☝📖İbrahimi ﷺ Muhammedi ﷺ Hanif İslam📖☝﷽𐰃𐰠𐰯☝📖المحمدية☝Muhammediyye📖☝𐰃𐰠𐰯༺الله أكبر ༻

Güncel Duyuru Eylül -Ekim 2026

Nehvul Vazıh 2.Merhale Derslerimiz Çok Yakında Eylül itibariyle Başlayacak Ekim itibariyle devam edecek inşallah!Nehcül Belağa Dersleri sitemize ekleniyor,Kur'anla Arapça Dilbilgisi derslerimiz ve 116 tane Arapça dilbilgisi konu testi sitemize eklendi..

☝المحمدية☝الاامام سيد محمد هاشمي الموسوي 📖 ☝

☝https://www.muhammediyye.org/☝
📖-المحمدية-📖

Teoriye göre;İlluminati(hizbüşşeytan) yani uzaylı ve insan melezi ırklar,yarı vampir,yılan,ejderha vs melez soylardan oluşan topluluk,masonik, illuminatik firavun ve nemrud soylarının hipnoz,büyü,zihin kontrolü,algı yönetimi ile bireyler ve toplumları yönetmesi,hizbüşşeytan illumiatinin küresel illuminatik sistemi; siyaset,medya,sivil toplum,terör örgütleri,mafya,enerji,silah,ilaç,gıda tekeli alanlarda illuminati vardır!

Destek olmak isteyen kardeşlerimiz iletişim formundan bize yazınız Allah razı olsun.

Hadislerle Arapça-Sahihi Buhari-Kitabul İman-7547-7552.hadisler

☝https://www.muhammediyye.org/☝
📖-المحمدية علي الكتاب و السنة الصحيحة-📖
Üye olmak isteyen kardeşlerimiz iletişim formundan bize yazınız Allah razı olsun.Kardeşlerimize Önemli :
اعوذ بالله من الشيطان الرجيم
 بسم الله الرحمان الرحيم
 الحمد لله رب العالمين و الصلاة و السلام علي امامنا محمد
 و آله و اهل بيته و صحبه و امته اجمعين
Euzü billahi mineşeydanirracimi ve min hizbihi..
Bismillahirrahmanirrahiym
Allahım cc Şeytandan ve onun hizbi tağutlardan
marid ve hannaslardan,cibt ve belamlardan sana sığınırız.Rahman ve rahiym olan Allahın cc adıyla.. 
Ahmedilik,kadıyanilik,bahailik,Vahhabilik,Şiilik,
illuminati,masonluk,yahudilik,nasırilik,nusayrilik,yezidilik,
sağcılık,solculuk,islamcılık,ateizm,deizm, budizm,hinduizm gibi  İbrahimi  ﷺ Muhammedi  ﷺ hanif İslama aykırı dini,felsefi ve ideolojik akımlardan imanımızı ve dinimizi koruyalım!     
İbrahimi  ﷺ Muhammedi  ﷺ hanif din islamdır!
İslam ise; peygamberler peygamberi cenabı Muhammed ﷺ  dinidir!..
Nemrut,Firavun,İsis,ra ve el gibi tağutlar(illuminati) ve onların günümüzdeki soylarının ve taraftarlarının dini(inanış,felsefe,ideolojilerinin) değil!
𐰃𐰠𐰯Kur'an ve sahih sünnetin izinde Muhammediyiz𐰃𐰠𐰯
📖☝ المحمدية علي الكتاب و السنة☝📖 Arapça Dersleri☝İslami Sohbetler☝İslami İlimler☝Manevi Rehberlik☝  instagram: https://www.instagram.com/muhammediyye
  • Hadis1
  • Hadis2
  • Hadis3
  • Hadis4
  • Hadis5
  • Hadis6
  • Hadis
  • ☝📖المحمدية📖☝

تعليم اللغة بالكتاب و السنة-للامام سيد محمد هاشمي الموسوي
www.muhammediyye.org | Hadislerle Arapça

Konu Başlığı: كان النبي متواريا بمكة يرفع صوته فسب المشركون القرآن - ولا تجهر بصلاتك - 7547

7547- عَنِ ‌ابْنِ عَبَّاسٍ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُمَا قَالَ: «كَانَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ مُتَوَارِيًا بِمَكَّةَ، وَكَانَ يَرْفَعُ صَوْتَهُ، فَإِذَا سَمِعَ الْمُشْرِكُونَ سَبُّوا الْقُرْآنَ وَمَنْ جَاءَ بِهِ، فَقَالَ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ لِنَبِيِّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: ﴿وَلَا تَجْهَرْ بِصَلَاتِكَ وَلَا تُخَافِتْ بِهَا﴾ [الإسراء: 110]»
Kaynak: Sahih-i Buhari 7547 - hadithprophet.com - https://hadithprophet.com/Hadith-english-37945.html
Türkçe Tercüme (hadithprophet.com):
İbn Abbas radiyallahu anh şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Mekke'de iken gizlenmişti. Namaz kılarken sesini yükseltirdi. Müşrikler Kur'an'ı işittikleri zaman hem Kur'an'a hem onu getirene söverlerdi. Bunun üzerine Yüce Allah Nebiine: "Namazında yüksek sesle okuma; onda sesini fazla da kısma; ikisinin arası bir yol tut" (İsra 110) buyurdu

شرح الحديث - Şerh (hadithprophet.com Fethu'l-Bari):
(متواريا بمكة) أي مستترا خوفا من المشركين. (يرفع صوته) أي يجهر بالقراءة في الصلاة. (سبوا القرآن ومن جاء به) أي شتموا القرآن والنبي. (ولا تجهر بصلاتك ولا تخافت بها) أي لا تجهر جهرا شديدا يؤذي المشركين فيسبوا، ولا تخافت مخافتة لا يسمع أصحابك، وابتغ بين ذلك سبيلا وسطا.

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri - Metinden ve Şerhten

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • ابْنُ عَبَّاسٍ (İbn Abbas): sahabi
    Anlamı: Abdullah bin Abbas
    Cümle: عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ - İbn Abbas'tan
  • النَّبِيّ (Nebi): peygamber
    Anlamı: Nebi, peygamber
    Cümle: كَانَ النَّبِيُّ مُتَوَارِيًا - Peygamber gizleniyordu
  • مَكَّة (Mekke): şehir ismi
    Anlamı: Mekke-i Mükerreme
    Cümle: مُتَوَارِيًا بِمَكَّةَ - Mekke'de gizli
  • صَوْت (Savt): ses
    Anlamı: Ses
    Cümle: وَكَانَ يَرْفَعُ صَوْتَهُ - Sesini yükseltiyordu
  • مُشْرِكُون (Müşrikûn): müşrikler
    Anlamı: Ortak koşanlar
    Cümle: فَإِذَا سَمِعَ الْمُشْرِكُونَ - Müşrikler işitince
  • قُرْآن (Kur'an): Kur'an
    Anlamı: Kur'an-ı Kerim
    Cümle: سَبُّوا الْقُرْآنَ - Kur'an'a sövdüler
  • اللَّه عَزَّ وَجَلَّ (Allah Azze ve Celle): Allah
    Anlamı: Yüce Allah
    Cümle: فَقَالَ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ - Yüce Allah dedi ki
  • صَلَاة (Salât): namaz
    Anlamı: Namaz
    Cümle: وَلَا تَجْهَرْ بِصَلَاتِكَ - Namazında yüksek sesle okuma

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • كَانَ (Kâne): ك و ن - idi
    Cümle: كَانَ النَّبِيُّ مُتَوَارِيًا
    TR: Peygamber gizli idi
  • تَوَارَى (Tevârâ): و ر ي - gizlendi
    Cümle: مُتَوَارِيًا - Gizlenen
    TR: Gizlenmiş halde
  • يَرْفَعُ (Yerfeu): ر ف ع - yükseltiyor
    Cümle: يَرْفَعُ صَوْتَهُ
    TR: Sesini yükseltiyordu
  • سَمِعَ (Semia): س م ع - işitti
    Cümle: فَإِذَا سَمِعَ الْمُشْرِكُونَ
    TR: Müşrikler işitince
  • سَبَّ (Sebbe): س ب ب - sövdü
    Cümle: سَبُّوا الْقُرْآنَ
    TR: Kur'an'a sövdüler
  • جَاءَ (Câe): ج ي أ - geldi, getirdi
    Cümle: وَمَنْ جَاءَ بِهِ
    TR: Onu getiren (peygamber)
  • قَالَ (Kâle): ق و ل - dedi
    Cümle: فَقَالَ اللَّهُ
    TR: Allah dedi ki
  • تَجْهَرْ (Tec-her): ج ه ر - açıktan okuma
    Cümle: وَلَا تَجْهَرْ بِصَلَاتِكَ
    TR: Namazında yüksek sesle okuma
  • تُخَافِتْ (Tuhâfit): خ ف ت - gizli/kısık oku
    Cümle: وَلَا تُخَافِتْ بِهَا
    TR: Onu gizli de okuma

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet) - Harf-i Cer Hariç, Hepsi Farklı

  • إِذَا (İzâ): şart edatı, -ınca
    Cümle: فَإِذَا سَمِعَ الْمُشْرِكُونَ
    TR: Müşrikler işitince
  • وَ (Vav): atıf edatı, ve
    Cümle: الْقُرْآنَ وَمَنْ جَاءَ بِهِ
    TR: Kur'an'a ve onu getirene
  • فَـ (Fe): sebep edatı
    Cümle: فَقَالَ اللَّهُ
    TR: Bunun üzerine Allah dedi
  • مَنْ (Men): ismi mevsul, -an
    Cümle: وَمَنْ جَاءَ بِهِ
    TR: Onu getiren kişi
  • لَا (Lâ): nehiy/nefy edatı, -ma
    Cümle: وَلَا تَجْهَرْ
    TR: Yüksek sesle okuma
  • عَزَّ وَجَلَّ (Azze ve Celle): tazim edatı
    Cümle: اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ
    TR: Azîz ve Celîl olan Allah

Hadis 7547 - Paragraf Anlama ve Dilbilgisi Testi (10 Soru)

Hadis 7547 - Kelime ve Gramer Testi

تعليم اللغة بالكتاب و السنة-للامام سيد محمد هاشمي الموسوي
www.muhammediyye.org | Hadislerle Arapça

Konu Başlığı: إني أراك تحب الغنم والبادية فإذا كنت في غنمك فأذنت فارفع صوتك - 7548

7548- عَنْ ‌عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي صَعْصَعَةَ، عَنْ ‌أَبِيهِ أَنَّهُ أَخْبَرَهُ «أَنَّ أَبَا سَعِيدٍ الْخُدْرِيَّ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ قَالَ لَهُ: إِنِّي أَرَاكَ تُحِبُّ الْغَنَمَ وَالْبَادِيَةَ، فَإِذَا كُنْتَ فِي غَنَمِكَ أَوْ بَادِيَتِكَ فَأَذَّنْتَ لِلصَّلَاةِ فَارْفَعْ صَوْتَكَ بِالنِّدَاءِ؛ فَإِنَّهُ لَا يَسْمَعُ مَدَى صَوْتِ الْمُؤَذِّنِ جِنٌّ وَلَا إِنْسٌ وَلَا شَيْءٌ إِلَّا شَهِدَ لَهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ، قَالَ أَبُو سَعِيدٍ: سَمِعْتُهُ مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ.»
Kaynak: Sahih-i Buhari 7548 - hadithprophet.com - https://hadithprophet.com/Hadith-english-37946.html
Türkçe Tercüme (hadithprophet.com):
Abdurrahman b. Ebi Sa'sa'a el-Ensari el-Mazini, oğlu Abdullah'a şöyle haber vermiştir: Ebu Said el-Hudrı kendisine "Seni görüyorum ki koyun beslemeyi ve çölde oturmayı seviyorsun. Davarların başında yahut çölünde iken namaz için ezan okuyacak olduğun zaman yüksek sesle nida et. Çünkü müezzin sesinin yetiştiği yere kadar insan, cin, hatta hiçbir şey yoktur ki ezanı duymuş olsun da kıyamet gününde müezzin için güzel şehadette bulunmasın" demiştir. Ebu Said, ben bu hadisi Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellemtan işittim demiştir

شرح الحديث - Şerh (hadithprophet.com):
(تحب الغنم والبادية) لأن فيهما التواضع والبعد عن الرياء. (فارفع صوتك بالنداء) أي بالأذان بصوت عال. (مدى صوت المؤذن) أي غاية ما ينتهي إليه صوته. (إلا شهد له يوم القيامة) تشهد له كل هذه المخلوقات بفضل أذانه. وفيه فضل الأذان وأنه سبب لشهادة المخلوقات.

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri - Metinden ve Şerhten

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • غَنَم (Ganem): koyun, davar
    Anlamı: Koyun sürüsü
    Cümle: إِنِّي أَرَاكَ تُحِبُّ الْغَنَمَ - Koyunu sevdiğini görüyorum
  • بَادِيَة (Bâdiye): çöl, kır
    Anlamı: Çöl, badiye
    Cümle: تُحِبُّ الْغَنَمَ وَالْبَادِيَةَ - Koyun ve çölü seviyorsun
  • صَلَاة (Salât): namaz
    Anlamı: Namaz
    Cümle: فَأَذَّنْتَ لِلصَّلَاةِ - Namaz için ezan okursan
  • صَوْت (Savt): ses
    Anlamı: Ses, seda
    Cümle: فَارْفَعْ صَوْتَكَ بِالنِّدَاءِ - Sesini yükselt
  • نِدَاء (Nidâ): ezan, çağrı
    Anlamı: Çağrı, nida
    Cümle: فَارْفَعْ صَوْتَكَ بِالنِّدَاءِ
  • مُؤَذِّن (Müezzin): ezan okuyan
    Anlamı: Ezan okuyucu
    Cümle: مَدَى صَوْتِ الْمُؤَذِّنِ - Müezzinin sesinin ulaştığı yer
  • جِنّ (Cinn): cinler
    Anlamı: Cin topluluğu
    Cümle: لَا يَسْمَعُ ... جِنٌّ وَلَا إِنْسٌ - Ne cin ne insan
  • يَوْمُ الْقِيَامَةِ (Yevmül Kıyame): kıyamet günü
    Anlamı: Kıyamet günü
    Cümle: إِلَّا شَهِدَ لَهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ - Kıyamet günü şahitlik eder

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • أَرَى (Erâ): ر أ ي - görüyorum
    Cümle: إِنِّي أَرَاكَ تُحِبُّ
    TR: Seni severken görüyorum
  • تُحِبُّ (Tuhibbu): ح ب ب - seviyorsun
    Cümle: تُحِبُّ الْغَنَمَ وَالْبَادِيَةَ
    TR: Koyun ve çölü seviyorsun
  • كُنْتَ (Kunte): ك و ن - oldun, bulundun
    Cümle: فَإِذَا كُنْتَ فِي غَنَمِكَ
    TR: Koyunlarının içinde olunca
  • أَذَّنْتَ (Ezzente): أ ذ ن - ezan okudun
    Cümle: فَأَذَّنْتَ لِلصَّلَاةِ
    TR: Namaz için ezan okursan
  • ارْفَعْ (İrfa'): ر ف ع - yükselt - emir
    Cümle: فَارْفَعْ صَوْتَكَ
    TR: Sesini yükselt
  • يَسْمَعُ (Yesmeu): س م ع - işitir, duyar
    Cümle: لَا يَسْمَعُ مَدَى صَوْتِ الْمُؤَذِّنِ
    TR: Müezzinin sesini işiten hiçbir şey yoktur ki
  • شَهِدَ (Şehide): ش ه د - şahitlik etti
    Cümle: إِلَّا شَهِدَ لَهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ
    TR: Kıyamet günü ona şahitlik eder
  • سَمِعْتُ (Semi'tu): س م ع - işittim
    Cümle: سَمِعْتُهُ مِنْ رَسُولِ اللَّهِ
    TR: Onu Resulullah'tan işittim
  • أَخْبَرَ (Ahbere): خ ب ر - haber verdi
    Cümle: أَنَّهُ أَخْبَرَهُ
    TR: Ona haber verdi

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet) - Harf-i Cer Hariç, Hepsi Farklı

  • إِنَّ (İnne): tekit edatı, şüphesiz
    Cümle: إِنِّي أَرَاكَ تُحِبُّ
    TR: Şüphesiz seni sever görüyorum
  • إِذَا (İzâ): zaman/şart edatı
    Cümle: فَإِذَا كُنْتَ فِي غَنَمِكَ
    TR: Koyunlarının içinde olduğunda
  • فَـ (Fe): sebep/atıp edatı
    Cümle: فَأَذَّنْتَ
    TR: Ezan okursan
  • أَوْ (Ev): tahyir edatı, veya
    Cümle: فِي غَنَمِكَ أَوْ بَادِيَتِكَ
    TR: Koyunlarında veya badiyende
  • لَا (Lâ): nefy edatı, yok
    Cümle: لَا يَسْمَعُ
    TR: İşitmez
  • إِلَّا (İllâ): istisna edatı, ancak
    Cümle: إِلَّا شَهِدَ لَهُ
    TR: Ancak ona şahitlik eder

Hadis 7548 - Paragraf Anlama ve Dilbilgisi Testi (10 Soru)

Hadis 7548 - Kelime ve Gramer Testi

تعليم اللغة بالكتاب و السنة-للامام سيد محمد هاشمي الموسوي
www.muhammediyye.org | Hadislerle Arapça

Konu Başlığı: كانت الأنصار إذا حجوا فرجعوا لم يدخلوا البيوت إلا من ظهورها - 7549

7549- عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، قَالَ: سَمِعْتُ الْبَرَاءَ، يَقُولُ: «كَانَتِ الْأَنْصَارُ إِذَا حَجُّوا فَرَجَعُوا، لَمْ يَدْخُلُوا الْبُيُوتَ إِلَّا مِنْ ظُهُورِهَا، قَالَ: فَجَاءَ رَجُلٌ مِنَ الْأَنْصَارِ فَدَخَلَ مِنْ بَابِهِ، فَقِيلَ لَهُ فِي ذَلِكَ، فَنَزَلَتْ هَذِهِ الْآيَةُ: ﴿وَلَيْسَ الْبِرُّ بِأَنْ تَأْتُوا الْبُيُوتَ مِنْ ظُهُورِهَا﴾ [البقرة: 189]»
Kaynak: Sahih-i Müslim 7549 - hadithprophet.com - https://hadithprophet.com/Hadith-english-52605.html - hadithprophet.com/hadith-book-3.html?page=70
Türkçe Tercüme (hadithprophet.com):
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Gunder, Şu'be'den rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Müsennâ ile İbni Beşşâr da rivayet ettiler. Lâfız İbni Müsennâ'nındır. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer, Şu"be'den, O da Ebû İshak'dan naklen rivayet etti. (Demişki): Ben Berâ'ı şunu söylerken işittim: Ensâr haccedip döndükten sonra evlere ancak arka taraflarından girerlerdi. Sonra ensardan bir adam gelerek kapısından girdi ve kendisine bu hususta lâf söylendi. Bunun üzerine şu âyet-i kerîme indi: «Evlere arka taraflarından gelmeniz ibâdet değildir.» [Bakara 189]

شرح الحديث - Şerh (hadithprophet.com):
كانت الأنصار في الجاهلية إذا أحرموا لا يدخلون البيوت من أبوابها، يرون ذلك من البر، يأتونها من ظهورها ينقبون نقبا في ظهر البيت. فجاء رجل فدخل من بابه على خلاف عادتهم فعابوه. فنزلت ﴿وليس البر بأن تأتوا البيوت من ظهورها ولكن البر من اتقى وأتوا البيوت من أبوابها﴾ أي ليس البر ما أنتم عليه من خرافة، بل البر تقوى الله وإتيان الأمور من وجوهها الصحيحة.

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri - Metinden ve Şerhten

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • الْأَنْصَار (Ensar): Medineli yardımcılar
    Anlamı: Yardımcılar, Ensar
    Cümle: كَانَتِ الْأَنْصَارُ إِذَا حَجُّوا - Ensar hac yapınca
  • الْبَرَاء (Bera): sahabi ismi
    Anlamı: Bera bin Azib
    Cümle: سَمِعْتُ الْبَرَاءَ يَقُولُ - Bera'yı derken işittim
  • بُيُوت (Büyût): evler
    Anlamı: Beyt çoğulu, evler
    Cümle: لَمْ يَدْخُلُوا الْبُيُوتَ إِلَّا مِنْ ظُهُورِهَا
  • ظُهُور (Zuhur): arkalar, sırtlar
    Anlamı: Zahr çoğulu, arka taraf
    Cümle: مِنْ ظُهُورِهَا - Arkalarından
  • رَجُل (Racul): adam
    Anlamı: Bir adam, kişi
    Cümle: فَجَاءَ رَجُلٌ مِنَ الْأَنْصَارِ - Ensardan bir adam geldi
  • بَاب (Bab): kapı
    Anlamı: Kapı, giriş
    Cümle: فَدَخَلَ مِنْ بَابِهِ - Kapısından girdi
  • آيَة (Âye): ayet, işaret
    Anlamı: Kur'an ayeti
    Cümle: فَنَزَلَتْ هَذِهِ الْآيَةُ - Bu ayet indi
  • الْبِرّ (El-Birr): iyilik, ibadet
    Anlamı: Takva, iyilik
    Cümle: وَلَيْسَ الْبِرُّ بِأَنْ تَأْتُوا الْبُيُوتَ مِنْ ظُهُورِهَا - İyilik evlere arkadan gelmeniz değildir

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • سَمِعْتُ (Semi'tu): س م ع - işittim
    Cümle: سَمِعْتُ الْبَرَاءَ يَقُولُ
    TR: Bera'yı söylerken işittim
  • حَجُّوا (Haccû): ح ج ج - hac yaptılar
    Cümle: كَانَتِ الْأَنْصَارُ إِذَا حَجُّوا
    TR: Ensar hac yapınca
  • رَجَعُوا (Raceû): ر ج ع - döndüler
    Cümle: إِذَا حَجُّوا فَرَجَعُوا
    TR: Hac yapıp döndüklerinde
  • يَدْخُلُوا (Yedhulû): د خ ل - girerlerdi
    Cümle: لَمْ يَدْخُلُوا الْبُيُوتَ
    TR: Evlere girmezlerdi
  • جَاءَ (Câe): ج ي أ - geldi
    Cümle: فَجَاءَ رَجُلٌ
    TR: Bir adam geldi
  • دَخَلَ (Dahale): د خ ل - girdi
    Cümle: فَدَخَلَ مِنْ بَابِهِ
    TR: Kapısından girdi
  • قِيلَ (Kîle): ق و ل - denildi - meçhul
    Cümle: فَقِيلَ لَهُ فِي ذَلِكَ
    TR: Bu konuda ona bir şeyler denildi
  • نَزَلَتْ (Nezelet): ن ز ل - indi
    Cümle: فَنَزَلَتْ هَذِهِ الْآيَةُ
    TR: Bu ayet indi
  • تَأْتُوا (Te'tû): أ ت ي - gelmek, yapmak
    Cümle: وَلَيْسَ الْبِرُّ بِأَنْ تَأْتُوا الْبُيُوتَ
    TR: Evlere gelmeniz iyilik değildir

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet) - Harf-i Cer Hariç, Hepsi Farklı

  • إِذَا (İzâ): şart/zaman edatı, -ınca
    Cümle: إِذَا حَجُّوا فَرَجَعُوا
    TR: Hac yapıp dönünce
  • لَمْ (Lem): olumsuzluk, -medi
    Cümle: لَمْ يَدْخُلُوا الْبُيُوتَ
    TR: Evlere girmezlerdi
  • إِلَّا (İllâ): istisna edatı, ancak
    Cümle: إِلَّا مِنْ ظُهُورِهَا
    TR: Ancak arkalarından girerlerdi
  • فَـ (Fe): atıf, sonra
    Cümle: فَجَاءَ رَجُلٌ
    TR: Sonra bir adam geldi
  • لَيْسَ (Leyse): olumsuzluk fiili/edat, değil
    Cümle: وَلَيْسَ الْبِرُّ
    TR: İyilik değildir
  • أَنْ (En): mastar edatı, -mek
    Cümle: بِأَنْ تَأْتُوا الْبُيُوتَ
    TR: Evlere gelmeniz

Hadis 7549 - Paragraf Anlama ve Dilbilgisi Testi (10 Soru)

Hadis 7549 - Kelime ve Gramer Testi

تعليم اللغة بالكتاب و السنة-للامام سيد محمد هاشمي الموسوي
www.muhammediyye.org | Hadislerle Arapça

Konu Başlığı: سمعت هشام بن حكيم يقرأ سورة الفرقان - إن هذا القرآن أنزل على سبعة أحرف - 7550

7550- عَنْ ‌عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ يَقُولُ: «سَمِعْتُ هِشَامَ بْنَ حَكِيمٍ يَقْرَأُ سُورَةَ الْفُرْقَانِ فِي حَيَاةِ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فَاسْتَمَعْتُ لِقِرَاءَتِهِ، فَإِذَا هُوَ يَقْرَأُ عَلَى حُرُوفٍ كَثِيرَةٍ لَمْ يُقْرِئْنِيهَا رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فَكِدْتُ أُسَاوِرُهُ فِي الصَّلَاةِ، فَتَصَبَّرْتُ حَتَّى سَلَّمَ، فَلَبَّبْتُهُ بِرِدَائِهِ فَقُلْتُ: مَنْ أَقْرَأَكَ هَذِهِ السُّورَةَ الَّتِي سَمِعْتُكَ تَقْرَأُ؟ قَالَ: أَقْرَأَنِيهَا رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فَقُلْتُ: كَذَبْتَ، أَقْرَأَنِيهَا عَلَى غَيْرِ مَا قَرَأْتَ، فَانْطَلَقْتُ بِهِ أَقُودُهُ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فَقُلْتُ: إِنِّي سَمِعْتُ هَذَا يَقْرَأُ سُورَةَ الْفُرْقَانِ عَلَى حُرُوفٍ لَمْ تُقْرِئْنِيهَا، فَقَالَ: أَرْسِلْهُ، اقْرَأْ يَا هِشَامُ فَقَرَأَ الْقِرَاءَةَ الَّتِي سَمِعْتُهُ، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: كَذَلِكَ أُنْزِلَتْ ثُمَّ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: اقْرَأْ يَا عُمَرُ فَقَرَأْتُ الَّتِي أَقْرَأَنِي، فَقَالَ: كَذَلِكَ أُنْزِلَتْ، إِنَّ هَذَا الْقُرْآنَ أُنْزِلَ عَلَى سَبْعَةِ أَحْرُفٍ، فَاقْرَءُوا مَا تَيَسَّرَ مِنْهُ.»
Kaynak: Sahih-i Buhari 7550 - hadithprophet.com - https://hadithprophet.com/Hadith-english-37948.html
Türkçe Tercüme (hadithprophet.com):
Ömer b. el-Hattab şöyle demiştir: Ben Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in hayatında bir kere Hişam b. Hakım'i namazda el-Furkan suresini okurken işittim. Onun kıraatini dinledim. Hişam Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in bana okutup öğretmediği birçok Arap şivesiyle okuyordu. Az kaldı namazı bozacaktım, fakat selam verinceye kadar zor sabrettim ve selam verir vermez hemen ridasını göğsünün üzerinde toparlayıp "Bu sureyi okuduğunu işittiğim şekilde sana kim okuttu?" diye sordum. O da "Bunu bana Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem okuttu!" diye cevap verdi. Ben derhal "Yalan söylüyorsun! Çünkü Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bu sureyi bana senin okuduğun lugattan başka bir lehçeyle okutup öğretti" dedim ve onu sürükleyerek Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in huzuruna götürdüm ve "Ya Resulallah! Ben bu adamın Furkan suresini senin bana öğrettiğin lugattan başka lugatlarla okuduğunu işittim!" diye şikayet ettim. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Ya Ömer! Hele onun yakasını bırak!" buyurdu ve Hişam'a "Ya Hişam! Oku bakayım!" diye emretti. O da benim kendisinden işittiğim okuyuşla okudu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bunun üzerine "Bu sure böyle indirildi" dedi. Sonra bana "Ya Ömer! Sen de oku bakayım!" buyurdu. Ben de kendisinin bana okutmuş olduğu okuyuşla okudum. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bana da "Bu sure böyle indirildi!" diye okuyuşumu doğru buldu ve "Şüphesiz bu Kur'an yedi lugat üzerine indirilmiştir. Bunlardan kolayınıza gelen lugatı okuyunuz!" buyurdu.

شرح الحديث - Şerh (hadithprophet.com Fethu'l-Bari):
(فكدت أساوره) أي أواثبه. (فلببته بردائه) أي جمعت ثوبه في عنقه وجره. (على حروف كثيرة) أي على لغات وقراءات مختلفة. (سبعة أحرف) أي سبع لغات من لغات العرب أو سبعة أوجه من المعاني أو سبع قراءات، والمراد التيسير والتوسعة. (فاقرءوا ما تيسر منه) أي ما سهل عليكم من القراءات.

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri - Metinden ve Şerhten

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ (Ömer bin Hattab): sahabi
    Anlamı: İkinci halife
    Cümle: عَنْ عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ
  • هِشَامُ بْنُ حَكِيمٍ (Hişam bin Hakim): sahabi
    Anlamı: Genç sahabi
    Cümle: سَمِعْتُ هِشَامَ بْنَ حَكِيمٍ يَقْرَأُ
  • سُورَةُ الْفُرْقَانِ (Furkan suresi): sure ismi
    Anlamı: 25. sure, Furkan
    Cümle: يَقْرَأُ سُورَةَ الْفُرْقَانِ
  • حُرُوف (Hurûf): harfler, lehçeler
    Anlamı: Harf çoğulu, kıraat şekilleri
    Cümle: يَقْرَأُ عَلَى حُرُوفٍ كَثِيرَةٍ - Birçok harf üzere okuyor
  • صَلَاة (Salat): namaz
    Anlamı: Namaz
    Cümle: فَكِدْتُ أُسَاوِرُهُ فِي الصَّلَاةِ - Namazda üzerine atılacaktım
  • رِدَاء (Ridâ): elbise, cübbe
    Anlamı: Üst giysi
    Cümle: فَلَبَّبْتُهُ بِرِدَائِهِ - Ridasından tuttum
  • قُرْآن (Kur'ân): Kur'an-ı Kerim
    Anlamı: Allah'ın kitabı
    Cümle: إِنَّ هَذَا الْقُرْآنَ أُنْزِلَ
  • سَبْعَةُ أَحْرُفٍ (Seb'atu Ahruf): yedi harf
    Anlamı: Yedi lehçe/kıraat
    Cümle: أُنْزِلَ عَلَى سَبْعَةِ أَحْرُفٍ - Yedi harf üzere indirildi

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • سَمِعْتُ (Semi'tu): س م ع - işittim
    Cümle: سَمِعْتُ هِشَامَ بْنَ حَكِيمٍ
    TR: Hişam bin Hakim'i işittim
  • يَقْرَأُ (Yekra'u): ق ر أ - okuyor
    Cümle: يَقْرَأُ سُورَةَ الْفُرْقَانِ
    TR: Furkan suresini okuyor
  • اسْتَمَعْتُ (İstema'tu): س م ع - dinledim
    Cümle: فَاسْتَمَعْتُ لِقِرَاءَتِهِ
    TR: Kıraatini dinledim
  • أَقْرَأَ (Akra'e): ق ر أ - okuttu, öğretti
    Cümle: مَنْ أَقْرَأَكَ هَذِهِ السُّورَةَ؟
    TR: Bu sureyi sana kim okuttu?
  • كَذَبْتَ (Kezebte): ك ذ ب - yalan söyledin
    Cümle: كَذَبْتَ
    TR: Yalan söyledin
  • انْطَلَقْتُ (İntalaktu): ط ل ق - gittim, yola çıktım
    Cümle: فَانْطَلَقْتُ بِهِ أَقُودُهُ
    TR: Onu sürükleyerek götürdüm
  • أَرْسِلْهُ (Ersilhu): ر س ل - onu bırak, sal
    Cümle: أَرْسِلْهُ، اقْرَأْ يَا هِشَامُ
    TR: Onu bırak, oku ey Hişam!
  • أُنْزِلَ (Ünzile): ن ز ل - indirildi - meçhul
    Cümle: كَذَلِكَ أُنْزِلَتْ
    TR: Böyle indirildi
  • تَيَسَّرَ (Teyessere): ي س ر - kolay geldi
    Cümle: فَاقْرَءُوا مَا تَيَسَّرَ مِنْهُ
    TR: Ondan kolayınıza geleni okuyun

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet) - Harf-i Cer Hariç, Hepsi Farklı

  • إِذَا (İzâ): zaman edatı, -ince, -diğinde
    Cümle: فَإِذَا هُوَ يَقْرَأُ
    TR: Bir de baktım ki o okuyor
  • لَمْ (Lem): cezm ve nefy edatı
    Cümle: لَمْ يُقْرِئْنِيهَا
    TR: Bana okutmamıştı
  • كَادَ (Kâde): yaklaşma fiili/edat, az kaldı
    Cümle: فَكِدْتُ أُسَاوِرُهُ
    TR: Neredeyse üzerine atılacaktım
  • حَتَّى (Hattâ): gaye edatı, -inceye kadar
    Cümle: حَتَّى سَلَّمَ
    TR: Selam verinceye kadar
  • مَنْ (Men): soru ismi, kim?
    Cümle: مَنْ أَقْرَأَكَ؟
    TR: Sana kim okuttu?
  • إِنَّ (İnne): tekit edatı, şüphesiz
    Cümle: إِنَّ هَذَا الْقُرْآنَ أُنْزِلَ
    TR: Şüphesiz bu Kur'an indirildi

Hadis 7550 - Paragraf Anlama ve Dilbilgisi Testi (10 Soru)

Hadis 7550 - Kelime ve Gramer Testi

تعليم اللغة بالكتاب و السنة-للامام سيد محمد هاشمي الموسوي
www.muhammediyye.org | Hadislerle Arapça

Konu Başlığı: فيما يعمل العاملون - كل ميسر لما خلق له - 7551

7551- عَنْ ‌عِمْرَانَ قَالَ: «قُلْتُ: يَا رَسُولَ اللَّهِ، فِيمَا يَعْمَلُ الْعَامِلُونَ؟ قَالَ: كُلٌّ مُيَسَّرٌ لِمَا خُلِقَ لَهُ.»
Kaynak: Sahih-i Buhari 7551 - hadithprophet.com - https://hadithprophet.com/Hadith-english-37949.html - hadithprophet.com/hadith-book-3.html?page=70
Türkçe Tercüme (hadithprophet.com):
İmran b. Husayn şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e "Ya Resulallah! (Cennetlik ve cehennemlik ezelde belli olduğuna göre) çalışanlar neye çalışıyorlar?" diye sordum. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Herkes ne için yaratıldıysa ona kolaylaştırılıp, hazırlanmıştır" buyurdu

شرح الحديث - Şerh (hadithprophet.com aynı sayfa ve ilgili bab):
(فيما يعمل العاملون) أي إذا كان القدر سابقا فما فائدة العمل؟ (كل ميسر لما خلق له) أي كل أحد مهيأ وسهل له طريق ما كتب له من سعادة أو شقاوة، فأهل السعادة ييسرون لعمل أهل السعادة، وأهل الشقاوة ييسرون لعمل أهل الشقاوة، كما قال تعالى: فأما من أعطى واتقى وصدق بالحسنى فسنيسره لليسرى. يقال ميسر مهيأ.

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri - Metinden ve Şerhten

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • رَسُول (Resûl / Elçi)
    Anlamı: Peygamber, elçi
    Cümle: يَا رَسُولَ اللَّهِ - Ya Resulallah!
  • عَامِل (Âmil / Çalışan)
    Anlamı: Amel eden, çalışan - çoğul العاملون
    Cümle: فِيمَا يَعْمَلُ الْعَامِلُونَ؟ - Çalışanlar ne için çalışıyor?
  • عَمَل (Amel / İş)
    Anlamı: İş, amel, çaba
    Cümle: فِيمَا يَعْمَلُ الْعَامِلُونَ - Hangi şeyde amel ediyorlar?
  • كُلّ (Kullun / Herkes)
    Anlamı: Her, hepsi, her biri
    Cümle: كُلٌّ مُيَسَّرٌ لِمَا خُلِقَ لَهُ - Herkes yaratıldığı şeye kolaylaştırılmıştır
  • مُيَسَّر (Muyesser / Kolaylaştırılmış)
    Anlamı: İsmi mef'ul, kolay kılınmış, hazırlanmış
    Cümle: كُلٌّ مُيَسَّرٌ - Herkes kolaylaştırılmıştır
    Şerh: يقال ميسر مهيأ
  • سَعَادَة (Saâde / Mutluluk)
    Anlamı: Şerhten: أهل السعادة - cennet ehli
    Cümle: أهل السعادة ييسرون لعمل أهل السعادة
  • شَقَاوَة (Şekâve / Bedbahtlık)
    Anlamı: Şerhten: أهل الشقاوة - cehennem ehli
    Cümle: أهل الشقاوة ييسرون لعمل أهل الشقاوة
  • قَدَر (Kader / Ölçü, takdir)
    Anlamı: Şerhten: إذا كان القدر سابقا
    Cümle: إذا كان القدر سابقا فما فائدة العمل؟ - Kader önceden yazıldıysa amelin faydası ne?

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • قُلْتُ (Kultu): ق و ل - dedim
    Cümle: قُلْتُ: يَا رَسُولَ اللَّهِ
    TR: Dedim ki: Ya Resulallah!
  • يَعْمَلُ (Ya'melu): ع م ل - çalışıyor, yapıyor
    Cümle: فِيمَا يَعْمَلُ الْعَامِلُونَ
    TR: Çalışanlar ne hususta çalışıyor?
  • قَالَ (Kâle): ق و ل - dedi
    Cümle: قَالَ: كُلٌّ مُيَسَّرٌ
    TR: Dedi ki: Herkes kolaylaştırılmıştır
  • خُلِقَ (Hulika): خ ل ق - yaratıldı - meçhul mazi
    Cümle: لِمَا خُلِقَ لَهُ
    TR: Kendisi için yaratıldığı şeye
  • يُيَسَّرُ (Yuyesseru): ي س ر - kolaylaştırılır - muzari meçhul
    Cümle: فَسَنُيَسِّرُهُ لِلْيُسْرَى - ayetten şerhte
    TR: Onu kolaya kolaylaştırırız
  • أَعْطَى (A'tâ): ع ط ي - verdi
    Cümle: فَأَمَّا مَنْ أَعْطَى وَاتَّقَى - Veren ve sakınan kimse
    TR: Ayetten
  • اتَّقَى (İttekâ): و ق ي - sakındı
    Cümle: وَاتَّقَى
    TR: Takva sahibi oldu
  • صَدَّقَ (Saddaka): ص د ق - tasdik etti
    Cümle: وَصَدَّقَ بِالْحُسْنَى
    TR: En güzeli tasdik etti
  • هَيَّأَ (Heyyee): ه ي أ - hazırladı
    Cümle: مُيَسَّرٌ مُهَيَّأٌ - şerh
    TR: Kolaylaştırılmış, hazırlanmış demektir

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet) - Harf-i Cer Hariç, Hepsi Farklı

  • يَا (Yâ): nida edatı, ey
    Cümle: يَا رَسُولَ اللَّهِ
    TR: Ey Allah'ın Resulü!
  • فِيمَا (Fîmâ): soru edatı + mâ, ne hususta?
    Cümle: فِيمَا يَعْمَلُ الْعَامِلُونَ؟
    TR: Çalışanlar hangi şeyde çalışıyor?
  • كُلّ (Kull): kapsama edatı, her
    Cümle: كُلٌّ مُيَسَّرٌ
    TR: Herkes kolaylaştırılmıştır
  • لِمَا (Limâ): sebep + ismi mevsul, -dığı şey için
    Cümle: لِمَا خُلِقَ لَهُ
    TR: Kendisi için yaratıldığı şeye
  • أَمَّا (Emmâ): tafsil edatı, -e gelince
    Cümle: فَأَمَّا مَنْ أَعْطَى
    TR: Verene gelince
  • فَـ (Fe): sebep-sonuç, o halde
    Cümle: فَسَنُيَسِّرُهُ
    TR: Biz de onu kolaylaştırırız

Hadis 7551 - Paragraf Anlama ve Dilbilgisi Testi (10 Soru)

Hadis 7551 - Kelime ve Gramer Testi

تعليم اللغة بالكتاب و السنة-للامام سيد محمد هاشمي الموسوي
www.muhammediyye.org | Hadislerle Arapça

Konu Başlığı: كان عبد الله بن أبي ابن سلول يقول لجارية له اذهبي فابغينا - 7552

7552- عَنْ جَابِرٍ، قَالَ: «كَانَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ أُبَيٍّ ابْنُ سَلُولَ يَقُولُ لِجَارِيَةٍ لَهُ: اذْهَبِي فَابْغِينَا شَيْئًا، فَأَنْزَلَ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ: ﴿وَلَا تُكْرِهُوا فَتَيَاتِكُمْ عَلَى الْبِغَاءِ إِنْ أَرَدْنَ تَحَصُّنًا لِتَبْتَغُوا عَرَضَ الْحَيَاةِ الدُّنْيَا وَمَنْ يُكْرِهْهُنَّ فَإِنَّ اللَّهَ مِنْ بَعْدِ إِكْرَاهِهِنَّ﴾ لَهُنَّ ﴿غَفُورٌ رَحِيمٌ﴾ [النور: 33]»
Kaynak: Sahih-i Müslim 7552 - hadithprophet.com - https://hadithprophet.com/Hadith-translation-52608.html - hadithprophet.com/hadith-book-3.html?page=70
Türkçe Tercüme (hadithprophet.com):
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb beraber Ebû Muâviye'den rivayet ettiler. Lâfız Ebû Kureyb'indir. (Dediki): Biz: Ebû Muâviye rivayet etti. (Dediki): Bize A'meş, Ebû Süfyan'dan, o da Câbir'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Abdullah b. Ubey İbni Selul bir cariyesine: Git de bizim için biraz zina et, derdi. Bunun üzerine Allah (Azze ve Celle); «Dünya hayâtının metâını elde etmek için iffetli olmak isteyen câriyelerinizi fuhşa zorlamayın. Her kim onları zorlarsa, iyi bilsin ki, onları zorladıktan sonra Allah ğafûr, rahimdir.» [Nur 33] âyet-i kerimesini indirdi

شرح الحديث - Şerh (aynı sayfa hadithprophet.com):
عبد الله بن أبي رأس المنافقين، كان له جوار يكرههن على البغاء ليكسب من ورائهن. اذهبي فابغينا: أي اكسبي لنا المال بالزنا. فتياتكم: إماؤكم، الشابات. البغاء: الزنا بأجرة. تحصنا: تعففا. عرض الحياة الدنيا: متاعها الزائل. ومن يكرههن فإن الله من بعد إكراههن غفور رحيم: أي للمكرهات، لا إثم عليهن، والإثم على المكرِه.

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri - Metinden ve Şerhten

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • عَبْدُ اللَّهِ بْنُ أُبَيٍّ (Abdullah bin Ubeyy): özel isim - münafıkların reisi
    Anlamı: Abdullah bin Ubey bin Selul
    Cümle: كَانَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ أُبَيٍّ
  • جَارِيَة (Cariye): genç kız, köle kız
    Anlamı: Cariye, hizmetçi kız
    Cümle: يَقُولُ لِجَارِيَةٍ لَهُ - Cariyesine diyordu
  • شَيْء (Şey'): şey, mal
    Anlamı: Bir şey, kazanç
    Cümle: فَابْغِينَا شَيْئًا - Bize bir şey kazandır
  • فَتَيَات (Feteyat): genç kızlar, cariyeler
    Anlamı: Çoğul, genç kadınlar
    Cümle: وَلَا تُكْرِهُوا فَتَيَاتِكُمْ - Cariyelerinizi zorlamayın
  • الْبِغَاء (El-Biga'): fuhuş, zina
    Anlamı: Ücret karşılığı zina
    Cümle: عَلَى الْبِغَاءِ - Fuhşa zorlamayın
  • تَحَصُّن (Tehassun): iffet, korunma
    Anlamı: İffetli olma, kendini koruma
    Cümle: إِنْ أَرَدْنَ تَحَصُّنًا - İffetli olmak isterlerse
  • عَرَضُ الْحَيَاةِ (Aradu'l-Hayah): dünya malı
    Anlamı: Dünya hayatının geçici menfaati
    Cümle: لِتَبْتَغُوا عَرَضَ الْحَيَاةِ الدُّنْيَا
  • غَفُورٌ رَحِيمٌ (Gafurun Rahim): çok bağışlayan
    Anlamı: Allah'ın iki ismi, bağışlayıcı
    Cümle: فَإِنَّ اللَّهَ غَفُورٌ رَحِيمٌ - Allah bağışlayıcıdır

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • كَانَ (Kâne): ك و ن - idi
    Cümle: كَانَ عَبْدُ اللَّهِ يَقُولُ
    TR: Abdullah şöyle diyordu
  • يَقُولُ (Yekûlu): ق و ل - diyor
    Cümle: يَقُولُ لِجَارِيَةٍ لَهُ
    TR: Cariyesine diyordu
  • اذْهَبِي (İzhebî): ذ ه ب - git (müennes emir)
    Cümle: اذْهَبِي فَابْغِينَا
    TR: Git de bize kazandır
  • ابْغِينَا (İbğînâ): ب غ ي - bize kazandır, iste
    Cümle: فَابْغِينَا شَيْئًا
    TR: Bize bir şey kazan
  • أَنْزَلَ (Enzele): ن ز ل - indirdi
    Cümle: فَأَنْزَلَ اللَّهُ
    TR: Allah indirdi
  • تُكْرِهُوا (Tukrihû): ك ر ه - zorlamayın
    Cümle: وَلَا تُكْرِهُوا فَتَيَاتِكُمْ
    TR: Cariyelerinizi zorlamayın
  • أَرَدْنَ (Aradne): ر و د - istediler (müennes çoğul)
    Cümle: إِنْ أَرَدْنَ تَحَصُّنًا
    TR: İffetli olmak isterlerse
  • تَبْتَغُوا (Tebtegû): ب غ ي - aramak, elde etmek istemek
    Cümle: لِتَبْتَغُوا عَرَضَ الْحَيَاةِ
    TR: Dünya malını elde etmek için
  • يُكْرِهْهُنَّ (Yukrih-hunne): ك ر ه - onları zorlarsa
    Cümle: وَمَنْ يُكْرِهْهُنَّ
    TR: Kim onları zorlarsa

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet) - Harf-i Cer Hariç, Hepsi Farklı

  • إِنْ (İn): şart edatı, eğer
    Cümle: إِنْ أَرَدْنَ تَحَصُّنًا
    TR: Eğer iffetli olmak isterlerse
  • لَا (Lâ): nehiy edatı, -mayın
    Cümle: وَلَا تُكْرِهُوا
    TR: Zorlamayın
  • مَنْ (Men): şart ismi, kim
    Cümle: وَمَنْ يُكْرِهْهُنَّ
    TR: Kim onları zorlarsa
  • فَإِنَّ (Fe-inne): tahkik edatı, muhakkak ki
    Cümle: فَإِنَّ اللَّهَ غَفُورٌ رَحِيمٌ
    TR: Muhakkak Allah bağışlayıcıdır
  • وَ (Ve): atıf edatı
    Cümle: وَمَنْ يُكْرِهْهُنَّ
    TR: Ve kim zorlarsa
  • فَـ (Fe): sebep/atıp edatı, sonra
    Cümle: فَابْغِينَا شَيْئًا
    TR: Sonra bize kazandır / öyleyse

Hadis 7552 - Paragraf Anlama ve Dilbilgisi Testi (10 Soru)

Hadis 7552 - Kelime ve Gramer Testi

S.Muhammed Kayaalp (el-Haşimi) Ks

الاامام سيد محمد هاشمي الموسوي

Arapça Dersleri-İslami Sohbetler-Tevhid-Tefsir-Hadis-Fıkıh-Fetvalar-İrşadlar

Hadislerle Arapça-Sahihi Buhari-Kitabul İman-7547-7552.hadisler Rating: 4.5 Diposkan Oleh: ☝الاامام سيد محمد هاشمي الموسوي☝المحمدية☝

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.