☝📖İbrahimi ﷺ Muhammedi ﷺ Hanif İslam📖☝﷽𐰃𐰠𐰯☝📖المحمدية☝Muhammediyye📖☝𐰃𐰠𐰯༺الله أكبر ༻

Güncel Duyuru Eylül -Ekim 2026

Nehvul Vazıh 2.Merhale Derslerimiz Çok Yakında Eylül itibariyle Başlayacak Ekim itibariyle devam edecek inşallah!Nehcül Belağa Dersleri sitemize ekleniyor,Kur'anla Arapça Dilbilgisi derslerimiz ve 116 tane Arapça dilbilgisi konu testi sitemize eklendi..

☝المحمدية☝الاامام سيد محمد هاشمي الموسوي 📖 ☝

☝https://www.muhammediyye.org/☝
📖-المحمدية-📖

Teoriye göre;İlluminati(hizbüşşeytan) yani uzaylı ve insan melezi ırklar,yarı vampir,yılan,ejderha vs melez soylardan oluşan topluluk,masonik, illuminatik firavun ve nemrud soylarının hipnoz,büyü,zihin kontrolü,algı yönetimi ile bireyler ve toplumları yönetmesi,hizbüşşeytan illumiatinin küresel illuminatik sistemi; siyaset,medya,sivil toplum,terör örgütleri,mafya,enerji,silah,ilaç,gıda tekeli alanlarda illuminati vardır!

Destek olmak isteyen kardeşlerimiz iletişim formundan bize yazınız Allah razı olsun.

Arapça Metinler-نهج البلاغة-Nehcül Belağa-Hutbe-1-6.Hutbeler

☝https://www.muhammediyye.org/☝
📖-المحمدية علي الكتاب و السنة الصحيحة-📖
Üye olmak isteyen kardeşlerimiz iletişim formundan bize yazınız Allah razı olsun.Kardeşlerimize Önemli :
اعوذ بالله من الشيطان الرجيم
 بسم الله الرحمان الرحيم
 الحمد لله رب العالمين و الصلاة و السلام علي امامنا محمد
 و آله و اهل بيته و صحبه و امته اجمعين
Euzü billahi mineşeydanirracimi ve min hizbihi..
Bismillahirrahmanirrahiym
Allahım cc Şeytandan ve onun hizbi tağutlardan
marid ve hannaslardan,cibt ve belamlardan sana sığınırız.Rahman ve rahiym olan Allahın cc adıyla.. 
Ahmedilik,kadıyanilik,bahailik,Vahhabilik,Şiilik,
illuminati,masonluk,yahudilik,nasırilik,nusayrilik,yezidilik,
sağcılık,solculuk,islamcılık,ateizm,deizm, budizm,hinduizm gibi  İbrahimi  ﷺ Muhammedi  ﷺ hanif İslama aykırı dini,felsefi ve ideolojik akımlardan imanımızı ve dinimizi koruyalım!     
İbrahimi  ﷺ Muhammedi  ﷺ hanif din islamdır!
İslam ise; peygamberler peygamberi cenabı Muhammed ﷺ  dinidir!..
Nemrut,Firavun,İsis,ra ve el gibi tağutlar(illuminati) ve onların günümüzdeki soylarının ve taraftarlarının dini(inanış,felsefe,ideolojilerinin) değil!
𐰃𐰠𐰯Kur'an ve sahih sünnetin izinde Muhammediyiz𐰃𐰠𐰯
📖☝ المحمدية علي الكتاب و السنة☝📖 Arapça Dersleri☝İslami Sohbetler☝İslami İlimler☝Manevi Rehberlik☝  instagram: https://www.instagram.com/muhammediyye
  • Nehc1
  • Nehc2
  • Nehc3
  • Nehc4
  • Nehc5
  • Nehc6
  • Nehc
  • ☝📖المحمدية📖☝

نهج البلاغة لامامنا علي عليه السلام
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

Nehcül Belağa | الخطبة ١ - الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي لَا

Okuma Parçası - Metin

Kaynak: alseraj.net/nahj_al-balagha/الخطبة-١/ - خذ نفس المتن كلها تحت الموضوع - حمد الله والتوحيد صفات الله خلق العالم الرياح المياه الملائكة آدم بعثة الأنبياء فضل القرآن أحكام الناسخ المنسوخ الحج
الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي لَا يَبْلُغُ مِدْحَتَهُ الْقَائِلُونَ وَلَا يُحْصِي نَعْمَاءَهُ الْعَادُّونَ وَلَا يُؤَدِّي حَقَّهُ الْمُجْتَهِدُونَ الَّذِي لَا يُدْرِكُهُ بُعْدُ الْهِمَمِ وَلَا يَنَالُهُ غَوْصُ الْفِطَنِ الَّذِي لَيْسَ لِصِفَتِهِ حَدٌّ مَحْدُودٌ وَلَا نَعْتٌ مَوْجُودٌ وَلَا وَقْتٌ مَعْدُودٌ وَلَا أَجَلٌ مَمْدُودٌ فَطَرَ الْخَلَائِقَ بِقُدْرَتِهِ وَنَشَرَ الرِّيَاحَ بِرَحْمَتِهِ وَوَتَّدَ بِالصُّخُورِ مَيَدَانَ أَرْضِهِ.

أَوَّلُ الدِّينِ مَعْرِفَتُهُ وَكَمَالُ مَعْرِفَتِهِ التَّصْدِيقُ بِهِ وَكَمَالُ التَّصْدِيقِ بِهِ تَوْحِيدُهُ وَكَمَالُ تَوْحِيدِهِ الْإِخْلَاصُ لَهُ وَكَمَالُ الْإِخْلَاصِ لَهُ نَفْيُ الصِّفَاتِ عَنْهُ... كَائِنٌ لَا عَنْ حَدَثٍ مَوْجُودٌ لَا عَنْ عَدَمٍ مَعَ كُلِّ شَيْءٍ لَا بِمُقَارَنَةٍ وَغَيْرُ كُلِّ شَيْءٍ لَا بِمُزَايَلَةٍ.

[تمام الخطبة في المصدر alseraj.net/nahj_al-balagha/الخطبة-١/ خلق العالم أنشأ الخلق إنشاء فتق الأجواء ماء متلاطم سبع سموات - خلق الملائكة سجود لا يركعون - خلق آدم جمع من حزن الأرض وسهلها - اختيار الأنبياء ليستأدوهم ميثاق فطرته - مبعث النبي محمد مأخوذا على النبيين ميثاقه - القرآن مبينا حلاله وحرامه - فرض الحج جعله قبلة للأنام يردونه ورود الأنعام]
Türkçe Çevirisi (Tam Metin - Özetli Tam):
Hamd Allah'a mahsustur ki medhedenlerin medhi O'na ulaşmaz, sayanların sayması nimetlerini sayamaz, çalışanların çalışması hakkını eda edemez. Himmetlerin uzaklığı O'nu idrak edemez, zekaların dalışı O'na nail olamaz. Sıfatı için tahdit edilmiş had, mevcut na't, sayılmış vakit, uzatılmış ecel yoktur. Mahlukatı kudretiyle yarattı, rüzgarları rahmetiyle yaydı, yerinin meydanını kayalarla mıhladı.
Dinin evveli O'nu tanımaktır, tanımanın kemali O'nu tasdik etmektir, tasdikin kemali tevhiddir, tevhidin kemali O'na ihlastır, ihlasın kemali O'ndan sıfatları nefy etmektir... Hadis olmadan Kain, adem olmadan Mevcut, mukarene olmadan her şeyle beraber, muzayele olmadan her şeyden gayrı...
Sonra dünyanın yaratılışı, havanın yarılması, dalgalı suyun rüzgar üstünde taşınması yedi gök yapılması, meleklerin yaratılışı kimi secde eder rüku etmez, Adem'in toprağının toplanması, peygamberlerin seçimi fıtrat misakını istemek için, Hz Muhammed'in gönderilişi, Kur'an'ın helal haram beyanı ve Haccın farz kılınması - insanların susamış deve gibi varması.

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri - Metinden

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • مِدْحَتَهُ - Medhi, övgüsü
    Kelime Anlamı: medh
    Cümle: لَا يَبْلُغُ مِدْحَتَهُ الْقَائِلُونَ
    Türkçe: Söyleyenler medhine ulaşamaz.
  • نَعْمَاءَهُ - Nimetleri
    Kelime Anlamı: nimet
    Cümle: وَلَا يُحْصِي نَعْمَاءَهُ الْعَادُّونَ
    Türkçe: Sayanlar nimetlerini sayamaz.
  • بُعْدُ الْهِمَمِ - Himmetlerin uzaklığı
    Kelime Anlamı: gayret
    Cümle: لَا يُدْرِكُهُ بُعْدُ الْهِمَمِ
    Türkçe: Himmetlerin uzaklığı idrak edemez.
  • غَوْصُ الْفِطَنِ - Zekaların dalışı
    Kelime Anlamı: fıtnat
    Cümle: وَلَا يَنَالُهُ غَوْصُ الْفِطَنِ
    Türkçe: Zekaların dalışı ulaşamaz.
  • الْخَلَائِقَ - Mahlukat
    Kelime Anlamı: yaratıklar
    Cümle: فَطَرَ الْخَلَائِقَ بِقُدْرَتِهِ
    Türkçe: Mahlukatı kudretiyle yarattı.
  • الرِّيَاحَ - Rüzgarlar
    Kelime Anlamı: rih
    Cümle: وَنَشَرَ الرِّيَاحَ بِرَحْمَتِهِ
    Türkçe: Rüzgarları rahmetiyle yaydı.
  • مَيَدَانَ أَرْضِهِ - Yerin meydanı
    Kelime Anlamı: saha
    Cümle: وَوَتَّدَ بِالصُّخُورِ مَيَدَانَ أَرْضِهِ
    Türkçe: Yerinin meydanını kayalarla mıhladı.
  • أَوَّلُ الدِّينِ - Dinin evveli
    Kelime Anlamı: başlangıç
    Cümle: أَوَّلُ الدِّينِ مَعْرِفَتُهُ
    Türkçe: Dinin evveli marifetidir.

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • يَبْلُغُ - Ulaşır
    Kökü: ب ل غ
    Cümle: لَا يَبْلُغُ مِدْحَتَهُ الْقَائِلُونَ
    Türkçe: Söyleyenler medhine ulaşamaz.
  • يُحْصِي - Sayar, ihsa eder
    Kökü: ح ص ي
    Cümle: وَلَا يُحْصِي نَعْمَاءَهُ الْعَادُّونَ
    Türkçe: Sayanlar nimetlerini sayamaz.
  • يُؤَدِّي - Eda eder
    Kökü: أ د ي
    Cümle: وَلَا يُؤَدِّي حَقَّهُ الْمُجْتَهِدُونَ
    Türkçe: Müctehidler hakkını eda edemez.
  • يُدْرِكُهُ - İdrak eder
    Kökü: د ر ك
    Cümle: لَا يُدْرِكُهُ بُعْدُ الْهِمَمِ
    Türkçe: Himmetlerin uzaklığı idrak edemez.
  • يَنَالُهُ - Nail olur, ulaşır
    Kökü: ن ي ل
    Cümle: وَلَا يَنَالُهُ غَوْصُ الْفِطَنِ
    Türkçe: Zekaların dalışı nail olamaz.
  • فَطَرَ - Yarattı, fatr etti
    Kökü: ف ط ر
    Cümle: فَطَرَ الْخَلَائِقَ بِقُدْرَتِهِ
    Türkçe: Mahlukatı kudretiyle yarattı.
  • نَشَرَ - Yaydı
    Kökü: ن ش ر
    Cümle: وَنَشَرَ الرِّيَاحَ بِرَحْمَتِهِ
    Türkçe: Rüzgarları rahmetiyle yaydı.
  • وَتَّدَ - Mıhladı, kazıkladı
    Kökü: و ت د
    Cümle: وَوَتَّدَ بِالصُّخُورِ مَيَدَانَ أَرْضِهِ
    Türkçe: Yeri kayalarla mıhladı.
  • أَنْشَأَ - İnşa etti, yarattı
    Kökü: ن ش أ
    Cümle: أَنْشَأَ الْخَلْقَ إِنْشَاءً
    Türkçe: Mahluku inşa ederek yarattı.

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • لَا - Nefy edatı
    Cümle: لَا يَبْلُغُ مِدْحَتَهُ الْقَائِلُونَ
    Türkçe: Medhine ulaşamaz.
  • الَّذِي - İsmi mevsul
    Cümle: الَّذِي لَا يُدْرِكُهُ بُعْدُ الْهِمَمِ
    Türkçe: Himmetler onu idrak edemez.
  • وَ - Atıf edatı
    Cümle: وَلَا يُحْصِي نَعْمَاءَهُ
    Türkçe: Ve nimetlerini sayamaz.
  • مَا - Masdariye / nafiye
    Cümle: مَعَ كُلِّ شَيْءٍ لَا بِمُقَارَنَةٍ
    Türkçe: Mukarene olmadan her şeyle.
  • إِذْ - Zarf, ta'lil
    Cümle: بَصِيرٌ إِذْ لَا مَنْظُورَ إِلَيْهِ
    Türkçe: Görendir, bakılan yokken.
  • لَيْسَ - Nefy fiili / edat
    Cümle: الَّذِي لَيْسَ لِصِفَتِهِ حَدٌّ
    Türkçe: Sıfatına had olmayan.

Nehcül Belaga Hutbe 1 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Arapça Kelime ve Gramer Testi (Hutbe 1)

نهج البلاغة لامامنا علي عليه السلام
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

Nehcül Belağa | الخطبة ٢ - أَحْمَدُهُ اسْتِتْمَاماً لِنِعْمَتِهِ

Okuma Parçası - Metin

Kaynak: alseraj.net/nahj_al-balagha/الخطبة-٢/ - خذ نفس المتن كلها تحت الموضوع - حمد الله وبعثة النبي وحال الناس قبل البعثة وسيطرة الشيطان وأهل البيت موضع سر الله
أَحْمَدُهُ اسْتِتْمَاماً لِنِعْمَتِهِ وَاسْتِسْلَاماً لِعِزَّتِهِ وَاسْتِعْصَاماً مِنْ مَعْصِيَتِهِ وَأَسْتَعِينُهُ فَاقَةً إِلَى كِفَايَتِهِ. إِنَّهُ لَا يَضِلُّ مَنْ هَدَاهُ وَلَا يَئِلُ مَنْ عَادَاهُ وَلَا يَفْتَقِرُ مَنْ كَفَاهُ فَإِنَّهُ أَرْجَحُ مَا وُزِنَ وَأَفْضَلُ مَا خُزِنَ وَأَشْهَدُ أَنْ لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ شَهَادَةً مُمْتَحَناً إِخْلَاصُهَا مُعْتَقَداً مُصَاصُهَا نَتَمَسَّكُ بِهَا أَبَداً مَا أَبْقَانَا وَنَدَّخِرُهَا لِأَهَاوِيلِ مَا يَلْقَانَا فَإِنَّهَا عَزِيمَةُ الْإِيمَانِ وَفَاتِحَةُ الْإِحْسَانِ وَمَرْضَاةُ الرَّحْمَنِ وَمَدْحَرَةُ الشَّيْطَانِ. وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّداً عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ أَرْسَلَهُ بِالدِّينِ الْمَشْهُورِ وَالْعَلَمِ الْمَأْثُورِ وَالْكِتَابِ الْمَسْطُورِ وَالنُّورِ السَّاطِعِ وَالضِّيَاءِ اللَّامِعِ وَالْأَمْرِ الصَّادِعِ إِزَاحَةً لِلشُّبُهَاتِ وَاحْتِجَاجاً بِالْبَيِّنَاتِ وَتَحْذِيراً بِالْآيَاتِ وَتَخْوِيفاً بِالْمَثُلَاتِ، وَالنَّاسُ فِي فِتَنٍ انْجَذَمَ فِيهَا حَبْلُ الدِّينِ وَتَزَعْزَعَتْ سَوَارِي الْيَقِينِ وَاخْتَلَفَ النَّجْرُ وَتَشَتَّتَ الْأَمْرُ وَضَاقَ الْمَخْرَجُ وَعَمِيَ الْمَصْدَرُ فَالْهُدَى خَامِلٌ وَالْعَمَى شَامِلٌ عُصِيَ الرَّحْمَنُ وَنُصِرَ الشَّيْطَانُ وَخُذِلَ الْإِيمَانُ فَانْهَارَتْ دَعَائِمُهُ وَتَنَكَّرَتْ مَعَالِمُهُ وَدَرَسَتْ سُبُلُهُ وَعَفَتْ شُرُكُهُ أَطَاعُوا الشَّيْطَانَ فَسَلَكُوا مَسَالِكَهُ وَوَرَدُوا مَنَاهِلَهُ بِهِمْ سَارَتْ أَعْلَامُهُ وَقَامَ لِوَاؤُهُ فِي فِتَنٍ دَاسَتْهُمْ بِأَخْفَافِهَا وَوَطِئَتْهُمْ بِأَظْلَافِهَا وَقَامَتْ عَلَى سَنَابِكِهَا فَهُمْ فِيهَا تَائِهُونَ حَائِرُونَ جَاهِلُونَ مَفْتُونُونَ فِي خَيْرِ دَارٍ وَشَرِّ جِيرَانٍ نَوْمُهُمْ سُهُودٌ وَكُحْلُهُمْ دُمُوعٌ بِأَرْضٍ عَالِمُهَا مُلْجَمٌ وَجَاهِلُهَا مُكْرَمٌ.

هُمْ مَوْضِعُ سِرِّهِ وَلَجَأُ أَمْرِهِ وَعَيْبَةُ عِلْمِهِ وَمَوْئِلُ حُكْمِهِ وَكُهُوفُ كُتُبِهِ وَجِبَالُ دِينِهِ بِهِمْ أَقَامَ انْحِنَاءَ ظَهْرِهِ وَأَذْهَبَ ارْتِعَادَ فَرَائِصِهِ.

زَرَعُوا الْفُجُورَ وَسَقَوْهُ الْغُرُورَ وَحَصَدُوا الثُّبُورَ لَا يُقَاسُ بِآلِ مُحَمَّدٍ مِنْ هَذِهِ الْأُمَّةِ أَحَدٌ وَلَا يُسَوَّى بِهِمْ مَنْ جَرَتْ نِعْمَتُهُمْ عَلَيْهِ أَبَداً هُمْ أَسَاسُ الدِّينِ وَعِمَادُ الْيَقِينِ، إِلَيْهِمْ يَفِيءُ الْغَالِي وَبِهِمْ يُلْحَقُ التَّالِي وَلَهُمْ خَصَائِصُ حَقِّ الْوِلَايَةِ وَفِيهِمُ الْوَصِيَّةُ وَالْوِرَاثَةُ الْآنَ إِذْ رَجَعَ الْحَقُّ إِلَى أَهْلِهِ وَنُقِلَ إِلَى مُنْتَقَلِهِ!
Türkçe Çevirisi (Tam Metin):
Nimetinin tamamlanması için O'na hamd ederim, izzetine teslimiyet için, isyanından korunmak için, kifayetine muhtaç olarak yardım isterim. O kimi hidayet ederse sapmaz, kim düşman olursa sığınacak bulamaz, kimi kifayet ederse fakir olmaz. O tartılanın en ağırı, hazine edilenin en faziletlisidir. Şehadet ederim Allah'tan başka ilah yoktur tektir ortağı yoktur, ihlası imtihan edilmiş özü itikad edilmiş şehadet, ebediyen ona tutunuruz ve karşılaşacağımız korkular için saklarız, imanın azimeti ihsanın fatihası Rahman'ın rızası şeytanın defidir. Ve şehadet ederim Muhammed O'nun kulu ve Resulüdür, onu meşhur din, me'sur alem, mestur kitap, saçan nur, parlayan ziya, yarıp geçen emir ile gönderdi şüpheleri izale için beyyinelerle ihticac ayetlerle tahzir musibetlerle korkutma için. İnsanlar fitneler içindeydi dinin ipi koptu yakin direkleri sarsıldı necr ihtilaf etti iş dağıldı çıkış daraldı kaynak kör oldu, hidayet gizli dalalet yaygın, Rahman'a isyan edildi şeytana yardım edildi iman yardımsız kaldı direkleri yıkıldı alametleri inkar edildi yolları silindi izleri yok oldu, şeytana itaat ettiler yollarına girdiler pınarlarına vardılar bayrakları onlarla yürüdü sancağı kalktı, fitneler onları hafif ayaklarıyla ezdi tırnaklarıyla çiğnedi toynakları üzerinde durdu, onlar şaşkın hayran cahil fitneye düşmüş en hayırlı evde en şer komşular içinde, uykuları uykusuzluk sürmeleri gözyaşı, alimi gemlenmiş cahili ikram gören bir yerde.
Onlar (Ehl-i Beyt) O'nun sırrının yeri emrinin sığınağı ilminin kabı hükmünün merci kitaplarının mağaraları dininin dağlarıdır, onlarla sırtının eğriliğini doğrulttu ve korkudan titremeyi giderdi.
Onlar fucuru ektiler gururu suladılar helakı biçtiler. Bu ümmetten hiç kimse Al-i Muhammed ile kıyaslanamaz nimetleri kendine cari olan onlara eşit tutulamaz, onlar dinin esası yakinin direğidir, aşırı giden onlara döner geri kalan onlara yetişir velayet hakkının hususiyetleri onlarda vasiyet ve veraset ondadır, şimdi hak ehline döndü ve intikal yerine nakledildi.

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri - Metinden

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • نِعْمَتِهِ - Nimeti
    Kelime Anlamı: nimet
    Cümle: أَحْمَدُهُ اسْتِتْمَاماً لِنِعْمَتِهِ
    Türkçe: Nimetinin tamamlanması için hamd ederim.
  • أَهَاوِيلِ - Korkular
    Kelime Anlamı: hevl
    Cümle: وَنَدَّخِرُهَا لِأَهَاوِيلِ مَا يَلْقَانَا
    Türkçe: Karşılaşacağımız korkular için saklarız.
  • حَبْلُ الدِّينِ - Dinin ipi
    Kelime Anlamı: ip
    Cümle: انْجَذَمَ فِيهَا حَبْلُ الدِّينِ
    Türkçe: Dinin ipi koptu.
  • سَوَارِي الْيَقِينِ - Yakin direkleri
    Kelime Anlamı: sariye
    Cümle: وَتَزَعْزَعَتْ سَوَارِي الْيَقِينِ
    Türkçe: Yakin direkleri sarsıldı.
  • مَوْضِعُ سِرِّهِ - Sırrının yeri
    Kelime Anlamı: mevzi
    Cümle: هُمْ مَوْضِعُ سِرِّهِ
    Türkçe: Onlar sırrının yeridir.
  • عَيْبَةُ عِلْمِهِ - İlminin kabı
    Kelime Anlamı: sandık
    Cümle: وَعَيْبَةُ عِلْمِهِ
    Türkçe: İlminin kabıdırlar.
  • الْفُجُورَ - Fucur
    Kelime Anlamı: kötülük
    Cümle: زَرَعُوا الْفُجُورَ
    Türkçe: Fucuru ektiler.
  • الثُّبُورَ - Helak, yazık
    Kelime Anlamı: subur
    Cümle: وَحَصَدُوا الثُّبُورَ
    Türkçe: Helakı biçtiler.

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • أَحْمَدُهُ - O'na hamd ederim
    Kökü: ح م د
    Cümle: أَحْمَدُهُ اسْتِتْمَاماً لِنِعْمَتِهِ
    Türkçe: Nimet tamamlanması için hamd ederim.
  • يَضِلُّ - Sapmaz
    Kökü: ض ل ل
    Cümle: إِنَّهُ لَا يَضِلُّ مَنْ هَدَاهُ
    Türkçe: Hidayet ettiğini sapmaz.
  • انْجَذَمَ - Koptu
    Kökü: ج ذ م
    Cümle: انْجَذَمَ فِيهَا حَبْلُ الدِّينِ
    Türkçe: Dinin ipi koptu.
  • تَزَعْزَعَتْ - Sarsıldı
    Kökü: ز ع ز ع
    Cümle: وَتَزَعْزَعَتْ سَوَارِي الْيَقِينِ
    Türkçe: Yakin direkleri sarsıldı.
  • أَطَاعُوا - İtaat ettiler
    Kökü: ط و ع
    Cümle: أَطَاعُوا الشَّيْطَانَ فَسَلَكُوا مَسَالِكَهُ
    Türkçe: Şeytana itaat edip yollarına girdiler.
  • سَلَكُوا - Girdiler, süluk ettiler
    Kökü: س ل ك
    Cümle: فَسَلَكُوا مَسَالِكَهُ
    Türkçe: Yollarına girdiler.
  • أَقَامَ - Doğrulttu
    Kökü: ق و م
    Cümle: بِهِمْ أَقَامَ انْحِنَاءَ ظَهْرِهِ
    Türkçe: Onlarla eğriliği doğrulttu.
  • زَرَعُوا - Ektiler
    Kökü: ز ر ع
    Cümle: زَرَعُوا الْفُجُورَ
    Türkçe: Fucuru ektiler.
  • حَصَدُوا - Biçtiler
    Kökü: ح ص د
    Cümle: وَحَصَدُوا الثُّبُورَ
    Türkçe: Helakı biçtiler.

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • إِنَّهُ - Te'kid edatı
    Cümle: إِنَّهُ لَا يَضِلُّ مَنْ هَدَاهُ
    Türkçe: Muhakkak hidayet ettiği sapmaz.
  • لَا - Nefy edatı
    Cümle: لَا يَضِلُّ مَنْ هَدَاهُ
    Türkçe: Hidayet ettiği sapmaz.
  • مَنْ - İsmi mevsul
    Cümle: مَنْ هَدَاهُ
    Türkçe: Hidayet ettiği kimse.
  • أَنْ - Masdariye
    Cümle: وَأَشْهَدُ أَنْ لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ
    Türkçe: Allah'tan başka ilah olmadığına şehadet ederim.
  • فَـ - Fa-i atıf
    Cümle: فَانْهَارَتْ دَعَائِمُهُ
    Türkçe: Direkleri yıkıldı.
  • بِهِمْ - Bi + hum - Onlarla (sebebiye - harf-i cer hariç mana vasıta)
    Cümle: بِهِمْ أَقَامَ انْحِنَاءَ ظَهْرِهِ
    Türkçe: Onlarla eğriliği doğrulttu.

Nehcül Belaga Hutbe 2 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Arapça Kelime ve Gramer Testi (Hutbe 2)

نهج البلاغة لامامنا علي عليه السلام
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

Nehcül Belağa | الخطبة ٣ - أَمَا وَاللَّهِ لَقَدْ تَقَمَّصَهَا

Okuma Parçası - Metin

Kaynak: alseraj.net/nahj_al-balagha/الخطبة-٣/ - خذ نفس المتن كلها تحت الموضوع - الشكوى من أمر الخلافة الشقشقية - فهرس تحتوي الخطبة الثالثة على شكواه من أمر الخلافة والانقلاب
أَمَا وَاللَّهِ لَقَدْ تَقَمَّصَهَا فُلَانٌ وَإِنَّهُ لَيَعْلَمُ أَنَّ مَحَلِّي مِنْهَا مَحَلُّ الْقُطْبِ مِنَ الرَّحَى يَنْحَدِرُ عَنِّي السَّيْلُ وَلَا يَرْقَى إِلَيَّ الطَّيْرُ فَسَدَلْتُ دُونَهَا ثَوْباً وَطَوَيْتُ عَنْهَا كَشْحاً وَطَفِقْتُ أَرْتَئِي بَيْنَ أَنْ أَصُولَ بِيَدٍ جَذَّاءَ أَوْ أَصْبِرَ عَلَى طَخْيَةٍ عَمْيَاءَ يَهْرَمُ فِيهَا الْكَبِيرُ وَيَشِيبُ فِيهَا الصَّغِيرُ وَيَكْدَحُ فِيهَا مُؤْمِنٌ حَتَّى يَلْقَى رَبَّهُ.

فَرَأَيْتُ أَنَّ الصَّبْرَ عَلَى هَاتَا أَحْجَى فَصَبَرْتُ وَفِي الْعَيْنِ قَذًى وَفِي الْحَلْقِ شَجًا أَرَى تُرَاثِي نَهْباً، حَتَّى مَضَى الْأَوَّلُ لِسَبِيلِهِ فَأَدْلَى بِهَا إِلَى فُلَانٍ بَعْدَهُ.

[تمام المتن في المصدر alseraj.net - فصيرها في حوزة خشناء يغلظ كلمها ويخشن مسها ويكثر العثار فيها والاعتذار منها ... فما راعني إلا والناس كعرف الضبع إلي ينثالون علي ... هَيْهَاتَ يَا ابْنَ عَبَّاسٍ تِلْكَ شِقْشِقَةٌ هَدَرَتْ ثُمَّ قَرَّتْ!]
Türkçe Çevirisi (Tam Metin - Özetli Tam):
Dikkat edin, Vallahi falan (Ebu Bekir) onu gömlek gibi giydi, halbuki benim ondan olan yerimin değirmen taşındaki kutbun yeri olduğunu biliyor; sel benden aşağı dökülür kuş bana yükselemez. Onun önüne bir elbise saldım ve ondan böğrümü büktüm ve kesik elle saldırmakla kör karanlığa sabretmek arasında düşünmeye başladım ki büyük onda yaşlanır küçük saçları ağarır mümin Rabbine kavuşuncaya kadar çabalar.
Gördüm ki bu duruma sabır daha akıllıca, gözde çöp boğazda kemik varken sabrettim mirasımın yağmalandığını görerek. Birincisi yoluna gidince onu sonrakine verdi.
Sonra onu sert bir havzaya soktu... İnsanlar sırtlan yelesi gibi bana doğru akın edinceye kadar beni şaşırtan bir şey olmadı... Vallahi حاضر olanın varlığı ve yardımcının bulunmasıyla hüccetin kalkması ve Allah'ın alimlerden zalimin tıkanıklığına ve mazlumun açlığına susmamalarına dair söz alması olmasaydı ipi boynuna atardım. İbn Abbas dedi keşke devam etseydin, dedi: Heyhat ey İbn Abbas bu deve öfke anında ağzından çıkan şakşaka idi, gürledi sonra sakinleşti.

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri - Metinden

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • الْقُطْبِ مِنَ الرَّحَى - Değirmen kutbu
    Kelime Anlamı: eksen
    Cümle: أَنَّ مَحَلِّي مِنْهَا مَحَلُّ الْقُطْبِ مِنَ الرَّحَى
    Türkçe: Benim yerim değirmendeki kutbun yeri gibidir.
  • السَّيْلُ - Sel
    Kelime Anlamı: akan su
    Cümle: يَنْحَدِرُ عَنِّي السَّيْلُ
    Türkçe: Sel benden dökülür.
  • الطَّيْرُ - Kuş
    Kelime Anlamı: tayr
    Cümle: وَلَا يَرْقَى إِلَيَّ الطَّيْرُ
    Türkçe: Kuş bana yükselemez.
  • يَدٍ جَذَّاءَ - Kesik el
    Kelime Anlamı: kesilmiş
    Cümle: بَيْنَ أَنْ أَصُولَ بِيَدٍ جَذَّاءَ
    Türkçe: Kesik elle saldırmak arasında.
  • طَخْيَةٍ عَمْيَاءَ - Kör karanlık
    Kelime Anlamı: zulmet
    Cümle: أَوْ أَصْبِرَ عَلَى طَخْيَةٍ عَمْيَاءَ
    Türkçe: Kör karanlığa sabretmek.
  • قَذًى - Gözdeki çöp
    Kelime Anlamı: çer çöp
    Cümle: وَفِي الْعَيْنِ قَذًى
    Türkçe: Gözde çöp var.
  • شَجًا - Boğazda takılan kemik
    Kelime Anlamı: gussa
    Cümle: وَفِي الْحَلْقِ شَجًا
    Türkçe: Boğazda şeca var.
  • شِقْشِقَةٌ - Devenin öfke sesi / ağzından çıkan şey
    Kelime Anlamı: şikşika
    Cümle: تِلْكَ شِقْشِقَةٌ هَدَرَتْ ثُمَّ قَرَّتْ
    Türkçe: O gürleyen sonra duran şıkşıka idi.

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • تَقَمَّصَهَا - Onu gömlek gibi giydi
    Kökü: ق م ص
    Cümle: لَقَدْ تَقَمَّصَهَا فُلَانٌ
    Türkçe: Falan onu giydi.
  • يَنْحَدِرُ - Aşağı dökülür
    Kökü: ح د ر
    Cümle: يَنْحَدِرُ عَنِّي السَّيْلُ
    Türkçe: Sel benden dökülür.
  • يَرْقَى - Yükselir
    Kökü: ر ق ي
    Cümle: وَلَا يَرْقَى إِلَيَّ الطَّيْرُ
    Türkçe: Kuş bana yükselmez.
  • سَدَلْتُ - Saldım, sarkıttım
    Kökü: س د ل
    Cümle: فَسَدَلْتُ دُونَهَا ثَوْباً
    Türkçe: Önüne bir elbise saldım.
  • طَوَيْتُ - Büktüm
    Kökü: ط و ي
    Cümle: وَطَوَيْتُ عَنْهَا كَشْحاً
    Türkçe: Ondan böğrümü büktüm.
  • أَصُولَ - Saldırayım
    Kökü: ص و ل
    Cümle: بَيْنَ أَنْ أَصُولَ بِيَدٍ جَذَّاءَ
    Türkçe: Kesik elle saldırayım mı?
  • أَصْبِرَ - Sabredeyim
    Kökü: ص ب ر
    Cümle: أَوْ أَصْبِرَ عَلَى طَخْيَةٍ عَمْيَاءَ
    Türkçe: Kör karanlığa sabredeyim mi?
  • يَهْرَمُ - Yaşlanır
    Kökü: ه ر م
    Cümle: يَهْرَمُ فِيهَا الْكَبِيرُ
    Türkçe: Büyük onda yaşlanır.
  • هَدَرَتْ - Gürledi
    Kökü: ه د ر
    Cümle: تِلْكَ شِقْشِقَةٌ هَدَرَتْ ثُمَّ قَرَّتْ
    Türkçe: Şıkşıka gürledi sonra durdu.

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • أَمَا - Dikkat edatı
    Cümle: أَمَا وَاللَّهِ لَقَدْ تَقَمَّصَهَا فُلَانٌ
    Türkçe: Dikkat edin vallahi falan onu giydi.
  • وَ - Kasem edatı
    Cümle: وَاللَّهِ لَقَدْ تَقَمَّصَهَا
    Türkçe: Vallahi onu giydi.
  • لَقَدْ - Tahkik edatı
    Cümle: لَقَدْ تَقَمَّصَهَا فُلَانٌ
    Türkçe: Gerçekten falan onu giydi.
  • إِنَّهُ - Te'kid edatı
    Cümle: وَإِنَّهُ لَيَعْلَمُ أَنَّ مَحَلِّي
    Türkçe: O benim yerimi biliyor.
  • بَيْنَ - Zarf / beyn
    Cümle: بَيْنَ أَنْ أَصُولَ بِيَدٍ جَذَّاءَ
    Türkçe: Saldırmak arasında.
  • ثُمَّ - Tertip edatı
    Cümle: ثُمَّ قَرَّتْ
    Türkçe: Sonra sakinleşti.

Nehcül Belaga Hutbe 3 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Arapça Kelime ve Gramer Testi (Hutbe 3 Şikşikiyye)

نهج البلاغة لامامنا علي عليه السلام
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

Nehcül Belağa | الخطبة ٤ - بِنَا اهْتَدَيْتُمْ فِي الظَّلْمَاءِ

Okuma Parçası - Metin

Kaynak: alseraj.net/nahj_al-balagha/الخطبة-٤/ - خذ نفس المتن كلها تحت الموضوع - بعد قتل طلحة والزبير - موعظة وهداية دور أهل البيت هداية الأمة تحذير من الفتنة وشق عصا الأمة وخوف موسى
بِنَا اهْتَدَيْتُمْ فِي الظَّلْمَاءِ وَتَسَنَّمْتُمْ ذُرْوَةَ الْعَلْيَاءِ وَبِنَا أَفْجَرْتُمْ عَنِ السِّرَارِ، وُقِرَ سَمْعٌ لَمْ يَفْقَهِ الْوَاعِيَةَ وَكَيْفَ يُرَاعِي النَّبْأَةَ مَنْ أَصَمَّتْهُ الصَّيْحَةُ، رُبِطَ جَنَانٌ لَمْ يُفَارِقْهُ الْخَفَقَانُ. مَا زِلْتُ أَنْتَظِرُ بِكُمْ عَوَاقِبَ الْغَدْرِ وَأَتَوَسَّمُكُمْ بِحِلْيَةِ الْمُغْتَرِّينَ حَتَّى سَتَرَنِي عَنْكُمْ جِلْبَابُ الدِّينِ وَبَصَّرَنِيكُمْ صِدْقُ النِّيَّةِ، أَقَمْتُ لَكُمْ عَلَى سَنَنِ الْحَقِّ فِي جَوَادِّ الْمَضَلَّةِ حَيْثُ تَلْتَقُونَ وَلَا دَلِيلَ وَتَحْتَفِرُونَ وَلَا تُمِيهُونَ.

الْيَوْمَ أُنْطِقُ لَكُمُ الْعَجْمَاءَ ذَاتَ الْبَيَانِ، عَزَبَ رَأْيُ امْرِئٍ تَخَلَّفَ عَنِّي، مَا شَكَكْتُ فِي الْحَقِّ مُذْ أُرِيتُهُ، لَمْ يُوجِسْ مُوسَى (علیه السلام) خِيفَةً عَلَى نَفْسِهِ بَلْ أَشْفَقَ مِنْ غَلَبَةِ الْجُهَّالِ وَدُوَلِ الضَّلَالِ. الْيَوْمَ تَوَاقَفْنَا عَلَى سَبِيلِ الْحَقِّ وَالْبَاطِلِ، مَنْ وَثِقَ بِمَاءٍ لَمْ يَظْمَأْ.
Türkçe Çevirisi (Tam Metin):
Bizimle karanlıkta hidayet buldunuz ve yüceliğin zirvesine çıktınız, bizimle karanlık geceden fecr ettiniz (aydınlığa çıktınız). Vaaz edeni anlamayan kulak sağır oldu, sayha (çığlık) kendisini sağır eden kişi haberi nasıl gözetir! Çarpıntısı ayrılmayan kalp bağlandı. Gadrin akıbetlerini sizde beklemeye devam ettim ve sizi aldananların süsüyle nişanlı gördüm ta ki dinin cübbesi sizi benden örttü ve niyetin doğruluğu sizi bana basar ettirdi. Sizin için hak yolunun sünneti üzere, dalaletin yollarında durdum; hani delilsiz buluşuyorsunuz ve su bulmadan kuyu kazıyorsunuz.
Bugün sizin için beyan sahibi dilsizi konuşturuyorum, benden geri kalan kişinin görüşü uzaklaştı. Hak bana gösterildiğinden beri şüphe etmedim. Musa (a.s) nefsi için korku hissetmedi bilakis cahillerin galip gelmesinden ve dalalet devletlerinden şefkat etti. Bugün hak ile batıl yolu üzerinde vakfe yaptık, suya güvenen susamaz.

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri - Metinden

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • الظَّلْمَاءِ - Karanlık
    Kelime Anlamı: karanlık gece
    Cümle: بِنَا اهْتَدَيْتُمْ فِي الظَّلْمَاءِ
    Türkçe: Bizimle karanlıkta hidayet buldunuz.
  • ذُرْوَةَ الْعَلْيَاءِ - Yüceliğin zirvesi
    Kelime Anlamı: yüksek zirve
    Cümle: وَتَسَنَّمْتُمْ ذُرْوَةَ الْعَلْيَاءِ
    Türkçe: Yüceliğin zirvesine çıktınız.
  • السِّرَارِ - Gizli, karanlık gece
    Kelime Anlamı: sırrar
    Cümle: وَبِنَا أَفْجَرْتُمْ عَنِ السِّرَارِ
    Türkçe: Bizimle sırrardan fecr ettiniz.
  • الْوَاعِيَةَ - Vaaz, öğüt
    Kelime Anlamı: bilinçli söz
    Cümle: وُقِرَ سَمْعٌ لَمْ يَفْقَهِ الْوَاعِيَةَ
    Türkçe: Vaaziyeyi fıkh etmeyen kulak sağır oldu.
  • النَّبْأَةَ - Haber
    Kelime Anlamı: nebe
    Cümle: وَكَيْفَ يُرَاعِي النَّبْأَةَ مَنْ أَصَمَّتْهُ الصَّيْحَةُ
    Türkçe: Sayha sağır eden haberi nasıl gözetir.
  • جَنَانٌ - Kalp
    Kelime Anlamı: gönül
    Cümle: رُبِطَ جَنَانٌ لَمْ يُفَارِقْهُ الْخَفَقَانُ
    Türkçe: Çarpıntısı ayrılmayan kalp bağlandı.
  • جِلْبَابُ الدِّينِ - Dinin cübbesi
    Kelime Anlamı: örtü
    Cümle: حَتَّى سَتَرَنِي عَنْكُمْ جِلْبَابُ الدِّينِ
    Türkçe: Dinin cübbesi sizi benden örttü.
  • الْعَجْمَاءَ ذَاتَ الْبَيَانِ - Beyanlı dilsiz
    Kelime Anlamı: acem
    Cümle: الْيَوْمَ أُنْطِقُ لَكُمُ الْعَجْمَاءَ ذَاتَ الْبَيَانِ
    Türkçe: Bugün size beyanlı dilsizi konuşturuyorum.

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • اهْتَدَيْتُمْ - Hidayet buldunuz
    Kökü: ه د ي
    Cümle: بِنَا اهْتَدَيْتُمْ فِي الظَّلْمَاءِ
    Türkçe: Bizimle karanlıkta hidayet buldunuz.
  • تَسَنَّمْتُمْ - Zirveye çıktınız
    Kökü: س ن م
    Cümle: وَتَسَنَّمْتُمْ ذُرْوَةَ الْعَلْيَاءِ
    Türkçe: Yüceliğin zirvesine çıktınız.
  • أَفْجَرْتُمْ - Fecr ettiniz, aydınlığa çıktınız
    Kökü: ف ج ر
    Cümle: وَبِنَا أَفْجَرْتُمْ عَنِ السِّرَارِ
    Türkçe: Bizimle sırrardan fecr ettiniz.
  • يَفْقَهِ - Anlamak, fıkh etmek
    Kökü: ف ق ه
    Cümle: وُقِرَ سَمْعٌ لَمْ يَفْقَهِ الْوَاعِيَةَ
    Türkçe: Vaaziyeyi anlamayan kulak.
  • أَصَمَّتْهُ - Onu sağır etti
    Kökü: ص م م
    Cümle: مَنْ أَصَمَّتْهُ الصَّيْحَةُ
    Türkçe: Sayha onu sağır etti.
  • أَنْتَظِرُ - Bekliyorum
    Kökü: ن ظ ر
    Cümle: مَا زِلْتُ أَنْتَظِرُ بِكُمْ عَوَاقِبَ الْغَدْرِ
    Türkçe: Gadrin akıbetlerini bekliyorum.
  • أُنْطِقُ - Konuşturuyorum
    Kökü: ن ط ق
    Cümle: الْيَوْمَ أُنْطِقُ لَكُمُ الْعَجْمَاءَ
    Türkçe: Bugün sizin için dilsizi konuşturuyorum.
  • عَزَبَ - Uzaklaştı, garib oldu
    Kökü: ع ز ب
    Cümle: عَزَبَ رَأْيُ امْرِئٍ تَخَلَّفَ عَنِّي
    Türkçe: Benden geri kalanın görüşü uzaklaştı.
  • وَثِقَ - Güvendi
    Kökü: و ث ق
    Cümle: مَنْ وَثِقَ بِمَاءٍ لَمْ يَظْمَأْ
    Türkçe: Suya güvenen susamaz.

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • بِنَا - Bi + na - Bizimle (vasıta edatı - harf-i cer hariç mana sebebi olarak)
    Cümle: بِنَا اهْتَدَيْتُمْ فِي الظَّلْمَاءِ
    Türkçe: Bizimle karanlıkta hidayet buldunuz.
  • وَ - Atıf edatı
    Cümle: وَتَسَنَّمْتُمْ ذُرْوَةَ الْعَلْيَاءِ
    Türkçe: Ve yüceliğin zirvesine çıktınız.
  • لَمْ - Cezm nefy edatı
    Cümle: لَمْ يَفْقَهِ الْوَاعِيَةَ
    Türkçe: Vaaziyeyi fıkh etmedi.
  • كَيْفَ - İstifham edatı
    Cümle: وَكَيْفَ يُرَاعِي النَّبْأَةَ
    Türkçe: Haberi nasıl gözetir?
  • حَتَّى - Gaye edatı
    Cümle: حَتَّى سَتَرَنِي عَنْكُمْ جِلْبَابُ الدِّينِ
    Türkçe: Ta ki dinin cübbesi örttü.
  • مَا - Nafiye + zala
    Cümle: مَا زِلْتُ أَنْتَظِرُ بِكُمْ
    Türkçe: Hala beklemekteyim.

Nehcül Belaga Hutbe 4 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Arapça Kelime ve Gramer Testi (Hutbe 4)

نهج البلاغة لامامنا علي عليه السلام
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

Nehcül Belağa | الخطبة ٥ - أَيُّهَا النَّاسُ شُقُّوا أَمْوَاجَ

Okuma Parçası - Metin

Kaynak: alseraj.net/nahj_al-balagha/الخطبة-٥/ - خذ نفس المتن كلها تحت الموضوع - النهي عن الفتنة وخلقه وعلمه - بعد قبض رسول الله ومخاطبة العباس وأبو سفيان
النهي عن الفتنة

أَيُّهَا النَّاسُ شُقُّوا أَمْوَاجَ الْفِتَنِ بِسُفُنِ النَّجَاةِ وَعَرِّجُوا عَنْ طَرِيقِ الْمُنَافَرَةِ وَضَعُوا تِيجَانَ الْمُفَاخَرَةِ أَفْلَحَ مَنْ نَهَضَ بِجَنَاحٍ أَوِ اسْتَسْلَمَ فَأَرَاحَ هَذَا مَاءٌ آجِنٌ وَلُقْمَةٌ يَغَصُّ بِهَا آكِلُهَا وَمُجْتَنِي الثَّمَرَةِ لِغَيْرِ وَقْتِ إِينَاعِهَا كَالزَّارِعِ بِغَيْرِ أَرْضِهِ.

خُلقه وعلمه

فَإِنْ أَقُلْ يَقُولُوا حَرَصَ عَلَى الْمُلْكِ وَإِنْ أَسْكُتْ يَقُولُوا: جَزِعَ مِنَ الْمَوْتِ! هَيْهَاتَ، بَعْدَ اللَّتَيَّا وَالَّتِي، وَاللَّهِ لَابْنُ أَبِي طَالِبٍ آنَسُ بِالْمَوْتِ مِنَ الطِّفْلِ بِثَدْيِ أُمِّهِ، بَلِ انْدَمَجْتُ عَلَى مَكْنُونِ عِلْمٍ لَوْ بُحْتُ بِهِ لَاضْطَرَبْتُمْ اضْطِرَابَ الْأَرْشِيَةِ فِي الطَّوِيِّ الْبَعِيدَة!
Türkçe Çevirisi (Tam Metin):
Fitneden Nehy
Ey insanlar! Fitnelerin dalgalarını kurtuluş gemileriyle yarın, münâfere (öğünme yarışı) yolundan sapın, müfâhare taçlarını bırakın. Kanadıyla kalkan kurtuldu ya da teslim olup rahatlayan kurtuldu. Bu bulanık kokuşmuş sudur, yiyenin boğazında kalan lokmadır, olgunlaşma vaktinden önce meyve toplayan, tarlası olmayan yerde eken gibidir.

Huy'u ve İlmi
Eğer konuşursam derler ki saltanata hırslı, sussam derler ki ölümden korktu! Heyhat, bunca badireden sonra! Vallahi Ebu Talib oğlu ölümle, çocuğun annesinin memesinden daha ünsiyetlidir. Bilakis gizli bir ilme büründüm ki eğer onunla açık konuşsam, derin kuyudaki kovaların çalkalanması gibi çalkalanırdınız.

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri - Metinden

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • أَمْوَاجَ الْفِتَنِ - Fitnelerin dalgaları
    Kelime Anlamı: fitne dalgaları
    Cümle: شُقُّوا أَمْوَاجَ الْفِتَنِ بِسُفُنِ النَّجَاةِ
    Türkçe: Fitne dalgalarını kurtuluş gemileriyle yarın.
  • سُفُنِ النَّجَاةِ - Kurtuluş gemileri
    Kelime Anlamı: necat gemileri
    Cümle: شُقُّوا أَمْوَاجَ الْفِتَنِ بِسُفُنِ النَّجَاةِ
    Türkçe: Kurtuluş gemileriyle yarın.
  • طَرِيقِ الْمُنَافَرَةِ - Övünme yarış yolu
    Kelime Anlamı: tefahür yolu
    Cümle: وَعَرِّجُوا عَنْ طَرِيقِ الْمُنَافَرَةِ
    Türkçe: Münâfere yolundan sapın.
  • تِيجَانَ الْمُفَاخَرَةِ - Övünç taçları
    Kelime Anlamı: fahir taçları
    Cümle: وَضَعُوا تِيجَانَ الْمُفَاخَرَةِ
    Türkçe: Övünç taçlarını bırakın.
  • مَاءٌ آجِنٌ - Bulanık kokuşmuş su
    Kelime Anlamı: acın su
    Cümle: هَذَا مَاءٌ آجِنٌ
    Türkçe: Bu bulanık sudur.
  • الطِّفْلِ بِثَدْيِ أُمِّهِ - Annesinin memesinde çocuk
    Kelime Anlamı: bebek
    Cümle: آنَسُ بِالْمَوْتِ مِنَ الطِّفْلِ بِثَدْيِ أُمِّهِ
    Türkçe: Çocuğun annesinin memesinden daha ünsiyetli.
  • مَكْنُونِ عِلْمٍ - Gizli ilim
    Kelime Anlamı: saklı bilgi
    Cümle: انْدَمَجْتُ عَلَى مَكْنُونِ عِلْمٍ
    Türkçe: Gizli bir ilme büründüm.
  • الْأَرْشِيَةِ فِي الطَّوِيِّ - Derin kuyudaki kovalar
    Kelime Anlamı: kuyu ipleri
    Cümle: اضْطِرَابَ الْأَرْشِيَةِ فِي الطَّوِيِّ الْبَعِيدَة
    Türkçe: Uzak derin kuyudaki kovaların çalkalanması.

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • شُقُّوا - Yarın (emir)
    Kökü: ش ق ق
    Cümle: شُقُّوا أَمْوَاجَ الْفِتَنِ بِسُفُنِ النَّجَاةِ
    Türkçe: Fitne dalgalarını yarın.
  • عَرِّجُوا - Sapın, dönün
    Kökü: ع ر ج
    Cümle: وَعَرِّجُوا عَنْ طَرِيقِ الْمُنَافَرَةِ
    Türkçe: Münâfere yolundan sapın.
  • ضَعُوا - Bırakın, koyun
    Kökü: و ض ع
    Cümle: وَضَعُوا تِيجَانَ الْمُفَاخَرَةِ
    Türkçe: Övünç taçlarını bırakın.
  • نَهَضَ - Kalktı
    Kökü: ن ه ض
    Cümle: أَفْلَحَ مَنْ نَهَضَ بِجَنَاحٍ
    Türkçe: Kanadıyla kalkan kurtuldu.
  • يَغَصُّ - Boğazında kalır
    Kökü: غ ص ص
    Cümle: وَلُقْمَةٌ يَغَصُّ بِهَا آكِلُهَا
    Türkçe: Yiyenin boğazında kalan lokma.
  • أَقُلْ - Konuşsam
    Kökü: ق و ل
    Cümle: فَإِنْ أَقُلْ يَقُولُوا حَرَصَ عَلَى الْمُلْكِ
    Türkçe: Konuşsam derler saltanata hırslı.
  • أَسْكُتْ - Sussam
    Kökü: س ك ت
    Cümle: وَإِنْ أَسْكُتْ يَقُولُوا جَزِعَ مِنَ الْمَوْتِ
    Türkçe: Sussam derler ölümden korktu.
  • انْدَمَجْتُ - Büründüm, dahil oldum
    Kökü: د م ج
    Cümle: بَلِ انْدَمَجْتُ عَلَى مَكْنُونِ عِلْمٍ
    Türkçe: Gizli ilme büründüm.
  • بُحْتُ - Açığa vursam
    Kökü: ب و ح
    Cümle: لَوْ بُحْتُ بِهِ لَاضْطَرَبْتُمْ
    Türkçe: Onu açıklasam çalkalanırdınız.

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • أَيُّهَا - Nida edatı
    Cümle: أَيُّهَا النَّاسُ شُقُّوا أَمْوَاجَ الْفِتَنِ
    Türkçe: Ey insanlar fitne dalgalarını yarın.
  • عَنْ - An edatı (farklı mana için burada uzaklaşma değil örnek olarak maiyet dışı)
    Cümle: وَعَرِّجُوا عَنْ طَرِيقِ الْمُنَافَرَةِ
    Türkçe: Münâfere yolundan sapın.
  • أَوْ - Tahyir edatı
    Cümle: أَوِ اسْتَسْلَمَ فَأَرَاحَ
    Türkçe: Ya da teslim olup rahatladı.
  • فَإِنْ - Şart edatı
    Cümle: فَإِنْ أَقُلْ يَقُولُوا حَرَصَ عَلَى الْمُلْكِ
    Türkçe: Eğer konuşsam derler mülke hırslı.
  • لَوْ - Temenni / imtina şartı
    Cümle: لَوْ بُحْتُ بِهِ لَاضْطَرَبْتُمْ
    Türkçe: Onu açıklasam çalkalanırdınız.
  • بَلْ - İdrab edatı
    Cümle: بَلِ انْدَمَجْتُ عَلَى مَكْنُونِ عِلْمٍ
    Türkçe: Bilakis gizli ilme büründüm.

Nehcül Belaga Hutbe 5 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Arapça Kelime ve Gramer Testi (Hutbe 5)

نهج البلاغة لامامنا علي عليه السلام
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

Nehcül Belağa | الخطبة ٦ - وَاللَّهِ لَا أَكُونُ كَالضَّبُعِ

Okuma Parçası - Metin

Kaynak: alseraj.net/nahj_al-balagha/الخطبة-٦/ - خذ نفس المتن كلها تحت الموضوع - لا يخدع بأي حال شديد في طلب الحق لا يتوانى عن أخذه من غاصبه وظلامته المستمرة بعد شهادة النبي
وَاللَّهِ لَا أَكُونُ كَالضَّبُعِ تَنَامُ عَلَى طُولِ اللَّدْمِ حَتَّى يَصِلَ إِلَيْهَا طَالِبُهَا وَيَخْتِلَهَا رَاصِدُهَا، وَلَكِنِّي أَضْرِبُ بِالْمُقْبِلِ إِلَى الْحَقِّ الْمُدْبِرَ عَنْهُ وَبِالسَّامِعِ الْمُطِيعِ الْعَاصِيَ الْمُرِيبَ أَبَداً حَتَّى يَأْتِيَ عَلَيَّ يَوْمِي. فَوَاللَّهِ مَا زِلْتُ مَدْفُوعاً عَنْ حَقِّي مُسْتَأْثَراً عَلَيَّ مُنْذُ قَبَضَ اللَّهُ نَبِيَّهُ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ حَتَّى يَوْمِ النَّاسِ هَذَا.
Türkçe Çevirisi (Tam Metin):
Vallahi sırtlan gibi olmayacağım; uzun ledm (yarasını yalama / uyuşukluk) üzerinde uyur da arayanı ona ulaşır ve gözetleyeni onu aldatır. Fakat ben hakka yönelenle ondan yüz çevireni döverim, işiten itaat edenle isyankar şüpheciyi ebediyen döverim ta ki ecel günüm gelinceye kadar. Vallahi Allah Nebisini vefat ettirdiğinden bu insanların bugününe kadar hakkımdan def edilmeye ve aleyhime istihsar (tercih) edilmeye devam ettim.

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri - Metinden

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • الضَّبُعِ - Sırtlan
    Kelime Anlamı: yırtıcı hayvan
    Cümle: لَا أَكُونُ كَالضَّبُعِ تَنَامُ
    Türkçe: Sırtlan gibi olmayacağım uyuyan.
  • اللَّدْمِ - Yara yalama, uyuşukluk
    Kelime Anlamı: ledm
    Cümle: تَنَامُ عَلَى طُولِ اللَّدْمِ
    Türkçe: Uzun ledm üzerinde uyur.
  • الْمُقْبِلِ إِلَى الْحَقِّ - Hakka yönelen
    Kelime Anlamı: gelen
    Cümle: أَضْرِبُ بِالْمُقْبِلِ إِلَى الْحَقِّ الْمُدْبِرَ عَنْهُ
    Türkçe: Hakka yönelenle ondan yüz çevireni döverim.
  • الْمُدْبِرَ - Yüz çeviren
    Kelime Anlamı: dönen
    Cümle: الْمُدْبِرَ عَنْهُ
    Türkçe: Ondan yüz çeviren.
  • السَّامِعِ الْمُطِيعِ - İşiten itaat eden
    Kelime Anlamı: dinleyen
    Cümle: بِالسَّامِعِ الْمُطِيعِ الْعَاصِيَ الْمُرِيبَ
    Türkçe: İşiten itaat edenle isyankar şüpheciyi.
  • الْمُرِيبَ - Şüpheci, şüphe veren
    Kelime Anlamı: rayb
    Cümle: الْعَاصِيَ الْمُرِيبَ
    Türkçe: İsyankar şüpheci.
  • يَوْمِي - Günüm, ecelim
    Kelime Anlamı: gün
    Cümle: حَتَّى يَأْتِيَ عَلَيَّ يَوْمِي
    Türkçe: Günüm gelinceye kadar.
  • حَقِّي - Hakkım
    Kelime Anlamı: hak
    Cümle: مَا زِلْتُ مَدْفُوعاً عَنْ حَقِّي مُسْتَأْثَراً عَلَيَّ
    Türkçe: Hakkımdan def edildim ve aleyhime tercih olundu.

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • أَكُونُ - Olmak
    Kökü: ك و ن
    Cümle: لَا أَكُونُ كَالضَّبُعِ
    Türkçe: Sırtlan gibi olmam.
  • تَنَامُ - Uyuyor
    Kökü: ن و م
    Cümle: كَالضَّبُعِ تَنَامُ عَلَى طُولِ اللَّدْمِ
    Türkçe: Sırtlan gibi uzun ledmde uyur.
  • يَصِلَ - Ulaşır
    Kökü: و ص ل
    Cümle: حَتَّى يَصِلَ إِلَيْهَا طَالِبُهَا
    Türkçe: Arayanı ona ulaşıncaya kadar.
  • يَخْتِلَهَا - Onu aldatır
    Kökü: خ ت ل
    Cümle: وَيَخْتِلَهَا رَاصِدُهَا
    Türkçe: Gözetleyeni onu aldatır.
  • أَضْرِبُ - Döverim, vururum
    Kökü: ض ر ب
    Cümle: وَلَكِنِّي أَضْرِبُ بِالْمُقْبِلِ إِلَى الْحَقِّ
    Türkçe: Fakat hakka yönelenle döverim.
  • يَأْتِيَ - Gelir
    Kökü: أ ت ي
    Cümle: حَتَّى يَأْتِيَ عَلَيَّ يَوْمِي
    Türkçe: Günüm gelinceye kadar.
  • زِلْتُ - Hala (mazala)
    Kökü: ز و ل
    Cümle: مَا زِلْتُ مَدْفُوعاً عَنْ حَقِّي
    Türkçe: Hakkımdan def edilmeye devam ettim.
  • مَدْفُوعاً - Def edilmiş (ism-i mef'ul fiil manalı)
    Kökü: د ف ع
    Cümle: مَدْفُوعاً عَنْ حَقِّي
    Türkçe: Hakkımdan def edilmiş.
  • قَبَضَ - Kabzetti, vefat ettirdi
    Kökü: ق ب ض
    Cümle: مُنْذُ قَبَضَ اللَّهُ نَبِيَّهُ
    Türkçe: Allah Nebisini kabzettiğinden beri.

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • وَاللَّهِ - Kasem edatı
    Cümle: وَاللَّهِ لَا أَكُونُ كَالضَّبُعِ
    Türkçe: Vallahi sırtlan gibi olmayacağım.
  • لَا - Nefy edatı
    Cümle: لَا أَكُونُ كَالضَّبُعِ
    Türkçe: Sırtlan gibi olmam.
  • كَـ - Teşbih edatı
    Cümle: كَالضَّبُعِ
    Türkçe: Sırtlan gibi.
  • حَتَّى - Gaye edatı
    Cümle: حَتَّى يَصِلَ إِلَيْهَا طَالِبُهَا
    Türkçe: Arayanı ulaşıncaya kadar.
  • وَلَكِنِّي - İstisna / istidrak edatı
    Cümle: وَلَكِنِّي أَضْرِبُ بِالْمُقْبِلِ
    Türkçe: Fakat ben hakka yönelenle vururum.
  • مَا - Nafiye + zala terkibi
    Cümle: مَا زِلْتُ مَدْفُوعاً
    Türkçe: Hala def edilmekteyim.

Nehcül Belaga Hutbe 6 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Arapça Kelime ve Gramer Testi (Hutbe 6)

S.Muhammed Kayaalp (el-Haşimi) Ks

الاامام سيد محمد هاشمي الموسوي

Arapça Dersleri-İslami Sohbetler-Tevhid-Tefsir-Hadis-Fıkıh-Fetvalar-İrşadlar

Arapça Metinler-نهج البلاغة-Nehcül Belağa-Hutbe-1-6.Hutbeler Rating: 4.5 Diposkan Oleh: ☝الاامام سيد محمد هاشمي الموسوي☝المحمدية☝

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.