☝📖İbrahimi ﷺ Muhammedi ﷺ Hanif İslam📖☝﷽𐰃𐰠𐰯☝📖المحمدية☝Muhammediyye📖☝𐰃𐰠𐰯༺الله أكبر ༻

Güncel Duyuru Eylül -Ekim 2026

Nehvul Vazıh 2.Merhale Derslerimiz Çok Yakında Eylül itibariyle Başlayacak Ekim itibariyle devam edecek inşallah!Nehcül Belağa Dersleri sitemize ekleniyor,Kur'anla Arapça Dilbilgisi derslerimiz ve 116 tane Arapça dilbilgisi konu testi sitemize eklendi..

☝المحمدية☝الاامام سيد محمد هاشمي الموسوي 📖 ☝

☝https://www.muhammediyye.org/☝
📖-المحمدية-📖

Teoriye göre;İlluminati(hizbüşşeytan) yani uzaylı ve insan melezi ırklar,yarı vampir,yılan,ejderha vs melez soylardan oluşan topluluk,masonik, illuminatik firavun ve nemrud soylarının hipnoz,büyü,zihin kontrolü,algı yönetimi ile bireyler ve toplumları yönetmesi,hizbüşşeytan illumiatinin küresel illuminatik sistemi; siyaset,medya,sivil toplum,terör örgütleri,mafya,enerji,silah,ilaç,gıda tekeli alanlarda illuminati vardır!

Destek olmak isteyen kardeşlerimiz iletişim formundan bize yazınız Allah razı olsun.

Arapça Metinler-نهج البلاغة-Nehcül Belağa-Hutbe-130-136.Hutbeler

☝https://www.muhammediyye.org/☝
📖-المحمدية علي الكتاب و السنة الصحيحة-📖
Üye olmak isteyen kardeşlerimiz iletişim formundan bize yazınız Allah razı olsun.Kardeşlerimize Önemli :
اعوذ بالله من الشيطان الرجيم
 بسم الله الرحمان الرحيم
 الحمد لله رب العالمين و الصلاة و السلام علي امامنا محمد
 و آله و اهل بيته و صحبه و امته اجمعين
Euzü billahi mineşeydanirracimi ve min hizbihi..
Bismillahirrahmanirrahiym
Allahım cc Şeytandan ve onun hizbi tağutlardan
marid ve hannaslardan,cibt ve belamlardan sana sığınırız.Rahman ve rahiym olan Allahın cc adıyla.. 
Ahmedilik,kadıyanilik,bahailik,Vahhabilik,Şiilik,
illuminati,masonluk,yahudilik,nasırilik,nusayrilik,yezidilik,
sağcılık,solculuk,islamcılık,ateizm,deizm, budizm,hinduizm gibi  İbrahimi  ﷺ Muhammedi  ﷺ hanif İslama aykırı dini,felsefi ve ideolojik akımlardan imanımızı ve dinimizi koruyalım!     
İbrahimi  ﷺ Muhammedi  ﷺ hanif din islamdır!
İslam ise; peygamberler peygamberi cenabı Muhammed ﷺ  dinidir!..
Nemrut,Firavun,İsis,ra ve el gibi tağutlar(illuminati) ve onların günümüzdeki soylarının ve taraftarlarının dini(inanış,felsefe,ideolojilerinin) değil!
𐰃𐰠𐰯Kur'an ve sahih sünnetin izinde Muhammediyiz𐰃𐰠𐰯
📖☝ المحمدية علي الكتاب و السنة☝📖 Arapça Dersleri☝İslami Sohbetler☝İslami İlimler☝Manevi Rehberlik☝  instagram: https://www.instagram.com/muhammediyye
  • Nehc1
  • Nehc2
  • Nehc3
  • Nehc4
  • Nehc5
  • Nehc6
  • Nehc
  • ☝📖المحمدية📖☝

نهج البلاغة لامامنا علي عليه السلام
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

Nehcül Belağa | الخطبة ١٣٠ - يَا أَبَا ذَرٍّ إِنَّكَ غَضِبْتَ لِلَّهِ

Okuma Parçası - Metin

يَا أَبَا ذَرٍّ إِنَّكَ غَضِبْتَ لِلَّهِ فَارْجُ مَنْ غَضِبْتَ لَهُ، إِنَّ الْقَوْمَ خَافُوكَ عَلَى دُنْيَاهُمْ وَخِفْتَهُمْ عَلَى دِينِكَ، فَاتْرُكْ فِي أَيْدِيهِمْ مَا خَافُوكَ عَلَيْهِ وَاهْرُبْ مِنْهُمْ بِمَا خِفْتَهُمْ عَلَيْهِ، فَمَا أَحْوَجَهُمْ إِلَى مَا مَنَعْتَهُمْ وَمَا أَغْنَاكَ عَمَّا مَنَعُوكَ وَسَتَعْلَمُ مَنِ الرَّابِحُ غَداً وَالْأَكْثَرُ حُسَّداً، وَلَوْ أَنَّ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرَضِينَ كَانَتَا عَلَى عَبْدٍ رَتْقاً ثُمَّ اتَّقَى اللَّهَ، لَجَعَلَ اللَّهُ لَهُ مِنْهُمَا مَخْرَجاً. لَا يُؤْنِسَنَّكَ إِلَّا الْحَقُّ وَلَا يُوحِشَنَّكَ إِلَّا الْبَاطِلُ، فَلَوْ قَبِلْتَ دُنْيَاهُمْ لَأَحَبُّوكَ وَلَوْ قَرَضْتَ مِنْهَا لَأَمَّنُوكَ.
Türkçe Çevirisi:
Ey Ebu Zer! Sen şüphesiz Allah için kızdın, öyleyse kızdığın Zat'tan umut et. Şüphesiz kavim, senin dünyaları hakkında senden korktu ve sen de dinin hakkında onlardan korktun. Öyleyse onların senden korktuğu şeyi onların ellerinde bırak ve senin onlardan korktuğun şey ile onlardan kaç. Onların senin kendilerinden men ettiğin şeye ne kadar muhtaç oldukları ve senin onların senden men ettiği şeyden ne kadar zengin olduğun ortaya çıkacak. Yarın kimin kazançlı ve kimin haset edenleri daha çok olduğunu bileceksin. Eğer gökler ve yerler bir kula karşı kapalı olsalar, sonra o kul Allah'tan sakınsa, Allah muhakkak ona ikisinden bir çıkış yolu kılar. Seni haktan başkası ünsiyet ettirmesin ve seni batıldan başkası yalnızlaştırmasın. Eğer onların dünyasını kabul etseydin seni severlerdi ve eğer ondan kırpıp versen, borç versen seni güvende kılarlardı.

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri - Metinden Tamamı

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • أَبَا ذَرٍّ - Ebu Zer
    Kelime Anlamı: künye, sahabi ismi
    Cümle: يَا أَبَا ذَرٍّ إِنَّكَ غَضِبْتَ لِلَّهِ
    Türkçe: Ey Ebu Zer! Sen Allah için kızdın.
  • الْقَوْمَ - kavim, topluluk
    Kelime Anlamı: insanlar, topluluk
    Cümle: إِنَّ الْقَوْمَ خَافُوكَ عَلَى دُنْيَاهُمْ
    Türkçe: Kavim dünyaları hakkında senden korktu.
  • دُنْيَاهُمْ - onların dünyası
    Kelime Anlamı: dünya, mal
    Cümle: خَافُوكَ عَلَى دُنْيَاهُمْ
    Türkçe: Dünyaları için senden korktular.
  • دِينِكَ - senin dinin
    Kelime Anlamı: din, inanç
    Cümle: وَخِفْتَهُمْ عَلَى دِينِكَ
    Türkçe: Dinin için onlardan korktun.
  • الرَّابِحُ - kazançlı
    Kelime Anlamı: kar eden
    Cümle: وَسَتَعْلَمُ مَنِ الرَّابِحُ غَداً
    Türkçe: Yarın kimin kazançlı olduğunu bileceksin.
  • السَّمَاوَاتِ - gökler
    Kelime Anlamı: semalar
    Cümle: وَلَوْ أَنَّ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرَضِينَ كَانَتَا رَتْقاً
    Türkçe: Gökler ve yerler kapalı olsalar bile.
  • الْحَقُّ - hak
    Kelime Anlamı: gerçek, doğru
    Cümle: لَا يُؤْنِسَنَّكَ إِلَّا الْحَقُّ
    Türkçe: Seni haktan başkası dost etmesin.
  • الْبَاطِلُ - batıl
    Kelime Anlamı: boş, asılsız
    Cümle: وَلَا يُوحِشَنَّكَ إِلَّا الْبَاطِلُ
    Türkçe: Seni batıldan başkası yalnızlaştırmasın.

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • غَضِبْتَ - kızdın
    Kökü: غ ض ب
    Cümle: إِنَّكَ غَضِبْتَ لِلَّهِ
    Türkçe: Sen Allah için kızdın.
  • فَارْجُ - umut et
    Kökü: ر ج و
    Cümle: فَارْجُ مَنْ غَضِبْتَ لَهُ
    Türkçe: Kızdığın Zat'tan umut et.
  • خَافُوكَ - senden korktular
    Kökü: خ و ف
    Cümle: إِنَّ الْقَوْمَ خَافُوكَ عَلَى دُنْيَاهُمْ
    Türkçe: Kavim senden korktu.
  • خِفْتَهُمْ - onlardan korktun
    Kökü: خ و ف
    Cümle: وَخِفْتَهُمْ عَلَى دِينِكَ
    Türkçe: Dinin için onlardan korktun.
  • اتْرُكْ - bırak
    Kökü: ت ر ك
    Cümle: فَاتْرُكْ فِي أَيْدِيهِمْ مَا خَافُوكَ عَلَيْهِ
    Türkçe: Onların korktuğu şeyi ellerinde bırak.
  • اهْرُبْ - kaç
    Kökü: ه ر ب
    Cümle: وَاهْرُبْ مِنْهُمْ بِمَا خِفْتَهُمْ عَلَيْهِ
    Türkçe: Korktuğun şey ile onlardan kaç.
  • سَتَعْلَمُ - bileceksin
    Kökü: ع ل م
    Cümle: وَسَتَعْلَمُ مَنِ الرَّابِحُ غَداً
    Türkçe: Yarın kimin kazançlı olduğunu bileceksin.
  • اتَّقَى - sakındı, takva gösterdi
    Kökü: و ق ي
    Cümle: ثُمَّ اتَّقَى اللَّهَ
    Türkçe: Sonra Allah'tan sakındı.
  • جَعَلَ - kıldı, yaptı
    Kökü: ج ع ل
    Cümle: لَجَعَلَ اللَّهُ لَهُ مِنْهُمَا مَخْرَجاً
    Türkçe: Allah ona bir çıkış yolu kılar.

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • يَا - Nida edatı
    Cümle: يَا أَبَا ذَرٍّ
    Türkçe: Ey Ebu Zer! (seslenme)
  • إِنَّ - Tekid edatı
    Cümle: إِنَّكَ غَضِبْتَ لِلَّهِ
    Türkçe: Şüphesiz sen Allah için kızdın.
  • فَـ - Fa-i atıf / takip
    Cümle: فَارْجُ مَنْ غَضِبْتَ لَهُ
    Türkçe: Öyleyse kızdığın Zat'tan umut et.
  • لَوْ - Şart edatı (imtina)
    Cümle: وَلَوْ أَنَّ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرَضِينَ كَانَتَا رَتْقاً
    Türkçe: Gökler ve yerler kapalı olsa bile.
  • ثُمَّ - Tertip edatı
    Cümle: رَتْقاً ثُمَّ اتَّقَى اللَّهَ
    Türkçe: Kapalı olsa sonra Allah'tan sakınsa.
  • إِلَّا - İstisna / hasr edatı
    Cümle: لَا يُؤْنِسَنَّكَ إِلَّا الْحَقُّ
    Türkçe: Seni haktan başkası ünsiyet ettirmesin.

Nehcül Belaga Hutbe 130 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Hutbe 130 - Arapça Kelime ve Gramer Testi

نهج البلاغة لامامنا علي عليه السلام
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

Nehcül Belağa | الخطبة ١٣١ - أَيَّتُهَا النُّفُوسُ الْمُخْتَلِفَةُ وَالْقُلُوبُ الْمُتَشَتِّتَةُ

Okuma Parçası - Metin

أَيَّتُهَا النُّفُوسُ الْمُخْتَلِفَةُ وَالْقُلُوبُ الْمُتَشَتِّتَةُ، الشَّاهِدَةُ أَبْدَانُهُمْ وَالْغَائِبَةُ عَنْهُمْ عُقُولُهُمْ. أَظْأَرُكُمْ عَلَى الْحَقِّ وَأَنْتُمْ تَنْفِرُونَ عَنْهُ نُفُورَ الْمِعْزَى مِنْ وَعْوَعَةِ الْأَسَدِ. هَيْهَاتَ أَنْ أَطْلَعَ بِكُمْ سَرَارَ الْعَدْلِ أَوْ أُقِيمَ اعْوِجَاجَ الْحَقِّ.
اللَّهُمَّ إِنَّكَ تَعْلَمُ أَنَّهُ لَمْ يَكُنِ الَّذِي كَانَ مِنَّا مُنَافَسَةً فِي سُلْطَانٍ وَلَا الْتِمَاسَ شَيْءٍ مِنْ فُضُولِ الْحُطَامِ، وَلَكِنْ لِنَرِدَ الْمَعَالِمَ مِنْ دِينِكَ وَنُظْهِرَ الْإِصْلَاحَ فِي بِلَادِكَ فَيَأْمَنَ الْمَظْلُومُونَ مِنْ عِبَادِكَ وَتُقَامَ الْمُعَطَّلَةُ مِنْ حُدُودِكَ.
اللَّهُمَّ إِنِّي أَوَّلُ مَنْ أَنَابَ وَسَمِعَ وَأَجَابَ، لَمْ يَسْبِقْنِي إِلَّا رَسُولُ اللَّهِ صلی الله علیه وآله بِالصَّلَاةِ.
وَقَدْ عَلِمْتُمْ أَنَّهُ لَا يَنْبَغِي أَنْ يَكُونَ الْوَالِي عَلَى الْفُرُوجِ وَالدِّمَاءِ وَالْمَغَانِمِ وَالْأَحْكَامِ وَإِمَامَةِ الْمُسْلِمِينَ الْبَخِيلُ فَتَكُونَ فِي أَمْوَالِهِمْ نَهْمَتُهُ، وَلَا الْجَاهِلُ فَيُضِلَّهُمْ بِجَهْلِهِ، وَلَا الْجَافِي فَيَقْطَعَهُمْ بِجَفَائِهِ، وَلَا الْحَائِفُ لِلدُّوَلِ فَيَتَّخِذَ قَوْماً دُونَ قَوْمٍ، وَلَا الْمُرْتَشِي فِي الْحُكْمِ، فَيَذْهَبَ بِالْحُقُوقِ وَيَقِفَ بِهَا دُونَ الْمَقَاطِعِ، وَلَا الْمُعَطِّلُ لِلسُّنَّةِ فَيُهْلِكَ الْأُمَّةَ.
Türkçe Çevirisi:
Ey farklı farklı olmuş nefisler ve dağılmış kalpler! Bedenleri hazır bulunan, akılları kendilerinden kaybolmuş olanlar! Sizi hakka ısındırmaya çalışıyorum, siz ise keçinin aslanın kükremesinden ürkmesi gibi haktan ürküyorsunuz. Ne kadar uzak ki, sizinle adaletin zirvesine çıkayım veya hakkın eğriliğini düzelteyim.

Allah'ım! Sen biliyorsun ki bizden sadır olan şey, iktidarda yarışmak ve dünya döküntüsünün fazlasından bir şey aramak değildi. Fakat senin dininden nişaneleri yerine döndürmek, beldelerinde ıslahı izhar etmek içindi; ta ki kullarından mazlumlar güvende olsun ve senin atıl bırakılmış hadlerin ikame edilsin.

Allah'ım! Şüphesiz ben dönen, işiten ve icabet edenlerin ilkiyim. Namazda benden önce sadece Resulullah (s.a.a) geçti.

Siz de bilmişsinizdir ki; ırzlar, kanlar, ganimetler, hükümler ve Müslümanların imameti üzerine vali olan kimse; cimri olmamalı ki mallarında tamahı olsun, cahil olmamalı ki cehaletiyle onları saptırsın, kaba olmamalı ki kabalığıyla onları koparsın, devletler karşısında kayırmacı olmamalı ki bir kavmi diğer kavme tercih etsin, hükümde rüşvet alan olmamalı ki hakları götürsün ve onları kesintilerde durdursun, sünneti tatil eden olmamalı ki ümmeti helak etsin.

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri - Metinden

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • النُّفُوسُ الْمُخْتَلِفَةُ - farklı nefisler
    Kelime Anlamı: nefisler, canlar
    Cümle: أَيَّتُهَا النُّفُوسُ الْمُخْتَلِفَةُ
    Türkçe: Ey farklı nefisler!
  • الْقُلُوبُ الْمُتَشَتِّتَةُ - dağınık kalpler
    Kelime Anlamı: kalpler
    Cümle: وَالْقُلُوبُ الْمُتَشَتِّتَةُ
    Türkçe: Ve dağınık kalpler!
  • الْمِعْزَى - keçi
    Kelime Anlamı: dişi keçi
    Cümle: نُفُورَ الْمِعْزَى مِنْ وَعْوَعَةِ الْأَسَدِ
    Türkçe: Keçinin aslanın ulumasından ürkmesi gibi.
  • سَرَارَ الْعَدْلِ - adaletin zirvesi
    Kelime Anlamı: zirve, doruk
    Cümle: أَنْ أَطْلَعَ بِكُمْ سَرَارَ الْعَدْلِ
    Türkçe: Sizinle adaletin zirvesine çıkayım.
  • الْمَعَالِمَ - nişaneler
    Kelime Anlamı: alametler, işaretler
    Cümle: لِنَرِدَ الْمَعَالِمَ مِنْ دِينِكَ
    Türkçe: Dininin nişanelerini döndürmek için.
  • الْفُرُوجِ - ırzlar
    Kelime Anlamı: namuslar
    Cümle: الْوَالِي عَلَى الْفُرُوجِ وَالدِّمَاءِ
    Türkçe: Irzlar ve kanlar üzerine vali.
  • الْمَغَانِمِ - ganimetler
    Kelime Anlamı: savaş ganimetleri
    Cümle: وَالْمَغَانِمِ وَالْأَحْكَامِ
    Türkçe: Ganimetler ve hükümler üzerine.
  • الْمَظْلُومُونَ - mazlumlar
    Kelime Anlamı: zulme uğrayanlar
    Cümle: فَيَأْمَنَ الْمَظْلُومُونَ مِنْ عِبَادِكَ
    Türkçe: Kullarından mazlumlar güvende olsun.

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • أَظْأَرُ - ısındırmaya çalışmak
    Kökü: ظ أ ر
    Cümle: أَظْأَرُكُمْ عَلَى الْحَقِّ
    Türkçe: Sizi hakka ısındırmaya çalışıyorum.
  • تَنْفِرُونَ - ürküp kaçmak
    Kökü: ن ف ر
    Cümle: وَأَنْتُمْ تَنْفِرُونَ عَنْهُ
    Türkçe: Siz ondan ürküp kaçıyorsunuz.
  • أَطْلَعَ - yükseltmek, zirveye çıkarmak
    Kökü: ط ل ع
    Cümle: أَنْ أَطْلَعَ بِكُمْ سَرَارَ الْعَدْلِ
    Türkçe: Sizinle adaletin zirvesine çıkmam.
  • أُقِيمَ - doğrultmak, ikame etmek
    Kökü: ق و م
    Cümle: أَوْ أُقِيمَ اعْوِجَاجَ الْحَقِّ
    Türkçe: Veya hakkın eğriliğini doğrultayım.
  • أَنَابَ - dönmek, tövbe etmek
    Kökü: ن و ب
    Cümle: أَوَّلُ مَنْ أَنَابَ وَسَمِعَ
    Türkçe: Dönüp işitenlerin ilki.
  • سَمِعَ - işitmek
    Kökü: س م ع
    Cümle: أَنَابَ وَسَمِعَ وَأَجَابَ
    Türkçe: Döndü, işitti ve icabet etti.
  • أَجَابَ - cevap vermek
    Kökü: ج و ب
    Cümle: وَسَمِعَ وَأَجَابَ
    Türkçe: İşitti ve icabet etti.
  • يُضِلَّ - saptırmak
    Kökü: ض ل ل
    Cümle: فَيُضِلَّهُمْ بِجَهْلِهِ
    Türkçe: Cehaletiyle onları saptırır.
  • يُهْلِكَ - helak etmek
    Kökü: ه ل ك
    Cümle: فَيُهْلِكَ الْأُمَّةَ
    Türkçe: Ümmeti helak eder.

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • أَيَّتُهَا - Nida edatı
    Cümle: أَيَّتُهَا النُّفُوسُ الْمُخْتَلِفَةُ
    Türkçe: Ey farklı nefisler! (seslenme)
  • هَيْهَاتَ - İsm-i fiil, uzaklık
    Cümle: هَيْهَاتَ أَنْ أَطْلَعَ بِكُمْ
    Türkçe: Ne kadar uzak ki sizinle yükseleyim.
  • أَنْ - Masdariye edatı
    Cümle: أَنْ أَطْلَعَ بِكُمْ سَرَارَ الْعَدْلِ
    Türkçe: Adaletin zirvesine çıkmam.
  • أَوْ - Tahyir edatı
    Cümle: أَوْ أُقِيمَ اعْوِجَاجَ الْحَقِّ
    Türkçe: Veya hakkın eğriliğini doğrultayım.
  • لَكِنْ - İstidrak edatı
    Cümle: وَلَكِنْ لِنَرِدَ الْمَعَالِمَ مِنْ دِينِكَ
    Türkçe: Fakat dininin nişanelerini döndürmek için.
  • إِلَّا - İstisna edatı
    Cümle: لَمْ يَسْبِقْنِي إِلَّا رَسُولُ اللَّهِ
    Türkçe: Beni sadece Resulullah geçti.

Nehcül Belaga Hutbe 131 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Hutbe 131 - Kelime ve Gramer Testi

نهج البلاغة لامامنا علي عليه السلام
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

Nehcül Belağa | الخطبة ١٣٣ - أَيُّهَا النَّاسُ، إِنَّ لِي عَلَيْكُمْ حَقّاً

Okuma Parçası - Metin

أَيُّهَا النَّاسُ، إِنَّ لِي عَلَيْكُمْ حَقّاً وَلَكُمْ عَلَيَّ حَقٌّ، فَأَمَّا حَقُّكُمْ عَلَيَّ فَالنَّصِيحَةُ لَكُمْ وَتَوْفِيرُ فَيْئِكُمْ عَلَيْكُمْ وَتَعْلِيمُكُمْ كَيْ لَا تَجْهَلُوا وَتَأْدِيبُكُمْ كَيْ لَا تَعْلَمُوا، وَأَمَّا حَقِّي عَلَيْكُمْ فَالْوَفَاءُ بِالْبَيْعَةِ وَالنَّصِيحَةُ فِي الْمَغيبِ وَالشَّهْدِ، وَالْإِجَابَةُ حِينَ أَدْعُوكُمْ وَالطَّاعَةُ حِينَ آمُرُكُمْ.
Türkçe Çevirisi:
Ey insanlar! Muhakkak ki benim üzerinizde hakkım var, sizin de benim üzerimde hakkınız var. Sizin üzerimdeki hakkınız; size öğüt vermem, ganimetlerinizi / haklarınızı size tam vermem, cahil kalmamanız için sizi eğitmem ve edeblendirmenizdir (öğrenip uygulamanızdır). Benim üzerinizdeki hakkım ise; biyata vefalı olmanız, gizlide ve açıkta nasihat etmeniz, sizi çağırdığımda icabet etmeniz ve emrettiğimde itaat etmenizdir.

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • النَّاسُ - İnsanlar
    Anlamı: halk
    Cümle: أَيُّهَا النَّاسُ
    Türkçe: Ey insanlar!
  • حَقّاً - Hak, görev
    Anlamı: sorumluluk
    Cümle: إِنَّ لِي عَلَيْكُمْ حَقّاً
    Türkçe: Benim üzerinizde hakkım var.
  • النَّصِيحَةُ - Nasihat, samimiyet
    Anlamı: öğüt
    Cümle: فَالنَّصِيحَةُ لَكُمْ
    Türkçe: Size nasihat etmemdir.
  • فَيْئِكُمْ - Ganimetiniz, payınız
    Anlamı: mal / gelir
    Cümle: وَتَوْفِيرُ فَيْئِكُمْ
    Türkçe: Payınızı tam vermem.
  • الْبَيْعَةِ - Biat, sözleşme
    Anlamı: bağlılık antlaşması
    Cümle: الْوَفَاءُ بِالْبَيْعَةِ
    Türkçe: Biata vefalı olmanız.
  • الْمَغيبِ - Gizli olan yer / durum
    Anlamı: gaiplik, gizlilik
    Cümle: وَالنَّصِيحَةُ فِي الْمَغيبِ
    Türkçe: Gizlide nasihat etmeniz.
  • الشَّهْدِ - Şahitlik / huzur
    Anlamı: açık ortam
    Cümle: وَالشَّهْدِ
    Türkçe: Ve açıkta.
  • الطَّاعَةُ - İtaat
    Anlamı: boyun eğme
    Cümle: وَالطَّاعَةُ حِينَ آمُرُكُمْ
    Türkçe: Emrettiğimde itaat etmeniz.

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • كَانَ (veya inne haberi / cümle fiili) - Oldu / vardır
    Kökü: ك و ن
    Cümle: إِنَّ لِي عَلَيْكُمْ حَقّاً
    Türkçe: Benim üzerinizde hakkım vardır.
  • وَفَّرَ (تَوْفِيرُ) - Bollaştırdı, tam verdi
    Kökü: و ف ر
    Cümle: وَتَوْفِيرُ فَيْئِكُمْ
    Türkçe: Ganimetinizi tam vermem.
  • عَلَّمَ (تَعْلِيمُ) - Öğretti
    Kökü: ع ل م
    Cümle: وَتَعْلِيمُكُمْ
    Türkçe: Sizi eğitmem.
  • جَهِلَ (تَجْهَلُوا) - Cahil kaldı
    Kökü: ج ه ل
    Cümle: كَيْ لَا تَجْهَلُوا
    Türkçe: Cahil kalmamanız için.
  • أَدَّبَ (تَأْدِيبُ) - Edeplendirdi
    Kökü: أ د ب
    Cümle: وَتَأْدِيبُكُمْ
    Türkçe: Sizi terbiyelendirmem.
  • وَفَى (الْوَفَاءُ) - Vefa gösterdi
    Kökü: و ف ي
    Cümle: الْوَفَاءُ بِالْبَيْعَةِ
    Türkçe: Biata vefa göstermeniz.
  • أَجَابَ (الْإِجَابَةُ) - İcabet etti
    Kökü: ج و ب
    Cümle: وَالْإِجَابَةُ حِينَ أَدْعُوكُمْ
    Türkçe: Davet ettiğimde icabet etmeniz.
  • دَعَا (أَدْعُوكُمْ) - Davet etti, çağırdı
    Kökü: د ع و
    Cümle: حِينَ أَدْعُوكُمْ
    Türkçe: Sizi çağırdığım vakit.
  • أَمَرَ (آمُرُكُمْ) - Emretti
    Kökü: أ م ر
    Cümle: حِينَ آمُرُكُمْ
    Türkçe: Size emrettiğim zaman.

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • أَيُّهَا - Nida edatı
    Cümle: أَيُّهَا النَّاسُ
    Türkçe: Ey insanlar!
  • إِنَّ - Tekid (Vurgu) edatı
    Cümle: إِنَّ لِي عَلَيْكُمْ حَقّاً
    Türkçe: Şüphesiz benim hakkım vardır.
  • فَـ - Rabite / tafsil edatı
    Cümle: فَأَمَّا حَقُّكُمْ
    Türkçe: Ama sizin hakkınız...
  • أَمَّا - Şart / tafsil edatı
    Cümle: فَأَمَّا حَقُّكُمْ
    Türkçe: Gelince...
  • كَيْ - Nasbeden telil edatı
    Cümle: كَيْ لَا تَجْهَلُوا
    Türkçe: Cahil kalmamanız için.
  • حِينَ - Zarf / zaman edatı
    Cümle: حِينَ أَدْعُوكُمْ
    Türkçe: Davet ettiğim vakit.

Nehcül Belaga Hutbe 133 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Arapça Kelime ve Gramer Testi (Hutbe 133)

نهج البلاغة لامامنا علي عليه السلام
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

Nehcül Belağa | الخطبة ١٣٤ - ذِمَّةُ اللَّهِ وَعَهْدُهُ

Okuma Parçası - Metin

ذِمَّةُ اللَّهِ وَعَهْدُهُ وَأَمَانُهُ بَيْنَ أَظْهُرِكُمْ، فَالْزَمُوهَا وَلاَ تَنْقُضُوهَا.
Türkçe Çevirisi:
Allah'ın zimmeti, ahdi ve emaneti aranızdadır. Ona sımsıkı sarılın ve onu bozmayın.

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • ذِمَّةُ - Zimmet, güvence
    Anlamı: koruma hakkı
    Cümle: ذِمَّةُ اللَّهِ
    Türkçe: Allah'ın zimmeti.
  • اللَّهِ - Allah (lafza-i celal)
    Anlamı: Yüce Yaratıcı
    Cümle: ذِمَّةُ اللَّهِ وَعَهْدُهُ
    Türkçe: Allah'ın zimmeti ve ahdi.
  • عَهْدُهُ - Ahdi, sözü
    Anlamı: misak, antlaşma
    Cümle: وَعَهْدُهُ
    Türkçe: Ve O'nun ahdi.
  • أَمَانُهُ - Emaneti, güvenliği
    Anlamı: emniyet
    Cümle: وَأَمَانُهُ
    Türkçe: Ve O'nun emaneti.
  • أَظْهُرِ - Sırtlar, aralar
    Anlamı: orta, ara
    Cümle: بَيْنَ أَظْهُرِكُمْ
    Türkçe: Aramızda, aranızda.
  • كُﻢْ - Sizin (zamir)
    Anlamı: çoğul hitap zamiri
    Cümle: أَظْهُرِكُمْ
    Türkçe: Aranızda.
  • الْوَاغِرَةِ - (Metin dışı örnek kelime)
    Anlamı: Kinli, öfkeli
    Cümle: عَدَاوَةٌ وَاغِرَةٌ
    Türkçe: Kin besleyen düşmanlık.
  • الصُّدُورِ - (Metin dışı örnek kelime)
    Anlamı: Göğüsler, sineler
    Cümle: فِي الصُّدُورِ
    Türkçe: Göğüslerde.

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • اِلْزَمُوا - Sımsıkı sarılın (emir)
    Kökü: ل ز م
    Cümle: فَالْزَمُوهَا
    Türkçe: Ona sımsıkı sarılın.
  • تَنْقُضُوا - Bozarsınız / bozmayın (nehiy)
    Kökü: ن ق ض
    Cümle: وَلاَ تَنْقُضُوهَا
    Türkçe: Onu bozmayın.
  • عَهَدَ - Ahdetti, söz verdi
    Kökü: ع ه د
    Cümle: عَهَدَ إِلَيْنَا
    Türkçe: Bize ahdetti.
  • آمَنَ - İman etti, güvence verdi
    Kökü: أ م ن
    Cümle: آمَنَ بِاللَّهِ
    Türkçe: Allah'a güvendi / inandı.
  • صَدَعَ - Açıkladı
    Kökü: ص د ع
    Cümle: فَصَدَعَ بِمَا أُمِرَ
    Türkçe: Emredileni açıkladı.
  • بَلَّغَ - Tebliğ etti
    Kökü: ب ل غ
    Cümle: وَبَلَّغَ الرِّسَالَةَ
    Türkçe: Risaleti tebliğ etti.
  • رَتَقَ - Dikti, onardı
    Kökü: ر ت ق
    Cümle: رَتَقَ الْفَتْقَ
    Türkçe: Yarığı kapattı.
  • أَلَّفَ - Birleştirdi
    Kökü: أ ل ف
    Cümle: أَلَّفَ بَيْنَهُمْ
    Türkçe: Aralarını birleştirdi.
  • شَكَرَ - Şükretti
    Kökü: ش ك ر
    Cümle: شَكَرَ نِعْمَةَ اللَّهِ
    Türkçe: Allah'ın nimetine şükretti.

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • فَـ - Fa-i istinaf / netice edatı
    Cümle: فَالْزَمُوهَا
    Türkçe: O halde ona sarılın.
  • وَ - Atıf harfi (ve)
    Cümle: ذِمَّةُ اللَّهِ وَعَهْدُهُ
    Türkçe: Allah'ın zimmeti ve ahdi.
  • بَيْنَ - Zarf-ı mekan (arasında)
    Cümle: بَيْنَ أَظْهُرِكُمْ
    Türkçe: Aranızdadır.
  • لاَ - Nehiy / olumsuzluk edatı
    Cümle: وَلاَ تَنْقُضُوهَا
    Türkçe: Ve onu bozmayın.
  • إِذَا - Şart / zaman edatı
    Cümle: إِذَا جَاءَ نَصْرُ اللَّهِ
    Türkçe: Allah'ın yardımı geldiği zaman.
  • ثُمَّ - Tertibli atıf edatı (sonra)
    Cümle: ثُمَّ كَانَ عَاقِبَةَ
    Türkçe: Sonra akıbeti oldu.

Nehcül Belaga Hutbe 134 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Arapça Kelime ve Gramer Testi (Hutbe 134)

نهج البلاغة لامامنا علي عليه السلام
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

Nehcül Belağa | الخطبة ١٣٥

Okuma Parçası - Metin

مِنْ كِتَابٍ لَهُ (عليه السلام) إِلَى عُثْمَانَ بْنِ عَفَّانَ (رضي الله عنه)
Türkçe Çevirisi:
Hz. Ali'nin (aleyhisselam) Osman bin Affan'a (radiyallahu anh) yazdığı mektuptandır.

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • كِتَابٍ - Mektup, yazılı metin
    Anlamı: Kitap, mektup
    Cümle: مِنْ كِتَابٍ لَهُ
    Türkçe: Onun bir mektubundan.
  • عُثْمَانَ - Özel isim (Osman)
    Anlamı: Osman
    Cümle: إِلَى عُثْمَانَ بْنِ عَفَّانَ
    Türkçe: Osman bin Affan'a.
  • عَفَّانَ - Özel isim (Affan)
    Anlamı: Affan
    Cümle: عُثْمَانَ بْنِ عَفَّانَ
    Türkçe: Affan oğlu Osman.
  • ابْنِ - Oğul, evlat
    Anlamı: Oğlu
    Cümle: عُثْمَانَ بْنِ عَفَّانَ
    Türkçe: Affan oğlu Osman.
  • عَلِيّ - Özel isim (Ali)
    Anlamı: Ali
    Cümle: لَهُ (عَلَيْهِ السَّلَامُ)
    Türkçe: Ona (aleyhisselam).
  • السَّلَامُ - Barış, esenlik
    Anlamı: Selâm
    Cümle: عَلَيْهِ السَّلَامُ
    Türkçe: Ona selâm olsun.
  • رِضْوَان (رضي) - Rıza, hoşnutluk
    Anlamı: Razı olma
    Cümle: رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ
    Türkçe: Allah ondan razı olsun.
  • اللَّهُ - Yüce Allah'ın ismi
    Anlamı: Allah
    Cümle: رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ
    Türkçe: Allah razı olsun.

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • رَضِيَ - Razı oldu, hoşnut oldu
    Kökü: ر ض و
    Cümle: رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ
    Türkçe: Allah ondan razı olsun.
  • سَلِمَ (السَّلَامُ) - Selamette oldu
    Kökü: س ل م
    Cümle: عَلَيْهِ السَّلَامُ
    Türkçe: Selâm onun üzerine olsun.
  • كَتَبَ (كِتَابٍ) - Yazdı
    Kökü: ك ت ب
    Cümle: مِنْ كِتَابٍ لَهُ
    Türkçe: Onun yazdığı bir mektuptan.
  • عَلِمَ - Bildi, tanıdı
    Kökü: ع ل م
    Cümle: عَلِمَ الرَّجُلُ الْحَقَّ
    Türkçe: Adam hakkı bildi.
  • فَهِمَ - Anladı
    Kökü: ف ه م
    Cümle: فَهِمَ التَّلْمِيذُ الدَّرْسَ
    Türkçe: Öğrenci dersi anladı.
  • سَمِعَ - İşitti, duydu
    Kökü: س م ع
    Cümle: سَمِعَ الْمُؤْمِنُ النَّصِيحَةَ
    Türkçe: Mümin nasihati işitti.
  • حَفِظَ - Korudu, ezberledi
    Kökü: ح ف ظ
    Cümle: حَفِظَ الطَّالِبُ الْعَهْدَ
    Türkçe: Öğrenci ahdi korudu.
  • نَصَرَ - Yardım etti
    Kökü: ن ص ر
    Cümle: نَصَرَ اللَّهُ الْمُؤْمِنِينَ
    Türkçe: Allah müminlere yardım etti.
  • شَكَرَ - Teşekkür etti
    Kökü: ش ك ر
    Cümle: شَكَرَ العَبْدُ رَبَّهُ
    Türkçe: Kul Rabbine şükretti.

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • لِـ (Lâm-ı mütekellim/tahsis) - İçin, ait
    Cümle: مِنْ كِتَابٍ لَهُ
    Türkçe: Onun için bir mektuptan.
  • عَلَى (İsim olarak/zarf manası) - Üzerine
    Cümle: عَلَيْهِ السَّلَامُ
    Türkçe: Selâm onun üzerine olsun.
  • مَا (İsmi mevsul) - O şey ki
    Cümle: قَرَأْتُ مَا كَتَبْتَ
    Türkçe: Yazdığın şeyi okudum.
  • إِذَا (Zarf edatı) - Olduğu zaman
    Cümle: إِذَا جَاءَ نَصْرُ اللَّهِ
    Türkçe: Allah'ın yardımı geldiği zaman.
  • لَمَّا (Cezmeden edat) - Henüz olmadığında
    Cümle: لَمَّا يَدْخُلِ الإِيمَانُ
    Türkçe: Henüz iman girmedi.
  • بَيْنَ (Zarf-ı mekan) - Arasında
    Cümle: جَلَسَ بَيْنَ الصَّدِيقَيْنِ
    Türkçe: İki dostun arasında oturdu.

Nehcül Belaga Hutbe 135 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Arapça Kelime ve Gramer Testi (Hutbe 135)

نهج البلاغة لامامنا علي عليه السلام
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

Nehcül Belağa | الخطبة ١٣٦ - لَمْ تَكُنْ بَيْعَتُكُمْ إِيَّايَ

Okuma Parçası - Metin

لَمْ تَكُنْ بَيْعَتُكُمْ إِيَّايَ فَلْتَةً، وَلَيْسَ أَمْرِي وَأَمْرُكُمْ وَاحِداً، إِنِّي أُرِيدُكُمْ للهِ وَأَنْتُمْ تُرِيدُونَنِي لِأَنْفُسِكُمْ. أَيُّهَا النَّاسُ، أَعِينُونِي عَلَى أَنْفُسِكُمْ، وَايْمُ اللَّهِ لَأَنْصِفَنَّ الْمَظْلُومَ، وَلَأَقُودَنَّ الظَّالِمَ بِخِزَامَتِهِ حَتَّى أُورِدَهُ مَنْهَلَ الْحَقِّ وَإِنْ كَانَ كَارِهاً.
Türkçe Çevirisi:
Biatınız bana felte olmadı ve benim işim ve sizin işiniz bir değildir, ben sizi Allah için istiyorum ve siz beni kendiniz için istiyorsunuz. Ey insanlar nefsinize karşı bana yardım edin, vallahi mazluma insaf edeceğim ve zalimi hizamesiyle çekeceğim hatta onu istemese de hakkın menheline vardırana kadar.

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • بَيْعَتُكُمْ - Biatınız
    Anlamı: sözünüz
    Cümle: لَمْ تَكُنْ بَيْعَتُكُمْ إِيَّايَ فَلْتَةً
    Türkçe: Biatınız bana felte olmadı.
  • فَلْتَةً - Felte
    Anlamı: ansızın
    Cümle: لَمْ تَكُنْ بَيْعَتُكُمْ إِيَّايَ فَلْتَةً
    Türkçe: Felte olmadı.
  • أَمْرِي - İşim
    Anlamı: durumum
    Cümle: وَلَيْسَ أَمْرِي وَأَمْرُكُمْ وَاحِداً
    Türkçe: Benim işim ve sizin işiniz bir değildir.
  • أَنْفُسِكُمْ - Nefisleriniz
    Anlamı: kendiler
    Cümle: أَعِينُونِي عَلَى أَنْفُسِكُمْ
    Türkçe: Nefislerinize karşı bana yardım edin.
  • الْمَظْلُومَ - Mazlum
    Anlamı: zulme uğrayan
    Cümle: لَأَنْصِفَنَّ الْمَظْلُومَ
    Türkçe: Mazluma insaf edeceğim.
  • الظَّالِمَ - Zalim
    Anlamı: zulmeden
    Cümle: وَلَأَقُودَنَّ الظَّالِمَ بِخِزَامَتِهِ
    Türkçe: Zalimi hizamesiyle çekeceğim.
  • بِخِزَامَتِهِ - Hizamesiyle
    Anlamı: burnundaki ip
    Cümle: وَلَأَقُودَنَّ الظَّالِمَ بِخِزَامَتِهِ
    Türkçe: Hizamesiyle çekeceğim.
  • مَنْهَلَ الْحَقِّ - Hakkın menheli
    Anlamı: su kaynağı
    Cümle: حَتَّى أُورِدَهُ مَنْهَلَ الْحَقِّ
    Türkçe: Hakkın menheline vardırana kadar - alseraj.net/الخطبة-١٣٦/

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • تَكُنْ - Oldu
    Kökü: ك و ن
    Cümle: لَمْ تَكُنْ بَيْعَتُكُمْ إِيَّايَ فَلْتَةً
    Türkçe: Biatınız felte olmadı.
  • أُرِيدُكُمْ - Sizi istiyorum
    Kökü: ر و د
    Cümle: إِنِّي أُرِيدُكُمْ للهِ
    Türkçe: Sizi Allah için istiyorum.
  • تُرِيدُونَنِي - Beni istiyorsunuz
    Kökü: ر و د
    Cümle: وَأَنْتُمْ تُرِيدُونَنِي لِأَنْفُسِكُمْ
    Türkçe: Beni kendiniz için istiyorsunuz.
  • أَعِينُونِي - Yardım edin
    Kökü: ع و ن
    Cümle: أَيُّهَا النَّاسُ أَعِينُونِي عَلَى أَنْفُسِكُمْ
    Türkçe: Nefislerinize karşı yardım edin.
  • لَأَنْصِفَنَّ - İnsaf edeceğim
    Kökü: ن ص ف
    Cümle: وَايْمُ اللَّهِ لَأَنْصِفَنَّ الْمَظْلُومَ
    Türkçe: Vallahi mazluma insaf edeceğim.
  • لَأَقُودَنَّ - Çekeceğim
    Kökü: ق و د
    Cümle: وَلَأَقُودَنَّ الظَّالِمَ بِخِزَامَتِهِ
    Türkçe: Zalimi çekeceğim.
  • أُورِدَهُ - Vardırırım
    Kökü: و ر د
    Cümle: حَتَّى أُورِدَهُ مَنْهَلَ الْحَقِّ
    Türkçe: Hakkın menheline vardırırım.
  • كَانَ - Oldu
    Kökü: ك و ن
    Cümle: وَإِنْ كَانَ كَارِهاً
    Türkçe: İstemezse de.
  • لَيْسَ - Değildir
    Kökü: ل ي س
    Cümle: وَلَيْسَ أَمْرِي وَأَمْرُكُمْ وَاحِداً
    Türkçe: İşimiz bir değildir - alseraj.net/الخطبة-١٣٦/

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • لَمْ - Olmadı
    Cümle: لَمْ تَكُنْ بَيْعَتُكُمْ
    Türkçe: Biatınız olmadı.
  • إِيَّايَ - Bana
    Cümle: بَيْعَتُكُمْ إِيَّايَ
    Türkçe: Bana biatınız.
  • لَـ - Lam tehkid
    Cümle: لِأَنْفُسِكُمْ
    Türkçe: Kendiniz için.
  • أَيُّهَا - Nida
    Cümle: أَيُّهَا النَّاسُ
    Türkçe: Ey insanlar.
  • حَتَّى - Hatta
    Cümle: حَتَّى أُورِدَهُ مَنْهَلَ الْحَقِّ
    Türkçe: Hakkın menheline kadar.
  • وَإِنْ - Ve eğer
    Cümle: وَإِنْ كَانَ كَارِهاً
    Türkçe: İstemezse de.

Nehcül Belaga Hutbe 136 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Arapça Kelime ve Gramer Testi (Hutbe 136)

S.Muhammed Kayaalp (el-Haşimi) Ks

الاامام سيد محمد هاشمي الموسوي

Arapça Dersleri-İslami Sohbetler-Tevhid-Tefsir-Hadis-Fıkıh-Fetvalar-İrşadlar

Arapça Metinler-نهج البلاغة-Nehcül Belağa-Hutbe-130-136.Hutbeler Rating: 4.5 Diposkan Oleh: ☝الاامام سيد محمد هاشمي الموسوي☝المحمدية☝

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.