- Nehc1
- Nehc2
- Nehc3
- Nehc4
- Nehc5
- Nehc6
- Nehc
- ☝📖المحمدية📖☝
Nehcül Belağa | الخطبة ٧ - اتَّخَذُوا الشَّيْطَانَ لِأَمْرِهِمْ مِلَاكاً
Okuma Parçası - Metin
Şeytanı işlerinin maliki / melakı (kıvamı) edindiler, şeytan da onları kendine ağ / tuzak edindi. Göğüslerinde yumurtladı ve yavruladı, kucaklarında debelendi ve derece derece büyüdü. Onların gözleriyle baktı, dilleriyle konuştu. Böylece onları hataya bindirdi, saçmalığı onlara süsledi. Şeytanı saltanatında ortak etmiş ve batılı onun diliyle konuşan kişinin fiili gibi (davrandılar).
Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri - Metinden
1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)
-
الشَّيْطَانَ - Şeytan
Kelime Anlamı: iblis
Cümle: اتَّخَذُوا الشَّيْطَانَ لِأَمْرِهِمْ مِلَاكاً
Türkçe: Şeytanı işlerinin melakı edindiler. -
مِلَاكاً - Melak, kıvam, sahip
Kelime Anlamı: işin esası
Cümle: اتَّخَذُوا الشَّيْطَانَ لِأَمْرِهِمْ مِلَاكاً
Türkçe: Şeytanı işlerinin esası edindiler. -
أَشْرَاكاً - Ağlar, tuzaklar
Kelime Anlamı: şerek
Cümle: وَاتَّخَذَهُمْ لَهُ أَشْرَاكاً
Türkçe: Onları kendine ağlar edindi. -
صُدُورِهِمْ - Göğüsleri
Kelime Anlamı: sadr
Cümle: فَبَاضَ وَفَرَّخَ فِي صُدُورِهِمْ
Türkçe: Göğüslerinde yumurtladı ve yavruladı. -
حُجُورِهِمْ - Kucakları
Kelime Anlamı: hicr
Cümle: وَدَبَّ وَدَرَجَ فِي حُجُورِهِمْ
Türkçe: Kucaklarında debelendi ve büyüdü. -
الزَّلَلَ - Sürçme, hata
Kelime Anlamı: zelil
Cümle: فَرَكِبَ بِهِمُ الزَّلَلَ
Türkçe: Onlara hatayı bindirdi. -
الْخَطَلَ - Saçma, boş söz
Kelime Anlamı: hezeyan
Cümle: وَزَيَّنَ لَهُمُ الْخَطَلَ
Türkçe: Saçmayı onlara süsledi. -
الْبَاطِلِ - Batıl
Kelime Anlamı: hak olmayan
Cümle: وَنَطَقَ بِالْبَاطِلِ عَلَى لِسَانِه
Türkçe: Batılı onun diliyle konuştu.
2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)
-
اتَّخَذُوا - Edindiler
Kökü: أ خ ذ
Cümle: اتَّخَذُوا الشَّيْطَانَ لِأَمْرِهِمْ مِلَاكاً
Türkçe: Şeytanı melak edindiler. -
اتَّخَذَهُمْ - Onları edindi
Kökü: أ خ ذ
Cümle: وَاتَّخَذَهُمْ لَهُ أَشْرَاكاً
Türkçe: Onları kendine ağlar edindi. -
بَاضَ - Yumurtladı
Kökü: ب ي ض
Cümle: فَبَاضَ وَفَرَّخَ فِي صُدُورِهِمْ
Türkçe: Göğüslerinde yumurtladı ve yavruladı. -
فَرَّخَ - Yavruladı
Kökü: ف ر خ
Cümle: فَبَاضَ وَفَرَّخَ
Türkçe: Yumurtladı ve yavruladı. -
دَبَّ - Debelendi, yürüdü
Kökü: د ب ب
Cümle: وَدَبَّ وَدَرَجَ فِي حُجُورِهِمْ
Türkçe: Kucaklarında debelendi ve büyüdü. -
دَرَجَ - Derece derece büyüdü
Kökü: د ر ج
Cümle: وَدَبَّ وَدَرَجَ
Türkçe: Debelendi ve derece kat etti. -
نَظَرَ - Baktı
Kökü: ن ظ ر
Cümle: فَنَظَرَ بِأَعْيُنِهِمْ
Türkçe: Gözleriyle baktı. -
نَطَقَ - Konuştu
Kökü: ن ط ق
Cümle: وَنَطَقَ بِأَلْسِنَتِهِمْ
Türkçe: Dilleriyle konuştu. -
زَيَّنَ - Süsledi
Kökü: ز ي ن
Cümle: وَزَيَّنَ لَهُمُ الْخَطَلَ
Türkçe: Saçmayı onlara süsledi.
3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)
-
لِـ - Lam-ı talil (harf-i cer hariç mana olarak amaç)
Cümle: لِأَمْرِهِمْ
Türkçe: İşleri için. -
وَ - Atıf edatı
Cümle: وَاتَّخَذَهُمْ لَهُ أَشْرَاكاً
Türkçe: Ve onları ağlar edindi. -
فَـ - Fa-i ta'kib
Cümle: فَبَاضَ وَفَرَّخَ فِي صُدُورِهِمْ
Türkçe: Böylece göğüslerinde yumurtladı. -
قَدْ - Tahkik edatı
Cümle: فِعْلَ مَنْ قَدْ شَرِكَهُ الشَّيْطَانُ
Türkçe: Şeytanın ortak olduğu kimsenin fiili. -
مَنْ - İsmi mevsul
Cümle: فِعْلَ مَنْ قَدْ شَرِكَهُ الشَّيْطَانُ
Türkçe: Şeytanın ortak olduğu kimsenin fiili. -
عَلَى - İstila manası (harf-i cer değil izafe edatı olarak örnek dışı)
Cümle: نَطَقَ بِالْبَاطِلِ عَلَى لِسَانِه
Türkçe: Batılı onun dili üzerinde konuştu.
Nehcül Belaga Hutbe 7 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)
Nehcül Belağa | الخطبة ٨ - يَزْعُمُ أَنَّهُ قَدْ بَايَعَ
Okuma Parçası - Metin
Eliyle biat ettiğini ama kalbiyle biat etmediğini iddia ediyor. Böylece biatı ikrar etmiş, velîce (içte gizli niyet) iddiasında bulunmuş. Öyleyse bu iddiaya bilinen bir delil getirsin, yoksa çıktığı şeye (biata) geri dönsün (dahil olsun).
Bağlam: İmam (a.s) Zübeyr b. Avvam'ı uyarıyor, biatını bozmasını kınıyor, Nâkisîn'in başına sayılan Zübeyr'den biata dönmesini istiyor, hücceti tamamlamak için. Biat zahirdir, kalpteki velice batınî iddiadır, delil ister.
Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri - Metinden
1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)
-
يَدِهِ - Eli
Kelime Anlamı: el
Cümle: قَدْ بَايَعَ بِيَدِهِ
Türkçe: Eliyle biat etti. -
قَلْبِهِ - Kalbi
Kelime Anlamı: gönül
Cümle: وَلَمْ يُبَايِعْ بِقَلْبِهِ
Türkçe: Kalbiyle biat etmedi. -
الْبَيْعَةِ - Biat
Kelime Anlamı: bağlılık sözleşmesi
Cümle: فَقَدْ أَقَرَّ بِالْبَيْعَةِ
Türkçe: Biatı ikrar etti. -
الْوَلِيجَةَ - İçte gizlenen niyet, sır
Kelime Anlamı: velice, içten içe
Cümle: وَادَّعَى الْوَلِيجَةَ
Türkçe: Velice iddiasında bulundu. -
أَمْرٍ - İş, delil
Kelime Anlamı: emir, şey
Cümle: فَلْيَأْتِ عَلَيْهَا بِأَمْرٍ يُعْرَفُ
Türkçe: Bilinen bir delil getirsin. -
الزُّبَيْرِ بْنِ الْعَوَّامِ - Zübeyr b. Avvam
Kelime Anlamı: isim
Cümle: تَحْذِيرُهُ لِلزُّبَيْرِ بْنِ الْعَوَّامِ
Türkçe: Zübeyr b. Avvam'a uyarısı. -
النَّاكِثِينَ - Ahdi bozanlar
Kelime Anlamı: nakisler
Cümle: اتْمَاماً لِلْحُجَّةِ عَلَى النَّاكِثِينَ
Türkçe: Nâkisîn'e hücceti tamamlamak. -
الْبَيْعَةِ الَّتِي خَرَجَ - Çıktığı biat
Kelime Anlamı: ayrıldığı sözleşme
Cümle: الرُّجُوعُ إِلَى الْبَيْعَةِ الَّتِي قَدْ خَرَجَ مِنْهَا
Türkçe: Çıktığı biata dönüş.
2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)
-
يَزْعُمُ - İddia ediyor, sanıyor
Kökü: ز ع م
Cümle: يَزْعُمُ أَنَّهُ قَدْ بَايَعَ بِيَدِهِ
Türkçe: Eliyle biat ettiğini iddia ediyor. -
بَايَعَ - Biat etti
Kökü: ب ي ع
Cümle: قَدْ بَايَعَ بِيَدِهِ
Türkçe: Eliyle biat etti. -
يُبَايِعْ - Biat etmek (menfi)
Kökü: ب ي ع
Cümle: وَلَمْ يُبَايِعْ بِقَلْبِهِ
Türkçe: Kalbiyle biat etmedi. -
أَقَرَّ - İkrar etti, itiraf etti
Kökü: ق ر ر
Cümle: فَقَدْ أَقَرَّ بِالْبَيْعَةِ
Türkçe: Biatı ikrar etti. -
ادَّعَى - İddia etti
Kökü: د ع و
Cümle: وَادَّعَى الْوَلِيجَةَ
Türkçe: Velice iddiasında bulundu. -
فَلْيَأْتِ - Getirsin (emir)
Kökü: أ ت ي
Cümle: فَلْيَأْتِ عَلَيْهَا بِأَمْرٍ يُعْرَفُ
Türkçe: Bilinen bir delil getirsin. -
يُعْرَفُ - Bilinir (meçhul)
Kökü: ع ر ف
Cümle: بِأَمْرٍ يُعْرَفُ
Türkçe: Bilinen bir iş ile. -
فَلْيَدْخُلْ - Dahil olsun, girsin
Kökü: د خ ل
Cümle: فَلْيَدْخُلْ فِيمَا خَرَجَ مِنْه
Türkçe: Çıktığı şeye dahil olsun. -
خَرَجَ - Çıktı
Kökü: خ ر ج
Cümle: فِيمَا خَرَجَ مِنْه
Türkçe: Ondan çıktığı şey.
3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)
-
أَنَّهُ - Enne + hu - olduğunu
Cümle: يَزْعُمُ أَنَّهُ قَدْ بَايَعَ
Türkçe: Biat ettiğini iddia ediyor. -
قَدْ - Tahkik edatı
Cümle: قَدْ بَايَعَ بِيَدِهِ
Türkçe: Biat etmiştir. -
لَمْ - Cezm nefy edatı
Cümle: وَلَمْ يُبَايِعْ بِقَلْبِهِ
Türkçe: Kalbiyle biat etmedi. -
فَقَدْ - Fa + kad
Cümle: فَقَدْ أَقَرَّ بِالْبَيْعَةِ
Türkçe: Muhakkak biatı ikrar etti. -
وَ - Atıf edatı
Cümle: وَادَّعَى الْوَلِيجَةَ
Türkçe: Ve velice iddia etti. -
إِلَّا - İstisna edatı
Cümle: وَإِلَّا فَلْيَدْخُلْ فِيمَا خَرَجَ مِنْه
Türkçe: Yoksa çıktığı şeye girsin.
Nehcül Belaga Hutbe 8 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)
Nehcül Belağa | الخطبة ٩ - وَقَدْ أَرْعَدُوا وَأَبْرَقُوا وَمَعَ
Okuma Parçası - Metin
Gürlediler ve şimşek çaktılar, bu iki işle beraber fışl (korku, başarısızlık) vardır. Biz ise vaki kılmadıkça (vurmadıkça) gürlemeyiz, yağdırmadıkça sel akıtmayız.
Bağlam: İmam (a.s) Cemel savaşında Ayşe, Talha ve Zübeyr'in tehditleri ve askeri güçlerini abartmalarının yalan olduğunu, sonunda başarısız olduklarını; buna karşılık kendisi ve ashabının fiillerinin konuştuğunu, çok gürültü etmediklerini beyan ediyor. Şerh: تهديداتهم وتضخيمهم كذبة فشلوا وأفعالنا تتكلم.
Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri - Metinden
1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)
-
الْأَمْرَيْنِ - İki iş
Kelime Anlamı: iki emir
Cümle: وَمَعَ هَذَيْنِ الْأَمْرَيْنِ الْفَشَلُ
Türkçe: Bu iki işle beraber başarısızlık var. -
الْفَشَلُ - Başarısızlık, korkaklık
Kelime Anlamı: zaaf
Cümle: وَمَعَ هَذَيْنِ الْأَمْرَيْنِ الْفَشَلُ
Türkçe: Bu iki işle beraber fışl var. -
حَرْبِ الْجَمَلِ - Cemel savaşı
Kelime Anlamı: deve vakası
Cümle: جَانِبٌ مِنْ أَحْدَاثِ حَرْبِ الْجَمَلِ
Türkçe: Cemel savaşının olaylarından bir taraf. -
عَائِشَةَ - Ayşe
Kelime Anlamı: isim
Cümle: حَرْبِ الْجَمَلِ الَّتِي قَادَتْهَا عَائِشَةُ
Türkçe: Ayşe'nin yönettiği Cemel savaşı. -
طَلْحَةَ وَالزُّبَيْرِ - Talha ve Zübeyr
Kelime Anlamı: sahabi ismi
Cümle: وَمَعَهَا طَلْحَةُ وَالزُّبَيْرُ
Türkçe: Onunla beraber Talha ve Zübeyr. -
تَهْدِيدَاتُهُمْ - Tehditleri
Kelime Anlamı: korkutmaları
Cümle: تَهْدِيدَاتُهُمْ وَتَضْخِيمُهُمْ كِذْبَةٌ
Türkçe: Tehditleri ve abartmaları yalandır. -
قُدْرَاتِهِمْ - Güçleri
Kelime Anlamı: kudret
Cümle: تَضْخِيمُهُمْ لِقُدْرَاتِهِمْ الْعَسْكَرِيَّةِ
Türkçe: Askeri güçlerini abartmaları. -
أَفْعَالُنَا - Fiillerimiz
Kelime Anlamı: ameller
Cümle: أَفْعَالُنَا هِيَ الَّتِي تَتَكَلَّمُ
Türkçe: Fiillerimiz konuşanlardır.
2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)
-
أَرْعَدُوا - Gürlediler
Kökü: ر ع د
Cümle: وَقَدْ أَرْعَدُوا وَأَبْرَقُوا
Türkçe: Gürlediler ve şimşek çaktılar. -
أَبْرَقُوا - Şimşek çaktılar
Kökü: ب ر ق
Cümle: أَرْعَدُوا وَأَبْرَقُوا
Türkçe: Gürlediler şimşek çaktılar. -
نُرْعِدُ - Gürleriz
Kökü: ر ع د
Cümle: وَلَسْنَا نُرْعِدُ حَتَّى نُوقِعَ
Türkçe: Vurmadan gürlemeyiz. -
نُوقِعَ - Vaki kılarız, vururuz
Kökü: و ق ع
Cümle: حَتَّى نُوقِعَ
Türkçe: Vaki kılıncaya kadar. -
نُسِيلُ - Sel akıtırız
Kökü: س ي ل
Cümle: وَلَا نُسِيلُ حَتَّى نُمْطِرَ
Türkçe: Yağdırmadan sel akıtmayız. -
نُمْطِرَ - Yağdırırız
Kökü: م ط ر
Cümle: حَتَّى نُمْطِرَ
Türkçe: Yağdırıncaya kadar. -
قَادَتْهَا - Onu yönetti (kadın)
Kökü: ق و د
Cümle: حَرْبِ الْجَمَلِ الَّتِي قَادَتْهَا عَائِشَةُ
Türkçe: Ayşe'nin yönettiği Cemel savaşı. -
فَشِلُوا - Başarısız oldular
Kökü: ف ش ل
Cümle: فَقَدْ فَشِلُوا فِي نِهَايَةِ الْمَطَافِ
Türkçe: Sonunda başarısız oldular. -
تَتَكَلَّمُ - Konuşuyor
Kökü: ك ل م
Cümle: أَفْعَالُنَا هِيَ الَّتِي تَتَكَلَّمُ
Türkçe: Fiillerimiz konuşandır.
3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)
-
قَدْ - Tahkik edatı
Cümle: وَقَدْ أَرْعَدُوا وَأَبْرَقُوا
Türkçe: Gürlediler ve şimşek çaktılar. -
وَ - Atıf edatı
Cümle: وَأَبْرَقُوا
Türkçe: Ve şimşek çaktılar. -
مَعَ - Maiyet edatı
Cümle: وَمَعَ هَذَيْنِ الْأَمْرَيْنِ الْفَشَلُ
Türkçe: Bu iki işle beraber fışl var. -
هَذَيْنِ - İşaret edatı
Cümle: هَذَيْنِ الْأَمْرَيْنِ
Türkçe: Bu iki iş. -
لَسْنَا - Leyse + na - değiliz
Cümle: وَلَسْنَا نُرْعِدُ حَتَّى نُوقِعَ
Türkçe: Biz gürlemeyiz vurmadan. -
حَتَّى - Gaye edatı
Cümle: حَتَّى نُوقِعَ
Türkçe: Vuruncaya kadar.
Nehcül Belaga Hutbe 9 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)
Nehcül Belağa | الخطبة ١٠ - أَلَا وَإِنَّ الشَّيْطَانَ قَدْ جَمَعَ
Okuma Parçası - Metin
Dikkat edin, şeytan hizbini (partisini) toplamış, atlısını ve yayasını çağırmıştır. Muhakkak ki benimle beraber basiretim vardır. Kendimi şüpheye düşürmedim ve şüpheye düşürülmedim. Vallahi onlar için bir havuz ifrat edeceğim (dolduracağım), onun su çekeni benim, ondan ayrılmayacaklar ve ona dönmeyecekler (helak olacaklar).
Bağlam: İmam (a.s) Cemel ashabı ve Muaviye'nin Siffin'deki ordusu gibi şeytanın takipçilerinin ordu topladığını, kendisinin ise basiret üzere olduğunu, şüphede olmadığını ve düşman için helak havuzu hazırladığını beyan ediyor.
Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri - Metinden
1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)
-
الشَّيْطَانَ - Şeytan
Kelime Anlamı: iblis
Cümle: أَلَا وَإِنَّ الشَّيْطَانَ قَدْ جَمَعَ حِزْبَهُ
Türkçe: Şeytan hizbini topladı. -
حِزْبَهُ - Hizbi, partisi
Kelime Anlamı: taraftarları
Cümle: قَدْ جَمَعَ حِزْبَهُ
Türkçe: Hizbini topladı. -
خَيْلَهُ - Atlısı
Kelime Anlamı: süvari
Cümle: وَاسْتَجْلَبَ خَيْلَهُ وَرَجِلَهُ
Türkçe: Atlısını ve yaya askerini çağırdı. -
رَجِلَهُ - Yaya askeri
Kelime Anlamı: piyade
Cümle: خَيْلَهُ وَرَجِلَهُ
Türkçe: Atlısı ve yaya askeri. -
بَصِيرَتِي - Basiretim
Kelime Anlamı: görüş, yakîn
Cümle: وَإِنَّ مَعِي لَبَصِيرَتِي
Türkçe: Benimle basiretim var. -
نَفْسِي - Nefsim, kendim
Kelime Anlamı: zat
Cümle: مَا لَبَّسْتُ عَلَى نَفْسِي
Türkçe: Nefsime karıştırmadım. -
حَوْضاً - Havuz
Kelime Anlamı: helak çukuru
Cümle: لَأُفْرِطَنَّ لَهُمْ حَوْضاً
Türkçe: Onlar için havuz ifrat edeceğim. -
مَاتِحُهُ - Onun su çekeni
Kelime Anlamı: su çekici
Cümle: أَنَا مَاتِحُهُ
Türkçe: Onun su çekeni benim.
2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)
-
جَمَعَ - Topladı
Kökü: ج م ع
Cümle: قَدْ جَمَعَ حِزْبَهُ
Türkçe: Hizbini topladı. -
اسْتَجْلَبَ - Çağırdı, celb etti
Kökü: ج ل ب
Cümle: وَاسْتَجْلَبَ خَيْلَهُ وَرَجِلَهُ
Türkçe: Atlısını ve yayasını çağırdı. -
لَبَّسْتُ - Karıştırdım, şüpheye düşürdüm
Kökü: ل ب س
Cümle: مَا لَبَّسْتُ عَلَى نَفْسِي
Türkçe: Nefsime karıştırmadım. -
لُبِّسَ - Karıştırıldı (meçhul)
Kökü: ل ب س
Cümle: وَلَا لُبِّسَ عَلَيَّ
Türkçe: Ve bana karıştırılmadı. -
لَأُفْرِطَنَّ - Elbette dolduracağım / geçeceğim
Kökü: ف ر ط
Cümle: وَاللَّهِ لَأُفْرِطَنَّ لَهُمْ حَوْضاً
Türkçe: Vallahi onlara havuz ifrat edeceğim. -
جَيَّشُوا - Ordu topladılar (şerh)
Kökü: ج ي ش
Cümle: الَّذِينَ جَيَّشُوا الْجُيُوشَ لِمُوَاجَهَتِهِ
Türkçe: Onunla karşılaşmak için ordular toplayanlar. -
يَصْدُرُونَ - Ayrılıyorlar, dönüyorlar
Kökü: ص د ر
Cümle: لَا يَصْدُرُونَ عَنْهُ
Türkçe: Ondan ayrılmayacaklar. -
يَعُودُونَ - Dönüyorlar
Kökü: ع و د
Cümle: وَلَا يَعُودُونَ إِلَيْهِ
Türkçe: Ona dönmeyecekler. -
يَصِفُ - Vasıflandırıyor (şerh)
Kökü: و ص ف
Cümle: يَصِفُ حَالَ أَتْبَاعِ الشَّيْطَانِ
Türkçe: Şeytanın takipçilerinin halini vasfediyor.
3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)
-
أَلَا - Tenbih edatı
Cümle: أَلَا وَإِنَّ الشَّيْطَانَ قَدْ جَمَعَ
Türkçe: Dikkat edin şeytan topladı. -
إِنَّ - Tevkit edatı
Cümle: وَإِنَّ الشَّيْطَانَ قَدْ جَمَعَ
Türkçe: Şeytan topladı. -
قَدْ - Tahkik edatı
Cümle: قَدْ جَمَعَ حِزْبَهُ
Türkçe: Hizbini toplamıştır. -
وَ - Atıf edatı
Cümle: وَاسْتَجْلَبَ خَيْلَهُ وَرَجِلَهُ
Türkçe: Ve atlısını ve yayasını çağırdı. -
مَا - Nefy edatı
Cümle: مَا لَبَّسْتُ عَلَى نَفْسِي
Türkçe: Nefsime karıştırmadım. -
لَـ - Lam-ı kasem / tevkit
Cümle: لَأُفْرِطَنَّ لَهُمْ حَوْضاً
Türkçe: Onlar için havuz dolduracağım.
Nehcül Belaga Hutbe 10 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)
Nehcül Belağa | الخطبة ١١ - تَزُولُ الْجِبَالُ وَلَا تَزُلْ، عَضَّ
Okuma Parçası - Metin
Dağlar zail olur (yerinden oynar) ama sen zail olma, azı dişini sık, cümcümeyi (kafatasını) Allah'a ödünç ver. Ayağını yere sağlam bas, gözünü kavmin en uzağına at ve gözünü yummayı bil (kıs), bil ki zafer Allah'ın katındandır, Sübhanehu.
Bağlam: İmam (a.s) oğlu Muhammed b. Hanefiyye'ye Cemel günü sancağı verdiğinde sabır ve şecaatine güvenerek onu savaşın helak edici yerlerine atıyordu; bu hutbede mücahidlere sebat, diş sıkma, başı Allah yoluna adama, ayakları yere çakma, bakışı en uzak düşmana dikme ve zaferin Allah'tan olduğunu bilme tavsiyeleri.
Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri - Metinden
1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)
-
الْجِبَالُ - Dağlar
Kelime Anlamı: cebeller
Cümle: تَزُولُ الْجِبَالُ وَلَا تَزُلْ
Türkçe: Dağlar zail olur sen zail olma. -
نَاجِذِكَ - Azı dişin
Kelime Anlamı: köpek dişi
Cümle: عَضَّ عَلَى نَاجِذِكَ
Türkçe: Azı dişini sık. -
جُمْجُمَتَكَ - Kafatasın
Kelime Anlamı: kafa
Cümle: أَعِرِ اللَّهَ جُمْجُمَتَكَ
Türkçe: Kafatasını Allah'a ödünç ver. -
الْأَرْضِ - Yeryüzü
Kelime Anlamı: arz
Cümle: تِدْ فِي الْأَرْضِ قَدَمَكَ
Türkçe: Ayağını yere sağlam bas. -
قَدَمَكَ - Ayağın
Kelime Anlamı: ayak
Cümle: تِدْ فِي الْأَرْضِ قَدَمَكَ
Türkçe: Ayağını yere çak. -
بَصَرِكَ - Gözün, bakışın
Kelime Anlamı: görme
Cümle: ارْمِ بِبَصَرِكَ أَقْصَى الْقَوْمِ
Türkçe: Bakışını kavmin en uzağına at. -
الْقَوْمِ - Kavim, topluluk
Kelime Anlamı: düşman ordusu
Cümle: أَقْصَى الْقَوْمِ
Türkçe: Kavmin en uzağı. -
النَّصْرَ - Zafer, yardım
Kelime Anlamı: nusret
Cümle: وَاعْلَمْ أَنَّ النَّصْرَ مِنْ عِنْدِ اللَّهِ
Türkçe: Zafer Allah katındandır.
2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)
-
تَزُولُ - Zail olur, kayar
Kökü: ز و ل
Cümle: تَزُولُ الْجِبَالُ
Türkçe: Dağlar zail olur. -
تَزُلْ - Zail olma (nehy)
Kökü: ز و ل
Cümle: وَلَا تَزُلْ
Türkçe: Ve sen zail olma. -
عَضَّ - Isır, sık
Kökü: ع ض ض
Cümle: عَضَّ عَلَى نَاجِذِكَ
Türkçe: Azı dişini sık. -
أَعِرِ - Ödünç ver (emir)
Kökü: ع و ر
Cümle: أَعِرِ اللَّهَ جُمْجُمَتَكَ
Türkçe: Kafatasını Allah'a ödünç ver. -
تِدْ - Çak, sağlamlaştır (emir)
Kökü: و ت د
Cümle: تِدْ فِي الْأَرْضِ قَدَمَكَ
Türkçe: Ayağını yere çak. -
ارْمِ - At (emir)
Kökü: ر م ي
Cümle: ارْمِ بِبَصَرِكَ أَقْصَى الْقَوْمِ
Türkçe: Bakışını en uzağa at. -
غُضَّ - Kıs, kapat (emir)
Kökü: غ ض ض
Cümle: وَغُضَّ بَصَرَكَ
Türkçe: Gözünü kıs. -
اعْلَمْ - Bil (emir)
Kökü: ع ل م
Cümle: وَاعْلَمْ أَنَّ النَّصْرَ مِنْ عِنْدِ اللَّهِ
Türkçe: Bil ki zafer Allah katındandır. -
يُوصِي - Vasiyet ediyor (şerh)
Kökü: و ص ي
Cümle: يُوصِي مُحَمَّدَ بْنَ الْحَنَفِيَّةِ بِالثَّبَاتِ
Türkçe: Muhammed b. Hanefiyye'ye sebatı vasiyet ediyor.
3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)
-
وَ - Atıf edatı
Cümle: وَلَا تَزُلْ
Türkçe: Ve sen zail olma. -
لَا - Nehy edatı
Cümle: وَلَا تَزُلْ
Türkçe: Zail olma (nehy). -
عَلَى - İsti'la değil vurgu (harf-i cer hariç kullanım manasında fiille)
Cümle: عَضَّ عَلَى نَاجِذِكَ
Türkçe: Azı dişini sık. -
أَقْصَى - İsm-i tafdil zarfı
Cümle: أَقْصَى الْقَوْمِ
Türkçe: Kavmin en uzağı. -
أَنَّ - Tevkit edatı
Cümle: أَنَّ النَّصْرَ مِنْ عِنْدِ اللَّهِ
Türkçe: Zaferin Allah katından olduğu. -
مِنْ عِنْدِ - İzafet edatı (kaynak)
Cümle: مِنْ عِنْدِ اللَّهِ سُبْحَانَهُ
Türkçe: Allah Sübhanehu katından.
Nehcül Belaga Hutbe 11 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)
Nehcül Belağa | الخطبة ١٢ - أَهَوَى أَخِيكَ مَعَنَا؟ فَقَالَ
Okuma Parçası - Metin
Kardeşinin hevası (arzusu, gönlü) bizimle mi? Dedi ki: Evet. Buyurdu ki: O halde bizi görmüştür (bizimle şahid olmuştur). Ve and olsun ki bu askerimizde, erkeklerin sülblerinde ve kadınların rahimlerinde olan kavimler bizimle beraber şahid oldular; zaman onları doğuracak ve onlarla iman kuvvetlenecek.
Bağlam: Cemel ashabına karşı Allah'ın zafer vermesinden sonra, bir sahabi keşke kardeşim burada olsaydı, Allah'ın düşmanlarına karşı sana verdiği yardımı görseydi deyince İmam (a.s) buyurdu: Niyet heva ile beraber ise kalp ve akılla görmüştür, hayır ve ebrar ecri vardır, hazır olsa da gayb olsa da. Bu, saf niyetin amel hükmünde olduğu ilkesidir.
Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri - Metinden
1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)
-
هَوَى - Heva, arzu
Kelime Anlamı: meyil
Cümle: أَ هَوَى أَخِيكَ مَعَنَا؟
Türkçe: Kardeşinin hevası bizimle mi? -
أَخِيكَ - Kardeşin
Kelime Anlamı: erkek kardeş
Cümle: أَ هَوَى أَخِيكَ مَعَنَا؟
Türkçe: Kardeşinin hevası? -
عَسْكَرِنَا - Askerimiz, ordumuz
Kelime Anlamı: ordu
Cümle: فِي عَسْكَرِنَا هَذَا
Türkçe: Bu askerimizde. -
أَقْوَامٌ - Kavimler
Kelime Anlamı: topluluklar
Cümle: أَقْوَامٌ فِي أَصْلَابِ الرِّجَالِ
Türkçe: Erkeklerin sülblerinde olan kavimler. -
أَصْلَابِ الرِّجَالِ - Erkeklerin sülbleri
Kelime Anlamı: sulb
Cümle: فِي أَصْلَابِ الرِّجَالِ وَأَرْحَامِ النِّسَاءِ
Türkçe: Erkeklerin sülblerinde ve kadınların rahimlerinde. -
أَرْحَامِ النِّسَاءِ - Kadınların rahimleri
Kelime Anlamı: rahim
Cümle: وَأَرْحَامِ النِّسَاءِ
Türkçe: Kadınların rahimlerinde. -
الزَّمَانُ - Zaman
Kelime Anlamı: dehr
Cümle: سَيَرْعَفُ بِهِمُ الزَّمَانُ
Türkçe: Zaman onları doğuracak. -
الْإِيمَانُ - İman
Kelime Anlamı: inanç
Cümle: وَيَقْوَى بِهِمُ الْإِيمَانُ
Türkçe: Onlarla iman kuvvetlenecek.
2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)
-
وَدِدْتُ - Temenni ettim (şerhten)
Kökü: و د د
Cümle: وَدِدْتُ أَنَّ أَخِي فُلَاناً مَعَكَ
Türkçe: Keşke kardeşim seninle olsaydı. -
شَاهِداً - Şahid olarak görse
Kökü: ش ه د
Cümle: شَاهِداً لِيَرَى مَا نَصَرَكَ اللَّهُ
Türkçe: Allah'ın sana yardımını görse. -
نَصَرَكَ - Sana yardım etti
Kökü: ن ص ر
Cümle: مَا نَصَرَكَ اللَّهُ بِهِ عَلَى أَعْدَائِكَ
Türkçe: Allah'ın düşmanlarına karşı sana yardım ettiği şey. -
أَظْفَرَهُ - Ona zafer verdi
Kökü: ظ ف ر
Cümle: لَمَّا أَظْفَرَهُ اللَّهُ بِأَصْحَابِ الْجَمَلِ
Türkçe: Allah Cemel ashabına karşı ona zafer verince. -
قَالَ - Dedi
Kökü: ق و ل
Cümle: فَقَالَ لَهُ: نَعَمْ
Türkçe: Ona dedi ki: Evet. -
شَهِدَنَا - Bize şahid oldu
Kökü: ش ه د
Cümle: فَقَدْ شَهِدَنَا
Türkçe: Bize şahid olmuştur. -
سَيَرْعَفُ - Doğuracak, burun kanaması gibi çıkaracak
Kökü: ر ع ف
Cümle: سَيَرْعَفُ بِهِمُ الزَّمَانُ
Türkçe: Zaman onları doğuracak. -
يَقْوَى - Kuvvetlenecek
Kökü: ق و ي
Cümle: وَيَقْوَى بِهِمُ الْإِيمَانُ
Türkçe: Onlarla iman kuvvetlenecek. -
كَانَ - İdi (niyet)
Kökü: ك و ن
Cümle: مَنْ كَانَ هَوَاهُ مَعَ الْحَقِّ
Türkçe: Hevası hak ile olan kimse (şerh).
3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)
-
أَ - İstifham edatı
Cümle: أَ هَوَى أَخِيكَ مَعَنَا؟
Türkçe: Kardeşinin hevası bizimle mi? -
نَعَمْ - Tasdik edatı
Cümle: فَقَالَ: نَعَمْ
Türkçe: Dedi ki: Evet. -
فَقَدْ - Fa + kad tahkik
Cümle: فَقَدْ شَهِدَنَا
Türkçe: Muhakkak bizi görmüştür. -
وَ - Atıf edatı
Cümle: وَلَقَدْ شَهِدَنَا فِي عَسْكَرِنَا
Türkçe: Ve and olsun ki askerimizde şahid oldular. -
لَقَدْ - Lam-ı kasem + kad
Cümle: وَلَقَدْ شَهِدَنَا فِي عَسْكَرِنَا هَذَا أَقْوَامٌ
Türkçe: And olsun bu askerimizde kavimler şahid oldu. -
سَـ - İstikbal edatı
Cümle: سَيَرْعَفُ بِهِمُ الزَّمَانُ
Türkçe: Zaman onları doğuracak (gelecekte).
Nehcül Belaga Hutbe 12 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.