☝📖İbrahimi ﷺ Muhammedi ﷺ Hanif İslam📖☝﷽𐰃𐰠𐰯☝📖المحمدية☝Muhammediyye📖☝𐰃𐰠𐰯༺الله أكبر ༻

Güncel Duyuru Eylül -Ekim 2026

Nehvul Vazıh 2.Merhale Derslerimiz Çok Yakında Eylül itibariyle Başlayacak Ekim itibariyle devam edecek inşallah!Nehcül Belağa Dersleri sitemize ekleniyor,Kur'anla Arapça Dilbilgisi derslerimiz ve 116 tane Arapça dilbilgisi konu testi sitemize eklendi..

☝المحمدية☝الاامام سيد محمد هاشمي الموسوي 📖 ☝

☝https://www.muhammediyye.org/☝
📖-المحمدية-📖

Teoriye göre;İlluminati(hizbüşşeytan) yani uzaylı ve insan melezi ırklar,yarı vampir,yılan,ejderha vs melez soylardan oluşan topluluk,masonik, illuminatik firavun ve nemrud soylarının hipnoz,büyü,zihin kontrolü,algı yönetimi ile bireyler ve toplumları yönetmesi,hizbüşşeytan illumiatinin küresel illuminatik sistemi; siyaset,medya,sivil toplum,terör örgütleri,mafya,enerji,silah,ilaç,gıda tekeli alanlarda illuminati vardır!

Destek olmak isteyen kardeşlerimiz iletişim formundan bize yazınız Allah razı olsun.

Hadislerle Arapça-Buhari-Tevhid

☝https://www.muhammediyye.org/☝
📖-المحمدية علي الكتاب و السنة الصحيحة-📖
Üye olmak isteyen kardeşlerimiz iletişim formundan bize yazınız Allah razı olsun.Kardeşlerimize Önemli :
اعوذ بالله من الشيطان الرجيم
 بسم الله الرحمان الرحيم
 الحمد لله رب العالمين و الصلاة و السلام علي امامنا محمد
 و آله و اهل بيته و صحبه و امته اجمعين
Euzü billahi mineşeydanirracimi ve min hizbihi..
Bismillahirrahmanirrahiym
Allahım cc Şeytandan ve onun hizbi tağutlardan
marid ve hannaslardan,cibt ve belamlardan sana sığınırız.Rahman ve rahiym olan Allahın cc adıyla.. 
Ahmedilik,kadıyanilik,bahailik,Vahhabilik,Şiilik,
illuminati,masonluk,yahudilik,nasırilik,nusayrilik,yezidilik,
sağcılık,solculuk,islamcılık,ateizm,deizm, budizm,hinduizm gibi  İbrahimi  ﷺ Muhammedi  ﷺ hanif İslama aykırı dini,felsefi ve ideolojik akımlardan imanımızı ve dinimizi koruyalım!     
İbrahimi  ﷺ Muhammedi  ﷺ hanif din islamdır!
İslam ise; peygamberler peygamberi cenabı Muhammed ﷺ  dinidir!..
Nemrut,Firavun,İsis,ra ve el gibi tağutlar(illuminati) ve onların günümüzdeki soylarının ve taraftarlarının dini(inanış,felsefe,ideolojilerinin) değil!
𐰃𐰠𐰯Kur'an ve sahih sünnetin izinde Muhammediyiz𐰃𐰠𐰯
📖☝ المحمدية علي الكتاب و السنة☝📖 Arapça Dersleri☝İslami Sohbetler☝İslami İlimler☝Manevi Rehberlik☝  instagram: https://www.instagram.com/muhammediyye
  • Hadis1
  • Hadis2
  • Hadis3
  • Hadis4
  • Hadis5
  • Hadis6
  • Hadis
  • ☝📖المحمدية📖☝

تعليم اللغة بالكتاب و السنة-للامام سيد محمد هاشمي الموسوي
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

صحيح البخاري | كتاب التوحيد باب حديث رقم:7558

Hadis-i Şerif Alıntısı ve Özet

حَدَّثَنَا أَبُو النُّعْمَانِ حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ عَنْ أَيُّوبَ عَنْ نَافِعٍ عَنِ ابْنِ عُمَرَ رَضِيَ اللهُ عَنْهُمَا قَالَ قَالَ النَّبِيُّ ﷺ:
إِنَّ أَصْحَابَ هَذِهِ الصُّوَرِ يُعَذَّبُونَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ وَيُقَالُ لَهُمْ أَحْيُوا مَا خَلَقْتُمْ
Türkçe Meali: İbn Ömer r.a.'dan: Nebi ﷺ buyurdu: Şüphesiz şu suretlerin sahipleri kıyamet gününde azap olunacaklar ve kendilerine Haydi yarattıklarınıza can verin! denilecektir. - Kaynak: hadithprophet.com/Hadith-translation-37956.html
Özet ve Şerhten: hadithprophet.com/hadith-36448.html شرح فتح الباري:
قوله إن الذين يصنعون هذه الصور يعذبون يوم القيامة يقال لهم أحيوا ما خلقتم هو أمر تعجيز
ويستفاد منه صفة تعذيب المصور وهو أن يكلف نفخ الروح في الصورة التي صورها وهو لا يقدر على ذلك فيستمر تعذيبه
أحيوا اجعلوه حيوانا ذا روح إن قدرتم - إنما نسب إليهم تقريعا لهم بمضاهاتهم الله تعالى في خلقه
فبكتهم بأن قال إذ شابهتم بما صورتم مخلوقات الله تعالى فأحيوها كما أحيا هو ما خلق
Bu bab tasvir yasağı ve tevhid ile ilgilidir - Yaratmak sadece Allah'a mahsustur.

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri

1. Arapça İsim Örnekleri (6 Adet)

  • الصُّوَرِ - Suretler, resimler
    Anlamı: جمع صورة - أصحاب هذه الصور يعذبون يوم القيامة
    Cümle: إِنَّ أَصْحَابَ هَذِهِ الصُّوَرِ
    Türkçe: Şu suretlerin sahipleri.
  • أَصْحَابَ - Sahipleri
    Anlamı: جمع صاحب - الذين يصنعون هذه الصور
    Cümle: أَصْحَابَ هَذِهِ الصُّوَرِ
    Türkçe: Bu resimleri yapan kimseler.
  • يَوْمِ الْقِيَامَةِ - Kıyamet günü
    Anlamı: يوم البعث والحساب - يعذبون يوم القيامة
    Cümle: يُعَذَّبُونَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ
    Türkçe: Kıyamet gününde azap olunurlar.
  • الرُّوحِ - Ruh, can
    Anlamı: يكلف نفخ الروح في الصورة التي صورها وهو لا يقدر - hadithprophet.com/hadith-36448.html
    Cümle: يُكَلَّفُ نَفْخَ الرُّوحِ
    Türkçe: Ruha üflemekle sorumlu tutulur.
  • الْمُصَوِّرِ - Tasvirci, ressam
    Anlamı: صفة تعذيب المصور - مضاهاة لخلق الله
    Cümle: صِفَةُ تَعْذِيبِ الْمُصَوِّرِ
    Türkçe: Tasvircinin azap şekli.
  • خَلْقٍ - Yaratma
    Anlamı: ما خلقتم - اجعلوه حيوانا ذا روح إن قدرتم
    Cümle: أَحْيُوا مَا خَلَقْتُمْ
    Türkçe: Yarattıklarınıza can verin.

2. Arapça Fiil Örnekleri (6 Adet)

  • يُعَذَّبُونَ (yuazzebune) - Azap olunurlar
    Kökü: ع ذ ب / Mazi meçhul: عُذِّبَ
    Cümle: إِنَّ أَصْحَابَ هَذِهِ الصُّوَرِ يُعَذَّبُونَ
    Türkçe: Şu suret sahipleri azap olunurlar.
  • يُقَالُ (yuqalu) - Denilir
    Kökü: ق و ل / Mazi meçhul: قِيلَ
    Cümle: وَيُقَالُ لَهُمْ أَحْيُوا
    Türkçe: Onlara denilir ki can verin.
  • أَحْيُوا (ahyû) - Can verin, diriltin
    Kökü: ح ي ي / Mazi: أَحْيَا - اجعلوه حيوانا ذا روح
    Cümle: أَحْيُوا مَا خَلَقْتُمْ
    Türkçe: Yarattıklarınıza can verin.
  • خَلَقْتُمْ (halaktum) - Yarattınız
    Kökü: خ ل ق / Mazi: خَلَقَ
    Cümle: مَا خَلَقْتُمْ
    Türkçe: Yarattığınız şeyler.
  • يَصْنَعُونَ (yasnaune) - Yapıyorlar
    Kökü: ص ن ع / Mazi: صَنَعَ - إن الذين يصنعون هذه الصور
    Cümle: الَّذِينَ يَصْنَعُونَ هَذِهِ الصُّوَرَ
    Türkçe: Bu suretleri yapanlar.
  • كَلَّفَ (kellefe) - Sorumlu tutmak
    Kökü: ك ل ف / Muzari: يُكَلَّفُ - يكلف نفخ الروح فيستمر تعذيبه
    Cümle: يُكَلَّفُ نَفْخَ الرُّوحِ فَيَسْتَمِرُّ تَعْذِيبُهُ
    Türkçe: Ruha üflemekle yükümlü tutulur ve azabı devam eder.

3. Arapça Edat Örnekleri (5 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • إِنَّ - Te'kid edatı - şüphesiz
    Cümle: إِنَّ أَصْحَابَ الصُّوَرِ يُعَذَّبُونَ
    Türkçe: Şüphesiz suret sahipleri azap olunur.
  • كَأَنَّ - Teşbih edatı - sanki
    Cümle: كَأَنَّ الْمُصَوِّرَ يُضَاهِي خَلْقَ اللهِ
    Türkçe: Sanki tasvirci Allah'ın yaratmasına özeniyor.
  • لَكِنَّ - İstidrak edatı - fakat
    Cümle: يُصَوِّرُ لَكِنَّهُ لَا يَقْدِرُ عَلَى نَفْخِ الرُّوحِ
    Türkçe: Tasvir ediyor fakat ruha üflemeye gücü yetmiyor.
  • قَدْ - Tahkik edatı - muhakkak
    Cümle: قَدْ يُعَذَّبُ الْمُصَوِّرُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ
    Türkçe: Tasvirci kıyamet gününde muhakkak azap olunur.
  • لَعَلَّ - Terecci edatı - umulur ki
    Cümle: لَعَلَّهُ يَتُوبُ عَنْ تَصْوِيرِ ذَوَاتِ الْأَرْوَاحِ
    Türkçe: Umulur ki canlı tasvirinden tövbe eder.

Buhari 7558 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Arapça Kelime ve Gramer Testi (Buhari 7558)

تعليم اللغة بالكتاب و السنة-للامام سيد محمد هاشمي الموسوي
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

صحيح البخاري | كتاب التوحيد باب حديث رقم:7559

Hadis-i Şerif Alıntısı ve Özet

Kaynak: hadithprophet.com/hadith-37957.html - شرح حديث فتح الباري
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْعَلَاءِ حَدَّثَنَا ابْنُ فُضَيْلٍ عَنْ عُمَارَةَ عَنْ أَبِي زُرْعَةَ سَمِعَ أَبَا هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ قَالَ سَمِعْتُ النَّبِيَّ ﷺ يَقُولُ:
قَالَ اللهُ عَزَّ وَجَلَّ: وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنْ ذَهَبَ يَخْلُقُ كَخَلْقِي فَلْيَخْلُقُوا ذَرَّةً أَوْ لِيَخْلُقُوا حَبَّةً أَوْ شَعِيرَةً
Türkçe Meali: Ebu Hureyre r.a. dedi: Nebi ﷺ'i işittim buyuruyordu: Aziz ve Celil olan Allah buyurur: Benim yarattığım gibi yaratmaya kalkışan kimseden daha zalim kim vardır? Haydi bir zerre yaratsınlar veya bir tane (buğday tanesi) yahut bir arpa tanesi yaratsınlar! - Kaynak: hadithprophet.com/hadith-37957.html
Özet ve Şerhten: hadithprophet.com/hadith-37957.html شرح فتح الباري:
محمد بن العلاء هو أبو كريب وهو بكنيته أشهر وابن فضيل هو محمد وعمارة هو ابن القعقاع بن شبرمة
قوله ومن ذهب أي قصد - قوله يخلق كخلقي نسب الخلق إليهم على سبيل الاستهزاء أو التشبيه في الصورة فقط
قوله فليخلقوا ذرة أو شعيرة أمر بمعنى التعجيز وهو على سبيل الترقي في الحقارة أو التنزل في الإلزام
المراد بالذرة إن كان النملة فهو من تعذيبهم وتعجيزهم بخلق الحيوان تارة وبخلق الجماد أخرى وإن كان بمعنى الهباء فهو بخلق ما ليس له جرم محسوس تارة وبما له جرم أخرى
Bu hadis tasvirciler, Allah'ın yaratmasına benzetmeye çalışanlar hakkında - Allah'tan başkasının gerçek yaratma gücü yoktur.

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri

1. Arapça İsim Örnekleri (6 Adet)

  • ذَرَّةٍ - Zerre, karınca, toz
    Anlamı: المراد بالذرة إن كان النملة فهو من تعذيبهم وتعجيزهم بخلق الحيوان تارة - hadithprophet.com/hadith-37957.html
    Cümle: فَلْيَخْلُقُوا ذَرَّةً
    Türkçe: Haydi bir zerre (karınca) yaratsınlar.
  • حَبَّةٍ - Tane, buğday tanesi
    Anlamı: بخلق الجماد أخرى - حبة من قمح أو غيره
    Cümle: أَوْ لِيَخْلُقُوا حَبَّةً
    Türkçe: Yahut bir tane yaratsınlar.
  • شَعِيرَةٍ - Arpa tanesi
    Anlamı: على سبيل الترقي في الحقارة - en küçük şeyde aciz bırakma
    Cümle: أَوْ شَعِيرَةً
    Türkçe: Yahut bir arpa tanesi.
  • خَلْقِي - Benim yaratmam
    Anlamı: يخلق كخلقي نسب الخلق إليهم على سبيل الاستهزاء أو التشبيه في الصورة فقط
    Cümle: يَخْلُقُ كَخَلْقِي
    Türkçe: Benim yaratmam gibi yaratmaya kalkışmak.
  • أَبُو كُرَيْبٍ - Ebu Kureyb
    Anlamı: محمد بن العلاء هو أبو كريب وهو بكنيته أشهر - hadithprophet.com/hadith-37957.html
    Cümle: مُحَمَّدُ بْنُ الْعَلَاءِ هُوَ أَبُو كُرَيْبٍ
    Türkçe: Muhammed bin Ala Ebu Kureyb'dir künyesiyle meşhurdur.
  • أَظْلَمُ - En zalim
    Anlamı: ومن أظلم ممن ذهب يخلق كخلقي - istifham inkari
    Cümle: وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنْ ذَهَبَ
    Türkçe: Ondan daha zalim kim vardır?

2. Arapça Fiil Örnekleri (6 Adet)

  • ذَهَبَ (zehebe) - Gitti, kastetti
    Kökü: ذ ه ب / Mazi: قوله ومن ذهب أي قصد - hadithprophet.com
    Cümle: مَنْ ذَهَبَ يَخْلُقُ كَخَلْقِي
    Türkçe: Benim gibi yaratmaya kasteden kimse.
  • يَخْلُقُ (yahluku) - Yaratıyor
    Kökü: خ ل ق / Mazi: خَلَقَ - نسب الخلق إليهم على سبيل الاستهزاء
    Cümle: يَخْلُقُ كَخَلْقِي
    Türkçe: Benim yaratmam gibi yaratıyor.
  • فَلْيَخْلُقُوا (felyahluku) - Yaratsınlar
    Kökü: خ ل ق / Emir: لِيَخْلُقْ - أمر بمعنى التعجيز وهو على سبيل الترقي في الحقارة
    Cümle: فَلْيَخْلُقُوا ذَرَّةً
    Türkçe: Haydi bir zerre yaratsınlar - aciz bırakma emri.
  • سَمِعَ (semia) - İşitti
    Kökü: س م ع / Muzari: يَسْمَعُ
    Cümle: سَمِعَ أَبَا هُرَيْرَةَ
    Türkçe: Ebu Hureyre'yi işitti.
  • حَدَّثَنَا (haddesena) - Bize rivayet etti
    Kökü: ح د ث / Mazi: حَدَّثَ
    Cümle: حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْعَلَاءِ
    Türkçe: Bize Muhammed bin Ala rivayet etti.
  • قَالَ (qale) - Dedi
    Kökü: ق و ل / Muzari: يَقُولُ
    Cümle: قَالَ اللهُ عَزَّ وَجَلَّ
    Türkçe: Aziz ve Celil olan Allah buyurdu.

3. Arapça Edat Örnekleri (5 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • إِنَّ - Te'kid edatı - şüphesiz
    Cümle: إِنَّ الْجِنَّ لَا تَخْلُقُ ذَرَّةً
    Türkçe: Şüphesiz cin bir zerre bile yaratamaz.
  • كَأَنَّ - Teşbih edatı - sanki
    Cümle: كَأَنَّ الْمُصَوِّرَ يَخْلُقُ كَخَلْقِ اللهِ
    Türkçe: Sanki tasvirci Allah'ın yaratması gibi yaratıyor.
  • لَكِنَّ - İstidrak edatı - fakat
    Cümle: يُحَاوِلُ الْخَلْقَ لَكِنَّهُ عَاجِزٌ
    Türkçe: Yaratmaya çalışıyor fakat acizdir.
  • قَدْ - Tahkik edatı - muhakkak
    Cümle: قَدْ أَظْلَمَ مَنْ ذَهَبَ يَخْلُقُ
    Türkçe: Yaratmaya giden kimse muhakkak zulmetmiştir.
  • لَعَلَّ - Terecci edatı - umulur ki
    Cümle: لَعَلَّهُ يَعْجِزُ عَنْ خَلْقِ الذَّرَّةِ
    Türkçe: Umulur ki zerre yaratmaktan aciz kalır.

Buhari 7559 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Arapça Kelime ve Gramer Testi (Buhari 7559)

```html

تعليم اللغة بالكتاب و السنة-للامام سيد محمد هاشمي الموسوي
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

صحيح البخاري | كتاب التوحيد باب حديث رقم:7560

Hadis-i Şerif Alıntısı ve Özet

Kaynak: hadithprophet.com/hadith-35585.html - شرح حديث فتح الباري
حَدَّثَنَا هُدْبَةُ بْنُ خَالِدٍ حَدَّثَنَا هَمَّامٌ حَدَّثَنَا قَتَادَةُ حَدَّثَنَا أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ عَنْ أَبِي مُوسَى الْأَشْعَرِيِّ عَنِ النَّبِيِّ ﷺ قَالَ:
مَثَلُ الَّذِي يَقْرَأُ الْقُرْآنَ كَالْأُتْرُجَّةِ طَعْمُهَا طَيِّبٌ وَرِيحُهَا طَيِّبٌ وَالَّذِي لَا يَقْرَأُ الْقُرْآنَ كَالتَّمْرَةِ طَعْمُهَا طَيِّبٌ وَلَا رِيحَ لَهَا وَمَثَلُ الْفَاجِرِ الَّذِي يَقْرَأُ الْقُرْآنَ كَمَثَلِ الرَّيْحَانَةِ رِيحُهَا طَيِّبٌ وَطَعْمُهَا مُرٌّ وَمَثَلُ الْفَاجِرِ الَّذِي لَا يَقْرَأُ الْقُرْآنَ كَمَثَلِ الْحَنْظَلَةِ طَعْمُهَا مُرٌّ وَلَا رِيحَ لَهَا
Türkçe Meali: Ebu Musa el-Eş'ari r.a.'den: Resulullah ﷺ buyurdu: Kur'an okuyan müminin misali tadı ve kokusu güzel olan turunç gibidir. Kur'an okumayan mümin tadı güzel kokusu olmayan hurma gibidir. Kur'an okuyan facir/fasık, kokusu güzel tadı acı olan reyhan (fesleğen) gibidir. Kur'an okumayan facir ise tadı acı kokusu olmayan Ebu Cehil karpuzu (hanzala) gibidir. - Kaynak: hadithprophet.com/hadith-35585.html
Özet ve Şerhten: hadithprophet.com/hadith-35585.html شرح فتح الباري:
قوله كالأترجة بضم الهمزة والراء بينهما مثناة ساكنة وآخره جيم ثقيلة وقد تخفف - وهي أحسن الثمار الشجرية وأنفسها عند العرب
قيل خص صفة الإيمان بالطعم وصفة التلاوة بالريح لأن الإيمان ألزم للمؤمن من القرآن إذ يمكن حصول الإيمان بدون القراءة وكذلك الطعم ألزم للجوهر من الريح
الحكمة في تخصيص الأترجة دون غيرها لأن الجن لا تقرب البيت الذي فيه الأترج فناسب أن يمثل به القرآن الذي لا تقربه الشياطين وغلاف حبه أبيض فيناسب قلب المؤمن
وفي الحديث فضيلة حاملي القرآن وضرب المثل للتقريب للفهم وأن المقصود من تلاوة القرآن العمل بما دل عليه

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri

1. Arapça İsim Örnekleri (6 Adet)

  • الْأُتْرُجَّةِ - Turunç, ağaç kavunu
    Anlamı: بضم الهمزة والراء أحسن الثمار الشجرية - يتداوى بقشرها وهو مفرح بالخاصية - hadithprophet.com/hadith-35585.html
    Cümle: مَثَلُ الَّذِي يَقْرَأُ الْقُرْآنَ كَالْأُتْرُجَّةِ
    Türkçe: Kur'an okuyanın misali turunç gibidir.
  • التَّمْرَةِ - Hurma
    Anlamı: طعمها طيب ولا ريح لها - المؤمن الذي لا يقرأ القرآن
    Cümle: وَالَّذِي لَا يَقْرَأُ كَالتَّمْرَةِ
    Türkçe: Okumayan kimse hurma gibidir.
  • الرَّيْحَانَةِ - Reyhan, fesleğen
    Anlamı: ريحها طيب وطعمها مر - مثل الفاجر الذي يقرأ القرآن
    Cümle: كَمَثَلِ الرَّيْحَانَةِ رِيحُهَا طَيِّبٌ
    Türkçe: Reyhan gibi kokusu güzel tadı acıdır.
  • الْحَنْظَلَةِ - Ebu Cehil karpuzu, acı kavun
    Anlamı: طعمها مر ولا ريح لها - مثل الفاجر الذي لا يقرأ
    Cümle: كَمَثَلِ الْحَنْظَلَةِ طَعْمُهَا مُرٌّ
    Türkçe: Hanzala gibi tadı acı kokusu yoktur.
  • الْمُؤْمِنِ - Mümin
    Anlamı: الذي يقرأ القرآن ويعمل به - خص صفة الإيمان بالطعم لأنه ألزم
    Cümle: مَثَلُ الْمُؤْمِنِ الَّذِي يَقْرَأُ
    Türkçe: Kur'an okuyan müminin misali.
  • الْفَاجِرِ - Facir, günahkar, münafık
    Anlamı: في رواية شعبة مثل المنافق - الذي يقرأ ولا يعمل
    Cümle: وَمَثَلُ الْفَاجِرِ الَّذِي يَقْرَأُ
    Türkçe: Kur'an okuyan facirin misali.

2. Arapça Fiil Örnekleri (6 Adet)

  • يَقْرَأُ (yeqrau) - Okuyor
    Kökü: ق ر أ / Mazi: قَرَأَ
    Cümle: مَثَلُ الَّذِي يَقْرَأُ الْقُرْآنَ
    Türkçe: Kur'an okuyan kimsenin misali.
  • يَعْمَلُ (ya'melu) - Amel ediyor
    Kökü: ع م ل / Mazi: عَمِلَ - رواية: المؤمن الذي يقرأ القرآن ويعمل به
    Cümle: الْمُؤْمِنُ الَّذِي يَقْرَأُ وَيَعْمَلُ بِهِ
    Türkçe: Okuyup onunla amel eden mümin.
  • يُتَدَاوَى (yutedava) - Tedavi olunur
    Kökü: د و ي / Mazi meçhul: تُدُووِيَ - لأنه يتداوى بقشرها وهو مفرح
    Cümle: يُتَدَاوَى بِقِشْرِ الْأُتْرُجَّةِ
    Türkçe: Turuncun kabuğuyla tedavi olunur.
  • تَقْرَبُ (teqrabu) - Yaklaşmak
    Kökü: ق ر ب / Mazi: قَرُبَ - إن الجن لا تقرب البيت الذي فيه الأترج
    Cümle: إِنَّ الْجِنَّ لَا تَقْرَبُ الْبَيْتَ الَّذِي فِيهِ الْأُتْرُجُّ
    Türkçe: Cin, içinde turunç olan eve yaklaşmaz.
  • ضَرَبَ (darabe) - Misal vermek
    Kökü: ض ر ب / Muzari: يَضْرِبُ - ضرب المثل للتقريب للفهم
    Cümle: ضَرَبَ النَّبِيُّ الْمَثَلَ لِلتَّقْرِيبِ
    Türkçe: Nebi anlaşılsın diye misal verdi.
  • حَمَلَ (hamele) - Taşımak
    Kökü: ح م ل / Muzari: يَحْمِلُ - فضيلة حاملي القرآن
    Cümle: فَضِيلَةُ حَامِلِي الْقُرْآنِ
    Türkçe: Kur'an hamilinin fazileti.

3. Arapça Edat Örnekleri (5 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • إِنَّ - Te'kid edatı - şüphesiz
    Cümle: إِنَّ الْجِنَّ لَا تَقْرَبُ الْبَيْتَ
    Türkçe: Şüphesiz cin eve yaklaşmaz.
  • كَأَنَّ - Teşbih edatı - sanki
    Cümle: كَأَنَّ الْأُتْرُجَّةَ قَلْبُ الْمُؤْمِنِ
    Türkçe: Sanki turunç müminin kalbidir.
  • لَكِنَّ - İstidrak edatı - fakat
    Cümle: الْحَنْظَلَةُ مُرٌّ لَكِنَّ التَّمْرَةَ حُلْوَةٌ
    Türkçe: Hanzala acıdır fakat hurma tatlıdır.
  • قَدْ - Tahkik edatı - muhakkak
    Cümle: قَدْ يَذْهَبُ رِيحُ الْجَوْهَرِ وَيَبْقَى طَعْمُهُ
    Türkçe: Cevherin kokusu gidebilir tadı kalır.
  • لَعَلَّ - Terecci edatı - umulur ki
    Cümle: لَعَلَّ قَارِئَ الْقُرْآنِ يَعْمَلُ بِهِ
    Türkçe: Umulur ki Kur'an okuyan onunla amel eder.

Buhari 7560 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Arapça Kelime ve Gramer Testi (Buhari 7560)
```

تعليم اللغة بالكتاب و السنة-للامام سيد محمد هاشمي الموسوي
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

صحيح البخاري | كتاب التوحيد باب حديث رقم:7561

Hadis-i Şerif Alıntısı ve Özet

عَنْ عَائِشَةَ رَضِيَ اللهُ عَنْهَا قَالَتْ: سَأَلَ أُنَاسٌ النَّبِيَّ ﷺ عَنِ الْكُهَّانِ فَقَالَ: إِنَّهُمْ لَيْسُوا بِشَيْءٍ فَقَالُوا: يَا رَسُولَ اللهِ فَإِنَّهُمْ يُحَدِّثُونَ بِالشَّيْءِ يَكُونُ حَقًّا قَالَ: فَقَالَ النَّبِيُّ ﷺ تِلْكَ الْكَلِمَةُ مِنَ الْحَقِّ يَخْطَفُهَا الْجِنِّيُّ فَيُقَرْقِرُهَا فِي أُذُنِ وَلِيِّهِ كَقَرْقَرَةِ الدَّجَاجَةِ فَيَخْلِطُونَ فِيهِ أَكْثَرَ مِنْ مِائَةِ كَذْبَةٍ
Türkçe Meali: Aişe r.a. dedi: İnsanlar Peygambere kâhinler hakkında sordular. "Onlar bir şey değildir" buyurdu. "Ya Resulallah bazen doğru şey haber veriyorlar" dediler. Buyurdu: "O hak olan bir kelimedir ki cin onu kapar, dostu olan kâhinin kulağına tavuğun gıdaklaması gibi fısıldar, onlar da ona yüzden fazla yalan karıştırırlar." - Kaynak: hadithprophet.com/hadith-28021.html
Özet ve Şerhten: hadithprophet.com/hadith-28021.html شرح - حاشية السندي:
قوله ليسوا بشيء: كناية عن بطلان قولهم
قوله فيقرها: بضم قاف وتشديد راء أي يضعها ويثبتها ويصبها
قوله وليه: أي الكاهن
قوله قر الدجاجة: بفتح فتشديد أي إثبات الدجاجة صوتها - كقرقرة الدجاجة تشبيه لصوت الجني
Bu bab: قراءة الفاجر والمنافق واصواتهم وتلاوتهم لا تجاوز حناجرهم - Kâhinlerin haberinin aslı meleklerin sözünden çalınan bir hak kelimedir, şeytanlar semadan çalar.

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri

1. Arapça İsim Örnekleri (6 Adet)

  • الْكُهَّانِ - Kâhinler
    Anlamı: جمع كاهن وهو الذي يدعي علم الغيب - ليسوا بشيء كناية عن بطلان قولهم - hadithprophet.com/hadith-28021.html
    Cümle: سَأَلَ أُنَاسٌ عَنِ الْكُهَّانِ
    Türkçe: İnsanlar kâhinler hakkında sordular.
  • الْكَلِمَةُ - Kelime, söz
    Anlamı: تلك الكلمة من الحق أي الكلمة الصادقة التي سمعت من الملائكة
    Cümle: تِلْكَ الْكَلِمَةُ مِنَ الْحَقِّ
    Türkçe: O hak olan bir kelimedir.
  • الْجِنِّيُّ - Cin
    Anlamı: الذي يخطف ويسترق السمع من السماء
    Cümle: يَخْطَفُهَا الْجِنِّيُّ
    Türkçe: Cinn onu kapıp çalar.
  • وَلِيِّهِ - Dostu, velisi
    Anlamı: وليه أي الكاهن - حاشية السندي - hadithprophet.com/hadith-28021.html
    Cümle: فِي أُذُنِ وَلِيِّهِ
    Türkçe: Dostu olan kâhinin kulağına.
  • الدَّجَاجَةِ - Tavuk
    Anlamı: قر الدجاجة أي إثبات الدجاجة صوتها - تشبيه لصوت الإلقاء
    Cümle: كَقَرْقَرَةِ الدَّجَاجَةِ
    Türkçe: Tavuğun gıdaklaması gibi.
  • كَذْبَةٍ - Yalan
    Anlamı: جمعها كذبات - يخلطون فيه أكثر من مائة كذبة
    Cümle: فَيَخْلِطُونَ فِيهِ مِائَةَ كَذْبَةٍ
    Türkçe: Ona yüz yalan karıştırırlar.

2. Arapça Fiil Örnekleri (6 Adet)

  • سَأَلَ (seele) - Sordu
    Kökü: س ء ل / Muzari: يَسْأَلُ
    Cümle: سَأَلَ أُنَاسٌ النَّبِيَّ عَنِ الْكُهَّانِ
    Türkçe: İnsanlar Nebiye kâhinleri sordular.
  • يَخْطَفُ (yahtafu) - Kapıp çalmak
    Kökü: خ ط ف / Mazi: خَطَفَ
    Cümle: يَخْطَفُهَا الْجِنِّيُّ
    Türkçe: Cin onu kapar.
  • يُقَرْقِرُ (yuqarquıru) - Gıdaklamak, fısıldamak
    Kökü: ق ر ق ر / Mazi: قَرْقَرَ - فيقرها أي يضعها ويثبتها
    Cümle: فَيُقَرْقِرُهَا فِي أُذُنِ وَلِيِّهِ
    Türkçe: Dostunun kulağına fısıldar.
  • يَخْلِطُونَ (yahlitune) - Karıştırmak
    Kökü: خ ل ط / Mazi: خَلَطَ
    Cümle: فَيَخْلِطُونَ فِيهِ أَكْثَرَ مِنْ مِائَةِ كَذْبَةٍ
    Türkçe: Ona yüzden fazla yalan karıştırırlar.
  • يَكُونُ (yekunu) - Olmak
    Kökü: ك و ن / Mazi: كَانَ
    Cümle: فَإِنَّهُمْ يُحَدِّثُونَ بِالشَّيْءِ يَكُونُ حَقًّا
    Türkçe: Bazen doğru olan şey haber veriyorlar.
  • لَيْسَ (leyse) - Değildir
    Kökü: ل ي س / Fiil-i nakıs
    Cümle: إِنَّهُمْ لَيْسُوا بِشَيْءٍ
    Türkçe: Onlar bir şey değildir - batıldır.

3. Arapça Edat Örnekleri (5 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • إِنَّ - Te'kid edatı - şüphesiz
    Cümle: إِنَّهُمْ لَيْسُوا بِشَيْءٍ
    Türkçe: Şüphesiz onlar bir şey değildir.
  • كَأَنَّ - Teşbih edatı - sanki
    Cümle: كَأَنَّ صَوْتَ الْجِنِّيِّ قَرْقَرَةُ الدَّجَاجَةِ
    Türkçe: Sanki cinnin sesi tavuğun gıdaklaması gibidir.
  • لَكِنَّ - İstidrak edatı - fakat
    Cümle: الْكَلِمَةُ حَقٌّ لَكِنَّهُمْ يَخْلِطُونَ كَذِبًا
    Türkçe: Kelime haktır fakat yalan karıştırıyorlar.
  • قَدْ - Tahkik edatı - muhakkak
    Cümle: قَدْ يَخْطَفُ الْجِنِّيُّ الْكَلِمَةَ
    Türkçe: Cin kelimeyi kapıp çalabilir.
  • لَعَلَّ - Terecci edatı - umulur ki
    Cümle: لَعَلَّ الْكَاهِنَ يَصْدُقُ مَرَّةً وَيَكْذِبُ مِائَةً
    Türkçe: Umulur ki kâhin bir kez doğru söyler yüz kez yalan söyler.

Buhari 7561 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Arapça Kelime ve Gramer Testi (Buhari 7561)

تعليم اللغة بالكتاب و السنة-للامام سيد محمد هاشمي الموسوي
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

صحيح البخاري | كتاب التوحيد باب حديث رقم:7562

Hadis-i Şerif Alıntısı ve Özet

Kaynak: hadithprophet.com/hadith-37960.html - شرح حديث فتح الباري
عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ عَنِ النَّبِيِّ ﷺ قَالَ:
يَخْرُجُ نَاسٌ مِنْ قِبَلِ الْمَشْرِقِ وَيَقْرَءُونَ الْقُرْآنَ لَا يُجَاوِزُ تَرَاقِيَهُمْ يَمْرُقُونَ مِنَ الدِّينِ كَمَا يَمْرُقُ السَّهْمُ مِنَ الرَّمِيَّةِ ثُمَّ لَا يَعُودُونَ فِيهِ حَتَّى يَعُودَ السَّهْمُ إِلَى فُوقِهِ قِيلَ مَا سِيمَاهُمْ قَالَ سِيمَاهُمُ التَّحْلِيقُ أَوْ قَالَ التَّسْبِيدُ
Türkçe Meali: Ebu Said el-Hudri r.a.'den: Resulullah ﷺ buyurdu: "Doğu tarafından bir takım insanlar çıkar, Kur'an okurlar fakat okudukları boğazlarından aşağı geçmez. Dinden okun avı delip çıktığı gibi çıkarlar, sonra okun yuvasına dönmesi mümkün olmadığı gibi dine de dönmezler. Simaları nedir? denildi. Simaları tıraş olmaktır, veya dedi ki Tesbid'dir."
Özet ve Şerhten Alıntı: hadithprophet.com/hadith-37960.html شرح:
قوله يخرج ناس من قبل المشرق تقدم في كتاب الفتن أنهم الخوارج وبيان مبدأ أمرهم وكان ابتداء خروجهم في العراق وهي من جهة المشرق بالنسبة إلى مكة المكرمة
قوله لا يجاوز تراقيهم جمع ترقوة وهي العظم الذي بين نقرة النحر والعاتق وذكره في الترجمة بلفظ حناجرهم جمع حنجرة وهي الحلقوم
قوله ما سيماهم بكسر المهملة وسكون التحتانية أي علامتهم - Kaynak: hadithprophet.com/hadith-37960.html

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri

1. Arapça İsim Örnekleri (6 Adet)

  • الْمَشْرِقِ - Doğu tarafı
    Anlamı: تقدم في كتاب الفتن أنهم الخوارج وكان ابتداء خروجهم في العراق وهي من جهة المشرق بالنسبة إلى مكة - hadithprophet.com/hadith-37960.html
    Cümle: يَخْرُجُ نَاسٌ مِنْ قِبَلِ الْمَشْرِقِ
    Türkçe: Doğu tarafından insanlar çıkar.
  • تَرَاقِيَهُمْ - Köprücük kemikleri, gırtlak üstü
    Anlamı: جمع ترقوة بفتح أوله وسكون الراء وهي العظم الذي بين نقرة النحر والعاتق
    Cümle: لَا يُجَاوِزُ تَرَاقِيَهُمْ
    Türkçe: Köprücük kemiklerini geçmez.
  • سِيمَاهُمْ - Alametleri, simaları
    Anlamı: بكسر المهملة وسكون التحتانية أي علامتهم والسائل لم أقف على تعيينه
    Cümle: قِيلَ مَا سِيمَاهُمْ
    Türkçe: Alametleri nedir denildi?
  • التَّحْلِيقُ - Kazıtmak, tıraş
    Anlamı: بالمهملة والموحدة بمعنى التحليق وقيل أبلغ منه وهو بمعنى الاستئصال - شعارا لهم
    Cümle: سِيمَاهُمُ التَّحْلِيقُ
    Türkçe: Simaları başı kazıtmaktır.
  • التَّسْبِيدُ - Saçı yağlamayı terk
    Anlamı: قيل هو ترك دهن الشعر وغسله - شك من الراوي بمعنى التحليق
    Cümle: أَوْ قَالَ التَّسْبِيدُ
    Türkçe: Yahut tesbid dedi.
  • الرَّمِيَّةِ - Av, vurulan hedef
    Anlamı: الصيد المرمي بالسهم - يمرقون من الدين كما يمرق السهم من الرمية
    Cümle: كَمَا يَمْرُقُ السَّهْمُ مِنَ الرَّمِيَّةِ
    Türkçe: Okun avı delip çıkması gibi.

2. Arapça Fiil Örnekleri (6 Adet)

  • يَخْرُجُ (yahrucu) - Çıkıyor
    Kökü: خ ر ج / Mazi: خَرَجَ
    Cümle: يَخْرُجُ نَاسٌ مِنْ قِبَلِ الْمَشْرِقِ
    Türkçe: Doğu tarafından insanlar çıkar.
  • يَقْرَءُونَ (yakraune) - Okuyorlar
    Kökü: ق ر أ / Mazi: قَرَأَ
    Cümle: وَيَقْرَءُونَ الْقُرْآنَ
    Türkçe: Kur'an okurlar.
  • يُجَاوِزُ (yucavizu) - Geçmek, aşmak
    Kökü: ج و ز / Mazi: جَاوَزَ
    Cümle: لَا يُجَاوِزُ تَرَاقِيَهُمْ
    Türkçe: Boğazlarını geçmez, kalbe inmez.
  • يَمْرُقُونَ (yamruqune) - Sıyrılıp çıkmak
    Kökü: م ر ق / Mazi: مَرَقَ
    Cümle: يَمْرُقُونَ مِنَ الدِّينِ
    Türkçe: Dinden sıyrılıp çıkarlar.
  • يَعُودُونَ (yaudune) - Dönmek
    Kökü: ع و د / Mazi: عَادَ
    Cümle: ثُمَّ لَا يَعُودُونَ فِيهِ
    Türkçe: Sonra dine dönmezler.
  • قِيلَ (qile) - Denildi - meçhul fiil
    Kökü: ق و ل / Mazi meçhul
    Cümle: قِيلَ مَا سِيمَاهُمْ
    Türkçe: Simaları nedir denildi?

3. Arapça Edat Örnekleri (5 Adet - Harf-i Cer Hariç)

  • كَمَا - Teşbih edatı - gibi
    Cümle: كَمَا يَمْرُقُ السَّهْمُ مِنَ الرَّمِيَّةِ
    Türkçe: Okun avdan çıktığı gibi.
  • حَتَّى - Gaye edatı - ta ki, kadar
    Cümle: حَتَّى يَعُودَ السَّهْمُ إِلَى فُوقِهِ
    Türkçe: Ok yuvasına dönünceye kadar.
  • أَوْ - Tahyir edatı - veya, yahut
    Cümle: سِيمَاهُمُ التَّحْلِيقُ أَوْ قَالَ التَّسْبِيدُ
    Türkçe: Alametleri tıraş olmaktır veya tesbid dedi.
  • مَا - İstifham edatı - ne?
    Cümle: قِيلَ مَا سِيمَاهُمْ
    Türkçe: Alametleri nedir denildi?
  • لَا - Nefy edatı - ...mez, ...mıyor
    Cümle: لَا يُجَاوِزُ تَرَاقِيَهُمْ
    Türkçe: Boğazlarını geçmez.

Buhari 7562 - Paragraf Anlama ve Kelime Testi (10 Soru)

Arapça Kelime ve Gramer Testi (Buhari 7562)

تعليم اللغة بالكتاب و السنة-للامام سيد محمد هاشمي الموسوي
www.muhammediyye.org
Hadislerle Arapça

صحيح البخاري | كتاب التوحيد باب حديث رقم:7563

Hadis-i Şerif Alıntısı ve Özet

بَابُ قَوْلِ اللهِ تَعَالَى: وَنَضَعُ الْمَوَازِينَ الْقِسْطَ لِيَوْمِ الْقِيَامَةِ وَأَنَّ أَعْمَالَ بَنِي آدَمَ وَقَوْلَهُمْ يُوزَنُ
7563- عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ قَالَ: قَالَ النَّبِيُّ ﷺ:
«كَلِمَتَانِ حَبِيبَتَانِ إِلَى الرَّحْمَنِ، خَفِيفَتَانِ عَلَى اللِّسَانِ، ثَقِيلَتَانِ فِي الْمِيزَانِ: سُبْحَانَ اللهِ وَبِحَمْدِهِ، سُبْحَانَ اللهِ الْعَظِيمِ»
Türkçe Meali: Ebu Hureyre r.a.'den: "Rahman'a sevgili, dile hafif, mizanda ağır iki kelime vardır: Sübhanallahi ve bihamdihi, Sübhanallahi'l-azim'dir." - hadithprophet.com/Hadith-translation-37961.html
Özet - شرح حديث: Bu bab Buhari'nin son babıdır. ختم البخاري كتابه بحديث الحمد والتسبيح كما بدأ أوله بحديث النية عملا بهما أي تحريرا لقصده أول العمل حتى يكون خالصا لوجه الله. Şerh: قوله كلمتان حبيبتان أي محبوبتان والمعنى محبوب قائلهما - خص لفظ الرحمن بالذكر لأن المقصود بيان سعة رحمة الله حيث يجازي على العمل القليل بالثواب الكثير - قوله خفيفتان فيه إشارة إلى قلة حروفهما والخفة مستعارة للسهولة - hadithprophet.com/hadith-37961.html

Kelime ve Dilbilgisi Örnekleri

1. Arapça İsim Örnekleri (6 Adet)

  • كَلِمَتَانِ - İki kelime
    Anlamı: إطلاق كلمة على الكلام وهو مثل كلمة الإخلاص وكلمة الشهادة - شرح hadithprophet.com/hadith-37961.html
    Cümle: كَلِمَتَانِ حَبِيبَتَانِ إِلَى الرَّحْمَنِ
    Türkçe Anlamı: Rahman'a sevimli iki kelime.
  • الرَّحْمَنِ - Rahman
    Anlamı: خص لفظ الرحمن بالذكر لأن المقصود بيان سعة رحمة الله حيث يجازي على العمل القليل بالثواب الكثير
    Cümle: حَبِيبَتَانِ إِلَى الرَّحْمَنِ
    Türkçe Anlamı: Rahman'a sevgilidir.
  • الْمِيزَانِ - Terazi, mizan
    Anlamı: هو موضع الترجمة لأنه مطابق لقوله وأن أعمال بني آدم توزن
    Cümle: ثَقِيلَتَانِ فِي الْمِيزَانِ
    Türkçe Anlamı: Terazide ağırdır.
  • سُبْحَانَ - Tesbih
    Anlamı: تنزيهه عن كل ما لا يليق بجنابه العلي وهو مصدر لفعل مقدر أي أسبح الله تسبيحا
    Cümle: سُبْحَانَ اللهِ وَبِحَمْدِهِ
    Türkçe Anlamı: Allah'ı hamdiyle tesbih ederim.
  • الْعَظِيمِ - Azim, yüce
    Anlamı: لأنه الشامل لسلب ما لا يليق به وإثبات ما يليق به إذ العظمة الكاملة مستلزمة لعدم النظير
    Cümle: سُبْحَانَ اللهِ الْعَظِيمِ
    Türkçe Anlamı: Yüce Allah'ı tesbih ederim.
  • الْقِسْطَاسُ - Adalet terazisi
    Anlamı: القسطاس العدل بالرومية والقسط مصدر المقسط وهو العادل
    Cümle: وَنَضَعُ الْمَوَازِينَ الْقِسْطَ
    Türkçe Anlamı: Adalet terazilerini koyarız.

2. Arapça Fiil Örnekleri (6 Adet)

  • قَالَ - Dedi - Kökü ق و ل
    Örnek Cümle: قَالَ النَّبِيُّ ﷺ كَلِمَتَانِ
    Türkçe Anlamı: Peygamber iki kelime vardır dedi.
  • يُجَازِي - Karşılık verir - Kökü ج ز ي
    Örnek Cümle: يُجَازِي عَلَى الْعَمَلِ الْقَلِيلِ بِالثَّوَابِ الْكَثِيرِ
    Türkçe Anlamı: Az amele çok sevapla karşılık verir.
  • تَقَدَّمَ - Önceden geçti - Kökü ق د م
    Örnek Cümle: تَقَدَّمَ مَعْنَاهُ فِي بَابِ فَضْلِ التَّسْبِيحِ
    Türkçe Anlamı: Manası tesbih fazileti babında geçti.
  • يُسَبِّحُونَ - Tesbih ederler - Kökü س ب ح
    Örnek Cümle: الْمَلَائِكَةُ يُسَبِّحُونَ بِحَمْدِ رَبِّهِمْ
    Türkçe Anlamı: Melekler Rablerini hamd ile tesbih ederler.
  • خَتَمَ - Sonlandırdı - Kökü خ ت م
    Örnek Cümle: خَتَمَ الْبُخَارِيُّ كِتَابَهُ بِحَدِيثِ الْحَمْدِ
    Türkçe Anlamı: Buhari kitabını hamd hadisiyle bitirdi.
  • يَسْتَوِي - Eşit olur - Kökü س و ي
    Örnek Cümle: يَسْتَوِي فِيهِ الْمُذَكَّرُ وَالْمُؤَنَّثُ
    Türkçe Anlamı: Müzekker ve müennes onda eşittir.

3. Arapça Edat Örnekleri (Harf-i Cer Hariç - 5 Adet)

  • إِنَّ - Te'kid edatı - şüphesiz
    Örnek Cümle: إِنَّ الذِّكْرَ خَفِيفٌ
    Türkçe Anlamı: Şüphesiz zikir hafiftir.
  • كَأَنَّ - Teşbih edatı - sanki
    Örnek Cümle: كَأَنَّ الْمِيزَانَ يَثْقُلُ بِهِمَا
    Türkçe Anlamı: Sanki terazi onlarla ağırlaşıyor.
  • لَكِنَّ - İstidrak edatı - fakat
    Örnek Cümle: خَفِيفَتَانِ لَكِنَّ أَجْرَهُمَا عَظِيمٌ
    Türkçe Anlamı: Hafiftirler fakat ecirleri büyüktür.
  • لَعَلَّ - Terecci edatı - umulur ki
    Örnek Cümle: لَعَلَّ اللهَ يَرْحَمُنَا بِهِمَا
    Türkçe Anlamı: Umulur ki Allah onlarla bize rahmet eder.
  • قَدْ - Tahkik edatı - muhakkak
    Örnek Cümle: قَدْ خَتَمَ الْبُخَارِيُّ كِتَابَهُ بِهِمَا
    Türkçe Anlamı: Muhakkak Buhari kitabını onlarla bitirmiştir.

Paragraf Anlama ve Kelime Testi - 10 Soru

Arapça Kelime ve Gramer Testi (Buhari 7563)

S.Muhammed Kayaalp (el-Haşimi) Ks

الاامام سيد محمد هاشمي الموسوي

Arapça Dersleri-İslami Sohbetler-Tevhid-Tefsir-Hadis-Fıkıh-Fetvalar-İrşadlar

Hadislerle Arapça-Buhari-Tevhid Rating: 4.5 Diposkan Oleh: ☝الاامام سيد محمد هاشمي الموسوي☝المحمدية☝

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.