☝📖İbrahimi ﷺ Muhammedi ﷺ Hanif İslam📖☝﷽𐰃𐰠𐰯☝📖المحمدية☝Muhammediyye📖☝𐰃𐰠𐰯༺الله أكبر ༻

Güncel Duyuru Eylül -Ekim 2026

Nehvul Vazıh 2.Merhale Derslerimiz Çok Yakında Eylül itibariyle Başlayacak Ekim itibariyle devam edecek inşallah!Nehcül Belağa Dersleri sitemize ekleniyor,Kur'anla Arapça Dilbilgisi derslerimiz ve 116 tane Arapça dilbilgisi konu testi sitemize eklendi..

☝المحمدية☝الاامام سيد محمد هاشمي الموسوي 📖 ☝

☝https://www.muhammediyye.org/☝
📖-المحمدية-📖

Teoriye göre;İlluminati(hizbüşşeytan) yani uzaylı ve insan melezi ırklar,yarı vampir,yılan,ejderha vs melez soylardan oluşan topluluk,masonik, illuminatik firavun ve nemrud soylarının hipnoz,büyü,zihin kontrolü,algı yönetimi ile bireyler ve toplumları yönetmesi,hizbüşşeytan illumiatinin küresel illuminatik sistemi; siyaset,medya,sivil toplum,terör örgütleri,mafya,enerji,silah,ilaç,gıda tekeli alanlarda illuminati vardır!

Destek olmak isteyen kardeşlerimiz iletişim formundan bize yazınız Allah razı olsun.

Arapça Metinler-نهج البلاغة-Nehcül Belağa-Hutbe-19-24.Hutbeler

☝https://www.muhammediyye.org/☝
📖-المحمدية علي الكتاب و السنة الصحيحة-📖
Üye olmak isteyen kardeşlerimiz iletişim formundan bize yazınız Allah razı olsun.Kardeşlerimize Önemli :
اعوذ بالله من الشيطان الرجيم
 بسم الله الرحمان الرحيم
 الحمد لله رب العالمين و الصلاة و السلام علي امامنا محمد
 و آله و اهل بيته و صحبه و امته اجمعين
Euzü billahi mineşeydanirracimi ve min hizbihi..
Bismillahirrahmanirrahiym
Allahım cc Şeytandan ve onun hizbi tağutlardan
marid ve hannaslardan,cibt ve belamlardan sana sığınırız.Rahman ve rahiym olan Allahın cc adıyla.. 
Ahmedilik,kadıyanilik,bahailik,Vahhabilik,Şiilik,
illuminati,masonluk,yahudilik,nasırilik,nusayrilik,yezidilik,
sağcılık,solculuk,islamcılık,ateizm,deizm, budizm,hinduizm gibi  İbrahimi  ﷺ Muhammedi  ﷺ hanif İslama aykırı dini,felsefi ve ideolojik akımlardan imanımızı ve dinimizi koruyalım!     
İbrahimi  ﷺ Muhammedi  ﷺ hanif din islamdır!
İslam ise; peygamberler peygamberi cenabı Muhammed ﷺ  dinidir!..
Nemrut,Firavun,İsis,ra ve el gibi tağutlar(illuminati) ve onların günümüzdeki soylarının ve taraftarlarının dini(inanış,felsefe,ideolojilerinin) değil!
𐰃𐰠𐰯Kur'an ve sahih sünnetin izinde Muhammediyiz𐰃𐰠𐰯
📖☝ المحمدية علي الكتاب و السنة☝📖 Arapça Dersleri☝İslami Sohbetler☝İslami İlimler☝Manevi Rehberlik☝  instagram: https://www.instagram.com/muhammediyye
  • Nehc1
  • Nehc2
  • Nehc3
  • Nehc4
  • Nehc5
  • Nehc6
  • Nehc
  • ☝📖المحمدية📖☝

نهج البلاغة لامامنا علي عليه السلام
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

Nehcül Belağa | الخطبة ١٩ - مَا يُدْرِيكَ مَا عَلَيَّ

Okuma Parçası - Metin

Kaynak: alseraj.net/nahj_al-balagha/الخطبة-١٩/ - خذ نفس المتن كلها تحت الموضوع - قاله للأشعث بن قيس وهو على منبر الكوفة يخطب
مَا يُدْرِيكَ مَا عَلَيَّ مِمَّا لِي؟ عَلَيْكَ لَعْنَةُ اللَّهِ وَ لَعْنَةُ اللَّاعِنِينَ، حَائِكٌ ابْنُ حَائِكٍ، مُنَافِقٌ ابْنُ كَافِرٍ. وَاللَّهِ لَقَدْ أَسَرَكَ الْكُفْرُ مَرَّةً وَ الْإِسْلَامُ أُخْرَى! فَمَا فَدَاكَ مِنْ وَاحِدَةٍ مِنْهُمَا مَالُكَ وَلَا حَسَبُكَ وَإِنَّ امْرَأً دَلَّ عَلَى قَوْمِهِ السَّيْفَ وَسَاقَ إِلَيْهِمُ الْحَتْفَ لَحَرِيٌّ أَنْ يَمْقُتَهُ الْأَقْرَبُ وَلَا يَأْمَنَهُ الْأَبْعَدُ!
Türkçe Çevirisi (Tam Metin):
Benim neyimin lehime ve neyimin aleyhime olduğunu sen nereden bilirsin? Allah'ın laneti ve lanet edenlerin laneti senin üzerine olsun! Dokumacı oğlu dokumacı, kafir oğlu münafık! Vallahi seni küfür bir kere, İslam bir kere daha esir aldı! Ne malın ne de soyun seni bu ikisinden birinden kurtaramadı. Şüphesiz kavmine kılıcı gösteren ve onlara ölümü süren bir adamın en yakınının bile kendisine buğz etmesi ve en uzağının bile ona güvenmemesi layıktır!
Şerif Razi haşiyesi: Küfürde bir kere ve İslam'da bir kere esir alındı. Kavmine kılıcı gösterdi sözünden murat, Yemame'de Halid b. Velid ile olan hadisedir; kavmini aldattı ve Halid'in onlara saldırıp öldürmesine sebep oldu, bu yüzden kavmi ona "ateşin alameti" derdi ki bu onlarda hainin adıdır.

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri - Metinden

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • لَعْنَةُ اللَّهِ - Allah'ın laneti
    Kelime Anlamı: beddua
    Cümle: عَلَيْكَ لَعْنَةُ اللَّهِ وَ لَعْنَةُ اللَّاعِنِينَ
    Türkçe: Allah'ın ve lanet edenlerin laneti üzerine olsun.
  • حَائِكٌ - Dokumacı
    Kelime Anlamı: kumaş dokuyan
    Cümle: حَائِكٌ ابْنُ حَائِكٍ
    Türkçe: Dokumacı oğlu dokumacı.
  • مُنَافِقٌ - Münafık
    Kelime Anlamı: iki yüzlü
    Cümle: مُنَافِقٌ ابْنُ كَافِرٍ
    Türkçe: Kafir oğlu münafık.
  • كُفْرُ - Küfür
    Kelime Anlamı: inkar
    Cümle: أَسَرَكَ الْكُفْرُ مَرَّةً
    Türkçe: Küfür seni bir kere esir aldı.
  • مَالُكَ - Senin malın
    Kelime Anlamı: servet
    Cümle: فَمَا فَدَاكَ مِنْ وَاحِدَةٍ مِنْهُمَا مَالُكَ
    Türkçe: Malın seni kurtaramadı.
  • حَسَبُكَ - Soyun, şerefin
    Kelime Anlamı: nesep
    Cümle: وَلَا حَسَبُكَ
    Türkçe: Soyun da kurtaramadı.
  • السَّيْفَ - Kılıç
    Kelime Anlamı: silah
    Cümle: دَلَّ عَلَى قَوْمِهِ السَّيْفَ
    Türkçe: Kavmine kılıcı gösterdi.
  • الْحَتْفَ - Ölüm, helak
    Kelime Anlamı: ecel
    Cümle: وَسَاقَ إِلَيْهِمُ الْحَتْفَ
    Türkçe: Onlara ölümü sürdü.

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • يُدْرِيكَ - Sana bildiriyor
    Kökü: د ر ي
    Cümle: مَا يُدْرِيكَ مَا عَلَيَّ مِمَّا لِي؟
    Türkçe: Benim neyim var neyim yok sen nereden bilirsin?
  • أَسَرَكَ - Seni esir aldı
    Kökü: أ س ر
    Cümle: لَقَدْ أَسَرَكَ الْكُفْرُ مَرَّةً
    Türkçe: Küfür seni bir kere esir aldı.
  • فَدَاكَ - Seni fidye ile kurtardı
    Kökü: ف د ي
    Cümle: فَمَا فَدَاكَ مِنْ وَاحِدَةٍ مِنْهُمَا مَالُكَ
    Türkçe: Malın seni ondan kurtaramadı.
  • دَلَّ - Gösterdi, yol gösterdi
    Kökü: د ل ل
    Cümle: إِنَّ امْرَأً دَلَّ عَلَى قَوْمِهِ السَّيْفَ
    Türkçe: Kavmine kılıcı gösteren kişi.
  • سَاقَ - Sürdü, sevk etti
    Kökü: س و ق
    Cümle: وَسَاقَ إِلَيْهِمُ الْحَتْفَ
    Türkçe: Onlara ölümü sürdü.
  • يَمْقُتَهُ - Ona buğz etsin
    Kökü: م ق ت
    Cümle: لَحَرِيٌّ أَنْ يَمْقُتَهُ الْأَقْرَبُ
    Türkçe: En yakınının ona buğz etmesi layıktır.
  • يَأْمَنَهُ - Ona güvensin
    Kökü: أ م ن
    Cümle: وَلَا يَأْمَنَهُ الْأَبْعَدُ
    Türkçe: En uzağı bile ona güvenmez.
  • خَفَضَ - Eğdi (bakışını)
    Kökü: خ ف ض
    Cümle: فَخَفَضَ إِلَيْهِ بَصَرَهُ (rivayet metninde)
    Türkçe: Ona bakışını eğdi.
  • اعْتَرَضَهُ - Ona itiraz etti
    Kökü: ع ر ض
    Cümle: شَيْء اعترضه الأشعث فيه (bağlam)
    Türkçe: Eş'as onda itiraz etti.

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • مَا - Soru / ismi mevsul edatı
    Cümle: مَا يُدْرِيكَ مَا عَلَيَّ
    Türkçe: Sana ne bildirir benim neyim var?
  • مِمَّا - Min + ma edatı
    Cümle: مَا عَلَيَّ مِمَّا لِي
    Türkçe: Lehime olan şeyden aleyhime olan.
  • لَقَدْ - Tahkik edatı
    Cümle: وَاللَّهِ لَقَدْ أَسَرَكَ الْكُفْرُ
    Türkçe: Vallahi seni küfür esir aldı.
  • مَرَّةً - Zarf-ı zaman edatı
    Cümle: أَسَرَكَ الْكُفْرُ مَرَّةً
    Türkçe: Bir kere esir aldı.
  • إِنَّ - Tahkik edatı
    Cümle: وَإِنَّ امْرَأً دَلَّ عَلَى قَوْمِهِ السَّيْفَ
    Türkçe: Şüphesiz kavmine kılıcı gösteren kişi.
  • أَنْ - Masdariye edatı
    Cümle: أَنْ يَمْقُتَهُ الْأَقْرَبُ
    Türkçe: En yakınının ona buğz etmesi.

Nehcül Belaga Hutbe 19 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Arapça Kelime ve Gramer Testi (Hutbe 19)

نهج البلاغة لامامنا علي عليه السلام
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

Nehcül Belağa | الخطبة ٢٠ - فَإِنَّكُمْ لَوْ قَدْ عَايَنْتُمْ

Okuma Parçası - Metin

Kaynak: alseraj.net/nahj_al-balagha/الخطبة-٢٠/ - خذ نفس المتن كلها تحت الموضوع - حال أهل الدنيا لو اطلعوا على ما يجري بعد الموت
فَإِنَّكُمْ لَوْ قَدْ عَايَنْتُمْ مَا قَدْ عَايَنَ مَنْ مَاتَ مِنْكُمْ لَجَزِعْتُمْ وَوَهِلْتُمْ وَسَمِعْتُمْ وَأَطَعْتُمْ وَلَكِنْ مَحْجُوبٌ عَنْكُمْ مَا قَدْ عَايَنُوا وَقَرِيبٌ مَا يُطْرَحُ الْحِجَابُ وَلَقَدْ بُصِّرْتُمْ إِنْ أَبْصَرْتُمْ وَأُسْمِعْتُمْ إِنْ سَمِعْتُمْ وَهُدِيتُمْ إِنِ اهْتَدَيْتُمْ وَبِحَقٍّ أَقُولُ لَكُمْ لَقَدْ جَاهَرَتْكُمُ الْعِبَرُ وَزُجِرْتُمْ بِمَا فِيهِ مُزْدَجَرٌ وَمَا يُبَلِّغُ عَنِ اللَّهِ بَعْدَ رُسُلِ السَّمَاءِ إِلَّا الْبَشَرُ.
Türkçe Çevirisi (Tam Metin):
Eğer siz, sizden ölenlerin gördüklerini görecek olsaydınız elbette feryad eder, dehşete kapılır, işitir ve itaat ederdiniz. Fakat onların gördükleri sizden perdelenmiştir ve perdenin kaldırılması yakındır. And olsun ki basiret sahibi kılındınız eğer görürseniz, işittirildiniz eğer işitirseniz, hidayet edildiniz eğer hidayeti kabul ederseniz. Hak ile size diyorum ki ibretler size açıkça gösterildi, içinde caydırıcı olan şeylerle azarlandınız ve gök elçilerinden (meleklerden) sonra Allah'tan tebliğ eden ancak insanlardır (beşer elçilerdir).

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri - Metinden

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • مَنْ مَاتَ مِنْكُمْ - Sizden ölenler
    Kelime Anlamı: vefat eden
    Cümle: مَا قَدْ عَايَنَ مَنْ مَاتَ مِنْكُمْ
    Türkçe: Sizden ölenlerin gördüğü şey.
  • الْحِجَابُ - Perde
    Kelime Anlamı: örtü
    Cümle: قَرِيبٌ مَا يُطْرَحُ الْحِجَابُ
    Türkçe: Perdenin kaldırılması yakındır.
  • الْعِبَرُ - İbretler
    Kelime Anlamı: dersler
    Cümle: لَقَدْ جَاهَرَتْكُمُ الْعِبَرُ
    Türkçe: İbretler size açıkça gösterildi.
  • مُزْدَجَرٌ - Caydırıcı, vazgeçirici
    Kelime Anlamı: zecr yeri
    Cümle: وَزُجِرْتُمْ بِمَا فِيهِ مُزْدَجَرٌ
    Türkçe: İçinde caydırıcı olanla azarlandınız.
  • رُسُلِ السَّمَاءِ - Gök elçileri
    Kelime Anlamı: melekler
    Cümle: بَعْدَ رُسُلِ السَّمَاءِ
    Türkçe: Gök elçilerinden sonra.
  • الْبَشَرُ - İnsanlar
    Kelime Anlamı: beşer
    Cümle: إِلَّا الْبَشَرُ
    Türkçe: Ancak insanlar tebliğ eder.
  • حَقٍّ - Hak
    Kelime Anlamı: gerçek
    Cümle: وَبِحَقٍّ أَقُولُ لَكُمْ
    Türkçe: Hak ile size diyorum.
  • مَحْجُوبٌ - Perdelenmiş (isim-fiil)
    Kelime Anlamı: gizli
    Cümle: وَلَكِنْ مَحْجُوبٌ عَنْكُمْ مَا قَدْ عَايَنُوا
    Türkçe: Onların gördükleri sizden perdelenmiştir.

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • عَايَنْتُمْ - Gördünüz, müşahede ettiniz
    Kökü: ع ي ن
    Cümle: فَإِنَّكُمْ لَوْ قَدْ عَايَنْتُمْ
    Türkçe: Eğer siz görecek olsaydınız.
  • لَجَزِعْتُمْ - Feryad ederdiniz
    Kökü: ج ز ع
    Cümle: لَجَزِعْتُمْ وَوَهِلْتُمْ
    Türkçe: Feryad ederdiniz ve dehşete kapılırdınız.
  • وَوَهِلْتُمْ - Dehşete kapıldınız
    Kökü: و ه ل
    Cümle: لَجَزِعْتُمْ وَوَهِلْتُمْ
    Türkçe: Dehşete kapılırdınız.
  • يُطْرَحُ - Atılır, kaldırılır (meçhul)
    Kökü: ط ر ح
    Cümle: قَرِيبٌ مَا يُطْرَحُ الْحِجَابُ
    Türkçe: Perdenin kaldırılması yakındır.
  • بُصِّرْتُمْ - Basiret sahibi kılındınız (meçhul)
    Kökü: ب ص ر
    Cümle: وَلَقَدْ بُصِّرْتُمْ إِنْ أَبْصَرْتُمْ
    Türkçe: Eğer görürseniz basiret verildiniz.
  • أُسْمِعْتُمْ - İşittirildiniz (meçhul)
    Kökü: س م ع
    Cümle: وَأُسْمِعْتُمْ إِنْ سَمِعْتُمْ
    Türkçe: İşittirildiniz eğer işitirseniz.
  • هُدِيتُمْ - Hidayet edildiniz (meçhul)
    Kökü: ه د ي
    Cümle: وَهُدِيتُمْ إِنِ اهْتَدَيْتُمْ
    Türkçe: Hidayet edildiniz eğer hidayeti kabul ederseniz.
  • جَاهَرَتْكُمُ - Size açıkça gösterdi
    Kökü: ج ه ر
    Cümle: لَقَدْ جَاهَرَتْكُمُ الْعِبَرُ
    Türkçe: İbretler size açıkça gösterildi.
  • يُبَلِّغُ - Tebliğ ediyor
    Kökü: ب ل غ
    Cümle: وَمَا يُبَلِّغُ عَنِ اللَّهِ بَعْدَ رُسُلِ السَّمَاءِ إِلَّا الْبَشَرُ
    Türkçe: Gök elçilerinden sonra Allah'tan ancak beşer tebliğ eder.

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • فَإِنَّكُمْ - Tahkik + hitap
    Cümle: فَإِنَّكُمْ لَوْ قَدْ عَايَنْتُمْ
    Türkçe: Şüphesiz siz eğer görecek olsaydınız.
  • لَوْ - Şart edatı (imtena)
    Cümle: لَوْ قَدْ عَايَنْتُمْ
    Türkçe: Eğer görseydiniz.
  • قَدْ - Tahkik edatı
    Cümle: مَا قَدْ عَايَنَ مَنْ مَاتَ
    Türkçe: Ölenin gerçekten gördüğü şey.
  • لَـ - Lam-ı cevab-ı lev
    Cümle: لَجَزِعْتُمْ
    Türkçe: Elbette feryad ederdiniz.
  • إِنْ - Şart edatı
    Cümle: إِنْ أَبْصَرْتُمْ
    Türkçe: Eğer görürseniz.
  • إِلَّا - İstisna edatı
    Cümle: إِلَّا الْبَشَرُ
    Türkçe: Ancak beşer (insan elçiler).

Nehcül Belaga Hutbe 20 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Arapça Kelime ve Gramer Testi (Hutbe 20)

نهج البلاغة لامامنا علي عليه السلام
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

Nehcül Belağa | الخطبة ٢١ - فَإِنَّ الْغَايَةَ أَمَامَكُمْ وَإِنَّ

Okuma Parçası - Metin

Kaynak: alseraj.net/nahj_al-balagha/الخطبة-٢١/ - خذ نفس المتن كلها تحت الموضوع - تخففوا تلحقوا
فَإِنَّ الْغَايَةَ أَمَامَكُمْ وَإِنَّ وَرَاءَكُمُ السَّاعَةَ تَحْدُوكُمْ؛ تَخَفَّفُوا تَلْحَقُوا، فَإِنَّمَا يُنْتَظَرُ بِأَوَّلِكُمْ آخِرُكُمْ.
Türkçe Çevirisi (Tam Metin):
Çünkü gaye (hedef) önünüzde ve kıyamet saati arkanızdan sizi sürüp sevk ediyor. Hafifleyin ki yetişesiniz! Çünkü ancak ilklerinizle sonuncularınız beklenmektedir.

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri - Metinden

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • الْغَايَةَ - Gaye, hedef
    Kelime Anlamı: varılacak yer
    Cümle: فَإِنَّ الْغَايَةَ أَمَامَكُمْ
    Türkçe: Gaye önünüzdedir.
  • أَمَامَكُمْ - Önünüzde
    Kelime Anlamı: ön taraf
    Cümle: فَإِنَّ الْغَايَةَ أَمَامَكُمْ
    Türkçe: Gaye önünüzde.
  • وَرَاءَكُمُ - Arkanızda
    Kelime Anlamı: arka taraf
    Cümle: وَإِنَّ وَرَاءَكُمُ السَّاعَةَ
    Türkçe: Arkanızda kıyamet saati var.
  • السَّاعَةَ - Saat, kıyamet
    Kelime Anlamı: kıyamet vakti
    Cümle: وَرَاءَكُمُ السَّاعَةَ تَحْدُوكُمْ
    Türkçe: Saat sizi sürüyor.
  • أَوَّلِكُمْ - İlkleriniz
    Kelime Anlamı: evvelkiler
    Cümle: فَإِنَّمَا يُنْتَظَرُ بِأَوَّلِكُمْ
    Türkçe: İlklerinizle beklenir.
  • آخِرُكُمْ - Sonuncularınız
    Kelime Anlamı: sonrakiler
    Cümle: يُنْتَظَرُ بِأَوَّلِكُمْ آخِرُكُمْ
    Türkçe: İlklerinizle sonuncularınız beklenir.
  • غَايَة - Hedef (nekra)
    Kelime Anlamı: nihayet
    Cümle: الْغَايَةَ أَمَامَكُمْ
    Türkçe: Hedef önünüzde.
  • سَاعَة - Vakit
    Kelime Anlamı: kıyamet
    Cümle: السَّاعَةَ تَحْدُوكُمْ
    Türkçe: Kıyamet sizi sürüklüyor.

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • تَحْدُوكُمْ - Sizi sürüyor
    Kökü: ح د و
    Cümle: وَرَاءَكُمُ السَّاعَةَ تَحْدُوكُمْ
    Türkçe: Saat arkanızdan sizi sürüyor.
  • تَخَفَّفُوا - Hafifleyin (emir)
    Kökü: خ ف ف
    Cümle: تَخَفَّفُوا تَلْحَقُوا
    Türkçe: Hafifleyin ki yetişesiniz.
  • تَلْحَقُوا - Yetişirsiniz
    Kökü: ل ح ق
    Cümle: تَخَفَّفُوا تَلْحَقُوا
    Türkçe: Hafifleyin, yetişirsiniz.
  • يُنْتَظَرُ - Bekleniyor (meçhul)
    Kökü: ن ظ ر
    Cümle: فَإِنَّمَا يُنْتَظَرُ بِأَوَّلِكُمْ آخِرُكُمْ
    Türkçe: İlklerinizle sonuncularınız beklenir.
  • حَدَا - Sürdü
    Kökü: ح د و
    Cümle: السَّاعَةَ تَحْدُوكُمْ
    Türkçe: Saat sizi sürüyor.
  • خَفَّ - Hafifledi
    Kökü: خ ف ف
    Cümle: تَخَفَّفُوا
    Türkçe: Hafifleyin.
  • لَحِقَ - Yetişti
    Kökü: ل ح ق
    Cümle: تَلْحَقُوا
    Türkçe: Yetişesiniz.
  • أَمَّ - Yönelmek
    Kökü: أ م م
    Cümle: الْغَايَةَ أَمَامَكُمْ
    Türkçe: Gaye önünüzde.
  • وَرِيَ - Arkada olmak
    Kökü: و ر ي
    Cümle: وَرَاءَكُمُ السَّاعَةَ
    Türkçe: Arkanızda saat.

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • فَإِنَّ - Tahkik edatı
    Cümle: فَإِنَّ الْغَايَةَ أَمَامَكُمْ
    Türkçe: Çünkü gaye önünüzdedir.
  • وَإِنَّ - Atıf + tekit
    Cümle: وَإِنَّ وَرَاءَكُمُ السَّاعَةَ
    Türkçe: Ve şüphesiz arkanızda saat vardır.
  • أَمَامَ - Zarf-ı mekan
    Cümle: أَمَامَكُمْ
    Türkçe: Önünüzde.
  • وَرَاءَ - Zarf-ı mekan
    Cümle: وَرَاءَكُمُ السَّاعَةَ
    Türkçe: Arkanızda.
  • فَإِنَّمَا - Hasr edatı
    Cümle: فَإِنَّمَا يُنْتَظَرُ بِأَوَّلِكُمْ آخِرُكُمْ
    Türkçe: Ancak ilklerinizle sonuncularınız beklenir.
  • إِنَّمَا - Hasr edatı
    Cümle: فَإِنَّمَا يُنْتَظَرُ
    Türkçe: Ancak beklenir.

Nehcül Belaga Hutbe 21 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Arapça Kelime ve Gramer Testi (Hutbe 21)

نهج البلاغة لامامنا علي عليه السلام
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

Nehcül Belağa | الخطبة ٢٢ - أَلَا وَإِنَّ الشَّيْطَانَ قَدْ ذَمَّرَ

Okuma Parçası - Metin

Kaynak: alseraj.net/nahj_al-balagha/الخطبة-٢٢/ - خذ نفس المتن كلها تحت الموضوع - حين بلغه خبر الناكثين ببيعته
أَلَا وَإِنَّ الشَّيْطَانَ قَدْ ذَمَّرَ حِزْبَهُ وَاسْتَجْلَبَ جَلَبَهُ لِيَعُودَ الْجَوْرُ إِلَى أَوْطَانِهِ وَيَرْجِعَ الْبَاطِلُ إِلَى نِصَابِهِ وَاللَّهِ مَا أَنْكَرُوا عَلَيَّ مُنْكَراً وَلَا جَعَلُوا بَيْنِي وَبَيْنَهُمْ نَصِفاً.

وَإِنَّهُمْ لَيَطْلُبُونَ حَقّاً هُمْ تَرَكُوهُ وَدَماً هُمْ سَفَكُوهُ، فَلَئِنْ كُنْتُ شَرِيكَهُمْ فِيهِ فَإِنَّ لَهُمْ لَنَصِيبَهُمْ مِنْهُ وَإِنْ كَانُوا وَلُوهُ دُونِي فَمَا التَّبِعَةُ إِلَّا عِنْدَهُمْ وَإِنَّ أَعْظَمَ حُجَّتِهِمْ لَعَلَى أَنْفُسِهِمْ. يَرْتَضِعُونَ أُمّاً قَدْ فَطَمَتْ وَيُحْيُونَ بِدْعَةً قَدْ أُمِيتَتْ، يَا خَيْبَةَ الدَّاعِي مَنْ دَعَا وَإِلَامَ أُجِيبَ وَإِنِّي لَرَاضٍ بِحُجَّةِ اللَّهِ عَلَيْهِمْ وَعِلْمِهِ فِيهِمْ.

فَإِنْ أَبَوْا أَعْطَيْتُهُمْ حَدَّ السَّيْفِ وَكَفَى بِهِ شَافِياً مِنَ الْبَاطِلِ وَنَاصِراً لِلْحَقِّ وَمِنَ الْعَجَبِ بَعْثُهُمْ إِلَيَّ أَنْ أَبْرُزَ لِلطِّعَانِ وَأَنْ أَصْبِرَ لِلْجِلَادِ هَبِلَتْهُمُ الْهَبُولُ لَقَدْ كُنْتُ وَمَا أُهَدَّدُ بِالْحَرْبِ وَلَا أُرْهَبُ بِالضَّرْبِ وَإِنِّي لَعَلَى يَقِينٍ مِنْ رَبِّي وَغَيْرِ شُبْهَةٍ مِنْ دِينِي.
Türkçe Çevirisi (Tam Metin):
Dikkat edin! Şüphesiz şeytan partisini toplamış, atlısını ve yaya topluluğunu çağırmıştır; ta ki zulüm yurtlarına dönsün ve batıl kendi yerine geri gelsin. Vallahi onlar benden bir münkeri inkar etmediler ve benimle kendileri arasında bir insaf ehli kılmadılar.

Onlar kendilerinin terk ettiği bir hakkı ve kendilerinin döktüğü bir kanı talep ediyorlar. Eğer ben de onda onlara ortak idiysem, onların da onda nasipleri vardır. Eğer onu bensiz üstlendilerse, sorumluluk sadece onların üzerindedir. Onların en büyük delili kendi aleyhlerinedir. Sütten kesilmiş bir anayı emiyorlar ve öldürülmüş bir bid'atı diriltiyorlar. Davet edenin hüsranına! Kim davet etti ve neye icabet edildi! Ben Allah'ın onlara karşı olan hüccetine ve onlar hakkındaki ilmine razıyım.

Eğer reddederlerse onlara kılıcın keskin yüzünü veririm; o, batıldan şifa veren ve hakka yardımcı olan olarak yeter. Onların bana, mızrak dövüşüne çıkmam ve kılıç darbelerine sabretmem için haber göndermeleri şaşılacak şeydir. Anaları yas tutasıcalar! Ben savaşla tehdit edilecek ve darp ile korkutulacak biri değildim. Ben Rabbimden yana yakin üzereyim ve dinimden yana şüphesizim.

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri - Metinden

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • الشَّيْطَانَ - Şeytan
    Kelime Anlamı: iblis
    Cümle: أَلَا وَإِنَّ الشَّيْطَانَ قَدْ ذَمَّرَ حِزْبَهُ
    Türkçe: Şeytan partisini topladı.
  • حِزْبَهُ - Partisini, grubunu
    Kelime Anlamı: taraftarları
    Cümle: قَدْ ذَمَّرَ حِزْبَهُ
    Türkçe: Partisini topladı.
  • الْجَوْرُ - Zulüm, haksızlık
    Kelime Anlamı: cevri
    Cümle: لِيَعُودَ الْجَوْرُ إِلَى أَوْطَانِهِ
    Türkçe: Zulüm yurtlarına dönsün diye.
  • الْبَاطِلُ - Batıl
    Kelime Anlamı: haksızlık
    Cümle: وَيَرْجِعَ الْبَاطِلُ إِلَى نِصَابِهِ
    Türkçe: Batıl yerine geri dönsün.
  • دَماً - Kan
    Kelime Anlamı: Osman'ın kanı
    Cümle: وَدَماً هُمْ سَفَكُوهُ
    Türkçe: Kendilerinin döktüğü bir kan.
  • بِدْعَةً - Bidat, sonradan uydurma
    Kelime Anlamı: yenilik
    Cümle: وَيُحْيُونَ بِدْعَةً قَدْ أُمِيتَتْ
    Türkçe: Öldürülmüş bir bidatı diriltiyorlar.
  • حَدَّ السَّيْفِ - Kılıcın keskin yüzü
    Kelime Anlamı: kılıç cezası
    Cümle: أَعْطَيْتُهُمْ حَدَّ السَّيْفِ
    Türkçe: Onlara kılıcın keskin yüzünü veririm.
  • يَقِينٍ - Yakin, kesin inanç
    Kelime Anlamı: şüphe yok
    Cümle: وَإِنِّي لَعَلَى يَقِينٍ مِنْ رَبِّي
    Türkçe: Rabbimden yana yakin üzereyim.

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • ذَمَّرَ - Topladı, kışkırttı
    Kökü: ذ م ر
    Cümle: قَدْ ذَمَّرَ حِزْبَهُ
    Türkçe: Partisini topladı.
  • اسْتَجْلَبَ - Çağırdı, topladı
    Kökü: ج ل ب
    Cümle: وَاسْتَجْلَبَ جَلَبَهُ
    Türkçe: Topluluğunu çağırdı.
  • يَعُودَ - Dönsün
    Kökü: ع و د
    Cümle: لِيَعُودَ الْجَوْرُ إِلَى أَوْطَانِهِ
    Türkçe: Zulüm yurtlarına dönsün diye.
  • سَفَكُوهُ - Onu döktüler
    Kökü: س ف ك
    Cümle: وَدَماً هُمْ سَفَكُوهُ
    Türkçe: Kendilerinin döktüğü bir kan.
  • وَلُوهُ - Onu üstlendiler
    Kökü: و ل ي
    Cümle: إِنْ كَانُوا وَلُوهُ دُونِي
    Türkçe: Eğer onu bensiz üstlendilerse.
  • فَطَمَتْ - Sütten kesti
    Kökü: ف ط م
    Cümle: يَرْتَضِعُونَ أُمّاً قَدْ فَطَمَتْ
    Türkçe: Sütten kesilmiş anayı emiyorlar.
  • أُمِيتَتْ - Öldürüldü (meçhul)
    Kökü: م و ت
    Cümle: بِدْعَةً قَدْ أُمِيتَتْ
    Türkçe: Öldürülmüş bir bidat.
  • أَبَوْا - Reddettiler, yüz çevirdiler
    Kökü: أ ب ي
    Cümle: فَإِنْ أَبَوْا أَعْطَيْتُهُمْ حَدَّ السَّيْفِ
    Türkçe: Eğer reddederlerse kılıcı veririm.
  • أُهَدَّدُ - Tehdit edilmek (meçhul muzari)
    Kökü: ه د د
    Cümle: وَمَا أُهَدَّدُ بِالْحَرْبِ
    Türkçe: Savaşla tehdit edilecek değilim.

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • أَلَا - Tenbih / dikkat edatı
    Cümle: أَلَا وَإِنَّ الشَّيْطَانَ
    Türkçe: Dikkat edin! Şüphesiz şeytan.
  • قَدْ - Tahkik edatı
    Cümle: قَدْ ذَمَّرَ حِزْبَهُ
    Türkçe: Gerçekten partisini topladı.
  • لِـ - Ta'lil / lam-ı talil
    Cümle: لِيَعُودَ الْجَوْرُ
    Türkçe: Zulüm dönsün diye.
  • لَـ - Lam-ı tekit
    Cümle: وَإِنَّهُمْ لَيَطْلُبُونَ حَقّاً
    Türkçe: Onlar gerçekten bir hak talep ediyorlar.
  • إِنْ - Şart edatı
    Cümle: فَلَئِنْ كُنْتُ شَرِيكَهُمْ
    Türkçe: Eğer ben onlara ortak isem.
  • فَإِنْ - Şart edatı
    Cümle: فَإِنْ أَبَوْا أَعْطَيْتُهُمْ حَدَّ السَّيْفِ
    Türkçe: Eğer reddederlerse kılıcı veririm.

Nehcül Belaga Hutbe 22 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Arapça Kelime ve Gramer Testi (Hutbe 22)

نهج البلاغة لامامنا علي عليه السلام
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

Nehcül Belağa | الخطبة ٢٣ - أَمَّا بَعْدُ فَإِنَّ الْأَمْرَ يَنْزِلُ

Okuma Parçası - Metin

Kaynak: alseraj.net/nahj_al-balagha/الخطبة-٢٣/ - خذ نفس المتن كلها تحت الموضوع - تهذيب الفقراء وتأديب الأغنياء
أَمَّا بَعْدُ فَإِنَّ الْأَمْرَ يَنْزِلُ مِنَ السَّمَاءِ إِلَى الْأَرْضِ كَقَطَرَاتِ الْمَطَرِ إِلَى كُلِّ نَفْسٍ بِمَا قُسِمَ لَهَا مِنْ زِيَادَةٍ أَوْ نُقْصَانٍ، فَإِنْ رَأَى أَحَدُكُمْ لِأَخِيهِ غَفِيرَةً فِي أَهْلٍ أَوْ مَالٍ أَوْ نَفْسٍ، فَلَا تَكُونَنَّ لَهُ فِتْنَةً فَإِنَّ الْمَرْءَ الْمُسْلِمَ مَا لَمْ يَغْشَ دَنَاءَةً تَظْهَرُ، فَيَخْشَعُ لَهَا إِذَا ذُكِرَتْ وَيُغْرَى بِهَا لِئَامُ النَّاسِ كَانَ كَالْفَالِجِ الْيَاسِرِ الَّذِي يَنْتَظِرُ أَوَّلَ فَوْزَةٍ مِنْ قِدَاحِهِ تُوجِبُ لَهُ الْمَغْنَمَ وَيُرْفَعُ بِهَا عَنْهُ الْمَغْرَمُ وَكَذَلِكَ الْمَرْءُ الْمُسْلِمُ الْبَرِيءُ مِنَ الْخِيَانَةِ يَنْتَظِرُ مِنَ اللَّهِ إِحْدَى الْحُسْنَيَيْنِ، إِمَّا دَاعِيَ اللَّهِ فَمَا عِنْدَ اللَّهِ خَيْرٌ لَهُ وَإِمَّا رِزْقَ اللَّهِ فَإِذَا هُوَ ذُو أَهْلٍ وَمَالٍ وَمَعَهُ دِينُهُ وَحَسَبُهُ. وَإِنَّ الْمَالَ وَالْبَنِينَ حَرْثُ الدُّنْيَا وَالْعَمَلَ الصَّالِحَ حَرْثُ الْآخِرَةِ وَقَدْ يَجْمَعُهُمَا اللَّهُ تَعَالَى لِأَقْوَامٍ.

فَاحْذَرُوا مِنَ اللَّهِ مَا حَذَّرَكُمْ مِنْ نَفْسِهِ، وَاخْشَوْهُ خَشْيَةً لَيْسَتْ بِتَعْذِيرٍ وَاعْمَلُوا فِي غَيْرِ رِيَاءٍ وَلَا سُمْعَةٍ فَإِنَّهُ مَنْ يَعْمَلْ لِغَيْرِ اللَّهِ يَكِلْهُ اللَّهُ لِمَنْ عَمِلَ لَهُ. نَسْأَلُ اللَّهَ مَنَازِلَ الشُّهَدَاءِ وَمُعَايَشَةَ السُّعَدَاءِ وَمُرَافَقَةَ الْأَنْبِيَاءِ.

أَيُّهَا النَّاسُ إِنَّهُ لَا يَسْتَغْنِي الرَّجُلُ وَإِنْ كَانَ ذَا مَالٍ عَنْ عِتْرَتِهِ وَدِفَاعِهِمْ عَنْهُ بِأَيْدِيهِمْ وَأَلْسِنَتِهِمْ وَهُمْ أَعْظَمُ النَّاسِ حَيْطَةً مِنْ وَرَائِهِ وَأَلَمُّهُمْ لِشَعَثِهِ وَأَعْطَفُهُمْ عَلَيْهِ عِنْدَ نَازِلَةٍ إِذَا نَزَلَتْ بِهِ وَلِسَانُ الصِّدْقِ يَجْعَلُهُ اللَّهُ لِلْمَرْءِ فِي النَّاسِ خَيْرٌ لَهُ مِنَ الْمَالِ يَرِثُهُ غَيْرُهُ.

أَلَا لَا يَعْدِلَنَّ أَحَدُكُمْ عَنِ الْقَرَابَةِ يَرَى بِهَا الْخَصَاصَةَ أَنْ يَسُدَّهَا بِالَّذِي لَا يَزِيدُهُ إِنْ أَمْسَكَهُ وَلَا يَنْقُصُهُ إِنْ أَهْلَكَهُ وَمَنْ يَقْبِضْ يَدَهُ عَنْ عَشِيرَتِهِ فَإِنَّمَا تُقْبَضُ مِنْهُ عَنْهُمْ يَدٌ وَاحِدَةٌ وَتُقْبَضُ مِنْهُمْ عَنْهُ أَيْدٍ كَثِيرَةٌ وَمَنْ تَلِنْ حَاشِيَتُهُ يَسْتَدِمْ مِنْ قَوْمِهِ الْمَوَدَّةَ.
Türkçe Çevirisi (Tam Metin):
Bundan sonra, şüphesiz iş (rızık, takdir) gökten yere yağmur damlaları gibi her nefse kendisi için takdir edilen fazlalık veya eksiklik olarak iner. Eğer biriniz kardeşinde aile, mal veya can bakımından bir bolluk görürse bu onun için fitne olmasın. Çünkü alçaklığa bulaşmadığı sürece, anıldığında boyun bükeceği ve kötü insanların kendisine teşvik edeceği bir kötülüğe düşmeyen Müslüman kişi, okları arasında ilk kazançlı oku bekleyen, onunla ganimet elde edip zarardan kurtulmayı uman kumar oyuncusu (fâlic yâsir) gibidir. Aynı şekilde hıyanetten beri olan Müslüman da Allah'tan iki güzellikten birini bekler: Ya Allah'ın davetçisi (ölüm) ki Allah katındaki onun için daha hayırlıdır, ya da Allah'ın rızkı ki o zaman ehli ve malı olur ve yanında dini ve şerefi de vardır. Mal ve oğullar dünya ekinidir, salih amel ise ahiret ekinidir. Allah bazen ikisini birden bazı kavimlere toplar.

Allah'ın sizi kendisinden sakındırdığı şeyden sakının, O'ndan mazeret sayılmayacak bir korkuyla korkun ve riya ve gösteriş olmaksızın amel edin. Kim Allah'tan başkası için amel ederse Allah onu amel ettiği kimseye bırakır. Allah'tan şehitlerin menzillerini, mutlu kimselerle yaşamayı ve peygamberlerle arkadaşlığı dileriz.

Ey insanlar! Kişi mal sahibi olsa bile akrabasından, onların elleri ve dilleriyle onu savunmalarından müstağni kalamaz. Onlar arkasından en çok koruyan, dağınıklığını en çok toplayan ve başına bir musibet geldiğinde ona en çok şefkat edenlerdir. Allah'ın kişi için insanlar arasında oluşturduğu doğru bir dil (iyi nam), başkasının miras alacağı maldan daha hayırlıdır.

Dikkat edin! Hiçbiriniz akrabasında fakirlik görüp de elinde tuttuğunda artmayan ve infak ettiğinde eksilmeyen şeyle o fakirliği gidermekten yüz çevirmesin. Kim elini aşiretinden çekerse, onlardan bir el çekilmiş olur, ama onlardan ona karşı çok eller çekilir. Yumuşak huylu olan, kavminden sevgiyi devamlı kılar.

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri - Metinden

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • الْأَمْرُ - İş, takdir
    Kelime Anlamı: rızık takdiri
    Cümle: فَإِنَّ الْأَمْرَ يَنْزِلُ مِنَ السَّمَاءِ
    Türkçe: İş gökten iner.
  • الْمَطَرِ - Yağmur
    Kelime Anlamı: rahmet
    Cümle: كَقَطَرَاتِ الْمَطَرِ
    Türkçe: Yağmur damlaları gibi.
  • غَفِيرَةً - Bolluk, çokluk
    Kelime Anlamı: fazla rızık
    Cümle: لِأَخِيهِ غَفِيرَةً فِي أَهْلٍ أَوْ مَالٍ
    Türkçe: Kardeşinde aile veya mal bolluğu.
  • الْفَالِجِ الْيَاسِرِ - Kazanan kumarcı
    Kelime Anlamı: ok oyunu
    Cümle: كَانَ كَالْفَالِجِ الْيَاسِرِ
    Türkçe: Kazanan kumarcı gibi.
  • الْمَغْنَمَ - Ganimet, kazanç
    Kelime Anlamı: kâr
    Cümle: تُوجِبُ لَهُ الْمَغْنَمَ
    Türkçe: Ona ganimeti gerektirir.
  • حَرْثُ الدُّنْيَا - Dünya ekini
    Kelime Anlamı: dünya mahsulü
    Cümle: الْمَالَ وَالْبَنِينَ حَرْثُ الدُّنْيَا
    Türkçe: Mal ve oğullar dünya ekinidir.
  • عِتْرَتِهِ / عَشِيرَتِهِ - Akrabası, aşireti
    Kelime Anlamı: soy, kabile
    Cümle: لَا يَسْتَغْنِي الرَّجُلُ عَنْ عِتْرَتِهِ
    Türkçe: Kişi akrabasından müstağni kalamaz.
  • الْخَصَاصَةَ - Fakirlik, ihtiyaç
    Kelime Anlamı: yoksulluk
    Cümle: يَرَى بِهَا الْخَصَاصَةَ
    Türkçe: Onda fakirlik görür.

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • يَنْزِلُ - İniyor
    Kökü: ن ز ل
    Cümle: فَإِنَّ الْأَمْرَ يَنْزِلُ مِنَ السَّمَاءِ
    Türkçe: İş gökten iniyor.
  • يَغْشَ - Bulaşmak, dalmak
    Kökü: غ ش ي
    Cümle: مَا لَمْ يَغْشَ دَنَاءَةً
    Türkçe: Alçaklığa bulaşmadığı sürece.
  • يَنْتَظِرُ - Bekliyor
    Kökü: ن ظ ر
    Cümle: الَّذِي يَنْتَظِرُ أَوَّلَ فَوْزَةٍ
    Türkçe: İlk kazançlı oku bekleyen.
  • يَجْمَعُهُمَا - İkisini toplar
    Kökü: ج م ع
    Cümle: قَدْ يَجْمَعُهُمَا اللَّهُ لِأَقْوَامٍ
    Türkçe: Allah ikisini bazı kavimlere toplar.
  • يَكِلْهُ - Onu bırakır, havale eder
    Kökü: و ك ل
    Cümle: يَكِلْهُ اللَّهُ لِمَنْ عَمِلَ لَهُ
    Türkçe: Allah onu amel ettiği kimseye bırakır.
  • يَسْتَغْنِي - Müstağni kalmak
    Kökü: غ ن ي
    Cümle: لَا يَسْتَغْنِي الرَّجُلُ عَنْ عِتْرَتِهِ
    Türkçe: Kişi akrabasından müstağni kalamaz.
  • يَجْعَلُهُ - Onu kılar
    Kökü: ج ع ل
    Cümle: وَلِسَانُ الصِّدْقِ يَجْعَلُهُ اللَّهُ
    Türkçe: Doğru dili Allah kılar.
  • يَقْبِضْ - Çeker, tutar
    Kökü: ق ب ض
    Cümle: وَمَنْ يَقْبِضْ يَدَهُ عَنْ عَشِيرَتِهِ
    Türkçe: Kim elini aşiretinden çekerse.
  • تَلِنْ - Yumuşak olmak
    Kökü: ل ي ن
    Cümle: وَمَنْ تَلِنْ حَاشِيَتُهُ
    Türkçe: Kimin huyu yumuşak olursa.

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • أَمَّا - Fasıl edatı
    Cümle: أَمَّا بَعْدُ فَإِنَّ الْأَمْرَ
    Türkçe: Bundan sonra şüphesiz iş.
  • فَإِنَّ - Tahkik edatı
    Cümle: فَإِنَّ الْأَمْرَ يَنْزِلُ
    Türkçe: Şüphesiz iş iniyor.
  • إِنْ - Şart edatı
    Cümle: إِنْ أَمْسَكَهُ
    Türkçe: Eğer onu tutarsa.
  • مَا - Nefy / masdariye edatı
    Cümle: مَا لَمْ يَغْشَ دَنَاءَةً
    Türkçe: Alçaklığa bulaşmadığı sürece.
  • قَدْ - Tahkik / taklil edatı
    Cümle: قَدْ يَجْمَعُهُمَا اللَّهُ
    Türkçe: Allah ikisini bazen toplar.
  • لَا - Nefy edatı
    Cümle: لَا يَسْتَغْنِي الرَّجُلُ
    Türkçe: Kişi müstağni kalamaz.

Nehcül Belaga Hutbe 23 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Arapça Kelime ve Gramer Testi (Hutbe 23)

نهج البلاغة لامامنا علي عليه السلام
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

Nehcül Belağa | الخطبة ٢٤ - وَلَعَمْرِي مَا عَلَيَّ مِنْ قِتَالِ

Okuma Parçası - Metin

Kaynak: alseraj.net/nahj_al-balagha/الخطبة-٢٤/ - خذ نفس المتن كلها تحت الموضوع - كلمة جامعة له
وَلَعَمْرِي مَا عَلَيَّ مِنْ قِتَالِ مَنْ خَالَفَ الْحَقَّ وَخَابَطَ الْغَيَّ مِنْ إِدْهَانٍ وَلَا إِيهَانٍ. فَاتَّقُوا اللَّهَ عِبَادَ اللَّهِ وَفِرُّوا إِلَى اللَّهِ مِنَ اللَّهِ وَامْضُوا فِي الَّذِي نَهَجَهُ لَكُمْ وَقُومُوا بِمَا عَصَبَهُ بِكُمْ، فَعَلِيٌّ ضَامِنٌ لِفَلْجِكُمْ آجِلًا إِنْ لَمْ تُمْنَحُوهُ عَاجِلًا.
Türkçe Çevirisi (Tam Metin):
Ömrüme yemin olsun ki, hakka muhalif olan ve sapıklık içinde körü körüne giden kimselerle savaşmamdan dolayı bende ne bir yağcılık (gevşeklik) vardır ne de bir zayıflık. Öyleyse Allah'tan sakının ey Allah'ın kulları ve Allah'tan Allah'a kaçın ve sizin için açtığı yolda ilerleyin ve size yüklediği şeyi yerine getirin. Ali, eğer acilen (hemen) verilmezse bile ileride kurtuluşunuzu (zaferinizi) garanti etmektedir.

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri - Metinden

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • قِتَالِ - Savaş
    Kelime Anlamı: muharebe
    Cümle: مَا عَلَيَّ مِنْ قِتَالِ مَنْ خَالَفَ الْحَقَّ
    Türkçe: Hakka muhalif olanla savaşmam.
  • الْحَقَّ - Hak
    Kelime Anlamı: doğru
    Cümle: مَنْ خَالَفَ الْحَقَّ
    Türkçe: Hakka muhalif olan.
  • الْغَيَّ - Sapıklık, azgınlık
    Kelime Anlamı: dalalet
    Cümle: وَخَابَطَ الْغَيَّ
    Türkçe: Sapıklık içinde bocalayan.
  • إِدْهَانٍ - Yağcılık, gevşeklik
    Kelime Anlamı: müdahanat
    Cümle: مِنْ إِدْهَانٍ وَلَا إِيهَانٍ
    Türkçe: Ne yağcılık ne de zayıflık.
  • عِبَادَ اللَّهِ - Allah'ın kulları
    Kelime Anlamı: insanlar
    Cümle: فَاتَّقُوا اللَّهَ عِبَادَ اللَّهِ
    Türkçe: Ey Allah'ın kulları Allah'tan sakının.
  • عَلِيٌّ - Ali (isim)
    Kelime Anlamı: Hz. Ali kendisi
    Cümle: فَعَلِيٌّ ضَامِنٌ لِفَلْجِكُمْ
    Türkçe: Ali kurtuluşunuzu garanti ediyor.
  • فَلْجِكُمْ - Kurtuluşunuz, zaferiniz
    Kelime Anlamı: felah
    Cümle: ضَامِنٌ لِفَلْجِكُمْ آجِلًا
    Türkçe: İleride kurtuluşunuzu garanti ediyor.
  • عَاجِلًا - Acilen, hemen
    Kelime Anlamı: peşin olarak
    Cümle: إِنْ لَمْ تُمْنَحُوهُ عَاجِلًا
    Türkçe: Eğer hemen verilmezse.

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • خَالَفَ - Muhalif oldu
    Kökü: خ ل ف
    Cümle: مَنْ خَالَفَ الْحَقَّ
    Türkçe: Hakka muhalif olan.
  • خَابَطَ - Körü körüne daldı, bocaladı
    Kökü: خ ب ط
    Cümle: وَخَابَطَ الْغَيَّ
    Türkçe: Sapıklık içinde bocalayan.
  • اتَّقُوا - Sakının (emir)
    Kökü: و ق ي
    Cümle: فَاتَّقُوا اللَّهَ
    Türkçe: Allah'tan sakının.
  • فِرُّوا - Kaçın (emir)
    Kökü: ف ر ر
    Cümle: وَفِرُّوا إِلَى اللَّهِ مِنَ اللَّهِ
    Türkçe: Allah'tan Allah'a kaçın.
  • امْضُوا - İlerleyin (emir)
    Kökü: م ض ي
    Cümle: وَامْضُوا فِي الَّذِي نَهَجَهُ لَكُمْ
    Türkçe: Sizin için açtığı yolda ilerleyin.
  • نَهَجَهُ - Onu açtı, yol gösterdi
    Kökü: ن ه ج
    Cümle: فِي الَّذِي نَهَجَهُ لَكُمْ
    Türkçe: Sizin için açtığı yolda.
  • قُومُوا - Kalkın, yerine getirin (emir)
    Kökü: ق و م
    Cümle: وَقُومُوا بِمَا عَصَبَهُ بِكُمْ
    Türkçe: Size yüklediği şeyi yerine getirin.
  • عَصَبَهُ - Bağladı, yükledi
    Kökü: ع ص ب
    Cümle: بِمَا عَصَبَهُ بِكُمْ
    Türkçe: Size bağladığı / yüklediği şey.
  • تُمْنَحُوهُ - Ona verilesiniz (meçhul muzari)
    Kökü: م ن ح
    Cümle: إِنْ لَمْ تُمْنَحُوهُ عَاجِلًا
    Türkçe: Eğer hemen verilmezse.

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • وَ - Kasem edatı (yemin)
    Cümle: وَلَعَمْرِي
    Türkçe: Ömrüme yemin olsun ki.
  • مَا - Nefy edatı
    Cümle: مَا عَلَيَّ مِنْ قِتَالِ
    Türkçe: Savaşmamda bir beis yoktur.
  • مَنْ - İsmi mevsul
    Cümle: مَنْ خَالَفَ الْحَقَّ
    Türkçe: Hakka muhalif olan kimse.
  • لَا - Nefy edatı (atıf için)
    Cümle: وَلَا إِيهَانٍ
    Türkçe: Ve zayıflık da yoktur.
  • فَـ - Fa-i istinaf / sebep
    Cümle: فَاتَّقُوا اللَّهَ
    Türkçe: Öyleyse Allah'tan sakının.
  • إِنْ - Şart edatı
    Cümle: إِنْ لَمْ تُمْنَحُوهُ عَاجِلًا
    Türkçe: Eğer hemen verilmezse.

Nehcül Belaga Hutbe 24 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Arapça Kelime ve Gramer Testi (Hutbe 24)

S.Muhammed Kayaalp (el-Haşimi) Ks

الاامام سيد محمد هاشمي الموسوي

Arapça Dersleri-İslami Sohbetler-Tevhid-Tefsir-Hadis-Fıkıh-Fetvalar-İrşadlar

Arapça Metinler-نهج البلاغة-Nehcül Belağa-Hutbe-19-24.Hutbeler Rating: 4.5 Diposkan Oleh: ☝الاامام سيد محمد هاشمي الموسوي☝المحمدية☝

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.