- Nehc1
- Nehc2
- Nehc3
- Nehc4
- Nehc5
- Nehc6
- Nehc
- ☝📖المحمدية📖☝
Nehcül Belağa | الخطبة ٣٧ - فَأَنَا نَذِيرُكُمْ أَنْ تُصْبِحُوا
Okuma Parçası - Metin Tamamı
Ben sizin nezirinizim ki bu nehrin esnasında ve bu ovacığın çukurlarında Rabbinizden beyyine olmaksızın ve yanınızda mübin bir sultan olmaksızın sar'a olarak sabahlayasınız. Dar sizi attı, miktar sizi tuzağa düşürdü. Ben sizi bu hükümetten nehyetmiştim, siz bana muhalif münabizlerin ibası gibi ibadet ettiniz, ta ki reyimi hevanıza sarf ettim. Ve siz ey ham hafif, ahlam sefih topluluğu, babanız olmasın, buhr getirmadim ve size zarar irade etmedim.
Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri - Metinden Tamamı
1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)
-
نَذِيرُكُمْ - neziriniz uyarıcınız
Kelime Anlamı: nezir
Cümle: فَأَنَا نَذِيرُكُمْ
Türkçe: Ben sizin nezirinizim. -
صَرْعَى - sar'a yere serilmişler
Kelime Anlamı: sar'a
Cümle: أَنْ تُصْبِحُوا صَرْعَى
Türkçe: Sar'a olarak sabahlamanız. -
النَّهْرِ - nehir
Kelime Anlamı: nehr
Cümle: بِأَثْنَاءِ هذَا النَّهْرِ
Türkçe: Bu nehrin esnasında. -
الْغَائِطِ - ova çukur
Kelime Anlamı: gait
Cümle: وَبِأَهْضَامِ هذَا الْغَائِطِ
Türkçe: Bu ovacığın çukurlarında. -
بَيِّنَةٍ - beyyine delil
Kelime Anlamı: beyyine
Cümle: عَلَى غَيْرِ بَيِّنَةٍ مِنْ رَبِّكُمْ
Türkçe: Rabbinizden beyyine olmaksızın. -
سُلْطَانٍ مُبِينٍ - mübin sultan
Kelime Anlamı: sultan mübin
Cümle: وَلَا سُلْطَانٍ مُبِينٍ مَعَكُمْ
Türkçe: Yanınızda mübin sultan olmaksızın. -
الدَّارُ - dar ev dünya
Kelime Anlamı: dar
Cümle: قَدْ طَوَّحَتْ بِكُمُ الدَّارُ
Türkçe: Dar sizi attı. -
الْمِقْدَارُ - miktar kader
Kelime Anlamı: mikdar
Cümle: وَاحْتَبَلَكُمُ الْمِقْدَارُ
Türkçe: Miktar sizi avladı.
2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)
-
أَنْذَرَ - نَذِيرُ - uyardı
Kökü: ن ذ ر
Cümle: فَأَنَا نَذِيرُكُمْ
Türkçe: Ben sizin nezirinizim. -
أَصْبَحَ - تُصْبِحُوا - sabahladı
Kökü: ص ب ح
Cümle: أَنْ تُصْبِحُوا صَرْعَى
Türkçe: Sar'a olarak sabahlamanız. -
طَوَّحَ - attı savurdu
Kökü: ط و ح
Cümle: قَدْ طَوَّحَتْ بِكُمُ الدَّارُ
Türkçe: Dar sizi savurdu. -
احْتَبَلَ - tuzağa düşürdü
Kökü: ح ب ل
Cümle: وَاحْتَبَلَكُمُ الْمِقْدَارُ
Türkçe: Miktar sizi avladı. -
نَهَى - نَهَيْتُكُمْ - nehyetti
Kökü: ن ه ي
Cümle: قَدْ كُنْتُ نَهَيْتُكُمْ
Türkçe: Sizi nehyetmiştim. -
أَبَى - أَبَيْتُمْ - iba etti reddetti
Kökü: أ ب ي
Cümle: فَأَبَيْتُمْ عَلَيَّ
Türkçe: Bana karşı iba ettiniz. -
صَرَفَ - sarf etti çevirdi
Kökü: ص ر ف
Cümle: حَتَّى صَرَفْتُ رَأْيِي
Türkçe: Ta ki reyimi sarf ettim. -
أَتَى - آتِ - getirdi
Kökü: أ ت ي
Cümle: وَلَمْ آتِ لَا أَبَا لَكُمْ بُجْراً
Türkçe: Buhr getirmedim. -
أَرَادَ - irade etti
Kökü: ر و د
Cümle: وَلَا أَرَدْتُ لَكُمْ ضُرّاً
Türkçe: Size zarar irade etmedim.
3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)
-
فَـ - fe istinaf
Cümle: فَأَنَا نَذِيرُكُمْ
Türkçe: Ben nezirinizim. -
أَنْ - en masdariye
Cümle: أَنْ تُصْبِحُوا صَرْعَى
Türkçe: Sar'a olarak sabahlamanız. -
غَيْرِ - gayr istisna
Cümle: عَلَى غَيْرِ بَيِّنَةٍ
Türkçe: Beyyine olmaksızın. -
لَا - la nafiye
Cümle: وَلَا سُلْطَانٍ مُبِينٍ
Türkçe: Ve mübin sultan yok. -
قَدْ - kad tahkik
Cümle: قَدْ طَوَّحَتْ بِكُمُ الدَّارُ
Türkçe: Dar sizi attı. -
حَتَّى - hatta gaye
Cümle: حَتَّى صَرَفْتُ رَأْيِي
Türkçe: Ta ki reyimi sarf ettim.
Nehcül Belaga Hutbe 37 Tam Metin - Test (10 Soru)
Nehcül Belağa | الخطبة ٣٨ - وَإِنَّمَا سُمِّيَتِ الشُّبْهَةُ شُبْهَةً
Okuma Parçası - Metin Tamamı
Şübheye ancak hakka benzediği için şübhe denmiştir, Allah'ın dostlarına gelince onda ışıkları yakîn, delilleri hidayet semtidir, Allah'ın düşmanlarına gelince davetleri dalalet, delilleri körlüktür, ölümden korkan kurtulmaz, onu sevene beka verilmez.
Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri - Metinden Tamamı
1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)
-
الشُّبْهَةُ - şüphe
Kelime Anlamı: şübhe
Cümle: سُمِّيَتِ الشُّبْهَةُ شُبْهَةً
Türkçe: Şüpheye şübhe denildi. -
الْحَقَّ - hak
Kelime Anlamı: hak
Cümle: لِأَنَّهَا تُشْبِهُ الْحَقَّ
Türkçe: Çünkü hakka benziyor. -
أَوْلِيَاءُ اللهِ - Allah dostları
Kelime Anlamı: evliya
Cümle: فَأَمَّا أَوْلِيَاءُ اللهِ
Türkçe: Allah'ın dostlarına gelince. -
ضِيَاؤُهُمْ - ışıkları
Kelime Anlamı: ziya
Cümle: فَضِيَاؤُهُمْ فِيهَا الْيَقِينُ
Türkçe: Onda ışıkları yakîn. -
الْيَقِينُ - yakîn kesinlik
Kelime Anlamı: yakîn
Cümle: ضِيَاؤُهُمْ فِيهَا الْيَقِينُ
Türkçe: Işıkları yakîndir. -
سَمْتُ الْهُدَى - hidayet yolu
Kelime Anlamı: semt huda
Cümle: وَدَلِيلُهُمْ سَمْتُ الْهُدَى
Türkçe: Delilleri hidayet semti. -
أَعْدَاءُ اللهِ - Allah düşmanları
Kelime Anlamı: a'da
Cümle: وَأَمَّا أَعْدَاءُ اللهِ
Türkçe: Allah düşmanlarına gelince. -
الضَّلَالُ - dalalet sapıklık
Kelime Anlamı: dalal
Cümle: فَدُعَاؤُهُمُ الضَّلَالُ
Türkçe: Davetleri dalalettir.
2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)
-
سُمِّيَ - isimlendirildi
Kökü: س م و
Cümle: سُمِّيَتِ الشُّبْهَةُ
Türkçe: Şüphe isimlendirildi. -
أَشْبَهَ - تُشْبِهُ - benzedi
Kökü: ش ب ه
Cümle: لِأَنَّهَا تُشْبِهُ الْحَقَّ
Türkçe: Çünkü hakka benziyor. -
نَجَا - يَنْجُو - kurtuldu
Kökü: ن ج و
Cümle: فَمَا يَنْجُو مِنَ الْمَوْتِ
Türkçe: Ölümden kurtulmaz. -
خَافَ - خَافَهُ - korktu
Kökü: خ و ف
Cümle: مَنْ خَافَهُ
Türkçe: Ondan korkan. -
أُعْطِيَ - يُعْطَى - verildi
Kökü: ع ط ي
Cümle: وَلَا يُعْطَى الْبَقَاءَ
Türkçe: Beka verilmez. -
أَحَبَّ - sevdi
Kökü: ح ب ب
Cümle: مَنْ أَحَبَّهُ
Türkçe: Onu seven. -
ضَلَّ - الضَّلَالُ - saptı
Kökü: ض ل ل
Cümle: فَدُعَاؤُهُمُ الضَّلَالُ
Türkçe: Davetleri dalalettir. -
عَمِيَ - الْعَمَى - kör oldu
Kökü: ع م ي
Cümle: وَدَلِيلُهُمُ الْعَمَى
Türkçe: Delilleri körlüktür. -
هَدَى - الْهُدَى - hidayet etti
Kökü: ه د ي
Cümle: سَمْتُ الْهُدَى
Türkçe: Hidayet semti.
3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)
-
إِنَّمَا - innema hasr
Cümle: وَإِنَّمَا سُمِّيَتِ
Türkçe: Ancak isimlendirildi. -
لِأَنَّ - li enne ta'lil
Cümle: لِأَنَّهَا تُشْبِهُ الْحَقَّ
Türkçe: Çünkü hakka benziyor. -
فَـ - fe tafsil
Cümle: فَأَمَّا أَوْلِيَاءُ اللهِ
Türkçe: Allah dostlarına gelince. -
أَمَّا - emma tafsil
Cümle: فَأَمَّا أَوْلِيَاءُ اللهِ
Türkçe: Evliyaullah'a gelince. -
وَ - va atıf
Cümle: وَدَلِيلُهُمْ سَمْتُ الْهُدَى
Türkçe: Ve delilleri hidayet semti. -
مَا - ma nafiye
Cümle: فَمَا يَنْجُو مِنَ الْمَوْتِ
Türkçe: Ölümden kurtulmaz.
Nehcül Belaga Hutbe 38 Tam Metin - Test (10 Soru)
Nehcül Belağa | الخطبة ٣٩ - مُنِيتُ بِمَنْ لَا يُطِيعُ إِذَا
Okuma Parçası - Metin Tamamı
Emrettiğimde itaat etmeyen, çağırdığımda icabet etmeyen kimseyle imtihan oldum, babanız olmasın! Rabbinize yardımınızla ne bekliyorsunuz? Sizi toplayan bir din yok mu, sizi öfkelendiren bir hamiyet yok mu?! İçinizde mustasrik olarak kalkıyorum, mutagavvis olarak size nida ediyorum, sözümü dinlemiyorsunuz, emrime itaat etmiyorsunuz, ta ki işler kötülüğün akıbetlerinden keşf olunana kadar, sizinle bir intikam idrak edilmez, sizinle bir merama ulaşılmaz, sizi kardeşlerinize yardıma çağırdım, eser develerin gargara yapması gibi gargara yaptınız, zayıf ve sırtı yaralı devenin ağırlaşması gibi ağırlaştınız, sonra içinizden bana zayıf mutazâib bir cüneyd çıktı sanki ölüme sevk ediliyorlar ve onlar bakıyorlar.
Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri - Metinden Tamamı
1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)
-
دِينٌ - din
Kelime Anlamı: din
Cümle: أَمَا دِينٌ يَجْمَعُكُمْ
Türkçe: Sizi toplayan din yok mu? -
حَمِيَّةَ - hamiyet gayret
Kelime Anlamı: hamiyye
Cümle: وَلَا حَمِيَّةَ تُحْمِشُكُمْ
Türkçe: Sizi öfkelendiren hamiyet. -
مُسْتَصْرِخاً - yardım isteyen
Kelime Anlamı: mustasrih
Cümle: أَقُومُ فِيكُمْ مُسْتَصْرِخاً
Türkçe: İçinizde yardım isteyerek kalkıyorum. -
مُتَغَوِّثاً - imdat dileyen
Kelime Anlamı: mutagavvis
Cümle: وَأُنَادِيكُمْ مُتَغَوِّثاً
Türkçe: İmdat dileyerek nida ediyorum. -
ثَارٌ - intikam
Kelime Anlamı: sar
Cümle: فَمَا يُدْرَكُ بِكُمْ ثَارٌ
Türkçe: Sizinle intikam idrak edilmez. -
مَرَامٌ - meram istek
Kelime Anlamı: meram
Cümle: وَلَا يُبْلَغُ بِكُمْ مَرَامٌ
Türkçe: Sizinle merama ulaşılmaz. -
الْجَمَلِ الْأَسَرِّ - hasta deve
Kelime Anlamı: cemel eser
Cümle: جَرْجَرَةَ الْجَمَلِ الْأَسَرِّ
Türkçe: Eser devenin gargara yapması. -
النِّضْوِ الْأَدْبَرِ - zayıf yaralı deve
Kelime Anlamı: nadv edber
Cümle: تَثَاقُلَ النِّضْوِ الْأَدْبَرِ
Türkçe: Edber nadvın ağırlaşması.
2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)
-
مُنِيَ - مُنِيتُ - imtihan oldu belaya uğradı
Kökü: م ن ي
Cümle: مُنِيتُ بِمَنْ لَا يُطِيعُ
Türkçe: İtaat etmeyenle imtihan oldum. -
أَطَاعَ - يُطِيعُ - itaat etti
Kökü: ط و ع
Cümle: لَا يُطِيعُ إِذَا أَمَرْتُ
Türkçe: Emrettiğimde itaat etmiyor. -
أَجَابَ - يُجِيبُ - icabet etti
Kökü: ج و ب
Cümle: وَلَا يُجِيبُ إِذَا دَعَوْتُ
Türkçe: Çağırdığımda icabet etmiyor. -
جَمَعَ - يَجْمَعُ - topladı
Kökü: ج م ع
Cümle: أَمَا دِينٌ يَجْمَعُكُمْ
Türkçe: Sizi toplayan din yok mu? -
حَمِشَ - يُحْمِشُ - öfkelendirdi kızıştırdı
Kökü: ح م ش
Cümle: وَلَا حَمِيَّةَ تُحْمِشُكُمْ
Türkçe: Sizi öfkelendiren hamiyet. -
قَامَ - أَقُومُ - kalktı
Kökü: ق و م
Cümle: أَقُومُ فِيكُمْ مُسْتَصْرِخاً
Türkçe: İçinizde kalkıyorum. -
سَمِعَ - تَسْمَعُونَ - işitti
Kökü: س م ع
Cümle: فَلَا تَسْمَعُونَ لِي قَوْلاً
Türkçe: Sözümü dinlemiyorsunuz. -
جَرْجَرَ - gargara yaptı
Kökü: ج ر ج ر
Cümle: فَجَرْجَرْتُمْ جَرْجَرَةَ الْجَمَلِ
Türkçe: Deve gargara yapması gibi gargara yaptınız. -
تَثَاقَلَ - ağırlaştı
Kökü: ث ق ل
Cümle: وَتَثَاقَلْتُمْ تَثَاقُلَ النِّضْوِ
Türkçe: Zayıf devenin ağırlaşması gibi ağırlaştınız.
3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)
-
مَنْ - men ismi mevsul
Cümle: مُنِيتُ بِمَنْ لَا يُطِيعُ
Türkçe: İtaat etmeyen kimseyle. -
لَا - la nafiye
Cümle: لَا يُطِيعُ إِذَا أَمَرْتُ
Türkçe: İtaat etmiyor. -
إِذَا - iza zarf şart
Cümle: إِذَا أَمَرْتُ
Türkçe: Emrettiğimde. -
مَا - ma istifham
Cümle: مَا تَنْتَظِرُونَ
Türkçe: Ne bekliyorsunuz? -
أَمَا - ema istifham
Cümle: أَمَا دِينٌ يَجْمَعُكُمْ
Türkçe: Sizi toplayan din yok mu? -
حَتَّى - hatta gaye
Cümle: حَتَّى تَكَشَّفَ الْأُمُورُ
Türkçe: Ta ki işler keşf olana kadar.
Nehcül Belaga Hutbe 39 Tam Metin - Test (10 Soru)
Nehcül Belağa | الخطبة ٤٠ - كَلِمَةُ حَقٍّ يُرَادُ بِهَا
Okuma Parçası - Metin Tamamı
وَفِي رِوَايَةٍ أُخْرَى أَنَّهُ عَلَيْهِ السَّلَامُ لَمَّا سَمِعَ تَحْكِيمَهُمْ قَالَ: حُكْمَ اللهِ أَنْتَظِرُ فِيكُمْ. وَقَالَ: أَمَّا الْإِمْرَةُ الْبَرَّةُ فَيَعْمَلُ فِيهَا التَّقِيُّ، وَأَمَّا الْإِمْرَةُ الْفَاجِرَةُ فَيَتَمَتَّعُ فِيهَا الشَّقِيُّ؛ إِلَى أَنْ تَنْقَطِعَ مُدَّتُهُ، وَتُدْرِكَهُ مَنِيَّتُهُ.
Hak bir kelimedir ki onunla batıl irade ediliyor! Evet Allah'tan başka hüküm yoktur, lakin bunlar diyorlar ki emirlik yok, halbuki insanlar için bir emir mutlaka gerek, birr olsun facir olsun, emirliğinde mümin amel eder, kafir faydalanır, Allah onda eceli ulaştırır, fey onunla toplanır, düşman onunla mukatele edilir, yollar onunla emin olur, zayıf için kuvvetliden onunla alınır, ta ki birr istirahat etsin ve facirden istirahat edilsin.
Başka rivayette İmam onların tahkimini işittiğinde dedi: Allah'ın hükmünü sizde bekliyorum. Ve dedi: Birr emirlikte takî amel eder, facir emirlikte şakî faydalanır, müddeti kesilinceye ve meniyyesi ona idrak edinceye kadar.
Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri - Metinden Tamamı
1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)
-
كَلِمَةُ حَقٍّ - hak kelime
Kelime Anlamı: kelime hak
Cümle: كَلِمَةُ حَقٍّ يُرَادُ بِهَا بَاطِلٌ
Türkçe: Hak kelime batıl irade ediliyor. -
بَاطِلٌ - batıl
Kelime Anlamı: batıl
Cümle: يُرَادُ بِهَا بَاطِلٌ
Türkçe: Onunla batıl irade ediliyor. -
إِمْرَةَ - emirlik yönetim
Kelime Anlamı: imre
Cümle: يَقُولُونَ لَا إِمْرَةَ
Türkçe: Emirlik yok diyorlar. -
أَمِيرٍ - emir yönetici
Kelime Anlamı: emir
Cümle: لَابُدَّ لِلنَّاسِ مِنْ أَمِيرٍ
Türkçe: İnsanlar için emir gerekir. -
الْمُؤْمِنُ - mümin
Kelime Anlamı: mümin
Cümle: يَعْمَلُ فِي إِمْرَتِهِ الْمُؤْمِنُ
Türkçe: Emirliğinde mümin amel eder. -
الْكَافِرُ - kafir
Kelime Anlamı: kafir
Cümle: وَيَسْتَمْتِعُ فِيهَا الْكَافِرُ
Türkçe: Onda kafir faydalanır. -
الْفَيْءُ - fey ganimet
Kelime Anlamı: fey'
Cümle: وَيُجْمَعُ بِهِ الْفَيْءُ
Türkçe: Onunla fey toplanır. -
السُّبُلُ - yollar
Kelime Anlamı: sübül
Cümle: وَتَأْمَنُ بِهِ السُّبُلُ
Türkçe: Yollar onunla emin olur.
2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)
-
أُرِيدَ - يُرَادُ - irade edildi
Kökü: ر و د
Cümle: كَلِمَةُ حَقٍّ يُرَادُ بِهَا بَاطِلٌ
Türkçe: Hak kelime batıl irade ediliyor. -
قَالَ - يَقُولُ - dedi
Kökü: ق و ل
Cümle: هؤُلَاءِ يَقُولُونَ لَا إِمْرَةَ
Türkçe: Bunlar emirlik yok diyorlar. -
عَمِلَ - يَعْمَلُ - amel etti
Kökü: ع م ل
Cümle: يَعْمَلُ فِي إِمْرَتِهِ الْمُؤْمِنُ
Türkçe: Mümin emirliğinde amel eder. -
اسْتَمْتَعَ - faydalandı
Kökü: م ت ع
Cümle: وَيَسْتَمْتِعُ فِيهَا الْكَافِرُ
Türkçe: Kafir onda faydalanır. -
بَلَّغَ - ulaştırdı
Kökü: ب ل غ
Cümle: وَيُبَلِّغُ اللهُ فِيهَا الْأَجَلَ
Türkçe: Allah onda eceli ulaştırır. -
جُمِعَ - يُجْمَعُ - toplandı
Kökü: ج م ع
Cümle: وَيُجْمَعُ بِهِ الْفَيْءُ
Türkçe: Onunla fey toplanır. -
قَاتَلَ - يُقَاتَلُ - mukatele edildi
Kökü: ق ت ل
Cümle: وَيُقَاتَلُ بِهِ الْعَدُوُّ
Türkçe: Düşmanla onunla mukatele edilir. -
أَمِنَ - تَأْمَنُ - emin oldu
Kökü: أ م ن
Cümle: وَتَأْمَنُ بِهِ السُّبُلُ
Türkçe: Yollar onunla emin olur. -
أُخِذَ - يُؤْخَذُ - alındı
Kökü: أ خ ذ
Cümle: وَيُؤْخَذُ بِهِ لِلضَّعِيفِ
Türkçe: Zayıf için onunla alınır.
3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)
-
نَعَمْ - evet
Cümle: نَعَمْ إِنَّهُ لَا حُكْمَ
Türkçe: Evet hüküm yok. -
إِنَّ - inne tekit
Cümle: إِنَّهُ لَا حُكْمَ إِلَّا للهِ
Türkçe: Muhakkak hüküm ancak Allah'ındır. -
لَا - la nefiy
Cümle: لَا حُكْمَ إِلَّا للهِ
Türkçe: Hüküm yok ancak Allah'a. -
إِلَّا - illa istisna
Cümle: إِلَّا للهِ
Türkçe: Ancak Allah için. -
وَلكِنَّ - lakin istidrak
Cümle: ولكِنَّ هؤُلَاءِ يَقُولُونَ
Türkçe: Lakin bunlar diyorlar. -
حَتَّى - hatta gaye
Cümle: حَتَّى يَسْتَرِيحَ بَرٌّ
Türkçe: Ta ki birr istirahat etsin.
Nehcül Belaga Hutbe 40 Tam Metin - Test (10 Soru)
Nehcül Belağa | الخطبة ٤١ - أَيُّهَا النَّاسُ إِنَّ الْوَفَاءَ تَوْأَمُ
Okuma Parçası - Metin Tamamı
Ey insanlar, vefa sıdkın ikizidir, ondan daha koruyucu kalkan bilmiyorum, dönüşün nasıl olduğunu bilen gadretmez. Andolsun öyle bir zamanda sabahladık ki ehlinin çoğu gadri kiyâset saydı, cehalet ehli onları onda hile güzelliğine nisbet etti. Onlara ne oluyor, Allah onları kahretsin, havvül kulleb hile yüzünü görür ve onun önünde Allah'ın emir ve nehyinden bir engel var, onu göz göre göre kudretinden sonra terk eder, fırsatını dinde harici olmayan kimse ganimet bilir.
Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri - Metinden Tamamı
1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)
-
الْوَفَاءَ - vefa
Kelime Anlamı: vefa
Cümle: إِنَّ الْوَفَاءَ تَوْأَمُ الصِّدْقِ
Türkçe: Vefa sıdkın ikizidir. -
الصِّدْقِ - doğruluk sıdk
Kelime Anlamı: sıdk
Cümle: تَوْأَمُ الصِّدْقِ
Türkçe: Sıdkın ikizi. -
جُنَّةً - kalkan koruma
Kelime Anlamı: cünne
Cümle: وَلَا أَعْلَمُ جُنَّةً أَوْقَى مِنْهُ
Türkçe: Ondan daha koruyucu kalkan bilmiyorum. -
الْغَدْرَ - gadir hainlik
Kelime Anlamı: ğadr
Cümle: اتَّخَذَ أَكْثَرُ أَهْلِهِ الْغَدْرَ
Türkçe: Çoğu gadri edindi. -
الْجَهْلِ - cehalet
Kelime Anlamı: cehl
Cümle: أَهْلُ الْجَهْلِ
Türkçe: Cehalet ehli. -
الْحِيلَةِ - hile
Kelime Anlamı: hile
Cümle: إِلَى حُسْنِ الْحِيلَةِ
Türkçe: Hile güzelliğine. -
الْحُوَّلُ الْقُلَّبُ - döner dolaşan hilekar
Kelime Anlamı: havvül kulleb
Cümle: قَدْ يَرَى الْحُوَّلُ الْقُلَّبُ
Türkçe: Havvül kulleb görür. -
الدِّينِ - din
Kelime Anlamı: din
Cümle: مَنْ لَا حَرِيجَةَ لَهُ فِي الدِّينِ
Türkçe: Dinde harici olmayan.
2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)
-
عَلِمَ - bildi
Kökü: ع ل م
Cümle: وَلَا أَعْلَمُ جُنَّةً
Türkçe: Kalkan bilmiyorum. -
غَدَرَ - gadretti
Kökü: غ د ر
Cümle: وَمَا يَغْدِرُ مَنْ عَلِمَ
Türkçe: Bilen gadretmez. -
أَصْبَحَ - sabahladı oldu
Kökü: ص ب ح
Cümle: وَلَقَدْ أَصْبَحْنَا فِي زَمَانٍ
Türkçe: Bir zamanda sabahladık. -
اتَّخَذَ - edindi
Kökü: أ خ ذ
Cümle: اتَّخَذَ أَكْثَرُ أَهْلِهِ الْغَدْرَ
Türkçe: Çoğu gadri edindi. -
نَسَبَ - nisbet etti
Kökü: ن س ب
Cümle: وَنَسَبَهُمْ أَهْلُ الْجَهْلِ
Türkçe: Cehalet ehli onları nisbet etti. -
رَأَى - gördü
Kökü: ر أ ي
Cümle: قَدْ يَرَى الْحُوَّلُ الْقُلَّبُ
Türkçe: Havvül kulleb görür. -
دَعَا - يَدَعُ - terk etti
Kökü: و د ع
Cümle: فَيَدَعُهَا رَأْيَ عَيْنٍ
Türkçe: Onu göz göre göre terk eder. -
قَدَرَ - الْقُدْرَةِ - güç yetirdi
Kökü: ق د ر
Cümle: بَعْدَ الْقُدْرَةِ عَلَيْهَا
Türkçe: Ona kudretten sonra. -
انْتَهَزَ - fırsatı ganimet bildi
Kökü: ن ه ز
Cümle: وَيَنْتَهِزُ فُرْصَتَهَا
Türkçe: Fırsatını ganimet bilir.
3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)
-
إِنَّ - inne tekit
Cümle: إِنَّ الْوَفَاءَ تَوْأَمُ الصِّدْقِ
Türkçe: Muhakkak vefa sıdkın ikizidir. -
وَ - va atıf
Cümle: وَلَا أَعْلَمُ جُنَّةً
Türkçe: Ve daha koruyucu kalkan bilmiyorum. -
مَا - ma nafiye / mevsul
Cümle: وَمَا يَغْدِرُ مَنْ عَلِمَ
Türkçe: Bilen gadretmez. -
قَدْ - kad tahkik
Cümle: وَلَقَدْ أَصْبَحْنَا
Türkçe: Andolsun sabahladık. -
لَـ - lam tekit
Cümle: وَلَقَدْ أَصْبَحْنَا
Türkçe: Andolsun sabahladık. -
مَنْ - men ismi mevsul
Cümle: مَنْ عَلِمَ كَيْفَ الْمَرْجِعُ
Türkçe: Dönüşün nasıl olduğunu bilen.
Nehcül Belaga Hutbe 41 Tam Metin - Test (10 Soru)
Nehcül Belağa | الخطبة ٤٢ - أَيُّهَا النَّاسُ إِنَّ أَخْوَفَ مَا
Okuma Parçası - Metin Tamamı
Ey insanlar, sizin için en çok korktuğum iki şey: hevaya tabi olmak ve uzun emel; hevaya tabi olmak haktan alıkoyar, uzun emel ise ahireti unutturur. Dikkat edin dünya hızla dönüp gitti, ondan ancak kabın dibindeki su gibi bir artık kaldı ki döken onu döktü. Dikkat edin ahiret yöneldi ve her birinin oğulları var, ahiret oğullarından olun, dünya oğullarından olmayın, çünkü her çocuk kıyamet günü babasına ilhak edilecek. Bugün amel var hesap yok, yarın hesap var amel yok.
Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri - Metinden Tamamı
1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)
-
النَّاسُ - insanlar
Kelime Anlamı: nas
Cümle: أَيُّهَا النَّاسُ
Türkçe: Ey insanlar. -
اتِّبَاعُ الْهَوَى - hevaya tabi olma
Kelime Anlamı: ittiba heva
Cümle: اتِّبَاعُ الْهَوَى
Türkçe: Hevaya tabi olma. -
طُولُ الْأَمَلِ - uzun emel
Kelime Anlamı: tul emel
Cümle: وَطُولُ الْأَمَلِ
Türkçe: Uzun emel. -
الْحَقِّ - hak
Kelime Anlamı: hak
Cümle: فَيَصُدُّ عَنِ الْحَقِّ
Türkçe: Haktan alıkoyar. -
الْآخِرَةَ - ahiret
Kelime Anlamı: ahire
Cümle: فَيُنْسِي الْآخِرَةَ
Türkçe: Ahireti unutturur. -
الدُّنْيَا - dünya
Kelime Anlamı: dünya
Cümle: وَإِنَّ الدُّنْيَا قَدْ وَلَّتْ
Türkçe: Dünya dönüp gitti. -
صُبَابَةٌ - artık dibinde kalan
Kelime Anlamı: subabe
Cümle: إِلَّا صُبَابَةٌ كَصُبَابَةِ الْإِنَاءِ
Türkçe: Ancak kabın subabesi gibi. -
يَوْمَ الْقِيَامَةِ - kıyamet günü
Kelime Anlamı: yevm kıyame
Cümle: يَوْمَ الْقِيَامَةِ
Türkçe: Kıyamet günü.
2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)
-
أَخَافُ - korkuyorum
Kökü: خ و ف
Cümle: إِنَّ أَخْوَفَ مَا أَخَافُ
Türkçe: En çok korktuğum. -
صَدَّ - alıkoydu engelledi
Kökü: ص د د
Cümle: فَيَصُدُّ عَنِ الْحَقِّ
Türkçe: Haktan alıkoyar. -
أَنْسَى - unutturdu
Kökü: ن س ي
Cümle: فَيُنْسِي الْآخِرَةَ
Türkçe: Ahireti unutturur. -
وَلَّى - döndü gitti
Kökü: و ل ي
Cümle: قَدْ وَلَّتْ حَذَّاءَ
Türkçe: Hızla dönüp gitti. -
بَقِيَ - kaldı
Kökü: ب ق ي
Cümle: فَلَمْ يَبْقَ مِنْهَا
Türkçe: Ondan kalmadı. -
اصْطَبَّ - döktü boşalttı
Kökü: ص ب ب
Cümle: اصْطَبَّهَا صَابُّهَا
Türkçe: Döken onu döktü. -
أَقْبَلَ - yöneldi geldi
Kökü: ق ب ل
Cümle: وَإِنَّ الْآخِرَةَ قَدْ أَقْبَلَتْ
Türkçe: Ahiret yöneldi. -
أُلْحِقَ - ilhak edildi
Kökü: ل ح ق
Cümle: سَيُلْحَقُ بِأَبِيهِ
Türkçe: Babasına ilhak edilecek. -
كَانَ - oldu
Kökü: ك و ن
Cümle: فَكُونُوا مِنْ أَبْنَاءِ الْآخِرَةِ
Türkçe: Ahiret oğullarından olun.
3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)
-
إِنَّ - inne tekit
Cümle: إِنَّ أَخْوَفَ مَا أَخَافُ
Türkçe: Muhakkak en korktuğum. -
مَا - ma ismi mevsul
Cümle: مَا أَخَافُ عَلَيْكُمُ
Türkçe: Sizin için korktuğum şey. -
فَـ - fe atıf / sebep
Cümle: فَيَصُدُّ عَنِ الْحَقِّ
Türkçe: Böylece haktan alıkoyar. -
أَلَا - ela tembih
Cümle: أَلَا وَإِنَّ الدُّنْيَا
Türkçe: Dikkat edin dünya. -
قَدْ - kad tahkik
Cümle: قَدْ وَلَّتْ حَذَّاءَ
Türkçe: Muhakkak hızla gitti. -
إِلَّا - illa istisna
Cümle: إِلَّا صُبَابَةٌ
Türkçe: Ancak bir artık kaldı.
Nehcül Belaga Hutbe 42 Tam Metin - Test (10 Soru)



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.