- Nehc1
- Nehc2
- Nehc3
- Nehc4
- Nehc5
- Nehc6
- Nehc
- ☝📖المحمدية📖☝
Nehcül Belağa | الخطبة ١٩٨ - فَصَدَعَ بِمَا أُمِرَ
Okuma Parçası - Metin
Emrolunduğu şeyi açıkça ortaya koydu ve Rabbinin risaletlerini tebliğ etti. Böylece Allah onunla çatlağı kapattı, yarığı dikti, akrabalar arasında, göğüslerdeki kızgın düşmanlıktan ve kalplerdeki alevli kinlerden sonra birliği sağladı.
Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri
1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)
-
رِسَالاتِ - Risaletler, mesajlar
Anlamı: İlahî mesajlar ve tebliğler
Cümle: وَبَلَّغَ رِسَالاتِ رَبِّهِ
Türkçe: Rabbinin risaletlerini tebliğ etti. -
الصَّدْعَ - Çatlak, ayrılık
Anlamı: Bölünme ve ayrılık durumu
Cümle: فَلَمَّ اللَّهُ بِهِ الصَّدْعَ
Türkçe: Allah onunla çatlağı kapattı. -
الْفَتْقَ - Yarık, açıklık
Anlamı: Bozukluk ve aradaki açıklık
Cümle: وَرَتَقَ بِهِ الْفَتْقَ
Türkçe: Onunla yarığı dikti. -
الشَّمْلَ - Dağınıklık, topluluk
Anlamı: Birlik ve bütünlük
Cümle: وَأَلَّفَ بِهِ الشَّمْلَ
Türkçe: Onunla birliği sağladı. -
الْأَرْحَامِ - Akrabalar, rahim sahipleri
Anlamı: Kan bağı olan akraba çevreleri
Cümle: بَيْنَ ذَوِي الْأَرْحَامِ
Türkçe: Akrabalar arasında. -
الْعَدَاوَةِ - Düşmanlık
Anlamı: Husumet ve kin besleme
Cümle: بَعْدَ الْعَدَاوَةِ الْوَاغِرَةِ
Türkçe: Kızgın düşmanlıktan sonra. -
الصُّدُورِ - Göğüsler, sineler
Anlamı: İnsanların iç dünyası, kalpleri
Cümle: فِي الصُّدُورِ
Türkçe: Göğüslerde. -
الضَّغَائِنِ - Kinler, husumetler
Anlamı: İçte saklanan gizli düşmanlıklar
Cümle: وَالضَّغَائِنِ الْقَادِحَةِ
Türkçe: Alevli kinler.
2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)
-
صَدَعَ - Açığa vurdu, çatlattı
Kökü: ص د ع
Cümle: فَصَدَعَ بِمَا أُمِرَ بِهِ
Türkçe: Emrolunduğu şeyi açıkça ortaya koydu. -
أُمِرَ - Emrolundu
Kökü: أ م ر
Cümle: بِمَا أُمِرَ بِهِ
Türkçe: Kendisine emredilen şey ile. -
بَلَّغَ - Tebliğ etti, ulaştırdı
Kökü: ب ل غ
Cümle: وَبَلَّغَ رِسَالاتِ رَبِّهِ
Türkçe: Rabbinin mesajlarını ulaştırdı. -
لَمَّ - Topladı, bir araya getirdi
Kökü: ل م م
Cümle: فَلَمَّ اللَّهُ بِهِ الصَّدْعَ
Türkçe: Allah onunla ayrılığı giderip topladı. -
رَتَقَ - Dikti, yama yapıp kapattı
Kökü: ر ت ق
Cümle: وَرَتَقَ بِهِ الْفَتْقَ
Türkçe: Onunla yarığı kapattı / onardı. -
أَلَّفَ - Kaynaştırdı, ülfet ettirdi
Kökü: أ ل ف
Cümle: وَأَلَّفَ بِهِ الشَّمْلَ
Türkçe: Onunla dağınıklığı giderip birleştirdi. -
وَغَرَ - Kinle doldu, kızdı
Kökü: و غ ر
Cümle: الْعَدَاوَةِ الْوَاغِرَةِ
Türkçe: Kızgın ve öfkeli düşmanlık. -
قَدَحَ - Ateşledi, tutuşturdu
Kökü: ق د ح
Cümle: الضَّغَائِنِ الْقَادِحَةِ
Türkçe: Kalpleri tutuşturan kinler. -
آمَنَ - İman etti, inandı
Kökü: أ م ن
Cümle: آمَنَ النَّاسُ بِرَبِّهِمْ
Türkçe: İnsanlar Rablerine iman ettiler.
3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)
-
فَـ - Atıf / Terettüp edatı (Fâ)
Cümle: فَصَدَعَ بِمَا أُمِرَ
Türkçe: Böylece açıkladı. -
مَا - İsmi Mevsul (Şey)
Cümle: بِمَا أُمِرَ بِهِ
Türkçe: Emrolunduğu şey ile. -
وَ - Atıf Edatı (Vâv)
Cümle: وَبَلَّغَ رِسَالاتِ رَبِّهِ
Türkçe: Ve tebliğ etti. -
بَيْنَ - Zarf-ı Mekan (Arasında)
Cümle: بَيْنَ ذَوِي الْأَرْحَامِ
Türkçe: Akrabalar arasında. -
بَعْدَ - Zarf-ı Zaman (Sonra)
Cümle: بَعْدَ الْعَدَاوَةِ
Türkçe: Düşmanlıktan sonra. -
لَمَّ - Cazim harf / Edat (Ne zaman ki)
Cümle: فَلَمَّا جَاءَ أَمْرُنَا
Türkçe: Emrimiz geldiği zaman.
Nehcül Belaga Hutbe 198 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)
Nehcül Belağa | الخطبة ١٩٩
Okuma Parçası - Metin
Amma mâba’d; şüphe yok ki dünya arkasını dönmüş, gitmekte olduğunu bildirmiştir. Ahiret ise yönelmiş ve zuhur edeceğini haber vermiştir. İyi biliniz ki bugün yarış hazırlığı (antrenman) günüdür, yarın ise yarış günüdür. Yarışın ödülü cennet, son durak ise cehennemdir.
Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri
1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)
-
الدُّنْيَا - Dünya
Anlamı: Geçici dünya hayatı
Cümle: فَإِنَّ الدُّنْيَا قَدْ أَدْبَرَتْ
Türkçe: Şüphe yok ki dünya arkasını dönmüştür. -
الْآخِرَةَ - Ahiret
Anlamı: Sonsuz ahiret yurdu
Cümle: وَإِنَّ الْآخِرَةَ قَدْ أَقْبَلَتْ
Türkçe: Ve şüphe yok ki ahiret yönelmiştir. -
الْيَوْمَ - Bugün
Anlamı: Dünya hayatı / şu an
Cümle: أَلاَ وَإِنَّ الْيَوْمَ الْمِضْمَارَ
Türkçe: İyi biliniz ki bugün yarış hazırlığı günüdür. -
الْمِضْمَارَ - Antrenman yeri / hazırlık
Anlamı: Yarışa hazırlık alanı
Cümle: الْيَوْمَ الْمِضْمَارَ
Türkçe: Bugün hazırlık yeridir. -
السِّبَاقَ - Yarış
Anlamı: Yarışma günü
Cümle: وَغَدَاً السِّبَاقَ
Türkçe: Yarın ise yarış günüdür. -
السَّبِيقَةُ - Ödül / yarış kazancı
Anlamı: Geçmiş ödüldür
Cümle: وَالسَّبِيقَةُ الْجَنَّةُ
Türkçe: Yarışın ödülü cennettir. -
الْجَنَّةُ - Cennet
Anlamı: Mutluluk yurdu
Cümle: وَالسَّبِيقَةُ الْجَنَّةُ
Türkçe: Ödül cennettir. -
النَّارُ - Ateş
Anlamı: Cehennem
Cümle: وَالْغَايَةُ النَّارُ
Türkçe: Son durak ateştir.
2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)
-
أَدْبَرَ - Arkasını döndü, uzaklaştı
Kökü: د ب ر
Cümle: قَدْ أَدْبَرَتْ
Türkçe: Arkasını dönüp gitmiştir. -
آذَنَ - Bildirdi, haber verdi
Kökü: أ ذ ن
Cümle: وَآذَنَتْ بِوَدَاعٍ
Türkçe: Ayrılacağını bildirdi. -
أَقْبَلَ - Yöneldi, yaklaştı
Kökü: ق ب ل
Cümle: قَدْ أَقْبَلَتْ
Türkçe: Yönelip gelmiştir. -
أَذْنَتْ - Bildirdi, ilan etti
Kökü: أ ذ ن
Cümle: وَأَذْنَتْ بِاطِّلاَعٍ
Türkçe: Zuhur edeceğini haber verdi. -
رَحَلَ - Göçtü (örnek fiil)
Kökü: ر ح ل
Cümle: رَحَلَ عَن الدُّنْيَا
Türkçe: Dünyadan göçtü. -
فَازَ - Kazandı (örnek fiil)
Kökü: ف و ز
Cümle: فَازَ الْمُؤْمِنُونَ
Türkçe: Müminler kurtuldu. -
خَسِرَ - Hım etti (örnek fiil)
Kökü: خ س ر
Cümle: خَسِرَ الظَّالِمُونَ
Türkçe: Zalimler hüsrana uğradı. -
عَمِلَ - Çalıştı (örnek fiil)
Kökü: ع م ل
Cümle: عَمِلَ لِآخِرَتِهِ
Türkçe: Ahireti için çalıştı. -
تَابَ - Tövbe etti (örnek fiil)
Kökü: ت و ب
Cümle: تَابَ إِلَى اللَّهِ
Türkçe: Allah'a tövbe etti.
3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)
-
أَمَّا - Şart ve tafsil edatı
Cümle: أَمَّا بَعْدُ
Türkçe: Amma mâba'd / sonradan kelâm. -
إِنَّ - Tekit edatı (isim cümlesi vurgusu)
Cümle: فَإِنَّ الدُّنْيَا
Türkçe: Şüphe yok ki dünya... -
قَدْ - Tahkik / takrib edatı
Cümle: قَدْ أَدْبَرَتْ
Türkçe: Kesinlikle arkasını dönmüştür. -
أَلاَ - Tenbih / dikkat çekme edatı
Cümle: أَلاَ وَإِنَّ الْيَوْمَ
Türkçe: İyi biliniz ki bugün... -
وَ - Atıf edatı
Cümle: وَغَدَاً السِّبَاقَ
Türkçe: Ve yarın yarış günüdür. -
فَـ - Fâ-i istinaf / rabıta edatı
Cümle: فَإِنَّ الدُّنْيَا
Türkçe: Binaenaleyh / şüphe yok ki...
Nehcül Belaga Hutbe 199 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)
Nehcül Belağa | الخطبة ٢٠٠ - مِنْ كَلَامٍ لَهُ (ع)
Okuma Parçası - Metin
Ey insanlar! Kendisinden kaçıp durduğunuz ölüm var ya, şüphesiz o sizinle karşılaşacaktır. Sonra görülmeyeni ve görüleni bilen Allah'a döndürüleceksiniz; O da size neler yapmış olduğunuzu haber verecektir.
Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri
1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)
-
النَّاسُ - İnsanlar
Anlamı: halk
Cümle: أَيُّهَا النَّاسُ
Türkçe: Ey insanlar! -
الْمَوْتَ - Ölüm
Anlamı: ecel
Cümle: إِنَّ الْمَوْتَ الَّذِي تَفِرُّونَ مِنْهُ
Türkçe: Kaçtığınız ölüm. -
مُلَاقِيكُمْ - Sizinle karşılaşacak olan
Anlamı: kavuşucu
Cümle: فَإِنَّهُ مُلَاقِيكُمْ
Türkçe: Şüphesiz o sizinle karşılaşacaktır. -
عَالِمِ - Bilen
Anlamı: alim, bilen zat
Cümle: إِلَى عَالِمِ الْغَيْبِ
Türkçe: Gaybı bilene. -
الْغَيْبِ - Gayb, gizli olan
Anlamı: görünmeyen alem
Cümle: عَالِمِ الْغَيْبِ
Türkçe: Gaybı bilen. -
الشَّهَادَةِ - Şehadet, görünen
Anlamı: şahit olunan alem
Cümle: وَالشَّهَادَةِ
Türkçe: Görünen alem. -
الْعَمَل (تَعْمَلُونَ kökünden) - İş, amel
Anlamı: fiil
Cümle: بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ
Türkçe: Yaptığınız amellerle. -
الْمَوْت (tekrar vurgu) - Ölüm gerçeği
Anlamı: hayatın sonu
Cümle: إِنَّ الْمَوْتَ حَقٌّ
Türkçe: Şüphesiz ölüm haktır.
2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)
-
تَفِرُّونَ - Kaçıyorsunuz
Kökü: ف ر ر
Cümle: الَّذِي تَفِرُّونَ مِنْهُ
Türkçe: Ondan kaçtığınız ölüm. -
تُرَدُّونَ - Döndürülüyorsunuz (meçhul)
Kökü: ر د د
Cümle: ثُمَّ تُرَدُّونَ إِلَى عَالِمِ
Türkçe: Sonra döndürüleceksiniz. -
فَيُنَبِّئُكُمْ - Size haber verecektir
Kökü: ن ب أ
Cümle: فَيُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ
Türkçe: Size haber verecektir. -
كُنْتُمْ - Oldunuz / idi
Kökü: ك و ن
Cümle: بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ
Türkçe: Yapmakta olduğunuz şeyler. -
تَعْمَلُونَ - Yapıyorsunuz
Kökü: ع م ل
Cümle: تَعْمَلُونَ أَعْمَالَ السُّوءِ
Türkçe: Kötü ameller yapıyorsunuz. -
فَرَّ - Kaçtı
Kökü: ف ر ر
Cümle: فَرَّ اللَّصُّ مِنَ الشُّرْطَةِ
Türkçe: Hırsız polislerden kaçtı. -
عَلِمَ - Bildi
Kökü: ع ل م
Cümle: عَلِمَ الطَّالِبُ الدَّرْسَ
Türkçe: Öğrenci dersi bildi. -
أَبَأَ / نَبَّأَ - Haber verdi
Kökü: ن ب أ
Cümle: نَبَّأَنِي الصَّدِيقُ بِالْخَبَرِ
Türkçe: Arkadaş bana haberden bahsetti. -
رَدَّ - Geri çevirdi
Kökü: ر د د
Cümle: رَدَّ الرَّجُلُ الأَمَانَةَ
Türkçe: Adam emaneti geri verdi.
3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)
-
أَيُّ - Nida edatı (Ey)
Cümle: أَيُّهَا النَّاسُ
Türkçe: Ey insanlar! -
إِنَّ - Tekit edatı (Şüphesiz)
Cümle: إِنَّ الْمَوْتَ حَقٌّ
Türkçe: Şüphesiz ölüm haktır. -
الَّذِي - İsmi mevsul (O ki)
Cümle: الْمَوْتُ الَّذِي تَفِرُّونَ
Türkçe: Kaçtığınız ölüm. -
ثُمَّ - Tertip ve terahi atıf edatı (Sonra)
Cümle: ثُمَّ تُرَدُّونَ
Türkçe: Sonra döndürüleceksiniz. -
وَ - Atıf edatı (Ve)
Cümle: الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ
Türkçe: Gayb ve şehadet. -
مَا - İsmi mevsul / Mastar edatı
Cümle: بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ
Türkçe: Yaptığınız şeyler ile.
Nehcül Belaga Hutbe 200 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)
Nehcül Belağa | الخطبة ٢٠١ - أَيُّهَا النَّاسُ لاَ تَسْتَوْحِشُوا فِي
Okuma Parçası - Metin
أَيُّهَا النَّاسُ، إِنَّمَا يَجْمَعُ النَّاسَ الرِّضَى وَالسُّخْطُ، وَإِنَّمَا عَقَرَ نَاقَةَ ثَمُودَ رَجُلٌ وَاحِدٌ فَعَمَّهُمُ اللهُ بِالْعَذَابِ لَمَّا عَمُّوهُ بِالرِّضَى، فَقَالَ سُبْحَانَهُ: (فَعَقَرُوهَا فَأَصْبَحُوا نَادِمِينَ)، فَمَا كَانَ إِلاَّ أَنْ خَارَتْ أَرْضُهُمْ بِالْخَسْفَةِ خُوَارَ السِّكَّةِ الْمُحْمَاةِ فِي الْأَرْضِ الْخَوَّارَةِ. أَيُّهَا النَّاسُ، مَنْ سَلَكَ الطَّرِيقَ الْوَاضِحَ وَرَدَ الْمَاءَ، وَمَنْ خَالَفَ وَقَعَ فِي التِّيهِ!
Kelime Örnekleri
İsim (8)
- طَرِيقِ الْهُدَى - مَائِدَة - الرِّضَى - نَاقَةَ ثَمُودَ - الْعَذَابِ - الْخَسْفَةِ - السِّكَّةِ - التِّيهِ - Hepsi metinden - Hidayet yolu, sofra, rıza, deve, azap, çökme, demir, şaşkınlık
Fiil (9)
- تَسْتَوْحِشُوا اجْتَمَعُوا يَجْمَعُ عَقَرَ عَمَّهُمُ عَمُّوهُ قَالَ خَارَتْ سَلَكَ وَرَدَ خَالَفَ وَقَعَ - Metinden fiiller
Edat (6 harf-i cer hariç)
- لاَ إِنَّمَا قَدْ لَمَّا إِلاَّ مَنْ - Nehy, hasr, tahkik, zarf, istisna, şart - harf-i cer değil
Test - 10 Soru
Nehcül Belağa | الخطبة ٢٠٢ - السَّلاَمُ عَلَيْكَ يَا رَسُولَ اللهِ
Okuma Parçası - Metin
Selam sana olsun ya Resulallah benden ve senin civarına inen ve sana çabucak kavuşan kızından! Ya Resulallah, senin seçkinine karşı sabrım azaldı ve ona karşı tahammülüm zayıfladı, ancak senin büyük ayrılığının tesellisinde ve ağır musibetinde benim için bir teselli yeri var. Seni kabrinin lahdine yerleştirdim ve ruhun göğsüm ile boynum arasında taştı. Biz Allah'a aidiz ve O'na döneceğiz. Andolsun emanet geri alındı ve rehin alındı! Hüznüm ebedidir, gecem uykusuzdur, ta ki Allah senin bulunduğun yurdu bana seçinceye kadar. Kızın sana ümmetinin ona zulmetmek için elbirliği etmesini haber verecek, ona soruyu gizli sor ve halini soruştur.
Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri - خذ نفس المتن كلها تحت الموضوع
1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)
- ابْنَتِكَ النَّازِلَةِ - Senin civarına inen kızın
Cümle: وَعَنِ ابْنَتِكَ النَّازِلَةِ فِي جِوَارِكَ
Türkçe: Civarına inen kızından taraf. - السَّرِيعَةِ اللَّحَاقِ - Çabucak kavuşan
Cümle: وَالسَّرِيعَةِ اللَّحَاقِ بِكَ
Türkçe: Sana çabucak kavuşan. - صَفِيَّتِكَ - Senin seçkinin, safiyen
Cümle: قَلَّ عَنْ صَفِيَّتِكَ صَبْرِي
Türkçe: Senin seçkinine karşı sabrım azaldı. - التَّأَسِّيِ - Teselli bulma, örnek alma
Cümle: لِي فِي التَّأَسِّيِ بِعَظِيمِ فُرْقَتِكَ
Türkçe: Ayrılığının tesellisinde benim için yer var. - مَلْحُودَةِ قَبْرِكَ - Kabrinin lahdi
Cümle: وَسَّدْتُكَ فِي مَلْحُودَةِ قَبْرِكَ
Türkçe: Seni kabrinin lahdine yerleştirdim. - الْوَدِيعَةُ الرَّهِينَةُ - Emanet rehin
Cümle: اسْتُرْجِعَتِ الْوَدِيعَةُ وَأُخِذَتِ الرَّهِينَةُ
Türkçe: Emanet geri alındı ve rehin alındı. - حُزْنِي سَرْمَدٌ لَيْلِي مُسَهَّدٌ - Hüznüm ebedi gecem uykusuz
Cümle: أَمَّا حُزْنِي فَسَرْمَدٌ وَأَمَّا لَيْلِي فَمُسَهَّدٌ
Türkçe: Hüznüm ebedi gecem uykusuzdur. - تَضَافُرِ أُمَّتِكَ عَلَى هَضْمِهَا - Ümmetinin ona zulmetmek için birleşmesi
Cümle: بِتَضَافُرِ أُمَّتِكَ عَلَى هَضْمِهَا
Türkçe: Ümmetinin ona zulmetmek için elbirliği etmesi.
2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)
- نَزَلَ النَّازِلَةِ - İndi
Cümle: النَّازِلَةِ فِي جِوَارِكَ
Türkçe: Civarına inen. - قَلَّ - Azaldı
Cümle: قَلَّ عَنْ صَفِيَّتِكَ صَبْرِي
Türkçe: Senin seçkinine karşı sabrım azaldı. - رَقَّ - İnceldi, zayıfladı
Cümle: وَرَقَّ عَنْهَا تَجَلُّدِي
Türkçe: Ona karşı tahammülüm zayıfladı. - وَسَّدَ - Yastık yaptı, yerleştirdi
Cümle: وَسَّدْتُكَ فِي مَلْحُودَةِ قَبْرِكَ
Türkçe: Seni kabrinin lahdine yerleştirdim. - فَاضَ - Taştı
Cümle: وَفَاضَتْ بَيْنَ نَحْرِي وَصَدْرِي نَفْسُكَ
Türkçe: Ruhun göğsümle boynum arasında taştı. - اسْتُرْجِعَ - Geri alındı
Cümle: اسْتُرْجِعَتِ الْوَدِيعَةُ
Türkçe: Emanet geri alındı. - اخْتَارَ - Seçti
Cümle: حَتَّى يَخْتَارَ اللهُ لِي دَارَكَ
Türkçe: Allah senin yurdunu bana seçinceye kadar. - تُنَبِّئُ - Haber verecek
Cümle: وَسَتُنَبِّئُكَ ابْنَتُكَ
Türkçe: Kızın sana haber verecek. - أَحْفِ - اسْتَخْبِرْ - Gizli sor - Halini sor
Cümle: فَأَحْفِهَا السُّؤَالَ وَاسْتَخْبِرْهَا الْحَالَ
Türkçe: Ona soruyu gizli sor ve halini soruştur.
3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)
- يَا - Nida edatı
Cümle: يَا رَسُولَ اللهِ
Türkçe: Ey Allah'ın Resulü. - عَنِّي değil - عَنْ - -den taraf
Cümle: السَّلاَمُ عَلَيْكَ عَنِّي
Türkçe: Benden taraf selam sana. - إِلاَّ أَنَّ - Ancak
Cümle: إِلاَّ أَنَّ لِي فِي التَّأَسِّيِ مَوْضِعَ تَعَزّ
Türkçe: Ancak tesellide benim için yer var. - لَقَدْ - Andolsun
Cümle: فَلَقَدْ وَسَّدْتُكَ
Türkçe: Andolsun seni yerleştirdim. - أَمَّا - İse gelince
Cümle: أَمَّا حُزْنِي فَسَرْمَدٌ
Türkçe: Hüznüme gelince ebedidir. - حَتَّى - Ta ki
Cümle: إِلَى أَنْ يَخْتَارَ اللهُ - حَتَّى
Türkçe: Ta ki Allah seçinceye kadar.
Hutbe 202 Test - 10 Soru
Nehcül Belağa | الخطبة ٢٠٣ - أَيُّهَا النَّاسُ إِنَّمَا الدُّنْيَا دارُ
Okuma Parçası - Metin
Ey insanlar! Dünya ancak bir geçit yurdudur, ahiret ise karar yurdudur. Öyleyse geçeceğiniz yerden kalacağınız yer için alın, sırlarınızı bilenin yanında perdelerinizi yırtmayın, bedenleriniz ondan çıkmadan önce kalplerinizi dünyadan çıkarın. Orada imtihan edildiniz, başkası için yaratıldınız. Kişi helak olunca insanlar der: Ne bıraktı? Melekler der: Ne takdim etti? Allah için babalarınız! Bir kısmını önden gönderin ki sizin için borç olsun, hepsini geride bırakmayın ki aleyhinize olsun.
Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri - خذ نفس المتن كلها تحت الموضوع
1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)
- الدُّنْيَا دارُ مَجَاز - Dünya geçit yurdu
Cümle: إِنَّمَا الدُّنْيَا دارُ مَجَاز
Türkçe: Dünya ancak geçit yurdudur. - الاْخِرَةُ دَارُ قَرَار - Ahiret karar yurdu
Cümle: وَالاْخِرَةُ دَارُ قَرَار
Türkçe: Ahiret karar yurdudur. - مَمَرِّكُمْ لِمَقَرِّكُمْ - Geçiş yerinizden kalış yerinize
Cümle: فَخُذُوا مِنْ مَمَرِّكُمْ لِمَقَرِّكُمْ
Türkçe: Geçiş yerinizden kalış yeriniz için alın. - أَسْتَارَكُمْ - Perdeleriniz
Cümle: وَلاَ تَهْتِكُوا أَسْتَارَكُمْ
Türkçe: Perdelerinizi yırtmayın. - أَسْرَارَكُم - Sırlarınız
Cümle: عِنْدَ مَنْ يَعْلَمُ أَسْرَارَكُم
Türkçe: Sırlarınızı bilenin yanında. - قُلُوبَكُمْ أَبْدَانُكُمْ - Kalpleriniz bedenleriniz
Cümle: أَخْرِجُوا قُلُوبَكُمْ مِنْ قَبْلِ أَنْ تَخْرُجَ أَبْدَانُكُمْ
Türkçe: Bedenleriniz çıkmadan kalplerinizi çıkarın. - الْمَرْءَ الْمَلاَئِكَةُ - Kişi melekler
Cümle: قَالَ النَّاسُ مَا تَرَكَ وَقَالَتِ الْمَلاَئِكَةُ مَا قَدَّمَ
Türkçe: İnsanlar ne bıraktı der, melekler ne takdim etti der. - قَرْضاً - Borç, karz-ı hasen
Cümle: يَكُنْ لَكُمْ قَرْضاً
Türkçe: Sizin için borç olsun.
2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)
- خُذُوا - Alın
Cümle: فَخُذُوا مِنْ مَمَرِّكُمْ
Türkçe: Geçiş yerinizden alın. - تَهْتِكُوا - Yırtmayın
Cümle: وَلاَ تَهْتِكُوا أَسْتَارَكُمْ
Türkçe: Perdelerinizi yırtmayın. - أَخْرِجُوا - Çıkarın
Cümle: وَأَخْرِجُوا قُلُوبَكُمْ مِنَ الدُّنْيَا
Türkçe: Kalplerinizi dünyadan çıkarın. - تَخْرُجَ - Çıkması
Cümle: مِنْ قَبْلِ أَنْ تَخْرُجَ أَبْدَانُكُمْ
Türkçe: Bedenleriniz çıkmadan önce. - اخْتُبِرْتُمْ - İmtihan edildiniz
Cümle: فَفِيهَا اخْتُبِرْتُمْ
Türkçe: Orada imtihan edildiniz. - هَلَكَ - Helak oldu, öldü
Cümle: إِذَا هَلَكَ قَالَ النَّاسُ
Türkçe: Kişi helak olunca insanlar der. - قَالَ قَالَتْ - Dedi, dedi (müzekker/müennes)
Cümle: قَالَ النَّاسُ وَقَالَتِ الْمَلاَئِكَةُ
Türkçe: İnsanlar dedi, melekler dedi. - قَدَّمَ قَدِّمُوا - Takdim etti, önden gönderin
Cümle: مَا قَدَّمَ فَقَدِّمُوا بَعْضَاً
Türkçe: Ne takdim etti? Bir kısmını önden gönderin. - تُخَلِّفُوا - Geride bırakmayın
Cümle: وَلاَ تُخَلِّفُوا كُلاًّ
Türkçe: Hepsini geride bırakmayın.
3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)
- إِنَّمَا - Ancak
Cümle: إِنَّمَا الدُّنْيَا دارُ مَجَاز
Türkçe: Dünya ancak geçit yurdudur. - لاَ - Nehy
Cümle: وَلاَ تَهْتِكُوا
Türkçe: Yırtmayın. - عِنْدَ - Yanında
Cümle: عِنْدَ مَنْ يَعْلَمُ أَسْرَارَكُم
Türkçe: Sırlarınızı bilenin yanında. - مِنْ قَبْلِ أَنْ - -den önce
Cümle: مِنْ قَبْلِ أَنْ تَخْرُجَ أَبْدَانُكُمْ
Türkçe: Bedenleriniz çıkmadan önce. - مَا - Ne? İstifham
Cümle: مَا تَرَكَ مَا قَدَّمَ
Türkçe: Ne bıraktı ne takdim etti. - لله - Allah için
Cümle: لله آبَاؤُكُمْ
Türkçe: Allah için babalarınız!
Nehcül Belaga Hutbe 203 - Test (10 Soru)



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.