- Nehc1
- Nehc2
- Nehc3
- Nehc4
- Nehc5
- Nehc6
- Nehc
- ☝📖المحمدية📖☝
Nehcül Belağa | الخطبة ١٩٢
Okuma Parçası - Metin
Biliniz ki, Allah subhanehu ve teala, çağların hiçbir cebbarını, işlerin temelleri iyice hazırlandıktan ve fitne ateşleri söndürüldükten sonra olmasın ki asla kırmamıştır (helak etmemiştir).
Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri
1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)
-
جَبَّارِي - Cebbarlar, zorbalar
Anlamı: Zalim yöneticiler
Cümle: جَبَّارِي دَهْرٍ
Türkçe: Devrin cebbarları. -
دَهْرٍ - Zaman, çağ
Anlamı: Devir, uzun zaman
Cümle: جَبَّارِي دَهْرٍ
Türkçe: Çağın zorbaları. -
تَمْهِيدِ - Döşeme, hazırlama
Anlamı: Temel atma, hazırlık
Cümle: تَمْهِيدِ مُعْطَكَاتِ الْأُمُورِ
Türkçe: İşlerin hazırlığından sonra. -
الْأُمُورِ - İşler, durumlar
Anlamı: Hadiseler
Cümle: مُعْطَكَاتِ الْأُمُورِ
Türkçe: İşlerin karmaşası. -
إِخْمَادِ - Söndürme
Anlamı: Ateşi dindirme
Cümle: وَإِخْمَادِ نَوَائِرِ الْحُطَمِ
Türkçe: Ve fitne ateşlerinin söndürülmesi. -
نَوَائِرِ - Kıvılcımlar, ateşler
Anlamı: Parlayan fitneler
Cümle: نَوَائِرِ الْحُطَمِ
Türkçe: Fitne ateşleri. -
الْحُطَمِ - Kırıp geçirenler
Anlamı: Ezen güçler
Cümle: نَوَائِرِ الْحُطَمِ
Türkçe: Ezici güçlerin kıvılcımları. -
سُبْحَانَهُ - Yüce olan (Allah)
Anlamı: Tenzih edilir
Cümle: أَنَّ اللَّهَ سُبْحَانَهُ
Türkçe: Şüphesiz Allah celle celaluhü.
2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)
-
اِعْلَمُوا - Biliniz (emir)
Kökü: ع ل م
Cümle: وَاعْلَمُوا أَنَّ اللَّهَ
Türkçe: Biliniz ki şüphesiz Allah... -
يَقْصِمْ - Kırar, helak eder
Kökü: ق ص م
Cümle: لَمْ يَقْصِمْ جَبَّارِي
Türkçe: Kırmamıştır. -
مَهَّدَ (تَمْهِيدِ) - Döşedi, hazırladı
Kökü: م ه د
Cümle: بَعْدَ تَمْهِيدِ الْأُمُورِ
Türkçe: İşlerin zeminini hazırladıktan sonra. -
أَخْمَدَ (إِخْمَادِ) - Söndürdü
Kökü: خ م د
Cümle: وَإِخْمَادِ نَوَائِرِ
Türkçe: Söndürülmesinden sonra. -
عَلِمَ - Bildi
Kökü: ع ل م
Cümle: اعْلَمْ مَا أُمِرَ
Türkçe: Emredileni bil. -
حَطَمَ (الْحُطَمِ) - Kırdı, ufaladı
Kökü: ح ط م
Cümle: نَوَائِرِ الْحُطَمِ
Türkçe: Ezici fitneler. -
نَارَ (نَوَائِرِ) - Ateş saçtı
Kökü: ن و ر
Cümle: نَوَائِرِ الْحُطَمِ
Türkçe: Parlayan fitne ateşleri. -
أَمَرَ - Emretti
Kökü: أ م ر
Cümle: مَا أُمِرَ بِهِ
Türkçe: Emrolunan şey. -
كَسَرَ - Kırdı
Kökü: ك س ر
Cümle: يَقْصِمْ ظَهْرَهُ
Türkçe: Belini kırdı.
3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)
-
وَ - Atıf harfi / Vav
Cümle: وَاعْلَمُوا أَنَّ اللَّهَ
Türkçe: Ve biliniz ki... -
أَنَّ - Tekit edatı (İsim cümlesinin başı)
Cümle: أَنَّ اللَّهَ سُبْحَانَهُ
Türkçe: Şüphesiz Allah... -
لَمْ - Cezmeden nefy edatı
Cümle: لَمْ يَقْصِمْ جَبَّارِي
Türkçe: Kırmamıştır. -
قَطُّ - Zaman zarfı (Geçmiş zaman olumsuzu pekiştirir)
Cümle: قَطُّ إِلَّا بَعْدَ
Türkçe: Asla, katiyen. -
إِلَّا - İstisna edatı
Cümle: قَطُّ إِلَّا بَعْدَ
Türkçe: -den başka / -den sonra olmadıkça. -
بَعْدَ - Zarf-ı zaman
Cümle: بَعْدَ تَمْهِيدِ مُعْطَكَاتِ
Türkçe: -den sonra.
Nehcül Belaga Hutbe 192 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)
Nehcül Belağa | الخطبة ١٩٣ - صفات المتقين (خطبة المتقين)
Okuma Parçası - Metin
Depremlerde (sarsıntılarda/zorluklarda) vakur ve ağırbaşlıdır, hoşnutsuzluk ve sıkıntılı durumlarda sabırlıdır, bolluk ve refah içinde ise şükredicidir. Buğzettiği (sevmediği) kimseye karşı haksızlık yapmaz, sevdiği kimsede de günaha girmez (onun hatırına adaletten sapmaz). Aleyhine şahitlik edilmeden önce hakkı itiraf eder.
Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri
1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)
-
الزَّلاَزِلِ - Sarsıntılar, Depremler
Anlamı: Şiddetli sarsıntılar, fitneler, zelzeleler
Cümle: فِي الزَّلاَزِلِ
Türkçe: Sarsıntılar içinde. -
وَقُورٌ - Vakur, Ağırbaşlı
Anlamı: Metanetli, sarsılmaz duruşlu
Cümle: وَقُورٌ
Türkçe: Ağırbaşlıdır. -
الْمَكَارِهِ - Mekruhlar, Sıkıntılar
Anlamı: İnsanın hoşuna gitmeyen zorluklar
Cümle: فِي الْمَكَارِهِ
Türkçe: Sıkıntılar içinde. -
صَبُورٌ - Sabırlı
Anlamı: Çok sabreden, direncikli
Cümle: صَبُورٌ
Türkçe: Sabırlıdır. -
الرَّخَاءِ - Bolluk, Genişlik
Anlamı: Varlık, refah dönemi
Cümle: فِي الرَّخَاءِ
Türkçe: Bolluk içinde. -
شَكُورٌ - Şükreden
Anlamı: Nimetin kıymetini bilen
Cümle: شَكُورٌ
Türkçe: Şükredicidir. -
الْحَقِّ - Hak, Gerçek
Anlamı: Adalet, doğru olan
Cümle: بِالْحَقِّ
Türkçe: Hak ile, hakka. -
شَاهِدٌ - Şahit
Anlamı: Tanık
Cümle: قَبْلَ أَنْ يُشْهَدَ عَلَيْهِ
Türkçe: Şahitlik edilmeden önce.
2. Arapça Fiil Örnekleri (7 Adet)
-
حَافَ - Haksızlık etti, zulmetti
Kökü: ح ي ف
Cümle: لاَ يَحِيفُ
Türkçe: Haksızlık etmez. -
أَبْغَضَ - Buğzetti, kin besledi, sevmedi
Kökü: ب غ ض
Cümle: عَلَى مَنْ يُبْغِضُ
Türkçe: Sevmediği kimseye. -
أَثِمَ - Günaha girdi, suç işledi
Kökü: أ ث م
Cümle: وَلاَ يَأْثَمُ
Türkçe: Ve günaha girmez. -
أَحَبَّ - Sevdi
Kökü: ح ب ب
Cümle: فِيمَنْ يُحِبُّ
Türkçe: Sevdiği kimsede. -
اعْتَرَفَ - İtiraf etti, kabul etti
Kökü: ع ر ف
Cümle: يَعْتَرِفُ بِالْحَقِّ
Türkçe: Hakkı itiraf eder. -
شَهِدَ - Şahitlik etti, tanık oldu
Kökü: ش ه د
Cümle: أَنْ يُشْهَدَ عَلَيْهِ
Türkçe: Aleyhine şahit olunması. -
صَبَرَ - Sabretti
Kökü: ص ب ر
Cümle: صَبُورٌ
Türkçe: Sabırlıdır.
3. Arapça Edat Örnekleri (5 Adet)
-
فِي - Harf-i Cer (Bulunma)
Cümle: فِي الزَّلاَزِلِ
Türkçe: Sarsıntılarda, içinde. -
وَ - Atıf Vav'ı
Cümle: وَفِي الْمَكَارِهِ
Türkçe: Ve sıkıntılarda... -
لاَ - Nefy / Olumsuzluk Edatı
Cümle: لاَ يَحِيفُ
Türkçe: Haksızlık etmez. -
مَنْ - Müşterek İsmi Mوصول
Cümle: عَلَى مَنْ يُبْغِضُ
Türkçe: Buğzettiği kimseye... -
قَبْلَ - Zarf / Edat (Önce)
Cümle: قَبْلَ أَنْ يُشْهَدَ
Türkçe: -den önce.
Nehcül Belaga Hutbe 193 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)
Nehcül Belağa | الخطبة ١٩٤ - أُوصِيكُمْ عِبَادَ اللَّهِ
Okuma Parçası - Metin
Ey Allah'ın kulları! Size Allah'a karşı gelmekten sakınmayı (takvayı) tavsiye ederim. Şüphesiz ki o, bereketli tarla ve koruyucu kaledir. Kim ona sarılırsa kazançlı çıkar, kim de onu terk ederse hüsrana uğrar.
Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri
1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)
-
عِبَادَ - Kullar
Anlamı: İnsanlar, kullar (Müdafa/Nida mülhaki)
Cümle: عِبَادَ اللَّهِ
Türkçe: Allah'ın kulları. -
اللَّهِ - Allah
Anlamı: Yaratıcı, yüce isim
Cümle: تَقْوَى اللَّهِ
Türkçe: Allah korkusu/takvası. -
تَقْوَى - Takva
Anlamı: Sakınma, korunma, duyarlılık
Cümle: بِتَقْوَى اللَّهِ
Türkçe: Allah'ın takvası ile. -
الْحَقْلُ - Tarla
Anlamı: Ekilen arazi, tarla
Cümle: الْحَقْلُ الزَّاكِي
Türkçe: Bereketli tarla. -
الزَّاكِي - Zâki, Bereketli
Anlamı: Gelişen, temiz ve verimli
Cümle: الْحَقْلُ الزَّاكِي
Türkçe: Bereketli tarla. -
الْحِصْنُ - Kale
Anlamı: Sığınak, korunak
Cümle: وَالْحِصْنُ الْوَاكِي
Türkçe: Koruyucu kale. -
الْوَاكِي - Vâki, Koruyan
Anlamı: Muhafaza eden, koruyan
Cümle: الْحِصْنُ الْوَاكِي
Türkçe: Koruyan kale. -
غَانِمٌ - Kazançlı (Fiil türevi)
Anlamı: Ganimet alan, kazanan
Cümle: فَمَنْ أَخَذَ بِهَا غَنِمَ
Türkçe: Kim sarılırsa kazandı.
2. Arapça Fiil Örnekleri (7 Adet)
-
أَوْصَى - Tavsiye etti, vasiyet etti
Kökü: و ص ي
Cümle: أُوصِيكُمْ
Türkçe: Size tavsiye ediyorum. -
أَخَذَ - Aldı, sarıldı, tuttu
Kökü: أ خ ذ
Cümle: فَمَنْ أَخَذَ بِهَا
Türkçe: Kim ona sarılırsa. -
غَنِمَ - Kazandı, ganimet elde etti
Kökü: غ ن م
Cümle: غَنِمَ
Türkçe: Kazançlı çıktı. -
تَرَكَ - Terk etti, bıraktı
Kökü: ت ر ك
Cümle: وَمَنْ تَرَكَهَا
Türkçe: Kim onu terk ederse. -
خَسِرَ - Hüsrana uğradı, kaybetti
Kökü: خ س ر
Cümle: خَسِرَ
Türkçe: Kaybetti, zarara girdi. -
زَكَا - Büyüdü, bereketlendi
Kökü: ز ك و
Cümle: الْحَقْلُ الزَّاكِي
Türkçe: Bereketli tarla. -
وَقَى - Korudu, sakındı
Kökü: و ق ي
Cümle: الْحِصْنُ الْوَاكِي
Türkçe: Koruyucu kale.
3. Arapça Edat Örnekleri (5 Adet)
-
فَـ - Fâ-i Ta'lil / Sebebiyet Edatı
Cümle: فَإِنَّهَا
Türkçe: Çünkü o... -
إِنَّ - Tekid Edatı
Cümle: فَإِنَّهَا
Türkçe: Şüphesiz ki o... -
بِـ - Harf-i Cer (Vasıta)
Cümle: بِتَقْوَى اللَّهِ
Türkçe: Takva ile. -
مَنْ - İsmi Şart / Müşterek Edat
Cümle: فَمَنْ أَخَذَ
Türkçe: Her kim ki sarılırsa... -
وَ - Atıf Vav'ı
Cümle: وَمَنْ تَرَكَهَا
Türkçe: Ve her kim terk ederse...
Nehcül Belaga Hutbe 194 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)
Nehcül Belağa | الخطبة ١٩٥ - فَصَدَعَ بِالْحَقِّ
Okuma Parçası - Metin
Şahitlik ederim ki Muhammed, O'nun kulu ve elçisidir. O'nu, hidayet alametleri eskimiş, dinin yolları silinmiş bir halde gönderdi. O da hak ile ortaya çıktı, mahlukata öğüt verip nasihat etti, doğru yola iletti ve orta yolu (itidali) emretti.
Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri
1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)
-
أَعْلَامُ - Alametler, Bayraklar
Anlamı: İşaretler, nişaneler
Cümle: وَأَعْلَامُ الْهُدَى
Türkçe: Hidayet işaretleri. -
الْهُدَى - Hidayet
Anlamı: Doğru yol, kılavuzluk
Cümle: أَعْلَامُ الْهُدَى
Türkçe: Hidayet nişaneleri. -
مَنَاهِجُ - Yollar, Metotlar
Anlamı: Açık caddeler, yollar
Cümle: وَمَنَاهِجُ الدِّينِ
Türkçe: Dinin yolları. -
الدِّينِ - Din
Anlamı: İSLAM, yol, şeriat
Cümle: مَنَاهِجُ الدِّينِ
Türkçe: Dinin yolları. -
الْحَقِّ - Hak
Anlamı: Gerçek, adalet
Cümle: فَصَدَعَ بِالْحَقِّ
Türkçe: Hak ile açıkladı. -
الْخَلْقِ - Mahlukat, Halk
Anlamı: Yaratılmışlar, insanlar
Cümle: وَنَصَحَ لِلْخَلْقِ
Türkçe: İnsanlara nasihat etti. -
الرُّشْدِ - Rüşd, Doğruluk
Anlamı: Hakikat, doğru yol
Cümle: وَهَدَى إِلَى الرُّشْدِ
Türkçe: Doğru yola iletti. -
الْقَصْدِ - İtidal, Orta Yol
Anlamı: Aşırılıktan uzak denge
Cümle: وَأَمَرَ بِالْقَصْدِ
Türkçe: İtidali emretti.
2. Arapça Fiil Örnekleri (8 Adet)
-
أَرْسَلَ - Gönderdi
Kökü: ر س ل
Cümle: أَرْسَلَهُ وَأَعْلَامُ الْهُدَى
Türkçe: O'nu gönderdi. -
دَارِسَةٌ - Eskidi, silindi (İsmi Fail / Sıfat)
Kökü: د ر س
Cümle: أَعْلَامُ الْهُدَى دَارِسَةٌ
Türkçe: Hidayet alametleri eskimişdi. -
طَامِسَةٌ - Silindi, ortadan kalktı
Kökü: ط م س
Cümle: وَمَنَاهِجُ الدِّينِ طَامِسَةٌ
Türkçe: Dinin yolları silinmişti. -
صَدَعَ - Hak ile ortaya çıktı, yardı
Kökü: ص د ع
Cümle: فَصَدَعَ بِالْحَقِّ
Türkçe: Hak ile açıkladı. -
نَصَحَ - Öğüt verdi, samimi oldu
Kökü: ن ص ح
Cümle: وَنَصَحَ لِلْخَلْقِ
Türkçe: Halkı irşad edip nasihat etti. -
هَدَى - Hidayet etti, iletti
Kökü: ه د ي
Cümle: وَهَدَى إِلَى الرُّشْدِ
Türkçe: Doğru yola ulaştırdı. -
أَمَرَ - Emretti
Kökü: أ م ر
Cümle: وَأَمَرَ بِالْقَصْدِ
Türkçe: İtidali emretti. -
شَهِدَ - Şahitlik etti
Kökü: ش ه د
Cümle: وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّداً
Türkçe: Şehadet ederim ki.
3. Arapça Edat Örnekleri (5 Adet)
-
وَ - Atıf Vav'ı (Yemin / Bağlaç)
Cümle: وَأَشْهَدُ
Türkçe: Ve şahitlik ederim. -
أَنَّ - Tekid Edatı
Cümle: أَنَّ مُحَمَّداً
Türkçe: Muhakkak ki Muhammed... -
بِـ - Harf-i Cer (Vasıta)
Cümle: فَصَدَعَ بِالْحَقِّ
Türkçe: Hak ile açıkladı. -
لِـ - Harf-i Cer (Lam-ı İllet / Tahsis)
Cümle: وَنَصَحَ لِلْخَلْقِ
Türkçe: Halk için nasihat etti. -
إِلَى - Harf-i Cer (İstikamet)
Cümle: إِلَى الرُّشْدِ
Türkçe: Doğru yola doğru.
Nehcül Belaga Hutbe 195 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)
Nehcül Belağa | الخطبة ١٩٦ - بَعَثَهُ حِينَ لَا عَلَمٌ قَائِمٌ
Okuma Parçası - Metin
Allah, peygamberi hiçbir alametin dikilmediği, hiçbir parlak minarenin (ışık kaynağının) ve hiçbir açık yolun bulunmadığı bir devirde göndermiştir. Ey Allah'ın kulları, size Allah'a karşı gelmekten sakınmayı (takvayı) tavsiye ediyor ve sizi dünyadan sakındırıyorum; çünkü dünya göç yurdu ve sıkıntılar mahallidir.
Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri
1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)
-
عَلَمٌ - Alamet / Bayrak
Anlamı: Belirti, işaret
Cümle: لَا عَلَمٌ قَائِمٌ
Türkçe: Dikili bir alamet yokken. -
مَنَارٌ - Minare / Işık kaynağı
Anlamı: Aydınlık kulesi, işaret
Cümle: وَلَا مَنَارٌ سَاطِعٌ
Türkçe: Parlak bir minare yokken. -
مَنْهَجٌ - Metot / Yol
Anlamı: Açık yol, güzergah
Cümle: وَلَا مَنْهَجٌ وَاضِحٌ
Türkçe: Açık bir yol yokken. -
عِبَادَ - Kullar
Anlamı: Abd kelimesinin çoğulu
Cümle: أُوصِيكُمْ عِبَادَ اللهِ
Türkçe: Ey Allah'ın kulları, size tavsiye ederim. -
تَقْوَى - Takva
Anlamı: Sakınma, korunma
Cümle: بِتَقْوَى اللهِ
Türkçe: Allah'ın takvası ile. -
الدُّنْيَا - Dünya
Anlamı: Yakın olan alem, dünya hayatı
Cümle: وَأُحَذِّرُكُمُ الدُّنْيَا
Türkçe: Sizi dünyadan sakındırıyorum. -
دَارُ - Yurt / Ev
Anlamı: Mekan, konut
Cümle: فَإِنَّهَا دَارُ شُخُوصٍ
Türkçe: Çünkü o göç yurdudur. -
شُخُوصٍ - Göç / Ayrılış
Anlamı: Bir yerden başka yere gitme
Cümle: دَارُ شُخُوصٍ
Türkçe: Göç yurdu.
2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)
-
بَعَثَ - Gönderdi
Kökü: ب ع ث
Cümle: بَعَثَهُ حِينَ لَا عَلَمٌ
Türkçe: Onu bir alamet yokken gönderdi. -
قَامَ - Dikildi, ayakta durdu
Kökü: ق و م
Cümle: عَلَمٌ قَائِمٌ
Türkçe: Dikili bir alamet. -
سَطَعَ - Parladı, yayıldı
Kökü: س ط ع
Cümle: مَنَارٌ سَاطِعٌ
Türkçe: Parlak minare. -
وَضَحَ - Açık ve net oldu
Kökü: و ض ح
Cümle: مَنْهَجٌ وَاضِحٌ
Türkçe: Açık yol. -
أَوْصَى - Tavsiye etti, vasiyet etti
Kökü: و ص ي
Cümle: أُوصِيكُمْ عِبَادَ اللهِ
Türkçe: Size tavsiye ederim ey kullar. -
حَذَّرَ - Sakındırdı, uyardı
Kökü: ح ذ ر
Cümle: وَأُحَذِّرُكُمُ الدُّنْيَا
Türkçe: Sizi dünyadan sakındırıyorum. -
كَانَ - Oldu (Örneklem ek fiil)
Kökü: ك و ن
Cümle: كَانَ الْأَمْرُ
Türkçe: İş böyle oldu. -
فَعَلَ - Yaptı
Kökü: ف ع ل
Cümle: فَعَلَ مَا أُمِرَ
Türkçe: Emredileni yaptı. -
عَلِمَ - Bildi
Kökü: ع ل م
Cümle: فَاعْلَمُوا
Türkçe: Bilin ki.
3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)
-
حِينَ - Zaman zarfı
Cümle: بَعَثَهُ حِينَ لَا عَلَمٌ
Türkçe: Onu ... zaman gönderdi. -
لَا - Nefy-i Cins / Olumsuzluk edatı
Cümle: لَا عَلَمٌ قَائِمٌ
Türkçe: Hiçbir alamet yokken. -
وَ - Atıf Vav'ı
Cümle: وَلَا مَنَارٌ سَاطِعٌ
Türkçe: Ve parlak minare yokken. -
فَـ - Təcil / Sebep edatı
Cümle: فَإِنَّهَا دَارُ شُخُوصٍ
Türkçe: Çünkü o göç yurdudur. -
إِنَّ - Tekit edatı
Cümle: فَإِنَّهَا دَارُ
Türkçe: Şüphesiz o... -
هَا - Zamir (Muttasıl)
Cümle: فَإِنَّهَا
Türkçe: Şüphesiz o (dünya)...
Nehcül Belaga Hutbe 196 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)
Nehcül Belağa | الخطبة ١٩٧ - فَصَدَعَ بِمَا أُمِرَ بِهِ
Okuma Parçası - Metin
Emrolunduğu şeyi açıkça ortaya koydu ve Rabbinin risaletlerini tebliğ etti. Böylece Allah onunla çatlağı kapattı, yarığı dikti, akrabalar arasında, göğüslerdeki kızgın düşmanlıktan ve kalplerdeki alevli kinlerden sonra birliği sağladı.
Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri
1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)
-
رِسَالاتِ - Risaletler
Anlamı: Elçilikler, mesajlar
Cümle: وَبَلَّغَ رِسَالاتِ رَبِّهِ
Türkçe: Rabbinin risaletlerini tebliğ etti. -
رَبِّ - Rab
Anlamı: Efendi, terbiye eden
Cümle: رِسَالاتِ رَبِّهِ
Türkçe: Rabbinin mesajları. -
الصَّدْعَ - Çatlak
Anlamı: Ayrılık ve bozukluk
Cümle: فَلَمَّ اللَّهُ بِهِ الصَّدْعَ
Türkçe: Allah onunla çatlağı kapattı. -
الْفَتْقَ - Yarık
Anlamı: Yırtık, açıklık
Cümle: وَرَتَقَ بِهِ الْفَتْقَ
Türkçe: Onunla yarığı kapattı. -
الشَّمْلَ - Topluluk
Anlamı: Dağınıklık halinden birlik
Cümle: وَأَلَّفَ بِهِ الشَّمْلَ
Türkçe: Onunla birliği sağladı. -
الْعَدَاوَةِ - Düşmanlık
Anlamı: Husumet
Cümle: بَعْدَ الْعَدَاوَةِ الْوَاغِرَةِ
Türkçe: Kızgın düşmanlıktan sonra. -
الصُّدُورِ - Göğüsler
Anlamı: Sineler, kalpler
Cümle: فِي الصُّدُورِ
Türkçe: Göğüslerde. -
الْقُلُوبِ - Kalpler
Anlamı: Gönüller
Cümle: فِي الْقُلُوبِ
Türkçe: Kalplerde.
2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)
-
صَدَعَ - Açıkladı, yardı
Kökü: ص د ع
Cümle: فَصَدَعَ بِمَا أُمِرَ بِهِ
Türkçe: Emrolunduğu şeyi açıkladı. -
أُمِرَ - Emrolundu
Kökü: أ م ر
Cümle: بِمَا أُمِرَ بِهِ
Türkçe: Kendisine emredilen şey. -
بَلَّغَ - Tebliğ etti
Kökü: ب ل غ
Cümle: وَبَلَّغَ رِسَالاتِ رَبِّهِ
Türkçe: Rabbinin mesajlarını ulaştırdı. -
لَمَّ - Topladı, kapattı
Kökü: ل م م
Cümle: فَلَمَّ اللَّهُ بِهِ الصَّدْعَ
Türkçe: Allah onunla ayrılığı giderdi. -
رَتَقَ - Dikti, onardı
Kökü: ر ت ق
Cümle: وَرَتَقَ بِهِ الْفَتْقَ
Türkçe: Onunla yarığı kapattı. -
أَلَّفَ - Birleştirdi
Kökü: أ ل ف
Cümle: وَأَلَّفَ بِهِ الشَّمْلَ
Türkçe: Onunla birliği sağladı. -
وَغَرَ - Kin bağladı, kızdı
Kökü: و غ ر
Cümle: الْعَدَاوَةِ الْوَاغِرَةِ
Türkçe: Kızgın düşmanlık. -
قَدَحَ - Alevlendirdi, yaktı
Kökü: ق د ح
Cümle: الضَّغَائِنِ الْقَادِحَةِ
Türkçe: Alevli kinler. -
جَاءَ - Geldi (Örneklem ek fiil)
Kökü: ج ي ء
Cümle: جَاءَ الْحَقُّ
Türkçe: Hak geldi.
3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)
-
فَـ - Fâ-i istinaf / Atıf edatı
Cümle: فَصَدَعَ بِمَا أُمِرَ
Türkçe: Böylece emredileni açıkladı. -
مَا - İsmi Mevsul (veya Müşterek Edat)
Cümle: بِمَا أُمِرَ بِهِ
Türkçe: Emrolunduğu şey ile. -
وَ - Atıf Vav'ı
Cümle: وَبَلَّغَ رِسَالاتِ
Türkçe: Ve tebliğ etti. -
بَيْنَ - Zarf / Mekan Edatı
Cümle: بَيْنَ ذَوِي الْأَرْحَامِ
Türkçe: Akrabalar arasında. -
بَعْدَ - Zarf / Zaman Edatı
Cümle: بَعْدَ الْعَدَاوَةِ
Türkçe: Düşmanlıktan sonra. -
لَمَّ - Başlangıç / Vaki edatı
Cümle: فَلَمَّ اللَّهُ بِهِ
Türkçe: Allah onunla bir araya getirdi.
Nehcül Belaga Hutbe 197 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.