- Ders
- Konular
- Testler
- Arapça Dersler
- Arapça Ders Kitapları
- ☝📖المحمدية📖☝
Kuranla-Arapca-74. Muddessir Sûresi-1-56
Müddessir Sûresi, Mekke döneminde inmiş olup 56 ayettir. Adını ilk ayette yer alan ve "örtüsüne bürünen" anlamına gelen "el-Müddessir" kelimesinden almaktadır. Sûre, Hz. Muhammed'e (s.a.v.) yapılan ilahi bir hitapla başlar; O'na kalkıp insanları uyarması, Rabbinin büyüklüğünü yüceltmesi, elbiselerini temiz tutması, her türlü kötülükten uzak durması ve bu tebliğ yolunda sabretmesi emredilir. Ardından kıyamet gününün dehşeti, inkârcıların kibirli tutumları, cehennemin (Sakar) azap özellikleri ve bu cehennemin başında bulunan 19 melek anlatılır. Sûrenin ilerleyen kısımlarında cennet ehlinin cehennemliklerle olan diyaloglarına yer verilir; namaz kılmamak, yoksulu doyurmamak ve batıllara dalmak gibi günahların insanı felakete sürüklediği vurgulanarak, Kur'an'ın bütün insanlık için bir öğüt olduğu hatırlatılır.
Müddessir Sûresi 1-56. Ayetler (Arapça Metin)
1. يَا أَيُّهَا الْمُدَّثِّرُ
2. قُمْ فَأَنْذِرْ
3. وَرَبَّكَ فَكَبِّرْ
4. وَثِيَابَكَ فَطَهِّرْ
5. وَالرُّجْزَ فَاهْجُرْ
6. وَلَا تَمْنُنْ تَسْتَكْثِرُ
7. وَلِرَبِّكَ فَاصْبِرْ
8. فَإِذَا نُقِرَ فِي النَّاقُورِ
9. فَذَلِكَ يَوْمئِذٍ يَوْمٌ عَسِيرٌ
10. عَلَى الْكَافِرينَ غَيْرُ يَسِيرٍ
11. ذَرْنِي وَمَنْ خَلَقْتُ وَحِيدًا
12. وَجَعَلْتُ لَهُ مَالًا مَمْدُودًا
13. وَبَنِينَ شُهُودًا
14. وَمَهَّدْتُ لَهُ تَمْهِيدًا
15. ثُمَّ يَطْمَعُ أَنْ أَزِيدَ
16. كَلَّا إِنَّهُ كَانَ لِآيَاتِنَا عَنِيدًا
17. سَأُرْهِقُهُ صَعُودًا
18. إِنَّهُ فَكَّرَ وَقَدَّرَ
19. فَقُتِلَ كَيْفَ قَدَّرَ
20. ثُمَّ قُتِلَ كَيْفَ قَدَّرَ
21. ثُمَّ نَظَرَ
22. ثُمَّ عَبَسَ وَبَسَرَ
23. ثُمَّ أَدْبَرَ وَاسْتَكْبَرَ
24. فَقَالَ إِنْ هَذَا إِلَّا سِحْرٌ يُؤْثَرُ
25. إِنْ هَذَا إِلَّا قَوْلُ الْبَشَرِ
26. سَأُصْلِيهِ سَقَرَ
27. وَمَا أَدْرَاكَ مَا سَقَرُ
28. لَا تُبْقِي وَلَا تَذَرُ
29. لَوَّاحَةٌ لِلْبَشَرِ
30. عَلَيْهَا تِسْعَةَ عَشَرَ
31. وَمَا جَعَلْنَا أَصْحَابَ النَّارِ إِلَّا مَلَائِكَةً ۙ وَمَا جَعَلْنَا عِدَّتَهُمْ إِلَّا فِتْنَةً لِلَّذِينَ كَفَرُوا لِيَسْتَيْقِنَ الَّذِينَ أُوتُوا الْكِتَابَ وَيَزْدَادَ الَّذِينَ آمَنُوا إِيمَانًا وَلَا يَرْتَابَ الَّذِينَ أُوتُوا الْكِتَابَ وَالْمُؤْمِنُونَ وَلِيَقُولَ الَّذِينَ فِي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ وَالْكَافِرُونَ مَاذَا أَرَادَ اللَّهُ بِهَذَا مَثَلًا ۚ كَذَلِكَ يُضِلُّ اللَّهُ مَنْ يَشَاءُ وَيَهْدِي مَنْ يَشَاءُ ۚ وَمَا يَعْلَمُ جُنُودَ رَبِّكَ إِلَّا هُوَ ۚ وَمَا هِيَ إِلَّا ذِكْرَى لِلْبَشَرِ
32. كَلَّا وَالْقَمَرِ
33. وَاللَّيْلِ إِذْ أَدْبَرَ
34. وَالصُّبْحِ إِذَا أَسْفَرَ
35. إِنَّهَا لَإِحْدَى الْكُبَرِ
36. نَذِيرًا لِلْبَشَرِ
37. لِمَنْ شَاءَ مِنْكُمْ أَنْ يَتَقَدَّمَ أَوْ يَتَأَخَّرَ
38. كُلُّ نَفْسٍ بِمَا كَسَبَتْ رَهِينَةٌ
39. إِلَّا أَصْحَابَ الْيَمِينِ
40. فِي جَنَّاتٍ يَتَسَاءَلُونَ
41. عَنِ الْمُجْرِمِينَ
42. مَا سَلَكَكُمْ فِي سَقَرَ
43. قَالُوا لَمْ نَكُ مِنَ الْمُصَلِّينَ
44. وَلَمْ نَكُ نُطْعِمُ الْمِسْكِينَ
45. وَكُنَّا نَخُوضُ مَعَ الْخَائِضِينَ
46. وَكُنَّا نُكَذِّبُ بِيَوْمِ الدِّينِ
47. حَتَّى أَتَانَا الْيَقِينُ
48. فَمَا تَنْفَعُهُمْ شَفَاعَةُ الشَّافِعِينَ
49. فَمَا لَهُمْ عَنِ التَّذْكِرَةِ مُعْرِضِينَ
50. كَأَنَّهُمْ حُمُرٌ مُسْتَنْفِرَةٌ
51. فَرَّتْ مِنْ قَسْوَرَةٍ
52. بَلْ يُرِيدُ كُلُّ امْرِئٍ مِنْهُمْ أَنْ يُؤْتَى صُحُفًا مُنَشَّرَةً
53. كَلَّا بَلْ لَا يَخَافُونَ الْآخِرَةَ
54. كَلَّا إِنَّهُ كَانَ لِآيَاتِنَا عَنِيدًا
55. كَلَّا إِنَّهُ تَذْكِرَةٌ
56. فَمَنْ شَاءَ ذَكَرَهُ. وَمَا يَذْكُرُونَ إِلَّا أَنْ يَشَاءَ اللَّهُ هُوَ أَهْلُ التَّقْوَى وَأَهْلُ الْمَغْفِرَةِ.
1. Ey örtüsüne bürünen!
2. Kalk ve insanları uyar.
3. Yalnız Rabbinin büyüklüğünü dile getir.
4. Elbiselerini tertemiz tut.
5. Her türlü pislikten/puttan uzak dur.
6. Yaptığın iyiliği başa kakıp çok görme.
7. Rabbinin rızası için sabret.
8. Sûr'a üflendiği zaman var ya,
9. İşte o gün çetin bir gündür.
10. Kâfirler için hiç de kolay değildir.
11. Yalnız yarattığım o kişiyi bana bırak!
12. Kendisine geniş servet ve imkânlar verdiğim,
13. Etrafında hazır bulunan oğullar verdiğim,
14. Kendisine imkânlar serdiğim kimse(yi bana bırak).
15. Üstelik o, hırsla daha da artırmamı umar.
16. Asla! Çünkü o, inatla ayetlerimize karşı direndi.
17. Onu sarp ve zorlu bir yokuşa sürçeceğim.
18. Çünkü o düşündü ve bir ölçü belirledi.
19. Kahrolası, nasıl da bir ölçü koydu!
20. Yine kahrolası, nasıl da bir ölçü koydu!
21. Sonra baktı,
22. Ardından kaşlarını çattı, surat astı.
23. Sonra sırt çevirdi ve büyüklük tasladı.
24. "Bu, başkalarından aktarılan bir sihirden başka bir şey değildir" dedi.
25. "Bu sadece bir insan sözüdür."
26. Onu Sakar'a (cehenneme) sokacağım.
27. Sakar'ın ne olduğunu sen nereden bileceksin?
28. Ne geride bir şey bırakır ne de bırakır (mahvetmeden bırakmaz).
29. Derileri kavurup karartan bir özelliğe sahiptir.
30. Üzerinde on nine (melek) vardır.
31. Biz cehennem bekçilerini ancak meleklerdendir kıldık. Onların sayısını da inkârcılar için bir imtihan vesilesi yaptık ki, kendilerine kitap verilenler kesin bilgi edinsin, inananların imanı artsın, kitap verilenler ve müminler şüpheye düşmesin, kalplerinde hastalık olanlar ile kâfirler "Allah bu misalle ne demek istedi?" desinler. İşte Allah dilediğini saptırır, dilediğini hidayete erdirir. Rabbinin ordularını ancak Kendisi bilir. Bu, insanlık için ancak bir öğüttür.
32. Hayır, aya yemin olsun ki,
33. Arkasını dönüp giden geceye,
34. Ağarmaya başlayan sabahtı ki,
35. O (Sakar veya büyük olay) en büyük felaketlerdendir.
36. İnsanlar için bir uyarıcıdır.
37. İçinizden öne geçmek ya da geride kalmak isteyenler için.
38. Her nefis kazandığı karşılığında rehin alınmıştır.
39. Ancak sağ taraftakiler (cennet ehli) hariç.
40. Onlar cennetlerdedirler, birbirlerine sorarlar:
41. Günahkârların durumunu.
42. "Sizi Sakar'a sürükleyen nedir?" diye.
43. Onlar derler ki: "Biz namaz kılanlardan değildik."
44. "Yoksulu doyurmazdık."
45. "Batıla dalanlarla birlikte dalardık."
46. "Ceza gününü yalanlardık."
47. "Nihayet bize ölüm (yakîn) gelip çattı."
48. Artık şefaatçilerin şefaati onlara bir fayda vermez.
49. Onlara ne oluyor ki öğütten yüz çeviriyorlar?
50. Sanki onlar ürkmüş yaban eşekleri gibidirler.
51. Arslandan korkup kaçmışlar.
52. Bilakis, her biri kendisine açılmış sahifelerin (kitapların) verilmesini ister.
53. Asla! Gerçek şu ki onlar ahiretten korkmuyorlar.
54. Hayır, şüphesiz o (Kur'an) bir öğüttür.
55. Kim dilerse onu düşünüp öğüt alır.
56. Allah dilemedikçe onlar öğüt alamazlar. Takva sahibi de bağış sahibi de O'dur.
Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri
1. Arapça İsim Örnekleri (10 Adet)
-
الْمُدَّثِّرُ (El-Müddessir / Örtüsüne bürünen):
Anlamı: Üstüne bürünen, örtünen kimse.
Cümle: يَا أَيُّهَا الْمُدَّثِّرُ (Ey örtüsüne bürünen!) -
رَبّ (Rabb):
Anlamı: Terbiye eden, sahip, efendi, Allah.
Cümle: وَرَبَّكَ فَكَبِّرْ (Rabbinin büyüklüğünü yücelt.) -
ثِيَاب (Siyâb):
Anlamı: Elbiseler, giysiler.
Cümle: وَثِيَابَكَ فَطَهِّرْ (Elbiselerini temiz tut.) -
رُجْز (Rucz):
Anlamı: Azap, pislik, putlar.
Cümle: وَالرُّجْزَ فَاهْجُرْ (Pislikten/putlardan uzak dur.) -
يَوْم (Yevm):
Anlamı: Gün, zaman dilimi.
Cümle: فَذَلِكَ يَوْمئِذٍ يَوْمٌ عَسِيرٌ (İşte o gün çetin bir gündür.) -
كَافِر (Kâfir):
Anlamı: İnkârcı, gerçeği örten.
Cümle: عَلَى الْكَافِرينَ غَيْرُ يَسِيرٍ (Kâfirler için hiç de kolay değildir.) -
سَقَر (Sakar):
Anlamı: Cehennemin özel isimlerinden biri.
Cümle: سَأُصْلِيهِ سَقَرَ (Onu Sakar'a sokacağım.) -
قَمَر (Kamer):
Anlamı: Ay.
Cümle: كَلَّا وَالْقَمَرِ (Hayır, aya yemin olsun ki!) -
لَيْل (Leyl):
Anlamı: Gece.
Cümle: وَاللَّيْلِ إِذْ أَدْبَرَ (Ve arkasını dönüp giden geceye...) -
بَشَر (Beşer):
Anlamı: İnsan, beşer.
Cümle: إِنْ هَذَا إِلَّا قَوْلُ الْبَشَرِ (Bu sadece insan sözüdür.)
2. Arapça Fiil Örnekleri (10 Adet)
-
قُمْ (Kum / Kalk):
Kökü: ق و م (Mazi: قام) / Emir fiil
Cümle: قُمْ فَأَنْذِرْ (Kalk ve uyar.) -
أَنْذِرْ (Enzir / Uyar):
Kökü: ن ذ ر (Mazi: أَنْذَرَ) / Emir fiil
Cümle: قُمْ فَأَنْذِرْ (Kalk ve uyar.) -
كَبِّرْ (Kebbir / Yücelt, büyük de):
Kökü: ك ب ر (Mazi: كَبَّرَ) / Emir fiil
Cümle: وَرَبَّكَ فَكَبِّرْ (Rabbinin büyüklüğünü an.) -
طَهِّرْ (Tähhir / Temizle):
Kökü: ط ه ر (Mazi: طَهَّرَ) / Emir fiil
Cümle: وَثِيَابَكَ فَطَهِّرْ (Elbiselerini temiz tut.) -
اهْجُرْ (Ehcur / Terk et, uzak dur):
Kökü: ه ج ر (Mazi: هَجَرَ) / Emir fiil
Cümle: وَالرُّجْزَ فَاهْجُرْ (Kötülükten uzak dur.) -
اصْبِرْ (Isbir / Sabret):
Kökü: ص ب ر (Mazi: صَبَرَ) / Emir fiil
Cümle: وَلِرَبِّكَ فَاصْبِرْ (Rabbin için sabret.) -
خَلَقْتُ (Halaqtü / Yarattım):
Kökü: خ ل ق / Mazi fiil + fail zamiri
Cümle: ذَرْنِي وَمَنْ خَلَقْتُ وَحِيدًا (Yarattığım o kişiyi yalnız bana bırak!) -
جَعَلْتُ (Cealtü / Kıldım, verdim):
Kökü: ج ع ل / Mazi fiil + fail zamiri
Cümle: وَجَعَلْتُ لَهُ مَالًا مَمْدُودًا (Ona geniş servet verdim.) -
يَطْمَعُ (Yatmeu / Umuyor, göz dikiyor):
Kökü: ط م ع (Mazi: طَمِعَ) / Muzari fiil
Cümle: ثُمَّ يَطْمَعُ أَنْ أَزِيدَ (Hâlâ daha da artırmamı umar.) -
أَدْبَرَ (Edbera / Sırt çevirdi, döndü):
Kökü: د ب ر (Mazi fiil)
Cümle: ثُمَّ أَدْبَرَ وَاسْتَكْبَرَ (Sonra sırt çevirdi ve büyüklük tasladı.)
3. Arapça Edat Örnekleri (10 Adet)
-
فَـ (Fa - Atıf / Takip harfi):
Anlamı: O halde, -p / -ip (peşisıra).
Cümle: قُمْ فَأَنْذِرْ (Kalk ve uyar.) -
وَ (Vâv - Atıf / Yemin harfi):
Anlamı: Ve, ile, yemin için andolsun.
Cümle: وَرَبَّكَ فَكَبِّرْ (Rabbinin büyüklüğünü an.) -
لِـ (Li - Harf-i cer):
Anlamı: İçin, -e ait.
Cümle: وَلِرَبِّكَ فَاصْبِرْ (Rabbin için sabret.) -
فِي (Fî - Harf-i cer):
Anlamı: İçinde, -de / -da.
Cümle: فَإِذَا نُقِرَ فِي النَّاقُورِ (Sûr'a üflendiğinde...) -
عَلَى (Alâ - Harf-i cer):
Anlamı: Üzerinde, üzere.
Cümle: عَلَى الْكَافِرينَ غَيْرُ يَسِيرٍ (Kâfirler üzerine kolay değildir.) -
مِنْ (Min - Harf-i cer):
Anlamı: -den, -dan.
Cümle: لَمْ نَكُ مِنَ الْمُصَلِّينَ (Namaz kılanlardan değildik.) -
مَا (Mâ - Olumsuzluk edatı):
Anlamı: Değil, -mez / -maz.
Cümle: مَا سَلَكَكُمْ فِي سَقَرَ (Sizi Sakar'a sokan nedir?) -
عَنْ (An - Harf-i cer):
Anlamı: -den, -dan, hakkında, -erek.
Cümle: فَمَا لَهُمْ عَنِ التَّذْكِرَةِ مُعْرِضِينَ (Onlara ne oluyor ki öğütten yüz çeviriyorlar?) -
كَأَنَّ (Keenne - Benzetme edatı):
Anlamı: Sanki, tıpkı ... gibi.
Cümle: كَأَنَّهُمْ حُمُرٌ مُسْتَنْفِرَةٌ (Sanki onlar ürkmüş yaban eşekleri gibidirler.) -
بَلْ (Bel - İtiraz/geçiş edatı):
Anlamı: Bilakis, aksine.
Cümle: بَلْ يُرِيدُ كُلُّ امْرِئٍ مَّنْهُمْ (Bilakis onlardan her biri ister ki...)
Müddessir Sûresi 1-56. Ayetler Testi (33 Soruluk)



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.