- Nehc1
- Nehc2
- Nehc3
- Nehc4
- Nehc5
- Nehc6
- Nehc
- ☝📖المحمدية📖☝
Nehcül Belağa | الخطبة ١٣٧ - وَاللَّهِ مَا أَنْكَرُوا عَلَيَّ
Okuma Parçası - Metin
Vallahi benden bir münkeri inkar etmediler ve benimle aralarında insaf kılmadılar ve onlar terk ettikleri bir hakkı ve döktükleri bir kanı istiyorlar, eğer bunda onların ortağı isem onların da onda nasibi var ve eğer onu bensiz üstlendilerse talep ancak onlara karşıdır ve onların adaletinin ilki nefisleri aleyhine hükümdür ve benimle basiretim var, karıştırmadım ve bana karıştırılmadı ve o elbette bağiye taifesidir, onda çamur ve akrep zehri ve örten şüphe var ve iş elbette açıktır ve batıl nasabından kaydı ve dili şagabından kesildi. Vallahi onlar için havzı önleyeceğim ben onun çekicisiyim ondan kana içerek dönmezler ve ondan sonra suda içmezler. Bana yeni doğum yapmış develerin yavrularına yönelmesi gibi yöneldiniz, biat biat diyorsunuz, avucumu kapattım onu açtınız, elimi çektim onu çektiniz. Allahım onlar beni kestiler ve bana zulmettiler ve biatımı bozdular ve insanları aleyhime topladılar, akdettiklerini çöz ve eberdettiklerini sağlam kılma ve umdukları ve yaptıklarında kötülüğü onlara göster, andolsun onları kıtadan önce sebat ettirdim ve vaka önünde onlarla ağır davrandım, nimeti küçük gördüler ve afiyeti reddettiler.
Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri
1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)
-
مُنْكَراً - Münker
Anlamı: çirkin
Cümle: مَا أَنْكَرُوا عَلَيَّ مُنْكَراً
Türkçe: Benden bir münker inkar etmediler. -
نِصْفاً - İnsaf
Anlamı: adalet
Cümle: وَلَا جَعَلُوا بَيْنِي وَبَيْنَهُمْ نِصْفاً
Türkçe: Aramızda insaf kılmadılar. -
الْفِئَةُ الْبَاغِيَةُ - Bağiye taifesi
Anlamı: azgın grup
Cümle: وَإِنَّهَا لَلْفِئَةُ الْبَاغِيَةُ
Türkçe: O bağiye taifesidir. -
الْحُمَةُ - Zehir
Anlamı: akrep zehri
Cümle: فِيهَا الْحَمَأُ وَالْحُمَةُ
Türkçe: Onda çamur ve zehir var. -
الشُّبْهَةُ الْمُغْدِفَةُ - Örten şüphe
Anlamı: karanlık
Cümle: وَالشُّبْهَةُ الْمُغْدِفَةُ
Türkçe: Örten şüphe. -
حَوْضاً - Havuz
Anlamı: havz
Cümle: لَأُفْرِطَنَّ لَهُمْ حَوْضاً
Türkçe: Onlar için havzı önleyeceğim. -
الْبَيْعَةَ - Biat
Anlamı: söz
Cümle: تَقُولُونَ الْبَيْعَةَ الْبَيْعَةَ
Türkçe: Biat biat diyorsunuz. -
النِّعْمَةَ - Nimet
Anlamı: ihsan
Cümle: فَغَمَطَا النِّعْمَةَ
Türkçe: Nimeti küçük gördüler - alseraj.net/الخطبة-١٣٧/
2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)
-
أَنْكَرُوا - İnkar ettiler
Kökü: ن ك ر
Cümle: مَا أَنْكَرُوا عَلَيَّ مُنْكَراً
Türkçe: Benden münker inkar etmediler. -
سَفَكُوهُ - Döktüler
Kökü: س ف ك
Cümle: وَدَماً هُمْ سَفَكُوهُ
Türkçe: Döktükleri kan. -
زَاحَ - Kaydı
Kökü: ز و ح
Cümle: وَقَدْ زَاحَ الْبَاطِلُ عَنْ نِصَابِهِ
Türkçe: Batıl nasabından kaydı. -
لَبَّسْتُ - Karıştırdım
Kökü: ل ب س
Cümle: مَا لَبَّسْتُ وَلَا لُبِّسَ عَلَيَّ
Türkçe: Karıştırmadım ve karıştırılmadım. -
أَقْبَلْتُمْ - Yöneldiniz
Kökü: ق ب ل
Cümle: فَأَقْبَلْتُمْ إِلَيَّ إِقْبَالَ الْعُوذِ
Türkçe: Bana yöneldiniz. -
قَطَعَانِي - Beni kestiler
Kökü: ق ط ع
Cümle: إِنَّهُمَا قَطَعَانِي وَظَلَمَانِي
Türkçe: Beni kestiler ve zulmettiler. -
نَكَثَا - Bozdular
Kökü: ن ك ث
Cümle: وَنَكَثَا بَيْعَتِي
Türkçe: Biatımı bozdular. -
أَلَّبَا - Topladılar
Kökü: أ ل ب
Cümle: وَأَلَّبَا النَّاسَ عَلَيَّ
Türkçe: İnsanları aleyhime topladılar. -
غَمَطَا - Küçük gördüler
Kökü: غ م ط
Cümle: فَغَمَطَا النِّعْمَةَ وَرَدَّا الْعَافِيَةَ
Türkçe: Nimeti küçük gördüler ve afiyeti reddettiler - alseraj.net/الخطبة-١٣٧/
3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)
-
مَا - Nefy
Cümle: مَا أَنْكَرُوا عَلَيَّ مُنْكَراً
Türkçe: İnkar etmediler. -
إِنَّ - Tehkik
Cümle: وَإِنَّهُمْ لَيَطْلُبُونَ حَقّاً
Türkçe: Onlar hakkı istiyorlar. -
إِنْ - Şart
Cümle: فَإِنْ كُنْتُ شَرِيكَهُمْ
Türkçe: Eğer ortağı isem. -
قَدْ - Tahkik
Cümle: وَقَدْ زَاحَ الْبَاطِلُ
Türkçe: Batıl kaydı. -
لَـ - Tehkid lamı
Cümle: لَأُفْرِطَنَّ لَهُمْ حَوْضاً
Türkçe: Havzı önleyeceğim. -
فَـ - Fa-i sebebiyye
Cümle: فَأَقْبَلْتُمْ إِلَيَّ
Türkçe: Bana yöneldiniz.
Nehcül Belaga Hutbe 137 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)
Nehcül Belağa | الخطبة ١٣٨ - يَعْطِفُ الْهَوَى عَلَى الْهُدَى
Okuma Parçası - Metin
Onlar hidayeti hevaya atfettiğinde hevayı hidayete atfeder, onlar Kuranı reye atfettiğinde reyi Kurana atfeder. Hatta harp sizinle bacak üzerine kalkar, azı dişleri belirir, memeleri dolu, emmesi tatlı, sonu acı. Dikkat yarın ve yarın bilemediklerinizle gelecek, başka yerden vali amillerini kötü amelleri üzerine alır ve arz ona ciğerinin parçalarını çıkarır ve ona teslim olarak anahtarlarını atar, size nasıl siretin adli olduğunu gösterir ve kitap ve sünnetin ölüsünü diriltir. Sanki onu Şamda bağırırken ve bayraklarıyla Kufa civarında eşelerken görüyorum, ona ısırgan devenin atfı gibi atfetti ve arzı başlarla döşedi, ağzı açılmış, yerde basması ağırlaşmış, dolaşması uzak, saldırısı büyük. Vallahi sizi arzın etraflarında dağıtacak hatta sizden gözdeki sürme gibi az kalmayana kadar, öyle kalmaya devam edeceksiniz hatta Araba akıllarının uzakları döner! Kaim sünnetlere ve açık eserlere ve üzerinde nübüvvetin bakisi olan yakın ahde sarılın. Bilin ki şeytan ancak yollarını size kolaylaştırır ki peşine tabi olasınız.
Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri
1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)
-
الْهَوَى - Heva
Anlamı: arzu
Cümle: يَعْطِفُ الْهَوَى عَلَى الْهُدَى
Türkçe: Hevayı hidayete atfeder. -
الْهُدَى - Hidayet
Anlamı: doğru yol
Cümle: إِذَا عَطَفُوا الْهُدَى عَلَى الْهَوَى
Türkçe: Hidayeti hevaya atfettiklerinde. -
الرَّأْيَ - Rey
Anlamı: görüş
Cümle: وَيَعْطِفُ الرَّأْيَ عَلَى الْقُرْآنِ
Türkçe: Reyi Kurana atfeder. -
الْحَرْبُ - Harp
Anlamı: savaş
Cümle: حَتَّى تَقُومَ الْحَرْبُ بِكُمْ عَلَى سَاق
Türkçe: Harp bacak üzerine kalkana kadar. -
أَفَالِيذَ كَبِدِهَا - Ciğerinin parçaları
Anlamı: hazineler
Cümle: وَتُخْرِجُ لَهُ الْأَرْضُ أَفَالِيذَ كَبِدِهَا
Türkçe: Arz ciğerinin parçalarını çıkarır. -
مَقَالِيدَهَا - Anahtarları
Anlamı: kilitler
Cümle: وَتُلْقِي إِلَيْهِ سِلْماً مَقَالِيدَهَا
Türkçe: Anahtarlarını teslim olarak atar. -
الشَّامِ - Şam
Anlamı: Suriye
Cümle: قَدْ نَعَقَ بِالشَّامِ
Türkçe: Şamda bağırdı. -
السُّنَنَ الْقَائِمَةَ - Kaim sünnetler
Anlamı: yollar
Cümle: فَالْزَمُوا السُّنَنَ الْقَائِمَةَ
Türkçe: Kaim sünnetlere sarılın - alseraj.net/الخطبة-١٣٨/
2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)
-
يَعْطِفُ - Atfeder
Kökü: ع ط ف
Cümle: يَعْطِفُ الْهَوَى عَلَى الْهُدَى
Türkçe: Hevayı hidayete atfeder. -
عَطَفُوا - Atfettiler
Kökü: ع ط ف
Cümle: إِذَا عَطَفُوا الْهُدَى عَلَى الْهَوَى
Türkçe: Hidayeti hevaya atfettiklerinde. -
تَقُومَ - Kalkar
Kökü: ق و م
Cümle: حَتَّى تَقُومَ الْحَرْبُ بِكُمْ عَلَى سَاق
Türkçe: Harp bacak üzerine kalkar. -
يَأْخُذُ - Alır
Kökü: أ خ ذ
Cümle: يَأْخُذُ الْوَالِي مِنْ غَيْرِهَا عُمَّالَهَا
Türkçe: Vali amillerini alır. -
تُخْرِجُ - Çıkarır
Kökü: خ ر ج
Cümle: وَتُخْرِجُ لَهُ الْأَرْضُ أَفَالِيذَ كَبِدِهَا
Türkçe: Arz ciğer parçalarını çıkarır. -
يُحْيِي - Diriltir
Kökü: ح ي ي
Cümle: وَيُحْيِي مَيِّتَ الْكِتَابِ وَالسُّنَّةِ
Türkçe: Kitap ve sünnetin ölüsünü diriltir. -
نَعَقَ - Bağırdı
Kökü: ن ع ق
Cümle: قَدْ نَعَقَ بِالشَّامِ
Türkçe: Şamda bağırdı. -
فَرَشَ - Döşedi
Kökü: ف ر ش
Cümle: وَفَرَشَ الْأَرْضَ بِالرُّؤُوسِ
Türkçe: Arzı başlarla döşedi. -
الْزَمُوا - Sarılın
Kökü: ل ز م
Cümle: فَالْزَمُوا السُّنَنَ الْقَائِمَةَ
Türkçe: Kaim sünnetlere sarılın - alseraj.net/الخطبة-١٣٨/
3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)
-
إِذَا - Zaman
Cümle: إِذَا عَطَفُوا الْهُدَى عَلَى الْهَوَى
Türkçe: Hidayeti hevaya atfettiklerinde. -
حَتَّى - Hatta
Cümle: حَتَّى تَقُومَ الْحَرْبُ بِكُمْ
Türkçe: Hatta harp kalkar. -
أَلَا - Dikkat
Cümle: أَلَا وَفِي غَدٍ
Türkçe: Dikkat yarın. -
قَدْ - Tahkik
Cümle: قَدْ نَعَقَ بِالشَّامِ
Türkçe: Şamda bağırdı. -
كَـ - Gibi
Cümle: كَأَنِّي بِهِ
Türkçe: Sanki onu. -
فَـ - Fa-i sebebiyye
Cümle: فَالْزَمُوا السُّنَنَ
Türkçe: Sünnetlere sarılın.
Nehcül Belaga Hutbe 138 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)
Nehcül Belağa | الخطبة ١٣٩ - لَنْ يُسْرِعَ أَحَدٌ قَبْلِي إِلَى
Okuma Parçası - Metin
Benden önce hiç kimse hak davetine, akraba sılasına ve kerem dönüşüne koşmada sürat etmedi. Sözümü dinleyin, mantıkımı belleyin, umulur ki bu günden sonra bu işi görürsünüz ki onda kılıçlar çekilir ve ahitlere hıyanet edilir, hatta bazınız dalalet ehlinin imamları ve cehalet ehlinin şiaları olursunuz.
Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri
1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)
-
دَعْوَةِ حَقٍّ - Hak daveti
Anlamı: hak çağrısı
Cümle: إِلَى دَعْوَةِ حَقٍّ
Türkçe: Hak davetine. -
صِلَةِ رَحِم - Akraba sılası
Anlamı: akrabalık bağı
Cümle: وَصِلَةِ رَحِم
Türkçe: Akraba sılası. -
عَائِدَةِ كَرَم - Kerem dönüşü
Anlamı: cömertlik faydası
Cümle: وَعَائِدَةِ كَرَم
Türkçe: Kerem dönüşü. -
قَوْلي - Sözüm
Anlamı: kelam
Cümle: فَاسْمَعُوا قَوْلي
Türkçe: Sözümü dinleyin. -
مَنْطِقِي - Mantığım
Anlamı: nutkum
Cümle: وَعُوا مَنْطِقِي
Türkçe: Mantığımı belleyin. -
السُّيُوفُ - Kılıçlar
Anlamı: seyf
Cümle: تُنْتَضَى فِيهِ السُّيُوفُ
Türkçe: Kılıçlar çekilir. -
الْعُهُودُ - Ahitler
Anlamı: sözler
Cümle: وَتُخَانُ فِيهِ الْعُهُودُ
Türkçe: Ahitlere hıyanet edilir. -
أَهْلِ الضَّلَالَةِ - Dalalet ehli
Anlamı: sapkınlar
Cümle: أَئِمَّةً لِأَهْلِ الضَّلَالَةِ
Türkçe: Dalalet ehlinin imamları - alseraj.net/الخطبة-١٣٩/
2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)
-
يُسْرِعَ - Sürat eder
Kökü: س ر ع
Cümle: لَنْ يُسْرِعَ أَحَدٌ قَبْلِي
Türkçe: Benden önce kimse sürat etmedi. -
اسْمَعُوا - Dinleyin
Kökü: س م ع
Cümle: فَاسْمَعُوا قَوْلي
Türkçe: Sözümü dinleyin. -
عُوا - Belleyin
Kökü: و ع ي
Cümle: وَعُوا مَنْطِقِي
Türkçe: Mantığımı belleyin. -
تَرَوْا - Görürsünüz
Kökü: ر أ ي
Cümle: عَسَى أَنْ تَرَوْا هذَا الاْمْرَ
Türkçe: Bu işi görürsünüz. -
تُنْتَضَى - Çekilir
Kökü: ن ض و
Cümle: تُنْتَضَى فِيهِ السُّيُوفُ
Türkçe: Kılıçlar çekilir. -
تُخَانُ - Hıyanet edilir
Kökü: خ و ن
Cümle: وَتُخَانُ فِيهِ الْعُهُودُ
Türkçe: Ahitlere hıyanet edilir. -
يَكُونَ - Olur
Kökü: ك و ن
Cümle: حَتَّى يَكُونَ بَعْضُكُمْ أَئِمَّةً
Türkçe: Bazınız imamlar olursunuz. -
قَبْلِي - Benden önce
Kökü: ق ب ل
Cümle: لَنْ يُسْرِعَ أَحَدٌ قَبْلِي
Türkçe: Benden önce kimse. -
دَعْوَةِ - Davet
Kökü: د ع و
Cümle: إِلَى دَعْوَةِ حَقٍّ
Türkçe: Hak davetine - alseraj.net/الخطبة-١٣٩/
3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)
-
لَنْ - Asla
Cümle: لَنْ يُسْرِعَ أَحَدٌ
Türkçe: Asla sürat etmedi. -
قَبْلِي - Benden önce
Cümle: أَحَدٌ قَبْلِي
Türkçe: Benden önce kimse. -
فَـ - Fa-i atıf
Cümle: فَاسْمَعُوا قَوْلي
Türkçe: Sözümü dinleyin. -
عَسَى - Umulur
Cümle: عَسَى أَنْ تَرَوْا
Türkçe: Umulur ki görürsünüz. -
حَتَّى - Hatta
Cümle: حَتَّى يَكُونَ بَعْضُكُمْ
Türkçe: Hatta bazınız olursunuz. -
أَنْ - Masdariyye
Cümle: عَسَى أَنْ تَرَوْا
Türkçe: Görmeniz umulur.
Nehcül Belaga Hutbe 139 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)
Nehcül Belağa | الخطبة ١٤٠ - وَإِنَّمَا يَنْبَغِي لِأَهْلِ الْعِصْمَةِ
Okuma Parçası - Metin
Ancak ismet ehli ve selamette kendilerine iyilik yapılmış olanlara gerekir ki günah ve masiyet ehline rahmet etsinler ve şükür onlara galip olsun ve onları onlardan alıkoysun, peki kardeşini ayıplayan ve belasıyla kınayan ayıplayana ne? Allah'ın onun üzerine günahlarından örtme yerini hatırlamadı mı ki onunla ayıpladığı günahtan daha büyüktür! Ve nasıl onu benzerini bindiği günahla zemmeder?! Eğer o günahın aynısını binmediyse Allah'a ondan başka daha büyük olanında isyan etmiştir, vallahi eğer büyükte ona isyan etmediyse ve küçükte isyan ettiyse insanların ayıbına cüret etmesi daha büyüktür! Ey Abdullah birinin günahıyla ayıbında acele etme belki onun için mağfurdur ve nefsin üzerine küçük masiyetten emin olma belki onun üzerine muazzep olursun; sizden başkasının ayıbını bilen nefsinin ayıbını bildiği için vazgeçsin ve şükür onun için meşgul edici olsun başkasının müptela olduğu şeyden afiyet bulmasına.
Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri
1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)
-
أَهْلِ الْعِصْمَةِ - İsmet ehli
Anlamı: korunmuşlar
Cümle: لِأَهْلِ الْعِصْمَةِ وَالْمَصْنُوعِ إِلَيْهِمْ
Türkçe: İsmet ehli ve iyilik yapılmış. -
السَّلَامَةِ - Selamet
Anlamı: afiyet
Cümle: وَالْمَصْنُوعِ إِلَيْهِمْ فِي السَّلَامَةِ
Türkçe: Selamette iyilik yapılmış. -
الذُّنُوبِ - Günahlar
Anlamı: zenb
Cümle: أَنْ يَرْحَمُوا أَهْلَ الذُّنُوبِ
Türkçe: Günah ehline rahmet etsinler. -
الْعَائِبِ - Ayıplayan
Anlamı: kusur bulan
Cümle: فَكَيْفَ بِالْعَائِبِ الَّذِي عَابَ أَخَاهُ
Türkçe: Kardeşini ayıplayan ayıplayana ne. -
بَلْوَاهُ - Belası
Anlamı: imtihanı
Cümle: وَعَيَّرَهُ بِبَلْوَاهُ
Türkçe: Belasıyla kınadı. -
سَتْرِ اللَّهِ - Allah'ın örtüsü
Anlamı: gizlemesi
Cümle: أَمَا ذَكَرَ مَوْضِعَ سَتْرِ اللَّهِ عَلَيْهِ
Türkçe: Allah'ın örtme yerini hatırlamadı mı. -
عَيْبِ النَّاسِ - İnsanların ayıbı
Anlamı: kusur
Cümle: لَجُرْأَتُهُ عَلَى عَيْبِ النَّاسِ أَكْبَرُ
Türkçe: İnsanların ayıbına cüreti daha büyük. -
الشُّكْرُ - Şükür
Anlamı: teşekkür
Cümle: وَلْيَكُنِ الشُّكْرُ شَاغِلًا لَهُ
Türkçe: Şükür onu meşgul etsin - alseraj.net/الخطبة-١٤٠/
2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)
-
يَنْبَغِي - Gerekir
Kökü: ب غ ي
Cümle: وَإِنَّمَا يَنْبَغِي لِأَهْلِ الْعِصْمَةِ
Türkçe: İsmet ehline gerekir. -
يَرْحَمُوا - Rahmet etsinler
Kökü: ر ح م
Cümle: أَنْ يَرْحَمُوا أَهْلَ الذُّنُوبِ
Türkçe: Günah ehline rahmet etsinler. -
عَابَ - Ayıpladı
Kökü: ع ي ب
Cümle: الَّذِي عَابَ أَخَاهُ
Türkçe: Kardeşini ayıplayan. -
عَيَّرَهُ - Kınadı
Kökü: ع ي ر
Cümle: وَعَيَّرَهُ بِبَلْوَاهُ
Türkçe: Belasıyla kınadı. -
ذَكَرَ - Hatırladı
Kökü: ذ ك ر
Cümle: أَمَا ذَكَرَ مَوْضِعَ سَتْرِ اللَّهِ
Türkçe: Örtme yerini hatırlamadı mı. -
رَكِبَ - Bindi, işledi
Kökü: ر ك ب
Cümle: بِذَنْبٍ قَدْ رَكِبَ مِثْلَهُ
Türkçe: Benzerini işlediği günah. -
عَصَى - İsyan etti
Kökü: ع ص ي
Cümle: فَقَدْ عَصَى اللَّهَ فِيمَا سِوَاهُ
Türkçe: Başkasında Allah'a isyan etti. -
تَعْجَلْ - Acele etme
Kökü: ع ج ل
Cümle: لَا تَعْجَلْ فِي عَيْبِ أَحَدٍ
Türkçe: Birinin ayıbında acele etme. -
يَكْفُفْ - Vazgeçsin
Kökü: ك ف ف
Cümle: فَلْيَكْفُفْ مَنْ عَلِمَ عَيْبَ غَيْرِهِ
Türkçe: Başkasının ayıbını bilen vazgeçsin - alseraj.net/الخطبة-١٤٠/
3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)
-
إِنَّمَا - Ancak
Cümle: وَإِنَّمَا يَنْبَغِي
Türkçe: Ancak gerekir. -
أَنْ - Masdariyye
Cümle: أَنْ يَرْحَمُوا
Türkçe: Rahmet etmeleri. -
كَيْفَ - Nasıl
Cümle: فَكَيْفَ بِالْعَائِبِ
Türkçe: Ayıplayana ne. -
أَمَا - Dikkat
Cümle: أَمَا ذَكَرَ مَوْضِعَ سَتْرِ اللَّهِ
Türkçe: Örtme yerini hatırlamadı mı. -
قَدْ - Tahkik
Cümle: قَدْ رَكِبَ مِثْلَهُ
Türkçe: Benzerini işlemiş. -
لَئِنْ - Andolsun eğer
Cümle: لَئِنْ لَمْ يَكُنْ عَصَاهُ
Türkçe: Eğer isyan etmediyse.
Nehcül Belaga Hutbe 140 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)
Nehcül Belağa | الخطبة ١٤١ - أَيُّهَا النَّاسُ مَنْ عَرَفَ مِنْ
Okuma Parçası - Metin
Ey insanlar! Kim kardeşinden din vesikası ve yol doğruluğu bilirse onun hakkında adamların sözlerini dinlemesin, dikkat atan atar ve oklar hata eder ve söz değişir ve onun batılı boşa gider ve Allah semi ve şahiddir. Dikkat hak ile batıl arasında ancak dört parmak vardır. Bu sözünün manasından soruldu aleyhisselam parmaklarını topladı ve kulağı ile gözü arasına koydu sonra dedi batıl duydum demen, hak gördüm demendir.
Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri
1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)
-
وَثِيقَةَ دِينٍ - Din vesikası
Anlamı: sağlam bağ
Cümle: مَنْ عَرَفَ مِنْ أَخِيهِ وَثِيقَةَ دِينٍ
Türkçe: Kardeşinden din vesikası bilen. -
سَدَادَ طَرِيقٍ - Yol doğruluğu
Anlamı: istikamet
Cümle: وَسَدَادَ طَرِيقٍ
Türkçe: Yol doğruluğu. -
أَقَاوِيلَ الرِّجَالِ - Adamların sözleri
Anlamı: dedikodular
Cümle: فَلَا يَسْمَعَنَّ فِيهِ أَقَاوِيلَ الرِّجَالِ
Türkçe: Adamların sözlerini dinlemesin. -
السِّهَامُ - Oklar
Anlamı: sehm
Cümle: وَتُخْطِئُ السِّهَامُ
Türkçe: Oklar hata eder. -
الْحَقِّ - Hak
Anlamı: gerçek
Cümle: لَيْسَ بَيْنَ الْحَقِّ وَالْبَاطِلِ
Türkçe: Hak ile batıl arasında. -
الْبَاطِلِ - Batıl
Anlamı: boş
Cümle: الْبَاطِلُ أَنْ تَقُولَ سَمِعْتُ
Türkçe: Batıl duydum demendir. -
أَرْبَعُ أَصَابِعَ - Dört parmak
Anlamı: mesafe
Cümle: إِلَّا أَرْبَعُ أَصَابِعَ
Türkçe: Ancak dört parmak. -
أُذُنِهِ وَعَيْنِهِ - Kulağı ve gözü
Anlamı: işitme görme
Cümle: وَوَضَعَهَا بَيْنَ أُذُنِهِ وَعَيْنِهِ
Türkçe: Kulağı ve gözü arasına koydu - alseraj.net/الخطبة-١٤١/
2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)
-
عَرَفَ - Bildi
Kökü: ع ر ف
Cümle: مَنْ عَرَفَ مِنْ أَخِيهِ وَثِيقَةَ دِينٍ
Türkçe: Kardeşinden bilen. -
يَسْمَعَنَّ - Dinlemesin
Kökü: س م ع
Cümle: فَلَا يَسْمَعَنَّ فِيهِ أَقَاوِيلَ
Türkçe: Sözleri dinlemesin. -
يَرْمِي - Atar
Kökü: ر م ي
Cümle: قَدْ يَرْمِي الرَّامِي
Türkçe: Atan atar. -
تُخْطِئُ - Hata eder
Kökü: خ ط أ
Cümle: وَتُخْطِئُ السِّهَامُ
Türkçe: Oklar hata eder. -
يُحِيلُ - Değiştirir
Kökü: ح و ل
Cümle: وَيُحِيلُ الْكَلَامُ
Türkçe: Söz değişir. -
يَبُورُ - Boşa gider
Kökü: ب و ر
Cümle: وَبَاطِلُ ذَلِكَ يَبُورُ
Türkçe: Batılı boşa gider. -
سُئِلَ - Soruldu
Kökü: س أ ل
Cümle: فَسُئِلَ عَنْ مَعْنَى قَوْلِهِ
Türkçe: Sözünün manasından soruldu. -
جَمَعَ - Topladı
Kökü: ج م ع
Cümle: فَجَمَعَ أَصَابِعَهُ
Türkçe: Parmaklarını topladı. -
تَقُولَ - Demen
Kökü: ق و ل
Cümle: الْبَاطِلُ أَنْ تَقُولَ سَمِعْتُ
Türkçe: Batıl duydum demendir - alseraj.net/الخطبة-١٤١/
3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)
-
مَنْ - Kim
Cümle: مَنْ عَرَفَ مِنْ أَخِيهِ
Türkçe: Kardeşinden bilen kim. -
فَلَا - Sakın
Cümle: فَلَا يَسْمَعَنَّ فِيهِ
Türkçe: Onun hakkında dinlemesin. -
أَمَا - Dikkat tembih
Cümle: أَمَا إِنَّهُ قَدْ يَرْمِي
Türkçe: Dikkat atan atar. -
قَدْ - Tahkik
Cümle: قَدْ يَرْمِي الرَّامِي
Türkçe: Atan atar bazen. -
إِلَّا - Ancak
Cümle: إِلَّا أَرْبَعُ أَصَابِعَ
Türkçe: Ancak dört parmak. -
أَنْ - Masdariyye
Cümle: الْبَاطِلُ أَنْ تَقُولَ
Türkçe: Batıl demendir.
Nehcül Belaga Hutbe 141 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)
Nehcül Belağa | الخطبة ١٤٢ - وَلَيْسَ لِوَاضِعِ الْمَعْرُوفِ فِي
Okuma Parçası - Metin
Marufu hakkından başka yere ve ehlinden başkasına koyan için yaptığında nasip yoktur ancak cimrilerin övmesi ve şerlilerin senası ve cahillerin sözü, onlara nimet verici olduğu müddetçe eli ne cömerttir o Allah zatından cimridir. Kime Allah mal vermişse onunla akrabaya sılâ etsin ve ondan misafirliğe ihsan etsin ve onunla esiri ve zorda kalanı çözsün ve ondan fakire ve borçluya versin ve nefsini haklara ve musibetlere karşı sabretsin sevap arayarak, çünkü bu hasletlerle kurtuluş dünya mekariminin şerefi ve ahiret faziletlerine erişmektir inşallah.
Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri
1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)
-
الْمَعْرُوفِ - Maruf, iyilik
Anlamı: bilinen iyilik
Cümle: وَلَيْسَ لِوَاضِعِ الْمَعْرُوفِ فِي غَيْرِ حَقِّهِ
Türkçe: Marufu hakkı dışına koyan. -
اللِّئَامِ - Cimriler, alçaklar
Anlamı: leim
Cümle: إِلَّا مَحْمَدَةُ اللِّئَامِ
Türkçe: Ancak alçakların övmesi. -
الْأَشْرَارِ - Şerliler
Anlamı: kötüler
Cümle: وَثَنَاءُ الْأَشْرَارِ
Türkçe: Şerlilerin senası. -
الْقَرَابَةَ - Akrabalık
Anlamı: yakınlar
Cümle: فَلْيَصِلْ بِهِ الْقَرَابَةَ
Türkçe: Akrabaya sılâ etsin. -
الضِّيَافَةَ - Misafirlik
Anlamı: ziyafet
Cümle: وَلْيُحْسِنْ مِنْهُ الضِّيَافَةَ
Türkçe: Misafirliğe ihsan etsin. -
الْأَسِيرَ - Esir
Anlamı: tutsak
Cümle: وَلْيَفُكَّ بِهِ الْأَسِيرَ
Türkçe: Esiri çözsün. -
الْفَقِيرَ - Fakir
Anlamı: yoksul
Cümle: وَلْيُعْطِ مِنْهُ الْفَقِيرَ
Türkçe: Fakire versin. -
الْخِصَالِ - Hasletler
Anlamı: özellikler
Cümle: فَإِنَّ فَوْزاً بِهَذِهِ الْخِصَالِ
Türkçe: Bu hasletlerle kurtuluş - alseraj.net/الخطبة-١٤٢/
2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)
-
وَاضِعِ - Koyan
Kökü: و ض ع
Cümle: لِوَاضِعِ الْمَعْرُوفِ فِي غَيْرِ حَقِّهِ
Türkçe: Marufu hakkı dışına koyan. -
أَتَى - Yaptı, getirdi
Kökü: أ ت ي
Cümle: مِنَ الْحَظِّ فِيمَا أَتَى
Türkçe: Yaptığında nasip. -
آتَاهُ - Ona verdi
Kökü: أ ت ي
Cümle: فَمَنْ آتَاهُ اللَّهُ مَالًا
Türkçe: Kime Allah mal verdiyse. -
فَلْيَصِلْ - Sılâ etsin
Kökü: و ص ل
Cümle: فَلْيَصِلْ بِهِ الْقَرَابَةَ
Türkçe: Akrabaya sılâ etsin. -
لْيُحْسِنْ - İhsan etsin
Kökü: ح س ن
Cümle: وَلْيُحْسِنْ مِنْهُ الضِّيَافَةَ
Türkçe: Misafirliğe ihsan etsin. -
لْيَفُكَّ - Çözsün
Kökü: ف ك ك
Cümle: وَلْيَفُكَّ بِهِ الْأَسِيرَ
Türkçe: Esiri çözsün. -
لْيُعْطِ - Versin
Kökü: ع ط ي
Cümle: وَلْيُعْطِ مِنْهُ الْفَقِيرَ
Türkçe: Fakire versin. -
لْيَصْبِرْ - Sabretsin
Kökü: ص ب ر
Cümle: وَلْيَصْبِرْ نَفْسَهُ عَلَى الْحُقُوقِ
Türkçe: Nefsini haklara sabretsin. -
ابْتِغَاءَ - Arayarak
Kökü: ب غ ي
Cümle: ابْتِغَاءَ الثَّوَابِ
Türkçe: Sevap arayarak - alseraj.net/الخطبة-١٤٢/
3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)
-
لَيْسَ - Değildir
Cümle: وَلَيْسَ لِوَاضِعِ الْمَعْرُوفِ
Türkçe: Marufu koyan için yoktur. -
إِلَّا - Ancak
Cümle: إِلَّا مَحْمَدَةُ اللِّئَامِ
Türkçe: Ancak alçakların övmesi. -
مَا - Müddetçe
Cümle: مَا دَامَ مُنْعِماً
Türkçe: Nimet verici olduğu müddetçe. -
مَا أَجْوَدَ - Ne cömert
Cümle: مَا أَجْوَدَ يَدَهُ
Türkçe: Eli ne cömerttir. -
فَـ - Fa-i tafsil
Cümle: فَمَنْ آتَاهُ اللَّهُ مَالًا
Türkçe: Kime Allah mal verdiyse. -
إِنْ - Eğer
Cümle: إِنْ شَاءَ اللَّهُ
Türkçe: İnşaallah.
Nehcül Belaga Hutbe 142 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.