☝📖İbrahimi ﷺ Muhammedi ﷺ Hanif İslam📖☝﷽𐰃𐰠𐰯☝📖المحمدية☝Muhammediyye📖☝𐰃𐰠𐰯༺الله أكبر ༻

Güncel Duyuru Eylül -Ekim 2026

Nehvul Vazıh 2.Merhale Derslerimiz Çok Yakında Eylül itibariyle Başlayacak Ekim itibariyle devam edecek inşallah!Nehcül Belağa Dersleri sitemize ekleniyor,Kur'anla Arapça Dilbilgisi derslerimiz ve 116 tane Arapça dilbilgisi konu testi sitemize eklendi..

☝المحمدية☝الاامام سيد محمد هاشمي الموسوي 📖 ☝

☝https://www.muhammediyye.org/☝
📖-المحمدية-📖

Teoriye göre;İlluminati(hizbüşşeytan) yani uzaylı ve insan melezi ırklar,yarı vampir,yılan,ejderha vs melez soylardan oluşan topluluk,masonik, illuminatik firavun ve nemrud soylarının hipnoz,büyü,zihin kontrolü,algı yönetimi ile bireyler ve toplumları yönetmesi,hizbüşşeytan illumiatinin küresel illuminatik sistemi; siyaset,medya,sivil toplum,terör örgütleri,mafya,enerji,silah,ilaç,gıda tekeli alanlarda illuminati vardır!

Destek olmak isteyen kardeşlerimiz iletişim formundan bize yazınız Allah razı olsun.

Arapça Metinler-نهج البلاغة-Nehcül Belağa-Hutbe-225-230

☝https://www.muhammediyye.org/☝
📖-المحمدية علي الكتاب و السنة الصحيحة-📖
Üye olmak isteyen kardeşlerimiz iletişim formundan bize yazınız Allah razı olsun.Kardeşlerimize Önemli :
اعوذ بالله من الشيطان الرجيم
 بسم الله الرحمان الرحيم
 الحمد لله رب العالمين و الصلاة و السلام علي امامنا محمد
 و آله و اهل بيته و صحبه و امته اجمعين
Euzü billahi mineşeydanirracimi ve min hizbihi..
Bismillahirrahmanirrahiym
Allahım cc Şeytandan ve onun hizbi tağutlardan
marid ve hannaslardan,cibt ve belamlardan sana sığınırız.Rahman ve rahiym olan Allahın cc adıyla.. 
Ahmedilik,kadıyanilik,bahailik,Vahhabilik,Şiilik,
illuminati,masonluk,yahudilik,nasırilik,nusayrilik,yezidilik,
sağcılık,solculuk,islamcılık,ateizm,deizm, budizm,hinduizm gibi  İbrahimi  ﷺ Muhammedi  ﷺ hanif İslama aykırı dini,felsefi ve ideolojik akımlardan imanımızı ve dinimizi koruyalım!     
İbrahimi  ﷺ Muhammedi  ﷺ hanif din islamdır!
İslam ise; peygamberler peygamberi cenabı Muhammed ﷺ  dinidir!..
Nemrut,Firavun,İsis,ra ve el gibi tağutlar(illuminati) ve onların günümüzdeki soylarının ve taraftarlarının dini(inanış,felsefe,ideolojilerinin) değil!
𐰃𐰠𐰯Kur'an ve sahih sünnetin izinde Muhammediyiz𐰃𐰠𐰯
📖☝ المحمدية علي الكتاب و السنة☝📖 Arapça Dersleri☝İslami Sohbetler☝İslami İlimler☝Manevi Rehberlik☝  instagram: https://www.instagram.com/muhammediyye
  • Nehc1
  • Nehc2
  • Nehc3
  • Nehc4
  • Nehc5
  • Nehc6
  • Nehc
  • ☝📖المحمدية📖☝

نهج البلاغة لامامنا علي عليه السلام
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

Nehcül Belağa | الخطبة ٢٢٥ - اللَّهُمَّ صُنْ وَجْهِي بِالْيَسَارِ وَلَا تَبْذُلْ

Okuma Parçası - Metin

اللَّهُمَّ صُنْ وَجْهِي بِالْيَسَارِ وَلَا تَبْذُلْ جَاهِيَ بِالْإِقْتَارِ، فَأَسْتَرْزِقَ طَالِبِي رِزْقِكَ وَأَسْتَعْطِفَ شِرَارَ خَلْقِكَ وَأُبْتَلَى بِحَمْدِ مَنْ أَعْطَانِي وَأُفْتَتَنَ بِذَمِّ مَنْ مَنَعَنِي، وَأَنْتَ مِنْ وَرَاءِ ذَلِكَ كُلِّهِ وَلِيُّ الْإِعْطَاءِ وَالْمَنْعِ؛ «إِنَّكَ عَلى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ».
Türkçe Çevirisi:
Allah'ım yüzümü varlıkla (zenginlikle) koru ve itibarımı yoklukla harcattırma ki, Senin rızkını isteyenlerden rızık dileyeyim, yaratıklarının en şerlilerine şefkat dileneyim, bana vereni övmekle sınanayım ve benden esirgeyeni yermekle fitneye düşeyim. Oysa bütün bunların arkasında verme ve engellemenin sahibi Sensin; şüphesiz Sen her şeye kadirsin.

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • وَجْهِي - Yüzüm
    Anlamı: itibar, çehre
    Cümle: اللَّهُمَّ صُنْ وَجْهِي بِالْيَسَارِ
    Türkçe: Yüzümü varlıkla koru.
  • الْيَسَارِ - Zenginlik, varlık
    Anlamı: kolaylık, bolluk
    Cümle: صُنْ وَجْهِي بِالْيَسَارِ
    Türkçe: Varlıkla yüzümü koru.
  • جَاهِيَ - İtibarım, mevkiim
    Anlamı: şan
    Cümle: وَلَا تَبْذُلْ جَاهِيَ بِالْإِقْتَارِ
    Türkçe: İtibarımı yoklukla harcattırma.
  • الْإِقْتَارِ - Yokluk, fakirlik
    Anlamı: darlık
    Cümle: بِالْإِقْتَارِ
    Türkçe: Yoklukla.
  • طَالِبِي رِزْقِكَ - Rızkını isteyenler
    Anlamı: rızık talep eden
    Cümle: فَأَسْتَرْزِقَ طَالِبِي رِزْقِكَ
    Türkçe: Rızkını isteyenlerden rızık dileyeyim.
  • شِرَارَ خَلْقِكَ - Yaratıklarının en şerlileri
    Anlamı: şerir çoğulu
    Cümle: وَأَسْتَعْطِفَ شِرَارَ خَلْقِكَ
    Türkçe: En şerlilerine şefkat dileneyim.
  • وَلِيُّ الْإِعْطَاءِ - Vermenin sahibi
    Anlamı: dost, sahip
    Cümle: وَلِيُّ الْإِعْطَاءِ وَالْمَنْعِ
    Türkçe: Verme ve engellemenin sahibi.
  • شَيْءٍ قَدِيرٌ - Her şeye kadir
    Anlamı: güç yetiren
    Cümle: إِنَّكَ عَلى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ
    Türkçe: Sen her şeye kadirsin.

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • صُنْ - Koru
    Kökü: ص و ن
    Cümle: اللَّهُمَّ صُنْ وَجْهِي
    Türkçe: Yüzümü koru.
  • تَبْذُلْ - Harcattırma, değersizleştirme
    Kökü: ب ذ ل
    Cümle: وَلَا تَبْذُلْ جَاهِيَ
    Türkçe: İtibarımı harcattırma.
  • أَسْتَرْزِقَ - Rızık dileyeyim
    Kökü: ر ز ق
    Cümle: فَأَسْتَرْزِقَ طَالِبِي رِزْقِكَ
    Türkçe: Rızkını isteyenlerden rızık dileyeyim.
  • أَسْتَعْطِفَ - Şefkat dileneyim
    Kökü: ع ط ف
    Cümle: وَأَسْتَعْطِفَ شِرَارَ خَلْقِكَ
    Türkçe: Şerlilerine şefkat dileneyim.
  • أُبْتَلَى - Sınanayım
    Kökü: ب ل و
    Cümle: وَأُبْتَلَى بِحَمْدِ مَنْ أَعْطَانِي
    Türkçe: Vereni övmekle sınanayım.
  • أَعْطَانِي - Bana verdi
    Kökü: ع ط و
    Cümle: بِحَمْدِ مَنْ أَعْطَانِي
    Türkçe: Bana vereni övmek.
  • أُفْتَتَنَ - Fitneye düşeyim
    Kökü: ف ت ن
    Cümle: وَأُفْتَتَنَ بِذَمِّ مَنْ مَنَعَنِي
    Türkçe: Engelleyeni yermekle fitneye düşeyim.
  • مَنَعَنِي - Beni engelledi
    Kökü: م ن ع
    Cümle: بِذَمِّ مَنْ مَنَعَنِي
    Türkçe: Beni engelleyeni yermek.
  • قَدِيرٌ - Kadir (isim-fiil)
    Kökü: ق د ر
    Cümle: إِنَّكَ عَلى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ
    Türkçe: Sen her şeye kadirsin.

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • اللَّهُمَّ - Nida edatı
    Cümle: اللَّهُمَّ صُنْ وَجْهِي
    Türkçe: Allah'ım yüzümü koru.
  • وَ - Atıf edatı
    Cümle: وَلَا تَبْذُلْ جَاهِيَ
    Türkçe: Ve itibarımı harcattırma.
  • لَا - Nehy edatı
    Cümle: وَلَا تَبْذُلْ جَاهِيَ
    Türkçe: İtibarımı harcattırma.
  • فَـ - Sebep fa'sı
    Cümle: فَأَسْتَرْزِقَ طَالِبِي رِزْقِكَ
    Türkçe: Ki rızık dileyeyim.
  • مَنْ - İsmi mevsul
    Cümle: بِحَمْدِ مَنْ أَعْطَانِي
    Türkçe: Bana vereni övmek.
  • إِنَّكَ - Tahkik edatı + zamir
    Cümle: إِنَّكَ عَلى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ
    Türkçe: Şüphesiz Sen her şeye kadirsin.

Nehcül Belaga Hutbe 225 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Arapça Kelime ve Gramer Testi (Hutbe 225)

نهج البلاغة لامامنا علي عليه السلام
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

Nehcül Belağa | الخطبة ٢٢٦ - دَارٌ بِالْبَلَاءِ مَحْفُوفَةٌ وَبِالْغَدْرِ مَعْرُوفَةٌ

Okuma Parçası - Metin

دَارٌ بِالْبَلَاءِ مَحْفُوفَةٌ وَبِالْغَدْرِ مَعْرُوفَةٌ، لَا تَدُومُ أَحْوَالُهَا وَلَا يَسْلَمُ نُزَّالُهَا. أَحْوَالٌ مُخْتَلِفَةٌ وَتَارَاتٌ مُتَصَرِّفَةٌ، الْعَيْشُ فِيهَا مَذْمُومٌ وَالْأَمَانُ مِنْهَا مَعْدُومٌ؛ وَإِنَّمَا أَهْلُهَا فِيهَا أَغْرَاضٌ مُسْتَهْدَفَةٌ، تَرْمِيهِمْ بِسِهَامِهَا وَتُفْنِيهِمْ بِحِمَامِهَا.

وَاعْلَمُوا عِبَادَ اللَّهِ أَنَّكُمْ وَمَا أَنْتُمْ فِيهِ مِنْ هَذِهِ الدُّنْيَا عَلَى سَبِيلِ مَنْ قَدْ مَضَى قَبْلَكُمْ مِمَّنْ كَانَ أَطْوَلَ مِنْكُمْ أَعْمَاراً وَأَعْمَرَ دِيَاراً وَأَبْعَدَ آثَاراً. أَصْبَحَتْ أَصْوَاتُهُمْ هَامِدَةً وَرِيَاحُهُمْ رَاكِدَةً وَأَجْسَادُهُمْ بَالِيَةً وَدِيَارُهُمْ خَالِيَةً وَآثَارُهُمْ عَافِيَةً؛
Türkçe Çevirisi:
Bela ile kuşatılmış, vefasızlıkla tanınmış bir evdir (dünya). Halleri devam etmez, konukları selamette kalmaz. Halleri değişik, nöbetleri dönücüdür. Onda yaşamak yerilmiştir, ondan emanda olmak yoktur; halkı onda hedef alınmış hedeflerdir, oklarıyla onları atar ve ölümüyle onları yok eder.

Ey Allah'ın kulları bilin ki siz ve içinde bulunduğunuz şu dünya, sizden önce gelip geçmiş olanların yolu üzerindesiniz; sizden ömürce daha uzun, diyarca daha mamur, eserlerce daha uzak olanlar. Sesleri sönmüş, rüzgarları durmuş, cesetleri çürümüş, diyarları boş kalmış, eserleri silinmiştir.

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • دَارٌ - Ev, dünya
    Anlamı: mesken
    Cümle: دَارٌ بِالْبَلَاءِ مَحْفُوفَةٌ
    Türkçe: Bela ile kuşatılmış bir ev.
  • الْبَلَاءِ - Bela, imtihan
    Anlamı: musibet
    Cümle: دَارٌ بِالْبَلَاءِ مَحْفُوفَةٌ
    Türkçe: Bela ile kuşatılmış.
  • الْغَدْرِ - Vefasızlık
    Anlamı: ihanet
    Cümle: وَبِالْغَدْرِ مَعْرُوفَةٌ
    Türkçe: Vefasızlıkla tanınmış.
  • نُزَّالُهَا - Konukları, sakinleri
    Anlamı: inenler
    Cümle: وَلَا يَسْلَمُ نُزَّالُهَا
    Türkçe: Konukları selamette kalmaz.
  • أَغْرَاضٌ مُسْتَهْدَفَةٌ - Hedef alınmış hedefler
    Anlamı: nişan
    Cümle: أَهْلُهَا فِيهَا أَغْرَاضٌ مُسْتَهْدَفَةٌ
    Türkçe: Halkı hedef alınmış hedeflerdir.
  • سِهَامِهَا - Okları
    Anlamı: sehm çoğulu
    Cümle: تَرْمِيهِمْ بِسِهَامِهَا
    Türkçe: Oklarıyla onları atar.
  • حِمَامِهَا - Ölümü
    Anlamı: ecel
    Cümle: وَتُفْنِيهِمْ بِحِمَامِهَا
    Türkçe: Ölümüyle yok eder.
  • أَعْمَاراً - Ömürler
    Anlamı: ömür çoğulu
    Cümle: كَانَ أَطْوَلَ مِنْكُمْ أَعْمَاراً
    Türkçe: Sizden ömürce daha uzun olanlar.

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • مَحْفُوفَةٌ (حُفَّ) - Kuşatılmış
    Kökü: ح ف ف
    Cümle: دَارٌ بِالْبَلَاءِ مَحْفُوفَةٌ
    Türkçe: Bela ile kuşatılmış ev.
  • تَدُومُ - Devam eder
    Kökü: د و م
    Cümle: لَا تَدُومُ أَحْوَالُهَا
    Türkçe: Halleri devam etmez.
  • يَسْلَمُ - Selamette kalır
    Kökü: س ل م
    Cümle: وَلَا يَسْلَمُ نُزَّالُهَا
    Türkçe: Konukları selamette kalmaz.
  • تَرْمِيهِمْ - Onları atar
    Kökü: ر م ي
    Cümle: تَرْمِيهِمْ بِسِهَامِهَا
    Türkçe: Oklarıyla onları atar.
  • تُفْنِيهِمْ - Yok eder
    Kökü: ف ن ي
    Cümle: وَتُفْنِيهِمْ بِحِمَامِهَا
    Türkçe: Ölümüyle yok eder.
  • اعْلَمُوا - Bilin
    Kökü: ع ل م
    Cümle: وَاعْلَمُوا عِبَادَ اللَّهِ
    Türkçe: Ey Allah'ın kulları bilin.
  • مَضَى - Geçti
    Kökü: م ض ي
    Cümle: عَلَى سَبِيلِ مَنْ قَدْ مَضَى قَبْلَكُمْ
    Türkçe: Sizden önce geçmiş olanların yolu.
  • أَصْبَحَتْ - Oldu, sabahladı
    Kökü: ص ب ح
    Cümle: أَصْبَحَتْ أَصْوَاتُهُمْ هَامِدَةً
    Türkçe: Sesleri sönmüş oldu.
  • بُنِيَ - Bina edildi (meçhul)
    Kökü: ب ن ي
    Cümle: قَدْ بُنِيَ عَلَى الْخَرَابِ فِنَاؤُهَا
    Türkçe: Avlusu harap üzerine bina edilmiş.

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • وَ - Atıf edatı
    Cümle: وَبِالْغَدْرِ مَعْرُوفَةٌ
    Türkçe: Ve vefasızlıkla tanınmış.
  • لَا - Nefy edatı
    Cümle: لَا تَدُومُ أَحْوَالُهَا
    Türkçe: Halleri devam etmez.
  • إِنَّمَا - Hasr edatı
    Cümle: وَإِنَّمَا أَهْلُهَا فِيهَا أَغْرَاضٌ
    Türkçe: Halkı ancak hedeflerdir.
  • قَدْ - Tahkik edatı
    Cümle: مَنْ قَدْ مَضَى قَبْلَكُمْ
    Türkçe: Sizden önce geçmiş olan.
  • كَأَنْ - Teşbih edatı
    Cümle: وَكَأَنْ قَدْ صِرْتُمْ إِلَى مَا صَارُوا إِلَيْهِ
    Türkçe: Sanki onların vardığına vardınız.
  • لَوْ - Şart edatı
    Cümle: فَكَيْفَ بِكُمْ لَوْ تَنَاهَتْ بِكُمُ الْأُمُورُ
    Türkçe: İşler sizi sona ulaştırsa haliniz nice olur?

Nehcül Belaga Hutbe 226 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Arapça Kelime ve Gramer Testi (Hutbe 226)
```

نهج البلاغة لامامنا علي عليه السلام
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

Nehcül Belağa | الخطبة ٢٢٧ - اللَّهُمَّ إِنَّكَ آنَسُ الْآنِسِينَ لِأَوْلِيَائِكَ

Okuma Parçası - Metin

اللَّهُمَّ إِنَّكَ آنَسُ الْآنِسِينَ لِأَوْلِيَائِكَ وَأَحْضَرُهُمْ بِالْكِفَايَةِ لِلْمُتَوَكِّلِينَ عَلَيْكَ، تُشَاهِدُهُمْ فِي سَرَائِرِهِمْ وَتَطَّلِعُ عَلَيْهِمْ فِي ضَمَائِرِهِمْ وَتَعْلَمُ مَبْلَغَ بَصَائِرِهِمْ، فَأَسْرَارُهُمْ لَكَ مَكْشُوفَةٌ وَقُلُوبُهُمْ إِلَيْكَ مَلْهُوفَةٌ. إِنْ أَوْحَشَتْهُمُ الْغُرْبَةُ آنَسَهُمْ ذِكْرُكَ وَإِنْ صُبَّتْ عَلَيْهِمُ الْمَصَائِبُ لَجَئُوا إِلَى الِاسْتِجَارَةِ بِكَ، عِلْماً بِأَنَّ أَزِمَّةَ الْأُمُورِ بِيَدِكَ وَمَصَادِرَهَا عَنْ قَضَائِكَ.

اللَّهُمَّ إِنْ فَهِهْتُ عَنْ مَسْأَلَتِي أَوْ عَمِيتُ عَنْ طِلْبَتِي فَدُلَّنِي عَلَى مَصَالِحِي وَخُذْ بِقَلْبِي إِلَى مَرَاشِدِي، فَلَيْسَ ذَلِكَ بِنُكْرٍ مِنْ هِدَايَاتِكَ وَلَا بِبِدْعٍ مِنْ كِفَايَاتِكَ.

اللَّهُمَّ احْمِلْنِي عَلَى عَفْوِكَ وَلَا تَحْمِلْنِي عَلَى عَدْلِكَ.
Türkçe Çevirisi:
Allah'ım, Sen dostların için dostların en samimisisin ve Sana tevekkül edenler için kifayetle en hazır olanısın. Onları sırlarında görürsün, vicdanlarında muttali olursun, basiretlerinin derecesini bilirsin; sırları Sana açıktır, kalpleri Sana karşı hasretle çarpan. Eğer gurbet onları yalnızlaştırırsa, zikrin onlara dost olur; eğer musibetler üzerlerine dökülürse, Sana sığınmaya koşarlar, çünkü bilirler ki işlerin dizginleri Senin elindedir ve kaynakları Senin kazandan gelir.

Allah'ım, eğer meselemden şaşırırsam veya isteğimden kör olursam, beni maslahatlarıma delalet et ve kalbimi doğru yollara al. Bu, Senin hidayetlerinden garip değildir ve kifayetlerinden bidat değildir.

Allah'ım, beni affın üzere taşı, adaletin üzere taşıma.

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • آنَسُ الْآنِسِينَ - Dostların en samimisi
    Anlamı: ünsiyet veren
    Cümle: إِنَّكَ آنَسُ الْآنِسِينَ لِأَوْلِيَائِكَ
    Türkçe: Sen dostların için en samimisin.
  • أَوْلِيَائِكَ - Dostların
    Anlamı: veliler
    Cümle: آنَسُ الْآنِسِينَ لِأَوْلِيَائِكَ
    Türkçe: Dostların için dostların en samimisi.
  • الْمُتَوَكِّلِينَ - Tevekkül edenler
    Anlamı: güvenenler
    Cümle: لِلْمُتَوَكِّلِينَ عَلَيْكَ
    Türkçe: Sana tevekkül edenler için.
  • سَرَائِرِهِمْ - Sırları
    Anlamı: gizlilikler
    Cümle: تُشَاهِدُهُمْ فِي سَرَائِرِهِمْ
    Türkçe: Onları sırlarında görürsün.
  • ضَمَائِرِهِمْ - Vicdanları
    Anlamı: içleri
    Cümle: وَتَطَّلِعُ عَلَيْهِمْ فِي ضَمَائِرِهِمْ
    Türkçe: Vicdanlarında muttali olursun.
  • الْغُرْبَةُ - Gurbet
    Anlamı: yabancılık
    Cümle: إِنْ أَوْحَشَتْهُمُ الْغُرْبَةُ
    Türkçe: Gurbet onları yalnızlaştırırsa.
  • أَزِمَّةَ الْأُمُورِ - İşlerin dizginleri
    Anlamı: zimamlar
    Cümle: بِأَنَّ أَزِمَّةَ الْأُمُورِ بِيَدِكَ
    Türkçe: İşlerin dizginleri Senin elinde.
  • مَصَالِحِي - Maslahatlarım
    Anlamı: yararlarım
    Cümle: فَدُلَّنِي عَلَى مَصَالِحِي
    Türkçe: Beni maslahatlarıma delalet et.

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • تُشَاهِدُهُمْ - Onları görürsün
    Kökü: ش ه د
    Cümle: تُشَاهِدُهُمْ فِي سَرَائِرِهِمْ
    Türkçe: Onları sırlarında görürsün.
  • تَطَّلِعُ - Muttali olursun
    Kökü: ط ل ع
    Cümle: وَتَطَّلِعُ عَلَيْهِمْ فِي ضَمَائِرِهِمْ
    Türkçe: Vicdanlarında bilirsin.
  • تَعْلَمُ - Bilirsin
    Kökü: ع ل م
    Cümle: وَتَعْلَمُ مَبْلَغَ بَصَائِرِهِمْ
    Türkçe: Basiretlerinin derecesini bilirsin.
  • أَوْحَشَتْهُمُ - Onları yalnızlaştırdı
    Kökü: و ح ش
    Cümle: إِنْ أَوْحَشَتْهُمُ الْغُرْبَةُ
    Türkçe: Gurbet onları yalnızlaştırırsa.
  • آنَسَهُمْ - Onlara dost oldu
    Kökü: أ ن س
    Cümle: آنَسَهُمْ ذِكْرُكَ
    Türkçe: Zikrin onlara dost oldu.
  • صُبَّتْ - Döküldü (meçhul)
    Kökü: ص ب ب
    Cümle: وَإِنْ صُبَّتْ عَلَيْهِمُ الْمَصَائِبُ
    Türkçe: Musibetler üzerlerine dökülürse.
  • لَجَئُوا - Sığındılar
    Kökü: ل ج أ
    Cümle: لَجَئُوا إِلَى الِاسْتِجَارَةِ بِكَ
    Türkçe: Sana sığınmaya koştular.
  • فَهِهْتُ - Şaşırdım, aciz kaldım
    Kökü: ف ه ه
    Cümle: إِنْ فَهِهْتُ عَنْ مَسْأَلَتِي
    Türkçe: Meselemden şaşırırsam.
  • احْمِلْنِي - Beni taşı
    Kökü: ح م ل
    Cümle: اللَّهُمَّ احْمِلْنِي عَلَى عَفْوِكَ
    Türkçe: Beni affın üzere taşı.

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • إِنَّكَ - Tahkik + zamir
    Cümle: إِنَّكَ آنَسُ الْآنِسِينَ
    Türkçe: Şüphesiz Sen en samimisin.
  • وَ - Atıf edatı
    Cümle: وَأَحْضَرُهُمْ بِالْكِفَايَةِ
    Türkçe: Ve kifayetle en hazır olanısın.
  • فَـ - Fa-i atıf / sebebiye
    Cümle: فَأَسْرَارُهُمْ لَكَ مَكْشُوفَةٌ
    Türkçe: Sırları Sana açıktır.
  • إِنْ - Şart edatı
    Cümle: إِنْ أَوْحَشَتْهُمُ الْغُرْبَةُ
    Türkçe: Eğer gurbet onları yalnızlaştırırsa.
  • أَوْ - Tahyir edatı
    Cümle: أَوْ عَمِيتُ عَنْ طِلْبَتِي
    Türkçe: Veya isteğimden kör olursam.
  • لَا - Nefy edatı
    Cümle: وَلَا تَحْمِلْنِي عَلَى عَدْلِكَ
    Türkçe: Ve beni adaletin üzere taşıma.

Nehcül Belaga Hutbe 227 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Arapça Kelime ve Gramer Testi (Hutbe 227)

نهج البلاغة لامامنا علي عليه السلام
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

Nehcül Belağa | الخطبة ٢٢٨ - لِلَّهِ بَلَاءُ فُلَانٍ فَلَقَدْ قَوَّمَ

Okuma Parçası - Metin

لِلَّهِ بَلَاءُ فُلَانٍ؛ فَلَقَدْ قَوَّمَ الْأَوَدَ وَدَاوَى الْعَمَدَ وَأَقَامَ السُّنَّةَ وَخَلَّفَ الْفِتْنَةَ، ذَهَبَ نَقِيَّ الثَّوْبِ، قَلِيلَ الْعَيْبِ، أَصَابَ خَيْرَهَا وَسَبَقَ شَرَّهَا؛ أَدَّى إِلَى اللَّهِ طَاعَتَهُ وَاتَّقَاهُ بِحَقِّهِ، رَحَلَ وَتَرَكَهُمْ فِي طُرُقٍ مُتَشَعِّبَةٍ، لَا يَهْتَدِي بِهَا الضَّالُّ وَلَا يَسْتَيْقِنُ الْمُهْتَدِي.
Türkçe Çevirisi:
Allah için filanın belası (imtihanı, çabası) ne güzeldi! Andolsun ki eğriliği doğrulttu, hastalığı tedavi etti, sünneti ikame etti, fitneyi geride bıraktı. Elbisesi temiz, ayıbı az olarak gitti. Onun hayrına isabet etti ve şerrini geride bıraktı; Allah'a itaatini eda etti ve hakkıyla O'ndan sakındı. Göçtü ve onları dallanıp budaklanan yollarda bıraktı; sapkın onda hidayet bulamaz, hidayette olan da yakine ulaşamaz.

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • بَلَاءُ - Bela, imtihan, çaba
    Anlamı: gayret
    Cümle: لِلَّهِ بَلَاءُ فُلَانٍ
    Türkçe: Filanın çabası Allah içindir.
  • الْأَوَدَ - Eğrilik
    Anlamı: çarpıklık
    Cümle: فَلَقَدْ قَوَّمَ الْأَوَدَ
    Türkçe: Eğrilik doğrulttu.
  • الْعَمَدَ - Hastalık, iç hastalık
    Anlamı: yara
    Cümle: وَدَاوَى الْعَمَدَ
    Türkçe: Hastalığı tedavi etti.
  • السُّنَّةَ - Sünnet, yol
    Anlamı: adet
    Cümle: وَأَقَامَ السُّنَّةَ
    Türkçe: Sünneti ikame etti.
  • الْفِتْنَةَ - Fitne
    Anlamı: karışıklık
    Cümle: وَخَلَّفَ الْفِتْنَةَ
    Türkçe: Fitneyi geride bıraktı.
  • نَقِيَّ الثَّوْبِ - Elbisesi temiz
    Anlamı: pak
    Cümle: ذَهَبَ نَقِيَّ الثَّوْبِ
    Türkçe: Elbisesi temiz gitti.
  • طُرُقٍ مُتَشَعِّبَةٍ - Dallı yollar
    Anlamı: şubelenen yollar
    Cümle: وَتَرَكَهُمْ فِي طُرُقٍ مُتَشَعِّبَةٍ
    Türkçe: Onları dallanan yollarda bıraktı.
  • الضَّالُّ - Sapan
    Anlamı: kaybolan
    Cümle: لَا يَهْتَدِي بِهَا الضَّالُّ
    Türkçe: Sapan onda hidayet bulamaz.

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • قَوَّمَ - Doğrulttu
    Kökü: ق و م
    Cümle: فَلَقَدْ قَوَّمَ الْأَوَدَ
    Türkçe: Eğrilik doğrulttu.
  • دَاوَى - Tedavi etti
    Kökü: د و ي
    Cümle: وَدَاوَى الْعَمَدَ
    Türkçe: Hastalığı tedavi etti.
  • أَقَامَ - İkame etti
    Kökü: ق و م
    Cümle: وَأَقَامَ السُّنَّةَ
    Türkçe: Sünneti ikame etti.
  • خَلَّفَ - Geride bıraktı
    Kökü: خ ل ف
    Cümle: وَخَلَّفَ الْفِتْنَةَ
    Türkçe: Fitneyi geride bıraktı.
  • ذَهَبَ - Gitti
    Kökü: ذ ه ب
    Cümle: ذَهَبَ نَقِيَّ الثَّوْبِ
    Türkçe: Temiz elbiseyle gitti.
  • أَصَابَ - İsabet etti
    Kökü: ص و ب
    Cümle: أَصَابَ خَيْرَهَا
    Türkçe: Hayrına isabet etti.
  • سَبَقَ - Geride bıraktı, geçti
    Kökü: س ب ق
    Cümle: وَسَبَقَ شَرَّهَا
    Türkçe: Şerrini geçti.
  • رَحَلَ - Göçtü
    Kökü: ر ح ل
    Cümle: رَحَلَ وَتَرَكَهُمْ
    Türkçe: Göçtü ve onları bıraktı.
  • يَهْتَدِي - Hidayet bulur
    Kökü: ه د ي
    Cümle: لَا يَهْتَدِي بِهَا الضَّالُّ
    Türkçe: Sapan onda hidayet bulamaz.

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • لِلَّهِ - Tâcib lamı
    Cümle: لِلَّهِ بَلَاءُ فُلَانٍ
    Türkçe: Allah için filanın belası!
  • فَلَقَدْ - Tahkik (fa + lam + kad)
    Cümle: فَلَقَدْ قَوَّمَ الْأَوَدَ
    Türkçe: Andolsun ki eğrilik doğrulttu.
  • وَ - Atıf edatı
    Cümle: وَدَاوَى الْعَمَدَ
    Türkçe: Ve hastalığı tedavi etti.
  • قَلِيلَ - Azlık edatı (sıfat)
    Cümle: قَلِيلَ الْعَيْبِ
    Türkçe: Ayıbı az.
  • لَا - Nefy edatı
    Cümle: لَا يَهْتَدِي بِهَا الضَّالُّ
    Türkçe: Sapan onda hidayet bulamaz.
  • بِهَا - Bi + zamir (haliye)
    Cümle: لَا يَهْتَدِي بِهَا
    Türkçe: Onda hidayet bulamaz.

Nehcül Belaga Hutbe 228 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Arapça Kelime ve Gramer Testi (Hutbe 228)

نهج البلاغة لامامنا علي عليه السلام
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

Nehcül Belağa | الخطبة ٢٢٩ - وَبَسَطْتُمْ يَدِي فَكَفَفْتُهَا وَمَدَدْتُمُوهَا فَقَبَضْتُهَا

Okuma Parçası - Metin

وَبَسَطْتُمْ يَدِي فَكَفَفْتُهَا وَمَدَدْتُمُوهَا فَقَبَضْتُهَا، ثُمَّ تَدَاكَكْتُمْ عَلَيَّ تَدَاكَّ الْإِبِلِ الْهِيمِ عَلَى حِيَاضِهَا يَوْمَ وِرْدِهَا، حَتَّى انْقَطَعَتِ النَّعْلُ وَسَقَطَ الرِّدَاءُ وَوُطِئَ الضَّعِيفُ. وَبَلَغَ مِنْ سُرُورِ النَّاسِ بِبَيْعَتِهِمْ إِيَّايَ أَنِ ابْتَهَجَ بِهَا الصَّغِيرُ وَهَدَجَ إِلَيْهَا الْكَبِيرُ وَتَحَامَلَ نَحْوَهَا الْعَلِيلُ وَحَسَرَتْ إِلَيْهَا الْكِعَابُ.
Türkçe Çevirisi:
Elimi uzattınız ben çektim, uzattınız ben kapattım. Sonra susuz develerin su havuzları başında su içme gününde izdihamı gibi üzerime üşüştünüz, öyle ki ayakkabı koptu, rida düştü, zayıf çiğnendi. İnsanların bana biatlarından dolayı sevinçleri o dereceye ulaştı ki küçük sevindi, büyük sevinerek yürüdü, hasta ona doğru zorlanarak geldi, genç kızlar ona doğru peçesiz koştu.

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • يَدِي - Elim
    Anlamı: kol, el
    Cümle: وَبَسَطْتُمْ يَدِي فَكَفَفْتُهَا
    Türkçe: Elimi uzattınız ben çektim.
  • الْإِبِلِ الْهِيمِ - Susuz develer
    Anlamı: hararetten susamış
    Cümle: تَدَاكَّ الْإِبِلِ الْهِيمِ عَلَى حِيَاضِهَا
    Türkçe: Susuz develerin izdihamı gibi.
  • حِيَاضِهَا - Havuzları
    Anlamı: havd çoğulu
    Cümle: عَلَى حِيَاضِهَا يَوْمَ وِرْدِهَا
    Türkçe: Su içme günü havuzları başında.
  • النَّعْلُ - Ayakkabı
    Anlamı: terlik, pabuç
    Cümle: حَتَّى انْقَطَعَتِ النَّعْلُ
    Türkçe: Ayakkabı koptu.
  • الرِّدَاءُ - Rida, üst elbise
    Anlamı: örtü
    Cümle: وَسَقَطَ الرِّدَاءُ
    Türkçe: Rida düştü.
  • سُرُورِ النَّاسِ - İnsanların sevinci
    Anlamı: ferah
    Cümle: وَبَلَغَ مِنْ سُرُورِ النَّاسِ بِبَيْعَتِهِمْ
    Türkçe: Biatlarından dolayı insanların sevinci ulaştı.
  • الْعَلِيلُ - Hasta
    Anlamı: zayıf, illi
    Cümle: وَتَحَامَلَ نَحْوَهَا الْعَلِيلُ
    Türkçe: Hasta ona doğru zorlandı.
  • الْكِعَابُ - Genç kızlar
    Anlamı: göğsü çıkmış kız
    Cümle: وَحَسَرَتْ إِلَيْهَا الْكِعَابُ
    Türkçe: Genç kızlar ona doğru açıldı.

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • بَسَطْتُمْ - Uzattınız
    Kökü: ب س ط
    Cümle: وَبَسَطْتُمْ يَدِي
    Türkçe: Elimi uzattınız.
  • كَفَفْتُهَا - Çektim, tuttum
    Kökü: ك ف ف
    Cümle: فَكَفَفْتُهَا
    Türkçe: Onu çektim.
  • تَدَاكَكْتُمْ - İzdiham ettiniz
    Kökü: د ك ك
    Cümle: ثُمَّ تَدَاكَكْتُمْ عَلَيَّ
    Türkçe: Sonra üzerime üşüştünüz.
  • انْقَطَعَتِ - Koptu
    Kökü: ق ط ع
    Cümle: حَتَّى انْقَطَعَتِ النَّعْلُ
    Türkçe: Ayakkabı koptu.
  • سَقَطَ - Düştü
    Kökü: س ق ط
    Cümle: وَسَقَطَ الرِّدَاءُ
    Türkçe: Rida düştü.
  • وُطِئَ - Çiğnendi (meçhul)
    Kökü: و ط أ
    Cümle: وَوُطِئَ الضَّعِيفُ
    Türkçe: Zayıf çiğnendi.
  • ابْتَهَجَ - Sevindi
    Kökü: ب ه ج
    Cümle: أَنِ ابْتَهَجَ بِهَا الصَّغِيرُ
    Türkçe: Küçük onunla sevindi.
  • تَحَامَلَ - Zorlanarak geldi
    Kökü: ح م ل
    Cümle: وَتَحَامَلَ نَحْوَهَا الْعَلِيلُ
    Türkçe: Hasta ona doğru zorlandı.
  • حَسَرَتْ - Açıldı, peçesini attı
    Kökü: ح س ر
    Cümle: وَحَسَرَتْ إِلَيْهَا الْكِعَابُ
    Türkçe: Genç kızlar ona doğru açıldı.

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • ثُمَّ - Sonra (atıf)
    Cümle: ثُمَّ تَدَاكَكْتُمْ عَلَيَّ
    Türkçe: Sonra üzerime üşüştünüz.
  • حَتَّى - Hatta, kadar
    Cümle: حَتَّى انْقَطَعَتِ النَّعْلُ
    Türkçe: Öyle ki ayakkabı koptu.
  • مِنْ - Teb'iz (bir kısmı)
    Cümle: وَبَلَغَ مِنْ سُرُورِ النَّاسِ
    Türkçe: İnsanların sevincinden ulaştı.
  • أَنِ - Masdariye edatı
    Cümle: أَنِ ابْتَهَجَ بِهَا الصَّغِيرُ
    Türkçe: Küçüğün sevinmesi.
  • نَحْوَهَا - Doğru, tarafına
    Cümle: وَتَحَامَلَ نَحْوَهَا الْعَلِيلُ
    Türkçe: Hasta ona doğru zorlandı.
  • إِلَيْهَا - Ona doğru
    Cümle: وَهَدَجَ إِلَيْهَا الْكَبِيرُ
    Türkçe: Büyük ona doğru yürüdü.

Nehcül Belaga Hutbe 229 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Arapça Kelime ve Gramer Testi (Hutbe 229)

نهج البلاغة لامامنا علي عليه السلام
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

Nehcül Belağa | الخطبة ٢٣٠ - فَإِنَّ تَقْوَى اللَّهِ مِفْتَاحُ سَدَادٍ

Okuma Parçası - Metin

فَإِنَّ تَقْوَى اللَّهِ مِفْتَاحُ سَدَادٍ وَذَخِيرَةُ مَعَادٍ وَعِتْقٌ مِنْ كُلِّ مَلَكَةٍ وَنَجَاةٌ مِنْ كُلِّ هَلَكَةٍ، بِهَا يَنْجَحُ الطَّالِبُ وَيَنْجُو الْهَارِبُ وَتُنَالُ الرَّغَائِبُ.

فَاعْمَلُوا وَالْعَمَلُ يُرْفَعُ وَالتَّوْبَةُ تَنْفَعُ وَالدُّعَاءُ يُسْمَعُ، وَالْحَالُ هَادِئَةٌ وَالْأَقْلَامُ جَارِيَةٌ وَبَادِرُوا بِالْأَعْمَالِ عُمُراً نَاكِساً أَوْ مَرَضاً حَابِساً أَوْ مَوْتاً خَالِساً.

فَإِنَّ الْمَوْتَ هَادِمُ لَذَّاتِكُمْ وَمُكَدِّرُ شَهَوَاتِكُمْ وَمُبَاعِدُ طِيَّاتِكُمْ، زَائِرٌ غَيْرُ مَحْبُوبٍ وَقِرْنٌ غَيْرُ مَغْلُوبٍ وَوَاتِرٌ غَيْرُ مَطْلُوبٍ.
Türkçe Çevirisi:
Şüphesiz Allah'tan korkmak (takva) doğruluk anahtarı, ahiret için azık, her kölelikten kurtuluş ve her helaktan kurtuluştur. Onunla arayan başarır, kaçan kurtulur ve arzular elde edilir.

O halde amel edin; amel yükseltilir, tevbe fayda verir, dua işitilir. Hal sakin, kalemler akıyorken, baş aşağı eden bir ömür, hapseden bir hastalık veya söküp alan bir ölüm gelmeden amellerde acele edin.

Çünkü ölüm lezzetlerinizi yıkan, şehvetlerinizi bulandıran, uzaklarınıza ayırandır. Sevilmeyen bir ziyaretçi, yenilmeyen bir akran, aranmayan bir kan davasıdır.

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • تَقْوَى اللَّهِ - Allah korkusu
    Anlamı: takva
    Cümle: فَإِنَّ تَقْوَى اللَّهِ مِفْتَاحُ سَدَادٍ
    Türkçe: Takva doğruluk anahtarıdır.
  • مِفْتَاحُ سَدَادٍ - Doğruluk anahtarı
    Anlamı: istikamet anahtarı
    Cümle: مِفْتَاحُ سَدَادٍ وَذَخِيرَةُ مَعَادٍ
    Türkçe: Doğruluk anahtarı ve ahiret azığı.
  • ذَخِيرَةُ مَعَادٍ - Ahiret azığı
    Anlamı: biriktirilen
    Cümle: وَذَخِيرَةُ مَعَادٍ
    Türkçe: Ahiret için azık.
  • الطَّالِبُ - Arayan
    Anlamı: isteyen
    Cümle: بِهَا يَنْجَحُ الطَّالِبُ
    Türkçe: Onunla arayan başarır.
  • التَّوْبَةُ - Tevbe
    Anlamı: dönüş
    Cümle: وَالتَّوْبَةُ تَنْفَعُ
    Türkçe: Tevbe fayda verir.
  • الْأَقْلَامُ - Kalemler
    Anlamı: yazı aletleri
    Cümle: وَالْأَقْلَامُ جَارِيَةٌ
    Türkçe: Kalemler akıyor.
  • هَادِمُ لَذَّاتِكُمْ - Lezzetlerinizi yıkan
    Anlamı: yok eden
    Cümle: فَإِنَّ الْمَوْتَ هَادِمُ لَذَّاتِكُمْ
    Türkçe: Ölüm lezzetlerinizi yıkan.
  • قِرْنٌ - Akran, eş
    Anlamı: benzer
    Cümle: وَقِرْنٌ غَيْرُ مَغْلُوبٍ
    Türkçe: Yenilmeyen bir akran.

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • يَنْجَحُ - Başarır
    Kökü: ن ج ح
    Cümle: بِهَا يَنْجَحُ الطَّالِبُ
    Türkçe: Onunla arayan başarır.
  • يَنْجُو - Kurtulur
    Kökü: ن ج و
    Cümle: وَيَنْجُو الْهَارِبُ
    Türkçe: Kaçan kurtulur.
  • تُنَالُ - Elde edilir
    Kökü: ن ي ل
    Cümle: وَتُنَالُ الرَّغَائِبُ
    Türkçe: Arzular elde edilir.
  • اعْمَلُوا - Amel edin
    Kökü: ع م ل
    Cümle: فَاعْمَلُوا وَالْعَمَلُ يُرْفَعُ
    Türkçe: Amel edin, amel yükseltilir.
  • يُرْفَعُ - Yükseltilir
    Kökü: ر ف ع
    Cümle: وَالْعَمَلُ يُرْفَعُ
    Türkçe: Amel yükseltilir.
  • تَنْفَعُ - Fayda verir
    Kökü: ن ف ع
    Cümle: وَالتَّوْبَةُ تَنْفَعُ
    Türkçe: Tevbe fayda verir.
  • يُسْمَعُ - İşitilir
    Kökü: س م ع
    Cümle: وَالدُّعَاءُ يُسْمَعُ
    Türkçe: Dua işitilir.
  • بَادِرُوا - Acele edin
    Kökü: ب د ر
    Cümle: وَبَادِرُوا بِالْأَعْمَالِ
    Türkçe: Amellerde acele edin.
  • هَادِمُ (هَدَمَ) - Yıktı
    Kökü: ه د م
    Cümle: هَادِمُ لَذَّاتِكُمْ
    Türkçe: Lezzetlerinizi yıkan.

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • فَإِنَّ - Tahkik + ta'lil
    Cümle: فَإِنَّ تَقْوَى اللَّهِ مِفْتَاحُ سَدَادٍ
    Türkçe: Şüphesiz takva...
  • وَ - Atıf edatı
    Cümle: وَذَخِيرَةُ مَعَادٍ
    Türkçe: Ve ahiret azığı.
  • بِهَا - Bi + zamir (sebebiye)
    Cümle: بِهَا يَنْجَحُ الطَّالِبُ
    Türkçe: Onunla arayan başarır.
  • فَاعْمَلُوا - Fa-i emir
    Cümle: فَاعْمَلُوا وَالْعَمَلُ يُرْفَعُ
    Türkçe: O halde amel edin.
  • أَوْ - Tahyir edatı
    Cümle: عُمُراً نَاكِساً أَوْ مَرَضاً حَابِساً
    Türkçe: Baş aşağı eden ömür veya hapseden hastalık.
  • غَيْرُ - İstisna / sıfat edatı
    Cümle: زَائِرٌ غَيْرُ مَحْبُوبٍ
    Türkçe: Sevilmeyen bir ziyaretçi.

Nehcül Belaga Hutbe 230 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Arapça Kelime ve Gramer Testi (Hutbe 230)

S.Muhammed Kayaalp (el-Haşimi) Ks

الاامام سيد محمد هاشمي الموسوي

Arapça Dersleri-İslami Sohbetler-Tevhid-Tefsir-Hadis-Fıkıh-Fetvalar-İrşadlar

Arapça Metinler-نهج البلاغة-Nehcül Belağa-Hutbe-225-230 Rating: 4.5 Diposkan Oleh: ☝الاامام سيد محمد هاشمي الموسوي☝المحمدية☝

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.