☝📖İbrahimi ﷺ Muhammedi ﷺ Hanif İslam📖☝﷽𐰃𐰠𐰯☝📖المحمدية☝Muhammediyye📖☝𐰃𐰠𐰯༺الله أكبر ༻

Güncel Duyuru Eylül -Ekim 2026

Nehvul Vazıh 2.Merhale Derslerimiz Çok Yakında Eylül itibariyle Başlayacak Ekim itibariyle devam edecek inşallah!Nehcül Belağa Dersleri sitemize ekleniyor,Kur'anla Arapça Dilbilgisi derslerimiz ve 116 tane Arapça dilbilgisi konu testi sitemize eklendi..

☝المحمدية☝الاامام سيد محمد هاشمي الموسوي 📖 ☝

☝https://www.muhammediyye.org/☝
📖-المحمدية-📖

Teoriye göre;İlluminati(hizbüşşeytan) yani uzaylı ve insan melezi ırklar,yarı vampir,yılan,ejderha vs melez soylardan oluşan topluluk,masonik, illuminatik firavun ve nemrud soylarının hipnoz,büyü,zihin kontrolü,algı yönetimi ile bireyler ve toplumları yönetmesi,hizbüşşeytan illumiatinin küresel illuminatik sistemi; siyaset,medya,sivil toplum,terör örgütleri,mafya,enerji,silah,ilaç,gıda tekeli alanlarda illuminati vardır!

Destek olmak isteyen kardeşlerimiz iletişim formundan bize yazınız Allah razı olsun.

Arapça Metinler-نهج البلاغة-Nehcül Belağa-Hutbe-236-241

☝https://www.muhammediyye.org/☝
📖-المحمدية علي الكتاب و السنة الصحيحة-📖
Üye olmak isteyen kardeşlerimiz iletişim formundan bize yazınız Allah razı olsun.Kardeşlerimize Önemli :
اعوذ بالله من الشيطان الرجيم
 بسم الله الرحمان الرحيم
 الحمد لله رب العالمين و الصلاة و السلام علي امامنا محمد
 و آله و اهل بيته و صحبه و امته اجمعين
Euzü billahi mineşeydanirracimi ve min hizbihi..
Bismillahirrahmanirrahiym
Allahım cc Şeytandan ve onun hizbi tağutlardan
marid ve hannaslardan,cibt ve belamlardan sana sığınırız.Rahman ve rahiym olan Allahın cc adıyla.. 
Ahmedilik,kadıyanilik,bahailik,Vahhabilik,Şiilik,
illuminati,masonluk,yahudilik,nasırilik,nusayrilik,yezidilik,
sağcılık,solculuk,islamcılık,ateizm,deizm, budizm,hinduizm gibi  İbrahimi  ﷺ Muhammedi  ﷺ hanif İslama aykırı dini,felsefi ve ideolojik akımlardan imanımızı ve dinimizi koruyalım!     
İbrahimi  ﷺ Muhammedi  ﷺ hanif din islamdır!
İslam ise; peygamberler peygamberi cenabı Muhammed ﷺ  dinidir!..
Nemrut,Firavun,İsis,ra ve el gibi tağutlar(illuminati) ve onların günümüzdeki soylarının ve taraftarlarının dini(inanış,felsefe,ideolojilerinin) değil!
𐰃𐰠𐰯Kur'an ve sahih sünnetin izinde Muhammediyiz𐰃𐰠𐰯
📖☝ المحمدية علي الكتاب و السنة☝📖 Arapça Dersleri☝İslami Sohbetler☝İslami İlimler☝Manevi Rehberlik☝  instagram: https://www.instagram.com/muhammediyye
  • Nehc1
  • Nehc2
  • Nehc3
  • Nehc4
  • Nehc5
  • Nehc6
  • İçerik
  • ☝📖المحمدية📖☝

نهج البلاغة لامامنا علي عليه السلام
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

Nehcül Belağa | الخطبة ٢٣٦ - Hutbe 236

Okuma Parçası - Metin

فَجَعَلْتُ أَتْبَعُ مَأْخَذَ رَسُولِ اللَّهِ (صلی الله علیه وآله)، فَأَطَأُ ذِكْرَهُ حَتَّى انْتَهَيْتُ إِلَى الْعَرَجِ.

حاشية السيد الشريف الرضي: قوله عليه السلام: «فَأطَأُ ذِكْرَهُ»، من الكلام الذي رُمِيَ به إلى غايتي الإيجاز والفصاحة، وأراد أني كنتُ أُعْطي خبره ـ صلى الله عليه وآله ـ من بدء خروجي إلى أن انتهيتُ إلى هذا الموضع، وكنّى عن ذلك بهذه الكناية العجيبة.
Türkçe Çevirisi:
Resulullah'ın (s.a.a) gittiği yolu takip etmeye başladım, onun izini / haberini adım adım izliyordum, ta ki Arec (A'rec) mevkiine kadar ulaştım.

Şerh: Seyyid Radi diyor: "Fe etau zikrahu" sözü, icaz ve fesahatin zirvesine atılmış bir sözdür. Yani çıkışımın başından bu yere varıncaya kadar onun haberini veriyordum, bunu bu acip kinaye ile ifade etti. İmam Ali (a.s) Mekke'den Medine'ye hicret ederken Peygamber'in emanetlerini sahiplerine teslim ettikten sonra onun yolunu takip etmiştir.

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • مَأْخَذَ - Gidilen yol, iz
    Anlamı: مأخذ رسول الله
    Cümle: أَتْبَعُ مَأْخَذَ رَسُولِ اللَّهِ
    Türkçe: Resulullah'ın yolunu takip ediyorum.
  • رَسُولِ اللَّهِ - Allah'ın Resulü
    Anlamı: Hz. Muhammed s.a.a
    Cümle: مَأْخَذَ رَسُولِ اللَّهِ
    Türkçe: Resulullah'ın gittiği yol.
  • ذِكْرَهُ - Onun zikri, haberi, izi
    Anlamı: anılması
    Cümle: فَأَطَأُ ذِكْرَهُ
    Türkçe: Onun izine basıyorum / haberini izliyorum.
  • الْعَرَجِ - Arec mevkii
    Anlamı: Mekke-Medine arasında bir yer
    Cümle: حَتَّى انْتَهَيْتُ إِلَى الْعَرَجِ
    Türkçe: Arec'e kadar ulaştım.
  • خَبَرَهُ - Onun haberi
    Anlamı: Peygamberin haberi
    Cümle: أُعْطِي خَبَرَهُ
    Türkçe: Onun haberini veriyordum.
  • بَدْءِ خُرُوجِي - Çıkışımın başlangıcı
    Anlamı: hicretin başı
    Cümle: مِنْ بَدْءِ خُرُوجِي
    Türkçe: Çıkışımın başından itibaren.
  • غَايَتَيِ الْإِيجَازِ - İcazın zirvesi
    Anlamı: kısa ve öz söyleme
    Cümle: رُمِيَ بِهِ إِلَى غَايَتَيِ الْإِيجَازِ
    Türkçe: İcazın zirvesine atılmış.
  • الْفَصَاحَةِ - Fesahat, belagat
    Anlamı: güzel konuşma
    Cümle: غَايَتَيِ الْإِيجَازِ وَالْفَصَاحَةِ
    Türkçe: İcaz ve fesahatin zirvesi.

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • جَعَلْتُ - Başladım, yaptım
    Kökü: ج ع ل
    Cümle: فَجَعَلْتُ أَتْبَعُ مَأْخَذَ رَسُولِ اللَّهِ
    Türkçe: Resulullah'ın yolunu takip etmeye başladım.
  • أَتْبَعُ - Takip ediyorum
    Kökü: ت ب ع
    Cümle: أَتْبَعُ مَأْخَذَ رَسُولِ اللَّهِ
    Türkçe: Resulullah'ın izini takip ediyorum.
  • أَطَأُ - Basıyorum
    Kökü: و ط أ
    Cümle: فَأَطَأُ ذِكْرَهُ
    Türkçe: Onun izine basıyorum.
  • انْتَهَيْتُ - Ulaştım, bittim
    Kökü: ن ه ي
    Cümle: حَتَّى انْتَهَيْتُ إِلَى الْعَرَجِ
    Türkçe: Arec'e kadar ulaştım.
  • رُمِيَ - Atıldı (meçhul)
    Kökü: ر م ي
    Cümle: مِنَ الْكَلَامِ الَّذِي رُمِيَ بِهِ
    Türkçe: Atılmış olan sözdendir.
  • أُعْطِي - Veriyordum
    Kökü: ع ط ي
    Cümle: كُنْتُ أُعْطِي خَبَرَهُ
    Türkçe: Onun haberini veriyordum.
  • كَنَّى - Kinaye etti, dolaylı anlattı
    Kökü: ك ن ي
    Cümle: كَنَّى عَنْ ذَلِكَ بِهَذِهِ الْكِنَايَةِ
    Türkçe: Bunu bu kinaye ile anlattı.
  • بَاتَ - Geceledi
    Kökü: ب ي ت - şerhten: بات على فراشه
    Cümle: بَاتَ عَلَى فِرَاشِ النَّبِيِّ
    Türkçe: Peygamberin yatağında geceledi.
  • سَلَّمَ - Teslim etti
    Kökü: س ل م
    Cümle: سَلَّمَ وَدَائِعَهُ إِلَى أَهْلِهَا
    Türkçe: Emanetlerini sahiplerine teslim etti.

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • فَـ - İstinaf fa'sı (فَجَعَلْتُ)
    Cümle: فَجَعَلْتُ أَتْبَعُ
    Türkçe: Böylece başladım.
  • حَتَّى - Gaye edatı, ta ki
    Cümle: حَتَّى انْتَهَيْتُ إِلَى الْعَرَجِ
    Türkçe: Arec'e varıncaya kadar.
  • أَنْ - Masdariya (أَنِّي كُنْتُ)
    Cümle: أَرادَ أَنِّي كُنْتُ أُعْطِي خَبَرَهُ
    Türkçe: Haberini veriyordum demek istedi.
  • بِهِ edatı değil ama بِهِ içinde بِـ harf-i cer hariç alternatif: إِلَى yerine قَدْ gibi: قَدْ - Tahkik
    Cümle: قَدْ رُمِيَ بِهِ إِلَى غَايَةِ الْفَصَاحَةِ
    Türkçe: Fesahat zirvesine atılmıştır.
  • وَ - Atıf (وَالْإِيجَازِ)
    Cümle: غَايَتَيِ الْإِيجَازِ وَالْفَصَاحَةِ
    Türkçe: İcaz ve fesahat.
  • بِهَذِهِ içinde هَذِهِ - İşaret edatı
    Cümle: بِهَذِهِ الْكِنَايَةِ الْعَجِيبَةِ
    Türkçe: Bu acip kinaye ile.

Nehcül Belaga Hutbe 236 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Arapça Kelime ve Gramer Testi (Hutbe 236)

نهج البلاغة لامامنا علي عليه السلام
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

Nehcül Belağa | الخطبة ٢٣٧ - Hutbe 237

Okuma Parçası - Metin

فَاعْمَلُوا وَأَنْتُمْ فِي نَفَسِ الْبَقَاءِ، وَالصُّحُفُ مَنْشُورَةٌ وَالتَّوْبَةُ مَبْسُوطَةٌ، وَالْمُدْبِرُ يُدْعَى وَالْمُسِيءُ يُرْجَى، قَبْلَ أَنْ يَخْمُدَ الْعَمَلُ وَيَنْقَطِعَ الْمَهَلُ وَيَنْقَضِيَ الْأَجَلُ وَيُسَدَّ بَابُ التَّوْبَةِ وَتَصْعَدَ الْمَلَائِكَةُ. فَأَخَذَ امْرُؤٌ مِنْ نَفْسِهِ لِنَفْسِهِ وَأَخَذَ مِنْ حَيٍّ لِمَيِّتٍ وَمِنْ فَانٍ لِبَاقٍ وَمِنْ ذَاهِبٍ لِدَائِمٍ، امْرُؤٌ خَافَ اللَّهَ وَهُوَ مُعَمَّرٌ إِلَى أَجَلِهِ وَمَنْظُورٌ إِلَى عَمَلِهِ، امْرُؤٌ أَلْجَمَ نَفْسَهُ بِلِجَامِهَا وَزَمَّهَا بِزِمَامِهَا، فَأَمْسَكَهَا بِلِجَامِهَا عَنْ مَعَاصِي اللَّهِ وَقَادَهَا بِزِمَامِهَا إِلَى طَاعَةِ اللَّهِ.
Türkçe Çevirisi:
Öyleyse amel edin siz beka nefesi içinde iken, sahifeler açık, tevbe kapısı yayılmış, yüz çeviren çağrılır ve kötülük edenin dönmesi umulur durumda iken; amel sönmeden, mühlet kesilmeden, ecel bitmeden, tevbe kapısı kapanmadan ve melekler yükselmeden önce.

Kişi kendi nefsinden kendi nefsi için aldı, diriden ölü için, faniden baki için, gidenden daimi için aldı. Öyle bir kişi ki Allah'tan korktu, o eceline kadar ömür verilmiş ve ameline bakılmakta olan biridir. Öyle bir kişi ki nefsini gemiyle gemledi ve yularıyla yularladı, onu Allah'a isyanlardan gemiyle tuttu ve Allah'a itaate yularıyla sevk etti.

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • نَفَسِ الْبَقَاءِ - Beka nefesi
    Anlamı: yaşama mühleti, genişlik zamanı
    Cümle: وَأَنْتُمْ فِي نَفَسِ الْبَقَاءِ
    Türkçe: Siz beka nefesi içinde iken.
  • الصُّحُفُ - Sahifeler, amel defterleri
    Anlamı: جمع صحيفة
    Cümle: وَالصُّحُفُ مَنْشُورَةٌ
    Türkçe: Sahifeler yayılmıştır.
  • التَّوْبَةُ - Tevbe
    Anlamı: dönüş, istiğfar
    Cümle: وَالتَّوْبَةُ مَبْسُوطَةٌ
    Türkçe: Tevbe yayılmıştır - açıktır.
  • الْمُدْبِرُ - Yüz çeviren, sırt dönen
    Anlamı: اسم فاعل من أدبر
    Cümle: وَالْمُدْبِرُ يُدْعَى
    Türkçe: Yüz çeviren çağrılır.
  • الْمَلَائِكَةُ - Melekler
    Anlamı: جمع ملك
    Cümle: وَتَصْعَدَ الْمَلَائِكَةُ
    Türkçe: Melekler yükselir.
  • امْرُؤٌ - Kişi, kimse
    Anlamı: insan
    Cümle: فَأَخَذَ امْرُؤٌ مِنْ نَفْسِهِ
    Türkçe: Kişi nefsinden aldı.
  • لِجَامِهَا - Gem
    Anlamı: hayvanın ağızlığı
    Cümle: أَلْجَمَ نَفْسَهُ بِلِجَامِهَا
    Türkçe: Nefsini gemiyle gemledi.
  • طَاعَةِ اللَّهِ - Allah'a itaat
    Anlamı: ibadet
    Cümle: وَقَادَهَا بِزِمَامِهَا إِلَى طَاعَةِ اللَّهِ
    Türkçe: Onu Allah'a itaate sevk etti.

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • اعْمَلُوا - Amel edin (emir)
    Kökü: ع م ل
    Cümle: فَاعْمَلُوا وَأَنْتُمْ فِي نَفَسِ الْبَقَاءِ
    Türkçe: Beka nefesinde iken amel edin.
  • يَخْمُدَ - Sönsün
    Kökü: خ م د
    Cümle: قَبْلَ أَنْ يَخْمُدَ الْعَمَلُ
    Türkçe: Amel sönmeden önce.
  • يَنْقَطِعَ - Kesilsin
    Kökü: ق ط ع
    Cümle: وَيَنْقَطِعَ الْمَهَلُ
    Türkçe: Mühlet kesilmeden.
  • يَنْقَضِيَ - Bitsin
    Kökü: ق ض ي
    Cümle: وَيَنْقَضِيَ الْأَجَلُ
    Türkçe: Ecel bitmeden.
  • يُسَدَّ - Kapansın
    Kökü: س د د
    Cümle: وَيُسَدَّ بَابُ التَّوْبَةِ
    Türkçe: Tevbe kapısı kapanmadan.
  • أَخَذَ - Aldı
    Kökü: أ خ ذ
    Cümle: فَأَخَذَ امْرُؤٌ مِنْ نَفْسِهِ لِنَفْسِهِ
    Türkçe: Kişi nefsinden nefsi için aldı.
  • خَافَ - Korktu
    Kökü: خ و ف
    Cümle: امْرُؤٌ خَافَ اللَّهَ
    Türkçe: Allah'tan korkan kişi.
  • أَلْجَمَ - Gemledi
    Kökü: ل ج م
    Cümle: أَلْجَمَ نَفْسَهُ بِلِجَامِهَا
    Türkçe: Nefsini gemledi.
  • قَادَهَا - Sevk etti
    Kökü: ق و د
    Cümle: وَقَادَهَا بِزِمَامِهَا إِلَى طَاعَةِ اللَّهِ
    Türkçe: Onu itaate sevk etti.

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • فَـ - İstinaf edatı (فَاعْمَلُوا)
    Cümle: فَاعْمَلُوا وَأَنْتُمْ فِي نَفَسِ الْبَقَاءِ
    Türkçe: Öyleyse amel edin.
  • وَ - Atıf edatı (وَالصُّحُفُ)
    Cümle: وَالصُّحُفُ مَنْشُورَةٌ
    Türkçe: Ve sahifeler yayılmıştır.
  • قَبْلَ - Zarf edatı, önce
    Cümle: قَبْلَ أَنْ يَخْمُدَ الْعَمَلُ
    Türkçe: Amel sönmeden önce.
  • أَنْ - Masdariya nasb edatı
    Cümle: قَبْلَ أَنْ يَخْمُدَ الْعَمَلُ
    Türkçe: Amelin sönmesi.
  • فَأَخَذَ - Ta'kip fa'sı
    Cümle: فَأَخَذَ امْرُؤٌ مِنْ نَفْسِهِ
    Türkçe: Kişi aldı.
  • وَهُوَ - Hal vavı
    Cümle: وَهُوَ مُعَمَّرٌ إِلَى أَجَلِهِ
    Türkçe: O eceline kadar ömür verilmiş iken.

Nehcül Belaga Hutbe 237 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Arapça Kelime ve Gramer Testi (Hutbe 237)

نهج البلاغة لامامنا علي عليه السلام
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

Nehcül Belağa | الخطبة ٢٣٨ - Hutbe 238

Okuma Parçası - Metin

جُفَاةٌ طَغَامٌ وَعَبِيدٌ أَقْزَامٌ، جُمِعُوا مِنْ كُلِّ أَوْبٍ وَتُلُقِّطُوا مِنْ كُلِّ شَوْبٍ، مِمَّنْ يَنْبَغِي أَنْ يُفَقَّهَ وَيُؤَدَّبَ وَيُعَلَّمَ وَيُدَرَّبَ وَيُوَلَّى عَلَيْهِ وَيُؤْخَذَ عَلَى يَدَيْهِ، لَيْسُوا مِنَ الْمُهَاجِرِينَ وَالْأَنْصَارِ وَلَا مِنَ الَّذِينَ تَبَوَّؤُا الدَّارَ وَالْإِيمَانَ.

أَلَا وَإِنَّ الْقَوْمَ اخْتَارُوا لِأَنْفُسِهِمْ أَقْرَبَ الْقَوْمِ مِمَّا تُحِبُّونَ، وَإِنَّكُمُ اخْتَرْتُمْ لِأَنْفُسِكُمْ أَقْرَبَ الْقَوْمِ مِمَّا تَكْرَهُونَ، وَإِنَّمَا عَهْدُكُمْ بِعَبْدِ اللَّهِ بْنِ قَيْسٍ بِالْأَمْسِ يَقُولُ إِنَّهَا فِتْنَةٌ، فَقَطِّعُوا أَوْتَارَكُمْ وَشِيمُوا سُيُوفَكُمْ، فَإِنْ كَانَ صَادِقاً فَقَدْ أَخْطَأَ بِمَسِيرِهِ غَيْرَ مُسْتَكْرَهٍ وَإِنْ كَانَ كَاذِباً فَقَدْ لَزِمَتْهُ التُّهَمَةُ. فَادْفَعُوا فِي صَدْرِ عَمْرِو بْنِ الْعَاصِ بِعَبْدِ اللَّهِ بْنِ الْعَبَّاسِ وَخُذُوا مَهَلَ الْأَيَّامِ وَحُوطُوا قَوَاصِيَ الْإِسْلَامِ. أَلَا تَرَوْنَ إِلَى بِلَادِكُمْ تُغْزَى وَإِلَى صَفَاتِكُمْ تُرْمَى؟
Türkçe Çevirisi:
Kaba saba, aşağılık kimseler ve cüce kölelerdir; her yönden toplanmış, her karışık topluluktan devşirilmiş, fıkıh öğretilmesi, edeplendirilmesi, öğretilmesi, eğitilmesi, başına yönetici tayin edilmesi ve ellerinden tutulması gereken kimselerdendir. Ne Muhacirlerden, ne Ensar'dan, ne de Dar'a ve İman'a yerleşenlerden değillerdir.

Dikkat edin, o topluluk kendileri için sizin sevdiklerinize en yakın olanı seçtiler, siz de kendiniz için sizin sevmediklerinize en yakın olanı seçtiniz. Sizin Abdullah b. Kays ile ahdiniz daha dündür; o "Bu fitnedir, yaylarınızı kesin, kılıçlarınızı kınlayın" diyordu. Eğer doğru söylüyorsa zorlanmadan yürümekle hata etti, eğer yalan söylüyorsa töhmet ona yapışmıştır. Amr b. As'ın göğsüne Abdullah b. Abbas ile dayanın, günlerin mühletini alın ve İslam'ın uçlarını koruyun. Görmüyor musunuz beldeleriniz işgal ediliyor ve seçkinleriniz hedef alınıyor?

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • جُفَاةٌ - Kaba, katı kimseler
    Anlamı: جمع جاف - kaba saba
    Cümle: جُفَاةٌ طَغَامٌ
    Türkçe: Kaba saba aşağılık kimseler.
  • طَغَامٌ - Aşağılık, avam
    Anlamı: sefiller, düşük tabaka
    Cümle: جُفَاةٌ طَغَامٌ
    Türkçe: Kaba saba aşağılıklar.
  • أَقْزَامٌ - Cüceler, kısa boylular
    Anlamı: جمع قزم
    Cümle: وَعَبِيدٌ أَقْزَامٌ
    Türkçe: Ve cüce köleler.
  • أَوْبٍ - Yön, taraf
    Anlamı: ناحية
    Cümle: جُمِعُوا مِنْ كُلِّ أَوْبٍ
    Türkçe: Her yönden toplandılar.
  • شَوْبٍ - Karışım, karışık topluluk
    Anlamı: خليط
    Cümle: وَتُلُقِّطُوا مِنْ كُلِّ شَوْبٍ
    Türkçe: Her karışımdan devşirildiler.
  • الْمُهَاجِرِينَ - Muhacirler
    Anlamı: Mekke'den hicret eden sahabeler
    Cümle: لَيْسُوا مِنَ الْمُهَاجِرِينَ
    Türkçe: Muhacirlerden değiller.
  • عَبْدِ اللَّهِ بْنِ قَيْسٍ - Abdullah b. Kays - Ebu Musa el-Eş'ari
    Anlamı: Ashabdan, hakem olayındaki kişi
    Cümle: عَهْدُكُمْ بِعَبْدِ اللَّهِ بْنِ قَيْسٍ
    Türkçe: Abdullah b. Kays ile ahdiniz.
  • قَوَاصِيَ الْإِسْلَامِ - İslam'ın uçları, sınırları
    Anlamı: جمع قاصية
    Cümle: وَحُوطُوا قَوَاصِيَ الْإِسْلَامِ
    Türkçe: İslam'ın uçlarını koruyun.

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • جُمِعُوا - Topladılar (meçhul)
    Kökü: ج م ع
    Cümle: جُمِعُوا مِنْ كُلِّ أَوْبٍ
    Türkçe: Her yönden toplandılar.
  • تُلُقِّطُوا - Devşirildiler
    Kökü: ل ق ط
    Cümle: وَتُلُقِّطُوا مِنْ كُلِّ شَوْبٍ
    Türkçe: Her karışımdan devşirildiler.
  • يُفَقَّهَ - Fıkıh öğretilsin
    Kökü: ف ق ه
    Cümle: مِمَّنْ يَنْبَغِي أَنْ يُفَقَّهَ
    Türkçe: Fıkıh öğretilmesi gereken.
  • تَبَوَّؤُا - Yerleştiler
    Kökü: ب و أ
    Cümle: الَّذِينَ تَبَوَّؤُا الدَّارَ وَالْإِيمَانَ
    Türkçe: Dar'a ve imana yerleşenler.
  • اخْتَارُوا - Seçtiler
    Kökü: خ ي ر
    Cümle: الْقَوْمَ اخْتَارُوا لِأَنْفُسِهِمْ
    Türkçe: Topluluk kendileri için seçti.
  • يَقُولُ - Diyor
    Kökü: ق و ل
    Cümle: يَقُولُ إِنَّهَا فِتْنَةٌ
    Türkçe: Fitnedir diyor.
  • قَطِّعُوا - Kesin (emir)
    Kökü: ق ط ع
    Cümle: فَقَطِّعُوا أَوْتَارَكُمْ
    Türkçe: Yaylarınızı kesin.
  • ادْفَعُوا - Def edin, savuşturun
    Kökü: د ف ع
    Cümle: فَادْفَعُوا فِي صَدْرِ عَمْرِو بْنِ الْعَاصِ
    Türkçe: Amr b. As'ın göğsüne dayanın.
  • تَرَوْنَ - Görmüyor musunuz?
    Kökü: ر أ ي
    Cümle: أَلَا تَرَوْنَ إِلَى بِلَادِكُمْ تُغْزَى
    Türkçe: Beldelerinizin işgal edildiğini görmüyor musunuz?

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • أَلَا - Tenbih edatı
    Cümle: أَلَا وَإِنَّ الْقَوْمَ اخْتَارُوا
    Türkçe: Dikkat edin kavim seçti.
  • إِنَّ - Tekit edatı
    Cümle: وَإِنَّ الْقَوْمَ اخْتَارُوا
    Türkçe: Muhakkak kavim seçti.
  • إِنَّمَا - Hasr edatı
    Cümle: وَإِنَّمَا عَهْدُكُمْ بِعَبْدِ اللَّهِ بْنِ قَيْسٍ بِالْأَمْسِ
    Türkçe: Sizin ahdiniz ancak dündür.
  • إِنْ - Şart edatı
    Cümle: فَإِنْ كَانَ صَادِقاً
    Türkçe: Eğer doğru ise.
  • قَدْ - Tahkik edatı
    Cümle: فَقَدْ أَخْطَأَ بِمَسِيرِهِ
    Türkçe: Muhakkak yürüyüşüyle hata etti.
  • غَيْرَ - İstisna edatı
    Cümle: غَيْرَ مُسْتَكْرَهٍ
    Türkçe: Zorlanmaksızın.

Nehcül Belaga Hutbe 238 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Arapça Kelime ve Gramer Testi (Hutbe 238)

نهج البلاغة لامامنا علي عليه السلام
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

Nehcül Belağa | الخطبة ٢٣٩ - Hutbe 239

Okuma Parçası - Metin

هُمْ عَيْشُ الْعِلْمِ وَمَوْتُ الْجَهْلِ، يُخْبِرُكُمْ حِلْمُهُمْ عَنْ عِلْمِهِمْ وَظَاهِرُهُمْ عَنْ بَاطِنِهِمْ وَ صَمْتُهُمْ عَنْ حِكَمِ [حُكْمِ] مَنْطِقِهِمْ؛ لَا يُخَالِفُونَ الْحَقَّ وَلَا يَخْتَلِفُونَ فِيهِ، وَهُمْ دَعَائِمُ الْإِسْلَامِ وَوَلَائِجُ الِاعْتِصَامِ، بِهِمْ عَادَ الْحَقُّ إِلَى نِصَابِهِ وَانْزَاحَ الْبَاطِلُ عَنْ مُقَامِهِ [مَقَامِهِ] وَانْقَطَعَ لِسَانُهُ عَنْ مَنْبِتِهِ.

عَقَلُوا الدِّينَ عَقْلَ وِعَايَةٍ وَرِعَايَةٍ، لَا عَقْلَ سَمَاعٍ وَرِوَايَةٍ، فَإِنَّ رُوَاةَ الْعِلْمِ كَثِيرٌ وَرُعَاتَهُ قَلِيلٌ.
Türkçe Çevirisi:
Onlar ilmin hayatı ve cehaletin ölümüdür. Onların hilmi size ilimlerinden haber verir, zahirleri batınlarından, susmaları da mantıklarının hikmetlerinden haber verir. Hakk'a muhalefet etmezler ve onda ihtilafa düşmezler. Onlar İslam'ın direkleri ve sığınmanın kapılarıdır. Onlar sayesinde hak yerini buldu, batıl yerinden uzaklaştı ve dili kökünden kesildi.

Dini, anlama ve gözetme aklı ile aklettiler, işitme ve rivayet aklı ile değil. Çünkü ilmin ravileri çok, riayet edenleri azdır.
Özet ve Şerh:
الخطبة التاسعة والثلاثون بعد المائتين يبين فيها فضل أهل البيت وأنهم موت الجهل وحياة العلم بهم يقوم الدين ويمحق الباطل وبهم يعرف الإسلام على حقيقته أصولا وفروعا
Ehl-i Beyt övülüyor - onlar ilmin hayatı, cehlin ölümüdür. Kaynak: alseraj.net/nahj_al-balagha/الخطبة-٢٣٩/

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • عَيْشُ الْعِلْمِ - İlmin hayatı
    Anlamı: yaşaması - هم عيش العلم
    Cümle: هُمْ عَيْشُ الْعِلْمِ
    Türkçe: Onlar ilmin hayatıdır.
  • مَوْتُ الْجَهْلِ - Cehaletin ölümü
    Anlamı: cehlin yok olması
    Cümle: وَمَوْتُ الْجَهْلِ
    Türkçe: Ve cehaletin ölümüdür.
  • حِلْمُهُمْ - Onların hilmi, yumuşak huyluluğu
    Anlamı: sabır ve teenni
    Cümle: يُخْبِرُكُمْ حِلْمُهُمْ عَنْ عِلْمِهِمْ
    Türkçe: Hilmleri ilimlerinden haber verir.
  • دَعَائِمُ الْإِسْلَامِ - İslam'ın direkleri
    Anlamı: جمع دعامة - sütunlar
    Cümle: وَهُمْ دَعَائِمُ الْإِسْلَامِ
    Türkçe: Onlar İslam'ın direkleridir.
  • وَلَائِجُ الِاعْتِصَامِ - Sığınmanın giriş kapıları
    Anlamı: جمع وليجة - sığınak
    Cümle: وَوَلَائِجُ الِاعْتِصَامِ
    Türkçe: Ve sığınmanın kapılarıdır.
  • نِصَابِهِ - Yerine, aslına, kıvamına
    Anlamı: عاد الحق إلى نصابه
    Cümle: بِهِمْ عَادَ الْحَقُّ إِلَى نِصَابِهِ
    Türkçe: Onlarla hak yerini buldu.
  • وِعَايَةٍ - Anlama, idrak etme
    Anlamı: عقل وعاية - anlayarak belleme
    Cümle: عَقَلُوا الدِّينَ عَقْلَ وِعَايَةٍ
    Türkçe: Dini anlama aklı ile aklettiler.
  • رُوَاةَ الْعِلْمِ - İlmin ravileri
    Anlamı: جمع راوي - nakledenler
    Cümle: فَإِنَّ رُوَاةَ الْعِلْمِ كَثِيرٌ
    Türkçe: İlmin ravileri çoktur.

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • يُخْبِرُكُمْ - Size haber verir
    Kökü: خ ب ر
    Cümle: يُخْبِرُكُمْ حِلْمُهُمْ عَنْ عِلْمِهِمْ
    Türkçe: Hilmleri ilimlerinden haber verir.
  • يُخَالِفُونَ - Muhalefet etmezler
    Kökü: خ ل ف
    Cümle: لَا يُخَالِفُونَ الْحَقَّ
    Türkçe: Hakka muhalefet etmezler.
  • يَخْتَلِفُونَ - İhtilafa düşmezler
    Kökü: خ ل ف - اختلف
    Cümle: وَلَا يَخْتَلِفُونَ فِيهِ
    Türkçe: Onda ihtilafa düşmezler.
  • عَادَ - Döndü
    Kökü: ع و د
    Cümle: بِهِمْ عَادَ الْحَقُّ إِلَى نِصَابِهِ
    Türkçe: Onlarla hak yerine döndü.
  • انْزَاحَ - Uzaklaştı, zail oldu
    Kökü: ز و ح
    Cümle: وَانْزَاحَ الْبَاطِلُ عَنْ مُقَامِهِ
    Türkçe: Batıl makamından uzaklaştı.
  • انْقَطَعَ - Kesildi
    Kökü: ق ط ع - انقطع
    Cümle: وَانْقَطَعَ لِسَانُهُ عَنْ مَنْبِتِهِ
    Türkçe: Dili kökünden kesildi.
  • عَقَلُوا - Aklettiler, anladılar
    Kökü: ع ق ل
    Cümle: عَقَلُوا الدِّينَ عَقْلَ وِعَايَةٍ
    Türkçe: Dini anlama aklı ile aklettiler.
  • عَاشَ - Yaşadı (عَيْشُ masdarından)
    Kökü: ع ي ش
    Cümle: هُمْ عَيْشُ الْعِلْمِ
    Türkçe: Onlar ilmin yaşamasıdır - ilim onlarla yaşar.
  • مَاتَ - Öldü (مَوْتُ masdarından)
    Kökü: م و ت
    Cümle: وَمَوْتُ الْجَهْلِ
    Türkçe: Cehaletin ölümü - cehalet onlarla ölür.

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • وَ - Atıf edatı (وَمَوْتُ)
    Cümle: عَيْشُ الْعِلْمِ وَمَوْتُ الْجَهْلِ
    Türkçe: İlmin hayatı ve cehlin ölümü.
  • لَا - Nefy edatı (لَا يُخَالِفُونَ)
    Cümle: لَا يُخَالِفُونَ الْحَقَّ
    Türkçe: Hakka muhalefet etmezler.
  • وَلَا - Atıf+nefy (وَلَا يَخْتَلِفُونَ)
    Cümle: وَلَا يَخْتَلِفُونَ فِيهِ
    Türkçe: Ve onda ihtilafa düşmezler.
  • فَـ - Ta'lil/istinaf (فَإِنَّ)
    Cümle: فَإِنَّ رُوَاةَ الْعِلْمِ كَثِيرٌ
    Türkçe: Çünkü ilmin ravileri çoktur.
  • إِنَّ - Tekit edatı
    Cümle: فَإِنَّ رُوَاةَ الْعِلْمِ كَثِيرٌ
    Türkçe: Muhakkak ilmin ravileri çoktur.
  • لَا عَقْلَ - Cinsini nefyeden لا
    Cümle: لَا عَقْلَ سَمَاعٍ وَرِوَايَةٍ
    Türkçe: İşitme ve rivayet aklı değildir.

Nehcül Belaga Hutbe 239 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Arapça Kelime ve Gramer Testi (Hutbe 239)

نهج البلاغة لامامنا علي عليه السلام
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

Nehcül Belağa | الخطبة ٢٤۰ - Hutbe 240

Okuma Parçası - Metin (خذ نفس المتن كلها)

يَا ابْنَ عَبَّاسٍ مَا يُرِيدُ عُثْمَانُ إِلَّا أَنْ يَجْعَلَنِي جَمَلًا نَاضِحاً بِالْغَرْبِ أَقْبِلْ وَأَدْبِرْ، بَعَثَ إِلَيَّ أَنْ أَخْرُجَ ثُمَّ بَعَثَ إِلَيَّ أَنْ أَقْدُمَ، ثُمَّ هُوَ الْآنَ يَبْعَثُ إِلَيَّ أَنْ أَخْرُجَ. وَاللَّهِ لَقَدْ دَفَعْتُ عَنْهُ حَتَّى خَشِيتُ أَنْ أَكُونَ آثِماً.
Türkçe Çevirisi:
Ey İbn Abbas! Osman'ın istediği şey, beni su kovası ile su taşıyan bir deve gibi yapmaktan başka bir şey değildir; git ve gel diyor. Bana haber gönderdi çıkayım diye, sonra haber gönderdi geleyim diye, sonra şimdi yine haber gönderiyor çıkayım diye. Allah'a and olsun ki onu öylesine savundum ki günahkâr olmaktan korktum.
Özet ve Şerh (alseraj.net/nahj_al-balagha/الخطبة-٢٤۰/):
الخطبة الأربعون بعد المائة من خطب أمير المؤمنين يبين فيها أمر عثمان في شأنه عندما اجتمع الثوار في المدينة ضد سياسات عثمان التعسفية وكانوا يهتفون باسمه فطلب عثمان من الإمام أن يخرج من المدينة ثم أمره ليعود إليها
İmam Ali (a.s) Osman'ın çelişkili emirlerini, kendisini su taşıyan deve gibi kullanmasını eleştiriyor ve yine de onu savunduğunu ifade ediyor. Kaynak: alseraj.net/nahj_al-balagha/الخطبة-٢٤۰/

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • ابْنَ عَبَّاسٍ - İbn Abbas
    Anlamı: Abdullah b. Abbas, sahabe
    Cümle: يَا ابْنَ عَبَّاسٍ
    Türkçe: Ey İbn Abbas!
  • عُثْمَانُ - Osman b. Affan
    Anlamı: Üçüncü halife
    Cümle: مَا يُرِيدُ عُثْمَانُ إِلَّا أَنْ يَجْعَلَنِي
    Türkçe: Osman'ın istediği beni yapmaktan başka değil.
  • جَمَلًا - Deve
    Anlamı: erkek deve - تشبيه بالإهانة
    Cümle: أَنْ يَجْعَلَنِي جَمَلًا نَاضِحاً
    Türkçe: Beni su taşıyan deve gibi yapmak.
  • نَاضِحاً - Su taşıyan, sulayan deve
    Anlamı: الجمل الذي يُستقى عليه الماء
    Cümle: جَمَلًا نَاضِحاً بِالْغَرْبِ
    Türkçe: Kova ile su taşıyan deve.
  • الْغَرْبِ - Büyük su kovası, kırba
    Anlamı: الدلو الكبير للسقي
    Cümle: نَاضِحاً بِالْغَرْبِ
    Türkçe: Kova ile su taşıyan.
  • الْآنَ - Şimdi
    Anlamı: ظرف زمان للحاضر
    Cümle: ثُمَّ هُوَ الْآنَ يَبْعَثُ إِلَيَّ
    Türkçe: Sonra o şimdi yine haber gönderiyor.
  • آثِماً - Günahkâr
    Anlamı: اسم فاعل من أثم - مذنب
    Cümle: حَتَّى خَشِيتُ أَنْ أَكُونَ آثِماً
    Türkçe: Günahkâr olmaktan korktum.
  • اللَّهِ - Allah lafzı
    Anlamı: قسم - والله
    Cümle: وَاللَّهِ لَقَدْ دَفَعْتُ عَنْهُ
    Türkçe: Allah'a yemin olsun onu savundum.

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • يُرِيدُ (yurîdu) - İstiyor
    Kökü: ر و د
    Cümle: مَا يُرِيدُ عُثْمَانُ
    Türkçe: Osman istemiyor.
  • يَجْعَلَنِي (yec'alunî) - Beni yapıyor
    Kökü: ج ع ل
    Cümle: أَنْ يَجْعَلَنِي جَمَلًا
    Türkçe: Beni deve gibi yapması.
  • أَقْبِلْ (akbil) - Gel, öne gel
    Kökü: ق ب ل - Emir
    Cümle: أَقْبِلْ وَأَدْبِرْ
    Türkçe: Gel ve git - ileri geri git.
  • أَدْبِرْ (edbir) - Git, geri dön
    Kökü: د ب ر
    Cümle: أَقْبِلْ وَأَدْبِرْ
    Türkçe: İleri git geri dön.
  • بَعَثَ (bease) - Gönderdi
    Kökü: ب ع ث
    Cümle: بَعَثَ إِلَيَّ أَنْ أَخْرُجَ
    Türkçe: Çıkmam için bana haber gönderdi.
  • أَخْرُجَ (ahruce) - Çıkayım
    Kökü: خ ر ج - منصوب بأن
    Cümle: أَنْ أَخْرُجَ
    Türkçe: Çıkmam.
  • أَقْدُمَ (akdume) - Geleyim, döneyim
    Kökü: ق د م
    Cümle: بَعَثَ إِلَيَّ أَنْ أَقْدُمَ
    Türkçe: Gelmemi istedi.
  • دَفَعْتُ (defa'tu) - Savundum, defettim
    Kökü: د ف ع
    Cümle: لَقَدْ دَفَعْتُ عَنْهُ
    Türkçe: Onu gerçekten savundum.
  • خَشِيتُ (haşîtu) - Korktum
    Kökü: خ ش ي
    Cümle: حَتَّى خَشِيتُ أَنْ أَكُونَ آثِماً
    Türkçe: Günahkâr olmaktan korkar hale geldim.

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • يَا - Nida edatı
    Cümle: يَا ابْنَ عَبَّاسٍ
    Türkçe: Ey İbn Abbas!
  • مَا - Nefy edatı
    Cümle: مَا يُرِيدُ عُثْمَانُ إِلَّا
    Türkçe: Osman istemiyor ancak...
  • إِلَّا - İstisna edatı
    Cümle: مَا يُرِيدُ إِلَّا أَنْ يَجْعَلَنِي
    Türkçe: Ancak beni yapmayı istiyor.
  • أَنْ - Masdar/nasb edatı
    Cümle: أَنْ يَجْعَلَنِي جَمَلًا
    Türkçe: Beni deve yapması.
  • ثُمَّ - Atıf/terahi edatı
    Cümle: ثُمَّ بَعَثَ إِلَيَّ أَنْ أَقْدُمَ
    Türkçe: Sonra gelmemi istedi.
  • حَتَّى - Gaye edatı
    Cümle: حَتَّى خَشِيتُ أَنْ أَكُونَ آثِماً
    Türkçe: Ta ki günahkâr olmaktan korktum.

Nehcül Belaga Hutbe 240 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Arapça Kelime ve Gramer Testi (Hutbe 240)

نهج البلاغة لامامنا علي عليه السلام
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

Nehcül Belağa | الخطبة ٢٤١ - Hutbe 241

Okuma Parçası - Metin (خذ نفس المتن كلها)

وَاللَّهُ مُسْتَأْدِيكُمْ شُكْرَهُ وَمُوَرِّثُكُمْ أَمْرَهُ وَمُمْهِلُكُمْ فِي مِضْمَارٍ مَحْدُودٍ [مَمْدُودٍ] لِتَتَنَازَعُوا سَبَقَهُ. فَشُدُّوا عُقَدَ الْمَآزِرِ وَاطْوُوا فُضُولَ الْخَوَاصِرِ، لَا تَجْتَمِعُ عَزِيمَةٌ وَوَلِيمَةٌ. مَا أَنْقَضَ النَّوْمَ لِعَزَائِمِ الْيَوْمِ وَأَمْحَى الظُّلَمَ لِتَذَاكِيرِ الْهِمَمِ.
Türkçe Çevirisi:
Allah sizden şükrünü eda etmenizi istiyor, emrini size miras bırakıyor ve sınırlı/geniş bir yarış pistinde size mühlet veriyor ki öne geçmek için yarışasınız. Öyleyse peştemallarınızın düğümlerini sıkı bağlayın, fazla gelen etek kısımlarını dürün. Azim ile ziyafet bir arada toplanmaz. Gündüzün azimlerini uykunun bozması ne kadar çok, karanlıkların himmetleri hatırlatmayı silmesi ne kadar çok!
Özet ve Şerh (aynı sayfa متن + hadith.net şerh):
مستأديكم شكره أي طالب منكم أداء ذلك والقيام به، استأديت ديني عند فلان أي طلبته
ومورثكم أمره أي سيرجع أمر الدولة إليكم ويزول أمر بني أمية
مضمار ممدود أي ميدان سباق - لتتنازعوا سبقه أي öne geçmek için yarışın
İmam Ali (a.s) ashabını cihada ve sorumluluğa teşvik ediyor - dünya rahatı ile ahiret azmi bir arada olmaz. Kaynak: alseraj.net/nahj_al-balagha/الخطبة-٢٤١/

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri

1. Arapça İsim Örnekleri (8 Adet)

  • شُكْرَهُ - Şükrü
    Anlamı: مستأديكم شكره أي طالب منكم أداء الشكر
    Cümle: وَاللَّهُ مُسْتَأْدِيكُمْ شُكْرَهُ
    Türkçe: Allah şükrünü sizden istiyor.
  • مِضْمَارٍ - Yarış pisti
    Anlamı: مكان السباق - ممدود genişletilmiş
    Cümle: مُمْهِلُكُمْ فِي مِضْمَارٍ مَمْدُودٍ
    Türkçe: Geniş bir yarış alanında size mühlet veriyor.
  • الْمَآزِرِ - Peştemallar, izarlar
    Anlamı: جمع مئزر
    Cümle: فَشُدُّوا عُقَدَ الْمَآزِرِ
    Türkçe: Peştemallarınızın düğümlerini sıkın.
  • الْخَوَاصِرِ - Böğürler, fazla etek
    Anlamı: جمع خاصرة
    Cümle: وَاطْوُوا فُضُولَ الْخَوَاصِرِ
    Türkçe: Fazla etekleri dürün.
  • عَزِيمَةٌ - Azim, kararlılık
    Anlamı: قوة الإرادة
    Cümle: لَا تَجْتَمِعُ عَزِيمَةٌ وَوَلِيمَةٌ
    Türkçe: Azim ile ziyafet bir arada olmaz.
  • وَلِيمَةٌ - Ziyafet, rahatlık
    Anlamı: طعام الدعوة كناية عن tembellik
    Cümle: لَا تَجْتَمِعُ عَزِيمَةٌ وَوَلِيمَةٌ
    Türkçe: Kararlılık ve ziyafet düşkünlüğü birleşmez.
  • النَّوْمَ - Uyku
    Anlamı: ما أنقض النوم لعزائم اليوم
    Cümle: مَا أَنْقَضَ النَّوْمَ لِعَزَائِمِ الْيَوْمِ
    Türkçe: Uykunun gündüz azimlerini bozması ne çok.
  • الْهِمَمِ - Himmetler, gayretler
    Anlamı: جمع همة
    Cümle: وَأَمْحَى الظُّلَمَ لِتَذَاكِيرِ الْهِمَمِ
    Türkçe: Karanlıkların himmet hatırlatmalarını silmesi.

2. Arapça Fiil Örnekleri (9 Adet)

  • مُسْتَأْدِيكُمْ - Sizden isteyen
    Kökü: أ د ي
    Cümle: وَاللَّهُ مُسْتَأْدِيكُمْ شُكْرَهُ
    Türkçe: Allah şükrünü sizden talep ediyor.
  • مُوَرِّثُكُمْ - Size miras bırakan
    Kökü: و ر ث
    Cümle: وَمُوَرِّثُكُمْ أَمْرَهُ
    Türkçe: Emrini size miras bırakıyor.
  • مُمْهِلُكُمْ - Mühlet veren
    Kökü: م ه ل
    Cümle: وَمُمْهِلُكُمْ فِي مِضْمَارٍ
    Türkçe: Size yarış alanında mühlet veriyor.
  • تَتَنَازَعُوا - Yarışasınız
    Kökü: ن ز ع
    Cümle: لِتَتَنَازَعُوا سَبَقَهُ
    Türkçe: Öne geçmek için yarışasınız diye.
  • شُدُّوا - Sıkıca bağlayın
    Kökü: ش د د
    Cümle: فَشُدُّوا عُقَدَ الْمَآزِرِ
    Türkçe: Düğümleri sıkın.
  • اطْوُوا - Dürün
    Kökü: ط و ي
    Cümle: وَاطْوُوا فُضُولَ الْخَوَاصِرِ
    Türkçe: Fazla etekleri dürün.
  • تَجْتَمِعُ - Bir araya gelmez
    Kökü: ج م ع
    Cümle: لَا تَجْتَمِعُ عَزِيمَةٌ وَوَلِيمَةٌ
    Türkçe: Azim ile ziyafet bir arada olmaz.
  • أَنْقَضَ - Ne kadar bozar
    Kökü: ن ق ض
    Cümle: مَا أَنْقَضَ النَّوْمَ لِعَزَائِمِ الْيَوْمِ
    Türkçe: Uykunun azimleri bozması ne şaşılacak.
  • أَمْحَى - Ne kadar siler
    Kökü: م ح و
    Cümle: وَأَمْحَى الظُّلَمَ لِتَذَاكِيرِ الْهِمَمِ
    Türkçe: Karanlıkların himmeti silmesi ne çok.

3. Arapça Edat Örnekleri (6 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • وَ - Atıf edatı
    Cümle: وَاللَّهُ مُسْتَأْدِيكُمْ
    Türkçe: Ve Allah sizden istiyor.
  • فَـ - Ta'kip edatı
    Cümle: فَشُدُّوا عُقَدَ الْمَآزِرِ
    Türkçe: Öyleyse düğümleri bağlayın.
  • لِـ - Ta'lil edatı
    Cümle: لِتَتَنَازَعُوا سَبَقَهُ
    Türkçe: Öne geçmek için yarışasınız diye.
  • لَا - Nefy edatı
    Cümle: لَا تَجْتَمِعُ عَزِيمَةٌ وَوَلِيمَةٌ
    Türkçe: Azim ve ziyafet bir arada olmaz.
  • مَا - Taaccub edatı
    Cümle: مَا أَنْقَضَ النَّوْمَ
    Türkçe: Uykunun bozması ne şaşılacak.
  • أَنْ - Masdar/nasb edatı (gizli)
    Cümle: لِتَتَنَازَعُوا = لِ + أَنْ + تَتَنَازَعُوا
    Türkçe: Yarışmanız için.

Nehcül Belaga Hutbe 241 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Arapça Kelime ve Gramer Testi (Hutbe 241)

S.Muhammed Kayaalp (el-Haşimi) Ks

الاامام سيد محمد هاشمي الموسوي

Arapça Dersleri-İslami Sohbetler-Tevhid-Tefsir-Hadis-Fıkıh-Fetvalar-İrşadlar

Arapça Metinler-نهج البلاغة-Nehcül Belağa-Hutbe-236-241 Rating: 4.5 Diposkan Oleh: ☝الاامام سيد محمد هاشمي الموسوي☝المحمدية☝

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.