- Ders
- Konular
- Testler
- Arapça Dersler
- Arapça Ders Kitapları
- ☝📖المحمدية📖☝
"Kuranla-Arapca-94. İnşirâh Sûresi"
1. أَلَمْ نَشْرَحْ لَكَ صَدْرَكَ
2. وَوَضَعْنَا عَنْكَ وِزْرَكَ
3. الَّذِي أَنْقَضَ ظَهْرَكَ
4. وَرَفَعْنَا لَكَ ذِكْرَكَ
5. فَإِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا
6. إِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا
7. فَإِذَا فَرَغْتَ فَانْصَبْ
8. وَإِلَى رَبِّكَ فَارْغَبْ
1. (Ey Muhammed!) Senin göğsünü açıp genişletmedik mi?
2. Senden yükünü indirip almadık mı?
3. O, senin belini büken yükü.
4. Senin şanını yüceltmedik mi?
5. Şüphesiz güçlükle beraber bir kolaylık vardır.
6. Gerçekten, güçlükle beraber bir kolaylık vardır.
7. Öyleyse bir işi bitirince diğerine koyul (ibadete/çalışmaya devam et).
8. Yalnız Rabbine yönel ve O'na rağbet et.
İnşirâh Sûresi Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri
1. Arapça İsim Örnekleri (10 Adet)
- صَدْر (Sadr): Göğüs, kalp, iç dünya.
Cümle: أَلَمْ نَشْرَحْ لَكَ صَدْرَكَ (Senin göğsünü genişletmedik mi?) - وِزْر (Vizr): Yük, ağır sorumluluk, günah.
Cümle: وَوَضَعْنَا عَنْكَ وِزْرَكَ (Senden yükünü indirip almadık mı?) - ظَهْر (Zahr): Sırt, bel.
Cümle: الَّذِي أَنْقَضَ ظَهْرَكَ (O, senin belini büken yükü.) - ذِكْر (Zikr): Anma, şan, şeref.
Cümle: وَرَفَعْنَا لَكَ ذِكْرَكَ (Senin şanını yüceltmedik mi?) - عُسْر (Usr): Zorluk, güçlük.
Cümle: فَإِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا (Şüphesiz güçlükle beraber kolaylık vardır.) - يُسْر (Yusr): Kolaylık, ferahlık.
Cümle: إِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا (Gerçekten güçlükle beraber kolaylık vardır.) - رَبّ (Rabb): Terbiye eden, sahip, Yaratıcı.
Cümle: وَإِلَى رَبِّكَ فَارْغَبْ (Yalnız Rabbine yönel.) - قَلْب (Kalb): Yürek, kalp.
Cümle: اِطْمَأَنَّ الْقَلْبُ بِذِكْرِ اللَّهِ (Kalp Allah'ı anmakla huzur bulur.) - أَمْر (Amr): İş, husus, emir.
Cümle: أَمْرُ الْمُؤْمِنِ كُلُّهُ خَيْرٌ (Müminin tüm işi hayırdır.) - يَوْم (Yevm): Gün.
Cümle: الْيَوْمَ أَكْمَلْتُ لَكُمْ دِينَكُمْ (Bugün sizin dininizi kemale erdirdim.)
2. Arapça Fiil Örnekleri (10 Adet)
- نَشْرَحْ (Neşrah): Genişletiyoruz / açtık (Mazi/Muzari kök şeraha).
Cümle: أَلَمْ نَشْرَحْ لَكَ صَدْرَكَ - وَضَعْنَا (Veda'nâ): Koyduk / indirdik / kaldırdık.
Cümle: وَوَضَعْنَا عَنْكَ وِزْرَكَ - أَنْقَضَ (Enkade): Bel bükücü ağırlık yaptı.
Cümle: الَّذِي أَنْقَضَ ظَهْرَكَ - رَفَعْنَا (Rafa'nâ): Yükselttik.
Cümle: وَرَفَعْنَا لَكَ ذِكْرَكَ - فَرَغْتَ (Ferağte): Boşandın / bitirdin.
Cümle: فَإِذَا فَرَغْتَ فَانْصَبْ - فَانْصَبْ (Fensab): Yorul / gayret et.
Cümle: فَإِذَا فَرَغْتَ فَانْصَبْ - فَارْغَبْ (Ferğab): Yönel / rağbet et.
Cümle: وَإِلَى رَبِّكَ فَارْغَبْ - عَبَدَ (Abede): İbadet etti.
Cümle: اعْبُدُوا رَبَّكُمُ الَّذِي خَلَقَكُمْ - شَكَرَ (Şakere): Şükretti.
Cümle: لَئِنْ شَكَرْتُمْ لَأَزِيدَنَّكُمْ - صَبَرَ (Sabere): Sabretti.
Cümle: إِنَّ اللَّهَ مَعَ الصَّابِرِينَ
3. Arapça Edat Örnekleri (10 Adet)
- أَلَمْ (Elem): Soru ve olumsuzluk edatı.
Cümle: أَلَمْ نَشْرَحْ لَكَ صَدْرَكَ - لِـ (Li): Harf-i cer / için, -e ait.
Cümle: أَلَمْ نَشْرَحْ لَكَ - عَنْ (An): Harf-i cer / -den, hakkında.
Cümle: وَوَضَعْنَا عَنْكَ وِزْرَكَ - الَّذِي (Ellezî): İsmi mevsul / o ki.
Cümle: الَّذِي أَنْقَضَ ظَهْرَكَ - فَـ (Fe): Atıf / rabt edatı / öyleyse.
Cümle: فَإِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا - إِنَّ (İnne): Tekit edatı / şüphesiz.
Cümle: إِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا - مَعَ (Mea): Zarf / ile, beraber.
Cümle: مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا - إِذَا (İzâ): Zaman/şart zarfı / olduğunda.
Cümle: فَإِذَا فَرَغْتَ فَانْصَبْ - إِلَى (İlâ): Harf-i cer / -e, kadar.
Cümle: وَإِلَى رَبِّكَ فَارْغَبْ - لَا (Lâ): Olumsuzluk edatı.
Cümle: لَا يُكَلِّفُ اللَّهُ نَفْسًا إِلَّا وُسْعَهَا
İnşirâh Sûresi 33 Soruluk Dilbilgisi ve Anlama Testi



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.