- Nehc1
- Nehc2
- Nehc3
- Nehc4
- Nehc5
- Nehc6
- Nehc
- ☝📖المحمدية📖☝
ders içeriği 1
ders içeriği 2
Nehcül Belağa | الخطبة ١٣٣ - أَيُّهَا النَّاسُ، إِنَّ لِي عَلَيْكُمْ حَقّاً
Okuma Parçası - Metin
Ey insanlar! Muhakkak ki benim üzerinizde hakkım var, sizin de benim üzerimde hakkınız var. Sizin üzerimdeki hakkınız; size öğüt vermem, ganimetlerinizi / haklarınızı size tam vermem, cahil kalmamanız için sizi eğitmem ve edeblendirmenizdir (öğrenip uygulamanızdır). Benim üzerinizdeki hakkım ise; biyata vefalı olmanız, gizlide ve açıkta nasihat etmeniz, sizi çağırdığımda icabet etmeniz ve emrettiğimde itaat etmenizdir.
Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri
1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)
-
النَّاسُ - İnsanlar
Anlamı: halk
Cümle: أَيُّهَا النَّاسُ
Türkçe: Ey insanlar! -
حَقّاً - Hak, görev
Anlamı: sorumluluk
Cümle: إِنَّ لِي عَلَيْكُمْ حَقّاً
Türkçe: Benim üzerinizde hakkım var. -
النَّصِيحَةُ - Nasihat, samimiyet
Anlamı: öğüt
Cümle: فَالنَّصِيحَةُ لَكُمْ
Türkçe: Size nasihat etmemdir. -
فَيْئِكُمْ - Ganimetiniz, payınız
Anlamı: mal / gelir
Cümle: وَتَوْفِيرُ فَيْئِكُمْ
Türkçe: Payınızı tam vermem. -
الْبَيْعَةِ - Biat, sözleşme
Anlamı: bağlılık antlaşması
Cümle: الْوَفَاءُ بِالْبَيْعَةِ
Türkçe: Biata vefalı olmanız. -
الْمَغيبِ - Gizli olan yer / durum
Anlamı: gaiplik, gizlilik
Cümle: وَالنَّصِيحَةُ فِي الْمَغيبِ
Türkçe: Gizlide nasihat etmeniz. -
الشَّهْدِ - Şahitlik / huzur
Anlamı: açık ortam
Cümle: وَالشَّهْدِ
Türkçe: Ve açıkta. -
الطَّاعَةُ - İtaat
Anlamı: boyun eğme
Cümle: وَالطَّاعَةُ حِينَ آمُرُكُمْ
Türkçe: Emrettiğimde itaat etmeniz.
2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)
-
كَانَ (veya inne haberi / cümle fiili) - Oldu / vardır
Kökü: ك و ن
Cümle: إِنَّ لِي عَلَيْكُمْ حَقّاً
Türkçe: Benim üzerinizde hakkım vardır. -
وَفَّرَ (تَوْفِيرُ) - Bollaştırdı, tam verdi
Kökü: و ف ر
Cümle: وَتَوْفِيرُ فَيْئِكُمْ
Türkçe: Ganimetinizi tam vermem. -
عَلَّمَ (تَعْلِيمُ) - Öğretti
Kökü: ع ل م
Cümle: وَتَعْلِيمُكُمْ
Türkçe: Sizi eğitmem. -
جَهِلَ (تَجْهَلُوا) - Cahil kaldı
Kökü: ج ه ل
Cümle: كَيْ لَا تَجْهَلُوا
Türkçe: Cahil kalmamanız için. -
أَدَّبَ (تَأْدِيبُ) - Edeplendirdi
Kökü: أ د ب
Cümle: وَتَأْدِيبُكُمْ
Türkçe: Sizi terbiyelendirmem. -
وَفَى (الْوَفَاءُ) - Vefa gösterdi
Kökü: و ف ي
Cümle: الْوَفَاءُ بِالْبَيْعَةِ
Türkçe: Biata vefa göstermeniz. -
أَجَابَ (الْإِجَابَةُ) - İcabet etti
Kökü: ج و ب
Cümle: وَالْإِجَابَةُ حِينَ أَدْعُوكُمْ
Türkçe: Davet ettiğimde icabet etmeniz. -
دَعَا (أَدْعُوكُمْ) - Davet etti, çağırdı
Kökü: د ع و
Cümle: حِينَ أَدْعُوكُمْ
Türkçe: Sizi çağırdığım vakit. -
أَمَرَ (آمُرُكُمْ) - Emretti
Kökü: أ م ر
Cümle: حِينَ آمُرُكُمْ
Türkçe: Size emrettiğim zaman.
3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)
-
أَيُّهَا - Nida edatı
Cümle: أَيُّهَا النَّاسُ
Türkçe: Ey insanlar! -
إِنَّ - Tekid (Vurgu) edatı
Cümle: إِنَّ لِي عَلَيْكُمْ حَقّاً
Türkçe: Şüphesiz benim hakkım vardır. -
فَـ - Rabite / tafsil edatı
Cümle: فَأَمَّا حَقُّكُمْ
Türkçe: Ama sizin hakkınız... -
أَمَّا - Şart / tafsil edatı
Cümle: فَأَمَّا حَقُّكُمْ
Türkçe: Gelince... -
كَيْ - Nasbeden telil edatı
Cümle: كَيْ لَا تَجْهَلُوا
Türkçe: Cahil kalmamanız için. -
حِينَ - Zarf / zaman edatı
Cümle: حِينَ أَدْعُوكُمْ
Türkçe: Davet ettiğim vakit.
Nehcül Belaga Hutbe 133 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)
Nehcül Belağa | الخطبة ١٣٤ - ذِمَّةُ اللَّهِ وَعَهْدُهُ
Okuma Parçası - Metin
Allah'ın zimmeti, ahdi ve emaneti aranızdadır. Ona sımsıkı sarılın ve onu bozmayın.
Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri
1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)
-
ذِمَّةُ - Zimmet, güvence
Anlamı: koruma hakkı
Cümle: ذِمَّةُ اللَّهِ
Türkçe: Allah'ın zimmeti. -
اللَّهِ - Allah (lafza-i celal)
Anlamı: Yüce Yaratıcı
Cümle: ذِمَّةُ اللَّهِ وَعَهْدُهُ
Türkçe: Allah'ın zimmeti ve ahdi. -
عَهْدُهُ - Ahdi, sözü
Anlamı: misak, antlaşma
Cümle: وَعَهْدُهُ
Türkçe: Ve O'nun ahdi. -
أَمَانُهُ - Emaneti, güvenliği
Anlamı: emniyet
Cümle: وَأَمَانُهُ
Türkçe: Ve O'nun emaneti. -
أَظْهُرِ - Sırtlar, aralar
Anlamı: orta, ara
Cümle: بَيْنَ أَظْهُرِكُمْ
Türkçe: Aramızda, aranızda. -
كُﻢْ - Sizin (zamir)
Anlamı: çoğul hitap zamiri
Cümle: أَظْهُرِكُمْ
Türkçe: Aranızda. -
الْوَاغِرَةِ - (Metin dışı örnek kelime)
Anlamı: Kinli, öfkeli
Cümle: عَدَاوَةٌ وَاغِرَةٌ
Türkçe: Kin besleyen düşmanlık. -
الصُّدُورِ - (Metin dışı örnek kelime)
Anlamı: Göğüsler, sineler
Cümle: فِي الصُّدُورِ
Türkçe: Göğüslerde.
2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)
-
اِلْزَمُوا - Sımsıkı sarılın (emir)
Kökü: ل ز م
Cümle: فَالْزَمُوهَا
Türkçe: Ona sımsıkı sarılın. -
تَنْقُضُوا - Bozarsınız / bozmayın (nehiy)
Kökü: ن ق ض
Cümle: وَلاَ تَنْقُضُوهَا
Türkçe: Onu bozmayın. -
عَهَدَ - Ahdetti, söz verdi
Kökü: ع ه د
Cümle: عَهَدَ إِلَيْنَا
Türkçe: Bize ahdetti. -
آمَنَ - İman etti, güvence verdi
Kökü: أ م ن
Cümle: آمَنَ بِاللَّهِ
Türkçe: Allah'a güvendi / inandı. -
صَدَعَ - Açıkladı
Kökü: ص د ع
Cümle: فَصَدَعَ بِمَا أُمِرَ
Türkçe: Emredileni açıkladı. -
بَلَّغَ - Tebliğ etti
Kökü: ب ل غ
Cümle: وَبَلَّغَ الرِّسَالَةَ
Türkçe: Risaleti tebliğ etti. -
رَتَقَ - Dikti, onardı
Kökü: ر ت ق
Cümle: رَتَقَ الْفَتْقَ
Türkçe: Yarığı kapattı. -
أَلَّفَ - Birleştirdi
Kökü: أ ل ف
Cümle: أَلَّفَ بَيْنَهُمْ
Türkçe: Aralarını birleştirdi. -
شَكَرَ - Şükretti
Kökü: ش ك ر
Cümle: شَكَرَ نِعْمَةَ اللَّهِ
Türkçe: Allah'ın nimetine şükretti.
3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)
-
فَـ - Fa-i istinaf / netice edatı
Cümle: فَالْزَمُوهَا
Türkçe: O halde ona sarılın. -
وَ - Atıf harfi (ve)
Cümle: ذِمَّةُ اللَّهِ وَعَهْدُهُ
Türkçe: Allah'ın zimmeti ve ahdi. -
بَيْنَ - Zarf-ı mekan (arasında)
Cümle: بَيْنَ أَظْهُرِكُمْ
Türkçe: Aranızdadır. -
لاَ - Nehiy / olumsuzluk edatı
Cümle: وَلاَ تَنْقُضُوهَا
Türkçe: Ve onu bozmayın. -
إِذَا - Şart / zaman edatı
Cümle: إِذَا جَاءَ نَصْرُ اللَّهِ
Türkçe: Allah'ın yardımı geldiği zaman. -
ثُمَّ - Tertibli atıf edatı (sonra)
Cümle: ثُمَّ كَانَ عَاقِبَةَ
Türkçe: Sonra akıbeti oldu.
Nehcül Belaga Hutbe 134 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)
Nehcül Belağa | الخطبة ١٣٥
Okuma Parçası - Metin
Hz. Ali'nin (aleyhisselam) Osman bin Affan'a (radiyallahu anh) yazdığı mektuptandır.
Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri
1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)
-
كِتَابٍ - Mektup, yazılı metin
Anlamı: Kitap, mektup
Cümle: مِنْ كِتَابٍ لَهُ
Türkçe: Onun bir mektubundan. -
عُثْمَانَ - Özel isim (Osman)
Anlamı: Osman
Cümle: إِلَى عُثْمَانَ بْنِ عَفَّانَ
Türkçe: Osman bin Affan'a. -
عَفَّانَ - Özel isim (Affan)
Anlamı: Affan
Cümle: عُثْمَانَ بْنِ عَفَّانَ
Türkçe: Affan oğlu Osman. -
ابْنِ - Oğul, evlat
Anlamı: Oğlu
Cümle: عُثْمَانَ بْنِ عَفَّانَ
Türkçe: Affan oğlu Osman. -
عَلِيّ - Özel isim (Ali)
Anlamı: Ali
Cümle: لَهُ (عَلَيْهِ السَّلَامُ)
Türkçe: Ona (aleyhisselam). -
السَّلَامُ - Barış, esenlik
Anlamı: Selâm
Cümle: عَلَيْهِ السَّلَامُ
Türkçe: Ona selâm olsun. -
رِضْوَان (رضي) - Rıza, hoşnutluk
Anlamı: Razı olma
Cümle: رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ
Türkçe: Allah ondan razı olsun. -
اللَّهُ - Yüce Allah'ın ismi
Anlamı: Allah
Cümle: رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ
Türkçe: Allah razı olsun.
2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)
-
رَضِيَ - Razı oldu, hoşnut oldu
Kökü: ر ض و
Cümle: رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ
Türkçe: Allah ondan razı olsun. -
سَلِمَ (السَّلَامُ) - Selamette oldu
Kökü: س ل م
Cümle: عَلَيْهِ السَّلَامُ
Türkçe: Selâm onun üzerine olsun. -
كَتَبَ (كِتَابٍ) - Yazdı
Kökü: ك ت ب
Cümle: مِنْ كِتَابٍ لَهُ
Türkçe: Onun yazdığı bir mektuptan. -
عَلِمَ - Bildi, tanıdı
Kökü: ع ل م
Cümle: عَلِمَ الرَّجُلُ الْحَقَّ
Türkçe: Adam hakkı bildi. -
فَهِمَ - Anladı
Kökü: ف ه م
Cümle: فَهِمَ التَّلْمِيذُ الدَّرْسَ
Türkçe: Öğrenci dersi anladı. -
سَمِعَ - İşitti, duydu
Kökü: س م ع
Cümle: سَمِعَ الْمُؤْمِنُ النَّصِيحَةَ
Türkçe: Mümin nasihati işitti. -
حَفِظَ - Korudu, ezberledi
Kökü: ح ف ظ
Cümle: حَفِظَ الطَّالِبُ الْعَهْدَ
Türkçe: Öğrenci ahdi korudu. -
نَصَرَ - Yardım etti
Kökü: ن ص ر
Cümle: نَصَرَ اللَّهُ الْمُؤْمِنِينَ
Türkçe: Allah müminlere yardım etti. -
شَكَرَ - Teşekkür etti
Kökü: ش ك ر
Cümle: شَكَرَ العَبْدُ رَبَّهُ
Türkçe: Kul Rabbine şükretti.
3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)
-
لِـ (Lâm-ı mütekellim/tahsis) - İçin, ait
Cümle: مِنْ كِتَابٍ لَهُ
Türkçe: Onun için bir mektuptan. -
عَلَى (İsim olarak/zarf manası) - Üzerine
Cümle: عَلَيْهِ السَّلَامُ
Türkçe: Selâm onun üzerine olsun. -
مَا (İsmi mevsul) - O şey ki
Cümle: قَرَأْتُ مَا كَتَبْتَ
Türkçe: Yazdığın şeyi okudum. -
إِذَا (Zarf edatı) - Olduğu zaman
Cümle: إِذَا جَاءَ نَصْرُ اللَّهِ
Türkçe: Allah'ın yardımı geldiği zaman. -
لَمَّا (Cezmeden edat) - Henüz olmadığında
Cümle: لَمَّا يَدْخُلِ الإِيمَانُ
Türkçe: Henüz iman girmedi. -
بَيْنَ (Zarf-ı mekan) - Arasında
Cümle: جَلَسَ بَيْنَ الصَّدِيقَيْنِ
Türkçe: İki dostun arasında oturdu.
Nehcül Belaga Hutbe 135 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)
Nehcül Belağa | الخطبة ١٣٦ - لَمْ تَكُنْ بَيْعَتُكُمْ إِيَّايَ
Okuma Parçası - Metin
Biatınız bana felte olmadı ve benim işim ve sizin işiniz bir değildir, ben sizi Allah için istiyorum ve siz beni kendiniz için istiyorsunuz. Ey insanlar nefsinize karşı bana yardım edin, vallahi mazluma insaf edeceğim ve zalimi hizamesiyle çekeceğim hatta onu istemese de hakkın menheline vardırana kadar.
Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri
1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)
-
بَيْعَتُكُمْ - Biatınız
Anlamı: sözünüz
Cümle: لَمْ تَكُنْ بَيْعَتُكُمْ إِيَّايَ فَلْتَةً
Türkçe: Biatınız bana felte olmadı. -
فَلْتَةً - Felte
Anlamı: ansızın
Cümle: لَمْ تَكُنْ بَيْعَتُكُمْ إِيَّايَ فَلْتَةً
Türkçe: Felte olmadı. -
أَمْرِي - İşim
Anlamı: durumum
Cümle: وَلَيْسَ أَمْرِي وَأَمْرُكُمْ وَاحِداً
Türkçe: Benim işim ve sizin işiniz bir değildir. -
أَنْفُسِكُمْ - Nefisleriniz
Anlamı: kendiler
Cümle: أَعِينُونِي عَلَى أَنْفُسِكُمْ
Türkçe: Nefislerinize karşı bana yardım edin. -
الْمَظْلُومَ - Mazlum
Anlamı: zulme uğrayan
Cümle: لَأَنْصِفَنَّ الْمَظْلُومَ
Türkçe: Mazluma insaf edeceğim. -
الظَّالِمَ - Zalim
Anlamı: zulmeden
Cümle: وَلَأَقُودَنَّ الظَّالِمَ بِخِزَامَتِهِ
Türkçe: Zalimi hizamesiyle çekeceğim. -
بِخِزَامَتِهِ - Hizamesiyle
Anlamı: burnundaki ip
Cümle: وَلَأَقُودَنَّ الظَّالِمَ بِخِزَامَتِهِ
Türkçe: Hizamesiyle çekeceğim. -
مَنْهَلَ الْحَقِّ - Hakkın menheli
Anlamı: su kaynağı
Cümle: حَتَّى أُورِدَهُ مَنْهَلَ الْحَقِّ
Türkçe: Hakkın menheline vardırana kadar - alseraj.net/الخطبة-١٣٦/
2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)
-
تَكُنْ - Oldu
Kökü: ك و ن
Cümle: لَمْ تَكُنْ بَيْعَتُكُمْ إِيَّايَ فَلْتَةً
Türkçe: Biatınız felte olmadı. -
أُرِيدُكُمْ - Sizi istiyorum
Kökü: ر و د
Cümle: إِنِّي أُرِيدُكُمْ للهِ
Türkçe: Sizi Allah için istiyorum. -
تُرِيدُونَنِي - Beni istiyorsunuz
Kökü: ر و د
Cümle: وَأَنْتُمْ تُرِيدُونَنِي لِأَنْفُسِكُمْ
Türkçe: Beni kendiniz için istiyorsunuz. -
أَعِينُونِي - Yardım edin
Kökü: ع و ن
Cümle: أَيُّهَا النَّاسُ أَعِينُونِي عَلَى أَنْفُسِكُمْ
Türkçe: Nefislerinize karşı yardım edin. -
لَأَنْصِفَنَّ - İnsaf edeceğim
Kökü: ن ص ف
Cümle: وَايْمُ اللَّهِ لَأَنْصِفَنَّ الْمَظْلُومَ
Türkçe: Vallahi mazluma insaf edeceğim. -
لَأَقُودَنَّ - Çekeceğim
Kökü: ق و د
Cümle: وَلَأَقُودَنَّ الظَّالِمَ بِخِزَامَتِهِ
Türkçe: Zalimi çekeceğim. -
أُورِدَهُ - Vardırırım
Kökü: و ر د
Cümle: حَتَّى أُورِدَهُ مَنْهَلَ الْحَقِّ
Türkçe: Hakkın menheline vardırırım. -
كَانَ - Oldu
Kökü: ك و ن
Cümle: وَإِنْ كَانَ كَارِهاً
Türkçe: İstemezse de. -
لَيْسَ - Değildir
Kökü: ل ي س
Cümle: وَلَيْسَ أَمْرِي وَأَمْرُكُمْ وَاحِداً
Türkçe: İşimiz bir değildir - alseraj.net/الخطبة-١٣٦/
3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)
-
لَمْ - Olmadı
Cümle: لَمْ تَكُنْ بَيْعَتُكُمْ
Türkçe: Biatınız olmadı. -
إِيَّايَ - Bana
Cümle: بَيْعَتُكُمْ إِيَّايَ
Türkçe: Bana biatınız. -
لَـ - Lam tehkid
Cümle: لِأَنْفُسِكُمْ
Türkçe: Kendiniz için. -
أَيُّهَا - Nida
Cümle: أَيُّهَا النَّاسُ
Türkçe: Ey insanlar. -
حَتَّى - Hatta
Cümle: حَتَّى أُورِدَهُ مَنْهَلَ الْحَقِّ
Türkçe: Hakkın menheline kadar. -
وَإِنْ - Ve eğer
Cümle: وَإِنْ كَانَ كَارِهاً
Türkçe: İstemezse de.
Nehcül Belaga Hutbe 136 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.