☝📖İbrahimi ﷺ Muhammedi ﷺ Hanif İslam📖☝﷽𐰃𐰠𐰯☝📖المحمدية☝Muhammediyye📖☝𐰃𐰠𐰯༺الله أكبر ༻

Güncel Duyuru Eylül -Ekim 2026

Nehvul Vazıh 2.Merhale Derslerimiz Çok Yakında Eylül itibariyle Başlayacak Ekim itibariyle devam edecek inşallah!Nehcül Belağa Dersleri sitemize ekleniyor,Kur'anla Arapça Dilbilgisi derslerimiz ve 116 tane Arapça dilbilgisi konu testi sitemize eklendi..

☝المحمدية☝الاامام سيد محمد هاشمي الموسوي 📖 ☝

☝https://www.muhammediyye.org/☝
📖-المحمدية-📖

Teoriye göre;İlluminati(hizbüşşeytan) yani uzaylı ve insan melezi ırklar,yarı vampir,yılan,ejderha vs melez soylardan oluşan topluluk,masonik, illuminatik firavun ve nemrud soylarının hipnoz,büyü,zihin kontrolü,algı yönetimi ile bireyler ve toplumları yönetmesi,hizbüşşeytan illumiatinin küresel illuminatik sistemi; siyaset,medya,sivil toplum,terör örgütleri,mafya,enerji,silah,ilaç,gıda tekeli alanlarda illuminati vardır!

Destek olmak isteyen kardeşlerimiz iletişim formundan bize yazınız Allah razı olsun.

Arapça Metinler-نهج البلاغة-Nehcül Belağa-Hutbe-231-236

☝https://www.muhammediyye.org/☝
📖-المحمدية علي الكتاب و السنة الصحيحة-📖
Üye olmak isteyen kardeşlerimiz iletişim formundan bize yazınız Allah razı olsun.Kardeşlerimize Önemli :
اعوذ بالله من الشيطان الرجيم
 بسم الله الرحمان الرحيم
 الحمد لله رب العالمين و الصلاة و السلام علي امامنا محمد
 و آله و اهل بيته و صحبه و امته اجمعين
Euzü billahi mineşeydanirracimi ve min hizbihi..
Bismillahirrahmanirrahiym
Allahım cc Şeytandan ve onun hizbi tağutlardan
marid ve hannaslardan,cibt ve belamlardan sana sığınırız.Rahman ve rahiym olan Allahın cc adıyla.. 
Ahmedilik,kadıyanilik,bahailik,Vahhabilik,Şiilik,
illuminati,masonluk,yahudilik,nasırilik,nusayrilik,yezidilik,
sağcılık,solculuk,islamcılık,ateizm,deizm, budizm,hinduizm gibi  İbrahimi  ﷺ Muhammedi  ﷺ hanif İslama aykırı dini,felsefi ve ideolojik akımlardan imanımızı ve dinimizi koruyalım!     
İbrahimi  ﷺ Muhammedi  ﷺ hanif din islamdır!
İslam ise; peygamberler peygamberi cenabı Muhammed ﷺ  dinidir!..
Nemrut,Firavun,İsis,ra ve el gibi tağutlar(illuminati) ve onların günümüzdeki soylarının ve taraftarlarının dini(inanış,felsefe,ideolojilerinin) değil!
𐰃𐰠𐰯Kur'an ve sahih sünnetin izinde Muhammediyiz𐰃𐰠𐰯
📖☝ المحمدية علي الكتاب و السنة☝📖 Arapça Dersleri☝İslami Sohbetler☝İslami İlimler☝Manevi Rehberlik☝  instagram: https://www.instagram.com/muhammediyye
  • Nehc1
  • Nehc2
  • Nehc3
  • Nehc4
  • Nehc5
  • Nehc6
  • Nehc
  • ☝📖المحمدية📖☝

نهج البلاغة لامامنا علي عليه السلام
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

Nehcül Belağa | الخطبة ٢٣١ - فَصَدَعَ بِمَا أُمِرَ بِهِ

Okuma Parçası - Metin

فَصَدَعَ بِمَا أُمِرَ بِهِ وَ بَلَّغَ رِسَالاتِ رَبِّهِ، فَلَمَّ اللَّهُ بِهِ الصَّدْعَ وَرَتَقَ بِهِ الْفَتْقَ وَأَلَّفَ بِهِ الشَّمْلَ بَيْنَ ذَوِي الْأَرْحَامِ، بَعْدَ الْعَدَاوَةِ الْوَاغِرَةِ فِي الصُّدُورِ وَالضَّغَائِنِ الْقَادِحَةِ فِي الْقُلُوبِ.
Türkçe Çevirisi:
Emrolunduğu şeyi açıkça ortaya koydu ve Rabbinin risaletlerini tebliğ etti. Böylece Allah onunla çatlağı kapattı, yarığı dikti, akrabalar arasında, göğüslerdeki kızgın düşmanlıktan ve kalplerdeki alevli kinlerden sonra birliği sağladı.

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • رِسَالاتِ رَبِّهِ - Rabbinin risaletleri
    Anlamı: mesajları
    Cümle: وَبَلَّغَ رِسَالاتِ رَبِّهِ
    Türkçe: Rabbinin risaletlerini tebliğ etti.
  • الصَّدْعَ - Çatlak, ayrılık
    Anlamı: yarık
    Cümle: فَلَمَّ اللَّهُ بِهِ الصَّدْعَ
    Türkçe: Allah onunla çatlağı kapattı.
  • الْفَتْقَ - Yırtık, yarık
    Anlamı: açılma
    Cümle: وَرَتَقَ بِهِ الْفَتْقَ
    Türkçe: Onunla yarığı dikti.
  • الشَّمْلَ - Dağınık topluluk
    Anlamı: birlik
    Cümle: وَأَلَّفَ بِهِ الشَّمْلَ
    Türkçe: Onunla birliği sağladı.
  • الْعَدَاوَةِ الْوَاغِرَةِ - Kızgın düşmanlık
    Anlamı: kinli adavet
    Cümle: بَعْدَ الْعَدَاوَةِ الْوَاغِرَةِ فِي الصُّدُورِ
    Türkçe: Göğüslerdeki kızgın düşmanlıktan sonra.
  • الصُّدُورِ - Göğüsler
    Anlamı: sineler
    Cümle: الْعَدَاوَةِ الْوَاغِرَةِ فِي الصُّدُورِ
    Türkçe: Göğüslerdeki düşmanlık.
  • الضَّغَائِنِ - Kinler
    Anlamı: düşmanlıklar
    Cümle: وَالضَّغَائِنِ الْقَادِحَةِ فِي الْقُلُوبِ
    Türkçe: Kalplerdeki alevli kinler.
  • الْقُلُوبِ - Kalpler
    Anlamı: gönüller
    Cümle: الْقَادِحَةِ فِي الْقُلُوبِ
    Türkçe: Kalplerdeki alevli kinler.

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • صَدَعَ - Açıkça ortaya koydu
    Kökü: ص د ع
    Cümle: فَصَدَعَ بِمَا أُمِرَ بِهِ
    Türkçe: Emrolunduğu şeyi açıkladı.
  • أُمِرَ - Emrolundu (meçhul)
    Kökü: أ م ر
    Cümle: بِمَا أُمِرَ بِهِ
    Türkçe: Emrolunduğu şey ile.
  • بَلَّغَ - Tebliğ etti
    Kökü: ب ل غ
    Cümle: وَبَلَّغَ رِسَالاتِ رَبِّهِ
    Türkçe: Rabbinin risaletlerini tebliğ etti.
  • لَمَّ - Topladı, kapattı
    Kökü: ل م م
    Cümle: فَلَمَّ اللَّهُ بِهِ الصَّدْعَ
    Türkçe: Allah onunla çatlağı kapattı.
  • رَتَقَ - Dikti, kapattı
    Kökü: ر ت ق
    Cümle: وَرَتَقَ بِهِ الْفَتْقَ
    Türkçe: Onunla yarığı dikti.
  • أَلَّفَ - Birleştirdi, ısındırdı
    Kökü: أ ل ف
    Cümle: وَأَلَّفَ بِهِ الشَّمْلَ
    Türkçe: Onunla birliği sağladı.
  • وَغَرَ (الْوَاغِرَةِ) - Kızdı, yandı
    Kökü: و غ ر
    Cümle: الْعَدَاوَةِ الْوَاغِرَةِ
    Türkçe: Kızgın düşmanlık.
  • قَدَحَ (الْقَادِحَةِ) - Alevlendirdi
    Kökü: ق د ح
    Cümle: الضَّغَائِنِ الْقَادِحَةِ
    Türkçe: Alevli kinler.
  • أَلَّفَ (tekrar vurgu) - Ülfet ettirdi
    Kökü: أ ل ف
    Cümle: بَيْنَ ذَوِي الْأَرْحَامِ
    Türkçe: Akrabalar arasını birleştirdi.

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • فَـ - Fa-i istinaf
    Cümle: فَصَدَعَ بِمَا أُمِرَ
    Türkçe: Böylece açıkladı.
  • مَا - İsmi mevsul
    Cümle: بِمَا أُمِرَ بِهِ
    Türkçe: Emrolunduğu şey.
  • وَ - Atıf edatı
    Cümle: وَبَلَّغَ رِسَالاتِ رَبِّهِ
    Türkçe: Ve risaletlerini tebliğ etti.
  • فَلَمَّ - Fa + lemma
    Cümle: فَلَمَّ اللَّهُ بِهِ الصَّدْعَ
    Türkçe: Allah onunla çatlağı kapattı.
  • بَيْنَ - Zarf-ı mekan
    Cümle: بَيْنَ ذَوِي الْأَرْحَامِ
    Türkçe: Akrabalar arasında.
  • بَعْدَ - Zarf-ı zaman
    Cümle: بَعْدَ الْعَدَاوَةِ الْوَاغِرَةِ
    Türkçe: Kızgın düşmanlıktan sonra.

Nehcül Belaga Hutbe 231 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Arapça Kelime ve Gramer Testi (Hutbe 231)

نهج البلاغة لامامنا علي عليه السلام
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

Nehcül Belağa | الخطبة ٢٣٢ - Hutbe 232

Okuma Parçası - Metin

من كلام له عليه السلام كلّم به عبدالله بن زمعة وهو من شيعته وذلك أنه قَدِمَ عليه في خلافته يطلب منه مالاً، فقال عليه السلام:

إِنَّ هَذَا الْمَالَ لَيْسَ لِي وَلَا لَكَ، وَإِنَّمَا هُوَ فَيْءٌ لِلْمُسْلِمِينَ وَجَلْبُ أَسْيَافِهِمْ. فَإِنْ شَرِكْتَهُمْ فِي حَرْبِهِمْ كَانَ لَكَ مِثْلُ حَظِّهِمْ، وَإِلَّا فَجَنَاةُ أَيْدِيهِمْ لَا تَكُونُ لِغَيْرِ أَفْوَاهِهِمْ.
Türkçe Çevirisi:
Abdullah b. Zema'ya söylediği sözlerdendir; o İmam'ın şiasındandı ve halifeliği sırasında kendisinden mal istemek için yanına gelmişti. İmam buyurdu:
Bu mal ne benimdir ne de senin; o ancak Müslümanların fey'i (ganimeti) ve kılıçlarının getirisidir. Eğer onların savaşına katılırsan senin de onlar gibi bir payın olur, yoksa ellerinin topladığı başkalarının ağızlarına olmaz.

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • الْمَالَ - Mal
    Anlamı: servet
    Cümle: إِنَّ هَذَا الْمَالَ لَيْسَ لِي
    Türkçe: Bu mal benim değil.
  • فَيْءٌ - Fey, ganimet
    Anlamı: savaşsız elde edilen
    Cümle: هُوَ فَيْءٌ لِلْمُسْلِمِينَ
    Türkçe: Müslümanların feyidir.
  • أَسْيَافِهِمْ - Kılıçları
    Anlamı: seyf'in çoğulu
    Cümle: وَجَلْبُ أَسْيَافِهِمْ
    Türkçe: Kılıçlarının getirisi.
  • حَرْبِهِمْ - Savaşları
    Anlamı: cihadları
    Cümle: فَإِنْ شَرِكْتَهُمْ فِي حَرْبِهِمْ
    Türkçe: Savaşlarına katılırsan.
  • حَظِّهِمْ - Payları, nasipleri
    Anlamı: hisse
    Cümle: كَانَ لَكَ مِثْلُ حَظِّهِمْ
    Türkçe: Onlar gibi payın olur.
  • جَنَاةُ - Topladığı, devşirdiği
    Anlamı: hasat
    Cümle: فَجَنَاةُ أَيْدِيهِمْ
    Türkçe: Ellerinin topladığı.
  • أَيْدِيهِمْ - Elleri
    Anlamı: yed çoğulu
    Cümle: جَنَاةُ أَيْدِيهِمْ
    Türkçe: Ellerinin topladığı.
  • أَفْوَاهِهِمْ - Ağızları
    Anlamı: feh çoğulu
    Cümle: لَا تَكُونُ لِغَيْرِ أَفْوَاهِهِمْ
    Türkçe: Başkalarının ağızlarına olmaz.

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • لَيْسَ - Değildir
    Kökü: ل ي س
    Cümle: إِنَّ هَذَا الْمَالَ لَيْسَ لِي
    Türkçe: Bu mal benim değil.
  • كَلَّمَ - Konuştu
    Kökü: ك ل م
    Cümle: كَلَّمَ بِهِ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ زَمَعَةَ
    Türkçe: Abdullah b. Zema ile konuştu.
  • قَدِمَ - Geldi
    Kökü: ق د م
    Cümle: أَنَّهُ قَدِمَ عَلَيْهِ
    Türkçe: Onun yanına geldi.
  • يَطْلُبُ - İstiyor
    Kökü: ط ل ب
    Cümle: يَطْلُبُ مِنْهُ مَالاً
    Türkçe: Ondan mal istiyor.
  • شَرِكْتَ - Ortak oldun, katıldın
    Kökü: ش ر ك
    Cümle: فَإِنْ شَرِكْتَهُمْ فِي حَرْبِهِمْ
    Türkçe: Savaşlarına katılırsan.
  • كَانَ - Oldu
    Kökü: ك و ن
    Cümle: كَانَ لَكَ مِثْلُ حَظِّهِمْ
    Türkçe: Senin de onlar gibi payın olur.
  • تَكُونُ - Olur
    Kökü: ك و ن
    Cümle: لَا تَكُونُ لِغَيْرِ أَفْوَاهِهِمْ
    Türkçe: Başkalarının ağızlarına olmaz.
  • جَلَبَ - Getirdi
    Kökü: ج ل ب
    Cümle: وَجَلْبُ أَسْيَافِهِمْ
    Türkçe: Kılıçlarının getirdiği.
  • جَنَى - Topladı
    Kökü: ج ن ي
    Cümle: فَجَنَاةُ أَيْدِيهِمْ
    Türkçe: Ellerinin topladığı.

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • إِنَّ - Tahkik edatı
    Cümle: إِنَّ هَذَا الْمَالَ
    Türkçe: Şüphesiz bu mal...
  • لَا - Nefy edatı
    Cümle: لَيْسَ لِي وَلَا لَكَ
    Türkçe: Ne benim ne de senin.
  • إِنَّمَا - Hasr edatı
    Cümle: وَإِنَّمَا هُوَ فَيْءٌ لِلْمُسْلِمِينَ
    Türkçe: O ancak Müslümanların feyidir.
  • فَإِنْ - Şart edatı
    Cümle: فَإِنْ شَرِكْتَهُمْ
    Türkçe: Eğer onlara ortak olursan.
  • إِلَّا - İstisna edatı
    Cümle: وَإِلَّا فَجَنَاةُ أَيْدِيهِمْ
    Türkçe: Yoksa ellerinin topladığı...
  • مِثْلُ - Benzerlik edatı
    Cümle: كَانَ لَكَ مِثْلُ حَظِّهِمْ
    Türkçe: Onlar gibi payın olur.

Nehcül Belaga Hutbe 232 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Arapça Kelime ve Gramer Testi (Hutbe 232)

نهج البلاغة لامامنا علي عليه السلام
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

Nehcül Belağa | الخطبة ٢٣٣ - Hutbe 233

Okuma Parçası - Metin

أَلَا وَإِنَّ اللِّسَانَ بَضْعَةٌ مِنَ الْإِنْسَانِ، فَلَا يُسْعِدُهُ الْقَوْلُ إِذَا امْتَنَعَ وَلَا يُمْهِلُهُ النُّطْقُ إِذَا اتَّسَعَ؛ وَإِنَّا لَأُمَرَاءُ الْكَلَامِ وَفِينَا تَنَشَّبَتْ عُرُوقُهُ وَعَلَيْنَا تَهَدَّلَتْ غُصُونُهُ.

وَاعْلَمُوا رَحِمَكُمُ اللَّهُ أَنَّكُمْ فِي زَمَانٍ الْقَائِلُ فِيهِ بِالْحَقِّ قَلِيلٌ وَاللِّسَانُ عَنِ الصِّدْقِ كَلِيلٌ وَاللَّازِمُ لِلْحَقِّ ذَلِيلٌ، أَهْلُهُ مُعْتَكِفُونَ عَلَى الْعِصْيَانِ، مُصْطَلِحُونَ عَلَى الْإِدْهَانِ، فَتَاهُمْ عَارِمٌ وَشَائِبُهُمْ آثِمٌ وَعَالِمُهُمْ مُنَافِقٌ وَقَارِنُهُمْ مُمَاذِقٌ، لَا يُعَظِّمُ صَغِيرُهُمْ كَبِيرَهُمْ وَلَا يَعُولُ غَنِيُّهُمْ فَقِيرَهُم.
Türkçe Çevirisi:
Dikkat edin! Dil insandan bir parçadır. Konuşma engellendiğinde söz ona yardım etmez, genişlediğinde nutuk ona mühlet vermez. Biz kelamın emirleriyiz ve damarları bizde kök salmıştır, dalları bizim üzerimize sarkmıştır.

Bilin ki -Allah size merhamet etsin- siz öyle bir zamandasınız ki o zamanda hakkı söyleyen azdır, dil doğruluktan yorgundur, hakka sarılan zelildir. Ehli isyana kapanmış, yağcılığa anlaşmışlardır. Gençleri azgın, yaşlıları günahkâr, âlimleri münafık, okuyucuları mumaiziktir (yağcıdır). Küçükleri büyüklerine saygı göstermez, zenginleri fakirlerine bakmaz.

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • اللِّسَانَ - Dil
    Anlamı: konuşma organı
    Cümle: أَلَا وَإِنَّ اللِّسَانَ بَضْعَةٌ
    Türkçe: Dil insandan bir parçadır.
  • بَضْعَةٌ - Bir parça
    Anlamı: kısım
    Cümle: اللِّسَانَ بَضْعَةٌ مِنَ الْإِنْسَانِ
    Türkçe: Dil insandan bir parçadır.
  • أُمَرَاءُ الْكَلَامِ - Kelamın emirleri
    Anlamı: sözün efendileri
    Cümle: وَإِنَّا لَأُمَرَاءُ الْكَلَامِ
    Türkçe: Biz kelamın emirleriyiz.
  • عُرُوقُهُ - Damarları
    Anlamı: kökleri
    Cümle: وَفِينَا تَنَشَّبَتْ عُرُوقُهُ
    Türkçe: Damarları bizde kök saldı.
  • الْقَائِلُ بِالْحَقِّ - Hakkı söyleyen
    Anlamı: doğru konuşan
    Cümle: الْقَائِلُ فِيهِ بِالْحَقِّ قَلِيلٌ
    Türkçe: Hakkı söyleyen azdır.
  • الْعِصْيَانِ - İsyan
    Anlamı: günah
    Cümle: مُعْتَكِفُونَ عَلَى الْعِصْيَانِ
    Türkçe: İsyana kapanmışlar.
  • عَالِمُهُمْ - Alimleri
    Anlamı: bilginleri
    Cümle: وَعَالِمُهُمْ مُنَافِقٌ
    Türkçe: Alimleri münafıktır.
  • غَنِيُّهُمْ - Zenginleri
    Anlamı: varlıklıları
    Cümle: وَلَا يَعُولُ غَنِيُّهُمْ فَقِيرَهُم
    Türkçe: Zenginleri fakirlerine bakmaz.

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • يُسْعِدُهُ - Ona yardım eder
    Kökü: س ع د
    Cümle: فَلَا يُسْعِدُهُ الْقَوْلُ
    Türkçe: Söz ona yardım etmez.
  • امْتَنَعَ - Engellendi
    Kökü: م ن ع
    Cümle: إِذَا امْتَنَعَ
    Türkçe: Engellendiğinde.
  • اتَّسَعَ - Genişledi
    Kökü: و س ع
    Cümle: إِذَا اتَّسَعَ
    Türkçe: Genişlediğinde.
  • تَنَشَّبَتْ - Kök saldı
    Kökü: ن ش ب
    Cümle: وَفِينَا تَنَشَّبَتْ عُرُوقُهُ
    Türkçe: Damarları bizde kök saldı.
  • تَهَدَّلَتْ - Sarktı
    Kökü: ه د ل
    Cümle: وَعَلَيْنَا تَهَدَّلَتْ غُصُونُهُ
    Türkçe: Dalları üzerimize sarktı.
  • اعْلَمُوا - Bilin (emir)
    Kökü: ع ل م
    Cümle: وَاعْلَمُوا رَحِمَكُمُ اللَّهُ
    Türkçe: Bilin ki Allah size merhamet etsin.
  • رَحِمَكُمُ - Size merhamet etsin
    Kökü: ر ح م
    Cümle: رَحِمَكُمُ اللَّهُ
    Türkçe: Allah size merhamet etsin.
  • يُعَظِّمُ - Saygı gösterir
    Kökü: ع ظ م
    Cümle: لَا يُعَظِّمُ صَغِيرُهُمْ كَبِيرَهُمْ
    Türkçe: Küçükleri büyüklerine saygı göstermez.
  • يَعُولُ - Bakar, geçindirir
    Kökü: ع و ل
    Cümle: وَلَا يَعُولُ غَنِيُّهُمْ فَقِيرَهُم
    Türkçe: Zenginleri fakirlerine bakmaz.

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • أَلَا - Dikkat edatı
    Cümle: أَلَا وَإِنَّ اللِّسَانَ بَضْعَةٌ
    Türkçe: Dikkat edin ki dil...
  • فَلَا - Fa + la nafiye
    Cümle: فَلَا يُسْعِدُهُ الْقَوْلُ
    Türkçe: Söz ona yardım etmez.
  • إِذَا - Şart edatı
    Cümle: إِذَا امْتَنَعَ
    Türkçe: Engellendiğinde.
  • وَإِنَّا - Tahkik + zamir
    Cümle: وَإِنَّا لَأُمَرَاءُ الْكَلَامِ
    Türkçe: Biz kelamın emirleriyiz.
  • لَأُمَرَاءُ - Lam-ı tekit
    Cümle: لَأُمَرَاءُ الْكَلَامِ
    Türkçe: Kelamın emirleriyiz.
  • أَنَّكُمْ - Tahkik edatı
    Cümle: أَنَّكُمْ فِي زَمَانٍ
    Türkçe: Siz bir zamandasınız.

Nehcül Belaga Hutbe 233 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Arapça Kelime ve Gramer Testi (Hutbe 233)

نهج البلاغة لامامنا علي عليه السلام
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

Nehcül Belağa | الخطبة ٢٣٤ - Hutbe 234

Okuma Parçası - Metin

إِنَّمَا فَرَّقَ بَيْنَهُمْ مَبَادِئُ طِينِهِمْ وَذَلِكَ أَنَّهُمْ كَانُوا فِلْقَةً مِنْ سَبَخِ أَرْضٍ وَعَذْبِهَا وَحَزْنِ تُرْبَةٍ وَسَهْلِهَا، فَهُمْ عَلَى حَسَبِ قُرْبِ أَرْضِهِمْ يَتَقَارَبُونَ وَعَلَى قَدْرِ اخْتِلَافِهَا يَتَفَاوَتُونَ، فَتَامُّ الرُّوَاءِ نَاقِصُ الْعَقْلِ، وَمَادُّ الْقَامَةِ قَصِيرُ الْهِمَّةِ، وَزَاكِي الْعَمَلِ قَبِيحُ الْمَنْظَرِ، وَقَرِيبُ الْقَعْرِ بَعِيدُ السَّبْرِ، وَمَعْرُوفُ الضَّرِيبَةِ مُنْكَرُ الْجَلِيبَةِ، وَتَائِهُ الْقَلْبِ مُتَفَرِّقُ اللُّبِّ، وَطَلِيقُ اللِّسَانِ حَدِيدُ الْجَنَانِ.
Türkçe Çevirisi:
Onlar arasındaki farkı ayıran ancak çamurlarının başlangıçlarıdır. Şöyle ki onlar tuzlu bir yerin ve tatlı bir yerin, sert toprağın ve yumuşak toprağın bir parçası idiler. Bu yüzden yerlerinin yakınlığına göre yakınlaşırlar ve farklılığı ölçüsünde ayrışırlar. Bu yüzden görünüşü tam olanın aklı noksandır, boyu uzun olanın himmeti kısadır, ameli temiz olanın manzarası çirkindir, dibi yakın olanın derinliği uzaktır, mayası bilinenin kılığı bilinmezdir, kalbi şaşkın olanın aklı dağınıktır, dili açık olanın kalbi keskindir.

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • مَبَادِئُ طِينِهِمْ - Çamurlarının başlangıçları
    Anlamı: yaratılış asılları
    Cümle: فَرَّقَ بَيْنَهُمْ مَبَادِئُ طِينِهِمْ
    Türkçe: Çamurlarının başlangıçları onları ayırdı.
  • سَبَخِ أَرْضٍ - Tuzlu yer
    Anlamı: verimsiz toprak
    Cümle: فِلْقَةً مِنْ سَبَخِ أَرْضٍ
    Türkçe: Tuzlu yerden bir parça.
  • حَزْنِ تُرْبَةٍ - Sert toprak
    Anlamı: katı zemin
    Cümle: وَحَزْنِ تُرْبَةٍ وَسَهْلِهَا
    Türkçe: Sert ve yumuşak toprak.
  • الرُّوَاءِ - Görünüş, manzara
    Anlamı: dış görünüş
    Cümle: فَتَامُّ الرُّوَاءِ نَاقِصُ الْعَقْلِ
    Türkçe: Görünüşü tam olanın aklı noksandır.
  • الْقَامَةِ - Boy
    Anlamı: endam
    Cümle: وَمَادُّ الْقَامَةِ قَصِيرُ الْهِمَّةِ
    Türkçe: Boyu uzun olanın himmeti kısadır.
  • الْمَنْظَرِ - Manzara
    Anlamı: görünüş
    Cümle: وَزَاكِي الْعَمَلِ قَبِيحُ الْمَنْظَرِ
    Türkçe: Ameli temiz olanın manzarası çirkindir.
  • الضَّرِيبَةِ - Tabiat, maya
    Anlamı: fıtrat
    Cümle: وَمَعْرُوفُ الضَّرِيبَةِ مُنْكَرُ الْجَلِيبَةِ
    Türkçe: Mayası bilinenin kılığı bilinmezdir.
  • الْجَنَانِ - Kalp, yürek
    Anlamı: gönül
    Cümle: وَطَلِيقُ اللِّسَانِ حَدِيدُ الْجَنَانِ
    Türkçe: Dili açık olanın yüreği keskindir.

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • فَرَّقَ - Ayırdı
    Kökü: ف ر ق
    Cümle: إِنَّمَا فَرَّقَ بَيْنَهُمْ مَبَادِئُ طِينِهِمْ
    Türkçe: Aralarını çamurlarının başlangıcı ayırdı.
  • كَانُوا - İdiler
    Kökü: ك و ن
    Cümle: أَنَّهُمْ كَانُوا فِلْقَةً
    Türkçe: Onlar bir parça idiler.
  • يَتَقَارَبُونَ - Yakınlaşırlar
    Kökü: ق ر ب
    Cümle: عَلَى حَسَبِ قُرْبِ أَرْضِهِمْ يَتَقَارَبُونَ
    Türkçe: Yerlerinin yakınlığına göre yakınlaşırlar.
  • يَتَفَاوَتُونَ - Ayrışırlar
    Kökü: ف و ت
    Cümle: وَعَلَى قَدْرِ اخْتِلَافِهَا يَتَفَاوَتُونَ
    Türkçe: Farklılığı ölçüsünde ayrışırlar.
  • تَمَّ (تَامُّ) - Tam oldu
    Kökü: ت م م
    Cümle: فَتَامُّ الرُّوَاءِ
    Türkçe: Görünüşü tam olan.
  • مَدَّ (مَادُّ) - Uzattı
    Kökü: م د د
    Cümle: وَمَادُّ الْقَامَةِ
    Türkçe: Boyu uzun olan.
  • زَكَا (زَاكِي) - Temiz oldu
    Kökü: ز ك و
    Cümle: وَزَاكِي الْعَمَلِ
    Türkçe: Ameli temiz olan.
  • عُرِفَ (مَعْرُوفُ) - Bilindi
    Kökü: ع ر ف
    Cümle: وَمَعْرُوفُ الضَّرِيبَةِ
    Türkçe: Mayası bilinen.
  • تَاهَ (تَائِهُ) - Şaşkın oldu
    Kökü: ت ي ه
    Cümle: وَتَائِهُ الْقَلْبِ
    Türkçe: Kalbi şaşkın olan.

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • إِنَّمَا - Hasr edatı, ancak
    Cümle: إِنَّمَا فَرَّقَ بَيْنَهُمْ
    Türkçe: Ancak aralarını ayırdı.
  • بَيْنَهُمْ - Aralarında (zarf)
    Cümle: فَرَّقَ بَيْنَهُمْ مَبَادِئُ طِينِهِمْ
    Türkçe: Aralarını çamurları ayırdı.
  • أَنَّهُمْ - Tahkik + zamir
    Cümle: وَذَلِكَ أَنَّهُمْ كَانُوا
    Türkçe: Çünkü onlar idiler.
  • فَهُمْ - Fa + zamir
    Cümle: فَهُمْ عَلَى حَسَبِ قُرْبِ أَرْضِهِمْ
    Türkçe: İşte onlar yakınlığa göre.
  • حَسَبِ - Göre (zarf)
    Cümle: عَلَى حَسَبِ قُرْبِ أَرْضِهِمْ
    Türkçe: Yerlerinin yakınlığına göre.
  • فَتَامُّ - Fa + tam
    Cümle: فَتَامُّ الرُّوَاءِ نَاقِصُ الْعَقْلِ
    Türkçe: Görünüşü tam olanın aklı noksandır.

Nehcül Belaga Hutbe 234 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Arapça Kelime ve Gramer Testi (Hutbe 234)

نهج البلاغة لامامنا علي عليه السلام
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

Nehcül Belağa | الخطبة ٢٣٥ - Hutbe 235

Okuma Parçası - Metin

بِأَبِي أَنْتَ وَأُمِّي يَا رَسُولَ اللَّهِ لَقَدِ انْقَطَعَ بِمَوْتِكَ مَا لَمْ يَنْقَطِعْ بِمَوْتِ غَيْرِكَ مِنَ النُّبُوَّةِ وَالْإِنْبَاءِ وَأَخْبَارِ السَّمَاءِ خَصَّصْتَ حَتَّى صِرْتَ مُسَلِّياً عَمَّنْ سِوَاكَ وَعَمَّمْتَ حَتَّى صَارَ النَّاسُ فِيكَ سَوَاءً، وَلَوْ لَا أَنَّكَ أَمَرْتَ بِالصَّبْرِ وَنَهَيْتَ عَنِ الْجَزَعِ لَأَنْفَدْنَا عَلَيْكَ مَاءَ الشُّئُونِ وَلَكَانَ الدَّاءُ مُمَاطِلًا وَالْكَمَدُ مُحَالِفاً وَقَلَّا لَكَ وَلَكِنَّهُ مَا لَا يُمْلَكُ رَدُّهُ وَلَا يُسْتَطَاعُ دَفْعُهُ. بِأَبِي أَنْتَ وَأُمِّي اذْكُرْنَا عِنْدَ رَبِّكَ وَاجْعَلْنَا مِنْ بَالِكَ!
Türkçe Çevirisi:
Anam babam sana feda olsun ya Resulallah! Senin ölümünle, başkasının ölümüyle kesilmeyen bir şey kesildi; nübüvvet, enba (haber verme) ve sema haberleri kesildi. Öyle bir özellik verdin ki başkasından teselli bulur olduk, öyle genelleştirdin ki insanlar senin hakkında eşit oldu. Eğer sen sabrı emretmemiş ve feryattan nehyetmemiş olsaydın, senin üzerine gözyaşı pınarlarının suyunu tüketirdik ve dert uzar, keder bizimle kalırdı ve senin için az bile olurdu. Fakat bu, geri çevrilmesi elde olmayan ve defedilmesi mümkün olmayan bir şeydir. Anam babam sana feda olsun, Rabbinin katında bizi an ve bizi hatırında tut!

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • رَسُولَ اللَّهِ - Allah'ın Resulü
    Anlamı: Hz. Muhammed s.a.a
    Cümle: يَا رَسُولَ اللَّهِ
    Türkçe: Ya Resulallah!
  • النُّبُوَّةِ - Peygamberlik
    Anlamı: nübüvvet
    Cümle: انْقَطَعَ مِنَ النُّبُوَّةِ
    Türkçe: Nübüvvet kesildi.
  • أَخْبَارِ السَّمَاءِ - Sema haberleri
    Anlamı: vahiy haberleri
    Cümle: وَأَخْبَارِ السَّمَاءِ
    Türkçe: Ve sema haberleri.
  • مَاءَ الشُّئُونِ - Gözyaşı pınarlarının suyu
    Anlamı: göz pınarları
    Cümle: لَأَنْفَدْنَا عَلَيْكَ مَاءَ الشُّئُونِ
    Türkçe: Üzerine gözyaşı suyunu tüketirdik.
  • الدَّاءُ - Dert, hastalık
    Anlamı: elem
    Cümle: وَلَكَانَ الدَّاءُ مُمَاطِلًا
    Türkçe: Dert uzardı.
  • الْكَمَدُ - Keder, iç yanması
    Anlamı: hüzün
    Cümle: وَالْكَمَدُ مُحَالِفاً
    Türkçe: Keder bizimle kalırdı.
  • الصَّبْرِ - Sabır
    Anlamı: tahammül
    Cümle: أَمَرْتَ بِالصَّبْرِ
    Türkçe: Sabrı emrettin.
  • بَالِكَ - Hatırın, aklın
    Anlamı: düşüncen
    Cümle: وَاجْعَلْنَا مِنْ بَالِكَ
    Türkçe: Bizi hatırından eyle.

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • انْقَطَعَ - Kesildi
    Kökü: ق ط ع
    Cümle: لَقَدِ انْقَطَعَ بِمَوْتِكَ
    Türkçe: Ölümünle kesildi.
  • خَصَّصْتَ - Özelleştirdin
    Kökü: خ ص ص
    Cümle: خَصَّصْتَ حَتَّى صِرْتَ مُسَلِّياً
    Türkçe: Özelleştirdin ta ki teselli oldun.
  • صِرْتَ - Oldun
    Kökü: ص ي ر
    Cümle: حَتَّى صِرْتَ مُسَلِّياً
    Türkçe: Teselli edici oldun.
  • أَمَرْتَ - Emrettin
    Kökü: أ م ر
    Cümle: أَنَّكَ أَمَرْتَ بِالصَّبْرِ
    Türkçe: Sabrı emrettin.
  • نَهَيْتَ - Nehyettin
    Kökü: ن ه ي
    Cümle: وَنَهَيْتَ عَنِ الْجَزَعِ
    Türkçe: Feryattan nehyettin.
  • أَنْفَدْنَا - Tüketirdik
    Kökü: ن ف د
    Cümle: لَأَنْفَدْنَا عَلَيْكَ مَاءَ الشُّئُونِ
    Türkçe: Gözyaşı suyunu tüketirdik.
  • يُمْلَكُ - Sahip olunamaz
    Kökü: م ل ك
    Cümle: مَا لَا يُمْلَكُ رَدُّهُ
    Türkçe: Geri çevrilmesi elde olmayan.
  • اذْكُرْنَا - Bizi an (emir)
    Kökü: ذ ك ر
    Cümle: اذْكُرْنَا عِنْدَ رَبِّكَ
    Türkçe: Rabbinin katında bizi an.
  • اجْعَلْنَا - Bizi kıl (emir)
    Kökü: ج ع ل
    Cümle: وَاجْعَلْنَا مِنْ بَالِكَ
    Türkçe: Bizi hatırından kıl.

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • يَا - Nida edatı
    Cümle: يَا رَسُولَ اللَّهِ
    Türkçe: Ey Allah'ın Resulü!
  • لَقَدْ - Tahkik edatı
    Cümle: لَقَدِ انْقَطَعَ بِمَوْتِكَ
    Türkçe: Andolsun kesildi.
  • مَا - İsmi mevsul
    Cümle: مَا لَمْ يَنْقَطِعْ
    Türkçe: Kesilmeyen şey.
  • حَتَّى - Gaye edatı
    Cümle: حَتَّى صِرْتَ مُسَلِّياً
    Türkçe: Ta ki teselli oldun.
  • لَوْ لَا - Şart edatı
    Cümle: وَلَوْ لَا أَنَّكَ أَمَرْتَ بِالصَّبْرِ
    Türkçe: Eğer sen sabrı emretmeseydin.
  • وَلَكِنَّهُ - İstisna edatı
    Cümle: وَلَكِنَّهُ مَا لَا يُمْلَكُ رَدُّهُ
    Türkçe: Fakat o geri çevrilemez.

Nehcül Belaga Hutbe 235 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Arapça Kelime ve Gramer Testi (Hutbe 235)

نهج البلاغة لامامنا علي عليه السلام
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

Nehcül Belağa | الخطبة ٢٣٦ - Hutbe 236

Okuma Parçası - Metin

فَجَعَلْتُ أَتْبَعُ مَأْخَذَ رَسُولِ اللَّهِ (صلی الله علیه وآله)، فَأَطَأُ ذِكْرَهُ حَتَّى انْتَهَيْتُ إِلَى الْعَرَجِ.

حاشية السيد الشريف الرضي: قوله عليه السلام: «فَأطَأُ ذِكْرَهُ»، من الكلام الذي رُمِيَ به إلى غايتي الإيجاز والفصاحة، وأراد أني كنتُ أُعْطي خبره ـ صلى الله عليه وآله ـ من بدء خروجي إلى أن انتهيتُ إلى هذا الموضع، وكنّى عن ذلك بهذه الكناية العجيبة.
Türkçe Çevirisi:
Resulullah'ın (s.a.a) gittiği yolu takip etmeye başladım, onun izini / haberini adım adım izliyordum, ta ki Arec (A'rec) mevkiine kadar ulaştım.

Şerh: Seyyid Radi diyor: "Fe etau zikrahu" sözü, icaz ve fesahatin zirvesine atılmış bir sözdür. Yani çıkışımın başından bu yere varıncaya kadar onun haberini veriyordum, bunu bu acip kinaye ile ifade etti. İmam Ali (a.s) Mekke'den Medine'ye hicret ederken Peygamber'in emanetlerini sahiplerine teslim ettikten sonra onun yolunu takip etmiştir.

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • مَأْخَذَ - Gidilen yol, iz
    Anlamı: مأخذ رسول الله
    Cümle: أَتْبَعُ مَأْخَذَ رَسُولِ اللَّهِ
    Türkçe: Resulullah'ın yolunu takip ediyorum.
  • رَسُولِ اللَّهِ - Allah'ın Resulü
    Anlamı: Hz. Muhammed s.a.a
    Cümle: مَأْخَذَ رَسُولِ اللَّهِ
    Türkçe: Resulullah'ın gittiği yol.
  • ذِكْرَهُ - Onun zikri, haberi, izi
    Anlamı: anılması
    Cümle: فَأَطَأُ ذِكْرَهُ
    Türkçe: Onun izine basıyorum / haberini izliyorum.
  • الْعَرَجِ - Arec mevkii
    Anlamı: Mekke-Medine arasında bir yer
    Cümle: حَتَّى انْتَهَيْتُ إِلَى الْعَرَجِ
    Türkçe: Arec'e kadar ulaştım.
  • خَبَرَهُ - Onun haberi
    Anlamı: Peygamberin haberi
    Cümle: أُعْطِي خَبَرَهُ
    Türkçe: Onun haberini veriyordum.
  • بَدْءِ خُرُوجِي - Çıkışımın başlangıcı
    Anlamı: hicretin başı
    Cümle: مِنْ بَدْءِ خُرُوجِي
    Türkçe: Çıkışımın başından itibaren.
  • غَايَتَيِ الْإِيجَازِ - İcazın zirvesi
    Anlamı: kısa ve öz söyleme
    Cümle: رُمِيَ بِهِ إِلَى غَايَتَيِ الْإِيجَازِ
    Türkçe: İcazın zirvesine atılmış.
  • الْفَصَاحَةِ - Fesahat, belagat
    Anlamı: güzel konuşma
    Cümle: غَايَتَيِ الْإِيجَازِ وَالْفَصَاحَةِ
    Türkçe: İcaz ve fesahatin zirvesi.

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • جَعَلْتُ - Başladım, yaptım
    Kökü: ج ع ل
    Cümle: فَجَعَلْتُ أَتْبَعُ مَأْخَذَ رَسُولِ اللَّهِ
    Türkçe: Resulullah'ın yolunu takip etmeye başladım.
  • أَتْبَعُ - Takip ediyorum
    Kökü: ت ب ع
    Cümle: أَتْبَعُ مَأْخَذَ رَسُولِ اللَّهِ
    Türkçe: Resulullah'ın izini takip ediyorum.
  • أَطَأُ - Basıyorum
    Kökü: و ط أ
    Cümle: فَأَطَأُ ذِكْرَهُ
    Türkçe: Onun izine basıyorum.
  • انْتَهَيْتُ - Ulaştım, bittim
    Kökü: ن ه ي
    Cümle: حَتَّى انْتَهَيْتُ إِلَى الْعَرَجِ
    Türkçe: Arec'e kadar ulaştım.
  • رُمِيَ - Atıldı (meçhul)
    Kökü: ر م ي
    Cümle: مِنَ الْكَلَامِ الَّذِي رُمِيَ بِهِ
    Türkçe: Atılmış olan sözdendir.
  • أُعْطِي - Veriyordum
    Kökü: ع ط ي
    Cümle: كُنْتُ أُعْطِي خَبَرَهُ
    Türkçe: Onun haberini veriyordum.
  • كَنَّى - Kinaye etti, dolaylı anlattı
    Kökü: ك ن ي
    Cümle: كَنَّى عَنْ ذَلِكَ بِهَذِهِ الْكِنَايَةِ
    Türkçe: Bunu bu kinaye ile anlattı.
  • بَاتَ - Geceledi
    Kökü: ب ي ت - şerhten: بات على فراشه
    Cümle: بَاتَ عَلَى فِرَاشِ النَّبِيِّ
    Türkçe: Peygamberin yatağında geceledi.
  • سَلَّمَ - Teslim etti
    Kökü: س ل م
    Cümle: سَلَّمَ وَدَائِعَهُ إِلَى أَهْلِهَا
    Türkçe: Emanetlerini sahiplerine teslim etti.

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • فَـ - İstinaf fa'sı (فَجَعَلْتُ)
    Cümle: فَجَعَلْتُ أَتْبَعُ
    Türkçe: Böylece başladım.
  • حَتَّى - Gaye edatı, ta ki
    Cümle: حَتَّى انْتَهَيْتُ إِلَى الْعَرَجِ
    Türkçe: Arec'e varıncaya kadar.
  • أَنْ - Masdariya (أَنِّي كُنْتُ)
    Cümle: أَرادَ أَنِّي كُنْتُ أُعْطِي خَبَرَهُ
    Türkçe: Haberini veriyordum demek istedi.
  • بِهِ edatı değil ama بِهِ içinde بِـ harf-i cer hariç alternatif: إِلَى yerine قَدْ gibi: قَدْ - Tahkik
    Cümle: قَدْ رُمِيَ بِهِ إِلَى غَايَةِ الْفَصَاحَةِ
    Türkçe: Fesahat zirvesine atılmıştır.
  • وَ - Atıf (وَالْإِيجَازِ)
    Cümle: غَايَتَيِ الْإِيجَازِ وَالْفَصَاحَةِ
    Türkçe: İcaz ve fesahat.
  • بِهَذِهِ içinde هَذِهِ - İşaret edatı
    Cümle: بِهَذِهِ الْكِنَايَةِ الْعَجِيبَةِ
    Türkçe: Bu acip kinaye ile.

Nehcül Belaga Hutbe 236 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Arapça Kelime ve Gramer Testi (Hutbe 236)

S.Muhammed Kayaalp (el-Haşimi) Ks

الاامام سيد محمد هاشمي الموسوي

Arapça Dersleri-İslami Sohbetler-Tevhid-Tefsir-Hadis-Fıkıh-Fetvalar-İrşadlar

Arapça Metinler-نهج البلاغة-Nehcül Belağa-Hutbe-231-236 Rating: 4.5 Diposkan Oleh: ☝الاامام سيد محمد هاشمي الموسوي☝المحمدية☝

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.