- Ders1
- Ders2
- Konu Testi
- Sureler
- Arapça Dersler
- ☝📖المحمدية📖☝
Kuranla-Arapca-3. Âli İmrân Sûresi-1-49.ayetler
Ayetler ve Türkçe Çevirileri
1. الٓمٓ
Arapça Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri
1. Arapça İsimler (25 Örnek)
2. عِلْم (İlim): اَلْعِلْمُ نُورٌ (İlim nurdur.)
3. رَحْمَة (Rahmet): رَحْمَةُ اللَّهِ وَاسِعَةٌ (Allah'ın rahmeti geniştir.)
4. رَبّ (Rab): اَلرَّبُّ غَفُورٌ رَحِيمٌ (Rab bağışlayandır.)
5. سَمَاء (Gök): اَلسَّمَاءُ صَافِيَةٌ (Gökyüzü berraktır.)
6. أَرْض (Yer): اَلْأَرْضُ وَاسِعَةٌ (Yeryüzü geniştir.)
7. شَمْس (Güneş): اَلشَّمْسُ تَطْلُعُ صَباحاً (Güneş sabah doğar.)
8. قَمَر (Ay): اَلْقَمَرُ جَمِيلٌ (Ay güzeldir.)
9. بَيْت (Ev): بَيْتِي كَبِيرٌ (Evim büyüktür.)
10. قَلْب (Kalp): اَلْقَلْبُ يَطْمَئِنُّ بِذِكْرِ اللَّهِ (Kalpler ancak Allah'ı anmakla huzur bulur.)
11. عَيْن (Göz): فِي رَأْسِي عَيْنَانِ (Başımda iki göz vardır.)
12. يَد (El): يَدُ الْمُؤْمِنِ خَيْرٌ (Müminin eli hayırlıdır.)
13. طَرِيق (Yol): هَذَا طَرِيقٌ مُسْتَقِيمٌ (Bu dosdoğru bir yoldur.)
14. نَهْر (Nehir): اَلنَّهْرُ يَجْرِي (Nehir akıyor.)
15. جَبَل (Dağ): اَلْجَبَلُ عَالٍ (Dağ yüksektir.)
16. بَحْر (Deniz): اَلْبَحْرُ وَاسِعٌ (Deniz geniştir.)
17. زَهْرَة (Çiçek): اَلزَّهْرَةُ جَمِيلَةٌ (Çiçek güzeldir.)
18. شَجَرَة (Ağaç): اَلشَّجَرَةُ تُثْمِرُ (Ağaç meyve verir.)
19. وَلَد (Çocuk): اَلْوَلَدُ مُجْتَهِدٌ (Çocuk çalışkandır.)
20. رَجُل (Adam): اَلرَّجُلُ صَادِقٌ (Adam dürüsttür.)
21. اِمْرَأَة (Kadın): اَلْاِمْرَأَةُ صَالِحَةٌ (Kadın salihdir.)
22. خَيْر (Hayır): اَلْخَيْرُ فِي مَا اخْتَارَهُ اللَّهُ (Hayır Allah'ın seçtiğindedir.)
23. حَقّ (Hak): اَلْحَقُّ وَاضِحٌ (Hak apaçıktır.)
24. يَوْم (Gün): اَلْيَوْمُ جَمِيلٌ (Bugün güzeldir.)
25. وَقْت (Vakit): اَلوَقْتُ ثَمِينٌ (Vakit değerlidir.)
2. Arapça Fiiller (25 Örnek)
2. قَرَأَ (Okudu): قَرَأَ الرَّجُلُ الْقُرْآنَ (Adam Kur'an okudu.)
3. ذَهَبَ (Gitti): ذَهَبَ مُحَمَّدٌ إِلَى الْمَسْجِدِ (Muhammed mescide gitti.)
4. جَاءَ (Geldi): جَاءَ الضَّيْفُ (Misafir geldi.)
5. قَالَ (Söyledi): قَالَ الرَّسُولُ الصِّدْقَ (Resul doğrusunu söyledi.)
6. سَمِعَ (İşitti): سَمِعَ الطِّفْلُ الصَّوْتَ (Çocuk sesi işitti.)
7. رَأَى (Gördü): رَأَى الْعَالِمُ النُّجُومَ (Alim yıldızları gördü.)
8. عَلِمَ (Bildi): عَلِمَ التِّلْمِيذُ الْمَسْأَلَةَ (Öğrenci meselesini bildi.)
9. عَمِلَ (Çalıştı): عَمِلَ الرَّجُلُ بِجِدٍّ (Adam ciddiyetle çalıştı.)
10. خَلَقَ (Yarattı): خَلَقَ اللَّهُ السَّمَاوَاتِ (Allah gökleri yarattı.)
11. رَزَقَ (Rızıklandırdı): رَزَقَ اللَّهُ النَّاسَ (Allah insanları rızıklandırdı.)
12. هَدَى (Hidayet etti): هَدَى اللَّهُ الْمُؤْمِنِينَ (Allah müminleri hidayet etti.)
13. ضَلَّ (Saptı): ضَلَّ الْكَافِرُونَ (Kafirler saptı.)
14. تَابَ (Tövbe etti): تََابَ العَبْدُ إِلَى اللَّهِ (Kul Allah'a tövbe etti.)
15. شَكَرَ (Şükretti): شَكَرَ المُؤْمِنُ رَبَّهُ (Mümin Rabbine şükretti.)
16. صَبَرَ (Sabretti): صَبَرَ الْمُسْلِمُ عَلَى الْبَلَاءِ (Müslüman belaya sabretti.)
17. نَصَرَ (Yardım etti): نَصَرَ اللَّهُ الْمُؤْمِنِينَ (Allah müminlere yardım etti.)
18. فَازَ (Kazandı): فَازَ الْمُجْتَهِدُ (Çalışkan kazandı.)
19. خَافَ (Korktu): خَافَ الظَّالِمُ مِنْ عَذَابِ اللَّهِ (Zalim azaptan korktu.)
20. رَحِمَ (Merhamet etti): رَحِمَ اللَّهُ عِبَادَهُ (Allah kullarına merhamet etti.)
21. غَفَرَ (Bağışladı): غَفَرَ اللَّهُ الذُّنُوبَ (Allah günahları bağışladı.)
22. بَعَثَ (Gönderdi): بَعَثَ اللَّهُ الرُّسُلَ (Allah resulleri gönderdi.)
23. تَرَكَ (Bıraktı): تَرَكَ الْمُسْلِمُ الذَّنْبَ (Müslüman günahı bıraktı.)
24. أَكَلَ (Yedi): أَكَلَ الطِّفْلُ التُّفَّاحَةَ (Çocuk elmayı yedi.)
25. شَرِبَ (İçti): شَرِبَ الضَّيْفُ المَاءَ (Misafir suyu içti.)
3. Arapça Edatlar (Harfi Cerler Hariç 15 Örnek)
2. لَنْ (Gelecek Zaman Olumsuzluk Edatı): لَنْ أَنْسَى فَضْلَكَ (İyiliğini asla unutmayacağım.)
3. مَا (Olumsuzluk Edatı): مَا كَذَبَ المُؤْمِنُ (Mümin yalan söylemedi.)
4. لَا (Nehi / Nefy Edatı): لَا تُشْرِكْ بِاللَّهِ (Allah'a ortak koşma.)
5. إِنْ (Şart Edatı): إِنْ تَصْبُرُوا يَخْرُجْ لَكُمْ خَيْرٌ (Sabrederseniz hayır çıkar.)
6. مَنْ (İsmi Mevsul / Soru): مَنْ عَمِلَ صَالِحاً فَلِنَفْسِهِ (Kim salih amelde bulunursa kendisinedir.)
7. مَا (Soru Edatı): مَا هَذَا؟ (Bu nedir?)
8. هَلْ (Soru Edatı): هَلْ قَرَأْتَ الْكِتَابَ؟ (Kitabı okudun mu?)
9. بَلْ (İstidrak Edatı): بَلْ هُمْ فِي شَكٍّ يَلْعَبُونَ (Aksine onlar bir şüphe içindedirler.)
10. لَكِنْ (Fakat, Lakin): زَيْدٌ غَنِيٌّ لَكِنْ بَخِيلٌ (Zeyd zengindir lakin cimridir.)
11. أَوْ (Atıf / Tercih Edatı): خُذْ كِتَاباً أَوْ دَفْتَراً (Kitap veya defter al.)
12. ثُمَّ (Sıra ve Tertip Edatı): ذَهَبْتُ إِلَى السُّوقِ ثُمَّ رَجَعْتُ (Çarşıya gittim sonra döndüm.)
13. وَ (Atıf Harfi / Vav): جَاءَ زَيْدٌ وَعَمْروٌ (Zeyd ve Amr geldi.)
14. فَ (Takip ve Sebep Edatı): دَرَسَ فَنَجَحَ (Çalıştı ve başardı.)
15. كَيفَ (İstifham / Soru Edatı): كَيْفَ حَالُكَ؟ (Nasılsın?)
Kuranla-Arapca-3. Âli İmrân Sûresi-50-99.ayetler
Ayetler ve Türkçe Çevirileri
50. وَمُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَيَّ مِنَ التَّوْرَاةِ وَلِأُحِلَّ لَكُمْ بَعْضَ الَّذِي حُرِّمَ عَلَيْكُمْ وَجِئْتُكُمْ بِآيَةٍ مِنْ رَبِّكُمْ فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ
Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri
1. Arapça İsim Örnekleri (25 Adet)
- رَسُول (Resûl): Elçi, peygamber.
Cümle: وَاتَّبَعْنَا الرَّسُولَ (Resûle uyduk.) - كِتَاب (Kitâb): Kitap.
Cümle: وَمَا أُنْزِلَتِ التَّوْرَاةُ وَالْإِنْجِيلُ إِلَّا مِنْ بَعْدِهِ (Tevrat da İncil de kendisinden sonra indirildi.) - يَوْم (Yevm): Gün.
Cümle: إِلَى يَوْمِ الْقِيَامَةِ (Kıyamet gününe kadar.) - رَبّ (Rabb): Rab, terbiye edici.
Cümle: إِنَّ اللَّهَ رَبِّي وَرَبُّكُمْ (Şüphesiz Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir.) - سَمَاء (Semâ): Gök.
Cümle: مَنْ فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ (Göklerde ve yerde kim varsa...) - أَرْض (Ard): Yer, yeryüzü.
Cümle: مِلْءُ الْأَرْضِ ذَهَبًا (Yeryüzünü dolduracak kadar altın.) - عَذَاب (Azâb): Azap, ceza.
Cümle: فَأُعَذِّبُهُمْ عَذَابًا شَدِيدًا (Onları şiddetli bir azaba uğratacağım.) - آيَة (Âye): Ayet, delil, mucize.
Cümle: وَجِئْتُكُمْ بِآيَةٍ مِنْ رَبِّكُمْ (Size Rabbinizden bir mucize getirdim.) - دِين (Dîn): Din, yol, şeriat.
Cümle: أَفَغَيْرَ دِينِ اللَّهِ يَبْغُونَ (Onlar Allah'ın dininden başkasını mı arıyorlar?) - حَقّ (Hakk): Hak, gerçeğin kendisi.
Cümle: الْحَقُّ مِنْ رَبِّكَ (Gerçek, Rabbindendir.) - بَشَر (Beşer): İnsan, beşer.
Cümle: مَا كَانَ لِبَشَرٍ (Hiçbir insanın [haddine düşmez].) - حِكْمَة (Hikmet): Hikmet.
Cümle: مِنْ كِتَابٍ وَحِكْمَةٍ (Kitap ve hikmetten...) - نَاس (Nâs): İnsanlar.
Cümle: إِنَّ أَوْلَى النَّاسِ بِإِبْرَاهِيمَ (İnsanların İbrahim'e en yakın olanı...) - عِلْم (İlm): İlim, bilgi.
Cümle: مِنْ بَعْدِ مَا جَاءَكَ مِنَ الْعِلْمِ (Sana gelen ilimden sonra...) - عَهْد (Ahd): Söz, ahit, antlaşma.
Cümle: مَنْ أَوْفَى بِعَهْدِهِ (Kim ahdine vefa gösterirse...) - يَمِين (Yemîn): Yemin, ant.
Cümle: وَأَيْمَانِهِمْ (Yeminlerini...) - ثَمَن (Semen): Değer, fiyat, bedel.
Cümle: ثَمَنًا قَلِيلًا (Az bir bedel...) - بَيْت (Beyt): Ev, mabet, Kâbe.
Cümle: إِنَّ أَوَّلَ بَيْتٍ وُضِعَ لِلنَّاسِ (İnsanlar için kurulan ilk ev...) - سَبِيل (Sebîl): Yol.
Cümle: عَنْ سَبِيلِ اللَّهِ (Allah'ın yolundan...) - قِنْطَار (Qıntar): Kantar, yüklerle mal.
Cümle: بِقِنْطَارٍ (Yüklerle mal ile...) - دِينَار (Dînâr): Dinar (altın para).
Cümle: بِدِينَارٍ (Bir dinar ile...) - مِلَّة (Mille): Millet, din, yol.
Cümle: مِلَّةَ إِبْرَاهِيمَ (İbrahim'in milletine...) - وَلِيّ (Veliyy): Dost, yardımcı.
Cümle: وَاللَّهُ وَلِيُّ الْمُؤْمِنِينَ (Allah müminlerin dostudur.) - عِوَج (İvec): Eğrilik, çarpıklık.
Cümle: تَبْغُونَهَا عِوَجًا (Onu eğri göstermeye çalışıyorsunuz.) - شَهِيد (Şehîd): Şahit.
Cümle: وَاللَّهُ شَهِيدٌ عَلَى مَا تَعْمَلُونَ (Allah yaptıklarınıza şahittir.)
2. Arapça Fiil Örnekleri (25 Adet)
- صَدَّقَ (Saddaka): Doğruladı.
Kökü: ص د ق / Cümle: وَمُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَيَّ (Önümdekini doğrulayıcı olarak...) - أَحَلَّ (Ahalle): Helal kıldı.
Kökü: ح ل ل / Cümle: وَلِأُحِلَّ لَكُمْ (Size helal kılmam için...) - حَرَّمَ (Harreme): Haram kıldı.
Kökü: ح ر م / Cümle: حُرِّمَ عَلَيْكُمْ (Üzerinize haram kılındı.) - جَاءَ (Câe): Geldi.
Kökü: ج ي ء / Cümle: وَجِئْتُكُمْ بِآيَةٍ (Size mucize getirdim.) - اتَّقَى (İttakâ): Sakındı.
Kökü: و ق ي / Cümle: فَاتَّقُوا اللَّهَ (Allah'tan sakının.) - أَطَاعَ (Atâa): İtaat etti.
Kökü: ط و ع / Cümle: وَأَطِيعُونِ (Bana itaat edin.) - عَبَدَ (Abede): Kulluk etti.
Kökü: ع ب د / Cümle: فَاعْبُدُوهُ (O'na kulluk edin.) - آمَنَ (Âmene): İman etti.
Kökü: أ م ن / Cümle: آمَنَّا بِاللَّهِ (Allah'a iman ettik.) - شَهِدَ (Şehide): Şahit oldu.
Kökü: ش ه د / Cümle: وَاشْهَدْ بِأَنَّا مُسْلِمُونَ (Şahit ol ki biz müslümanlarız.) - مَكَرَ (Makere): Tuzak kurdu.
Kökü: م ك ر / Cümle: وَمَكَرُوا وَمَكَرَ اللَّهُ (Tuzak kurdular, Allah da tuzak kurdu.) - رَفَعَ (Refea): Yükseltti.
Kökü: ر ف ع / Cümle: وَرَافِعُكَ إِلَيَّ (Seni kendime yükselteceğim.) - ظَلَمَ (Zaleme): Zulmetti.
Kökü: ظ ل م / Cümle: لَا يُحِبُّ الظَّالِمِينَ (Zalimleri sevmez.) - خَلَقَ (Halaqa): Yarattı.
Kökü: خ ل ق / Cümle: خَلَقَهُ مِنْ تُرَابٍ (Onu topraktan yarattı.) - حَاجَّ (Hâcce): Tartıştı.
Kökü: ح ج ج / Cümle: فَمَنْ حَاجَّكَ فِيهِ (Kim seninle bu konuda tartışırsa...) - تَوَلَّى (Tevellâ): Yüz çevirdi.
Kökü: و ل ي / Cümle: فَإِنْ تَوَلَّوْا (Eğer yüz çevirirlerse...) - كَفَرَ (Kefere): İnkar etti.
Kökü: ك ف ر / Cümle: لِمَ تَكْفُرُونَ بِآيَاتِ اللَّهِ (Niçin Allah'ın ayetlerini inkâr ediyorsunuz?) - لَبَسَ (Lebese): Karıştırdı.
Kökü: ل ب س / Cümle: لِمَ تَلْبِسُونَ الْحَقَّ بِالْبَاطِلِ (Niçin hakkı batılla karıştırıyorsunuz?) - كَتَمَ (Keteme): Gizledi.
Kökü: ك ت م / Cümle: وَتَكْتُمُونَ الْحَقَّ (Gerçeği gizliyorsunuz.) - رَجَعَ (Recea): Döndü.
Kökü: ر ج ع / Cümle: ثُمَّ إِلَيَّ مَرْجِعُكُمْ (Sonra dönüşünüz banadır.) - اشْتَرَى (İşterâ): Satın aldı.
Kökü: ش ر ي / Cümle: يَشْتَرُونَ بِعَهْدِ اللَّهِ (Allah'ın ahdini satanlar...) - أَمِنَ (Amine): Güvendi, emanet etti.
Kökü: أ م ن / Cümle: إِنْ تَأْمَنْهُ بِقِنْطَارٍ (Ona bir kantar emanet etsen...) - أَوْفَى (Evfâ): Vefa gösterdi, sözünde durdu.
Kökü: و ف ي / Cümle: مَنْ أَوْفَى بِعَهْدِهِ (Kim ahdine vefa gösterirse...) - أَخَذَ (Ahaze): Aldı, tuttu.
Kökü: أ خ ذ / Cümle: أَخَذَ اللَّهُ مِيثَاقَ (Allah söz aldı.) - أَسْلَمَ (Esleme): Teslim oldu.
Kökü: س ل م / Cümle: أَسْلَمَ مَنْ فِي السَّمَاوَاتِ (Göklerde olanlar teslim olmuştur.) - بَغَى (Bagâ): Aradı, istendi.
Kökü: ب غ ي / Cümle: أَفَغَيْرَ دِينِ اللَّهِ يَبْغُونَ (Allah'ın dininden başkasını mı arıyorlar?)
3. Arapça Edat Örnekleri - Harfi Cerler Hariç (15 Adet)
- مَا (Mâ): Olumsuzluk edatı (değil / -mez).
Cümle: وَمَا اللَّهُ بِغَافِلٍ (Allah gafil değildir.) - لَا (Lâ): Olumsuzluk / nehiy edatı (-me / asla).
Cümle: لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ أَحَدٍ (Hiçbiri arasında ayrım yapmayız.) - إِنْ (İn): Şart edatı (eğer).
Cümle: فَإِنْ تَوَلَّوْا (Eğer yüz çevirirlerse...) - لَنْ (Len): Kat'i olumsuzluk edatı (asla).
Cümle: لَنْ تَنَالُوا الْبِرَّ (Asla iyiliğe eremezsiniz.) - أَنَّ (Enne): Tekid edatı (şüphesiz ki).
Cümle: إِنَّ اللَّهَ رَبِّي (Şüphesiz Allah Rabbimdir.) - سَـ (Se): Yakın gelecek zaman edatı (yakında).
Cümle: سَتُغْلَبُونَ (Yakında mağlup olacaksınız.) - سَوْفَ (Sevfe): Gelecek zaman edatı (yakında).
Cümle: سَوْفَ نُصْلِيهِمْ نَارًا (Yakında onları ateşe sokacağız.) - هَلْ (Hel): Soru edatı (mi / mı).
Cümle: هَلْ جَزَاءُ الْإِحْسَانِ (İyiliğin karşılığı... mi?) - أَ (E): Soru hemzesi (mi / mı).
Cümle: أَفَلَا تَعْقِلُونَ (Hiç akıl etmiyor musunuz?) - بَلَى (Belâ): Tasdik edatı (bilakis, evet).
Cümle: بَلَى مَنْ أَوْفَى (Aksine / kim vefa gösterirse...) - لَوْ (Lev): Şart edatı (seydi / olsaydı).
Cümle: وَلَوْ افْتَدَى بِهِ (Fidye verse dahi...) - أَمَّا (Ammâ): Tafsil edatı (ama / gelince).
Cümle: فَأَمَّا الَّذِينَ كَفَرُوا (İnkar edenlere gelince...) - ثُمَّ (Summe): Atıf edatı / bağlaç (sonra).
Cümle: ثُمَّ إِلَيَّ مَرْجِعُكُمْ (Sonra dönüşünüz banadır.) - فَـ (Fe): Tertip ve sebep edatı (o halde, hemen).
Cümle: فَاتَّقُوا اللَّهَ (O halde Allah'tan sakının.) - وَ (Ve): Atıf edatı (ve).
Cümle: وَأَطِيعُونِ (Ve bana itaat edin.)
konutesti



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.