☝📖İbrahimi ﷺ Muhammedi ﷺ Hanif İslam📖☝﷽𐰃𐰠𐰯☝📖المحمدية☝Muhammediyye📖☝𐰃𐰠𐰯༺الله أكبر ༻

Güncel Duyuru Eylül 2026

Kur'anla Arapça Dilbilgisi derslerimiz ve 116 tane Arapça dilbilgisi konu testi sitemize eklendi..

☝المحمدية☝الاامام سيد محمد هاشمي الموسوي 📖 ☝

☝https://www.muhammediyye.org/
📖-المحمدية-📖

Teoriye göre;İlluminati(hizbüşşeytan) yani uzaylı ve insan melezi ırklar,yarı vampir,yılan,ejderha vs melez soylardan oluşan topluluk,masonik, illuminatik firavun ve nemrud soylarının hipnoz,büyü,zihin kontrolü,algı yönetimi ile bireyler ve toplumları yönetmesi,hizbüşşeytan illumiatinin küresel illuminatik sistemi; siyaset,medya,sivil toplum,terör örgütleri,mafya,enerji,silah,ilaç,gıda tekeli alanlarda illuminati vardır!

Destek olmak isteyen kardeşlerimiz iletişim formundan bize yazınız Allah razı olsun.

Kuranla-Arapca-79. Nâziât Sûresi

☝https://www.muhammediyye.org/
📖-المحمدية علي الكتاب و السنة الصحيحة-📖
Üye olmak isteyen kardeşlerimiz iletişim formundan bize yazınız Allah razı olsun.Kardeşlerimize Önemli :
اعوذ بالله من الشيطان الرجيم
 بسم الله الرحمان الرحيم
 الحمد لله رب العالمين و الصلاة و السلام علي امامنا محمد
 و آله و اهل بيته و صحبه و امته اجمعين
Euzü billahi mineşeydanirracimi ve min hizbihi..
Bismillahirrahmanirrahiym
Allahım cc Şeytandan ve onun hizbi tağutlardan
marid ve hannaslardan,cibt ve belamlardan sana sığınırız.Rahman ve rahiym olan Allahın cc adıyla.. 
Ahmedilik,kadıyanilik,bahailik,Vahhabilik,Şiilik,
illuminati,masonluk,yahudilik,nasırilik,nusayrilik,yezidilik,
sağcılık,solculuk,islamcılık,ateizm,deizm, budizm,hinduizm gibi  İbrahimi  ﷺ Muhammedi  ﷺ hanif İslama aykırı dini,felsefi ve ideolojik akımlardan imanımızı ve dinimizi koruyalım!     
İbrahimi  ﷺ Muhammedi  ﷺ hanif din islamdır!
İslam ise; peygamberler peygamberi cenabı Muhammed   dinidir!..
Nemrut,Firavun,İsis,ra ve el gibi tağutlar(illuminati) ve onların günümüzdeki soylarının ve taraftarlarının dini(inanış,felsefe,ideolojilerinin) değil!
𐰃𐰠𐰯Kur'an ve sahih sünnetin izinde Muhammediyiz𐰃𐰠𐰯
📖☝ المحمدية علي الكتاب و السنة☝📖 Arapça Dersleri☝İslami Sohbetler☝İslami İlimler☝Manevi Rehberlik☝  instagram: https://www.instagram.com/muhammediyye
  • Ders
  • Konular
  • Testler
  • Arapça Dersler
  • Arapça Ders Kitapları
  • ☝📖المحمدية📖☝

Kuranla-Arapca-79. Nâziât Sûresi-1-46.ayetler

Konu Özeti:
Nâziât Suresi, Mekke döneminde inmiş olup 46 ayettir. Adını ilk ayette geçen ve "sökerek çıkaranlar" anlamına gelen "en-Nâziât" kelimesinden almıştır. Sûre, ahiret inancını, öldükten sonra dirilişi, kıyamet sahnelerini ve inkârcıların şaşkınlığını canlı bir üslupla işler. Ayrıca Hz. Musa ile Firavun kıssasından kesitler sunarak kibir ve inatçılığın akıbetini gözler önüne serer. Evrenin yaratılışındaki ilahi kudreti hatırlatarak insanın sorumluluklarına dikkat çeker ve kıyamet vaktinin yalnızca Allah'ın ilminde olduğunu vurgular.

Nâziât Suresi 1-46. Ayetler (Okuma Parçası)

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
1. وَالنَّازِعَاتِ غَرْقًا
2. وَالنَّاشِطَاتِ نَشْطًا
3. وَالسَّابِحَاتِ سَبْحًا
4. فَالسَّابِقَاتِ سَبْقًا
5. فَالْمُدَبِّرَاتِ أَمْرًا
6. يَوْمَ تَرْجُفُ الرَّاجِفَةُ
7. تَتْبَعُهَا الرَّادِفَةُ
8. قُلُوبٌ يَوْمَئِذٍ وَاجِفَةٌ
9. أَبْصَارُهَا خَاشِعَةٌ
10. يَقُولُونَ أَإِنَّ لَمَرْدُودُونَ فِي الْحَافِرَةِ
11. أَإِذَا كُنَّا عِظَامًا نَخِرَةً
12. قَالُوا تِلْكَ إِذًا كَرَّةٌ خَاسِرَةٌ
13. فَإِنَّما هِيَ زَجْرَةٌ وَاحِدَةٌ
14. فَإِذَا هُمْ بِالسَّاهِرَةِ
15. هَلْ أَتَاكَ حَدِيثُ مُوسَى
16. إِذْ نَادَاهُ رَبُّهُ بِالْوَادِ الْمُقَدَّسِ طُوًى
17. اذْهَبْ إِلَى فِرْعَوْنَ إِنَّهُ طَغَى
18. فَقُلْ هَلْ لَكَ إِلَى أَنْ تَزَكَّى
19. وَأَهْدِيَكَ إِلَى رَبِّكَ فَتَخْشَى
20. فَأَرَاهُ الْآيَةَ الْكُبْرَى
21. فَكَذَّبَ وَعَصَى
22. ثُمَّ أَدْبَرَ يَسْعَى
23. فَحَشَرَ فَنَادَى
24. فَقَالَ أَنَا رَبُّكُمُ الْأَعْلَى
25. فَأَخَذَهُ اللَّهُ نَكَالَ الْآخِرَةِ وَالْأُولَى
26. إِنَّ فِي ذَلِكَ لَعِبْرَةً لِمَنْ يَخْشَى
27. أَأَنْتُمْ أَشَدُّ خَلْقًا أَمِ السَّمَاءُ بَنَاهَا
28. رَفَعَ سَمْكَهَا فَسَوَّاهَا
29. وَأَغْطَشَ لَيْلَهَا وَأَخْرَجَ ضُحَاهَا
30. وَالْأَرْضَ بَعْدَ ذَلِكَ دَحَاهَا
31. أَخْرَجَ مِنْهَا مَاءَهَا وَمَرْعَاهَا
32. وَالْجِبَالَ أَرْسَاهَا
33. مَتَاعًا لَكُمْ وَلِأَنْعَامِكُمْ
34. فَإِذَا جَاءَتِ الطَّامَّةُ الْكُبْرَى
35. يَوْمَ يَتَذَكَّرُ الْإِنْسَانُ مَا سَعَى
36. وَبُرِّزَتِ الْجَحِيمُ لِمَنْ يَرَى
37. فَأَمَّا مَنْ طَغَى
38. وَآثَرَ الْحَيَاةَ الدُّنْيَا
39. فَإِنَّ الْجَحِيمَ هِيَ الْمَأْوَى
40. وَأَمَّا مَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِ وَنَهَى النَّفْسَ عَنِ الْهَوَى
41. فَإِنَّ الْجَنَّةَ هِيَ الْمَأْوَى
42. يَسْأَلُونَكَ عَنِ السَّاعَةِ أَيَّانَ مُرْسَاهَا
43. فِيمَ أَنْتَ مِنْ ذِكْرَاهَا
44. إِلَى رَبِّكَ مُنْتَهَاهَا
45. إِنَّمَا أَنْتَ مُنْذِرُ مَنْ يَخْشَى
46. كَأَنَّهُمْ يَوْمَ يَرَوْنَهَا لَمْ يَلْبِثُوا إِلَّا عَشِيَّةً أَوْ ضُحَاهَا
Türkçe Meali:
1. Andolsun (kâfirlerin ruhlarını) şiddetle söküp alanlara,
2. Andolsun (müminlerin ruhlarını) kolaylıkla çekip alanlara,
3. Andolsun (gökتة) yüzüp gidenlere,
4. Andolsun (öne atılıp) yarışanlara,
5. Andolsun işleri idare edenlere!
6. O gün sarsıntının sarsacağı (sûr'un ilk üflenişiyle yerin sallanacağı) gün,
7. Onu ardı sıra gelen (ikinci üfleniş) takip edecektir.
8. O gün kalpler ürperip çarpacaktır.
9. Gözleri korku ve zilletle eğilecektir.
10. (Kâfirler şöyle) derler: "Biz gerçekten ilk hâlimize (dünyaya) mı döndürüleceğiz?"
11. "Çürümüş kemikler olduğumuz vakit mi?"
12. Dediler ki: "Öyleyse bu, zararlı bir dönüştür!"
13. Fakat o (diriliş), ancak bir tek korkunç sesten (sûra üflenmeden) ibarettir.
14. Bir de bakarsın ki onlar düzlüktedirler (diriltilip mahşere çıkarılmışlardır).
15. Musa'nın haberi sana geldi mi?
16. Hani Rabbi ona mukaddes vadi Tuvâ'da seslenmişti:
17. "Firavun'a git; çünkü o azmıştır."
18. De ki: "Arınmaya (iman etmeye) meylin var mı?"
19. "Seni Rabbine yönelteyim de O'ndan korkasın."
20. Derken (Musa) ona en büyük mucizeyi gösterdi.
21. Fakat o (Firavun) yalanladı ve isyan etti.
22. Sonra sırtını dönüp (kötülük için) koşturuverdi.
23. Hemen topladı ve bağırdı:
24. "Ben sizin en yüce Rabbinizim!" dedi.
25. Bunun üzerine Allah onu ahiret ve dünya azabıyla yakaladı.
26. Şüphesiz bunda (korkanlar için) büyük bir ibret vardır.
27. Yaratılış bakımından siz mi daha çetinsiniz, yoksa gök mü? Onu bina etti.
28. Onu yükseltti ve düzene koydu.
29. Gecesini kararttı, gündüzünü aydınlığa çıkardı.
30. Bundan sonra da yeryüzünü döşeyip yaydı.
31. Oradan suyunu ve otlağını çıkardı.
32. Dağları da sağlamca yerleştirdi.
33. (Bunlar) sizin ve hayvanlarınızın geçimi (faydalanması) içindir.
34. O en büyük felaket (kıyamet) geldiği vakit,
35. O gün insan neye çaba gösterdiğini hatırlar.
36. Cehennem, görecek olanların önüne açıkça çıkarılır.
37. Kim azdıysa,
38. Ve dünya hayatını tercih ettiyse,
39. Şüphesiz cehennem onun sığınağıdır.
40. Kim de Rabbinin makamından korkmuş ve nefsini heva ve hevesten alıkoymuşsa,
41. Şüphesiz cennet onun sığınağıdır.
42. Sana kıyametin ne zaman gelip çatacağını soruyorlar.
43. Sen nerdesin, onu anmak nerede? (Onun vaktini sen bilemezsin.)
44. Onun son bilgisi Rabbine aittir.
45. Sen ancak ondan korkanı uyarıcısın.
46. Onu gördükleri gün, sanki dünyada ancak bir akşam veya kuşluk vakti kadar kalmış gibi olurlar.

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri

1. Arapça İsim Örnekleri (10 Adet)

  • النَّازِعَات (En-Nâziât):
    Anlamı: Söküp çıkaranlar (melekler/ruhlar).
    Cümle: وَالنَّازِعَاتِ غَرْقًا (Andolsun şiddetle söküp alanlara.)
  • قُلُوب (Kulûb):
    Anlamı: Kalpler, yürekler.
    Cümle: قُلُوبٌ يَوْمَئِذٍ وَاجِفَةٌ (O gün kalpler ürperip çarpacaktır.)
  • أَبْصَار (Ebsâr):
    Anlamı: Gözler, bakışlar.
    Cümle: أَبْصَارُهَا خَاشِعَةٌ (Gözleri korkuyla eğilecektir.)
  • عِظَام (İzâm):
    Anlamı: Kemikler.
    Cümle: أَإِذَا كُنَّا عِظَامًا نَخِرَةً (Çürümüş kemikler olduğumuz vakit mi?)
  • حَدِيث (Hadîs):
    Anlamı: Söz, haber, kıssa, olay.
    Cümle: هَلْ أَتَاكَ حَدِيثُ مُوسَى (Musa'nın haberi sana geldi mi?)
  • وَاد (Vâd):
    Anlamı: Vadi, dere yatağı.
    Cümle: بِالْوَادِ الْمُقَدَّسِ طُوًى (Mukaddes vadi Tuvâ'da.)
  • فِرْعَوْن (Fir'avn):
    Anlamı: Firavun (Mısır kralı).
    Cümle: اذْهَبْ إِلَى فِرْعَوْنَ إِنَّهُ طَغَى (Firavun'a git; çünkü o azmıştır.)
  • سَمَاء (Semâ):
    Anlamı: Gök, gökyüzü.
    Cümle: أَمِ السَّمَاءُ بَنَاهَا (Yoksa gök mü? Onu bina etti.)
  • أَرْض (Ard):
    Anlamı: Yeryüzü, toprak.
    Cümle: وَالْأَرْضَ بَعْدَ ذَلِكَ دَحَاهَا (Yeryüzünü döşeyip yaydı.)
  • جَنَّة (Cenneh):
    Anlamı: Cennet, bahçe.
    Cümle: فَإِنَّ الْجَنَّةَ هِيَ الْمَأْوَى (Şüphesiz cennet onun sığınağıdır.)

2. Arapça Fiil Örnekleri (10 Adet)

  • تَرْجُفُ (Tarçufu / Sarsılıyor):
    Kökü: ر ج ف / Mazi: رَجَفَ
    Cümle: يَوْمَ تَرْجُفُ الرَّاجِفَةُ (Sarsıntının sarsacağı gün.)
  • تَتْبَعُ (Tetbeu / Takip ediyor):
    Kökü: ت ب ع / Mazi: تَبِعَ
    Cümle: تَتْبَعُهَا الرَّادِفَةُ (Onu ardı sıra gelen takip edecektir.)
  • نَادَى (Nâdâ / Seslendi):
    Kökü: ن د و / Mazi
    Cümle: إِذْ نَادَاهُ رَبُّهُ (Hani Rabbi ona seslenmişti.)
  • طَغَى (Tağâ / Azıttı, taşkınlık yaptı):
    Kökü: ط غ ي / Mazi
    Cümle: إِنَّهُ طَغَى (Çünkü o azmıştır.)
  • كَذَّبَ (Kezzibe / Yalanladı):
    Kökü: ك ذ ب / Mazi
    Cümle: فَكَذَّبَ وَعَصَى (Fakat o yalanladı ve isyan etti.)
  • عَصَى (Asâ / İsyan etti):
    Kökü: ع ص ي / Mazi
    Cümle: فَكَذَّبَ وَعَصَى (Yalanladı ve isyan etti.)
  • أَدْبَرَ (Edbere / Arkasını döndü):
    Kökü: د ب ر / Mazi
    Cümle: ثُمَّ أَدْبَرَ يَسْعَى (Sonra sırtını dönüp koşturuverdi.)
  • يَسْعَى (Yes'â / Koşuyor, çaba gösteriyor):
    Kökü: س ع ي / Muzari
    Cümle: ثُمَّ أَدْبَرَ يَسْعَى (Sırtını dönüp koşturuverdi.)
  • بَنَاهَا (Benâhâ / Onu inşa etti):
    Kökü: ب ن ي / Mazi + Zamir
    Cümle: أَمِ السَّمَاءُ بَنَاهَا (Yoksa gök mü? Onu bina etti.)
  • يَسْأَلُونَ (Yes'elûne / Soruyorlar):
    Kökü: س أ ل / Muzari
    Cümle: يَسْأَلُونَكَ عَنِ السَّاعَةِ (Sana kıyameti soruyorlar.)

3. Arapça Edat Örnekleri (10 Adet)

  • فِي (Fî - Harf-i cer):
    Anlamı: İçinde, de/da.
    Cümle: إِنَّ فِي ذَلِكَ لَعِبْرَةً (Şüphesiz bunda ibret vardır.)
  • مِنْ (Min - Harf-i cer):
    Anlamı: -den, -dan.
    Cümle: مِنْ رَبِّهِمْ (Rablerinden...)
  • إِلَى (İlâ - Harf-i cer):
    Anlamı: -e, -a doğru, kadar.
    Cümle: اذْهَبْ إِلَى فِرْعَوْنَ (Firavun'a git.)
  • عَلَى (Alâ - Harf-i cer):
    Anlamı: Üzerine, üzere.
    Cümle: عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ (O her şeye kadirdir.)
  • بِـ (Bi - Harf-i cer):
    Anlamı: İle, -de.
    Cümle: بِالْوَادِ الْمُقَدَّسِ (Mukaddes vadide.)
  • لِـ (Li - Harf-i cer):
    Anlamı: İçin, ait.
    Cümle: لِمَنْ يَخْشَى (Korkan kimse için.)
  • أَمْ (Em - Bağlaç / Soru):
    Anlamı: Yoksa.
    Cümle: أَأَنْتُمْ أَشَدُّ خَلْقًا أَمِ السَّمَاءُ (Siz mi daha çetinsiniz yoksa gök mü?)
  • هَلْ (Hel - Soru edatı):
    Anlamı: Mı / mi?
    Cümle: هَلْ أَتَاكَ حَدِيثُ مُوسَى (Sana Musa'nın haberi geldi mi?)
  • إِذْ (İz - Zarf / Edat):
    Anlamı: Hani, o zaman ki.
    Cümle: إِذْ نَادَاهُ رَبُّهُ (Hani Rabbi ona seslenmişti.)
  • لَا (Lâ - Olumsuzluk edatı):
    Anlamı: Asla, yok.
    Cümle: لَا رَيْبَ فِيهِ (Şüphe yoktur.)

Nâziât Suresi 1-46. Ayetler 33 Soruluk Test

Nâziât Suresi 1-46. Ayetler Testi
33 questions

S.Muhammed Kayaalp (el-Haşimi) Ks

الاامام سيد محمد هاشمي الموسوي

Arapça Dersleri-İslami Sohbetler-Tevhid-Tefsir-Hadis-Fıkıh-Fetvalar-İrşadlar

Kuranla-Arapca-79. Nâziât Sûresi Rating: 4.5 Diposkan Oleh: ☝الاامام سيد محمد هاشمي الموسوي☝المحمدية☝

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.