْكُمْ
    Türkçe: Dikkat edin vallahi size musallat edilecek.

Nehcül Belaga Hutbe 116 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Hutbe 116 - Arapça Kelime ve Gramer Testi

S.Muhammed Kayaalp (el-Haşimi) Ks

الاامام سيد محمد هاشمي الموسوي

Arapça Dersleri-İslami Sohbetler-Tevhid-Tefsir-Hadis-Fıkıh-Fetvalar-İrşadlar

Arapça Metinler-نهج البلاغة-Nehcül Belağa-Hutbe-111-116.Hutbeler Rating: 4.5 Diposkan Oleh: ☝الاامام سيد محمد هاشمي الموسوي☝المحمدية☝

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.