☝📖İbrahimi ﷺ Muhammedi ﷺ Hanif İslam📖☝﷽𐰃𐰠𐰯☝📖المحمدية☝Muhammediyye📖☝𐰃𐰠𐰯༺الله أكبر ༻

Güncel Duyuru Eylül -Ekim 2026

Nehvul Vazıh 2.Merhale Derslerimiz Çok Yakında Eylül itibariyle Başlayacak Ekim itibariyle devam edecek inşallah!Nehcül Belağa Dersleri sitemize ekleniyor,Kur'anla Arapça Dilbilgisi derslerimiz ve 116 tane Arapça dilbilgisi konu testi sitemize eklendi..

☝المحمدية☝الاامام سيد محمد هاشمي الموسوي 📖 ☝

☝https://www.muhammediyye.org/☝
📖-المحمدية-📖

Teoriye göre;İlluminati(hizbüşşeytan) yani uzaylı ve insan melezi ırklar,yarı vampir,yılan,ejderha vs melez soylardan oluşan topluluk,masonik, illuminatik firavun ve nemrud soylarının hipnoz,büyü,zihin kontrolü,algı yönetimi ile bireyler ve toplumları yönetmesi,hizbüşşeytan illumiatinin küresel illuminatik sistemi; siyaset,medya,sivil toplum,terör örgütleri,mafya,enerji,silah,ilaç,gıda tekeli alanlarda illuminati vardır!

Destek olmak isteyen kardeşlerimiz iletişim formundan bize yazınız Allah razı olsun.

Arapça Metinler-نهج البلاغة-Nehcül Belağa-Hutbe-167-172.Hutbeler

☝https://www.muhammediyye.org/☝
📖-المحمدية علي الكتاب و السنة الصحيحة-📖
Üye olmak isteyen kardeşlerimiz iletişim formundan bize yazınız Allah razı olsun.Kardeşlerimize Önemli :
اعوذ بالله من الشيطان الرجيم
 بسم الله الرحمان الرحيم
 الحمد لله رب العالمين و الصلاة و السلام علي امامنا محمد
 و آله و اهل بيته و صحبه و امته اجمعين
Euzü billahi mineşeydanirracimi ve min hizbihi..
Bismillahirrahmanirrahiym
Allahım cc Şeytandan ve onun hizbi tağutlardan
marid ve hannaslardan,cibt ve belamlardan sana sığınırız.Rahman ve rahiym olan Allahın cc adıyla.. 
Ahmedilik,kadıyanilik,bahailik,Vahhabilik,Şiilik,
illuminati,masonluk,yahudilik,nasırilik,nusayrilik,yezidilik,
sağcılık,solculuk,islamcılık,ateizm,deizm, budizm,hinduizm gibi  İbrahimi  ﷺ Muhammedi  ﷺ hanif İslama aykırı dini,felsefi ve ideolojik akımlardan imanımızı ve dinimizi koruyalım!     
İbrahimi  ﷺ Muhammedi  ﷺ hanif din islamdır!
İslam ise; peygamberler peygamberi cenabı Muhammed ﷺ  dinidir!..
Nemrut,Firavun,İsis,ra ve el gibi tağutlar(illuminati) ve onların günümüzdeki soylarının ve taraftarlarının dini(inanış,felsefe,ideolojilerinin) değil!
𐰃𐰠𐰯Kur'an ve sahih sünnetin izinde Muhammediyiz𐰃𐰠𐰯
📖☝ المحمدية علي الكتاب و السنة☝📖 Arapça Dersleri☝İslami Sohbetler☝İslami İlimler☝Manevi Rehberlik☝  instagram: https://www.instagram.com/muhammediyye
  • Nehc1
  • Nehc2
  • Nehc3
  • Nehc4
  • Nehc5
  • Nehc6
  • Nehc
  • ☝📖المحمدية📖☝

نهج البلاغة لامامنا علي عليه السلام
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

Nehcül Belağa | الخطبة ١٦٧ - إِنَّ اللَّهَ أَنْزَلَ كِتَاباً هَادِياً

Okuma Parçası - Metin

إِنَّ اللَّهَ سُبْحَانَهُ أَنْزَلَ كِتَاباً هَادِياً بَيَّنَ فِيهِ الْخَيْرَ وَالشَّرَّ، فَخُذُوا نَهْجَ الْخَيْرِ تَهْتَدُوا وَاصْدِفُوا عَنْ سَمْتِ الشَّرِّ تَقْصِدُوا. الْفَرَائِضَ الْفَرَائِضَ، أَدُّوهَا إِلَى اللَّهِ تُؤَدِّكُمْ إِلَى الْجَنَّةِ؛ إِنَّ اللَّهَ حَرَّمَ حَرَاماً غَيْرَ مَجْهُولٍ وَأَحَلَّ حَلَالًا غَيْرَ مَدْخُولٍ، وَفَضَّلَ حُرْمَةَ الْمُسْلِمِ عَلَى الْحُرَمِ كُلِّهَا وَشَدَّ بِالْإِخْلَاصِ وَالتَّوْحِيدِ حُقُوقَ الْمُسْلِمِينَ فِي مَعَاقِدِهَا، فَالْمُسْلِمُ مَنْ سَلِمَ الْمُسْلِمُونَ مِنْ لِسَانِهِ وَيَدِهِ إِلَّا بِالْحَقِّ، وَلَا يَحِلُّ أَذَى الْمُسْلِمِ إِلَّا بِمَا يَجِبُ. بَادِرُوا أَمْرَ الْعَامَّةِ وَخَاصَّةَ أَحَدِكُمْ وَهُوَ الْمَوْتُ، فَإِنَّ النَّاسَ أَمَامَكُمْ وَإِنَّ السَّاعَةَ تَحْدُوكُمْ مِنْ خَلْفِكُمْ، تَخَفَّفُوا تَلْحَقُوا فَإِنَّمَا يُنْتَظَرُ بِأَوَّلِكُمْ آخِرُكُمْ. اتَّقُوا اللَّهَ فِي عِبَادِهِ وَبِلَادِهِ فَإِنَّكُمْ مَسْئُولُونَ حَتَّى عَنِ الْبِقَاعِ وَالْبَهَائِمِ. أَطِيعُوا اللَّهَ وَلَا تَعْصُوهُ، وَإِذَا رَأَيْتُمُ الْخَيْرَ فَخُذُوا بِهِ وَإِذَا رَأَيْتُمُ الشَّرَّ فَأَعْرِضُوا عَنْهُ.
Türkçe Çevirisi:
Şüphesiz Allah hidayet eden bir kitap indirdi, onda hayır ve şerri beyan etti. Hayır nehcini tutun hidayet bulursunuz, şerrin yönünden yüz çevirin maksada erersiniz. Farzlar farzlar, onları Allah'a eda edin sizi cennete götürsün. Allah meçhul olmayan haramı haram kıldı, girilmemiş helali helal kıldı, Müslümanın hürmetini bütün hürmetlere üstün kıldı ve ihlas ve tevhid ile Müslümanların haklarını bağlarında sağlamlaştırdı. Müslüman, Müslümanların dilinden ve elinden selamette olduğu kimsedir ancak hak ile müstesna, Müslümana eza ancak vacip olan ile helal olur. Umumun işine ve her birinizin hassası olan ölüme koşun, insanlar önünüzde saat arkanızdan sizi sevk ediyor, hafifleyin yetişesiniz, evvelinizle ahiriniz beklenir. Kulları ve beldeleri hakkında Allah'tan korkun, bika ve behayimden bile sorumlusunuz. Allah'a itaat edin isyan etmeyin, hayrı görünce alın şerri görünce yüz çevirin.

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • كِتَاباً هَادِياً - Hidayet eden kitap
    Anlamı: rehber kitap
    Cümle: أَنْزَلَ كِتَاباً هَادِياً
    Türkçe: Hidayet eden kitap indirdi.
  • الْخَيْرَ وَالشَّرَّ - Hayır ve şer
    Anlamı: iyilik kötülük
    Cümle: بَيَّنَ فِيهِ الْخَيْرَ وَالشَّرَّ
    Türkçe: Hayır ve şerri beyan etti.
  • الْفَرَائِضَ - Farzlar
    Anlamı: farizalar
    Cümle: الْفَرَائِضَ الْفَرَائِضَ أَدُّوهَا
    Türkçe: Farzlar farzlar eda edin.
  • حُرْمَةَ الْمُسْلِمِ - Müslümanın hürmeti
    Anlamı: dokunulmazlığı
    Cümle: وَفَضَّلَ حُرْمَةَ الْمُسْلِمِ عَلَى الْحُرَمِ
    Türkçe: Müslüman hürmetini üstün kıldı.
  • حُقُوقَ الْمُسْلِمِينَ - Müslümanların hakları
    Anlamı: haklar
    Cümle: حُقُوقَ الْمُسْلِمِينَ فِي مَعَاقِدِهَا
    Türkçe: Hakları bağlarında.
  • الْمَوْتُ - Ölüm
    Anlamı: vefat
    Cümle: وَخَاصَّةَ أَحَدِكُمْ وَهُوَ الْمَوْتُ
    Türkçe: Hasseniz ölümdür.
  • الْبِقَاعِ - Yerler, bika
    Anlamı: araziler
    Cümle: حَتَّى عَنِ الْبِقَاعِ وَالْبَهَائِمِ
    Türkçe: Bika ve behayimden bile.
  • الْبَهَائِمِ - Hayvanlar
    Anlamı: behayim
    Cümle: عَنِ الْبِقَاعِ وَالْبَهَائِمِ
    Türkçe: Bika ve hayvanlardan bile - alseraj.net/الخطبة-١٦٧/

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • أَنْزَلَ - İndirdi
    Kökü: ن ز ل
    Cümle: أَنْزَلَ كِتَاباً هَادِياً
    Türkçe: Hidayet eden kitap indirdi.
  • بَيَّنَ - Beyan etti
    Kökü: ب ي ن
    Cümle: بَيَّنَ فِيهِ الْخَيْرَ وَالشَّرَّ
    Türkçe: Hayır şerri beyan etti.
  • خُذُوا - Alın, tutun
    Kökü: أ خ ذ
    Cümle: فَخُذُوا نَهْجَ الْخَيْرِ
    Türkçe: Hayır nehcini tutun.
  • تَهْتَدُوا - Hidayet bulmak
    Kökü: ه د ي
    Cümle: فَخُذُوا نَهْجَ الْخَيْرِ تَهْتَدُوا
    Türkçe: Hayır yolunu tutun hidayet bulursunuz.
  • أَدُّوهَا - Eda edin
    Kökü: أ د ي
    Cümle: الْفَرَائِضَ أَدُّوهَا إِلَى اللَّهِ
    Türkçe: Farzları Allah'a eda edin.
  • حَرَّمَ - Haram kıldı
    Kökü: ح ر م
    Cümle: حَرَّمَ حَرَاماً غَيْرَ مَجْهُولٍ
    Türkçe: Meçhul olmayan haramı haram kıldı.
  • سَلِمَ - Selamette olmak
    Kökü: س ل م
    Cümle: مَنْ سَلِمَ الْمُسْلِمُونَ مِنْ لِسَانِهِ
    Türkçe: Dilinden Müslümanlar selamette olan.
  • بَادِرُوا - Koşun, acele edin
    Kökü: ب د ر
    Cümle: بَادِرُوا أَمْرَ الْعَامَّةِ
    Türkçe: Umumun işine koşun.
  • تَخَفَّفُوا - Hafifleyin
    Kökü: خ ف ف
    Cümle: تَخَفَّفُوا تَلْحَقُوا
    Türkçe: Hafifleyin yetişesiniz - alseraj.net/الخطبة-١٦٧/

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • إِنَّ - Te'kid
    Cümle: إِنَّ اللَّهَ أَنْزَلَ كِتَاباً
    Türkçe: Muhakkak Allah kitap indirdi.
  • فَـ - Fa-i istinaf
    Cümle: فَخُذُوا نَهْجَ الْخَيْرِ
    Türkçe: Hayır nehcini tutun.
  • غَيْرَ - Gayr
    Cümle: غَيْرَ مَجْهُولٍ
    Türkçe: Meçhul olmayan.
  • إِلَّا - İstisna
    Cümle: إِلَّا بِالْحَقِّ
    Türkçe: Hak ile hariç.
  • حَتَّى - Hatta
    Cümle: حَتَّى عَنِ الْبِقَاعِ وَالْبَهَائِمِ
    Türkçe: Bika ve behayimden bile.
  • إِذَا - Zaman
    Cümle: وَإِذَا رَأَيْتُمُ الْخَيْرَ
    Türkçe: Hayrı görünce.

Nehcül Belaga Hutbe 167 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Arapça Kelime ve Gramer Testi (Hutbe 167)

نهج البلاغة لامامنا علي عليه السلام
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

Nehcül Belağa | الخطبة ١٦٨ - يَا إِخْوَتَاهْ إِنِّي لَسْتُ أَجْهَلُ

Okuma Parçası - Metin

يَا إِخْوَتَاهْ إِنِّي لَسْتُ أَجْهَلُ مَا تَعْلَمُونَ وَلَكِنْ كَيْفَ لِي بِقُوَّةٍ وَالْقَوْمُ الْمُجْلِبُونَ عَلَى حَدِّ شَوْكَتِهِمْ يَمْلِكُونَنَا وَلاَ نَمْلِكُهُمْ، وَهَا هُمْ هَؤُلَاءِ قَدْ ثَارَتْ مَعَهُمْ عِبْدَانُكُمْ وَالْتَفَّتْ إِلَيْهِمْ أَعْرَابُكُمْ وَهُمْ خِلَالَكُمْ يَسُومُونَكُمْ مَا شَاءُوا، وَهَلْ تَرَوْنَ مَوْضِعاً لِقُدْرَةٍ عَلَى شَيْءٍ تُرِيدُونَهُ. إِنَّ هَذَا الْأَمْرَ أَمْرُ جَاهِلِيَّةٍ وَإِنَّ لِهَؤُلَاءِ الْقَوْمِ مَادَّةً، إِنَّ النَّاسَ مِنْ هَذَا الْأَمْرِ إِذَا حُرِّكَ عَلَى أُمُورٍ فِرْقَةٌ تَرَى مَا تَرَوْنَ وَفِرْقَةٌ تَرَى مَا لَا تَرَوْنَ وَفِرْقَةٌ لَا تَرَى هَذَا وَلَا ذَاكَ، فَاصْبِرُوا حَتَّى يَهْدَأَ النَّاسُ وَتَقَعَ الْقُلُوبُ مَوَاقِعَهَا وَتُؤْخَذَ الْحُقُوقُ مُسْمَحَةً، فَاهْدَءُوا عَنِّي وَانْظُرُوا مَا ذَا يَأْتِيكُمْ بِهِ أَمْرِي وَلَا تَفْعَلُوا فَعْلَةً تُضَعْضِعُ قُوَّةً وَتُسْقِطُ مُنَّةً وَتُورِثُ وَهْناً وَذِلَّةً وَسَأُمْسِكُ الْأَمْرَ مَا اسْتَمْسَكَ، وَإِذَا لَمْ أَجِدْ بُدّاً فَآخِرُ الدَّوَاءِ الْكَيّ.
Türkçe Çevirisi:
Ey kardeşlerim! Bildiğinizi ben cahil değilim fakat bana güç nasıl olur da toplanan kavim şevketlerinin zirvesinde iken bizi malik oluyorlar biz onlara malik olamıyoruz. İşte bunlar köleleriniz onlarla birlikte ayaklandı, bedevileriniz onlara iltihak etti, aranızda dilediklerini size tattırıyorlar. İstediğiniz şeye kudret için bir mevzi görüyor musunuz? Bu iş cahiliye işidir ve bu kavmin maddesi vardır. İnsanlar bu iş harekete geçtiğinde işler üzerine fırkalara ayrılır: Bir fırka sizin gördüğünüzü görür, bir fırka sizin görmediğinizi görür, bir fırka ne bunu ne şunu görür. Sabredin ta ki insanlar sakinleşsin ve kalpler yerlerine otursun ve haklar kolayca alınsın. Benden sakin olun ve emrimin size ne getireceğine bakın, kuvveti zayıflatan, minneti düşüren, zaaf ve zillet miras bırakan bir iş yapmayın. İş tutundukça ben de tutacağım, çare bulamazsam son ilaç dağlamaktır.

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • إِخْوَتَاهْ - Kardeşlerim
    Anlamı: kardeşler
    Cümle: يَا إِخْوَتَاهْ إِنِّي لَسْتُ أَجْهَلُ
    Türkçe: Ey kardeşlerim cahil değilim.
  • الْقَوْمُ الْمُجْلِبُونَ - Toplanan kavim
    Anlamı: saldıran topluluk
    Cümle: وَالْقَوْمُ الْمُجْلِبُونَ عَلَى حَدِّ شَوْكَتِهِمْ
    Türkçe: Toplanan kavim şevketinin zirvesinde.
  • عِبْدَانُكُمْ - Köleleriniz
    Anlamı: hizmetliler
    Cümle: قَدْ ثَارَتْ مَعَهُمْ عِبْدَانُكُمْ
    Türkçe: Köleleriniz onlarla ayaklandı.
  • أَعْرَابُكُمْ - Bedevileriniz
    Anlamı: bedeviler
    Cümle: وَالْتَفَّتْ إِلَيْهِمْ أَعْرَابُكُمْ
    Türkçe: Bedevileriniz onlara katıldı.
  • الْقُلُوبُ - Kalpler
    Anlamı: gönüller
    Cümle: وَتَقَعَ الْقُلُوبُ مَوَاقِعَهَا
    Türkçe: Kalpler yerlerine otursun.
  • الْحُقُوقُ - Haklar
    Anlamı: haklar
    Cümle: وَتُؤْخَذَ الْحُقُوقُ مُسْمَحَةً
    Türkçe: Haklar kolayca alınsın.
  • فِرْقَةٌ - Fırka
    Anlamı: grup
    Cümle: فِرْقَةٌ تَرَى مَا تَرَوْنَ
    Türkçe: Bir fırka gördüğünüzü görür.
  • آخِرُ الدَّوَاءِ الْكَيّ - Son ilaç dağlama
    Anlamı: atasözü
    Cümle: فَآخِرُ الدَّوَاءِ الْكَيّ
    Türkçe: Son ilaç dağlamadır - alseraj.net/الخطبة-١٦٨/

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • أَجْهَلُ - Cahil olmak
    Kökü: ج ه ل
    Cümle: إِنِّي لَسْتُ أَجْهَلُ مَا تَعْلَمُونَ
    Türkçe: Bildiğinizi cahil değilim.
  • يَمْلِكُونَنَا - Malik olmak
    Kökü: م ل ك
    Cümle: يَمْلِكُونَنَا وَلاَ نَمْلِكُهُمْ
    Türkçe: Bize malik oluyorlar.
  • ثَارَتْ - Ayaklanmak
    Kökü: ث و ر
    Cümle: قَدْ ثَارَتْ مَعَهُمْ عِبْدَانُكُمْ
    Türkçe: Köleleriniz ayaklandı.
  • الْتَفَّتْ - Katılmak
    Kökü: ل ف ف
    Cümle: وَالْتَفَّتْ إِلَيْهِمْ أَعْرَابُكُمْ
    Türkçe: Bedevileriniz onlara katıldı.
  • يَسُومُونَكُمْ - Tattırmak
    Kökü: س و م
    Cümle: يَسُومُونَكُمْ مَا شَاءُوا
    Türkçe: Dilediklerini size tattırıyorlar.
  • يَهْدَأَ - Sakinleşmek
    Kökü: ه د أ
    Cümle: حَتَّى يَهْدَأَ النَّاسُ
    Türkçe: İnsanlar sakinleşene kadar.
  • تُؤْخَذَ - Alınmak
    Kökü: أ خ ذ
    Cümle: وَتُؤْخَذَ الْحُقُوقُ مُسْمَحَةً
    Türkçe: Haklar kolayca alınsın.
  • تُضَعْضِعُ - Zayıflatmak
    Kökü: ض ع ض ع
    Cümle: فَعْلَةً تُضَعْضِعُ قُوَّةً
    Türkçe: Kuvveti zayıflatan iş.
  • أُمْسِكُ - Tutmak
    Kökü: م س ك
    Cümle: وَسَأُمْسِكُ الْأَمْرَ مَا اسْتَمْسَكَ
    Türkçe: İş tutundukça tutacağım - alseraj.net/الخطبة-١٦٨/

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • إِنِّي - Muhakkak ben
    Cümle: إِنِّي لَسْتُ أَجْهَلُ
    Türkçe: Muhakkak ben cahil değilim.
  • لَسْتُ - Değilim
    Cümle: لَسْتُ أَجْهَلُ مَا تَعْلَمُونَ
    Türkçe: Bildiğinizi cahil değilim.
  • كَيْفَ - Nasıl
    Cümle: كَيْفَ لِي بِقُوَّةٍ
    Türkçe: Bana güç nasıl olur?
  • هَلْ - Soru
    Cümle: وَهَلْ تَرَوْنَ مَوْضِعاً لِقُدْرَةٍ
    Türkçe: Kudret için mevzi görüyor musunuz?
  • حَتَّى - Ta ki
    Cümle: حَتَّى يَهْدَأَ النَّاسُ
    Türkçe: İnsanlar sakinleşene kadar.
  • إِذَا - Zaman
    Cümle: إِذَا حُرِّكَ عَلَى أُمُورٍ
    Türkçe: İşler üzerine harekete geçtiğinde.

Nehcül Belaga Hutbe 168 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Arapça Kelime ve Gramer Testi (Hutbe 168)

نهج البلاغة لامامنا علي عليه السلام
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

Nehcül Belağa | الخطبة ١٦٩ - إِنَّ اللَّهَ بَعَثَ رَسُولًا هَادِياً

Okuma Parçası - Metin

إِنَّ اللَّهَ بَعَثَ رَسُولًا هَادِياً بِكِتَابٍ نَاطِقٍ وَأَمْرٍ قَائِمٍ لَا يَهْلِكُ عَنْهُ إِلَّا هَالِكٌ، وَإِنَّ الْمُبْتَدَعَاتِ الْمُشَبَّهَاتِ هُنَّ الْمُهْلِكَاتُ إِلَّا مَا حَفِظَ اللَّهُ مِنْهَا، وَإِنَّ فِي سُلْطَانِ اللَّهِ عِصْمَةً لِأَمْرِكُمْ فَأَعْطُوهُ طَاعَتَكُمْ غَيْرَ مُلَوَّمَةٍ وَلَا مُسْتَكْرَهٍ بِهَا؛ وَاللَّهِ لَتَفْعَلُنَّ أَوْ لَيَنْقُلَنَّ اللَّهُ عَنْكُمْ سُلْطَانَ الْإِسْلَامِ ثُمَّ لَا يَنْقُلُهُ إِلَيْكُمْ أَبَداً حَتَّى يَأْرِزَ الْأَمْرُ إِلَى غَيْرِكُمْ.

إِنَّ هَؤُلَاءِ قَدْ تَمَالَئُوا عَلَى سَخْطَةِ إِمَارَتِي وَسَأَصْبِرُ مَا لَمْ أَخَفْ عَلَى جَمَاعَتِكُمْ، فَإِنَّهُمْ إِنْ تَمَّمُوا عَلَى فَيَالَةِ هَذَا الرَّأْيِ انْقَطَعَ نِظَامُ الْمُسْلِمِينَ، وَإِنَّمَا طَلَبُوا هَذِهِ الدُّنْيَا حَسَداً لِمَنْ أَفَاءَهَا اللَّهُ عَلَيْهِ فَأَرَادُوا رَدَّ الْأُمُورِ عَلَى أَدْبَارِهَا. وَلَكُمْ عَلَيْنَا الْعَمَلُ بِكِتَابِ اللَّهِ تَعَالَى وَسِيرَةِ رَسُولِ اللَّهِ وَالْقِيَامُ بِحَقِّهِ وَالنَّعْشُ لِسُنَّتِهِ.
Türkçe Çevirisi:
Şüphesiz Allah hidayet eden bir elçiyi, konuşan bir kitap ve kaim bir emir ile gönderdi, ondan helak olandan başkası helak olmaz. Şüpheli bidatlar helak edicilerdir, Allah'ın korudukları hariç. Şüphesiz Allah'ın sultanında işiniz için ismet vardır, ona kınanmayan ve zorlanmayan itaat verin. Vallahi ya yaparsınız ya da Allah İslam sultanını sizden alır sonra ebediyen size geri vermez ta ki iş başkasına dönsün. Bunlar emaretimin gazabına karşı birleştiler, cemaatiniz hakkında korkmadıkça sabredeceğim, eğer bu zayıf görüş üzerine tamamlarlarsa müslümanların nizamı kesilir. Onlar bu dünyayı ancak Allah'ın fey kıldığı kimseye hased ederek talep ettiler ve işleri arkalarına döndürmek istediler. Size karşı bize düşen Allah'ın kitabı ve Resulullah'ın siretiyle amel etmek, hakkını ikame etmek ve sünnetini diriltmektir.

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • رَسُولًا هَادِياً - Hidayet eden elçi
    Anlamı: rehber
    Cümle: إِنَّ اللَّهَ بَعَثَ رَسُولًا هَادِياً
    Türkçe: Allah hidayet eden elçi gönderdi.
  • كِتَابٍ نَاطِقٍ - Konuşan kitap
    Anlamı: beyan eden
    Cümle: بِكِتَابٍ نَاطِقٍ وَأَمْرٍ قَائِمٍ
    Türkçe: Konuşan kitap ve kaim emir ile.
  • الْمُبْتَدَعَاتِ - Bidatlar
    Anlamı: sonradan çıkan
    Cümle: إِنَّ الْمُبْتَدَعَاتِ الْمُشَبَّهَاتِ هُنَّ الْمُهْلِكَاتُ
    Türkçe: Şüpheli bidatlar helak edicilerdir.
  • سُلْطَانِ اللَّهِ - Allah'ın sultanı
    Anlamı: otorite
    Cümle: إِنَّ فِي سُلْطَانِ اللَّهِ عِصْمَةً
    Türkçe: Allah'ın sultanında ismet vardır.
  • إِمَارَتِي - Benim emaretim
    Anlamı: yönetimim
    Cümle: تَمَالَئُوا عَلَى سَخْطَةِ إِمَارَتِي
    Türkçe: Emaretime gazaba karşı birleştiler.
  • جَمَاعَتِكُمْ - Cemaatiniz
    Anlamı: topluluk
    Cümle: مَا لَمْ أَخَفْ عَلَى جَمَاعَتِكُمْ
    Türkçe: Cemaatiniz hakkında korkmadıkça.
  • نِظَامُ الْمُسْلِمِينَ - Müslümanların nizamı
    Anlamı: düzen
    Cümle: انْقَطَعَ نِظَامُ الْمُسْلِمِينَ
    Türkçe: Müslümanların nizamı kesilir.
  • سِيرَةِ رَسُولِ اللَّهِ - Resulullah'ın sireti
    Anlamı: yol
    Cümle: وَسِيرَةِ رَسُولِ اللَّهِ وَالْقِيَامُ بِحَقِّهِ
    Türkçe: Resulullah sireti ve hakkını ikame - alseraj.net/الخطبة-١٦٩/

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • بَعَثَ - Gönderdi
    Kökü: ب ع ث
    Cümle: إِنَّ اللَّهَ بَعَثَ رَسُولًا هَادِياً
    Türkçe: Allah hidayet eden elçi gönderdi.
  • يَهْلِكُ - Helak olur
    Kökü: ه ل ك
    Cümle: لَا يَهْلِكُ عَنْهُ إِلَّا هَالِكٌ
    Türkçe: Ondan helak olandan başkası helak olmaz.
  • حَفِظَ - Korudu
    Kökü: ح ف ظ
    Cümle: إِلَّا مَا حَفِظَ اللَّهُ مِنْهَا
    Türkçe: Allah'ın korudukları hariç.
  • يَنْقُلَنَّ - Alır
    Kökü: ن ق ل
    Cümle: لَيَنْقُلَنَّ اللَّهُ عَنْكُمْ سُلْطَانَ الْإِسْلَامِ
    Türkçe: Allah İslam sultanını sizden alır.
  • يَأْرِزَ - Döner
    Kökü: أ ر ز
    Cümle: حَتَّى يَأْرِزَ الْأَمْرُ إِلَى غَيْرِكُمْ
    Türkçe: İş başkasına dönene kadar.
  • تَمَالَئُوا - Birleştiler
    Kökü: م ل أ
    Cümle: تَمَالَئُوا عَلَى سَخْطَةِ إِمَارَتِي
    Türkçe: Emaretime karşı birleştiler.
  • أَخَفْ - Korkmak
    Kökü: خ و ف
    Cümle: مَا لَمْ أَخَفْ عَلَى جَمَاعَتِكُمْ
    Türkçe: Cemaatiniz hakkında korkmadıkça.
  • أَفَاءَهَا - Fey kıldı
    Kökü: ف ي أ
    Cümle: لِمَنْ أَفَاءَهَا اللَّهُ عَلَيْهِ
    Türkçe: Allah'ın kendisine fey kıldığı kimseye.
  • النَّعْشُ - Diriltmek
    Kökü: ن ع ش
    Cümle: وَالنَّعْشُ لِسُنَّتِهِ
    Türkçe: Sünnetini diriltmek - alseraj.net/الخطبة-١٦٩/

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • إِنَّ - Te'kid
    Cümle: إِنَّ اللَّهَ بَعَثَ رَسُولًا
    Türkçe: Muhakkak Allah elçi gönderdi.
  • لَا - Nefy
    Cümle: لَا يَهْلِكُ عَنْهُ إِلَّا هَالِكٌ
    Türkçe: Helak olandan başkası helak olmaz.
  • إِلَّا - İstisna
    Cümle: إِلَّا مَا حَفِظَ اللَّهُ
    Türkçe: Allah'ın korudukları hariç.
  • غَيْرَ - Gayr
    Cümle: غَيْرَ مُلَوَّمَةٍ وَلَا مُسْتَكْرَهٍ
    Türkçe: Kınanmayan ve zorlanmayan olarak.
  • أَوْ - Tahyir
    Cümle: أَوْ لَيَنْقُلَنَّ اللَّهُ عَنْكُمْ
    Türkçe: Ya da Allah sizden alır.
  • حَتَّى - Gaye
    Cümle: حَتَّى يَأْرِزَ الْأَمْرُ إِلَى غَيْرِكُمْ
    Türkçe: İş başkasına dönene kadar.

Nehcül Belaga Hutbe 169 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Arapça Kelime ve Gramer Testi (Hutbe 169)

نهج البلاغة لامامنا علي عليه السلام
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

Nehcül Belağa | الخطبة ١٧٠ - أَ رَأَيْتَ لَوْ أَنَّ الَّذِينَ وَرَاءَكَ

Okuma Parçası - Metin

Kaynak: alseraj.net/nahj_al-balagha/الخطبة-١٧٠/ - في وجوب اتباع الحق عند قيام الحجة - كليب الجرمي
أَ رَأَيْتَ لَوْ أَنَّ الَّذِينَ وَرَاءَكَ بَعَثُوكَ رَائِداً تَبْتَغِي لَهُمْ مَسَاقِطَ الْغَيْثِ فَرَجَعْتَ إِلَيْهِمْ وَأَخْبَرْتَهُمْ عَنِ الْكَلَإِ وَالْمَاءِ فَخَالَفُوا إِلَى الْمَعَاطِشِ وَالْمَجَادِبِ، مَا كُنْتَ صَانِعاً؟ قَالَ كُنْتُ تَارِكَهُمْ وَمُخَالِفَهُمْ إِلَى الْكَلَإِ وَالْمَاءِ؛ فَقَالَ علیه السلام فَامْدُدْ إِذاً يَدَكَ. فَقَالَ الرَّجُلُ فَوَاللَّهِ مَا اسْتَطَعْتُ أَنْ أَمْتَنِعَ عِنْدَ قِيَامِ الْحُجَّةِ عَلَيَّ فَبَايَعْتُهُ؛ وَالرَّجُلُ يُعْرَفُ بِكُلَيْبٍ الْجَرْمِيِ.
Türkçe Çevirisi:
Gördün mü, eğer arkandakiler seni yağmurun düştüğü yerleri arayan bir öncü olarak gönderseler, sen de onlara dönüp otlak ve su hakkında haber versen, onlar da susuz ve çorak yerlere doğru sana muhalefet etseler, ne yapardın? Adam dedi: Onları bırakır ve otlak ve suya doğru onlara muhalefet ederdim. Bunun üzerine (a.s) dedi: Öyleyse elini uzat. Adam dedi: Vallahi hüccet aleyhimde kaim olunca imtina edemedim, ona biat ettim. Bu adam Kuleyb el-Cermi olarak bilinir.

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • الَّذِينَ وَرَاءَكَ - Arkandakiler
    Anlamı: geridekiler
    Cümle: الَّذِينَ وَرَاءَكَ بَعَثُوكَ رَائِداً
    Türkçe: Arkandakiler seni öncü olarak gönderdi.
  • رَائِداً - Öncü, gözcü
    Anlamı: keşif yapan
    Cümle: بَعَثُوكَ رَائِداً تَبْتَغِي لَهُمْ
    Türkçe: Onlar için arayan öncü.
  • مَسَاقِطَ الْغَيْثِ - Yağmurun düştüğü yerler
    Anlamı: yağmur yağış yerleri
    Cümle: تَبْتَغِي لَهُمْ مَسَاقِطَ الْغَيْثِ
    Türkçe: Yağmurun düştüğü yerleri aramak.
  • الْكَلَإِ وَالْمَاءِ - Otlak ve su
    Anlamı: mera ve su
    Cümle: أَخْبَرْتَهُمْ عَنِ الْكَلَإِ وَالْمَاءِ
    Türkçe: Otlak ve su hakkında haber verdin.
  • الْمَعَاطِشِ وَالْمَجَادِبِ - Susuz ve çorak yerler
    Anlamı: susuzluk ve kıtlık yerleri
    Cümle: فَخَالَفُوا إِلَى الْمَعَاطِشِ وَالْمَجَادِبِ
    Türkçe: Susuz ve çorak yerlere muhalefet ettiler.
  • قِيَامِ الْحُجَّةِ - Hüccetin kaim olması
    Anlamı: delilin sabit olması
    Cümle: عِنْدَ قِيَامِ الْحُجَّةِ عَلَيَّ
    Türkçe: Hüccet aleyhimde kaim olunca.
  • كُلَيْبٍ الْجَرْمِيِ - Kuleyb el-Cermi (isim)
    Anlamı: şahsın künyesi
    Cümle: يُعْرَفُ بِكُلَيْبٍ الْجَرْمِيِ
    Türkçe: Kuleyb el-Cermi olarak bilinir.
  • يَدَكَ - Elin
    Anlamı: biat için el
    Cümle: فَامْدُدْ إِذاً يَدَكَ
    Türkçe: Öyleyse elini uzat.

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • أَ رَأَيْتَ - Gördün mü?
    Cümle: أَ رَأَيْتَ لَوْ أَنَّ الَّذِينَ وَرَاءَكَ
    Türkçe: Arkandakileri gördün mü?
  • بَعَثُوكَ - Seni gönderdiler
    Cümle: بَعَثُوكَ رَائِداً
    Türkçe: Seni öncü olarak gönderdiler.
  • تَبْتَغِي - Arıyorsun, istiyorsun
    Cümle: تَبْتَغِي لَهُمْ مَسَاقِطَ الْغَيْثِ
    Türkçe: Onlar için yağmur yerlerini arıyorsun.
  • فَرَجَعْتَ - Döndün
    Cümle: فَرَجَعْتَ إِلَيْهِمْ
    Türkçe: Onlara döndün.
  • أَخْبَرْتَهُمْ - Onlara haber verdin
    Cümle: وَأَخْبَرْتَهُمْ عَنِ الْكَلَإِ
    Türkçe: Otlak hakkında haber verdin.
  • خَالَفُوا - Muhalefet ettiler
    Cümle: فَخَالَفُوا إِلَى الْمَعَاطِشِ
    Türkçe: Susuz yerlere muhalefet ettiler.
  • كُنْتَ صَانِعاً - كُنْتُ تَارِكَهُمْ - Yapardın - Bırakırdım
    Cümle: مَا كُنْتَ صَانِعاً كُنْتُ تَارِكَهُمْ
    Türkçe: Ne yapardın? Onları bırakırdım.
  • امْدُدْ - Uzat
    Cümle: فَامْدُدْ إِذاً يَدَكَ
    Türkçe: Öyleyse elini uzat.
  • أَمْتَنِعَ - بَايَعْتُهُ - İmtina edeyim - Biat ettim
    Cümle: مَا اسْتَطَعْتُ أَنْ أَمْتَنِعَ فَبَايَعْتُهُ
    Türkçe: İmtina edemedim, biat ettim.

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • أَ - Soru edatı - mı?
    Cümle: أَ رَأَيْتَ
    Türkçe: Gördün mü?
  • لَوْ - Şart edatı - eğer
    Cümle: لَوْ أَنَّ الَّذِينَ وَرَاءَكَ
    Türkçe: Eğer arkandakiler.
  • أَنَّ - Te'kid edatı
    Cümle: أَنَّ الَّذِينَ وَرَاءَكَ
    Türkçe: Arkandakiler ki.
  • مَا - Soru edatı - ne?
    Cümle: مَا كُنْتَ صَانِعاً
    Türkçe: Ne yapardın?
  • إِذاً - O halde edatı
    Cümle: فَامْدُدْ إِذاً يَدَكَ
    Türkçe: O halde elini uzat.
  • فَوَاللَّهِ مَا - Kasem + nefy
    Cümle: فَوَاللَّهِ مَا اسْتَطَعْتُ أَنْ أَمْتَنِعَ
    Türkçe: Vallahi imtina edemedim.

Nehcül Belaga Hutbe 170 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Arapça Kelime ve Gramer Testi (Hutbe 170 - alseraj.net/nahj_al-balagha/الخطبة-١٧٠/)

نهج البلاغة لامامنا علي عليه السلام
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

Nehcül Belağa | الخطبة ١٧١ - اللَّهُمَّ رَبَّ السَّقْفِ الْمَرْفُوعِ

Okuma Parçası - Metin

Kaynak: alseraj.net/nahj_al-balagha/الخطبة-١٧١/ - الدعاء والدعوة للقتال
اللَّهُمَّ رَبَّ السَّقْفِ الْمَرْفُوعِ وَالْجَوِّ الْمَكْفُوفِ، الَّذِي جَعَلْتَهُ مَغِيضاً لِلَّيْلِ وَالنَّهَارِ وَمَجْرًى لِلشَّمْسِ وَالْقَمَرِ وَمُخْتَلَفاً لِلنُّجُومِ السَّيَّارَةِ وَجَعَلْتَ سُكَّانَهُ سِبْطاً مِنْ مَلَائِكَتِكَ لَا يَسْأَمُونَ مِنْ عِبَادَتِكَ، وَرَبَّ هَذِهِ الْأَرْضِ الَّتِي جَعَلْتَهَا قَرَاراً لِلْأَنَامِ وَمَدْرَجاً لِلْهَوَامِّ وَالْأَنْعَامِ وَمَا لَا يُحْصَى مِمَّا يُرَى وَمَا لَا يُرَى، وَرَبَّ الْجِبَالِ الرَّوَاسِي الَّتِي جَعَلْتَهَا لِلْأَرْضِ أَوْتَاداً وَلِلْخَلْقِ اعْتِمَاداً، إِنْ أَظْهَرْتَنَا عَلَى عَدُوِّنَا فَجَنِّبْنَا الْبَغْيَ وَسَدِّدْنَا لِلْحَقِّ وَإِنْ أَظْهَرْتَهُمْ عَلَيْنَا فَارْزُقْنَا الشَّهَادَةَ وَاعْصِمْنَا مِنَ الْفِتْنَةِ.

أَيْنَ الْمَانِعُ لِلذِّمَارِ وَالْغَائِرُ عِنْدَ نُزُولِ الْحَقَائِقِ مِنْ أَهْلِ الْحِفَاظِ، الْعَارُ وَرَاءَكُمْ وَالْجَنَّةُ أَمَامَكُمْ.
Türkçe Çevirisi:
Allah'ım! Yükseltilmiş tavanın ve tutulmuş havanın Rabbi! Onu gece ve gündüz için bir gider, güneş ve ay için bir yörünge, gezegen yıldızlar için bir uğrak yeri kıldın ve onun sakinlerini meleklerinden bir nesil kıldın ki ibadetinden usanmazlar. Ve bu arzın Rabbi! Onu insanlar için bir karargah, haşereler ve hayvanlar ve görünen ve görünmeyen sayılamayan şeyler için bir yol kıldın. Ve sarsılmaz dağların Rabbi! Onları arza kazık ve mahlukata dayanak kıldın. Eğer bizi düşmanımıza galip kılarsan bizi azgınlıktan uzak tut ve hak için doğrult, eğer onları bize galip kılarsan bize şehadeti rızık ver ve bizi fitneden koru.
Himayeyi koruyan ve hakikatler indiğinde gayrete gelen haysiyet ehli nerede? Ar arkanızda, cennet önünüzdedir.

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • السَّقْفِ الْمَرْفُوعِ
    Anlamı: yükseltilmiş tavan - sema
    Cümle: رَبَّ السَّقْفِ الْمَرْفُوعِ
    Türkçe: Yükseltilmiş tavanın Rabbi.
  • الْجَوِّ الْمَكْفُوفِ
    Anlamı: tutulmuş hava boşluğu
    Cümle: وَالْجَوِّ الْمَكْفُوفِ
    Türkçe: Tutulmuş havanın (Rabbi).
  • مَغِيضاً لِلَّيْلِ وَالنَّهَارِ
    Anlamı: gece gündüzün gidip geldiği yer
    Cümle: جَعَلْتَهُ مَغِيضاً لِلَّيْلِ وَالنَّهَارِ
    Türkçe: Onu gece gündüz için gider kıldın.
  • مَجْرًى لِلشَّمْسِ وَالْقَمَرِ
    Anlamı: güneş ve ay yörüngesi
    Cümle: وَمَجْرًى لِلشَّمْسِ وَالْقَمَرِ
    Türkçe: Güneş ve ay için yörünge.
  • النُّجُومِ السَّيَّارَةِ
    Anlamı: gezegen yıldızlar
    Cümle: وَمُخْتَلَفاً لِلنُّجُومِ السَّيَّارَةِ
    Türkçe: Gezegen yıldızlar için uğrak yeri.
  • الْجِبَالِ الرَّوَاسِي
    Anlamı: sarsılmaz dağlar
    Cümle: وَرَبَّ الْجِبَالِ الرَّوَاسِي الَّتِي جَعَلْتَهَا لِلْأَرْضِ أَوْتَاداً
    Türkçe: Onları arza kazık kıldığın sarsılmaz dağların Rabbi.
  • الشَّهَادَةَ
    Anlamı: şehitlik
    Cümle: فَارْزُقْنَا الشَّهَادَةَ
    Türkçe: Bize şehadeti rızık ver.
  • الذِّمَارِ
    Anlamı: korunması gereken namus, himaye
    Cümle: أَيْنَ الْمَانِعُ لِلذِّمَارِ
    Türkçe: Himayeyi koruyan nerede?

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • جَعَلْتَهُ - Kıldın, yaptın
    Cümle: الَّذِي جَعَلْتَهُ مَغِيضاً لِلَّيْلِ
    Türkçe: Onu gece için gider kıldın.
  • لَا يَسْأَمُونَ - Usanmazlar
    Cümle: سِبْطاً مِنْ مَلَائِكَتِكَ لَا يَسْأَمُونَ مِنْ عِبَادَتِكَ
    Türkçe: İbadetinden usanmayan melekler.
  • أَظْهَرْتَنَا - Bizi galip kıldın, izhar ettin
    Cümle: إِنْ أَظْهَرْتَنَا عَلَى عَدُوِّنَا
    Türkçe: Bizi düşmanımıza galip kılarsan.
  • جَنِّبْنَا - Uzak tut
    Cümle: فَجَنِّبْنَا الْبَغْيَ
    Türkçe: Bizi azgınlıktan uzak tut.
  • سَدِّدْنَا - Doğrult, isabet ettir
    Cümle: وَسَدِّدْنَا لِلْحَقِّ
    Türkçe: Hak için bizi doğrult.
  • أَظْهَرْتَهُمْ - Onları galip kıldın
    Cümle: وَإِنْ أَظْهَرْتَهُمْ عَلَيْنَا
    Türkçe: Onları bize galip kılarsan.
  • ارْزُقْنَا - Bize rızık ver
    Cümle: فَارْزُقْنَا الشَّهَادَةَ
    Türkçe: Bize şehadeti rızık ver.
  • اعْصِمْنَا - Koru, ismet et
    Cümle: وَاعْصِمْنَا مِنَ الْفِتْنَةِ
    Türkçe: Bizi fitneden koru.
  • نُزُولِ - İnmesi (masdar fiil anlamında)
    Cümle: عِنْدَ نُزُولِ الْحَقَائِقِ
    Türkçe: Hakikatler indiğinde.

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • الَّذِي - İsmi mevsul
    Cümle: الَّذِي جَعَلْتَهُ مَغِيضاً
    Türkçe: Onu gider kıldığın (ki o).
  • لَا - Nefy edatı
    Cümle: لَا يَسْأَمُونَ مِنْ عِبَادَتِكَ
    Türkçe: İbadetinden usanmazlar.
  • مَا - İsmi mevsul / nefy
    Cümle: مِمَّا يُرَى وَمَا لَا يُرَى
    Türkçe: Görünen ve görünmeyen şeylerden.
  • إِنْ - Şart edatı
    Cümle: إِنْ أَظْهَرْتَنَا عَلَى عَدُوِّنَا
    Türkçe: Bizi düşmanımıza galip kılarsan.
  • وَإِنْ - Ve eğer
    Cümle: وَإِنْ أَظْهَرْتَهُمْ عَلَيْنَا
    Türkçe: Onları bize galip kılarsan.
  • أَيْنَ - Soru edatı - nerede
    Cümle: أَيْنَ الْمَانِعُ لِلذِّمَارِ
    Türkçe: Himayeyi koruyan nerede?

Nehcül Belaga Hutbe 171 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Arapça Kelime ve Gramer Testi (Hutbe 171 - alseraj.net/nahj_al-balagha/الخطبة-١٧١/)

نهج البلاغة لامامنا علي عليه السلام
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

Nehcül Belağa | الخطبة ١٧٢ - الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي لَا تُوَارِي

Okuma Parçası - Metin

Kaynak: alseraj.net/nahj_al-balagha/الخطبة-١٧٢/ - يذكر يوم الشورى وأصحاب الجمل - خذ نفس المتن كلها تحت الموضوع
الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي لَا تُوَارِي عَنْهُ سَمَاءٌ سَمَاءً وَلَا أَرْضٌ أَرْضاً.

وَقَدْ قَالَ قَائِلٌ إِنَّكَ عَلَى هَذَا الْأَمْرِ يَا ابْنَ أَبِي طَالِبٍ لَحَرِيصٌ! فَقُلْتُ بَلْ أَنْتُمْ وَاللَّهِ لَأَحْرَصُ وَأَبْعَدُ وَأَنَا أَخَصُّ وَأَقْرَبُ، وَإِنَّمَا طَلَبْتُ حَقّاً لِي وَأَنْتُمْ تَحُولُونَ بَيْنِي وَبَيْنَهُ وَتَضْرِبُونَ وَجْهِي دُونَهُ، فَلَمَّا قَرَّعْتُهُ بِالْحُجَّةِ فِي الْمَلَإِ الْحَاضِرِينَ هَبَّ كَأَنَّهُ بُهِتَ لَا يَدْرِي مَا يُجِيبُنِي بِهِ.

اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْتَعْدِيكَ عَلَى قُرَيْشٍ وَمَنْ أَعَانَهُمْ، فَإِنَّهُمْ قَطَعُوا رَحِمِي وَصَغَّرُوا عَظِيمَ مَنْزِلَتِيَ وَأَجْمَعُوا عَلَى مُنَازَعَتِي أَمْراً هُوَ لِي، ثُمَّ قَالُوا أَلَا إِنَّ فِي الْحَقِّ أَنْ تَأْخُذَهُ وَفِي الْحَقِّ أَنْ تَتْرُكَهُ.

فَخَرَجُوا يَجُرُّونَ حُرْمَةَ رَسُولِ اللَّهِ صلی الله علیه وآله كَمَا تُجَرُّ الْأَمَةُ عِنْدَ شِرَائِهَا مُتَوَجِّهِينَ بِهَا إِلَى الْبَصْرَةِ، فَحَبَسَا نِسَاءَهُمَا فِي بُيُوتِهِمَا وَأَبْرَزَا حَبِيسَ رَسُولِ اللَّهِ صلی الله علیه وآله لَهُمَا وَلِغَيْرِهِمَا فِي جَيْشٍ مَا مِنْهُمْ رَجُلٌ إِلَّا وَقَدْ أَعْطَانِي الطَّاعَةَ وَسَمَحَ لِي بِالْبَيْعَةِ طَائِعاً غَيْرَ مُكْرَهٍ. فَقَدِمُوا عَلَى عَامِلِي بِهَا وَخُزَّانِ بَيْتِ مَالِ الْمُسْلِمِينَ وَغَيْرِهِمْ مِنْ أَهْلِهَا فَقَتَلُوا طَائِفَةً صَبْراً وَطَائِفَةً غَدْراً. فَوَاللَّهِ لَوْ لَمْ يُصِيبُوا مِنَ الْمُسْلِمِينَ إِلَّا رَجُلًا وَاحِداً مُعْتَمِدِينَ لِقَتْلِهِ بِلَا جُرْمٍ جَرَّهُ، لَحَلَّ لِي قَتْلُ ذَلِكَ الْجَيْشِ كُلِّهِ إِذْ حَضَرُوهُ فَلَمْ يُنْكِرُوا وَلَمْ يَدْفَعُوا عَنْهُ بِلِسَانٍ وَلَا بِيَدٍ، دَعْ مَا أَنَّهُمْ قَدْ قَتَلُوا مِنَ الْمُسْلِمِينَ مِثْلَ الْعِدَّةِ الَّتِي دَخَلُوا بِهَا عَلَيْهِمْ.
Türkçe Çevirisi:
Hamd, kendisinden hiçbir göğün bir göğü ve hiçbir yerin bir yeri gizleyemediği Allah'a mahsustur.
Birisi dedi ki: Ey Ebu Talib oğlu, sen bu işe karşı çok hırslısın! Dedim ki: Bilakis Allah'a yemin olsun siz daha hırslı ve daha uzaksınız, ben ise daha has ve daha yakınım. Ben sadece bana ait bir hakkı talep ettim, siz ise benimle onun arasına giriyor ve onu benden yüz çevirttiriyorsunuz. Huzurdaki topluluk içinde hüccetle onu susturunca, şaşkına dönmüş gibi kalktı, bana ne cevap vereceğini bilemedi.
Allah'ım! Kureyş'e ve onlara yardım edenlere karşı senden yardım diliyorum. Çünkü onlar akrabalığımı kestiler, büyük makamımı küçülttüler ve bana ait olan bir işte benimle çekişmekte toplandılar.
Resulullah'ın hürmetini, cariyenin satılırken sürüklendiği gibi sürükleyerek Basra'ya yöneldiler. Kendi kadınlarını evlerinde alıkoydular, Resulullah'ın eşini meydana çıkardılar. Ordularında bana gönüllü biat etmeyen kimse yoktu. Basra'daki amilime ve beytül mal haznedarlarına geldiler, bir taifeyi işkenceyle bir taifeyi aldatmayla öldürdüler. Vallahi bir tek adamı bile kasten öldürseler, hazır bulunup engellemedikleri için o ordunun hepsini öldürmek bana helal olurdu.

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • سَمَاءٌ سَمَاءً
    Cümle: لَا تُوَارِي عَنْهُ سَمَاءٌ سَمَاءً
    Türkçe: Hiçbir gök bir göğü O'ndan gizleyemez.
  • حَقّاً لِي
    Cümle: إِنَّمَا طَلَبْتُ حَقّاً لِي
    Türkçe: Sadece kendime ait bir hakkı talep ettim.
  • قُرَيْشٍ
    Cümle: اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْتَعْدِيكَ عَلَى قُرَيْشٍ
    Türkçe: Allah'ım Kureyş'e karşı yardım diliyorum.
  • حُرْمَةَ رَسُولِ اللَّهِ
    Cümle: يَجُرُّونَ حُرْمَةَ رَسُولِ اللَّهِ كَمَا تُجَرُّ الْأَمَةُ
    Türkçe: Resulullah'ın hürmetini sürüklüyorlar.
  • الْأَمَةُ
    Cümle: كَمَا تُجَرُّ الْأَمَةُ عِنْدَ شِرَائِهَا
    Türkçe: Cariyenin satılırken sürüklendiği gibi.
  • بَيْتِ مَالِ الْمُسْلِمِينَ
    Cümle: وَخُزَّانِ بَيْتِ مَالِ الْمُسْلِمِينَ
    Türkçe: Beytül mal haznedarları.
  • طَائِفَةً صَبْراً
    Cümle: فَقَتَلُوا طَائِفَةً صَبْراً وَطَائِفَةً غَدْراً
    Türkçe: Bir grubu işkenceyle öldürdüler.
  • الْحُجَّةِ
    Cümle: فَلَمَّا قَرَّعْتُهُ بِالْحُجَّةِ فِي الْمَلَإِ
    Türkçe: Delille onu susturunca.

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • تُوَارِي
    Cümle: لَا تُوَارِي عَنْهُ سَمَاءٌ سَمَاءً
    Türkçe: Hiçbir gök O'ndan gizleyemez.
  • قَالَ
    Cümle: وَقَدْ قَالَ قَائِلٌ إِنَّكَ لَحَرِيصٌ
    Türkçe: Birisi sen hırslısın dedi.
  • تَحُولُونَ
    Cümle: وَأَنْتُمْ تَحُولُونَ بَيْنِي وَبَيْنَهُ
    Türkçe: Benimle onun arasına giriyorsunuz.
  • قَرَّعْتُهُ
    Cümle: فَلَمَّا قَرَّعْتُهُ بِالْحُجَّةِ
    Türkçe: Hüccetle susturunca.
  • أَسْتَعْدِيكَ
    Cümle: اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْتَعْدِيكَ عَلَى قُرَيْشٍ
    Türkçe: Kureyş'e karşı yardım diliyorum.
  • قَطَعُوا
    Cümle: فَإِنَّهُمْ قَطَعُوا رَحِمِي
    Türkçe: Akrabalığımı kestiler.
  • أَجْمَعُوا
    Cümle: وَأَجْمَعُوا عَلَى مُنَازَعَتِي
    Türkçe: Benimle çekişmekte toplandılar.
  • يَجُرُّونَ
    Cümle: يَجُرُّونَ حُرْمَةَ رَسُولِ اللَّهِ
    Türkçe: Resulullah hürmetini sürüklüyorlar.
  • أَعْطَانِي
    Cümle: مَا مِنْهُمْ رَجُلٌ إِلَّا وَقَدْ أَعْطَانِي الطَّاعَةَ
    Türkçe: Bana itaat vermeyen yoktu.

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • يَا
    Cümle: يَا ابْنَ أَبِي طَالِبٍ لَحَرِيصٌ
    Türkçe: Ey Ebu Talib oğlu hırslısın.
  • بَلْ
    Cümle: فَقُلْتُ بَلْ أَنْتُمْ لَأَحْرَصُ
    Türkçe: Bilakis siz daha hırslısınız.
  • وَاللَّهِ
    Cümle: وَاللَّهِ لَأَحْرَصُ وَأَبْعَدُ
    Türkçe: Vallahi daha hırslı ve uzaksınız.
  • إِنَّمَا
    Cümle: إِنَّمَا طَلَبْتُ حَقّاً لِي
    Türkçe: Sadece hakkımı talep ettim.
  • كَمَا
    Cümle: كَمَا تُجَرُّ الْأَمَةُ عِنْدَ شِرَائِهَا
    Türkçe: Cariyenin sürüklendiği gibi.
  • لَوْ
    Cümle: لَوْ لَمْ يُصِيبُوا إِلَّا رَجُلًا وَاحِداً لَحَلَّ لِي قَتْلُ الْجَيْشِ
    Türkçe: Bir adamı bile öldürseler orduyu öldürmek helal olurdu.

Nehcül Belaga Hutbe 172 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Arapça Kelime ve Gramer Testi (Hutbe 172)

S.Muhammed Kayaalp (el-Haşimi) Ks

الاامام سيد محمد هاشمي الموسوي

Arapça Dersleri-İslami Sohbetler-Tevhid-Tefsir-Hadis-Fıkıh-Fetvalar-İrşadlar

Arapça Metinler-نهج البلاغة-Nehcül Belağa-Hutbe-167-172.Hutbeler Rating: 4.5 Diposkan Oleh: ☝الاامام سيد محمد هاشمي الموسوي☝المحمدية☝

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.