☝📖İbrahimi ﷺ Muhammedi ﷺ Hanif İslam📖☝﷽𐰃𐰠𐰯☝📖المحمدية☝Muhammediyye📖☝𐰃𐰠𐰯༺الله أكبر ༻

Güncel Duyuru Eylül -Ekim 2026

Nehvul Vazıh 2.Merhale Derslerimiz Çok Yakında Eylül itibariyle Başlayacak Ekim itibariyle devam edecek inşallah!Nehcül Belağa Dersleri sitemize ekleniyor,Kur'anla Arapça Dilbilgisi derslerimiz ve 116 tane Arapça dilbilgisi konu testi sitemize eklendi..

☝المحمدية☝الاامام سيد محمد هاشمي الموسوي 📖 ☝

☝https://www.muhammediyye.org/☝
📖-المحمدية-📖

Teoriye göre;İlluminati(hizbüşşeytan) yani uzaylı ve insan melezi ırklar,yarı vampir,yılan,ejderha vs melez soylardan oluşan topluluk,masonik, illuminatik firavun ve nemrud soylarının hipnoz,büyü,zihin kontrolü,algı yönetimi ile bireyler ve toplumları yönetmesi,hizbüşşeytan illumiatinin küresel illuminatik sistemi; siyaset,medya,sivil toplum,terör örgütleri,mafya,enerji,silah,ilaç,gıda tekeli alanlarda illuminati vardır!

Destek olmak isteyen kardeşlerimiz iletişim formundan bize yazınız Allah razı olsun.

Arapça Metinler-نهج البلاغة-Nehcül Belağa-Hutbe-137-142.Hutbeler

☝https://www.muhammediyye.org/☝
📖-المحمدية علي الكتاب و السنة الصحيحة-📖
Üye olmak isteyen kardeşlerimiz iletişim formundan bize yazınız Allah razı olsun.Kardeşlerimize Önemli :
اعوذ بالله من الشيطان الرجيم
 بسم الله الرحمان الرحيم
 الحمد لله رب العالمين و الصلاة و السلام علي امامنا محمد
 و آله و اهل بيته و صحبه و امته اجمعين
Euzü billahi mineşeydanirracimi ve min hizbihi..
Bismillahirrahmanirrahiym
Allahım cc Şeytandan ve onun hizbi tağutlardan
marid ve hannaslardan,cibt ve belamlardan sana sığınırız.Rahman ve rahiym olan Allahın cc adıyla.. 
Ahmedilik,kadıyanilik,bahailik,Vahhabilik,Şiilik,
illuminati,masonluk,yahudilik,nasırilik,nusayrilik,yezidilik,
sağcılık,solculuk,islamcılık,ateizm,deizm, budizm,hinduizm gibi  İbrahimi  ﷺ Muhammedi  ﷺ hanif İslama aykırı dini,felsefi ve ideolojik akımlardan imanımızı ve dinimizi koruyalım!     
İbrahimi  ﷺ Muhammedi  ﷺ hanif din islamdır!
İslam ise; peygamberler peygamberi cenabı Muhammed ﷺ  dinidir!..
Nemrut,Firavun,İsis,ra ve el gibi tağutlar(illuminati) ve onların günümüzdeki soylarının ve taraftarlarının dini(inanış,felsefe,ideolojilerinin) değil!
𐰃𐰠𐰯Kur'an ve sahih sünnetin izinde Muhammediyiz𐰃𐰠𐰯
📖☝ المحمدية علي الكتاب و السنة☝📖 Arapça Dersleri☝İslami Sohbetler☝İslami İlimler☝Manevi Rehberlik☝  instagram: https://www.instagram.com/muhammediyye
  • Nehc1
  • Nehc2
  • Nehc3
  • Nehc4
  • Nehc5
  • Nehc6
  • Nehc
  • ☝📖المحمدية📖☝

نهج البلاغة لامامنا علي عليه السلام
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

Nehcül Belağa | الخطبة ١٣٧ - وَاللَّهِ مَا أَنْكَرُوا عَلَيَّ

Okuma Parçası - Metin

وَاللَّهِ مَا أَنْكَرُوا عَلَيَّ مُنْكَراً، وَلَا جَعَلُوا بَيْنِي وَبَيْنَهُمْ نِصْفاً، وَإِنَّهُمْ لَيَطْلُبُونَ حَقّاً هُمْ تَرَكُوهُ، وَدَماً هُمْ سَفَكُوهُ، فَإِنْ كُنْتُ شَرِيكَهُمْ فِيهِ فَإِنَّ لَهُمْ نَصِيبَهُمْ مِنْهُ، وَإِنْ كَانُوا وَلُوهُ دُونِي فَمَا الطَّلِبَةُ إِلَّا قِبَلَهُمْ، وَإِنَّ أَوَّلَ عَدْلِهِمْ لَلْحُكْمُ عَلَى أَنْفُسِهِمْ، وَإِنَّ مَعِي لَبَصِيرَتِي، مَا لَبَّسْتُ وَلَا لُبِّسَ عَلَيَّ، وَإِنَّهَا لَلْفِئَةُ الْبَاغِيَةُ، فِيهَا الْحَمَأُ وَالْحُمَةُ وَالشُّبْهَةُ الْمُغْدِفَةُ، وَإِنَّ الْأَمْرَ لَوَاضِحٌ، وَقَدْ زَاحَ الْبَاطِلُ عَنْ نِصَابِهِ، وَانْقَطَعَ لِسَانُهُ عَنْ شَغَبِهِ. وَايْمُ اللَّهِ لَأُفْرِطَنَّ لَهُمْ حَوْضاً أَنَا مَاتِحُهُ، لَا يَصْدُرُونَ عَنْهُ بِرِيٍّ، وَلَا يَعُبُّونَ بَعْدَهُ فِي حَسْيٍ. فَأَقْبَلْتُمْ إِلَيَّ إِقْبَالَ الْعُوذِ الْمَطَافِيلِ عَلَى أَوْلَادِهَا، تَقُولُونَ: الْبَيْعَةَ الْبَيْعَةَ! قَبَضْتُ كَفِّي فَبَسَطْتُمُوهَا، وَنَازَعَتْكُمْ يَدِي فَجَاذَبْتُمُوهَا. اللَّهُمَّ إِنَّهُمَا قَطَعَانِي وَظَلَمَانِي، وَنَكَثَا بَيْعَتِي، وَأَلَّبَا النَّاسَ عَلَيَّ؛ فَاحْلُلْ مَا عَقَدَا، وَلَا تُحْكِمْ لَهُمَا مَا أَبْرَمَا، وَأَرِهِمَا الْمَسَاءَةَ فِيمَا أَمَّلَا وَعَمِلَا، وَلَقَدِ اسْتَثْبَتُّهُمَا قَبْلَ الْقِتَالِ، وَاسْتَأْنَيْتُ بِهِمَا أَمَامَ الْوِقَاعِ، فَغَمَطَا النِّعْمَةَ، وَرَدَّا الْعَافِيَةَ.
Türkçe Çevirisi:
Vallahi benden bir münkeri inkar etmediler ve benimle aralarında insaf kılmadılar ve onlar terk ettikleri bir hakkı ve döktükleri bir kanı istiyorlar, eğer bunda onların ortağı isem onların da onda nasibi var ve eğer onu bensiz üstlendilerse talep ancak onlara karşıdır ve onların adaletinin ilki nefisleri aleyhine hükümdür ve benimle basiretim var, karıştırmadım ve bana karıştırılmadı ve o elbette bağiye taifesidir, onda çamur ve akrep zehri ve örten şüphe var ve iş elbette açıktır ve batıl nasabından kaydı ve dili şagabından kesildi. Vallahi onlar için havzı önleyeceğim ben onun çekicisiyim ondan kana içerek dönmezler ve ondan sonra suda içmezler. Bana yeni doğum yapmış develerin yavrularına yönelmesi gibi yöneldiniz, biat biat diyorsunuz, avucumu kapattım onu açtınız, elimi çektim onu çektiniz. Allahım onlar beni kestiler ve bana zulmettiler ve biatımı bozdular ve insanları aleyhime topladılar, akdettiklerini çöz ve eberdettiklerini sağlam kılma ve umdukları ve yaptıklarında kötülüğü onlara göster, andolsun onları kıtadan önce sebat ettirdim ve vaka önünde onlarla ağır davrandım, nimeti küçük gördüler ve afiyeti reddettiler.

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • مُنْكَراً - Münker
    Anlamı: çirkin
    Cümle: مَا أَنْكَرُوا عَلَيَّ مُنْكَراً
    Türkçe: Benden bir münker inkar etmediler.
  • نِصْفاً - İnsaf
    Anlamı: adalet
    Cümle: وَلَا جَعَلُوا بَيْنِي وَبَيْنَهُمْ نِصْفاً
    Türkçe: Aramızda insaf kılmadılar.
  • الْفِئَةُ الْبَاغِيَةُ - Bağiye taifesi
    Anlamı: azgın grup
    Cümle: وَإِنَّهَا لَلْفِئَةُ الْبَاغِيَةُ
    Türkçe: O bağiye taifesidir.
  • الْحُمَةُ - Zehir
    Anlamı: akrep zehri
    Cümle: فِيهَا الْحَمَأُ وَالْحُمَةُ
    Türkçe: Onda çamur ve zehir var.
  • الشُّبْهَةُ الْمُغْدِفَةُ - Örten şüphe
    Anlamı: karanlık
    Cümle: وَالشُّبْهَةُ الْمُغْدِفَةُ
    Türkçe: Örten şüphe.
  • حَوْضاً - Havuz
    Anlamı: havz
    Cümle: لَأُفْرِطَنَّ لَهُمْ حَوْضاً
    Türkçe: Onlar için havzı önleyeceğim.
  • الْبَيْعَةَ - Biat
    Anlamı: söz
    Cümle: تَقُولُونَ الْبَيْعَةَ الْبَيْعَةَ
    Türkçe: Biat biat diyorsunuz.
  • النِّعْمَةَ - Nimet
    Anlamı: ihsan
    Cümle: فَغَمَطَا النِّعْمَةَ
    Türkçe: Nimeti küçük gördüler - alseraj.net/الخطبة-١٣٧/

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • أَنْكَرُوا - İnkar ettiler
    Kökü: ن ك ر
    Cümle: مَا أَنْكَرُوا عَلَيَّ مُنْكَراً
    Türkçe: Benden münker inkar etmediler.
  • سَفَكُوهُ - Döktüler
    Kökü: س ف ك
    Cümle: وَدَماً هُمْ سَفَكُوهُ
    Türkçe: Döktükleri kan.
  • زَاحَ - Kaydı
    Kökü: ز و ح
    Cümle: وَقَدْ زَاحَ الْبَاطِلُ عَنْ نِصَابِهِ
    Türkçe: Batıl nasabından kaydı.
  • لَبَّسْتُ - Karıştırdım
    Kökü: ل ب س
    Cümle: مَا لَبَّسْتُ وَلَا لُبِّسَ عَلَيَّ
    Türkçe: Karıştırmadım ve karıştırılmadım.
  • أَقْبَلْتُمْ - Yöneldiniz
    Kökü: ق ب ل
    Cümle: فَأَقْبَلْتُمْ إِلَيَّ إِقْبَالَ الْعُوذِ
    Türkçe: Bana yöneldiniz.
  • قَطَعَانِي - Beni kestiler
    Kökü: ق ط ع
    Cümle: إِنَّهُمَا قَطَعَانِي وَظَلَمَانِي
    Türkçe: Beni kestiler ve zulmettiler.
  • نَكَثَا - Bozdular
    Kökü: ن ك ث
    Cümle: وَنَكَثَا بَيْعَتِي
    Türkçe: Biatımı bozdular.
  • أَلَّبَا - Topladılar
    Kökü: أ ل ب
    Cümle: وَأَلَّبَا النَّاسَ عَلَيَّ
    Türkçe: İnsanları aleyhime topladılar.
  • غَمَطَا - Küçük gördüler
    Kökü: غ م ط
    Cümle: فَغَمَطَا النِّعْمَةَ وَرَدَّا الْعَافِيَةَ
    Türkçe: Nimeti küçük gördüler ve afiyeti reddettiler - alseraj.net/الخطبة-١٣٧/

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • مَا - Nefy
    Cümle: مَا أَنْكَرُوا عَلَيَّ مُنْكَراً
    Türkçe: İnkar etmediler.
  • إِنَّ - Tehkik
    Cümle: وَإِنَّهُمْ لَيَطْلُبُونَ حَقّاً
    Türkçe: Onlar hakkı istiyorlar.
  • إِنْ - Şart
    Cümle: فَإِنْ كُنْتُ شَرِيكَهُمْ
    Türkçe: Eğer ortağı isem.
  • قَدْ - Tahkik
    Cümle: وَقَدْ زَاحَ الْبَاطِلُ
    Türkçe: Batıl kaydı.
  • لَـ - Tehkid lamı
    Cümle: لَأُفْرِطَنَّ لَهُمْ حَوْضاً
    Türkçe: Havzı önleyeceğim.
  • فَـ - Fa-i sebebiyye
    Cümle: فَأَقْبَلْتُمْ إِلَيَّ
    Türkçe: Bana yöneldiniz.

Nehcül Belaga Hutbe 137 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Arapça Kelime ve Gramer Testi (Hutbe 137)

نهج البلاغة لامامنا علي عليه السلام
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

Nehcül Belağa | الخطبة ١٣٨ - يَعْطِفُ الْهَوَى عَلَى الْهُدَى

Okuma Parçası - Metin

يَعْطِفُ الْهَوَى عَلَى الْهُدَى إِذَا عَطَفُوا الْهُدَى عَلَى الْهَوَى، وَيَعْطِفُ الرَّأْيَ عَلَى الْقُرْآنِ إِذَا عَطَفُوا الْقُرْآنَ عَلَى الرَّأْيِ. حَتَّى تَقُومَ الْحَرْبُ بِكُمْ عَلَى سَاق، بَادِياً نَوَاجِذُهَا، مَمْلُوءَةً أَخْلَافُهَا، حُلْواً رَضَاعُهَا، عَلْقَماً عَاقِبَتُهَا. أَلَا وَفِي غَدٍ وَسَيَأْتِي غَدٌ بِمَا لَا تَعْرِفُونَ يَأْخُذُ الْوَالِي مِنْ غَيْرِهَا عُمَّالَهَا عَلَى مَسَاوِئِ أَعْمَالِهَا، وَتُخْرِجُ لَهُ الْأَرْضُ أَفَالِيذَ كَبِدِهَا، وَتُلْقِي إِلَيْهِ سِلْماً مَقَالِيدَهَا، فَيُرِيكُمْ كَيْفَ عَدْلُ السِّيرَةِ وَيُحْيِي مَيِّتَ الْكِتَابِ وَالسُّنَّةِ. كَأَنِّي بِهِ قَدْ نَعَقَ بِالشَّامِ، وَفَحَصَ بِرَايَاتِهِ فِي ضَوَاحِي كُوفَانَ، فَعَطَفَ عَلَيْهَا عَطْفَ الضَّرُوسِ، وَفَرَشَ الْأَرْضَ بِالرُّؤُوسِ، قَدْ فَغَرَتْ فَاغِرَتُهُ، وَثَقُلَتْ فِي الْأَرْضِ وَطْأَتُهُ، بَعِيدَ الْجَوْلَةِ، عَظِيمَ الصَّوْلَةِ. وَاللَّهِ لَيُشَرِّدَنَّكُمْ فِي أَطْرَافِ الْأَرْضِ حَتَّى لَا يَبْقَى مِنْكُمْ إِلَّا قَلِيلٌ، كَالْكُحْلِ فِي الْعَيْنِ، فَلَا تَزَالُونَ كَذَلِكَ، حَتَّى تَؤُوبَ إِلَى الْعَرَبِ عَوَازِبُ أَحْلَامِهَا! فَالْزَمُوا السُّنَنَ الْقَائِمَةَ، وَالْآثَارَ الْبَيِّنَةَ، وَالْعَهْدَ الْقَرِيبَ الَّذِي عَلَيْهِ بَاقِي النُّبُوَّةِ. وَاعْلَمُوا أَنَّ الشَّيْطَانَ إِنَّمَا يُسَنِّي لَكُمْ طُرُقَهُ لِتَتَّبِعُوا عَقِبَهُ.
Türkçe Çevirisi:
Onlar hidayeti hevaya atfettiğinde hevayı hidayete atfeder, onlar Kuranı reye atfettiğinde reyi Kurana atfeder. Hatta harp sizinle bacak üzerine kalkar, azı dişleri belirir, memeleri dolu, emmesi tatlı, sonu acı. Dikkat yarın ve yarın bilemediklerinizle gelecek, başka yerden vali amillerini kötü amelleri üzerine alır ve arz ona ciğerinin parçalarını çıkarır ve ona teslim olarak anahtarlarını atar, size nasıl siretin adli olduğunu gösterir ve kitap ve sünnetin ölüsünü diriltir. Sanki onu Şamda bağırırken ve bayraklarıyla Kufa civarında eşelerken görüyorum, ona ısırgan devenin atfı gibi atfetti ve arzı başlarla döşedi, ağzı açılmış, yerde basması ağırlaşmış, dolaşması uzak, saldırısı büyük. Vallahi sizi arzın etraflarında dağıtacak hatta sizden gözdeki sürme gibi az kalmayana kadar, öyle kalmaya devam edeceksiniz hatta Araba akıllarının uzakları döner! Kaim sünnetlere ve açık eserlere ve üzerinde nübüvvetin bakisi olan yakın ahde sarılın. Bilin ki şeytan ancak yollarını size kolaylaştırır ki peşine tabi olasınız.

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • الْهَوَى - Heva
    Anlamı: arzu
    Cümle: يَعْطِفُ الْهَوَى عَلَى الْهُدَى
    Türkçe: Hevayı hidayete atfeder.
  • الْهُدَى - Hidayet
    Anlamı: doğru yol
    Cümle: إِذَا عَطَفُوا الْهُدَى عَلَى الْهَوَى
    Türkçe: Hidayeti hevaya atfettiklerinde.
  • الرَّأْيَ - Rey
    Anlamı: görüş
    Cümle: وَيَعْطِفُ الرَّأْيَ عَلَى الْقُرْآنِ
    Türkçe: Reyi Kurana atfeder.
  • الْحَرْبُ - Harp
    Anlamı: savaş
    Cümle: حَتَّى تَقُومَ الْحَرْبُ بِكُمْ عَلَى سَاق
    Türkçe: Harp bacak üzerine kalkana kadar.
  • أَفَالِيذَ كَبِدِهَا - Ciğerinin parçaları
    Anlamı: hazineler
    Cümle: وَتُخْرِجُ لَهُ الْأَرْضُ أَفَالِيذَ كَبِدِهَا
    Türkçe: Arz ciğerinin parçalarını çıkarır.
  • مَقَالِيدَهَا - Anahtarları
    Anlamı: kilitler
    Cümle: وَتُلْقِي إِلَيْهِ سِلْماً مَقَالِيدَهَا
    Türkçe: Anahtarlarını teslim olarak atar.
  • الشَّامِ - Şam
    Anlamı: Suriye
    Cümle: قَدْ نَعَقَ بِالشَّامِ
    Türkçe: Şamda bağırdı.
  • السُّنَنَ الْقَائِمَةَ - Kaim sünnetler
    Anlamı: yollar
    Cümle: فَالْزَمُوا السُّنَنَ الْقَائِمَةَ
    Türkçe: Kaim sünnetlere sarılın - alseraj.net/الخطبة-١٣٨/

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • يَعْطِفُ - Atfeder
    Kökü: ع ط ف
    Cümle: يَعْطِفُ الْهَوَى عَلَى الْهُدَى
    Türkçe: Hevayı hidayete atfeder.
  • عَطَفُوا - Atfettiler
    Kökü: ع ط ف
    Cümle: إِذَا عَطَفُوا الْهُدَى عَلَى الْهَوَى
    Türkçe: Hidayeti hevaya atfettiklerinde.
  • تَقُومَ - Kalkar
    Kökü: ق و م
    Cümle: حَتَّى تَقُومَ الْحَرْبُ بِكُمْ عَلَى سَاق
    Türkçe: Harp bacak üzerine kalkar.
  • يَأْخُذُ - Alır
    Kökü: أ خ ذ
    Cümle: يَأْخُذُ الْوَالِي مِنْ غَيْرِهَا عُمَّالَهَا
    Türkçe: Vali amillerini alır.
  • تُخْرِجُ - Çıkarır
    Kökü: خ ر ج
    Cümle: وَتُخْرِجُ لَهُ الْأَرْضُ أَفَالِيذَ كَبِدِهَا
    Türkçe: Arz ciğer parçalarını çıkarır.
  • يُحْيِي - Diriltir
    Kökü: ح ي ي
    Cümle: وَيُحْيِي مَيِّتَ الْكِتَابِ وَالسُّنَّةِ
    Türkçe: Kitap ve sünnetin ölüsünü diriltir.
  • نَعَقَ - Bağırdı
    Kökü: ن ع ق
    Cümle: قَدْ نَعَقَ بِالشَّامِ
    Türkçe: Şamda bağırdı.
  • فَرَشَ - Döşedi
    Kökü: ف ر ش
    Cümle: وَفَرَشَ الْأَرْضَ بِالرُّؤُوسِ
    Türkçe: Arzı başlarla döşedi.
  • الْزَمُوا - Sarılın
    Kökü: ل ز م
    Cümle: فَالْزَمُوا السُّنَنَ الْقَائِمَةَ
    Türkçe: Kaim sünnetlere sarılın - alseraj.net/الخطبة-١٣٨/

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • إِذَا - Zaman
    Cümle: إِذَا عَطَفُوا الْهُدَى عَلَى الْهَوَى
    Türkçe: Hidayeti hevaya atfettiklerinde.
  • حَتَّى - Hatta
    Cümle: حَتَّى تَقُومَ الْحَرْبُ بِكُمْ
    Türkçe: Hatta harp kalkar.
  • أَلَا - Dikkat
    Cümle: أَلَا وَفِي غَدٍ
    Türkçe: Dikkat yarın.
  • قَدْ - Tahkik
    Cümle: قَدْ نَعَقَ بِالشَّامِ
    Türkçe: Şamda bağırdı.
  • كَـ - Gibi
    Cümle: كَأَنِّي بِهِ
    Türkçe: Sanki onu.
  • فَـ - Fa-i sebebiyye
    Cümle: فَالْزَمُوا السُّنَنَ
    Türkçe: Sünnetlere sarılın.

Nehcül Belaga Hutbe 138 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Arapça Kelime ve Gramer Testi (Hutbe 138)

نهج البلاغة لامامنا علي عليه السلام
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

Nehcül Belağa | الخطبة ١٣٩ - لَنْ يُسْرِعَ أَحَدٌ قَبْلِي إِلَى

Okuma Parçası - Metin

لَنْ يُسْرِعَ أَحَدٌ قَبْلِي إِلَى دَعْوَةِ حَقٍّ، وَصِلَةِ رَحِم، وَعَائِدَةِ كَرَم. فَاسْمَعُوا قَوْلي، وَعُوا مَنْطِقِي، عَسَى أَنْ تَرَوْا هذَا الاْمْرَ مِنْ بَعْدِ هذَا الْيَوْمِ تُنْتَضَى فِيهِ السُّيُوفُ، وَتُخَانُ فِيهِ الْعُهُودُ، حَتَّى يَكُونَ بَعْضُكُمْ أَئِمَّةً لِأَهْلِ الضَّلَالَةِ، وَشِيعَةً لِأَهْلِ الْجَهَالَةِ.
Türkçe Çevirisi:
Benden önce hiç kimse hak davetine, akraba sılasına ve kerem dönüşüne koşmada sürat etmedi. Sözümü dinleyin, mantıkımı belleyin, umulur ki bu günden sonra bu işi görürsünüz ki onda kılıçlar çekilir ve ahitlere hıyanet edilir, hatta bazınız dalalet ehlinin imamları ve cehalet ehlinin şiaları olursunuz.

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • دَعْوَةِ حَقٍّ - Hak daveti
    Anlamı: hak çağrısı
    Cümle: إِلَى دَعْوَةِ حَقٍّ
    Türkçe: Hak davetine.
  • صِلَةِ رَحِم - Akraba sılası
    Anlamı: akrabalık bağı
    Cümle: وَصِلَةِ رَحِم
    Türkçe: Akraba sılası.
  • عَائِدَةِ كَرَم - Kerem dönüşü
    Anlamı: cömertlik faydası
    Cümle: وَعَائِدَةِ كَرَم
    Türkçe: Kerem dönüşü.
  • قَوْلي - Sözüm
    Anlamı: kelam
    Cümle: فَاسْمَعُوا قَوْلي
    Türkçe: Sözümü dinleyin.
  • مَنْطِقِي - Mantığım
    Anlamı: nutkum
    Cümle: وَعُوا مَنْطِقِي
    Türkçe: Mantığımı belleyin.
  • السُّيُوفُ - Kılıçlar
    Anlamı: seyf
    Cümle: تُنْتَضَى فِيهِ السُّيُوفُ
    Türkçe: Kılıçlar çekilir.
  • الْعُهُودُ - Ahitler
    Anlamı: sözler
    Cümle: وَتُخَانُ فِيهِ الْعُهُودُ
    Türkçe: Ahitlere hıyanet edilir.
  • أَهْلِ الضَّلَالَةِ - Dalalet ehli
    Anlamı: sapkınlar
    Cümle: أَئِمَّةً لِأَهْلِ الضَّلَالَةِ
    Türkçe: Dalalet ehlinin imamları - alseraj.net/الخطبة-١٣٩/

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • يُسْرِعَ - Sürat eder
    Kökü: س ر ع
    Cümle: لَنْ يُسْرِعَ أَحَدٌ قَبْلِي
    Türkçe: Benden önce kimse sürat etmedi.
  • اسْمَعُوا - Dinleyin
    Kökü: س م ع
    Cümle: فَاسْمَعُوا قَوْلي
    Türkçe: Sözümü dinleyin.
  • عُوا - Belleyin
    Kökü: و ع ي
    Cümle: وَعُوا مَنْطِقِي
    Türkçe: Mantığımı belleyin.
  • تَرَوْا - Görürsünüz
    Kökü: ر أ ي
    Cümle: عَسَى أَنْ تَرَوْا هذَا الاْمْرَ
    Türkçe: Bu işi görürsünüz.
  • تُنْتَضَى - Çekilir
    Kökü: ن ض و
    Cümle: تُنْتَضَى فِيهِ السُّيُوفُ
    Türkçe: Kılıçlar çekilir.
  • تُخَانُ - Hıyanet edilir
    Kökü: خ و ن
    Cümle: وَتُخَانُ فِيهِ الْعُهُودُ
    Türkçe: Ahitlere hıyanet edilir.
  • يَكُونَ - Olur
    Kökü: ك و ن
    Cümle: حَتَّى يَكُونَ بَعْضُكُمْ أَئِمَّةً
    Türkçe: Bazınız imamlar olursunuz.
  • قَبْلِي - Benden önce
    Kökü: ق ب ل
    Cümle: لَنْ يُسْرِعَ أَحَدٌ قَبْلِي
    Türkçe: Benden önce kimse.
  • دَعْوَةِ - Davet
    Kökü: د ع و
    Cümle: إِلَى دَعْوَةِ حَقٍّ
    Türkçe: Hak davetine - alseraj.net/الخطبة-١٣٩/

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • لَنْ - Asla
    Cümle: لَنْ يُسْرِعَ أَحَدٌ
    Türkçe: Asla sürat etmedi.
  • قَبْلِي - Benden önce
    Cümle: أَحَدٌ قَبْلِي
    Türkçe: Benden önce kimse.
  • فَـ - Fa-i atıf
    Cümle: فَاسْمَعُوا قَوْلي
    Türkçe: Sözümü dinleyin.
  • عَسَى - Umulur
    Cümle: عَسَى أَنْ تَرَوْا
    Türkçe: Umulur ki görürsünüz.
  • حَتَّى - Hatta
    Cümle: حَتَّى يَكُونَ بَعْضُكُمْ
    Türkçe: Hatta bazınız olursunuz.
  • أَنْ - Masdariyye
    Cümle: عَسَى أَنْ تَرَوْا
    Türkçe: Görmeniz umulur.

Nehcül Belaga Hutbe 139 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Arapça Kelime ve Gramer Testi (Hutbe 139)

نهج البلاغة لامامنا علي عليه السلام
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

Nehcül Belağa | الخطبة ١٤٠ - وَإِنَّمَا يَنْبَغِي لِأَهْلِ الْعِصْمَةِ

Okuma Parçası - Metin

وَإِنَّمَا يَنْبَغِي لِأَهْلِ الْعِصْمَةِ وَالْمَصْنُوعِ إِلَيْهِمْ فِي السَّلَامَةِ أَنْ يَرْحَمُوا أَهْلَ الذُّنُوبِ وَالْمَعْصِيَةِ، وَيَكُونَ الشُّكْرُ هُوَ الْغَالِبَ عَلَيْهِمْ وَالْحَاجِزَ لَهُمْ عَنْهُمْ، فَكَيْفَ بِالْعَائِبِ الَّذِي عَابَ أَخَاهُ وَعَيَّرَهُ بِبَلْوَاهُ! أَمَا ذَكَرَ مَوْضِعَ سَتْرِ اللَّهِ عَلَيْهِ مِنْ ذُنُوبِهِ مِمَّا هُوَ أَعْظَمُ مِنَ الذَّنْبِ الَّذِي عَابَهُ بِهِ! وَكَيْفَ يَذُمُّهُ بِذَنْبٍ قَدْ رَكِبَ مِثْلَهُ؟! فَإِنْ لَمْ يَكُنْ رَكِبَ ذَلِكَ الذَّنْبَ بِعَيْنِهِ فَقَدْ عَصَى اللَّهَ فِيمَا سِوَاهُ، مِمَّا هُوَ أَعْظَمُ مِنْهُ، وَايْمُ اللَّهِ لَئِنْ لَمْ يَكُنْ عَصَاهُ فِي الْكَبِيرِ، وَعَصَاهُ فِي الصَّغِيرِ، لَجُرْأَتُهُ عَلَى عَيْبِ النَّاسِ أَكْبَرُ! يَا عَبْدَ اللَّهِ، لَا تَعْجَلْ فِي عَيْبِ أَحَدٍ بِذَنْبِهِ، فَلَعَلَّهُ مَغْفُورٌ لَهُ، وَلَا تَأْمَنْ عَلَى نَفْسِكَ صَغِيرَ مَعْصِيَةٍ، فَلَعَلَّكَ مُعَذَّبٌ عَلَيْهِ؛ فَلْيَكْفُفْ مَنْ عَلِمَ مِنْكُمْ عَيْبَ غَيْرِهِ لِمَا يَعْلَمُ مِنْ عَيْبِ نَفْسِهِ، وَلْيَكُنِ الشُّكْرُ شَاغِلًا لَهُ عَلَى مُعَافَاتِهِ مِمَّا ابْتُلِيَ بِهِ غَيْرُهُ.
Türkçe Çevirisi:
Ancak ismet ehli ve selamette kendilerine iyilik yapılmış olanlara gerekir ki günah ve masiyet ehline rahmet etsinler ve şükür onlara galip olsun ve onları onlardan alıkoysun, peki kardeşini ayıplayan ve belasıyla kınayan ayıplayana ne? Allah'ın onun üzerine günahlarından örtme yerini hatırlamadı mı ki onunla ayıpladığı günahtan daha büyüktür! Ve nasıl onu benzerini bindiği günahla zemmeder?! Eğer o günahın aynısını binmediyse Allah'a ondan başka daha büyük olanında isyan etmiştir, vallahi eğer büyükte ona isyan etmediyse ve küçükte isyan ettiyse insanların ayıbına cüret etmesi daha büyüktür! Ey Abdullah birinin günahıyla ayıbında acele etme belki onun için mağfurdur ve nefsin üzerine küçük masiyetten emin olma belki onun üzerine muazzep olursun; sizden başkasının ayıbını bilen nefsinin ayıbını bildiği için vazgeçsin ve şükür onun için meşgul edici olsun başkasının müptela olduğu şeyden afiyet bulmasına.

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • أَهْلِ الْعِصْمَةِ - İsmet ehli
    Anlamı: korunmuşlar
    Cümle: لِأَهْلِ الْعِصْمَةِ وَالْمَصْنُوعِ إِلَيْهِمْ
    Türkçe: İsmet ehli ve iyilik yapılmış.
  • السَّلَامَةِ - Selamet
    Anlamı: afiyet
    Cümle: وَالْمَصْنُوعِ إِلَيْهِمْ فِي السَّلَامَةِ
    Türkçe: Selamette iyilik yapılmış.
  • الذُّنُوبِ - Günahlar
    Anlamı: zenb
    Cümle: أَنْ يَرْحَمُوا أَهْلَ الذُّنُوبِ
    Türkçe: Günah ehline rahmet etsinler.
  • الْعَائِبِ - Ayıplayan
    Anlamı: kusur bulan
    Cümle: فَكَيْفَ بِالْعَائِبِ الَّذِي عَابَ أَخَاهُ
    Türkçe: Kardeşini ayıplayan ayıplayana ne.
  • بَلْوَاهُ - Belası
    Anlamı: imtihanı
    Cümle: وَعَيَّرَهُ بِبَلْوَاهُ
    Türkçe: Belasıyla kınadı.
  • سَتْرِ اللَّهِ - Allah'ın örtüsü
    Anlamı: gizlemesi
    Cümle: أَمَا ذَكَرَ مَوْضِعَ سَتْرِ اللَّهِ عَلَيْهِ
    Türkçe: Allah'ın örtme yerini hatırlamadı mı.
  • عَيْبِ النَّاسِ - İnsanların ayıbı
    Anlamı: kusur
    Cümle: لَجُرْأَتُهُ عَلَى عَيْبِ النَّاسِ أَكْبَرُ
    Türkçe: İnsanların ayıbına cüreti daha büyük.
  • الشُّكْرُ - Şükür
    Anlamı: teşekkür
    Cümle: وَلْيَكُنِ الشُّكْرُ شَاغِلًا لَهُ
    Türkçe: Şükür onu meşgul etsin - alseraj.net/الخطبة-١٤٠/

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • يَنْبَغِي - Gerekir
    Kökü: ب غ ي
    Cümle: وَإِنَّمَا يَنْبَغِي لِأَهْلِ الْعِصْمَةِ
    Türkçe: İsmet ehline gerekir.
  • يَرْحَمُوا - Rahmet etsinler
    Kökü: ر ح م
    Cümle: أَنْ يَرْحَمُوا أَهْلَ الذُّنُوبِ
    Türkçe: Günah ehline rahmet etsinler.
  • عَابَ - Ayıpladı
    Kökü: ع ي ب
    Cümle: الَّذِي عَابَ أَخَاهُ
    Türkçe: Kardeşini ayıplayan.
  • عَيَّرَهُ - Kınadı
    Kökü: ع ي ر
    Cümle: وَعَيَّرَهُ بِبَلْوَاهُ
    Türkçe: Belasıyla kınadı.
  • ذَكَرَ - Hatırladı
    Kökü: ذ ك ر
    Cümle: أَمَا ذَكَرَ مَوْضِعَ سَتْرِ اللَّهِ
    Türkçe: Örtme yerini hatırlamadı mı.
  • رَكِبَ - Bindi, işledi
    Kökü: ر ك ب
    Cümle: بِذَنْبٍ قَدْ رَكِبَ مِثْلَهُ
    Türkçe: Benzerini işlediği günah.
  • عَصَى - İsyan etti
    Kökü: ع ص ي
    Cümle: فَقَدْ عَصَى اللَّهَ فِيمَا سِوَاهُ
    Türkçe: Başkasında Allah'a isyan etti.
  • تَعْجَلْ - Acele etme
    Kökü: ع ج ل
    Cümle: لَا تَعْجَلْ فِي عَيْبِ أَحَدٍ
    Türkçe: Birinin ayıbında acele etme.
  • يَكْفُفْ - Vazgeçsin
    Kökü: ك ف ف
    Cümle: فَلْيَكْفُفْ مَنْ عَلِمَ عَيْبَ غَيْرِهِ
    Türkçe: Başkasının ayıbını bilen vazgeçsin - alseraj.net/الخطبة-١٤٠/

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • إِنَّمَا - Ancak
    Cümle: وَإِنَّمَا يَنْبَغِي
    Türkçe: Ancak gerekir.
  • أَنْ - Masdariyye
    Cümle: أَنْ يَرْحَمُوا
    Türkçe: Rahmet etmeleri.
  • كَيْفَ - Nasıl
    Cümle: فَكَيْفَ بِالْعَائِبِ
    Türkçe: Ayıplayana ne.
  • أَمَا - Dikkat
    Cümle: أَمَا ذَكَرَ مَوْضِعَ سَتْرِ اللَّهِ
    Türkçe: Örtme yerini hatırlamadı mı.
  • قَدْ - Tahkik
    Cümle: قَدْ رَكِبَ مِثْلَهُ
    Türkçe: Benzerini işlemiş.
  • لَئِنْ - Andolsun eğer
    Cümle: لَئِنْ لَمْ يَكُنْ عَصَاهُ
    Türkçe: Eğer isyan etmediyse.

Nehcül Belaga Hutbe 140 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Arapça Kelime ve Gramer Testi (Hutbe 140)

نهج البلاغة لامامنا علي عليه السلام
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

Nehcül Belağa | الخطبة ١٤١ - أَيُّهَا النَّاسُ مَنْ عَرَفَ مِنْ

Okuma Parçası - Metin

أَيُّهَا النَّاسُ مَنْ عَرَفَ مِنْ أَخِيهِ وَثِيقَةَ دِينٍ وَسَدَادَ طَرِيقٍ فَلَا يَسْمَعَنَّ فِيهِ أَقَاوِيلَ الرِّجَالِ، أَمَا إِنَّهُ قَدْ يَرْمِي الرَّامِي وَتُخْطِئُ السِّهَامُ وَيُحِيلُ الْكَلَامُ وَبَاطِلُ ذَلِكَ يَبُورُ وَاللَّهُ سَمِيعٌ وَشَهِيدٌ. أَمَا إِنَّهُ لَيْسَ بَيْنَ الْحَقِّ وَالْبَاطِلِ إِلَّا أَرْبَعُ أَصَابِعَ. فَسُئِلَ عَلَيْهِ السَّلَامُ عَنْ مَعْنَى قَوْلِهِ هَذَا، فَجَمَعَ أَصَابِعَهُ وَوَضَعَهَا بَيْنَ أُذُنِهِ وَعَيْنِهِ ثُمَّ قَالَ: الْبَاطِلُ أَنْ تَقُولَ سَمِعْتُ، وَالْحَقُّ أَنْ تَقُولَ رَأَيْتُ.
Türkçe Çevirisi:
Ey insanlar! Kim kardeşinden din vesikası ve yol doğruluğu bilirse onun hakkında adamların sözlerini dinlemesin, dikkat atan atar ve oklar hata eder ve söz değişir ve onun batılı boşa gider ve Allah semi ve şahiddir. Dikkat hak ile batıl arasında ancak dört parmak vardır. Bu sözünün manasından soruldu aleyhisselam parmaklarını topladı ve kulağı ile gözü arasına koydu sonra dedi batıl duydum demen, hak gördüm demendir.

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • وَثِيقَةَ دِينٍ - Din vesikası
    Anlamı: sağlam bağ
    Cümle: مَنْ عَرَفَ مِنْ أَخِيهِ وَثِيقَةَ دِينٍ
    Türkçe: Kardeşinden din vesikası bilen.
  • سَدَادَ طَرِيقٍ - Yol doğruluğu
    Anlamı: istikamet
    Cümle: وَسَدَادَ طَرِيقٍ
    Türkçe: Yol doğruluğu.
  • أَقَاوِيلَ الرِّجَالِ - Adamların sözleri
    Anlamı: dedikodular
    Cümle: فَلَا يَسْمَعَنَّ فِيهِ أَقَاوِيلَ الرِّجَالِ
    Türkçe: Adamların sözlerini dinlemesin.
  • السِّهَامُ - Oklar
    Anlamı: sehm
    Cümle: وَتُخْطِئُ السِّهَامُ
    Türkçe: Oklar hata eder.
  • الْحَقِّ - Hak
    Anlamı: gerçek
    Cümle: لَيْسَ بَيْنَ الْحَقِّ وَالْبَاطِلِ
    Türkçe: Hak ile batıl arasında.
  • الْبَاطِلِ - Batıl
    Anlamı: boş
    Cümle: الْبَاطِلُ أَنْ تَقُولَ سَمِعْتُ
    Türkçe: Batıl duydum demendir.
  • أَرْبَعُ أَصَابِعَ - Dört parmak
    Anlamı: mesafe
    Cümle: إِلَّا أَرْبَعُ أَصَابِعَ
    Türkçe: Ancak dört parmak.
  • أُذُنِهِ وَعَيْنِهِ - Kulağı ve gözü
    Anlamı: işitme görme
    Cümle: وَوَضَعَهَا بَيْنَ أُذُنِهِ وَعَيْنِهِ
    Türkçe: Kulağı ve gözü arasına koydu - alseraj.net/الخطبة-١٤١/

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • عَرَفَ - Bildi
    Kökü: ع ر ف
    Cümle: مَنْ عَرَفَ مِنْ أَخِيهِ وَثِيقَةَ دِينٍ
    Türkçe: Kardeşinden bilen.
  • يَسْمَعَنَّ - Dinlemesin
    Kökü: س م ع
    Cümle: فَلَا يَسْمَعَنَّ فِيهِ أَقَاوِيلَ
    Türkçe: Sözleri dinlemesin.
  • يَرْمِي - Atar
    Kökü: ر م ي
    Cümle: قَدْ يَرْمِي الرَّامِي
    Türkçe: Atan atar.
  • تُخْطِئُ - Hata eder
    Kökü: خ ط أ
    Cümle: وَتُخْطِئُ السِّهَامُ
    Türkçe: Oklar hata eder.
  • يُحِيلُ - Değiştirir
    Kökü: ح و ل
    Cümle: وَيُحِيلُ الْكَلَامُ
    Türkçe: Söz değişir.
  • يَبُورُ - Boşa gider
    Kökü: ب و ر
    Cümle: وَبَاطِلُ ذَلِكَ يَبُورُ
    Türkçe: Batılı boşa gider.
  • سُئِلَ - Soruldu
    Kökü: س أ ل
    Cümle: فَسُئِلَ عَنْ مَعْنَى قَوْلِهِ
    Türkçe: Sözünün manasından soruldu.
  • جَمَعَ - Topladı
    Kökü: ج م ع
    Cümle: فَجَمَعَ أَصَابِعَهُ
    Türkçe: Parmaklarını topladı.
  • تَقُولَ - Demen
    Kökü: ق و ل
    Cümle: الْبَاطِلُ أَنْ تَقُولَ سَمِعْتُ
    Türkçe: Batıl duydum demendir - alseraj.net/الخطبة-١٤١/

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • مَنْ - Kim
    Cümle: مَنْ عَرَفَ مِنْ أَخِيهِ
    Türkçe: Kardeşinden bilen kim.
  • فَلَا - Sakın
    Cümle: فَلَا يَسْمَعَنَّ فِيهِ
    Türkçe: Onun hakkında dinlemesin.
  • أَمَا - Dikkat tembih
    Cümle: أَمَا إِنَّهُ قَدْ يَرْمِي
    Türkçe: Dikkat atan atar.
  • قَدْ - Tahkik
    Cümle: قَدْ يَرْمِي الرَّامِي
    Türkçe: Atan atar bazen.
  • إِلَّا - Ancak
    Cümle: إِلَّا أَرْبَعُ أَصَابِعَ
    Türkçe: Ancak dört parmak.
  • أَنْ - Masdariyye
    Cümle: الْبَاطِلُ أَنْ تَقُولَ
    Türkçe: Batıl demendir.

Nehcül Belaga Hutbe 141 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Arapça Kelime ve Gramer Testi (Hutbe 141)

نهج البلاغة لامامنا علي عليه السلام
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

Nehcül Belağa | الخطبة ١٤٢ - وَلَيْسَ لِوَاضِعِ الْمَعْرُوفِ فِي

Okuma Parçası - Metin

وَلَيْسَ لِوَاضِعِ الْمَعْرُوفِ فِي غَيْرِ حَقِّهِ وَعِنْدَ غَيْرِ أَهْلِهِ مِنَ الْحَظِّ فِيمَا أَتَى إِلَّا مَحْمَدَةُ اللِّئَامِ وَثَنَاءُ الْأَشْرَارِ وَمَقَالَةُ الْجُهَّالَ، مَا دَامَ مُنْعِماً عَلَيْهِمْ مَا أَجْوَدَ يَدَهُ وَهُوَ عَنْ ذَاتِ اللَّهِ بِخَيْلٌ. فَمَنْ آتَاهُ اللَّهُ مَالًا فَلْيَصِلْ بِهِ الْقَرَابَةَ وَلْيُحْسِنْ مِنْهُ الضِّيَافَةَ وَلْيَفُكَّ بِهِ الْأَسِيرَ وَالْعَانِيَ وَلْيُعْطِ مِنْهُ الْفَقِيرَ وَالْغَارِمَ وَلْيَصْبِرْ نَفْسَهُ عَلَى الْحُقُوقِ وَالنَّوَائِبِ ابْتِغَاءَ الثَّوَابِ، فَإِنَّ فَوْزاً بِهَذِهِ الْخِصَالِ شَرَفُ مَكَارِمِ الدُّنْيَا وَدَرْكُ فَضَائِلِ الْآخِرَةِ إِنْ شَاءَ اللَّهُ.
Türkçe Çevirisi:
Marufu hakkından başka yere ve ehlinden başkasına koyan için yaptığında nasip yoktur ancak cimrilerin övmesi ve şerlilerin senası ve cahillerin sözü, onlara nimet verici olduğu müddetçe eli ne cömerttir o Allah zatından cimridir. Kime Allah mal vermişse onunla akrabaya sılâ etsin ve ondan misafirliğe ihsan etsin ve onunla esiri ve zorda kalanı çözsün ve ondan fakire ve borçluya versin ve nefsini haklara ve musibetlere karşı sabretsin sevap arayarak, çünkü bu hasletlerle kurtuluş dünya mekariminin şerefi ve ahiret faziletlerine erişmektir inşallah.

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • الْمَعْرُوفِ - Maruf, iyilik
    Anlamı: bilinen iyilik
    Cümle: وَلَيْسَ لِوَاضِعِ الْمَعْرُوفِ فِي غَيْرِ حَقِّهِ
    Türkçe: Marufu hakkı dışına koyan.
  • اللِّئَامِ - Cimriler, alçaklar
    Anlamı: leim
    Cümle: إِلَّا مَحْمَدَةُ اللِّئَامِ
    Türkçe: Ancak alçakların övmesi.
  • الْأَشْرَارِ - Şerliler
    Anlamı: kötüler
    Cümle: وَثَنَاءُ الْأَشْرَارِ
    Türkçe: Şerlilerin senası.
  • الْقَرَابَةَ - Akrabalık
    Anlamı: yakınlar
    Cümle: فَلْيَصِلْ بِهِ الْقَرَابَةَ
    Türkçe: Akrabaya sılâ etsin.
  • الضِّيَافَةَ - Misafirlik
    Anlamı: ziyafet
    Cümle: وَلْيُحْسِنْ مِنْهُ الضِّيَافَةَ
    Türkçe: Misafirliğe ihsan etsin.
  • الْأَسِيرَ - Esir
    Anlamı: tutsak
    Cümle: وَلْيَفُكَّ بِهِ الْأَسِيرَ
    Türkçe: Esiri çözsün.
  • الْفَقِيرَ - Fakir
    Anlamı: yoksul
    Cümle: وَلْيُعْطِ مِنْهُ الْفَقِيرَ
    Türkçe: Fakire versin.
  • الْخِصَالِ - Hasletler
    Anlamı: özellikler
    Cümle: فَإِنَّ فَوْزاً بِهَذِهِ الْخِصَالِ
    Türkçe: Bu hasletlerle kurtuluş - alseraj.net/الخطبة-١٤٢/

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • وَاضِعِ - Koyan
    Kökü: و ض ع
    Cümle: لِوَاضِعِ الْمَعْرُوفِ فِي غَيْرِ حَقِّهِ
    Türkçe: Marufu hakkı dışına koyan.
  • أَتَى - Yaptı, getirdi
    Kökü: أ ت ي
    Cümle: مِنَ الْحَظِّ فِيمَا أَتَى
    Türkçe: Yaptığında nasip.
  • آتَاهُ - Ona verdi
    Kökü: أ ت ي
    Cümle: فَمَنْ آتَاهُ اللَّهُ مَالًا
    Türkçe: Kime Allah mal verdiyse.
  • فَلْيَصِلْ - Sılâ etsin
    Kökü: و ص ل
    Cümle: فَلْيَصِلْ بِهِ الْقَرَابَةَ
    Türkçe: Akrabaya sılâ etsin.
  • لْيُحْسِنْ - İhsan etsin
    Kökü: ح س ن
    Cümle: وَلْيُحْسِنْ مِنْهُ الضِّيَافَةَ
    Türkçe: Misafirliğe ihsan etsin.
  • لْيَفُكَّ - Çözsün
    Kökü: ف ك ك
    Cümle: وَلْيَفُكَّ بِهِ الْأَسِيرَ
    Türkçe: Esiri çözsün.
  • لْيُعْطِ - Versin
    Kökü: ع ط ي
    Cümle: وَلْيُعْطِ مِنْهُ الْفَقِيرَ
    Türkçe: Fakire versin.
  • لْيَصْبِرْ - Sabretsin
    Kökü: ص ب ر
    Cümle: وَلْيَصْبِرْ نَفْسَهُ عَلَى الْحُقُوقِ
    Türkçe: Nefsini haklara sabretsin.
  • ابْتِغَاءَ - Arayarak
    Kökü: ب غ ي
    Cümle: ابْتِغَاءَ الثَّوَابِ
    Türkçe: Sevap arayarak - alseraj.net/الخطبة-١٤٢/

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • لَيْسَ - Değildir
    Cümle: وَلَيْسَ لِوَاضِعِ الْمَعْرُوفِ
    Türkçe: Marufu koyan için yoktur.
  • إِلَّا - Ancak
    Cümle: إِلَّا مَحْمَدَةُ اللِّئَامِ
    Türkçe: Ancak alçakların övmesi.
  • مَا - Müddetçe
    Cümle: مَا دَامَ مُنْعِماً
    Türkçe: Nimet verici olduğu müddetçe.
  • مَا أَجْوَدَ - Ne cömert
    Cümle: مَا أَجْوَدَ يَدَهُ
    Türkçe: Eli ne cömerttir.
  • فَـ - Fa-i tafsil
    Cümle: فَمَنْ آتَاهُ اللَّهُ مَالًا
    Türkçe: Kime Allah mal verdiyse.
  • إِنْ - Eğer
    Cümle: إِنْ شَاءَ اللَّهُ
    Türkçe: İnşaallah.

Nehcül Belaga Hutbe 142 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Arapça Kelime ve Gramer Testi (Hutbe 142)

S.Muhammed Kayaalp (el-Haşimi) Ks

الاامام سيد محمد هاشمي الموسوي

Arapça Dersleri-İslami Sohbetler-Tevhid-Tefsir-Hadis-Fıkıh-Fetvalar-İrşadlar

Arapça Metinler-نهج البلاغة-Nehcül Belağa-Hutbe-137-142.Hutbeler Rating: 4.5 Diposkan Oleh: ☝الاامام سيد محمد هاشمي الموسوي☝المحمدية☝

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.